Sayfalar

Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2015 Cuma

Kitesurfing / Episode 1: Caretta

Cennet be işte ama ben de bunun bir parçasıyım artık :) 
Efendime söyleyeyim çok minnoş bir aktif tatil yaptım. Ben ki tatilden anladığım yat yüz ve kitap oku, bu sefer öyle olmadı. AktifŞeftali ile beraber Akyaka'ya doğru uzuuun bir yola çıktık hem de arabayla (bunu da yapmamıştım mesela o kadar uzun mesafe). Yol ve diğer izlenimleri ayrıca yazıcam ama uyku önemli keza ben Eskihisar'da uyuyp Manisa İzmir arası uyanıp atıştırıp gene yatınca Şeftali biraz kızdı. Tek kaldı yollarda bi başına ama yazık ona. Car car konuşan bir Deli yok.

Hafif uykulu mahmur birazcık yol yorgunu, bol Oksijeni bünyeye çam ağaçlarından çekmiş, etrafı merakla kedi gibi inceleyen FitnessDelisi Gökova KiteBeach'e ulaştı. Hocamla tanıştım (dünyanın en sabırlı en şeker hocası yemin ediyorum bana katlandı ya cennete girecek elinde altın anahtar var).

İlk gün kolay sayılır hem ben de pek anlamadım yorgun uykusuz gözler Kermit falan. Mini bir kite'ı aldık oyun oynadık, teori anlattı ( e zaten yüksek makina mühendisiyim akışkanlar dinamiği is ma bitch), güvenlik kurallarını 10 kez 100 kez 10000 kez anlattı bana güvenlik çok önemli hiç de öyle tehlikeli bi iş değil ayrıca. Ben BİLE kendimi acemi halimle sakatlayamadıysam kimse yapamaz! (yara bere kısmı geliyoreeee). Sonra kite alıp denize bir de orada uçurdum ay çok minnoş. Ben tabi o esnada bilmiyorum o kite kontrolü herşey bana söylenen hep board dengesi. Hepsi wakeboardçu, snowboardçu, Şeftali zaten milli falan. Uyyy dedim boardda nasıl durucam ben kayakçıyım!

İkinci gün: Yemişim board dengesini. benim ömrüm Yoga stüdyosunda geçiyor be. Kafamın üstünde duruyorum, dirseklerimin üzerinde durup kafamı sallandırıp patilerimi gökyüzüne uzatıyorum. Dalgalı denizde oynak bir boardun üzerinde mi duramayacağım! Durdum durdum da tersim ya ben rüzgar üstü gidiş harika (advanced bi şeymiş bu) ama düz gidiş nanay! Beklenen oldu tabi. Ha bi de kite kontrolü ya valla bak o zormuş. Rüzgar penceresine oturtma denen bi olay var işte o çok ince ayar. E bende sabır yok ne yapıcaz bu işi? Bi de ondan önce asıl body drag denen bi cümbüş var İsa gibi suyun üstünde yürüdüm resmen. Board olmadan vücudunu uçurtturuyorsun. Aman tanrım muhteşem eğlenceliydi o. Boarda kalkıyorum gidiyorum gidiyorum sonra hop kite asılı kalıyor lan neden durdun rüzgar var kite bana bakıyor bakıyor sonra süzüle süzüle iniyor aşağı. Uyuz!

AktifŞetali kayabilen bir şeftali



bir ara coştum ve dedim ki ben siizn kite yaptığınız gibi yapamıyor olabilirim ama siz de bunu yapamazsınız! 
üçüncü gün: Sahneyi anlatıyorum benim kite orda olmaması gereken saçma bi kızın kite'ına dolanmış belimden çeke çeke beni sahile sürüklüyor benim release 3. kez açılmış ( bu da sık olan bi şey değil normalde ama mevzu benim) board'u fırlatıyorum gözümden yaşlar akıyor. AktifŞeftali yanıma gelmiş (söylediğine göre çok komik görünüyormuşum çok gülmüş sonradan ama o anda ağladığım için bana kıyamamış) bebeğim iyi misin diyor. Ben Fuck'arım kiteını da akykasını da gidicem ben olmuyo gitmek istiyorum bööö diye salya sümük ağlıyorum. Kafamda kask, belimde harness, board fırlatılmış ama o a dalgalarla gelip gelip orama burama çarpıyor. Gözlerim ağlamaktan denizden tuzdan güneşten vampir kırmızısı. Hayır daha ne kadar 2.5 yaşında olabilirim?

dördüncü gün: 20 - 30 metre falan gidiyorum yaa aslında bi de şunu fark ettim "ön" dedikleri yer gittiğin istikamet değil sahile doğru. patiyi meğerse oraya itmek gerekiyormuş. Bak bugün de bu oldu

Sonrasında 3 gün daha debelene debelene (beni bi başıma bırakacak kadar güvendiler) 100 metre hatta belki 200'e kadar çıktım. Bundan sonrası kilometre işi dedi herkes. 11 saat ders ile kendi başına kalabilen bir başarılı insanım ben yuppi (bunu da sonradan söylediler ben hemen kayıcam sanıyodum inan der bu kilometre işi diye yazıklar olsun)

Eğlenceli aslında ama çok ağladım ya. Bir sabah geldik beach'e ben teoriyi kafada süper oturtmuşum olacak eminim, denizi bi gördüm bana bi korku indi sanırsın kuduz oldum. Suya giremiyorum neyse bana pep talk üzerine pep talk yapıldı da suya girip kaydım.

Yara bere olayına gelince; bacaklarım boarda çarpmaktan mor (bu benim mallığım) ayak parmak arama board çarptı o nasıl oldu bilemedik. Sol elimin baş parmağı döndü cidddiye almadımama bir haftadır acıyo belki bi doktora mı gitsem? Ege bir göl değildir evet tuzlu su bi de ve ben bunun yarısını yuttum büyük kısmı da burnumdan içeri süzüldü. Muhteşem bu sene hasta olmam. Yunan dostlarımdan özür dilerim denizi bildiğin içtim. Saçımdan balık falan çıkacak diye korktum bi an, yuttuğum sularda ahtapot var mıydı acaba?

Bir ara gene uçurtmaya asılmışım kalkmaya çalışıyorum kalktım, uçtum ve suya çakıldım (1000. kez belki çümkü tam bir caretttaydım ama uçanından)bu da spor mu yaa bedenin duruyor bi şeyin tepesinde bi şeye de asılmışsın o seni sürüklüyor bööö diye ağlamaya başladım. Kendimim ama kimse yok bu sefer.

salaş akyaka sabahı ve ben ve bir pazartesi ve herkes ofiste küfrederken ben plaja gidip çakılmak ve kaymak için hazırım! Carettayım işte ne minnoş :) 
İlk uzun mesafemi kat ettiğimde tek başımaydım gösterecek kimsem yoktu kahroldum.

eski arkadaşladımı gördüm biri hoca olmuş geçen sene başlayıp, diğeri Avrupa 3.sü freestyle kiteçı e tabi onlaın da yüzünü kara çıkartmamak için debelendim istedim ki AktifŞeftali ve onlar benimle gurur duysun :) (güldüler bolbol gurur meselesini bilemiyorum). Ben olsam ben de bana gülerim ama yani o kadar fazla uçan ve çakılan bir canlı arada ağlıyor falan. İşte bunlar hep ego!

Ne kadar yapamadıklarıma odaklandıysam o kadar yapamadım. Ne kadar başarısızım ben bööö dediysem o kadar yapamadım. Sonra dedim ki madem burdasın dene bi bakalım. O zaman başardım işte. Anasını satiim herkes de kite uzmanı sanki kime sorsan dünya şampiyonunu geçtim spor dalını o icat etmiş gibi bir hava bak bu sinir bozucu kimseyi dinlememk gerekiyor.

Ama çok eğlenceli yaa valla bak. Yani gidebilince eğlenceli yani oraya buraya çakılırken doğduğuna pişman oluyor insan. Bi de hafifim ya ben rüzgar düşük olunca verdiler bana kocaman bi kite allahımı şamşırdım! Baktım olacak gibi değil dedim ki benim zevk aldığım koşullar yoksa ben kamiicam bebiş. (çok kayabiliyorum çünkü ya peeeyyyhhhh)

Yoganın ekmeğini deli yedim yalnız. Denge candır. Bende de maşallah vücutta var (ruhsal pek yok kadı kızından halliceyim kusur konusunda)

yapabilmeye başlayınca sabah uyanıp hemen telefona sarılıp windGuru, Poseidon falan ne kadar app varsa bugün rüzgar nasıl yaaaa 8le mi çıksam 10 la mı diye bakınmak çok zevkli. Doğaya bağlı olmak çok çok zevkli, dünyanın bir parçası olduğunu, ona uymak için insanın neler ürettiğini geliştirdiğini yaşamak çok zevkli. Had AktifŞeftali beni gene kite'a götür :)

Namaste Kitekafası

14 Temmuz 2015 Salı

Paşa gönlüm ve pembe patiler

Cumartesi sabah 05:45'te kalkıp 27 kilometre koştum. İşte herkesin kur(a)mayacağı bir cümle. Ve dünyanın da kaç bucak olduğunu gördüm. (bunu da herkes kurAmaz egoları izin vermez çünkü yavruş).

27 kilomtereyi 3 saate yakın nbir sürede koştum. Bzaılar şimdi aaaa çok uzun düşürmen gerek diicek bunların yarısından çoğu da 15'in üzerine çıkAmamış olanlar. Önerim şu, kaldır poponu da bi de sen dene Temmuzun ortasında Boğaz kenaaarnda rüzgara karşı bak bakalım ne oluyor.

Vücutsal olarak hiç bir sıkıntı yaşamadım ama şunu söylemem gerek tam bir MIND testi. benim MND'ım kırıldı 30'a tamamlayamadım. O yüzden sanırım henüz maraton koşmaya hazır değilim. benim MIND'ım kırıldı. Hiç beklemediğim şeymiş meğerse. Ben bileklerim, tabanlarım, dizlerim benimle dalga geçer sanıyordum. Hiç beklemediğim yerden sordu bu sefer! Zihnimden...

Çok değişik bir yer orası, koşuyorsun, vücudun zaten otomatik olarak gidiyor orada bir derdin yok. Ama bir süre sonra şeker kalmıyor bedende, E bedende şeker kalmaması en çok da beyni yiyip bitiriyor. Ben koşarken düşünürüm. Açarım Spotify'ı şarkı çalar çoğu zaman da ne olduğu önemli değil, kafamdan dans ederim bit bit devam ederim koşmaya. Bu sefer öyle olmadı. Bildiğin şeytan var ya, sol omzuma oturdu beni yedi yedi yediiiii. Enerjin var aslında vücutta sıkıntın yok diyorum ya. 1.5 saat sonunda düşünmek istediğim her şeyi düşünmüştüm bir şekilde. Sonrası saçmalamaya başladı zaten daha çooook mesafem olması beni korkuttu belki. Sonra başladım o pislik su yılanı var bi tane onu düşünmeye e sinirlendim. Nerden aklıma geldiyse şarlatan! Sonra korkular sonra vesveseler.

