Sayfalar

Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Akift Şeftali ile delirmeceler / İki kite spotu bir cehennemin dibi bir cennet bahçesi

Düğüncü olduk haftasonunda. İzmir ilk istikamte olunca işyerlerinden izinler alındı, oteller arandı, arabaya atlandı ve yola çıkıldı. Trafikte geçen müzik ve eğlence dolu 7 saatin sonunda düğünlere gidildi, eğlenildi, yenildi içildi ve tabi ki kite board'a gidildi. Türkiye'de nimet gibi bulunan spotlar hakkında bir muhteşem bir de berbat ötesi deneyim yaşandı şimdi onlar anlatılacak.

Malum ben tam bir Rookie-Yeaaah'yim Kite konusunda. Yeni yeni emekliyorum, çakılmaktan emeklemeye geçtiğim için de çok gururluyum. Ama Pazar günü düğünden sabah 4'te çıkmış, sabah 8 de kalkıp kahvaltı, şöförü darlama ve sıcaaaak diye bağırarak Alaçatı'ya Sörf'e gelinmiş halde, Aktif Şeftali beklersen 2 saat insanın biraz canı sıkılıyor. Pazar günü dinlenip akşam Sakız Adası'na geçip Salı günü de dönüp Urla'da kite yapalım planı dinlenme skip edilerek o da Alaçatı'da kite yapalıma çevrilince ben pas geçtim.

Kabusssssss: Alaçatı Sörf Plajı'na gidiyorsun, BuBi sörf okulu içinde bir kite okulu var. Adını bile anmak istemiyorum. Hayır ders almadım. Yazdık ya ben Gökova Kite Base (ekip muhteşem eğlenceli insanlar) tarafından 11 saatte paketlenip kendim çıkacak hale getirildim Hasan Kıvanç, Hakan muhteşem hocalar. Berna zaten canım benim tatlım ya minnoşkne bile çok eğlenirdik orda. Ama bu BuBi denen yerde 1 saat ayakta bekledim kimse hayırdır bacım bile demedi. Aktif Şeftali ulaştığında ben kendimi mi yoksa bunları mı öldürsem diye planlar yapıyordum. Normalde zodyakla geçiliyormuş ama biz arbamıza atladık koyun karşısına geçtik. Rüzgar felaket kuvvetli, benim koordinasyon berbat olacağı için güvenli olmayacağına kanaat getirip çıkmiicam dedim. Kite indirmek kaldırmak için alan sıkıntılı o kadar dar ki kite 25 metre bu standart insan bir planlar da ona göre sporu konumlandırır. Bunlar gerçekten spor yapmış nokta kadar. Denizin dibi çamur gibi baçık gibi, bastıın anda bir şey sanki oradan çıkıp ayağını ve seni yiyecekmiş gibi hissediyorsun. Bazı yerler taş kaya hç bir işaret yok, AkitfŞeftali patisini parçaladı mesela. Parçalamak dediğim hakikaten yarılmıştı. Kite'a giderken bir pansuman seti arabada bulundurulacak bu da bana not olsun. Ayrıca bol bol kite düğümlenmesi yaşanıyor. Sahilde mal gibi oturup beklerken manzaram dahilinde devamlı bir karışmış kite öbeği mevcuttu. Hatta bir ara 3 kite birbirne girdi birisi eğitim kite'ı. Buyur burdan yak. Yeni insanı götürülecek yer değil. Hatta kimsenin oraya gitmemesi gerek. Bir şey yok ki. Hiç bir şey yok.

AktifŞeftali kite alacak onun peşinde. O Alaçatı kite noktası denen cehennemin dibi yerde eğer kite yapmıyorsan hiç bir şey yapamıyorsun. Su 2TL, tuvalet yok. İnsanlar bir acayip hiç de Akyaka'daki o kiteçı kafası mevcut değil. Bir egolar bir asık suratlar bir iki abla var kiteçı aranıyor kendine. Bir kaç saatin sonunda Akitf Şeftali daha sudayken gidip sahile dedim ki bak saat 5'e geliyor 7'de vapur var Sakız Sakız, hadi çık şeftali püresi olacaksın yoksa. O da kite'ı alacak birisi falan derken herifin biri gelip ne muhabbet ediyosunuz burda diye çemkirdi. Manyak mı ne? 2 dakika belli önemli bir şey konuşuluyor, rüzgar zaten lafı sana taşıyor. Egonu koy o kite'ın içine denize sal bu stresle sen çok yaşamazsın. Kalan kalabalık da öyle. E bana tabi geldiler. Kick box'çu hatuna edilecek laf değil. Zaten bunalmışım orda 3 saattir. Gel buraya de yüzüme yakından söyle bakalım neymiş derdin diye başlayarak dellendim.

Sonuç: AktifŞeftali de anladı o gün ne kadar eziyet çektiğimi. Kite yapsam gene çekerdim çünkü benim gibi rookie-yeah (rukiye evet yaaa haha ben sevdim bu leve ismini) için değildi o rüzgar. Ayrıca spotun deniz alanı geniş ama o amca gibiler çok adam bir kendisi bir de egosu için kite alıyor düşün rezilliği o yüzden de ortalık sıkışıyor. Sonra döndüm dedim ki: beni buraya bir daha getirebilmen için bana XXXXX vermen gerekir ancak o paket! Yoksa dünya yıkılsa buraya gelmeyeceğiz. Hayatta gitmem ha beni rüşvetle kandırır, o zaman da derim yani OK satın alındım sesimi çıkartmam sabahtan akşama kadar oturur 2 TL'ye su içer kazığımı yerim ama 1 sene daha kaymadan orada kaymam.

Ara verip Sakız Adası'nda muhteşem zaman geçirdik. Orada yapacaklarımız daha sonra post konusu olacak. Keşfe gittik biz.

