Sayfalar

kayak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2015 Pazartesi

İyi olacak hasta ortopedi konferansını ortasına düşermiş

Günlerden geçen hafta ben acayip bir heyecanlı  antalyada 21 k koşacağım. Bir anda bir diz ağrısı dedim ki bu diz benimle konuşuyor bir bilene danışalım. Gittim doktora dedim doktor civanım bu kondromalezza patella ile antalyada 21 çıkar mı? Doktor dedi ki sen ne ettin güzel kızım bu aralar zorlama git ama koşma. Ben bir hüzün ben bir garip zaten yetim biriyim.  Git ama koşma ne. Küstüm oynamıyorum  ben antalyaya gitmiyorum. Sonra bir şimşek çaktı şu süper zeki kafamda. Doktor bana kayma demedi. Ben istanbulda kalsam gene ironmac olsun orman olsun o diz çalışacak. Bana koşma dedi kayma demedi. Biz efendim toparlandık cumartesi sabaha karşı 3 te (milletin eğlenceden döndüğü saatte) bindik otobüse uyudum uyandım uludagdayim! Efendim  kimse yanulmasin dağ Otelleri tek gece haftasonunda vermez. Ama kayakçı insanız bize tabi bi ayrıcalık olacak. KARİNNA OTEL ben kalp sen anladın sen onu ;) hayır bir de deli gibi agirladilar ya insanlık dışı süper ağırladım çok mutluyum yeni rezervasyonlarimiz var tabi ki kar varsa biz de varız. Otele bir girdik ana kocaman tabela (look at the tabella) diyor ki bütün ortopedistler ordaymis.  Hatta bir tanesi ile yakın tanıştık telesiyejde çalıştığı hastane Liv hospital doktor uğur bey! Spor sakatlıkları uzmanı hocam dedim benim diz bu. Sen iyi ki kosmamissin dedi bana istanbulda gel bi bakalım dedi. Hoca Bruma'yı ameliyat eden hoca kendi kayakçı ve tenisçi o yüzden spor yapan diz uzmanı candır diyor kendisi ile bundan sonra bol bol gorusecegimizi belirtiyorum. Liv dediğin evimin Karşısı kahve içmeye bile giderim çok şeker bi hoca! 

Peki bu sefer neden böyle başka bir ruh halindeyim. Şu; kar leoparı olsun dağ canavarı olsun kar prensesi olsun bir  dünya dağlı karlı lakabım var. Bu sefer hepsini hakettim yaşadım ve keşfettim.

Bugün çok ayrı bir deneyim yaşadım.  Kayakta 30. Yılım  bilen bilir burdan bangır bangır yazıyorum devamlı.  Başladığım yer de uludağ sezonda ortalama gidişim çok yüksek yazmayayim Moral bozar. Kısacası uludagin neresinde taş var nerden nereye nasıl gidilir Nişantaşı'nda kaybolan insan olarak bu bilgiye süper haizim.  Fakat bir baktık 200 é yakın insan maden pistinde yukarı bir yürüyüş  halinde tepeden sağa gittiler dün.  Biz anca aydık arkadaş da boardçu (iihyyhhhh evet biliyorum) hadi dedik macera. En kötü 156 yi ararız jandarma gelir bizi alır türkü söyleye söyleye geliriz (bakınız mahmut tuncer). Biz girdik off track bol kar yarısı buz ama var ya ben hayatımda böyle az eglenmisimdir. Bir sonraki inişe bir bakıyorum gene kendi izlerim. Başka kimse yok. Issiz sessiz. İnanılmaz bir duygu tek duyduğum kayaklarimin hışırtısı. Karları nasıl jilet gibi kesip hızla gidiyorum. Bir iki sefer sonra alıştım.  Hizlanmaya başladım 80km/h lari gördüm bol karda! Not bad! Sen varsın doğa var ve kendinlesin daha muhteşem ne olabilir anlatamıyorum kelimeleri yetmiyor zaten şu an hüzünlüyüm an itibari ile otobüste bursa yakınlarındayım.

Dün de hakkını verdim mesela ama pistin hizin stilin. Bugün ayrı bir şey yaptım ben bugün 30. Yıl hediyesi verdi evren bana çok teşekkürler allah baba!