Ünlü Manyak Lara Croft İstanbul Boğazı'nda Görüldü
Burada es verelim. Benim gibi birysen yalnız yapılacak iş değil ama buddy'leri iyi seçiceksin. Senin yanına gelip KÖTÜ OLURSA BIRAK BAK diye 3 kere söylerse patlarsın. Ne FitnessDelisiymiş be oof tamam bebeğim sen beni kötü bil için rahat etsin A(nthony) Q(ueen)!!!  Çünkü daha önce demişsin bana olumsuz bir cümle kurmaaaa ben kurmammmmm sen de kurmaaa. O kuruyorsa bunda kasıt vardır temiz olmayan niyet vardır. Burada çözülmesi gereken şeyler vardır adım atarsa hatayı işleyen (burada katiyen bendeğilim çözeriz ha adım atmazsa insan silmekle ilgili bir sıkıntım yok babamın oğlu ve hatta kendisi olsa hayatımda olumsuzluk mu yayıyor you are the weakest link goodbye der adını anmam).

27. kilometreydi. kızgındım, artık hiç bir şey düşünmüyordum bir anda o esnada canımın artık koşmak istemediğini fark ettim. Canım koşmak istemiyor. Bebek'e varmak istemiyorum Arnavutköy'ü bugün bir daha bu şekilde görmek istemiyorum. O dakika durdum, taksiiye ataldım ve eve gittim. Çünkü bu hayatta en önemli şey canın ne istiyorsa onu yapmaktır. Canının istemediği şeyi zorla yaparsan o sana eziyet olur büyük eziyet olur ihanet olur kendine. Hain miyim ben diilim, Hello Kitty'yim :D

27 bana az geldi hedefim 30'du ulaşamadım ama 27 kilometreyi duyan da bana waauuewww dedi. Hayır dedim hedefime ulaşamdım. Olsun dediler büyük başarı. İşte teselli işte iyi insan :D

Ben o 30'u görürüm ama 42, Maraton hayır sanırım benim yolum orası değil :) Denemeden bilemezdim. belki henüz değil. Benim yolum şu ara Spartan gibi duruyor. Çok eğlenceli yaaa Hele bir Beast yapsam :) çok seviniciiiimmmm :D Ha Güzel yarı maratonları da kaçırmam 21 güzel mesafe ben sevdim 21 koşmayı.




O zaman neymiş? Canın istemiyorsa yapma arkadaşım zorunda değilsin. Sen zaten iyiysen canın istemiyorsa yapma. Ben sana comfort zone'un içinde kal demiyorum çık gene çık ama canın o anda hakikaten istemiyorsa bir adım daha atma :D mutlu olmadığın hiç bir şeyi yapma.

Namaste canım 

7 Temmuz 2015 Salı

Şu an Rocky Balboa olma yolundayım Rambo değil!

Yumruk patlatmak her şeydir. Ellerin morarması işin fıtratında var. Yalnız biraz daha eldivensiz yumruklamaya devam edersem el eklemlerim ezilecek. Yazık be! Son gözdem yumruk tekme dalışar. Çok seviyorum. Karşımdaki kum torbasına isim bile taktım. Dün emanet eldivenlerle gerçekleştirdiğim idmanın sonunda sol elde kan oturması, hafif morarma ve eklemlerde kızarıklık hafif ağrı sonrası İstiklal Marşı ve kapanış oldu. Ağrı ve kızarıklıklar devam tabi :) (ama bunlar mutlu yaralar)

Bugün idman kaçırma pahasına alışverişe gidiyorum. 
İlk kriterim PEMBE olacak. Napiim yaa seviyorum. Mümkünse Hello Kitty'li ama onu bulabileceğimi sanmıyorum. Türkiye kadınların yumruk atmasını sevmeyen bi ülke bizim için janjanlı dövüş malzemesi getirmiyorlar. Androjen ettiler bizi zorla. (Direniyorum)

Bi kere o zımbırtıyı bandaj olmadan kullanmamak gerekiyormuş Bu birmiş. Sıkı olması gerekiyor ama tabi parmaklara kan gidecek. Bir de arkadaş ayakkabı gibiymiş giydikçe yıvışabilirmiş. İki çeşit ağırlık merkezi var biri önce biri bilekte. Eğer o şıllık karşındaysa (benim durumumda böyle rival'ım yavşak onursuz bir müsvedde - hani o torbaya adını koyduğum) ağırlık önde olan iyi rakibe max zarar verebiliorsun. Ama idman esnasında bilekten ağırlıklı olanı kullanmak daha verimliymiş yoksa sakatlanabilrsin. Bir yumuk kaç kg basıyor haklı o eklemelere de yazık. 

Bu eldivenler çift sayılar halinde (tek yok) 8 - 16 oz arasında bedenleri varmış ama bu el ölçüsü ile alakalı ağırlığı tam olarak bu olmayabiliyormuş valla ben de okuduğumu diyorum şekerim sana. 

benim gariban seviyem ya her yola gelen idman eldiveni ya da bol korumalı olan çünkü indirdim mi hakikten indiriyorum ya ben bile bazen içimden çıkana şaşırıyorum. Meğerse benim büyük aşklarımdan biriymiş de haberim yokmuş ben kalp bi şeyler dövmek. (gerçeği çıkmasın karşıma valla jöle kıvamına getiririm kemikleri, sevmiyorum napiim).

Everlast, Grant, Winning, Cleto en iyi markalar olarak verilmiş bi yerde. Demek ki bunlara gidicez. Ucuz mal alacak kadar zengin diiliz nihayetinde. 

Şimdi renk mevzuna dönersek; eğer ringe çıkacaksan kırmızı çünkü insan gözü çok da o ortamda bunu algılayamıyormuş ama tabi benim pembişler parıl parıl yanacak o belli (ya Hello Kitty işte istiyorum yaaaa) Yarın öbür gün büyüyünce ringe çıkarsam kırmızı olsun 1000 dolar borcum olsun mottosu olur ama ben ringe çıkmam ya daha serseri ruhum var benim daha firiii sıtaylaaa daha sitriit faytaaa :) 

Ringe çıkana bağcıklı idmancıya (benim gibi kuşlara) cırt cırtlı tavsiye. Zaten ben velkro ile yeteri kadar boğuşuyorum. Elimde o ponponumsı şeyle bağcıkla uğraşamam ağzımla düğüm atmayı öğrenmek istemiyorum. Şu an Rocky Balboa olma yolundayım Rambo değil!

 Elindeki bandajla konforluysa, sımsıkı sıkı sıkı sarıyorsa, son el bükücü gibi elini yaratık eli gibi bükmüyorsa zorlamıyorsa, yasıklaması iyiyse yapıştır gitsin ana fikri ile okudum ben okuduklarımı. 

Hadi hayırlısı. Bi bu kalmıştı. Ona da bulaştım. Yalnız şu anda elim acıyo ya bir tatmin bir multuluk. Dün başka bir sarışın çıtı pıtı kızla konuştuk onun da eller pert tabi. Çok mutluyum çok tatmin ediyo dedi dedim evet It is sick ama ben bu yaralara bakıp bakıp seviniyorum :p 

Namaste mi desem ne desem 

23 Haziran 2015 Salı

Fight Club'da bir Deli

18:30 Pazartesi akşamları Tuzla'dan Levent'e varmak ne kadar muhteşem bir şey! Berbat bir haftasonu geçirmiştim ben. Cenaze, kavga, drama, gözyaşı, sinir harbi falan iyyhhh hatırlamak bile istemiyorum. en sevdiğim bi şeftaliden oluyordum az daha (uzun hikaye). Hatta bana dendi ki, gel senle kick box yapalım beni döv de rahatla benim sana zaten elim kalkmaz (acayip şekilde haklı olan taraf benim valla öyleyim). İçimde böyle bir şeyleri yumtuklamak tekmelemek var. Ama yapamıyorum ben anca koşuyorum yoga yapıp ağırlık kaldırıyorum.

Ama yakaladım. Dövüş Kulubü'ne girdim. Galina beni de dövdüüüür diye 1 dakika geç de olsa daldım stüdyoya. Aha dedi oradaki insanlar. Concon kız geldi. (Pembe tank, gri benekli tayt ve biri diğerinden farklı airmaxlerim ve uzun açık saçlarımla tam bir tikicanım o esnada kimse içimdeki Tazmanya Canavarı'nı bilmiyor). Zıp zıp zıplayarak başladık ısınmaya. Ben hala yumruk derdindeyim. kafamda bi uyuz var onu dövücem (şeftali diil).

Isınma esnasında kim takla atar tabi ki ben! 4 üst üste takladan sonra kimin kafası bi milyar olur e pardon, benim! Kim sağ omzunun üzerine düşer de omzu hala ağrır e tabi benim! Zedeledim herhalde buzlayıp voltarenliicem napiim

Bizi ikişerliden koydu Galina "Torba"ların başına. Biri tekme ile deviriyor öbürü squat yapıp yerden fırlatacak. İyi. Ben bi tekmeleri göreyim diye squat teamdeyim. Squat bizim işimiz, üzerim etescilliycem hareketi. Karşımdaki kızcağız indiremiyor torbayı Bas bacım bas. Bu daha dinlenmeden kaldırıp dikiyorum hadi diyorum hadiiiii.

Sıra bende, ben torbaya isim koydum. Iyyhhh. Sen misin o? Yapıştırıyorum tekmeyi BAM, yerde. Almanya'da geçirdiğim öğrencilik yıllarımda aldığım Tai Bo derslerinin hayrını feci şekilde görüyorum. Karşımda resmen o var. Bam karnına karnına karnına indiriyorum. İçimden Bruce Lee çıktı Van Damme çıktı. Tekmeleri side kickleri push kickleri yumrukları gömdükçe gömüyorum.
Karşımda o yavşak afedersin. torba niyetinei, partnerim kızcağızı da alıştırdım. Ciyak ciyak bağırıyoruz. Arada bir kaltak çıkıyor ikimizden de. Olsun Deli gibi tekmeliyoruz. Kıza da dedim şekerim ben ilk defa giriyorum derse sen bana yardımcı oluver dedim. Yok artık dedi bana! Sen bayağı iddialısın.

Galina'dan bile aferim aldım bi  kere ben tamam mı? Bugün bayağı formundasın dedi.

formdayım, ayrıca abuk sunbuk bir iş yapmak yerine tekmeyi yumruğu legal bir şeylere gömdüğüm için hapse de girmedim kırokız dövmekten :)

Peki bugün nasılım? Soran eden yok. İç bacak ağrısı (yupppiii) ve ellerimin üzerinde hala kırmızılıklar. Ders bitiminde mutluluktan sinirlerin boşlamasından titiriyordum. Ben bundan sonra dövüşü bırakmam hatta ilerletirim. Yani karşıma çıkma kırokız. Feci benzetirim :D

Namaste

22 Mart 2015 Pazar

Haftasonu günah çıkartması

Eklipsti ki büyük dalavere oldu orda tam eklips olacak bi dunya bulut pofuduk pofuduk birikti Tuzlaskies'da ki o esnada tabi ki iştet Tuzla'daydım, ekinokstu ki onda da ekinoks yogasi yaptık anlatıcam şimdi güneşi selamlayalım dedik güneş efendi gene sırra kadem tabi, böyle astrolojik ezoterik bir zat oldum çıktım. Malum bir süredir sağ hamstringde çekme var ağrı var acı var acı. Benimki acıların hamstringi. Ben de verdi  kendimi yogaya. Oh mis. Kaslarım bir uzadı bir açıldi. Onun da faydasını bugün gördüm. Peki bir fitnessdelisi bu kadar astrolojik olayın olduğu bir haftasonu ne yapar?