Urla'dan minnoş kare :) Kafalar bu ama geri kalanını hemen vermiicem ııh ııh vermiicem orada çok güzel planlarım var benim. takip eder görürsün.
Salı günü isitkamet Urla Surf House. Sahibi Pınar ve Nicloas hayatımda tanıdığım en şirin en şeker en minnoş insanlardan. Bayıldımmmm. egolar yok, Ortam Akyaka. Bir sürü Fransız var. Rüzgar tatlı. Biz vardığımzda biraz geç olmuştu o yüzden ben kite kiralayıp kaymaya çıkmadım ama bir kaç haftaya oraya geri döneceğiz. Ve ben orada harika kayacağım hem de sabahtan akşama kadar. Sabah rüzgar daha kuvvetli oluyormuş. iyi günlerde tüm gün sürerken kötü günlerde akşama doğru zayıflasa da büyük metrekare kite ile çıkılabilecek tatta oluyormuş. Sordum sabırlı eğitmenleri varmış ve bana gözetmenlik yapacaklar. Sabah daha küçük kitelerla da çıkılıyor ama öğleden sonra AktifŞeftali 11 m2 lik kite ile çıkmak için biraz tereddüt etti. Ben olsam ben de ederim. Akyaka'da 12 m2 bana biraz kamyon gibi geldiyse de sanırım burada 12 ile zorlanmam. Hem buna alışmak için harika bir spot. Spot'un hemen bir kaç metre (50 falan) gerisinde Surf House var ve tam bir kamp alanı. Tam kiteçı kafası. O bağıran manyak adamlar yok, kazıklanma yok. Fiyatlar makul. Pınar ile saatlerce oturup planlar yaptık. Harika hayaller kurduk. Yoga inziva kampı için muhteşem bir yer. Ocak ayında Zanzibar'a kite turu yapıyorlar. Aktif Şeftali'yi nasıl kandırsam da gitsek :) Sadece Zanzibar değil Sri Lankai Brezilya, Tayland.... Alaçatı'daki spotta ne kadar hayattan nefret ettiysem Urla Kite Surf House'da o kadar yeniden yeniden kite yapmak istedim. Keşke erken gitseymişiz. Şimdi bekliyorum hemen zaman geçsin hemen gidelim. hemen ben de Kite'a çıkayım. Muhteşem planlar var. Yogalı Kite Borad'lu.

Akitf tatil candır (bir gün dinlenme vermek sureti ile tatil yani bu nihayetinde) ama spotları iyi seçmek gerekir. Mesela Alaçatı Kite Spot bence dünyanın en berbat yeri o karikatürde cehennem Mecidiyeköy demiş ama bence değil Mecidiyeköy Gülbağ falan Cehennem bildiğin Alaçatı Kite Spot. Ama cennet de Urla olabilir :) Hatta Hadi gideliiiiimmmmm


Namaste

24 Temmuz 2015 Cuma

Kitesurfing / Episode 1: Caretta

Cennet be işte ama ben de bunun bir parçasıyım artık :) 
Efendime söyleyeyim çok minnoş bir aktif tatil yaptım. Ben ki tatilden anladığım yat yüz ve kitap oku, bu sefer öyle olmadı. AktifŞeftali ile beraber Akyaka'ya doğru uzuuun bir yola çıktık hem de arabayla (bunu da yapmamıştım mesela o kadar uzun mesafe). Yol ve diğer izlenimleri ayrıca yazıcam ama uyku önemli keza ben Eskihisar'da uyuyp Manisa İzmir arası uyanıp atıştırıp gene yatınca Şeftali biraz kızdı. Tek kaldı yollarda bi başına ama yazık ona. Car car konuşan bir Deli yok.

Hafif uykulu mahmur birazcık yol yorgunu, bol Oksijeni bünyeye çam ağaçlarından çekmiş, etrafı merakla kedi gibi inceleyen FitnessDelisi Gökova KiteBeach'e ulaştı. Hocamla tanıştım (dünyanın en sabırlı en şeker hocası yemin ediyorum bana katlandı ya cennete girecek elinde altın anahtar var).

İlk gün kolay sayılır hem ben de pek anlamadım yorgun uykusuz gözler Kermit falan. Mini bir kite'ı aldık oyun oynadık, teori anlattı ( e zaten yüksek makina mühendisiyim akışkanlar dinamiği is ma bitch), güvenlik kurallarını 10 kez 100 kez 10000 kez anlattı bana güvenlik çok önemli hiç de öyle tehlikeli bi iş değil ayrıca. Ben BİLE kendimi acemi halimle sakatlayamadıysam kimse yapamaz! (yara bere kısmı geliyoreeee). Sonra kite alıp denize bir de orada uçurdum ay çok minnoş. Ben tabi o esnada bilmiyorum o kite kontrolü herşey bana söylenen hep board dengesi. Hepsi wakeboardçu, snowboardçu, Şeftali zaten milli falan. Uyyy dedim boardda nasıl durucam ben kayakçıyım!

İkinci gün: Yemişim board dengesini. benim ömrüm Yoga stüdyosunda geçiyor be. Kafamın üstünde duruyorum, dirseklerimin üzerinde durup kafamı sallandırıp patilerimi gökyüzüne uzatıyorum. Dalgalı denizde oynak bir boardun üzerinde mi duramayacağım! Durdum durdum da tersim ya ben rüzgar üstü gidiş harika (advanced bi şeymiş bu) ama düz gidiş nanay! Beklenen oldu tabi. Ha bi de kite kontrolü ya valla bak o zormuş. Rüzgar penceresine oturtma denen bi olay var işte o çok ince ayar. E bende sabır yok ne yapıcaz bu işi? Bi de ondan önce asıl body drag denen bi cümbüş var İsa gibi suyun üstünde yürüdüm resmen. Board olmadan vücudunu uçurtturuyorsun. Aman tanrım muhteşem eğlenceliydi o. Boarda kalkıyorum gidiyorum gidiyorum sonra hop kite asılı kalıyor lan neden durdun rüzgar var kite bana bakıyor bakıyor sonra süzüle süzüle iniyor aşağı. Uyuz!