Öğlen yemeğini atlayıp sucuk ekmek üstüne telesiyejde snickers Vodka (imamın dediğini yap yaptığını yapma) keyif sessizlik é bi zaman sonra da açtık telefondan müziği almanlar gibi. İnsanlar da bizim.pesimize takılıp safari yapmaya başladı.  Jandarma bi ara ski doo ile bizi bekledi gidelim artık ordan diye ama tabi anarşist  tarafımızdan ağır bastı é peşimizde de bi dünya insan tabi ki biz kazandık! 

Kayak tehlikeli spor bugün bi dünya (rahat 5 tane gördüm) almış jandarma bunların ayaklar çıplak (kötü işaret - kırık demek) gidiyorlardı. O yüzden iyi değilsen yapma. Ben iyiyim. Kayakçıyim galatasarayliyim spor delisiyim kadınım türküm işte böyle devam ediyor benim kendimi tanımlamam. 

Bugün bakıyorum sadece kendi izlerim  karlarda diyorum ki hadi başka izler de yarat. En iyisi olsun en yenisi olsun kendimi çok sevdim o an kendimle çok gurur duydum. O an çok ruhani anlar yaşadım (Vodka dan da olabilir). Hayatta hiç bir şey Kayakta ve Galatasaray'dan güzel olamaz bağır ulan lise galatasaray!

Sevgiyle

26 Şubat 2015 Perşembe

Bugün yaralarım açık açın bakın içine neler var neler!

Yaralarımız bizi bir yerde biz yapar. Ruhen ve bedenen taşıdığımız yaralarımızı savaş meydanından çıkmışçasına sergilemeyi severiz. Biz kim miyiz? Hayat hikayesinden mutluluk duyanlar. O yaraların bizi oluşturduğunu bildiğimiz için, onların bizi daha da değerli hikayelere dönüştürdüğünü bildiğimiz için. Hayır ruhen çökük değilim. Hatta muhteşem gidiyor her şey! O kadar ki yok artık daha da ne kadar olabilir derken daha da üzerine çilek, marakuja falan geliyor. En sevdiğim meyveler yaaa off bi de passion fruit, bi de şeftali üzüm karpuz. Benim hayat döndü mü sana bostana. (dandini dandini dastaaaaanaaa)

Bugün mevzum bedensel yaralar. Alnımda bir iz var 2.5 yaşımdayden salıncaktan uçmuşum demir girmiş :) ne zaman gülsem alnımda bir oyuk kendimi onsuz düşünemiyorum. Sol elimin işaret parmağının kenarı ilk elma soyma denememden kalma biz izle süslü yaşım 6 bir şubat gecesi gene. Bıçak kesiği, o kadar çok kan akmıştı ki kanı izlemekten ona şaşırmaktan acısını hissetmemiştim. Sağ elimin işaret parmağını geçen sene kapıyla Bosu arasına sıkıştırım ordan kalma sıyrık izi var nasıl sıkıştırdıysam deli gibi kanadı izler yaptı falan.
aynen böyle kopardım işte aynnnen böyle 

Görünenleri halettiysek görünmeyenlere gelelim. Burunda kırık, 5 Şubat 1993 Uludağ Ayıyolu'nda kayak kazası, aynı kazada geçirilen beyin sarsıntısı. Sağ ayak yan bağlarında kopuk (tarih veremiyorum o kadar çok koparttım ki, ilk kopuştan sonra seninkiler git başka dokulara yapış olacak iş mi ben de hala azimle kopartmaya devam). Bağlarım da kendim gibi tendomlarım deli, kopuklar yani. Sol diz kapağında 27 Nisan 2014 Bodrum GlobalRun esnasında kıkırdak zedelenmesi sonucu kondramalezzi patella. İşte bak bu son iki arkadaş ile ömür boyu yaşamak durumundayım. Bağlarla barıştık bi nevi ama tabi arada esip gürlüyorlar. Diz yeni. Burun kaynadı, gerçi koku alma duyum çok zayıf parfümleri falan remsen burnuma sokup deniyorum Allah affetsin. Beyin olayını sormayın amaaaan ne olur.