Cuma akşamı çok değerli bi kadınla randevum vardı benim. Kanarya gibi o dişi kanrya. Tek sevdiğim Fenerbahçeli. O da idman yapar diye ben kalktım gittim  yogaya. Bir cuma yogası yaptık Allah kabul etsin. Pazartesi perşembe Hatha, cuma vinyasa bütün hafta zaten böyle açıldıkça açıldım. Bir rahatlık bir ferahlik. Iki kadın ikişer cift biseps triseps bir dunya bacak kası oturduk bir şişe antioksidan içtik leyla olduk. Şişede sevimli duruyordu oysa ki.... cumartesi sabah kalkıp yulaflı yumurta beyazlı omlet zeytin tamyağlı peynir yenmeyecek ne varsa yedim. Zevkle! Belgrad takımı idmandayken ben de koşu antrenmanımı pas geçip hayatımda ilk defa bir yoga stüdyosunda yoga yapmaya gittim. Şimdi benim  huyumdur ben bir güzel kaybolurum. Gideceğim yer Zekeriyaköy kesinlikle uzmanlık alanımın dışında. Elimde cep telefonu, tabi ki yol için kullanmayıp spotify listelerimle cebelleştim yağmurlu orman yolunda. Öbür elimde yol tarifi, yağmurlu orman yolunda. çok eğlenerek cart diye buldum villayı. Baktım bir dünya başka insanlar da bildiģin yogacı tipler ellerinde matlarla yürüyorlar dedim ahann da bura. Tüm uzaylılar burdayız. Girdim içeri ve dedim ki benim burada yaşamam gerek. Bir zen bahçesi çanlar falan huzur içinde. Zen akıyor oluk oluk. Insanlar gülümsüyor herkes mutlu. Iki saat biz paralamiicaz çünkü kendimizi.

Geçtik stüdyoya tam bir pep talk yapıldı. Beklediğim aydınlanmayı yaşamadım ama beklemediğim pozlara kolaylıkla girdim. 2 saat boyunca sessiz sakin ve intensive bir yoga pratiğine ihtiyacim varmiş. Bugüne kadar gym'de, otel odasında (Türkiye ve Avrupa'nınçeşitli yerlerinde), kumsalda, iskele üstünde ve güneşlenme otağinda bi de bahçede yoga yapmıştım. Ilk kez de yoga stüdyosunda yaptım. E çok da fark yokmuş benerede olyrsm olayı. Odağim kendi nefesim ve içinde bulunduğum hal ile odaklandığim için yer fark etmiyor ya. Vallahi etmiyor. Odağımı da tam anlayatamadım. Tamam kednimim de daha başka bir bir  en büyük akan bir şeyin parçası ben. Ama ben nasıl anlatılir ki bu. Bunu hissetmen gerek çok acayip bi şey. 3 saatin sonunda kalça açılmıs hamstring ağrısı büyük ölçüde azalmış detox iksirleri içmiş lokum gibi olmuş bir halde stüdyodan çıkıldı. Misler gibiyim zen bahçemin prensesi dünya benim zen bahçem. Böyle bir hafiflik bir guzellik. Sonra istanbul trafiği. Olsun be koymadı. Çevirdim direksiyonu sahile mis gibi. Life is hakikaten what you make of it. Aa ben o aydınlanmayı almışım haberim yokmuş. Bundan sonra Ray Rizzo nerde ben de orda. Adam super yoga hocası. Mügem de benim vinyasa prensesim. Ben mesut ben mutlu.

Akşamına total worn out. Yıpranmışım o 2.5 saatlik pratik beni yormuş ben olmuşum zen yastığı. Ben de dünyanın en sevimli yüzücusu yakışıklı ile bira içmeye gittim. Iki sporcu oturup sipariş verdik. Döndü bana dedi ki "yaşıtımız arkadaşlara bakıyorum yanımda dedem gibi duruyorlar sen ben hala yeni gibiyiz" vallahi doğru bi baktık resimlere açıp facebooktan karılar herifler dedem nenem olmuş. Biz hala orda zıp zıp burda cup cup. Eee ömrümüz aktif geçiyor bebişim. Onlar kanepe patatesleri junk food fıçıları tabi. Bize ne ayol. Vaktim olmaz öyle şeylere. En son ne zaman televizyon seyrettim acaba maç dısında bir şey. Vallahi bilmiyorum.

Erkenden 11 gibi kalktık zaten. En komik anlar benim binding yaparken  nasıl yanımdaki centilmenin ellerimi birleştirip bana yardım ettiğini anlattığım anlardı diyebilirim. Her gun birahane ortasında bi kız kalkıp yoga asanaları yapmiyor sanırim. Bizim gym zaten orda benden başka arkadaşlar tarafından  da temsil ediliyordu. Iki kadeh alkol alayım diuorum caiz değil ya hemen basılıyorum. Suratlarda aaa sen burda hayırdır bwkışı bakıstan ziyade soru zaten direkt de geliyor. Içiyorum aradainsanım ben.

Şu an hummellarımı giymiş elma maydonoz kivi zencefil salatalıktan yapmış olduğum smoothieyi içiyorum ve bloguma post yazıyorum bugün ilk outdoor koşu idmanımı yaptım sahil boyunda. Onu ama ayrı yazıcam. 16 k koşmuşum tabi ayrı bir postu hak ediyor. Hem neden Türkiye'den bir sürü atlet çıkmiyor onu irdeleyip hem de asics gel kayan 20 yi kritik edicem. Birazdan yazarim. Smoothi de hala zehirlemedi beni. Demek kiiyi bir şey yapmışım elime  sağlik benim.

İşte şekerler bir fitnessdelisi haftasonu bunları yapar hep spor her gün spor yarın da rest day mesela. Quadricepsler niraz beton gibi oldu beni malum. yarın ben bi dinleniim bu kaslar bir dinlensin. Ben onları çok seviyorum. Onlara iyi bakmam gerek benim. O nedenle dinlenme şart.

Sevgiyle

19 Mart 2015 Perşembe

Spora zaman bulamıyorum evet ben diyorum bunu!

Zaman yönetimi sıkıntısı çekiyorum. O bir ara gelen motivasyon eksikliği gitti yerine minik mor bir fitness canavarı geldi. Rest daylerin önemini ve anlamını anlamış bir yavrucak olarak o rest dayleri dana gibi yatarak geçirmeyi sevmeyi öğreniyorum da. Her şeye yetişemiyorum.

Sanırım işi gücü bırakıp ful time kendimi gym'e kapatsam gene yetmiicek. Yetmiyor yetmiyor. Haftasonu planı yapıyorum. Bu hafta özel bir etkinliğe katılıyorum 12-2 arası Zekeriyaköy'de. Çok güel. Ekinoks yogası detoks falan. Beni en çok cezbeden de 2 saat bacak kalça açıp headstand ve handstandler çalışacak olmamız. Muhteşem. Ama o zaman sabah koşmaya gidersem ne ara kahvaltı duş falan yapıcam. Off hayat çok zor. E ben bi haftadır yüzmedim. E ama benim kuvvet çalışmam karın yapmam haftada daha çok koşmam falan da gerek. Lütfen bir günü 72 saat yapabilir miyiz?

Spora zaman bulamıyorum diyenleri anladığım noktadayım sanırım. Ben de bulamıyorum. Hayalimeki antrenman günlerini yaşayacak zaman bulamıyorum. Ne yapsam ne yapsam bilemedim ki... Mesela bugün akşama kadar çalışıp gym'e gidip kuvvet ve cardio yapıcam. Üstüne kesin bir şeyler konur bir kahve bir ıhlamur bir gene Gina'da kuru erik muz ve badem yeiyerek kahve içip işletmeyi komaya sokma seansı. Bir başka bir şey. Arada gel bi kadeh kırmızı şarap yapalım diyen meczup şeytanlara uyum (ben kalp o meczurp şeytanlar). Yaşanmayan şey değil. Yarın mesela Yoga sonrası Chianti mi yapsak sorusunun vücut bulmuş haliyim.

Cumratesi sabah tam bir muamma. Pazar yüzerim. Belki gene uzun yoga seansı sonrası. Belki de brunch yaparım hiç bir şey yapmam bilmiyorum ki.Peki ben ne zaman kalça çalışıcam. E benim bir milyon falan da arkadaşım ve packed bir sosyal hayatım da var. Ayrıca yazacağım yazılar ve okuyacağım kitaplar ve izleyeceğim filmler ve de göreceğim bir sürü insan.... Tam bir zaman jonglörüyüm ama tüm labutlarım havada asılı kaldı :p

1. dünya dertleri çok zor. Başka bir şey olsa çözüm mevcut ve bulunduğun duruma göre tatminkar. Tam bir şımarık olarak söyliim, işti aştı barınaktı. Buluyorsun mutlusun. (bu konudaki düşüncelerimi yargılamaya kalkarsan kafanı ısırırım - uzun uzun yazmıyorum bu ayrıca hicivli blog! ha dersen ki ulan sığ kafalı şımarık züppe gel sana ders veriim! O dersi kimin kime vereceği belli olmaz bebişim derim düellonu kabul eder seni kültürümle döverim aaayyhhh). Oysa bak bu sıkıntılar öyle mi? Tatmini zor insanı tatmin etmeye savaşmak zor bi şey (bu da tatmin konusunda değişiklik gösterir çok mevzuda bir lokma bir hırkayım tercihen lokma sushi bu aralar canım çekiyo / hırka da bahar sezonu tam bi açılsın akarız).

Ben gidip biraz para kazaniim malum tüm bunlar için temel taş o. Sonra da bakıcaz bakalım artık. Ne yapılacak ne zaman yapılacak... Nasıl yaıpılacağını şükür şükür çok iyi biliyorum zaten öğrenmeye de açık şekilde...

Sevgiyle

2 Mart 2015 Pazartesi

İyi olacak hasta ortopedi konferansını ortasına düşermiş

Günlerden geçen hafta ben acayip bir heyecanlı  antalyada 21 k koşacağım. Bir anda bir diz ağrısı dedim ki bu diz benimle konuşuyor bir bilene danışalım. Gittim doktora dedim doktor civanım bu kondromalezza patella ile antalyada 21 çıkar mı? Doktor dedi ki sen ne ettin güzel kızım bu aralar zorlama git ama koşma. Ben bir hüzün ben bir garip zaten yetim biriyim.  Git ama koşma ne. Küstüm oynamıyorum  ben antalyaya gitmiyorum. Sonra bir şimşek çaktı şu süper zeki kafamda. Doktor bana kayma demedi. Ben istanbulda kalsam gene ironmac olsun orman olsun o diz çalışacak. Bana koşma dedi kayma demedi. Biz efendim toparlandık cumartesi sabaha karşı 3 te (milletin eğlenceden döndüğü saatte) bindik otobüse uyudum uyandım uludagdayim! Efendim  kimse yanulmasin dağ Otelleri tek gece haftasonunda vermez. Ama kayakçı insanız bize tabi bi ayrıcalık olacak. KARİNNA OTEL ben kalp sen anladın sen onu ;) hayır bir de deli gibi agirladilar ya insanlık dışı süper ağırladım çok mutluyum yeni rezervasyonlarimiz var tabi ki kar varsa biz de varız. Otele bir girdik ana kocaman tabela (look at the tabella) diyor ki bütün ortopedistler ordaymis.  Hatta bir tanesi ile yakın tanıştık telesiyejde çalıştığı hastane Liv hospital doktor uğur bey! Spor sakatlıkları uzmanı hocam dedim benim diz bu. Sen iyi ki kosmamissin dedi bana istanbulda gel bi bakalım dedi. Hoca Bruma'yı ameliyat eden hoca kendi kayakçı ve tenisçi o yüzden spor yapan diz uzmanı candır diyor kendisi ile bundan sonra bol bol gorusecegimizi belirtiyorum. Liv dediğin evimin Karşısı kahve içmeye bile giderim çok şeker bi hoca! 