AktifŞetali kayabilen bir şeftali



bir ara coştum ve dedim ki ben siizn kite yaptığınız gibi yapamıyor olabilirim ama siz de bunu yapamazsınız! 
üçüncü gün: Sahneyi anlatıyorum benim kite orda olmaması gereken saçma bi kızın kite'ına dolanmış belimden çeke çeke beni sahile sürüklüyor benim release 3. kez açılmış ( bu da sık olan bi şey değil normalde ama mevzu benim) board'u fırlatıyorum gözümden yaşlar akıyor. AktifŞeftali yanıma gelmiş (söylediğine göre çok komik görünüyormuşum çok gülmüş sonradan ama o anda ağladığım için bana kıyamamış) bebeğim iyi misin diyor. Ben Fuck'arım kiteını da akykasını da gidicem ben olmuyo gitmek istiyorum bööö diye salya sümük ağlıyorum. Kafamda kask, belimde harness, board fırlatılmış ama o a dalgalarla gelip gelip orama burama çarpıyor. Gözlerim ağlamaktan denizden tuzdan güneşten vampir kırmızısı. Hayır daha ne kadar 2.5 yaşında olabilirim?

dördüncü gün: 20 - 30 metre falan gidiyorum yaa aslında bi de şunu fark ettim "ön" dedikleri yer gittiğin istikamet değil sahile doğru. patiyi meğerse oraya itmek gerekiyormuş. Bak bugün de bu oldu

Sonrasında 3 gün daha debelene debelene (beni bi başıma bırakacak kadar güvendiler) 100 metre hatta belki 200'e kadar çıktım. Bundan sonrası kilometre işi dedi herkes. 11 saat ders ile kendi başına kalabilen bir başarılı insanım ben yuppi (bunu da sonradan söylediler ben hemen kayıcam sanıyodum inan der bu kilometre işi diye yazıklar olsun)

Eğlenceli aslında ama çok ağladım ya. Bir sabah geldik beach'e ben teoriyi kafada süper oturtmuşum olacak eminim, denizi bi gördüm bana bi korku indi sanırsın kuduz oldum. Suya giremiyorum neyse bana pep talk üzerine pep talk yapıldı da suya girip kaydım.

Yara bere olayına gelince; bacaklarım boarda çarpmaktan mor (bu benim mallığım) ayak parmak arama board çarptı o nasıl oldu bilemedik. Sol elimin baş parmağı döndü cidddiye almadımama bir haftadır acıyo belki bi doktora mı gitsem? Ege bir göl değildir evet tuzlu su bi de ve ben bunun yarısını yuttum büyük kısmı da burnumdan içeri süzüldü. Muhteşem bu sene hasta olmam. Yunan dostlarımdan özür dilerim denizi bildiğin içtim. Saçımdan balık falan çıkacak diye korktum bi an, yuttuğum sularda ahtapot var mıydı acaba?

Bir ara gene uçurtmaya asılmışım kalkmaya çalışıyorum kalktım, uçtum ve suya çakıldım (1000. kez belki çümkü tam bir caretttaydım ama uçanından)bu da spor mu yaa bedenin duruyor bi şeyin tepesinde bi şeye de asılmışsın o seni sürüklüyor bööö diye ağlamaya başladım. Kendimim ama kimse yok bu sefer.

salaş akyaka sabahı ve ben ve bir pazartesi ve herkes ofiste küfrederken ben plaja gidip çakılmak ve kaymak için hazırım! Carettayım işte ne minnoş :) 
İlk uzun mesafemi kat ettiğimde tek başımaydım gösterecek kimsem yoktu kahroldum.

eski arkadaşladımı gördüm biri hoca olmuş geçen sene başlayıp, diğeri Avrupa 3.sü freestyle kiteçı e tabi onlaın da yüzünü kara çıkartmamak için debelendim istedim ki AktifŞeftali ve onlar benimle gurur duysun :) (güldüler bolbol gurur meselesini bilemiyorum). Ben olsam ben de bana gülerim ama yani o kadar fazla uçan ve çakılan bir canlı arada ağlıyor falan. İşte bunlar hep ego!

Ne kadar yapamadıklarıma odaklandıysam o kadar yapamadım. Ne kadar başarısızım ben bööö dediysem o kadar yapamadım. Sonra dedim ki madem burdasın dene bi bakalım. O zaman başardım işte. Anasını satiim herkes de kite uzmanı sanki kime sorsan dünya şampiyonunu geçtim spor dalını o icat etmiş gibi bir hava bak bu sinir bozucu kimseyi dinlememk gerekiyor.

Ama çok eğlenceli yaa valla bak. Yani gidebilince eğlenceli yani oraya buraya çakılırken doğduğuna pişman oluyor insan. Bi de hafifim ya ben rüzgar düşük olunca verdiler bana kocaman bi kite allahımı şamşırdım! Baktım olacak gibi değil dedim ki benim zevk aldığım koşullar yoksa ben kamiicam bebiş. (çok kayabiliyorum çünkü ya peeeyyyhhhh)

Yoganın ekmeğini deli yedim yalnız. Denge candır. Bende de maşallah vücutta var (ruhsal pek yok kadı kızından halliceyim kusur konusunda)

yapabilmeye başlayınca sabah uyanıp hemen telefona sarılıp windGuru, Poseidon falan ne kadar app varsa bugün rüzgar nasıl yaaaa 8le mi çıksam 10 la mı diye bakınmak çok zevkli. Doğaya bağlı olmak çok çok zevkli, dünyanın bir parçası olduğunu, ona uymak için insanın neler ürettiğini geliştirdiğini yaşamak çok zevkli. Had AktifŞeftali beni gene kite'a götür :)

Namaste Kitekafası

22 Şubat 2015 Pazar

Surpriz için teşekkürler :)

Üzerinde dev pudra şekeri yığını olan ağaçlar! Her yer parıl parıl bembeyaz. Bulutların üzerinden giden tahtlar ile daha daha yükseklere çıkıyoruz. Sonra bakıyorum aşağı uzaklar deniz şehirler ama ben çok uzağında her şeyin üzerinde minicik bir kar tanesiyim. Ben o kadar ağırlıksız tüy gibi hafifim ki. Çok çok çok hızlı iniyorum aşağı geri. Masal gibi değil mi? Hayal gibi. İşte bu benim hayatımın en büyük  tutkusu. Merhaba ben kayakçıyım. 30. Yılım bu sene ve daha mutlu olamazdım. 