Pazar günü koşacağım 21k şu an hayal bana. Doktor amca dedi ki no no. ben de dedim OK bu sefer valllahi dinleyeceğim (geçen sefer koşma diyecek diye 2 yarış daha koşup öyle gittim de adam çıldırdı, bir ara beni akıl hastanesine kapatacak sandım). Cahillik mi yaptığım? Evet! Yani kızım sen 2 mühendislik diploması sahibi 5 dil bilen 2 tane uluslararası nanopartikel sentezi konusunda makale yayınlamış insansın Science Direct'te falan. Bu ne şimdi. belki 3 yarışı sakat sakat koşmasaydım şu an durum bu kadar vahim olmazdı. (Bilmiyorum ya da olurdu) Ama önemli olan bir yerde bilinçlenmek. Bu bende 33 yaşıma tekabül etti. Bizim sülale kadınlarının minimum 90 sene yaşadığını göz önünde bulundurursak (kırışığımız olmaz, saçımız da az beyazlar - geneti olarak vakayız aynı zamanda sosyolojik olarak falan da vakayız valla manyak insanlar benim sülale) bence 33 iyidir iyi.

4 yaşımdan beri aktif spro yapıyorum (kayak benim ilk aşkımmmmmm) ömrümün nerdeyse yarısını çift lisanslı sporcu olarak geçirdim sonra devlet üniversitesine gittim salak gibi. Yurt dışında okurken spordan para da kazandım, şu anda da hayatımın odağı spor. Her zaman olduğu gibi. Ama ne yapardak yapalım beden işte, sakatlanıyori yaralnıyor bereleniyor bağı kopuyor. Daha geçen hfta lise arkadaşım kayakta bacağını kırdı kız şimdi terminatör bacaklı bir insan olarak dolanıyor biyonik bi şey takmışlar kıza. Sakatlıklarımızla yaşamak onlarla barışmak onları hikayemize katmak gerek işte ben de tam bunu söylüyorum. Ama en çok onlarla yaşamak. Bu arada yavru kuşu kara kuzum eşsiz mementsiz arkadaşım geçmiş olsun seni çok seviyorum.

TOFD için bağış mektuplarımı gönderdim ama koşamayacağım, daha da çok desteğinize ihtiyacım var yani. Siz şimdi yapın bana bu güzelliği bakın bir dahaki yarışta be neler yapıyorum!

Sevgiyle

22 Şubat 2015 Pazar

Surpriz için teşekkürler :)

Üzerinde dev pudra şekeri yığını olan ağaçlar! Her yer parıl parıl bembeyaz. Bulutların üzerinden giden tahtlar ile daha daha yükseklere çıkıyoruz. Sonra bakıyorum aşağı uzaklar deniz şehirler ama ben çok uzağında her şeyin üzerinde minicik bir kar tanesiyim. Ben o kadar ağırlıksız tüy gibi hafifim ki. Çok çok çok hızlı iniyorum aşağı geri. Masal gibi değil mi? Hayal gibi. İşte bu benim hayatımın en büyük  tutkusu. Merhaba ben kayakçıyım. 30. Yılım bu sene ve daha mutlu olamazdım. 

Özet veriyorum. İlk gün sisler içindeyiz. Önümüz arkamizdan aşağısı yukarısı neresi bilmiyoruz. Dedim ki kızlara haydi derse saatlerce eğitim verdim sesim orada kısildi. Benden hoca olmaz çok bagirdim onlar da tirsti biraz evet. Ama sonunda az önce hep beraber inerken  tepelerden dedim ki sizinle gurur duyuyorum. Sözlerim dinlenmiş kızları paralel kayıyor lar kusaklikaya'dan Mandırada  madenden vız vız iniyorlar. Arkadaş candır. 

Sonra cumartesi günü güneş açtı parıl parıl di ve beeeeennnnnn çooook güzel bir sürpriz ziyaret aldimmmmm. Daha mutlu olabilir miydim? Ben kızlarım ve istanbuldan aramıza sırf ama koskocaman  bir günlüğüne gelen ;) bir boardçu. Efendim. Biz bunlarla pistte bol bol takışır birbirimizle tartışırıź ama kendisi beyefendi gibi beyefendi olduğu için beraber kaydigimiz bir günde ben çok çok çok eğlendim. Okuyorsun biliyorum ben de zaten sana söyledim ;) hafi haftaya ve sonraki hafta devam diyelim.
Bugün ise kayakçı grupla ağlattık pistleri. Efendim gym arkadaşlarımız ile sportmen sportmen ve extra fit insanlar olarak yorulmak nedir bilmeyen   hız delisi bir grup insan olarak tozu dumana kattık yetmedi karları erittik.  Dönüş otobüsünde oturmuş bu postu yazarken yüzüm alev alev yanıyor dev gibi bir gözlük izi ve onun dışında kalan kapkara suratımla otelleri arayıp rezervasyon soruyorum. Çünkü bizim bir planimiz var :)