Peki bu sefer neden böyle başka bir ruh halindeyim. Şu; kar leoparı olsun dağ canavarı olsun kar prensesi olsun bir  dünya dağlı karlı lakabım var. Bu sefer hepsini hakettim yaşadım ve keşfettim.

Bugün çok ayrı bir deneyim yaşadım.  Kayakta 30. Yılım  bilen bilir burdan bangır bangır yazıyorum devamlı.  Başladığım yer de uludağ sezonda ortalama gidişim çok yüksek yazmayayim Moral bozar. Kısacası uludagin neresinde taş var nerden nereye nasıl gidilir Nişantaşı'nda kaybolan insan olarak bu bilgiye süper haizim.  Fakat bir baktık 200 é yakın insan maden pistinde yukarı bir yürüyüş  halinde tepeden sağa gittiler dün.  Biz anca aydık arkadaş da boardçu (iihyyhhhh evet biliyorum) hadi dedik macera. En kötü 156 yi ararız jandarma gelir bizi alır türkü söyleye söyleye geliriz (bakınız mahmut tuncer). Biz girdik off track bol kar yarısı buz ama var ya ben hayatımda böyle az eglenmisimdir. Bir sonraki inişe bir bakıyorum gene kendi izlerim. Başka kimse yok. Issiz sessiz. İnanılmaz bir duygu tek duyduğum kayaklarimin hışırtısı. Karları nasıl jilet gibi kesip hızla gidiyorum. Bir iki sefer sonra alıştım.  Hizlanmaya başladım 80km/h lari gördüm bol karda! Not bad! Sen varsın doğa var ve kendinlesin daha muhteşem ne olabilir anlatamıyorum kelimeleri yetmiyor zaten şu an hüzünlüyüm an itibari ile otobüste bursa yakınlarındayım.

Dün de hakkını verdim mesela ama pistin hizin stilin. Bugün ayrı bir şey yaptım ben bugün 30. Yıl hediyesi verdi evren bana çok teşekkürler allah baba!

Öğlen yemeğini atlayıp sucuk ekmek üstüne telesiyejde snickers Vodka (imamın dediğini yap yaptığını yapma) keyif sessizlik é bi zaman sonra da açtık telefondan müziği almanlar gibi. İnsanlar da bizim.pesimize takılıp safari yapmaya başladı.  Jandarma bi ara ski doo ile bizi bekledi gidelim artık ordan diye ama tabi anarşist  tarafımızdan ağır bastı é peşimizde de bi dünya insan tabi ki biz kazandık! 

Kayak tehlikeli spor bugün bi dünya (rahat 5 tane gördüm) almış jandarma bunların ayaklar çıplak (kötü işaret - kırık demek) gidiyorlardı. O yüzden iyi değilsen yapma. Ben iyiyim. Kayakçıyim galatasarayliyim spor delisiyim kadınım türküm işte böyle devam ediyor benim kendimi tanımlamam. 

Bugün bakıyorum sadece kendi izlerim  karlarda diyorum ki hadi başka izler de yarat. En iyisi olsun en yenisi olsun kendimi çok sevdim o an kendimle çok gurur duydum. O an çok ruhani anlar yaşadım (Vodka dan da olabilir). Hayatta hiç bir şey Kayakta ve Galatasaray'dan güzel olamaz bağır ulan lise galatasaray!

Sevgiyle

26 Şubat 2015 Perşembe

Bugün yaralarım açık açın bakın içine neler var neler!

Yaralarımız bizi bir yerde biz yapar. Ruhen ve bedenen taşıdığımız yaralarımızı savaş meydanından çıkmışçasına sergilemeyi severiz. Biz kim miyiz? Hayat hikayesinden mutluluk duyanlar. O yaraların bizi oluşturduğunu bildiğimiz için, onların bizi daha da değerli hikayelere dönüştürdüğünü bildiğimiz için. Hayır ruhen çökük değilim. Hatta muhteşem gidiyor her şey! O kadar ki yok artık daha da ne kadar olabilir derken daha da üzerine çilek, marakuja falan geliyor. En sevdiğim meyveler yaaa off bi de passion fruit, bi de şeftali üzüm karpuz. Benim hayat döndü mü sana bostana. (dandini dandini dastaaaaanaaa)

Bugün mevzum bedensel yaralar. Alnımda bir iz var 2.5 yaşımdayden salıncaktan uçmuşum demir girmiş :) ne zaman gülsem alnımda bir oyuk kendimi onsuz düşünemiyorum. Sol elimin işaret parmağının kenarı ilk elma soyma denememden kalma biz izle süslü yaşım 6 bir şubat gecesi gene. Bıçak kesiği, o kadar çok kan akmıştı ki kanı izlemekten ona şaşırmaktan acısını hissetmemiştim. Sağ elimin işaret parmağını geçen sene kapıyla Bosu arasına sıkıştırım ordan kalma sıyrık izi var nasıl sıkıştırdıysam deli gibi kanadı izler yaptı falan.
aynen böyle kopardım işte aynnnen böyle 

Görünenleri halettiysek görünmeyenlere gelelim. Burunda kırık, 5 Şubat 1993 Uludağ Ayıyolu'nda kayak kazası, aynı kazada geçirilen beyin sarsıntısı. Sağ ayak yan bağlarında kopuk (tarih veremiyorum o kadar çok koparttım ki, ilk kopuştan sonra seninkiler git başka dokulara yapış olacak iş mi ben de hala azimle kopartmaya devam). Bağlarım da kendim gibi tendomlarım deli, kopuklar yani. Sol diz kapağında 27 Nisan 2014 Bodrum GlobalRun esnasında kıkırdak zedelenmesi sonucu kondramalezzi patella. İşte bak bu son iki arkadaş ile ömür boyu yaşamak durumundayım. Bağlarla barıştık bi nevi ama tabi arada esip gürlüyorlar. Diz yeni. Burun kaynadı, gerçi koku alma duyum çok zayıf parfümleri falan remsen burnuma sokup deniyorum Allah affetsin. Beyin olayını sormayın amaaaan ne olur.

Pazar günü koşacağım 21k şu an hayal bana. Doktor amca dedi ki no no. ben de dedim OK bu sefer valllahi dinleyeceğim (geçen sefer koşma diyecek diye 2 yarış daha koşup öyle gittim de adam çıldırdı, bir ara beni akıl hastanesine kapatacak sandım). Cahillik mi yaptığım? Evet! Yani kızım sen 2 mühendislik diploması sahibi 5 dil bilen 2 tane uluslararası nanopartikel sentezi konusunda makale yayınlamış insansın Science Direct'te falan. Bu ne şimdi. belki 3 yarışı sakat sakat koşmasaydım şu an durum bu kadar vahim olmazdı. (Bilmiyorum ya da olurdu) Ama önemli olan bir yerde bilinçlenmek. Bu bende 33 yaşıma tekabül etti. Bizim sülale kadınlarının minimum 90 sene yaşadığını göz önünde bulundurursak (kırışığımız olmaz, saçımız da az beyazlar - geneti olarak vakayız aynı zamanda sosyolojik olarak falan da vakayız valla manyak insanlar benim sülale) bence 33 iyidir iyi.

4 yaşımdan beri aktif spro yapıyorum (kayak benim ilk aşkımmmmmm) ömrümün nerdeyse yarısını çift lisanslı sporcu olarak geçirdim sonra devlet üniversitesine gittim salak gibi. Yurt dışında okurken spordan para da kazandım, şu anda da hayatımın odağı spor. Her zaman olduğu gibi. Ama ne yapardak yapalım beden işte, sakatlanıyori yaralnıyor bereleniyor bağı kopuyor. Daha geçen hfta lise arkadaşım kayakta bacağını kırdı kız şimdi terminatör bacaklı bir insan olarak dolanıyor biyonik bi şey takmışlar kıza. Sakatlıklarımızla yaşamak onlarla barışmak onları hikayemize katmak gerek işte ben de tam bunu söylüyorum. Ama en çok onlarla yaşamak. Bu arada yavru kuşu kara kuzum eşsiz mementsiz arkadaşım geçmiş olsun seni çok seviyorum.

TOFD için bağış mektuplarımı gönderdim ama koşamayacağım, daha da çok desteğinize ihtiyacım var yani. Siz şimdi yapın bana bu güzelliği bakın bir dahaki yarışta be neler yapıyorum!

Sevgiyle

22 Şubat 2015 Pazar

Surpriz için teşekkürler :)

Üzerinde dev pudra şekeri yığını olan ağaçlar! Her yer parıl parıl bembeyaz. Bulutların üzerinden giden tahtlar ile daha daha yükseklere çıkıyoruz. Sonra bakıyorum aşağı uzaklar deniz şehirler ama ben çok uzağında her şeyin üzerinde minicik bir kar tanesiyim. Ben o kadar ağırlıksız tüy gibi hafifim ki. Çok çok çok hızlı iniyorum aşağı geri. Masal gibi değil mi? Hayal gibi. İşte bu benim hayatımın en büyük  tutkusu. Merhaba ben kayakçıyım. 30. Yılım bu sene ve daha mutlu olamazdım. 

Özet veriyorum. İlk gün sisler içindeyiz. Önümüz arkamizdan aşağısı yukarısı neresi bilmiyoruz. Dedim ki kızlara haydi derse saatlerce eğitim verdim sesim orada kısildi. Benden hoca olmaz çok bagirdim onlar da tirsti biraz evet. Ama sonunda az önce hep beraber inerken  tepelerden dedim ki sizinle gurur duyuyorum. Sözlerim dinlenmiş kızları paralel kayıyor lar kusaklikaya'dan Mandırada  madenden vız vız iniyorlar. Arkadaş candır. 

Sonra cumartesi günü güneş açtı parıl parıl di ve beeeeennnnnn çooook güzel bir sürpriz ziyaret aldimmmmm. Daha mutlu olabilir miydim? Ben kızlarım ve istanbuldan aramıza sırf ama koskocaman  bir günlüğüne gelen ;) bir boardçu. Efendim. Biz bunlarla pistte bol bol takışır birbirimizle tartışırıź ama kendisi beyefendi gibi beyefendi olduğu için beraber kaydigimiz bir günde ben çok çok çok eğlendim. Okuyorsun biliyorum ben de zaten sana söyledim ;) hafi haftaya ve sonraki hafta devam diyelim.
Bugün ise kayakçı grupla ağlattık pistleri. Efendim gym arkadaşlarımız ile sportmen sportmen ve extra fit insanlar olarak yorulmak nedir bilmeyen   hız delisi bir grup insan olarak tozu dumana kattık yetmedi karları erittik.  Dönüş otobüsünde oturmuş bu postu yazarken yüzüm alev alev yanıyor dev gibi bir gözlük izi ve onun dışında kalan kapkara suratımla otelleri arayıp rezervasyon soruyorum. Çünkü bizim bir planimiz var :)

Bu kısacık tatilde deli gibi spor yaptım deli gibi eğlendim ama deli gibi mutlu oldum en çok.  En mutlu ani paylasamiiciiim kendisi bize kalsın.  Ama şunu anladım hiç bir ağrım sizim bir şeyim olmadı çünkü ben zaten deli gibi fitim.  