Özet veriyorum. İlk gün sisler içindeyiz. Önümüz arkamizdan aşağısı yukarısı neresi bilmiyoruz. Dedim ki kızlara haydi derse saatlerce eğitim verdim sesim orada kısildi. Benden hoca olmaz çok bagirdim onlar da tirsti biraz evet. Ama sonunda az önce hep beraber inerken  tepelerden dedim ki sizinle gurur duyuyorum. Sözlerim dinlenmiş kızları paralel kayıyor lar kusaklikaya'dan Mandırada  madenden vız vız iniyorlar. Arkadaş candır. 

Sonra cumartesi günü güneş açtı parıl parıl di ve beeeeennnnnn çooook güzel bir sürpriz ziyaret aldimmmmm. Daha mutlu olabilir miydim? Ben kızlarım ve istanbuldan aramıza sırf ama koskocaman  bir günlüğüne gelen ;) bir boardçu. Efendim. Biz bunlarla pistte bol bol takışır birbirimizle tartışırıź ama kendisi beyefendi gibi beyefendi olduğu için beraber kaydigimiz bir günde ben çok çok çok eğlendim. Okuyorsun biliyorum ben de zaten sana söyledim ;) hafi haftaya ve sonraki hafta devam diyelim.
Bugün ise kayakçı grupla ağlattık pistleri. Efendim gym arkadaşlarımız ile sportmen sportmen ve extra fit insanlar olarak yorulmak nedir bilmeyen   hız delisi bir grup insan olarak tozu dumana kattık yetmedi karları erittik.  Dönüş otobüsünde oturmuş bu postu yazarken yüzüm alev alev yanıyor dev gibi bir gözlük izi ve onun dışında kalan kapkara suratımla otelleri arayıp rezervasyon soruyorum. Çünkü bizim bir planimiz var :)

Bu kısacık tatilde deli gibi spor yaptım deli gibi eğlendim ama deli gibi mutlu oldum en çok.  En mutlu ani paylasamiiciiim kendisi bize kalsın.  Ama şunu anladım hiç bir ağrım sizim bir şeyim olmadı çünkü ben zaten deli gibi fitim.  

Sürprizi yapan boardçu bey ilk sırada sonra da aileme teşekkür (really!) Beni daha ilk okula başlamadan kayaga başlatıp bu deli tutkuyu bana aşılayan ve her zaman devamlılığını sağlayıp beni sporcu yetiştiren aile gibi aile çok mersi ayooollll.