Bu kısacık tatilde deli gibi spor yaptım deli gibi eğlendim ama deli gibi mutlu oldum en çok.  En mutlu ani paylasamiiciiim kendisi bize kalsın.  Ama şunu anladım hiç bir ağrım sizim bir şeyim olmadı çünkü ben zaten deli gibi fitim.  

Sürprizi yapan boardçu bey ilk sırada sonra da aileme teşekkür (really!) Beni daha ilk okula başlamadan kayaga başlatıp bu deli tutkuyu bana aşılayan ve her zaman devamlılığını sağlayıp beni sporcu yetiştiren aile gibi aile çok mersi ayooollll.

30. Sene muhteşem bir sezon açılışı hatta üstüne çilek inanılmaz güzel bir sürprizle başladı.

Sevgiyle
    

18 Şubat 2015 Çarşamba

30. Yıl hatirasi

4 yaşındaydım.  Beni zorla yuvaya yolladikları seneydi. Yaş 4, boy 1 metre ya var ya yok. Elimde tek parmak eldivenler. Başıma geleceklerini habersiz annemi dinliyorum. Annem dedi ki hadi bakalım uludağ yolcusuyuz. Ya da öyle bir şey.  Lacivert salopetim tek parmaklı eldivenlerim.  Kırmızı berem. Fahri otele bi girdik Tarık Akan! Karşımda iki metre falan ben tabi buyulendim. Kuzen vardı uzaktan, o da benim yaşta bizi verdiler kamil hocanın eline. Kamil hoca bizim bütün ailenin kayak hocası. Yazları trt kameramanı kışları kayak hocası. Lale ağladı yırtındı gitmedi. Ben bi anneme bi hocaya bakıyorum.  Kocaman gözlüklü astronot gibi bi adam. Annem şimdi beni buna mi vericek o havadan giden koltuklara oturup aya mi çıkıcam ne oluuor zaten soğuk kar var ama güneş var koskoca 4 yıllık hayatımda böyle Bi şey görmemişim. Vay Arkadaş dur ben annemin bacağına yapışayım derken hain kadın beni itekleye itekleye verdi hocanın eline. İyi dedim aya gidelim o zaman. Bindik telesiyeje (adını öğrenmem uzun zaman aldı,  tamam 4 yaşında kocaman 1 metre civarı bi kızım okuyorum yazıyorum 4 işlem yapıyorum da fransızca yok anca annemin öğrettiği ingilizce yabancı dilim bi de eğitim durumum yuvadan terk) hoca başladı. Naber minimini? Baktım astronot diil bu ağzı açık Hmm aya gitmiyorum o zaman nereye gidiyorum. Aşağı baktım. Ya hu annemin bacağı iyiydi ya keşke biraz daha yapışsaydım. Başım  döndü.  İyiyim kamil hocam dedim. Hoca anlatıyor bi şeyler de ben peeeh bulutların tepesindeyim madden ve manen tam anlamıyla. Karsapanı  öğrendim o gün 1 saat ders nasıl Geçti bilmiyorum. Kayıyorum kocaman tatlı s'ler yapıyoruz. Sonra gene telsiyej hoca başlıyor yanık yanık bitlisteee beş minare beri gel canım beriiii geeeeel... Sonra duruyor bana dönüyor nasılsın minimini? (Söylemeyi unuttum minimini benim)minimini çok mutlu minimini hayatının dönüm noktasında. Annemin belki de yaptığı en sağlam hareketti beni kamil hocaya iteklemesi. Orada dedim ki benim hayatimin dönüm noktası bu arkadaş. Bunu muhtemelen o zaman söylemedim 4 yaşında bu kavramlara çok hakim diilim tabi. Ama o günü  hatırladıkça mutlu olurum. Kayakların altından çıkan ses o sessizlik kardelen çiçeği ağaçlar dönüşte yediğim sosisli sandviç. Hiç usumedim ben ertesi gun beni örnek verdiler lale de geldi. İki kuzen daha kaymaya başladı ki sülale sülale değil kayakçı ocağı mübarek. Kışın aile yemeği olmaz bayramda seyranda aynı kayak merkezindeysek karsilasilir veya beraber gidilir. Hayir bi de dramaliyiz. Megerse bizim yunaistandaki köyün de yanında kayak merkezi varmış dna sal bi şey herhalde gerçi o zaman da var mıydı sanmıyorum  ama neyse şimdi var işte.  Hepimiz kayariz iyi de kayariz. Aşağı yukarı hepsi mühendis olan devamli dağlara tepelere kayak peşine koşan bir guruh ben bunlara ailem diyorum çok acayip insanlar tanisaniz deli dersiniz muhtemelen. 3 hafta kaldık o sene sonra bi daha bi daha bi daha. 30 yıl oldu (evet 7 martta 34 olucam tehlikenin farkindasiniz di mi yeeyyyy my b'day). Yarın sabah yola çıkıyoruz. Şu anda bu postu telefondan yazıyorum kayak pantolonum giydim kafamda buff bir iii saat önce kayak gözlükleri ile resim çekip whatsapptan yolluyordum. En eğlenceli seyahatlerimi dağlara yaptım ben.  çok harika insanlarla tanıştım. Dayanıklı olmayı öğrendim. Sessizliği takdir etmeyi. Durup bi anda kayakları çıkartıp dağlara bakmayı. Tek kişilik kırık telesiyejle çıkarken 30 metre aşağı bakıp korkmamayi. Hızlı düşünmeyi. Bir kere kafa üstü çakılıp 48 saat boyunca uyumadan beyin kanaması olur mu diye beklerken ölüm korkusunu (yaş 11 kazadan sonra bana ne ya bugün Son gün ben çıkarım piste diyip annemden kaçıp kayaga gittim aksam dönüşte hayatımın azarıni yedim düşündükçe hala tüylerim diken diken olur).  Sakın olmayı.  Dayanıklı olmayı.  Bir sürü seyi öğrendim ben. Kar leopariymis gibi hissetmeyi.  Tahin helvasini pekmeze banip yemeyi. Öğle yemeği yemeden tüm. Gün kaymayı.  Sakatlıkları. Bacak ağrılarını.  Karda tavuk yemeği (çok manyak hikaye). Teleskide şampanya içmeyi.  Yarışmayı.  Ama dayanışmayı. Sorumluluk duygusunu yanindakiyle geberticek kadar kavga da etsen o otele gidene kadar birbirinizden mesul olduğunuzu.  Gece kurt indigini (gene manyak hikaye).  Daha bir sürü bir sürü seyi. Bugün ben bensem annem beni hocaya itekledigi için.  Çünkü benim de hayatta en sevdiğim şey bu arkadaşım ya çok seviyorum. Benim icin insanlar ikiye ayrılıyor kayakçılar ve diğerleri. Bi de boardcular var pisti supurup buz yapiyolar gitsinler bol karda kaysinlar. 