Sürprizi yapan boardçu bey ilk sırada sonra da aileme teşekkür (really!) Beni daha ilk okula başlamadan kayaga başlatıp bu deli tutkuyu bana aşılayan ve her zaman devamlılığını sağlayıp beni sporcu yetiştiren aile gibi aile çok mersi ayooollll.

30. Sene muhteşem bir sezon açılışı hatta üstüne çilek inanılmaz güzel bir sürprizle başladı.

Sevgiyle
    

18 Şubat 2015 Çarşamba

30. Yıl hatirasi

4 yaşındaydım.  Beni zorla yuvaya yolladikları seneydi. Yaş 4, boy 1 metre ya var ya yok. Elimde tek parmak eldivenler. Başıma geleceklerini habersiz annemi dinliyorum. Annem dedi ki hadi bakalım uludağ yolcusuyuz. Ya da öyle bir şey.  Lacivert salopetim tek parmaklı eldivenlerim.  Kırmızı berem. Fahri otele bi girdik Tarık Akan! Karşımda iki metre falan ben tabi buyulendim. Kuzen vardı uzaktan, o da benim yaşta bizi verdiler kamil hocanın eline. Kamil hoca bizim bütün ailenin kayak hocası. Yazları trt kameramanı kışları kayak hocası. Lale ağladı yırtındı gitmedi. Ben bi anneme bi hocaya bakıyorum.  Kocaman gözlüklü astronot gibi bi adam. Annem şimdi beni buna mi vericek o havadan giden koltuklara oturup aya mi çıkıcam ne oluuor zaten soğuk kar var ama güneş var koskoca 4 yıllık hayatımda böyle Bi şey görmemişim. Vay Arkadaş dur ben annemin bacağına yapışayım derken hain kadın beni itekleye itekleye verdi hocanın eline. İyi dedim aya gidelim o zaman. Bindik telesiyeje (adını öğrenmem uzun zaman aldı,  tamam 4 yaşında kocaman 1 metre civarı bi kızım okuyorum yazıyorum 4 işlem yapıyorum da fransızca yok anca annemin öğrettiği ingilizce yabancı dilim bi de eğitim durumum yuvadan terk) hoca başladı. Naber minimini? Baktım astronot diil bu ağzı açık Hmm aya gitmiyorum o zaman nereye gidiyorum. Aşağı baktım. Ya hu annemin bacağı iyiydi ya keşke biraz daha yapışsaydım. Başım  döndü.  İyiyim kamil hocam dedim. Hoca anlatıyor bi şeyler de ben peeeh bulutların tepesindeyim madden ve manen tam anlamıyla. Karsapanı  öğrendim o gün 1 saat ders nasıl Geçti bilmiyorum. Kayıyorum kocaman tatlı s'ler yapıyoruz. Sonra gene telsiyej hoca başlıyor yanık yanık bitlisteee beş minare beri gel canım beriiii geeeeel... Sonra duruyor bana dönüyor nasılsın minimini? (Söylemeyi unuttum minimini benim)minimini çok mutlu minimini hayatının dönüm noktasında. Annemin belki de yaptığı en sağlam hareketti beni kamil hocaya iteklemesi. Orada dedim ki benim hayatimin dönüm noktası bu arkadaş. Bunu muhtemelen o zaman söylemedim 4 yaşında bu kavramlara çok hakim diilim tabi. Ama o günü  hatırladıkça mutlu olurum. Kayakların altından çıkan ses o sessizlik kardelen çiçeği ağaçlar dönüşte yediğim sosisli sandviç. Hiç usumedim ben ertesi gun beni örnek verdiler lale de geldi. İki kuzen daha kaymaya başladı ki sülale sülale değil kayakçı ocağı mübarek. Kışın aile yemeği olmaz bayramda seyranda aynı kayak merkezindeysek karsilasilir veya beraber gidilir. Hayir bi de dramaliyiz. Megerse bizim yunaistandaki köyün de yanında kayak merkezi varmış dna sal bi şey herhalde gerçi o zaman da var mıydı sanmıyorum  ama neyse şimdi var işte.  Hepimiz kayariz iyi de kayariz. Aşağı yukarı hepsi mühendis olan devamli dağlara tepelere kayak peşine koşan bir guruh ben bunlara ailem diyorum çok acayip insanlar tanisaniz deli dersiniz muhtemelen. 3 hafta kaldık o sene sonra bi daha bi daha bi daha. 30 yıl oldu (evet 7 martta 34 olucam tehlikenin farkindasiniz di mi yeeyyyy my b'day). Yarın sabah yola çıkıyoruz. Şu anda bu postu telefondan yazıyorum kayak pantolonum giydim kafamda buff bir iii saat önce kayak gözlükleri ile resim çekip whatsapptan yolluyordum. En eğlenceli seyahatlerimi dağlara yaptım ben.  çok harika insanlarla tanıştım. Dayanıklı olmayı öğrendim. Sessizliği takdir etmeyi. Durup bi anda kayakları çıkartıp dağlara bakmayı. Tek kişilik kırık telesiyejle çıkarken 30 metre aşağı bakıp korkmamayi. Hızlı düşünmeyi. Bir kere kafa üstü çakılıp 48 saat boyunca uyumadan beyin kanaması olur mu diye beklerken ölüm korkusunu (yaş 11 kazadan sonra bana ne ya bugün Son gün ben çıkarım piste diyip annemden kaçıp kayaga gittim aksam dönüşte hayatımın azarıni yedim düşündükçe hala tüylerim diken diken olur).  Sakın olmayı.  Dayanıklı olmayı.  Bir sürü seyi öğrendim ben. Kar leopariymis gibi hissetmeyi.  Tahin helvasini pekmeze banip yemeyi. Öğle yemeği yemeden tüm. Gün kaymayı.  Sakatlıkları. Bacak ağrılarını.  Karda tavuk yemeği (çok manyak hikaye). Teleskide şampanya içmeyi.  Yarışmayı.  Ama dayanışmayı. Sorumluluk duygusunu yanindakiyle geberticek kadar kavga da etsen o otele gidene kadar birbirinizden mesul olduğunuzu.  Gece kurt indigini (gene manyak hikaye).  Daha bir sürü bir sürü seyi. Bugün ben bensem annem beni hocaya itekledigi için.  Çünkü benim de hayatta en sevdiğim şey bu arkadaşım ya çok seviyorum. Benim icin insanlar ikiye ayrılıyor kayakçılar ve diğerleri. Bi de boardcular var pisti supurup buz yapiyolar gitsinler bol karda kaysinlar. 

Yarın sabah yolcudur Abbas bağlasan kırar zinciri gene gider modda. Ben yatıyorum bavulum kapıda. Allah herkese böyle bir tutku versin bu mutluluğu herkes yaşasın.  Ya çok duygusalllllll ay yerim kendimi. Belki hatta kar resimleri olur yarın  bu blogda :) neden olmasın :) ben 30. Yılı kutlamaya gidiyorum ki :)))

Sevgiyle

12 Şubat 2015 Perşembe

Türbe değil tekke değil

Motivasyon haftası gün 3. Sağlıklı beslendik, etrafımızı temizledik. Bugün de düzenli disiplinli olmayı öğreneiyoruz. yani sen öğreniyorsun ben zaten Alman panzeri gibiyim konu disiplin falan olunca. Ama sen de bir günde öğrenemeyeceksin. Allah seni ıslah etsin.

En çok duyduklarım. Ay yorgunum. So what! kaldır o popoyu ve spor salonuna mı gidicen sahile ormana mı gidicen. Eve gidip dizi izleme, dandik muhabbetler eşliğinde lup lup yeme içme ne olacak. Hem insana enerji geliyor. Ayrı bir havaya giriyor.

Benim sosyal hayatım var her gün gidemem. Senin sosyal hayatını tebrik ederim. Göbeğinin, sarkan kollarının, tık nefesliğinin, pide gibi yayılmış yumuşak kalçanın (ki tuhaf tuhaf sallanıyor), kat kat selülitlerinin, cansız cildinin, parlamayan gözlerinin, yüksek kanser ve kalp hastalıkları riskinin ve diğerlerinin de ayrı arı mı sosyal hayatı var yoksa hep beraber mi takılyorsunuz? Sosyal hayat dediğin de orda dedikodu burda dedikodu. Sanki creme de la creme insanlarla entellektüel alışveriş yapıyor zilliye bak.

Ben üşeniyorum. Haaa orda dur. Hayatını böyle devam ettirmeye kararlı mısın? Yukarıdaki zilliye de söyledim (aynı zilli de olabilirsiniz çok emin olamıyorum) hayatını bu şekilde mi geçireceksin? Yüksek kalp damar hastalığı riski ile. Toksinlerini atmadan, bedeninin hakkını vermeden. Hayatını he aynı noktada bu kabuller ile geçireceksen, o zaman dünkü yazıya dön ve oradaki insanlardan biri eğer şimdi değilsen bile bür süre içinde olacağını gör. Böööööğğğğ kışt o zaman hayatımdan kış kış cinler kış kış yallah cinler yallah cin çık cin çık cin çık.

Ay spor salonuna üye oldum ama 3 kere gittim bir yılda haahhaah.... Salak mısın? Hayır hakikaten salak mısın? Burdan yazmamda sorun yok yüzlerine de söylüyorum zaten. Vallahi yaa salak mısın?

Orda tek başıma ne yapıcam? Pardon da kaç kişi gerekiyor leg press yapmak için. Spor salonları çiftleşme odası değildir. Esra Erol ile izdivaç da değildir. Hammer curl yapmak için 1 kişi gerek o da sen. Sen yoksan kimse yok. Sosyalleşme ihityacını da orada karşılayan insanar mevcut o da zamanla oluyor. Benim şu an çevremin büyük çoğunluğu gym tatlişkolarım. Dışarıdan da insanlarım var ama sporcu herkes. Bizim salonda diilse diğer şubede...

Bu bir hayat şekli. Bu zaman ayrıdığın bir şey değil. Rutinin, kalan şeylere zaman ayır. Arabanı tamire o first date'e yeni restoranı denemeye tatile bilmem neye vakit ayır. Sporundan arta kalan zamanda kapiş?