30. Sene muhteşem bir sezon açılışı hatta üstüne çilek inanılmaz güzel bir sürprizle başladı.

Sevgiyle
    

18 Şubat 2015 Çarşamba

30. Yıl hatirasi

4 yaşındaydım.  Beni zorla yuvaya yolladikları seneydi. Yaş 4, boy 1 metre ya var ya yok. Elimde tek parmak eldivenler. Başıma geleceklerini habersiz annemi dinliyorum. Annem dedi ki hadi bakalım uludağ yolcusuyuz. Ya da öyle bir şey.  Lacivert salopetim tek parmaklı eldivenlerim.  Kırmızı berem. Fahri otele bi girdik Tarık Akan! Karşımda iki metre falan ben tabi buyulendim. Kuzen vardı uzaktan, o da benim yaşta bizi verdiler kamil hocanın eline. Kamil hoca bizim bütün ailenin kayak hocası. Yazları trt kameramanı kışları kayak hocası. Lale ağladı yırtındı gitmedi. Ben bi anneme bi hocaya bakıyorum.  Kocaman gözlüklü astronot gibi bi adam. Annem şimdi beni buna mi vericek o havadan giden koltuklara oturup aya mi çıkıcam ne oluuor zaten soğuk kar var ama güneş var koskoca 4 yıllık hayatımda böyle Bi şey görmemişim. Vay Arkadaş dur ben annemin bacağına yapışayım derken hain kadın beni itekleye itekleye verdi hocanın eline. İyi dedim aya gidelim o zaman. Bindik telesiyeje (adını öğrenmem uzun zaman aldı,  tamam 4 yaşında kocaman 1 metre civarı bi kızım okuyorum yazıyorum 4 işlem yapıyorum da fransızca yok anca annemin öğrettiği ingilizce yabancı dilim bi de eğitim durumum yuvadan terk) hoca başladı. Naber minimini? Baktım astronot diil bu ağzı açık Hmm aya gitmiyorum o zaman nereye gidiyorum. Aşağı baktım. Ya hu annemin bacağı iyiydi ya keşke biraz daha yapışsaydım. Başım  döndü.  İyiyim kamil hocam dedim. Hoca anlatıyor bi şeyler de ben peeeh bulutların tepesindeyim madden ve manen tam anlamıyla. Karsapanı  öğrendim o gün 1 saat ders nasıl Geçti bilmiyorum. Kayıyorum kocaman tatlı s'ler yapıyoruz. Sonra gene telsiyej hoca başlıyor yanık yanık bitlisteee beş minare beri gel canım beriiii geeeeel... Sonra duruyor bana dönüyor nasılsın minimini? (Söylemeyi unuttum minimini benim)minimini çok mutlu minimini hayatının dönüm noktasında. Annemin belki de yaptığı en sağlam hareketti beni kamil hocaya iteklemesi. Orada dedim ki benim hayatimin dönüm noktası bu arkadaş. Bunu muhtemelen o zaman söylemedim 4 yaşında bu kavramlara çok hakim diilim tabi. Ama o günü  hatırladıkça mutlu olurum. Kayakların altından çıkan ses o sessizlik kardelen çiçeği ağaçlar dönüşte yediğim sosisli sandviç. Hiç usumedim ben ertesi gun beni örnek verdiler lale de geldi. İki kuzen daha kaymaya başladı ki sülale sülale değil kayakçı ocağı mübarek. Kışın aile yemeği olmaz bayramda seyranda aynı kayak merkezindeysek karsilasilir veya beraber gidilir. Hayir bi de dramaliyiz. Megerse bizim yunaistandaki köyün de yanında kayak merkezi varmış dna sal bi şey herhalde gerçi o zaman da var mıydı sanmıyorum  ama neyse şimdi var işte.  Hepimiz kayariz iyi de kayariz. Aşağı yukarı hepsi mühendis olan devamli dağlara tepelere kayak peşine koşan bir guruh ben bunlara ailem diyorum çok acayip insanlar tanisaniz deli dersiniz muhtemelen. 3 hafta kaldık o sene sonra bi daha bi daha bi daha. 30 yıl oldu (evet 7 martta 34 olucam tehlikenin farkindasiniz di mi yeeyyyy my b'day). Yarın sabah yola çıkıyoruz. Şu anda bu postu telefondan yazıyorum kayak pantolonum giydim kafamda buff bir iii saat önce kayak gözlükleri ile resim çekip whatsapptan yolluyordum. En eğlenceli seyahatlerimi dağlara yaptım ben.  çok harika insanlarla tanıştım. Dayanıklı olmayı öğrendim. Sessizliği takdir etmeyi. Durup bi anda kayakları çıkartıp dağlara bakmayı. Tek kişilik kırık telesiyejle çıkarken 30 metre aşağı bakıp korkmamayi. Hızlı düşünmeyi. Bir kere kafa üstü çakılıp 48 saat boyunca uyumadan beyin kanaması olur mu diye beklerken ölüm korkusunu (yaş 11 kazadan sonra bana ne ya bugün Son gün ben çıkarım piste diyip annemden kaçıp kayaga gittim aksam dönüşte hayatımın azarıni yedim düşündükçe hala tüylerim diken diken olur).  Sakın olmayı.  Dayanıklı olmayı.  Bir sürü seyi öğrendim ben. Kar leopariymis gibi hissetmeyi.  Tahin helvasini pekmeze banip yemeyi. Öğle yemeği yemeden tüm. Gün kaymayı.  Sakatlıkları. Bacak ağrılarını.  Karda tavuk yemeği (çok manyak hikaye). Teleskide şampanya içmeyi.  Yarışmayı.  Ama dayanışmayı. Sorumluluk duygusunu yanindakiyle geberticek kadar kavga da etsen o otele gidene kadar birbirinizden mesul olduğunuzu.  Gece kurt indigini (gene manyak hikaye).  Daha bir sürü bir sürü seyi. Bugün ben bensem annem beni hocaya itekledigi için.  Çünkü benim de hayatta en sevdiğim şey bu arkadaşım ya çok seviyorum. Benim icin insanlar ikiye ayrılıyor kayakçılar ve diğerleri. Bi de boardcular var pisti supurup buz yapiyolar gitsinler bol karda kaysinlar. 

Yarın sabah yolcudur Abbas bağlasan kırar zinciri gene gider modda. Ben yatıyorum bavulum kapıda. Allah herkese böyle bir tutku versin bu mutluluğu herkes yaşasın.  Ya çok duygusalllllll ay yerim kendimi. Belki hatta kar resimleri olur yarın  bu blogda :) neden olmasın :) ben 30. Yılı kutlamaya gidiyorum ki :)))

Sevgiyle

9 Ocak 2015 Cuma

Yaşasın kış en güzeli kış keşke artktik çağa dönsek

Aman herkeste bir afra tafra. Aman efendim çok soğukmuşda, çok buzmuş da. Kar var be kar hem de her yerde harika bir şey bu :) yumuşak beyaz ve buz gibi sağlıklı bir şey bizi sarmış sen hala bik bik yapıyorsun. Ben bir üniversite çalışanıyım tatil de verdiler bize arada :) ben daha ne isterim. 



İlk kayak dersimi hatırlıyorum 4 yaşındayım (euzun anılarım var benim pusettede var bi tane) annem beni Kmail Hoca'nın eline verdi ben güle oynaya gittim. Kuzen Lale mesela ağladı o gelmedi, sonra o da iyi bi kayakçı oldu gerçi ama ben çıkış o çıkış. Fahri Otel'in telesiyejine bindim Hoca ile, o gün bu gündür dağ tepesinde kar peşinde bir canlı oldum. Kar leoparı dedi bana briisi hem de hiç denilmeyecek yerde çok ağır ciddi bir ortamda çok ciddi bir abi hem de. 

Velhasıl kelaaam, kış sporlarını uludağda sucuk şarap tepede viski sanan board yapmayı marifet bilen (ay sinir oluyorum tüm pisti buz yapıyorlar ve sarhoş ve dengesizler zaten) tek olayı Beceren'de oturup dedikodu yapmak olan tipleri sevmedim hiç. Benim bundan analdığım hard core kayak! en sevdiğim yeeeyyy... Bu yüzden karı da sisi de kayağı da kışı da çok severim. bayılırım. Soğuğu da severim. (hatırla yazın nasıl telef oldun sıcaklardan).
#thinkingof :) 


Bir kere buzz gibi soğukta vücut kendi kendini ısıtmak için yağlarını yakar! Yani durduğun yerde daha çok kalori harcarsın. Yağların gider, Bedendeki kahverengi yağ, tetiklenir ve beyaz yağı yakar kısaca hikaye bu :) devamını isteyen Google amcaya sorabilir. 

Soğuk havalarda o pis mikrop saçan ısırgan böcekler ortalıkta olmaz epidemik hastalıklar olmaz ne der nenelerimiz (nene çok şeker bi kelime değil mi) KAR MİKROBU KIRAR, bak yayılmasını da engelliyor.

