Sayfalar

kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2015 Pazar

Surpriz için teşekkürler :)

Üzerinde dev pudra şekeri yığını olan ağaçlar! Her yer parıl parıl bembeyaz. Bulutların üzerinden giden tahtlar ile daha daha yükseklere çıkıyoruz. Sonra bakıyorum aşağı uzaklar deniz şehirler ama ben çok uzağında her şeyin üzerinde minicik bir kar tanesiyim. Ben o kadar ağırlıksız tüy gibi hafifim ki. Çok çok çok hızlı iniyorum aşağı geri. Masal gibi değil mi? Hayal gibi. İşte bu benim hayatımın en büyük  tutkusu. Merhaba ben kayakçıyım. 30. Yılım bu sene ve daha mutlu olamazdım. 

Özet veriyorum. İlk gün sisler içindeyiz. Önümüz arkamizdan aşağısı yukarısı neresi bilmiyoruz. Dedim ki kızlara haydi derse saatlerce eğitim verdim sesim orada kısildi. Benden hoca olmaz çok bagirdim onlar da tirsti biraz evet. Ama sonunda az önce hep beraber inerken  tepelerden dedim ki sizinle gurur duyuyorum. Sözlerim dinlenmiş kızları paralel kayıyor lar kusaklikaya'dan Mandırada  madenden vız vız iniyorlar. Arkadaş candır. 

Sonra cumartesi günü güneş açtı parıl parıl di ve beeeeennnnnn çooook güzel bir sürpriz ziyaret aldimmmmm. Daha mutlu olabilir miydim? Ben kızlarım ve istanbuldan aramıza sırf ama koskocaman  bir günlüğüne gelen ;) bir boardçu. Efendim. Biz bunlarla pistte bol bol takışır birbirimizle tartışırıź ama kendisi beyefendi gibi beyefendi olduğu için beraber kaydigimiz bir günde ben çok çok çok eğlendim. Okuyorsun biliyorum ben de zaten sana söyledim ;) hafi haftaya ve sonraki hafta devam diyelim.
Bugün ise kayakçı grupla ağlattık pistleri. Efendim gym arkadaşlarımız ile sportmen sportmen ve extra fit insanlar olarak yorulmak nedir bilmeyen   hız delisi bir grup insan olarak tozu dumana kattık yetmedi karları erittik.  Dönüş otobüsünde oturmuş bu postu yazarken yüzüm alev alev yanıyor dev gibi bir gözlük izi ve onun dışında kalan kapkara suratımla otelleri arayıp rezervasyon soruyorum. Çünkü bizim bir planimiz var :)

Bu kısacık tatilde deli gibi spor yaptım deli gibi eğlendim ama deli gibi mutlu oldum en çok.  En mutlu ani paylasamiiciiim kendisi bize kalsın.  Ama şunu anladım hiç bir ağrım sizim bir şeyim olmadı çünkü ben zaten deli gibi fitim.  

Sürprizi yapan boardçu bey ilk sırada sonra da aileme teşekkür (really!) Beni daha ilk okula başlamadan kayaga başlatıp bu deli tutkuyu bana aşılayan ve her zaman devamlılığını sağlayıp beni sporcu yetiştiren aile gibi aile çok mersi ayooollll.