Demem o ki, şekerim kendini kaldırıp aksiyon almadığın ve bunu sürekli kılmadığın zaman senden bir cacık olmaz. Ancak üzerine döker light yoğurdu öyle sersem sepelek bakarsın. Ağır mı oldu? Tartıya çık da gör ağır ne hafif ne. Bana sinir oldun mu? Hadi o zaman göster bana günümü. O kendini ne sanıyor be ben tutarlı disiplinli bir insanım de bunu kendine kanıtla. beni boşver benim ruhum duymayacak :D

Sevgiyle

9 Şubat 2015 Pazartesi

forgive me trainer for I have eaten

Bu hafta canım motivasyon ile başlamak  istiyor. Geçen haftasonu alkol ve pide batağına düşmüş, sabahın 4'ünde ezogein çorbaya pide banmış birisi olarak söylüyorum; diyet önemli. Bütün Cumartesi gecesi boyunca tam iki kadeh sert alkol aldım, ayrıca bir adet shot ve kıymalı pide ile olayı sonlandırdım. Bunu neden yazıyorum? Çünkü hepimiz bazen yoldan çıkarız. Hepimiz bazen böyle minik şeytan tuzaklarına düşeriz. Bir bar çikolata yedim veya bir kocaman pizzayı mideye indirdim diye kendimden nefret edemem. Ancak ha tamam aferim bana afiyet olsun, ama bunu alışkanık haline getirmek yok derim geçerim. Ben kendimi seviyorum,düzenli ve sağlıklı beslenme alışkanlığımı da seviyorum. Bedenimi de seviyorum. V o beden arada Trabzon pidesi istiyor, o ara gecenin 3'ü Asmalımescit civarı yaşanabiliyor. Ne olacak... Yedim gitti. Ama no alışkanlık! Cızzzz.

İnsan benzerini çeker diyorlar ya doğru. Gece boyu gerek halihazırda gym'den tanıdığımız gerekse yeni tanıştığımız herkes ile mevuzlar ortaktı :) Diz sakatlığı, kas ağrısı, snowboard mu kayak mı, haftada kaç gün leg day, kayak kasları için doğru idman nedir? Saçma sapan şeylerle uğraşmaktan en sevdiğim şeyleri ertelemeişim ay bir daha olmasın!

Sonr aben yeni bir şey daha öğrendim Calisthenics. Bununla ilgili detaylı bir post tabi k gelecek Bunu Pazartesi saçmalamasına kurban edemem. Ama vücut ağırlığın ile yaptığın kuvvet egzersizleri,bol esneme ve cardio karışımından oluşan bir idman sistemi. Burada amaç muhteşem; vücudun direncini arttırmak. Yani boş boş bench'te basmak değil, ama mikro ve makro kasları eğitimp bedeni terbiye etmek en zor koşullara hazırlamak, Deli gibi dayanıklılık sahibi olmasını sağlamak. Burada biraz bilgi var ama zaten Google diye bi şey var yazıyorsun çıkıyor. Hatta instagramdan falan bir iki hesabı takip etmeye başladım off deim yaa çok gaza geldim. Akşam maçı seyretmiyorum satıyorum ve gym'e gidiyorum düşün o derece!!! Ama genel olarak baktığımda ben zaten bu disipline yakın çalışıyormuşum. Sadece bir kaç bir şey ekleyip sistematik haline getirsem daha süper olacak gibi.


Sonra irade ne kadar önemli pnu da öğrendim. Paylaşırken nasıl da mutlu oluyor insan ya :) Küçük Bey, hikayeniz ve work our müzkleriniz harika (gecenin körüne kadar liste verdi allah razı olsun benimle uğraşmak zordur, tak tak tak sevdiğim ve beni koşturacak, çalıştıracak, ağırlıkları bana tek tek kaldırtacak listeler yaptı). Dünyada ne şeker insanlar var (kalkan balığı vaadetti bana pardon da kalkan balığı! ben ona değil şeker Strüdel bile derim, Karpat pastası da derim! karışmasın kimse)

Bu hafta motivasyonumuz idmandan çok beslenme olsun mu? Ben bu sabah; bir çay kaşığı bal ile güzöümü açtımi Sabah yogamı yapıp greyrut tekerimi yedim. Hazrılandıktan sonra sütlü yulafımı yiyip evden çıktım. Ara öğünüm sabah badem (çiğ) öğleden sonra yeşil elma. Akşma idman öncesi peynir ve tam tahıl alıcam. Öğlen yemeğini protein ağırlıklı yapıcam. Akşama Insanity üzerine leg day ve karın çlışıyorum. Her gün planlarımı paylaşacağım. Her gün yemek listemi de veriyorum ve dılına çıkmıyorum. Al sana motivasyon anahtarı yaz yediklerini gün boyu app bile var be bunu yapan. Üşenme erteleme vaz geçme!!!

Sevgiyle


6 Şubat 2015 Cuma

DOMS 101

Bir şeyi alışık olmadığı bir şeye tabi tutarsan o şey manyak manyak tepkiler verir. Mesela kansız itin tekine değer verirsen ne yapacağını bilemez gider seni aldatır hem de onlarca kez hem de lise arkadaşlarınla. Arap yağı bol bulunca neresine süreceğini şaşırır diyorlar yesss so correct.

Kaslarına böyle demek istemedim tabi de benim içimde hala minik öfke paketleri kalmış galiba. Onları bir bir atıyorum safra atar gibi. Aman uğraşamiicam başka bir şeyle şu an benim derdim bana yeter. (derdi anlatıcam birazdan sevinen düşmanlarımın yüzlerini görmek isterim nıhahahahah)

Dün dedim ben yeni bir bacak kalça planım programım var. Kendisi biraz ağır, hem program setleri ağır hem de hakikaten yüksek ağırlıkların altına girmem gerekiyor. Dün akşam ilk uygulamamı yaptım. Şöyle söylüyorum, daha soyunma odasına çıkarken bile kaslarımın kemikleirmi sıkıştırdığını hissettim. Amin Amin gördü beni ağılrık alanında naaptın kızım sen kalçana bacaklarına şişmişler dedi (ilk idmanın ortaları bu dediğim henüz sonuç görmeye uzak zamanalr düşün daha başının başında etkiye gel).

E tabi haliyle ben bugn penguenim. O kadar esnedim yaaa o kadar da esnedim (gene allah bu ağrıları başımızdan eksik etmesin). Bu kas ağrıları (DOMS - Delayed Onset Sore Muscle) kaslarının daha sağlıklı daha kuvvetli daha fit olmduğunun göstergesi. Okudum da bunun hala tam mekanizmasını çözebilmiş değiller. Ama genel açıklama olarak laktik asit ve toksik metabolik atıkların atılmasına bağlanıyor. Oluşmasında en etkili taraf esneme germe (açma germe) stretching be of tiki karı demeyesiniz diye ne kastım aay ne derseniz diin :) DOMS idmandan 6-8 saat sonra başlayıp 48 saat içinde doruk noktasına çıkar. (bugnbaşıma gelecekleri düşündükçe tuhaf bir zevk de duymuyor diilim). Yani ben dün gece kasları strese (bayağı strese) tabi tuttum onlar da bana bugün tepki veriyorlar. Al gülüm ver gülüm bi nevi.

Canının acıması ille de kas yaptım anlamına gelmiyor yalnız onu da bi kafaya not et bence babe.

DOMS'um var diye yatmiicam tabi bugn dana gibi. Acıyan kasşarınolabilri ama onları salamura yap demek diil. Daha verimli recovvery için onları hafif bir yürüyüşe veya temiz bir yoga pratiğine çıkartabilirim. Sen beni 1 ay sonra gör peeeh no pain no gain demiş atalarımız.

Sevgiyle 

19 Ocak 2015 Pazartesi

Nazar etme ne olur çalış senin de olur

Az önce bir yazı okudum yazı da bu. Soru şu fitness work out rutininden ne sıkılıkta nasıl bahsetmelisin ki inanlar darlanmasın. Derde bak! ahaha ne alaka be derde bak hakikaten derde bak :)

Canımın istediği kadar canımın istediği yerde konuşurum. Gelip bana ay ben de karnımı vermek istiyorum ne diyeti yapayım demeyi biliyorlar. Acı gerçekleri herkes öğrensin canım nerde ne kadar isterse o kadar konuşurum. Karnını veriyosun da bacım selülitlere pasaport alman lazım onu da söyliim kendi cumhuriyetlerini kurdular kuracaklar. Acı gerçekler evet, kolay değil hiç bir şey çalışmadan da olmıuyor, benim de yaptığım şey bu arkadaşım herkesin bi hayat düzeni var, kimi şarap şişesi koyar kimi, dağ taş tepe bende ağırlık plaka dambıl seviyorum naapçaaann :)



Sosyal medyada canımın istediği kadar kaslı, spor öncesi, esnası, sonrası resim koyarım kime ne! Yok efendim insanlar sıkılıyormuş Bakmasın o zaman silsin beni. Ben onların gereksiz işleri, stereotipik politik görüşleri, güdük futbol bilgileri hele ki hele ki bir kısımın çirkin bebekleri konusundaki postlarına sabır ve sebat ile yaklaştım. Sağlıklı yaşam hakkında bir şeyler görmek mi onları üzdü ay canım benim... Bunun nedeni acaba kısknaçlık olabilir mi?

Yani ne bileyim nihayteinde ben daha sağlıklıyım, makyaj yapmaya ihtiyacım yok cildim pırıl pırıl rutin olarak toksinleri terle sporla saunayla atıp üzenli besleniyorum, protein ve lif ağırlıklı diyet saçlarımı ve tırnaklarımı daha canlı parlak ve dayanıklı yapıyor, dayanıklılığım ve kondisyonum ondan iyi, E onun sağlık kriteri zayıflık (dar görüş) ben de zayıfım ki asıl önemli olan sağlıklı olmak şükür Varlık! E sinir stres yok bende dert tasa da yok gidiyor onlar, hayata pozitif yaklaşım neden? 165 push up üstü 165 burpee yapınca dünya işine halin dünya malında gözün kalmıyor. Ondan.... Dert edemiyorsun bir şeyi, halin kalmıyor bunu bir de 2 saatlik dimanın başında yapınca... Haturladıkça tuhaf oluyorum. ATP kalmadı be insaf! Neyse yaptık bi şekil....

Neymiş efendim aman sıkılmasınlarmış. Şöyle söyleyeyim eğer gym günuümse dünya yıkılsa davete bilmem neye icabet etmem. Eskiden yalan kıvırmak için kıvarnırdım artık direkt söylüyorum bacak günüm, cardio günümi sırt günüm diye. Tuhaf bakışlar varsa bana mı var? kendine baksın bana ne :)

Benim de en sevdiğim konu beslenme, lifting, yoga, koşu, gym kıyafetleri hatta gym gıybeti. Be sevmiyorum politika mesela, ya da kim kiminle nerde, ya da TV dizisi, ya bu memlekette T dizisi konuşan insan var arkadaşım uyan silkin ve kendine gel! Rabbin seni o mal şeyi izleyip sonra üzerinde konuşasın diye mi yarattı varlığının hakkını ver ya hu. Senin var oluş nedenin bu mu? Sana verilen o bedeni şiirip hastalık yükleyerek ve bunu yapmayan insanlara hasetlik ederek yaşayacaksan kapat dükkanı.

Ha bir de bunların bu arala böye takılıp Martta bikini sporu yapmaya başlayan modelleri var çabaları ortalama 2,5-3 en dayanıklıları 4 hafta sürüyor sonra yoklar :) Toz bulutu fiiiiuuuufffffff :)

Mesele sosyal medya postu değil. Sen de bak fitness blogu okuyorsun. Mesele insnaların unları kıskanması, nazar etmesi, çalışmamaları ve onların olmması hali. Haset yani. Ay sorry damarına mı bastım gene, çok urumda değil. Belki bir oturuo düşünmen için vesile olur. Neden ızıyorum ben bunlara diye...
Zayıf mı yoksa sağlıklı mı?