Soğuk havalar insanları bir araya getirir, insanı kendine döndürürü ve ruhen de sağlıklı olmanı sağlar :) 

Sakatlanınca hani yileşsin diye buz koyuyoruz ya (dizimize bileğimize artık neremizeyse) işte baksana olayın harikalığına, doğa bize komple buz koyuyor, çünkü soğuk iyilşeitiricidir, iltahaplanmayı önler, acıyı ağrıyı azaltır.

Kılcal damarlarda kan dolaşımını düzenlediği için cildin muhteşem olur bakınız iskandinav kadınları, bol bol da Omega 3 aldın mı al sana muhteşem cilt. Ama şekerim nemlenmeyi unutma (ben şahsen mavi nivea krem - nene stayla, kakaolu vazelin ve kakaolu krem kullanıyorum, el ve dudak için tabi ki Neutregena asla vaz geçmem, janjanlı kremlere karşıyım ben mavi nivea candır)

Yzın bikiniyi giyeceğin o bedeni kışın yaparsın yani soğuk havada kendine odaklan. Nisan ayında başlayaccağın Dukan diyeti seni ancak komik duruma düşürür. Ayrıca bu sene de benim bikinime bakıp ay ne diyeti dersen o bikini le boğarım seni. Anam ağlıyor benim salonda sensin diyet (bu arada iskenderden ciğere keban barajı kenarında balık ve sütlü helvadan maraşta kuzu şişe kadar uzanan dev bir skalada yemeye devam ediyorum bir adım adım Anadolu serisi yaptık #thinkinof ile Pacman gibi yiye yiye gezdik al sana diyet)


Manyak bilimadamları solucanları soğuğa maruz bırakmışlar ve hayatlarının uzadığını görmüşler. bize de uygulanabilri mi bilemiyorum DNA genetk benim işim diil pek. Ama İskandinav modeli diyorum rahat kafa bol balık ve buzzzzzz gibi havaaa

Soğuk havada yapılan spor daha çok sevap points verir cicim. Daha verimli olur :) 

Ya gökten kar yağıyor yaa daha ne olsun pamuk gibi şeyler dşüyor beyaz yumuşak :) her şeyin üzerini kaplıyor!



Alkol alan cins isen bir kadeh fisski, ya da vermuth, ya da baileys ya da güzel bir vodkalı kokteyl ile ya da Boza kestane leblebi sahlep ve çikolata ile (Malatya'dan bir kayısılı çıkolatalar aldım aklım duruyor yedikçe) Türk kahvesi (sade bebişim) tadını çıkart. Gym'e git bol bol stdyonun camından bak dışarıda kar yağarken sen içeride sıcacık idman yap saunaya gir tadını çıkart. İş yeri tatil verince yat evde kitap oku meditasyon yap yoga yap.

KIŞ DÜÜNYANIN EN GÜZLE ŞEYİİİİİİ

24 Temmuz 2014 Perşembe

Gözlem özlem

6 gündür ne kadar beach plaj bilmem ne varsa yayiliyorum. Bir dj performansı bir sürü sakız kahvesi gecesi yaşadım ve genel gözlemim şu bacim: my fellow citizens kıyafete aksesuara verdiği önemi vücuduna vermiyor. Yazık çok yazık be hadi kendine vermiyorsun evladına bak bari o da Yao ağaç taşkın obez oluyor.

Gözlem biiir: böyle iddialı bikini giyen fit insansın mesela plajda diğer kadınların gözünde sen şeytanın ta kendisisin sen şeytanın masteri  falandi Rabbim o ne kem bakış o ne kenafir göz ama bana değmez nazar. Üstümde pano ile gezicem nazar etme ne olur çalış senin de olur! Sırf ben diil bi kaç kizcagiz daha gördüm nazar dan helak oldular. Berikiler  karaya vurup kendilerine 2 beden bikiniden pörtlerken bunlara basıyor negatifi düşen kramp giren bikinisi kopan ne ararsan. Ben safe side dayım ben şifalı insan ben fitnessdelisi.

Gözlem ikiiiiiii: ketçap mayonez be hediye kadın kendin yedin minnak yavru na ne yediriyorsun yazık günah minnak bünyeye.  Alışıyor o çocuk sonra bu pis pis şeylere 15 sene sonra ilk maddenin karaya vuran tarafında buluyor kendini. Çocuğuna bunları yeniden ana baba görünce sarsmak istiyorum balıkları suratlarina fırlatıp kendine gel demek istiyorum sosyal hizmetleri aramak istiyorum.

Gözlem uuuuuc: kas kas nereye kadar? Müthiş müzik var seninkiler ellerde alkol damacanası sallanıyor sağı solu kesiyor. Bebeğim bir gece klübü orası esra Erol diil ne Hayır gelecek tövbe ikincisi lan müzik müzik bi dinle bi hisset bi sev bi rahat ol kasim Kasım kasilinca sonra ruhum neden gri oluyorsun beter ol ne diim.

Gözlem dooooort: dizim iyileşti yemin ediyorum kondromalezi patella yalan oldu dizideki tikirti gitti zip zip zıplayarak geziyorum. Neymiş denizin şifalı suları bambaşka. Boşuna demiyorum ben eski hayatımda yunan tanricasiymisim diye kopuklerden doğan bildin mi?

Gözlem beeeeeejjjjj: sabah sporu candır! Şehirde is guc bilmem ne yapamıyorum ya burada her sabah cardio mini, minnak kuvvet minnak yoga bir geliyor offff

Gözlem altiiiiii: alkol tüm gerizekalıligin anası.  Ayık ötesi gidiyorsun muhteşem eglenip hop ertesi güne dinç kalıyorsun öbür türlü hem yorgunluk hem aptal davranışlar hem rezillik hem iiiyyykkk yani boghh

Gözlem yediiiiiii: kafamın arkasında dönen bir soru var bir de onun yanıtı bilsem süper olacak onun dışında hayat harika tatil muhteşem fitness da forever

Şimdi ben kaldığım yerden devam ediyirum sen de nazar etme ne olur daha bir buçuk hafta tatildeyim.