30. Sene muhteşem bir sezon açılışı hatta üstüne çilek inanılmaz güzel bir sürprizle başladı.

Sevgiyle
    

18 Şubat 2015 Çarşamba

30. Yıl hatirasi

4 yaşındaydım.  Beni zorla yuvaya yolladikları seneydi. Yaş 4, boy 1 metre ya var ya yok. Elimde tek parmak eldivenler. Başıma geleceklerini habersiz annemi dinliyorum. Annem dedi ki hadi bakalım uludağ yolcusuyuz. Ya da öyle bir şey.  Lacivert salopetim tek parmaklı eldivenlerim.  Kırmızı berem. Fahri otele bi girdik Tarık Akan! Karşımda iki metre falan ben tabi buyulendim. Kuzen vardı uzaktan, o da benim yaşta bizi verdiler kamil hocanın eline. Kamil hoca bizim bütün ailenin kayak hocası. Yazları trt kameramanı kışları kayak hocası. Lale ağladı yırtındı gitmedi. Ben bi anneme bi hocaya bakıyorum.  Kocaman gözlüklü astronot gibi bi adam. Annem şimdi beni buna mi vericek o havadan giden koltuklara oturup aya mi çıkıcam ne oluuor zaten soğuk kar var ama güneş var koskoca 4 yıllık hayatımda böyle Bi şey görmemişim. Vay Arkadaş dur ben annemin bacağına yapışayım derken hain kadın beni itekleye itekleye verdi hocanın eline. İyi dedim aya gidelim o zaman. Bindik telesiyeje (adını öğrenmem uzun zaman aldı,  tamam 4 yaşında kocaman 1 metre civarı bi kızım okuyorum yazıyorum 4 işlem yapıyorum da fransızca yok anca annemin öğrettiği ingilizce yabancı dilim bi de eğitim durumum yuvadan terk) hoca başladı. Naber minimini? Baktım astronot diil bu ağzı açık Hmm aya gitmiyorum o zaman nereye gidiyorum. Aşağı baktım. Ya hu annemin bacağı iyiydi ya keşke biraz daha yapışsaydım. Başım  döndü.  İyiyim kamil hocam dedim. Hoca anlatıyor bi şeyler de ben peeeh bulutların tepesindeyim madden ve manen tam anlamıyla. Karsapanı  öğrendim o gün 1 saat ders nasıl Geçti bilmiyorum. Kayıyorum kocaman tatlı s'ler yapıyoruz. Sonra gene telsiyej hoca başlıyor yanık yanık bitlisteee beş minare beri gel canım beriiii geeeeel... Sonra duruyor bana dönüyor nasılsın minimini? (Söylemeyi unuttum minimini benim)minimini çok mutlu minimini hayatının dönüm noktasında. Annemin belki de yaptığı en sağlam hareketti beni kamil hocaya iteklemesi. Orada dedim ki benim hayatimin dönüm noktası bu arkadaş. Bunu muhtemelen o zaman söylemedim 4 yaşında bu kavramlara çok hakim diilim tabi. Ama o günü  hatırladıkça mutlu olurum. Kayakların altından çıkan ses o sessizlik kardelen çiçeği ağaçlar dönüşte yediğim sosisli sandviç. Hiç usumedim ben ertesi gun beni örnek verdiler lale de geldi. İki kuzen daha kaymaya başladı ki sülale sülale değil kayakçı ocağı mübarek. Kışın aile yemeği olmaz bayramda seyranda aynı kayak merkezindeysek karsilasilir veya beraber gidilir. Hayir bi de dramaliyiz. Megerse bizim yunaistandaki köyün de yanında kayak merkezi varmış dna sal bi şey herhalde gerçi o zaman da var mıydı sanmıyorum  ama neyse şimdi var işte.  Hepimiz kayariz iyi de kayariz. Aşağı yukarı hepsi mühendis olan devamli dağlara tepelere kayak peşine koşan bir guruh ben bunlara ailem diyorum çok acayip insanlar tanisaniz deli dersiniz muhtemelen. 3 hafta kaldık o sene sonra bi daha bi daha bi daha. 30 yıl oldu (evet 7 martta 34 olucam tehlikenin farkindasiniz di mi yeeyyyy my b'day). Yarın sabah yola çıkıyoruz. Şu anda bu postu telefondan yazıyorum kayak pantolonum giydim kafamda buff bir iii saat önce kayak gözlükleri ile resim çekip whatsapptan yolluyordum. En eğlenceli seyahatlerimi dağlara yaptım ben.  çok harika insanlarla tanıştım. Dayanıklı olmayı öğrendim. Sessizliği takdir etmeyi. Durup bi anda kayakları çıkartıp dağlara bakmayı. Tek kişilik kırık telesiyejle çıkarken 30 metre aşağı bakıp korkmamayi. Hızlı düşünmeyi. Bir kere kafa üstü çakılıp 48 saat boyunca uyumadan beyin kanaması olur mu diye beklerken ölüm korkusunu (yaş 11 kazadan sonra bana ne ya bugün Son gün ben çıkarım piste diyip annemden kaçıp kayaga gittim aksam dönüşte hayatımın azarıni yedim düşündükçe hala tüylerim diken diken olur).  Sakın olmayı.  Dayanıklı olmayı.  Bir sürü seyi öğrendim ben. Kar leopariymis gibi hissetmeyi.  Tahin helvasini pekmeze banip yemeyi. Öğle yemeği yemeden tüm. Gün kaymayı.  Sakatlıkları. Bacak ağrılarını.  Karda tavuk yemeği (çok manyak hikaye). Teleskide şampanya içmeyi.  Yarışmayı.  Ama dayanışmayı. Sorumluluk duygusunu yanindakiyle geberticek kadar kavga da etsen o otele gidene kadar birbirinizden mesul olduğunuzu.  Gece kurt indigini (gene manyak hikaye).  Daha bir sürü bir sürü seyi. Bugün ben bensem annem beni hocaya itekledigi için.  Çünkü benim de hayatta en sevdiğim şey bu arkadaşım ya çok seviyorum. Benim icin insanlar ikiye ayrılıyor kayakçılar ve diğerleri. Bi de boardcular var pisti supurup buz yapiyolar gitsinler bol karda kaysinlar. 

Yarın sabah yolcudur Abbas bağlasan kırar zinciri gene gider modda. Ben yatıyorum bavulum kapıda. Allah herkese böyle bir tutku versin bu mutluluğu herkes yaşasın.  Ya çok duygusalllllll ay yerim kendimi. Belki hatta kar resimleri olur yarın  bu blogda :) neden olmasın :) ben 30. Yılı kutlamaya gidiyorum ki :)))

Sevgiyle

9 Ocak 2015 Cuma

Yaşasın kış en güzeli kış keşke artktik çağa dönsek

Aman herkeste bir afra tafra. Aman efendim çok soğukmuşda, çok buzmuş da. Kar var be kar hem de her yerde harika bir şey bu :) yumuşak beyaz ve buz gibi sağlıklı bir şey bizi sarmış sen hala bik bik yapıyorsun. Ben bir üniversite çalışanıyım tatil de verdiler bize arada :) ben daha ne isterim. 