Sevgiyle

15 Ocak 2015 Perşembe

Acemi Birliği

Yemin ediyorum hayat onlarla daha rahat daha güzel daha sakin daha daha daha hoş. Amerikalı kız bile dün bunlar geldi eski aile hhavamızı kaybettik dei. Bu kadar istila altındayız. Yeni üyeleri sevmiyorz. Neden? Çünkü şu an bir heves gelip kalabalık yapıyorlar. Derslerin düzen ve peroformansını olumsuz etkiliyorlar bildiğin dibe çekiyorlar. Ukalalr. Bir tanes (hatta sonra bir tane daha gördüm ama o ikinci en azından spor taytı giymişti) bildiğin günlük siyah taytın içine naylon külotlu çorabını giymiş (Allah bacaklarından varisleri eksik etmesin bacım) gelmiş. Tebrik ederim çağ atladın. Hayır kayak kazası geçirdim, burnum öyle koku konusunda nazlıdır (tepe üstü bombeden yere çakıldım kaza dediğim de bu, yaş 11 falan - durdum mu? hayır kırık burun ve kafada beyin sarsıntısı ile annemden kaçıp kaymaya devam etmiştim). Kadın yanımda spinningde buram buram terle karışık yanık külotlu çorap kokuyordu. Nasıl? aşağıladığınız recep İvedik quotation'una konu olmak nasıl bir his? Bravo bu durumdasın işte.


Başka örnek, kadın giyinmiş duşunu almış canım benim saunanın kapısında böyle içeri girsem 5 dakika olur mu diye soruyor. Arkadaşıma dedim sen onu bana yollasaydın içeri, yollasaydın ben onu o halde 15 dakika da 35 dakika da tutardım.

En sevmediğim şey kalabalık, kendi ağırlığımla bile çalışacak yer yok bu aralar yeni yıl kararları verdiler ya her gün gy'e gelecekler kilo verecekler yaza packleri olacak. Şimdi o öyle olmuyor. Neden? bunu çünkü hayat tarzı yapmazsan olmaz. Amaç sadece kilo vermek ise olmaz. Sağlıklı yaşiicam ben yuppiii dersen olur o zaman. Ama onun kafası 100 kişiden 2'sinde falan var. Zor çünkü. Alkol yok, öyle sabahlara kadar bar club gezmek yok, para veriyorlar her sabah 6'da kalkıp Tuzla'ya geliyorum yoksa deli miyim? Ama haftasonu kalkarım sabahın köründe ormana git sahile git koş. Dün akşam bir idman yaptık çığlık çığlığa çıkartalım diye bağıra bağıra gittik. Çin işkencesi çekiyoruz evet ama gönüllü. Börek yok yaa börek!!! İşe gel. Beslenmene bir dikkat etmen gerek. Dün mesela abartmışım sabah vücudumda bir gram şeker kalmadığını hala hissediyordum. (Cici Bebe yiyorum bu durumda, bol kalorili ama en azından hem abur cubur gibi hem değil gibi, yarış öncesi de yediğim ley)

Kiloyu verdin (ki canım yaza kadar senin zor o iş, bir de sağa sola iş atarken spor çıkışı kanyon cafelerinde şarap bira içerken görülmüşsün senin 2015 de iyi göbek kalça yapacak maşallaaaahhhh), hayat tarzını oturtacaksın 7 kilo verim böreeekkk mesela yok!

Uyku düzenin olacak, yemek planın olacak, o zaten yerleşiyor bi noktadan sonra ama sabır o noktaya gelebilmekte çok yakın bi nokta değil bebiş o epey uzak hatta.

Aktif kalacaksın, 9 kilo verdim 36 beden oldum bikiniye sığdım dersen 10 güne kalmaz o kenarların bir sarkar jabba the hutt gibi olursun mazallah. ben de sana bakar bakar gülerim aslında komik olursun keşke uyarmasaydım ayoool. gene idmana devam o artık hayat tarzın ya hani bitmeyecek o :)



Çevre önemli spor yapmayanla olmaz! Ne dost ne arkadaş ne sevgili ne aile olmuyor herkes spor yapacak. Alie de vallahi annem Bikram Yoga yapıyor mesela, bütün arkadaşlarım sporda, yapmayanlar başladınasıl gazladıysam nasıl insanların beynini yediysem beni dinlemektense başlamak daha kolay geldi, hepsi de memnun. #thinkingof'um pek spor yapmıyor ama o da yapıyor canı istediğinde :) aktif fluffy <3



Beslenme alışkanlıklarını değiştirip iyi sağlıklı yönde tutacaksın. Sadece diyet ile veridğin aldığın yoyo kiloları hatırla... iğrenç di mi spor ve beslenme elele ile sağlıklı ayyy iğrenç kamu sporu gibi bööğğğkkk

Gym'den vaz geçme. Birisi gel bilmem ne dediğinde de ki, sorry önce spora gitmem gerekiyor. Ben şahsen biri ölmedikçe sektirmem. Hatta biri ölüyorsa da ölmüş rahmetli yani benim orda olmam olmama da işte mahalle baskısı....


Yani bugün bir yenilere giydirdik, iki spor spor taytı ile yapılı öğrendik, içine naylon çorap giyilmez (bakınız recep ivedik) ve verilen kilolar nasıl veirlmiş kalır onu öğrendik.

Accayip faydalı olduğum bir gün daha hehehe haydi uğurlar ola

sevgiyle.

9 Ocak 2015 Cuma

Yaşasın kış en güzeli kış keşke artktik çağa dönsek

Aman herkeste bir afra tafra. Aman efendim çok soğukmuşda, çok buzmuş da. Kar var be kar hem de her yerde harika bir şey bu :) yumuşak beyaz ve buz gibi sağlıklı bir şey bizi sarmış sen hala bik bik yapıyorsun. Ben bir üniversite çalışanıyım tatil de verdiler bize arada :) ben daha ne isterim. 



İlk kayak dersimi hatırlıyorum 4 yaşındayım (euzun anılarım var benim pusettede var bi tane) annem beni Kmail Hoca'nın eline verdi ben güle oynaya gittim. Kuzen Lale mesela ağladı o gelmedi, sonra o da iyi bi kayakçı oldu gerçi ama ben çıkış o çıkış. Fahri Otel'in telesiyejine bindim Hoca ile, o gün bu gündür dağ tepesinde kar peşinde bir canlı oldum. Kar leoparı dedi bana briisi hem de hiç denilmeyecek yerde çok ağır ciddi bir ortamda çok ciddi bir abi hem de. 

Velhasıl kelaaam, kış sporlarını uludağda sucuk şarap tepede viski sanan board yapmayı marifet bilen (ay sinir oluyorum tüm pisti buz yapıyorlar ve sarhoş ve dengesizler zaten) tek olayı Beceren'de oturup dedikodu yapmak olan tipleri sevmedim hiç. Benim bundan analdığım hard core kayak! en sevdiğim yeeeyyy... Bu yüzden karı da sisi de kayağı da kışı da çok severim. bayılırım. Soğuğu da severim. (hatırla yazın nasıl telef oldun sıcaklardan).
#thinkingof :) 


Bir kere buzz gibi soğukta vücut kendi kendini ısıtmak için yağlarını yakar! Yani durduğun yerde daha çok kalori harcarsın. Yağların gider, Bedendeki kahverengi yağ, tetiklenir ve beyaz yağı yakar kısaca hikaye bu :) devamını isteyen Google amcaya sorabilir. 

Soğuk havalarda o pis mikrop saçan ısırgan böcekler ortalıkta olmaz epidemik hastalıklar olmaz ne der nenelerimiz (nene çok şeker bi kelime değil mi) KAR MİKROBU KIRAR, bak yayılmasını da engelliyor.

Soğuk havalar insanları bir araya getirir, insanı kendine döndürürü ve ruhen de sağlıklı olmanı sağlar :) 

Sakatlanınca hani yileşsin diye buz koyuyoruz ya (dizimize bileğimize artık neremizeyse) işte baksana olayın harikalığına, doğa bize komple buz koyuyor, çünkü soğuk iyilşeitiricidir, iltahaplanmayı önler, acıyı ağrıyı azaltır.

Kılcal damarlarda kan dolaşımını düzenlediği için cildin muhteşem olur bakınız iskandinav kadınları, bol bol da Omega 3 aldın mı al sana muhteşem cilt. Ama şekerim nemlenmeyi unutma (ben şahsen mavi nivea krem - nene stayla, kakaolu vazelin ve kakaolu krem kullanıyorum, el ve dudak için tabi ki Neutregena asla vaz geçmem, janjanlı kremlere karşıyım ben mavi nivea candır)

Yzın bikiniyi giyeceğin o bedeni kışın yaparsın yani soğuk havada kendine odaklan. Nisan ayında başlayaccağın Dukan diyeti seni ancak komik duruma düşürür. Ayrıca bu sene de benim bikinime bakıp ay ne diyeti dersen o bikini le boğarım seni. Anam ağlıyor benim salonda sensin diyet (bu arada iskenderden ciğere keban barajı kenarında balık ve sütlü helvadan maraşta kuzu şişe kadar uzanan dev bir skalada yemeye devam ediyorum bir adım adım Anadolu serisi yaptık #thinkinof ile Pacman gibi yiye yiye gezdik al sana diyet)


Manyak bilimadamları solucanları soğuğa maruz bırakmışlar ve hayatlarının uzadığını görmüşler. bize de uygulanabilri mi bilemiyorum DNA genetk benim işim diil pek. Ama İskandinav modeli diyorum rahat kafa bol balık ve buzzzzzz gibi havaaa

Soğuk havada yapılan spor daha çok sevap points verir cicim. Daha verimli olur :) 

Ya gökten kar yağıyor yaa daha ne olsun pamuk gibi şeyler dşüyor beyaz yumuşak :) her şeyin üzerini kaplıyor!



Alkol alan cins isen bir kadeh fisski, ya da vermuth, ya da baileys ya da güzel bir vodkalı kokteyl ile ya da Boza kestane leblebi sahlep ve çikolata ile (Malatya'dan bir kayısılı çıkolatalar aldım aklım duruyor yedikçe) Türk kahvesi (sade bebişim) tadını çıkart. Gym'e git bol bol stdyonun camından bak dışarıda kar yağarken sen içeride sıcacık idman yap saunaya gir tadını çıkart. İş yeri tatil verince yat evde kitap oku meditasyon yap yoga yap.

KIŞ DÜÜNYANIN EN GÜZLE ŞEYİİİİİİ

5 Ağustos 2014 Salı

Forgive me father for I have sinned

Dinle inançla alıp veremediğim hiç olmadı bugüne kadar. Ama günah çıkartma hep acayip gelmştir bana. Mesela ben özür de dilemem çok öyle - hani politik bi yerdeyimdir, karşımdakinin çeneisni kapatmam gerekiyodur, benim için mühim bir şey de diildir, tak diye ulu orta özür dilerim. Özür dilemek ne be? yap yap özür dile. Tamir ediyosa her şeyi oh ne ala! Yalandan bi iş işte. Amaç karşındakinin egosunu kırıp kendininkini şişirmek. Benim öyle bi derdim olmadığı için oooh bana ne. Gönül almayı bilirim ama özür diliyorsam bil ki samimiyetsizim. Aynı dün akşam gym'i dolduran ahali.