Yarın sabah yolcudur Abbas bağlasan kırar zinciri gene gider modda. Ben yatıyorum bavulum kapıda. Allah herkese böyle bir tutku versin bu mutluluğu herkes yaşasın.  Ya çok duygusalllllll ay yerim kendimi. Belki hatta kar resimleri olur yarın  bu blogda :) neden olmasın :) ben 30. Yılı kutlamaya gidiyorum ki :)))

Sevgiyle

9 Şubat 2015 Pazartesi

forgive me trainer for I have eaten

Bu hafta canım motivasyon ile başlamak  istiyor. Geçen haftasonu alkol ve pide batağına düşmüş, sabahın 4'ünde ezogein çorbaya pide banmış birisi olarak söylüyorum; diyet önemli. Bütün Cumartesi gecesi boyunca tam iki kadeh sert alkol aldım, ayrıca bir adet shot ve kıymalı pide ile olayı sonlandırdım. Bunu neden yazıyorum? Çünkü hepimiz bazen yoldan çıkarız. Hepimiz bazen böyle minik şeytan tuzaklarına düşeriz. Bir bar çikolata yedim veya bir kocaman pizzayı mideye indirdim diye kendimden nefret edemem. Ancak ha tamam aferim bana afiyet olsun, ama bunu alışkanık haline getirmek yok derim geçerim. Ben kendimi seviyorum,düzenli ve sağlıklı beslenme alışkanlığımı da seviyorum. Bedenimi de seviyorum. V o beden arada Trabzon pidesi istiyor, o ara gecenin 3'ü Asmalımescit civarı yaşanabiliyor. Ne olacak... Yedim gitti. Ama no alışkanlık! Cızzzz.