Sevgiyle

22 Temmuz 2014 Salı

Tatil nedeniyle kapalı falan değiliz

Tatil nedir? Tatil bir sene boyunca yapamadığın herseyi yapabileceğiniz zamandır.  Netim!  Su anda gym Buddym civciv im ile ege nin güzide beach lerinden birinde boylu boyunca sereserpe yayilmaktayim . Güneş tepede ayaklarımin ucu denize değiyor ve kendimi Yunan tanricasi gibi   hissediyorum (ki oyleyim) Athene idim Aphroditis oldum.

Tatil matil diye sermiş değiliz! Bir kere  az cok pratiğimiz var şükür sabah yogamızı  minnak minnak yapıyoruz. Ayrıca kasların hafızası zayıflamasın diye vaz geçmiyoruz  ve full body work namına gene minnak bir çalışma yapıyoruz benim tercihim kol sırt vs için birebir push up üstüne squat tabi ki vazgeçilmezim üstüne dips (dips yoksa yokum) bir de güzelim crunchlar (karın çalışmak vaciptir farzdır hayırdır dünyanın en güzel seyidir) akşam beach sonrası basit esnemeler neden çünkü bütün gün yüzüyorum cup cup cuppppp cardio :) yuppiiii

Biz odada mezdeke de dinleriz    jazz da çok da şekeriz dans da ederiz kafa da dinleriz

Aksam zaten hali kalmıyor insanın bir iki girls night out bir iki Alaçatı sokakları oylaması bittiiiii  güneş yoruyor ama zaten dinlenmeye geldik :) 

yiyecek içecek mevzu ise karışık madem tatildeyiz abartmadan yiyoruz iciyoruz desem de inanması güç ;) yiyorum deli gibi sakızlı tatlı olsun midye dolma Kumru olsun yiyorum ama şifalı deniz suları yüzmek benim mini yoga pratiklerim ve mutluluk mutluluk

Ay ben çok mutluyum 💟

Bir kaç gün daha yokum arkadaşlar önce sonra aile ben daha bir süre gym den uzakta tehlikeli (alkol tatlı) maddelere yakın olacağım olsun varsın irade güzel birisi bende de sağlam var ayrıca  hakikaten mutluyum.

Mutlu olun hepiniz hemen şimdi bu bir emirdir! 

Sevgiyle

16 Temmuz 2014 Çarşamba

ZENDelisi :)

Malum tatil ayları (yuppiii, ben tabi gene suistimal edicem olayı o ayrı) - bir de pencereden bakınca (evet artık penceresi olan bir ofisim var ortanca falan görüyorum çok mutluyum hava güneşli olunca güneş bile geliyo içeri ayyy olleeyy) bulutlu olabilir ama ben bi kaç güne buradan çooook uzaklarda olucam. Rahatlamak için. Vallahi yaa, bana tatil yayıl bütün gün kendini yak, yiyemediğin şeyler ye, bir iki kadeh içki iç arada da sabaha kadar dans et bu :) Bu kadar beklentilerim minnak benim :)


Ha benim beklentim minnak evet çünkü ben nasıl rahatlayacağımı biliyorum. Bir de barışık olduğum için bu rahatlama enstrümanlarını kullanıyorum (daha çok suistimal ediyorum çünkü benim için huzur herşey bee yuppiii)

Bir kere tatilde maile bakılmaz. İş yapacak olsaydık ofiste otururduk. Ayrıca O 15 gün (evet sorry yaaa ben biraz gene blok yaptım neyse en azından kalanları ve detayları yazmıyorum) dinlenicem kafamı sıfırliicam ki kalan 350 gün (çıkart hafsaonlarını) daha iyi çalışayım (yalana bak neyse...) Ayrıca tatilin şanındandır kesin acil bir iş çıkar falan da ben de beyin cerrahı değilim, mühendisim bekler bence biraz.
Löp löp ablalara özel plaj açalım löp löp abiler de orda takılsın


Tatile gidemeyecek olanlar da (vallahi içimden bile dalga geçmiyorum vallahi), kendi huzurlarını bulabilirler. Bu çok gerekli çünkü. Stres yaşamak kadar iğrenç bir şey yok, ve kimse bunu kendine yapmamalı bu bir insanlık suçu.

Mesela daraldın o zaman, çocukken yaptıklarını yap, ben çok bunladıysam Cumartesi sabahları Madagaskar Penguenleri izlerim çünkü artık ben çocukken cumartesi sabah izlediğim çzgi filmleri artık vermiyolar. Sana çocukluk nostaljjini ne yaşatır mesela....

İç çek, kendi kendine konuş hatta bağır (ben üçüncüyü yapıyorum) ses çıkartmak iyidir. Titreşmek iyidir. Basit düzlemde baktığında herşey titrer, hücreler, moleküller... Nefesine odaklan nefesini say derinleştir sonra koyver gitsin, çek içini, bir of çek karşıki dağlar yıkılsın sana bi şey olmasın....

Güzel şeyler kokla, sakinleştiren şeyler, mesela kahve, mesela lavanta mesela sevdiğin parfüm, cupcake mesela....


Mavi bir şeye odaklan, mavi hep sakinleştirir sen hiç mavi görüp deliren birini gördün mü? Göremezsin mavi şifalı sakin bir renktir mavi iyidir. Deniz mesela bak mavi mavi iyi birisi.