İlk kayak dersimi hatırlıyorum 4 yaşındayım (euzun anılarım var benim pusettede var bi tane) annem beni Kmail Hoca'nın eline verdi ben güle oynaya gittim. Kuzen Lale mesela ağladı o gelmedi, sonra o da iyi bi kayakçı oldu gerçi ama ben çıkış o çıkış. Fahri Otel'in telesiyejine bindim Hoca ile, o gün bu gündür dağ tepesinde kar peşinde bir canlı oldum. Kar leoparı dedi bana briisi hem de hiç denilmeyecek yerde çok ağır ciddi bir ortamda çok ciddi bir abi hem de. 

Velhasıl kelaaam, kış sporlarını uludağda sucuk şarap tepede viski sanan board yapmayı marifet bilen (ay sinir oluyorum tüm pisti buz yapıyorlar ve sarhoş ve dengesizler zaten) tek olayı Beceren'de oturup dedikodu yapmak olan tipleri sevmedim hiç. Benim bundan analdığım hard core kayak! en sevdiğim yeeeyyy... Bu yüzden karı da sisi de kayağı da kışı da çok severim. bayılırım. Soğuğu da severim. (hatırla yazın nasıl telef oldun sıcaklardan).
#thinkingof :) 


Bir kere buzz gibi soğukta vücut kendi kendini ısıtmak için yağlarını yakar! Yani durduğun yerde daha çok kalori harcarsın. Yağların gider, Bedendeki kahverengi yağ, tetiklenir ve beyaz yağı yakar kısaca hikaye bu :) devamını isteyen Google amcaya sorabilir. 

Soğuk havalarda o pis mikrop saçan ısırgan böcekler ortalıkta olmaz epidemik hastalıklar olmaz ne der nenelerimiz (nene çok şeker bi kelime değil mi) KAR MİKROBU KIRAR, bak yayılmasını da engelliyor.

Soğuk havalar insanları bir araya getirir, insanı kendine döndürürü ve ruhen de sağlıklı olmanı sağlar :) 

Sakatlanınca hani yileşsin diye buz koyuyoruz ya (dizimize bileğimize artık neremizeyse) işte baksana olayın harikalığına, doğa bize komple buz koyuyor, çünkü soğuk iyilşeitiricidir, iltahaplanmayı önler, acıyı ağrıyı azaltır.

Kılcal damarlarda kan dolaşımını düzenlediği için cildin muhteşem olur bakınız iskandinav kadınları, bol bol da Omega 3 aldın mı al sana muhteşem cilt. Ama şekerim nemlenmeyi unutma (ben şahsen mavi nivea krem - nene stayla, kakaolu vazelin ve kakaolu krem kullanıyorum, el ve dudak için tabi ki Neutregena asla vaz geçmem, janjanlı kremlere karşıyım ben mavi nivea candır)

Yzın bikiniyi giyeceğin o bedeni kışın yaparsın yani soğuk havada kendine odaklan. Nisan ayında başlayaccağın Dukan diyeti seni ancak komik duruma düşürür. Ayrıca bu sene de benim bikinime bakıp ay ne diyeti dersen o bikini le boğarım seni. Anam ağlıyor benim salonda sensin diyet (bu arada iskenderden ciğere keban barajı kenarında balık ve sütlü helvadan maraşta kuzu şişe kadar uzanan dev bir skalada yemeye devam ediyorum bir adım adım Anadolu serisi yaptık #thinkinof ile Pacman gibi yiye yiye gezdik al sana diyet)


Manyak bilimadamları solucanları soğuğa maruz bırakmışlar ve hayatlarının uzadığını görmüşler. bize de uygulanabilri mi bilemiyorum DNA genetk benim işim diil pek. Ama İskandinav modeli diyorum rahat kafa bol balık ve buzzzzzz gibi havaaa

Soğuk havada yapılan spor daha çok sevap points verir cicim. Daha verimli olur :) 

Ya gökten kar yağıyor yaa daha ne olsun pamuk gibi şeyler dşüyor beyaz yumuşak :) her şeyin üzerini kaplıyor!



Alkol alan cins isen bir kadeh fisski, ya da vermuth, ya da baileys ya da güzel bir vodkalı kokteyl ile ya da Boza kestane leblebi sahlep ve çikolata ile (Malatya'dan bir kayısılı çıkolatalar aldım aklım duruyor yedikçe) Türk kahvesi (sade bebişim) tadını çıkart. Gym'e git bol bol stdyonun camından bak dışarıda kar yağarken sen içeride sıcacık idman yap saunaya gir tadını çıkart. İş yeri tatil verince yat evde kitap oku meditasyon yap yoga yap.

KIŞ DÜÜNYANIN EN GÜZLE ŞEYİİİİİİ