İnsan benzerini çeker diyorlar ya doğru. Gece boyu gerek halihazırda gym'den tanıdığımız gerekse yeni tanıştığımız herkes ile mevuzlar ortaktı :) Diz sakatlığı, kas ağrısı, snowboard mu kayak mı, haftada kaç gün leg day, kayak kasları için doğru idman nedir? Saçma sapan şeylerle uğraşmaktan en sevdiğim şeyleri ertelemeişim ay bir daha olmasın!

Sonr aben yeni bir şey daha öğrendim Calisthenics. Bununla ilgili detaylı bir post tabi k gelecek Bunu Pazartesi saçmalamasına kurban edemem. Ama vücut ağırlığın ile yaptığın kuvvet egzersizleri,bol esneme ve cardio karışımından oluşan bir idman sistemi. Burada amaç muhteşem; vücudun direncini arttırmak. Yani boş boş bench'te basmak değil, ama mikro ve makro kasları eğitimp bedeni terbiye etmek en zor koşullara hazırlamak, Deli gibi dayanıklılık sahibi olmasını sağlamak. Burada biraz bilgi var ama zaten Google diye bi şey var yazıyorsun çıkıyor. Hatta instagramdan falan bir iki hesabı takip etmeye başladım off deim yaa çok gaza geldim. Akşam maçı seyretmiyorum satıyorum ve gym'e gidiyorum düşün o derece!!! Ama genel olarak baktığımda ben zaten bu disipline yakın çalışıyormuşum. Sadece bir kaç bir şey ekleyip sistematik haline getirsem daha süper olacak gibi.


Sonra irade ne kadar önemli pnu da öğrendim. Paylaşırken nasıl da mutlu oluyor insan ya :) Küçük Bey, hikayeniz ve work our müzkleriniz harika (gecenin körüne kadar liste verdi allah razı olsun benimle uğraşmak zordur, tak tak tak sevdiğim ve beni koşturacak, çalıştıracak, ağırlıkları bana tek tek kaldırtacak listeler yaptı). Dünyada ne şeker insanlar var (kalkan balığı vaadetti bana pardon da kalkan balığı! ben ona değil şeker Strüdel bile derim, Karpat pastası da derim! karışmasın kimse)

Bu hafta motivasyonumuz idmandan çok beslenme olsun mu? Ben bu sabah; bir çay kaşığı bal ile güzöümü açtımi Sabah yogamı yapıp greyrut tekerimi yedim. Hazrılandıktan sonra sütlü yulafımı yiyip evden çıktım. Ara öğünüm sabah badem (çiğ) öğleden sonra yeşil elma. Akşma idman öncesi peynir ve tam tahıl alıcam. Öğlen yemeğini protein ağırlıklı yapıcam. Akşama Insanity üzerine leg day ve karın çlışıyorum. Her gün planlarımı paylaşacağım. Her gün yemek listemi de veriyorum ve dılına çıkmıyorum. Al sana motivasyon anahtarı yaz yediklerini gün boyu app bile var be bunu yapan. Üşenme erteleme vaz geçme!!!

Sevgiyle


2 Şubat 2015 Pazartesi

Geldik o malum meseleye

efendim Şubat ayının ilk Pazartesisisisisi ben çok severim şubatı kısa aydır daha kısa sürede maaş alınır, zamlar gelir ne seviyorum parayı hem de en süper kayak ayıdır. Okullar gene açılır ve dağ tepe bize kalır. Bir de hanım kızlarımızın ayyy yaza hazırlanmam gerek ayıdır onlar ne eğlendiriyorlar beniiiiii.

Sıkılaşması gerekiyormuş iki beden incelse yetermiş. Oldu bebeğim hemen sihirli değneğimi alıp geliyorum ben sen dur orda o kurbağaya ver bi french kiss.