Mesela canın ne istiyorsa onu yap. Sana ne kim ne demiş o bunu demiş beriki bunu demiş, salla gitsin sana ne :) Valla bana ne... Ben kafama göre acayip de mutluyum şimdi onlar düşünsün :)

Bi de her zaman meditasyon yap yoga yap spor yap daha gel ne var be hayatta :) Meyve ye mesela


Sevgiyle


24 Haziran 2014 Salı

Merhaba ben FitnessDelisi, UV ve Fitness Bağımlısıyım

Şu an bildiğin eziyet çekiyorum. Doymıyorum ama aç da değilim. Arafta böyle. Aç olmaktan nefret ediyourm sanki kendi kaslarımı yiyormuşum gibi geliyor asla aç olmak istemiyorum. Tok olmaktan nefret ediyorum, tüm kan mideye gidince o zmaan kalan fonksiyonlarım için enerji kalmıyor uyku basıyor. En iyisi kararında. E şimdi Ab Challenge yapıyorum dedim 8. gün oldu, diyete çok dikkat etmeye çalışıyorum, ama daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum.

Sevdiğim karın bu
Şu an olduğum yer 22 günüm daha var :/ biraz daha cardio olacak olacak ... Bir kişi daha biraz fat var yanlarda derse kesicem var evet biliyorum ama gidicek sen seninkiler için e yapıyosun hiç bir şey ben en azından uğraşıyorum. Hem sakatlıktan çıktım normal benim kilo almış olmam....

Günah çıkartmam gerekirse dün gece (hakikaten oraya nasıl geldi o bilmiyorum) artık başım dönüp gözüm kararırken börek yedim. Dolapta börek buldum ne alakaysa.... Zinhar ben almadım hayatta almam son aldığım carb Yulaf ezmesi.

Bir de bu modeller var, abla fazla shredded bana göre, ama bunu seven içinde gayet başarılı yapmış good work!
Peki ben bu eziyete neden katlanıyorum. Gören aaa harika olmuşsuuuun diiyp duruyor. Yemin ederim bunun için değil, hatta onlara bakıp böyle takıntıları olmadığı için ne kadar özendiğimi falan söylemek istiyorum ama asla yapmam. Ben FitnessDelisi kaybetiğimi kabul etmektense saçlarımı 10 cm kısaltırım daha iyi.  Ben bu eziyeti tatilde Civcivimin karın kasları altında ezilmemek için yapıyorum. Hatun Pilates'le sinsi sinsi sessiz sessiz pack yapmış. Heyytt!!!! Ben burda kendimi yırttım pack yaptım sonra bir sakatlık hoop  uçtular. sen git Pilates ile pack yap olacak iş değil! Ben dedim 1 ayda bu işi hallederim. Motivasyonum?

Deniz: Bir kere tuzlu su acayip faydalı cilde, ayrıca dğa anti-aging mineralleri içeriyor, sudaki magnezyum sayesinde sinir sistemi insan dönerken deniz suyu aynı zamanda bedensel ve ruhsal her türlü yara şişlik arızaya iyi geliyor iyileştiriyor onları. Benim dizime de iyi gelir mi..... (sanmam ama inanılmaz relax olucam) Benim için sahil dev bir Spa (hatta bazen masaj şeyleri de oluyor ya acımam yaptırırım hemen alırım RDV'yu deniz kenarında.... misss)

Tamam tough Girl falanım da içim de yumuşacık böyle çete üyesi gibi dolanmak istemiyorum 
Güneş: Şarj eder, mutlu eder, sun kissed skin verir (gerçi ben yanınca ırk değiştirmeyi tercih edenlerdenim, Afrikalı oluyorum Evet ben bir bağımlıyım). Kabul etmem gerekeni de ederim ben bir güneşlenme bağımlısıyım, tıptakı adıyla taneroxiac. Bazı delirmiş bilim adamları bulmuşlar ki UV ışınları beta-endorfin salgılatıyor, bu da mutluluk hormonu, o da fareciklerde acı hissini azaltıyor. Ben işte ben acı eşiğim yüksek ve bütün gün karadelik gibi UV emiyorum. UV cilt kanseri yapar diyorlar, yaşlandırır diyorlar, ama genetik değl mi bu, benim süt beyazı annem kendimi bildim bileli, hem de şezlongu denizin içine çekip buharlaşma ile daha iyi yanmak için, asla koruma faktörü kullanmadan hele hele en çok yakan bilmem ne karışımını deneyerek güneşlenir, kadında bir tane kırışık yok kaz ayağı yok!!! anne yani bu dünya kadar da yaşı var (yazarsam parmaklarımı keser yemin ederim). Hatta bu bilimadamları ve bilimkadınları şöyle bir kanı getirmişler; UV bağımlılığı insanoğlunnun ilk gerçek bağımlılığı. Bu da benim insan olduğumu kanıtlıyor! Güneş sayesinde deliler gibi D Vitamini salgılıyorum ben. Kemiklerim Platinyum Titanyum alaşımı gibi benim. O kadar sakarlık sonucu sağdan soldan düşmeye hala bir yerimi kırmamaış olmamın başka açıklaması var mı?

Naysssss that's ma kinda abzzz
Bikini: Son aldığıma aşığım ona kardeş de geliyor şimdi. Hakkını vermem lazım o kadar tasarımcı emeği var onda yazık

Kimi kandırıyorum ben fit olmayı seviyorum. Kimsenin bana bakıp wooow demesi için değil. Belli bir yalnızlık bile veriyor diyebilirim. Kadınlar kıskanır erkekler bu kadar kas bende yok diip komplekse girer. Anca kendi türünden biri varsa yanında o zaman OK. Çünkü ne her şeyi yersin, ne her şeyi içersin, uykuna dikkat eder, gerektiğinde yemeğini yanında taşırsın. Bir yerede menüyü sorgularken o var mı bu var mı diye, ya da menüdeki bir alternatifi kendi zevkine göre upgrade ederken yanında anca kendi türünden birisi varsa utanmaz, gülersin yoksa eğer ne darladın adamı ye gitsin, bu gün de spora gitmesen olmaz mı, şort giyme spor yaparken falan gibi gereksi şeylere maruz kalırsın.

Benim zevkim bu değil ama her zevke hitap etmek gerek 
Olsun ben gene de fit olmayı seviyorum. Merhaba ben FitnessDelisi, UV ve Fitness Bağımlısıyım.