Biz onlara tatilciler diyoruz. Tavrımız genel olarak gitsin bunlar üzerine kurulu idi. Keza ben har gün zaten ordayım son iki yıldır. Ama tatilci 10 gün yedi içti bikinili mayolu insanları gördü onlar zayıf ben niye bıngılım dedi (zayıf ne ya zayıf sevmem fit olacak, fit iyidir fit sağlıklıdır) ve Pazartesi akşamı kendini gym'e attı. Bu sayede biz regular'lar dolap bulamadık, koşu bandı bulamadık (sprint atmak zorunda kaldım boş koşu bandını kapmak için, karşımdıka kızcağızın bana karşı tabi ki şansı yoktu koşu bandı benim oldu). Dün allahtan üst çalıştım, bacak günümü allahtan pazar aradan çıkardım (aradan çıkmadı tabi o statik statik çalıştım delayed sore muscle larım ve ben bugün çok mesuduz)

Duş yok dolap yok, bunlar heryerde, kimi öyle yürüyor (alışveriş merkezi iki kat aşağıda kapının dılında diyesim geldi), kimi öyle takılıyor (6 kilo ile press yapan erkek gördüm yaaa rezilliğe bak evvlaaadımmm hiç mi kolunun kuvveti yok, benim Makro'dan aldığım poşetler bile daha ağır be)

Bir minnak alan bulup serilerimi zor yaptım, heryer acayip acayip bakan insanlarla dolu. Şeker şeyler üye olup gelmeyenler. Yeni yüzler çok sevimsiz! Yediler içtiler ya ondan günah çıkartıyorlar.



Her hafta olur bu, Pazartesi Salı dolu Çarşmaba eh sonra Perşembe Cuma akşamı manyak workout ortamı misler gibi hele Cumartesi özell,ke sabah ve Pazar tüm gün. Haftanın o iki akşamı gelirler zombi gibi. Ayyy gelmeyin yaaaa valla tuhafsınız zaten :p şimdi bi de abarttılar belki Çarşamba'ya kadar dayanırlar (umarım yanılıyorumdur)


Arkadaşım bu öyle bugün yedim yarın koştumla olmuyor (hoş koşmuyor da yürüyor 30 dakika 5 kilometre hızla o onun için çok fit olması gerek ama neden kilo veremiyor anlamıyor Pelinsu çok maaaaduuaaarrrr). Erkekler ayrı hoşlar, ben orda overhead arm extensionumu bile 2x8'le yaparken senin yanımda 6x2 ile press yapıp bi de yan yan bana bakman, ay güldürme dambıllarımı düşürücem, kafasına indirmek geliyo içimden.

Kollarım ağrıyo zaten, beni dün ataralandırdılar, ben çok abartmışım (push upta göğsüm yere dğiyodu ya bi ara toplam 72 push up, 72 kettleball swing, 72 TRX row (Çin işkencesi) 72 yan açış (5x2kg ile tıfıl mıyım ben?) yaptığımı bunu extension ve dips ile harmanladığımı düşünürsen 72 push up'ta göğsün yere değimesi bugün kolumun kalkamaması için geçerli neden. (bunları sıralı yapmaya kalkmayın bunlar toplam sayılar, sistematik dağılım var aman diim) yetti mihayır üstüne yarım saat karın çalıştım 3 dikaknın üzerinde planj durdum sinirim geçti mi? hayır ama canım o kadar yanıyor ki sinirimi düşünmüyorum şu anda o can acısı beni mutlu ediyor. Çok kuvvetli çok güzel çok güçlü bi deliyim oley.

Sevgiyle


3 Temmuz 2014 Perşembe

İş seyahatinde hayatta kalma rehberi

Hello şekerim. Ya da Bonjuuuur (iki sabahtır çok sevimli uyanıyorum kalkar kalkmaz Fransızca konuştuğum için, Almanca konuşunca daha sistematik, İngilizce konuşunca gittiğim yere göre değişen biri oluyorum, konuşulan dillerle ilgili bilgiler birazdan). Gün gelyor hepimizi uçağa tıkıp sevimli sevimsiz bir yerlere yolluyorlar. İş seyahati adı altında çeşitli aktiviteler gerçekleştiriyoruz. Burada FitnessDelisi olarak kendi kaçış noktalarımı oluşturdum. Olayı az hasarla atlatıyorum. (minimuma indirebilmek de bir şey bence aferim bana)

Böyleşeytan icadı şeyleri vitrine koymak tamamen terbiyesizlik. Ahlaksızlık. Sonra fitnessDelisi Vitrin yaladı oluyor koyma arkadaşım ben hayalimde bile görmüyorum böyle şeyleri koyma!
Uyku düzeni; jet lag bilmem ne gibi mevzuları bilemiicem. Kısa mevzillerde konuşalım, Yarıçap oalarak 4,5 saat uşuş mesafesi alırsak, buralarda survival daha makul şartlarda. Bir kere benim istikamet genelde batıya doğru oluyor bu da bence iyi bir şey, mesela Almanya Fransa Danimarka gibi bir yerde sabah kalkıp koşsan kimse sana Kurban bayramında Alien kesiyormuşsun gibi bakmaz (bakınız İran'a yapılan iş gezisi, ya da Kuzey Irak Gabon Kenya falan...) O yüzden hele de bu mevzimde bir şort bir tshirt bir çift koşu ayakkabısını el bagajına sığdırmak cardio'mdan ayrılamam beeeğğnnn diye ağlayanlar için ideal çözüm. Kalk sabah 06:00'da yollar düz zaten genelde pıt pıt pıt seke seke koş. Hem her yer park ödrek su birikintisi falan muhteşem yani.

Benim tercihim sabah kalkar kalkmaz kuvvet idmanından yana. Kabul bazen üşeniyorum soğuk oluyor. Sabah sabah otel odalarında Rocky Balboa'ya bağlıyorum acayip bi şey. Bir kere Hazreti Mehmet Ali Hoca Efendi Hazretleri (kısa yazınca kızıyo - E FitnessDelisi'nin Hocası Da deli olacaktı di mi) bana otel odası programımı verir şimdi de sakatlığıma uygun bir adet yapıştırdı keza. Bazen çok hoplamalı zıplamalı oluyor eski bir dağ oteli falan gibi bi yerde kalıyosan sıkıntı (başıma geldi). iPod'u telefonu bağla seyahat hoperlörüne, al sana müzik. Mat tabi ki bulamıyorsun bu sebeple her zaman iki adet büyük boy havlu odamda olmazsa Recep'teki elemanları darlarım. Ayrıca Akşam yatmadan bir mini yoga pratiği yapacaksam gene aynı havluyu kullanırım. yerde bırakma yalnız temizlikçiler topluyo. Havlu üstünde yoga yapmak ayrı deneyim. Onu paylaşmiicam. e dicceksin neden otel gymine gitmiyorsun. Yabancılıyorum sevmiyorum hoşlanmıyorum otel gymlerinden.

Öğünler: Yandım anam! kahvaltı. Geneşde en kolay öğündür. Özellikle Avrupa için konuşuyorum, bi kere adamlar zaten sağlıklı yiyolar. Kendini hamur işine kaptırmazsan müsli yumurta falan olayı atlatıyorsun. Peynir tam tahıllı ekmek falan hoş bence en sevdiğim öğün oluyor kahvltı iş gezilerinde.

Öğle yemeği: Yapacak bir şey yok. Niyet önemli prensibi ile toplantı aralarında verilen neyse ölmeyecek şekilde yiyeceksin artık. Unutmamak gerek ki aç kalmak daha büyük eziyet. gene de dengelemye çalış bakınız aşağıdaki bir sonraki öğün.

Kahve araları: Bazı yerler muhteşem bir şekilde meyve sunuyorlar (Alman partnerlerim var kivilere saplanmış kaşıklar falan veriyorlar ya o kadar şekerler) işte onların organize ettiği her toplantıya giderim. Ama bazıları (İtalyanlar mesela) basıyorlar şekerli şekerli leziz leziz pastaları.. Burada irade önemli. Çok baktın değişik bir şey yuvarla bi iki tane ama sayı 4'ü geçerse durumun kritik uzaklaş ordan. Git mail falan bak bi şey yap.

Akşam Yemeği: Kaçacak yolu yok. İş gezisinin şanındandır mutlaka tuhaf bir yemek yenir. Zaten yorgunsun uykusuzsun, perişansın bi de ağır bir yemek yiyosun ha genelde de ortama uyarsan dayıyosun şarabı. O zaman hemen olayın sonunda füzyon yap ve kahve iç (espresso önerimdir), ayrıca imkan varsa yatmadan önce yürü oteline mesela. Yapabiliyorsan bir bast yoga pratiği yap. Varsa meditasyon yap, yatakta mail bakmaya kalkma rezillik yani hayat kaliteni düşün yapmaaaa.
Sen tut beni Pintxos bar'a götür önümden aksın böyle tabak tabak, e ben de 20 çeşit yerim tabi....

Ben ne yaptım bu sefer? Sormayın yedim içtim fena ama sabahları kuvvet ve esneme idmanları yapıldı. 200 jumping jack challenge'ı yapıyorum bi de o da şu her seferinde 200 taneyi kaç dakikada yapıcam diye zaman tutuyorum bunu da 3 kere yapıyorum üst üste. kendi kendime çok eğleniyorum. Bu sefer bi de yanına 50 Burpee ekledim tadından yenmiyor al sana odanda mis gibi cardio. Ha bu arada ben vücut ağırlığı ile beceremem diyenler tera bantla da çalışabilirsiniz.

Stres ve yorgunluğu azaltmaya yönelik bi dünya yoga asanası var mesela onları da arada uygulamak hem dikkati arttıtır hem de ayıltır insanı. Uçak korkusu ile ilgili olarak zaten uzun uzun yazdım :)

Bu 3 günlük seyahatte en güzel anlardan biri Belçika Milli Takımı'nın Amerika'ya karşı zaferini Brüksel sokaklarında deliler gibi kutlamaktı (bir İsveçli iki Türk beize ne oluyorsa seslerimiz hala kısık bir de bayraklar falan çıktı sağdan soldan). Bir de çikolata ve Waffle'ı ile ünlü bir yerde bulunmak insanın iradesini alt üst ediyor söylemeden edemiicem. Ama benim için işin en zor kısmı biliyorsunuz Belçika dünyanın en muhteşem biralarını üretir, alkolle aram çok yok 100 yılda bir alırım ama bira iyiyse severim, Türkiye'de bi bira keyfi yapiim fırsatım olmuyo (burdaki biralar eminim güzledir bana hitap etmiyo) gitmişken yaptım ben de ne yapiim :) Ayrıca dün de elime havalimanında kocaman bir bardak CubaLibre yapıştırdılar benim hatam diil.

Bazı takımları desteklemek şarttır resme bakınca anlıyosun durumu (Hey Hey Tous Enseble! Tous Ensemble!)
Bu sabah itibari ile protein diyetine geri döndüm. Vatana millete hayırlı olsun.

Sevgiyle




Kapanışı bunla yaptık, Manneken Pis yanına bir adet Brüksel Waffle'ı afiyetle yendi ve memlekete Protein diyetine dönüldü şimdi viva la lor peyniri diye marş söylüyorum kafamdan