Hanımlar size bir iyi bir sürü de kötü haberim var. İyi haber ben çok eğleniyorum. Kötü haberlere gelince; o güzellik salonlarında titreşimli tablalar, su altı basınçlı şeyler, sizi astronot gibi giydirip gaz vermeleri, yosun sürmeleri falan filan bunlar hikaye. Ver o paranın yarısını bana sen çakı gibi yaparım (sertifikam falan yok dost tavsiyesi benimki sneik de hayır ticari faaliyet yok). Bir kötü haber daha; bu yaz için sence de biraz geç kalmadın mı hani Aralık başı falan başlaman gerekiyordu. Sırf pilates yaparak kilo veremezsin. Dünya yüzeyinde hiç bir antrenman yok ki sadece göbeğin gitsin. Daha sayayım mı? O selülitler de öyle gitmeycek onu bil.

Ne yapsan ne yapsan? Bu FitnessDelisi de ne çok biliyo ne ukala ukala konuşuyor di mi? Uyuz şey! Hahah :) Şekerim kendini topla ve sağlıklı olmaya çalış ilk başta buradan başla. Tabi yap pilatesini (gülüyorum) yap ama yanında cardio da yap. Ay ben koşu bandında duramam. Durmuyorsun zaten yavrimu! Durmuyorusn yürüyorsun koşuyorsun.. Koşamammm diyene bir çakarım bir de Milano'da kırdığım kapı çakar. Koşarsın başla 3 -1 intervalle 3 dakika 9 km/h koş, 1 dakika 6 km/h yürü bunu da 35 dakika yap haftada 3 kez en az. Bak iki haftanın sonunda nasıl açılıyorsun. Tam bahar geldiğinde sen de ormanda sahilde ceylan gibi sekebilirsin. Aaa sürpriiiiz kilolar nerede bir de böyle bak.

Selülit, kesinlikle beslenme ve su içme üzerine (alkol almıyoruz). Bol spinning yapıyoruz haftada 2 mesela öneririm, kendi deneyimim.

Yaptığın kuvvet egzersizini cardio ile taçlandırmazsan eğer bi halta yaramaz senin çabaların. Sırf ben demiyorum Harvard School of Public Health diyo. Yani bana inanmadın Harvard be onlara inan yani! Bir de burdan bak surf yap linklerde adamlar güzel güzel anlatmış. Sırf kuvvet olmaz sırf cardio olmaz ikisini birden yapacaksın. Sadece karnımı vermek için 100 mekik çeksem diye bir şey yok. Diyetisyenine git gene ama spor yapmadan hareket etmeden olmaz ki. Nasıl duruyorsunuz anlamıyorum. Yani o dizi çok mu daha önemli senin sağlığından. Atarlandırma beni çok eğlenceli iki yeni whatsapp grubum var her gelen mesaja gülüyorum bozma sinirimi.

Mesela örnek vereyim. Kayak tatili organize ettik ya biz şimdi ben hevesli hevesli yazıyorum devamlı. Bir sevgili erkek arkadaşımız dedi ki o otelde dışarıda jakuzi var yalnız! Allah dedim ben bu yazın favorisi mavi ve pembe bikinilerimi alırım o zaman! Senin gibi ay yaz gelmeden olmaz düstrurunu bırakalı seneler oldu. Çğnkü sağlıklı yaşıyorum vücudum da muhteşem ayyy ahahaha utanmadım. Şu özgüvene gel diye yapıyorum ablacım ben de her şeyi. Herkes kurtulsun herkes kendine güvensin.

Sevgiyle 

9 Ocak 2015 Cuma

Yaşasın kış en güzeli kış keşke artktik çağa dönsek

Aman herkeste bir afra tafra. Aman efendim çok soğukmuşda, çok buzmuş da. Kar var be kar hem de her yerde harika bir şey bu :) yumuşak beyaz ve buz gibi sağlıklı bir şey bizi sarmış sen hala bik bik yapıyorsun. Ben bir üniversite çalışanıyım tatil de verdiler bize arada :) ben daha ne isterim. 



İlk kayak dersimi hatırlıyorum 4 yaşındayım (euzun anılarım var benim pusettede var bi tane) annem beni Kmail Hoca'nın eline verdi ben güle oynaya gittim. Kuzen Lale mesela ağladı o gelmedi, sonra o da iyi bi kayakçı oldu gerçi ama ben çıkış o çıkış. Fahri Otel'in telesiyejine bindim Hoca ile, o gün bu gündür dağ tepesinde kar peşinde bir canlı oldum. Kar leoparı dedi bana briisi hem de hiç denilmeyecek yerde çok ağır ciddi bir ortamda çok ciddi bir abi hem de. 

Velhasıl kelaaam, kış sporlarını uludağda sucuk şarap tepede viski sanan board yapmayı marifet bilen (ay sinir oluyorum tüm pisti buz yapıyorlar ve sarhoş ve dengesizler zaten) tek olayı Beceren'de oturup dedikodu yapmak olan tipleri sevmedim hiç. Benim bundan analdığım hard core kayak! en sevdiğim yeeeyyy... Bu yüzden karı da sisi de kayağı da kışı da çok severim. bayılırım. Soğuğu da severim. (hatırla yazın nasıl telef oldun sıcaklardan).
#thinkingof :) 


Bir kere buzz gibi soğukta vücut kendi kendini ısıtmak için yağlarını yakar! Yani durduğun yerde daha çok kalori harcarsın. Yağların gider, Bedendeki kahverengi yağ, tetiklenir ve beyaz yağı yakar kısaca hikaye bu :) devamını isteyen Google amcaya sorabilir. 

Soğuk havalarda o pis mikrop saçan ısırgan böcekler ortalıkta olmaz epidemik hastalıklar olmaz ne der nenelerimiz (nene çok şeker bi kelime değil mi) KAR MİKROBU KIRAR, bak yayılmasını da engelliyor.

Soğuk havalar insanları bir araya getirir, insanı kendine döndürürü ve ruhen de sağlıklı olmanı sağlar :) 

Sakatlanınca hani yileşsin diye buz koyuyoruz ya (dizimize bileğimize artık neremizeyse) işte baksana olayın harikalığına, doğa bize komple buz koyuyor, çünkü soğuk iyilşeitiricidir, iltahaplanmayı önler, acıyı ağrıyı azaltır.

Kılcal damarlarda kan dolaşımını düzenlediği için cildin muhteşem olur bakınız iskandinav kadınları, bol bol da Omega 3 aldın mı al sana muhteşem cilt. Ama şekerim nemlenmeyi unutma (ben şahsen mavi nivea krem - nene stayla, kakaolu vazelin ve kakaolu krem kullanıyorum, el ve dudak için tabi ki Neutregena asla vaz geçmem, janjanlı kremlere karşıyım ben mavi nivea candır)

Yzın bikiniyi giyeceğin o bedeni kışın yaparsın yani soğuk havada kendine odaklan. Nisan ayında başlayaccağın Dukan diyeti seni ancak komik duruma düşürür. Ayrıca bu sene de benim bikinime bakıp ay ne diyeti dersen o bikini le boğarım seni. Anam ağlıyor benim salonda sensin diyet (bu arada iskenderden ciğere keban barajı kenarında balık ve sütlü helvadan maraşta kuzu şişe kadar uzanan dev bir skalada yemeye devam ediyorum bir adım adım Anadolu serisi yaptık #thinkinof ile Pacman gibi yiye yiye gezdik al sana diyet)


Manyak bilimadamları solucanları soğuğa maruz bırakmışlar ve hayatlarının uzadığını görmüşler. bize de uygulanabilri mi bilemiyorum DNA genetk benim işim diil pek. Ama İskandinav modeli diyorum rahat kafa bol balık ve buzzzzzz gibi havaaa

Soğuk havada yapılan spor daha çok sevap points verir cicim. Daha verimli olur :) 

Ya gökten kar yağıyor yaa daha ne olsun pamuk gibi şeyler dşüyor beyaz yumuşak :) her şeyin üzerini kaplıyor!



Alkol alan cins isen bir kadeh fisski, ya da vermuth, ya da baileys ya da güzel bir vodkalı kokteyl ile ya da Boza kestane leblebi sahlep ve çikolata ile (Malatya'dan bir kayısılı çıkolatalar aldım aklım duruyor yedikçe) Türk kahvesi (sade bebişim) tadını çıkart. Gym'e git bol bol stdyonun camından bak dışarıda kar yağarken sen içeride sıcacık idman yap saunaya gir tadını çıkart. İş yeri tatil verince yat evde kitap oku meditasyon yap yoga yap.

KIŞ DÜÜNYANIN EN GÜZLE ŞEYİİİİİİ