Sayfalar

Mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2015 Salı

It hurts but I kick ass

Ben var ya ben kesin bipolar falanım. Bir insan bir yandan bu kadar zen bu kadar meditatif bu kadar "serenity" düşkünü olurken diper tarafta en ufak bir yarışmada (tabi ki iyi olduğum konularda diğerlerini izlemem bile peeeh) nasıl içinden canavar çıkartır da bu kadar mücadeleci olur da nasıl bu kadar en iyisi benim uleeyyn biz kazanıcaaazzz başka yolu mu var dünyaları durdururum heeyyt bir insan olabilir.
ya elimde dövüş yarası var hala var bu çok güzel (yazar burda deliriyor)

Yemin ediyorum o salon kadını o tek eliyle bakanlara başkanlara 5 mail yazan iş kadıni o mülayim sevgili o dert dinleyen ağlayacak omuz o Finding Nemo'da ağlayan kız yok oluyor kim gelse tanımam bir yaratık çıkıyor.

Okuldaki gibi iki takıma ayırdı bizi, allah takım dedi ya benim antenler dikildi. Partner demedi takım dedi yarış var. (Sen çocuğu el kadarken basketbol sahalarına atarsan sevgili anacım, sen minicik kızanını kendin büyük raketle tenis kortlarında hoca eline verirsen, sen ben daha boyum 1 metre yokken kayak hocasının eline teslim edip dağlara salarsan bu kız da savaşçı yetişir, bu kız o zaman işte ben kazanıcam ya der hem takımda hem bireyselde kıralını tanımaz- tenis dışında hepsinde de iyiyim şükür rabiiiiiiiiiimmmm tenis sevmiyorum başıma bi şey gelmeyecekse. Freudien travma o sevmedim ya anlatırım) Ben oldum Türksell salyangozu gibi. İki erkek var önce bireysel onlar birbirleriyle biz kızlar. Yapacağımız da çok matah koş 10 push up yap geri koş. Hayır eğlen işte neden azıtıyorsun ki? Olmaz! Ben 10 push up ı bitirmiş geri koşarken zavallı rakibem daha 3. push upta falandı. Hayır neden ben dellendim. Sonra iki erkeğe karşı el arabası oynadık. bak oyandık diyorum fighter dersi ve ben oyandık diyorum. Bunlar bizi geçince ben kızdım tabi. Eksik kromozoma karşı nasıl kaybederim diye (bunların biri Y ya kromozomlarından kırık X işte eksik) e haliyle arıza büyümesin diye bizi erkeklerle karıştırdılar. Tut ayaklarından o ellerinde öbür köşeye koşsun 10 push up sonra değiş gel 10 push up da burda. Hayır aya adam yollamıyorsun Everest'e tırmanmıyorsun. Tabi ki ben kazandım. Enis'in bana söylediği geri dönerken ayaklarını bir attın ben korktum dedi çocuk ya. Ben teprtim tabi katır gibi çocuk da kibar çocuk bi şey demiyor bana head stand yapar gibi iki elimin üzerinde dikilip bacaklarımı attım ki hemen yakalasın. Olmamış meğerse. Bir de şu anı hatırlıyorum, ben örümcek gibi elimin üstnde bacaklar havada korku filmi şeysi gibi debelenirken bi ara geriye baktım rakipler daha ilk partnerin push up'ında Erol Taş gibi güldüm ya! Rezillik!

Sonra pair olduk bana çok minnoş bir Elip düştü. Kızcağızın sakat bacağına rağmen ona deli tekmeler attırdım, dövdüğümüz torbanın adını söyledim (tiksindiğim bi yaratık var da adını torbaya verdim deli gibi dövüyoruz) Elip de minnoş tabi vay yavşak kadın senin düşmanın benim düşmanım dedi. O çakma namasteci blender gurmesi karşıma çıkarsa kriminal olay olur netim. Hayır çetem de var artık :p Ama artık hem Elip hem ben yüksek motivasyonlu street fighter havalarındayız ki bence bu çok eğlenceli bi şey ya neden daha önce yapmadım bunu ben!!!


Velhasıl kelam ben sanırım dövüş sporlarına çok aşığım bu aralar. Bu flört bana bir sürü şey düşündürüyor. Var benim de aklımda bir iki şey bakalım kısmet tabi bu işler :) Keza yurdun dört bir yanında buluna kişilere bile aşağıdaki resmi paylaştım. Burada yazarın eli o "torba"yı (ya hakkikaten kadının gerçeği de torbaya benziyor ha bi de o göz altları eroinman gibi simsiyah iiyyhhh - iki torba da orda lwehflıwfjlwıjfw) döverken oldu. Çok mutluyum.

IT HURTS BUT I KICK ASS!!!


Namaste (diicem de olmayacak şimdi)


30 Mart 2015 Pazartesi

Pazaretsi karb oranı az lifi proteini yüksek

Mucize olmak çok tanımlanmayan bir obje. Cümleyi anlayan bana bir milyon dolar versin. Ama içimden geçem tek cümle de buydu.

Sanırım bi şey koşarken karnımda sürtünmeden dolayı yara açmış. Deri aşınması diyelim. Minnak bir şey. Her gün ona bakıyorum. İyilşemesini seyretmek hoşuma gidiyor. Yavaş yavaş olduğu yerden siliniyor. O pembemsi kırmızımsı renk yok oluyor ve benim cildim yeniden yaratılıyor. Bu çok büyük çok muhteşem çok harika çok minnoş bir mucize değil mi?

Ne yersen o olman mesela. Vücuduna giren şeyin sonra seni oluşturması. Ya hiç mi dikkat etmediniz. Ben ne zaman bir sürü ceviz badem yesem cildim mesela temizlenir parıl parıl olur. Bu aralar ceviz tüketiminde gene global listede birinciliğe oturdum. Hazreti FitnessDelisi suratımda nurla dolaşıyorum ortalıkta.

Neden ağır idman sonrası protein alıyorsun (ya da en azından alman gerekiyor da sen almıyorsun) çünkü mekanizma o esnada diyor ki bittim ulan diyor. Perişanım diyor recovery yapıcam bu kas kitlesini perişan ettin sen ben buraya yoğunlaşıcam heyyyt diyor. Sen de proteini sisteme girinc hoop eski kaslar hemen onarılıyor yeni kaslar da üzerine yapılıyor, Aaaa bazal metabolizma hızın arttı :) hayılrlı olsun kisss

Neyi ne zaman yiyeceğim? Yok efendim bir dilim cheesecake'den ne olur falan diye saçma sapan sorular sormayın artık hakikaten cehaletin dibi. Bir daha bunu sorana alfabeyi saydırıcam. Yok efendim muffin olur muymuş? Olmaz ama ye sen beynine şeker gitsin sanırım çok çalışmıyor bu aralar. Ha bir de bana niye soruyorsunuz ki :) yani ben ne biliyim. Sertifikalı diyetisyen değilim yaşam koçu değilim. Sözlerimin bir bağlayıcılığı da yok. Ne öğrendiysem kendim öğrendim. Sen de işin kolayına bi kaçmasan :) Kendime kendime hayrım oldu da seni bilemem ki... Hissiyat bi yerde :p

Bu aralar çok övgü alıyorum ukalalık ordan geliyor. You insipire me diyen zat-ı muhteremlerin sayısı müthiş :) Kızlı erkekli süper bir grup bu süper iyi olanlar tabi inspired olup işe koyulanlar. Devamlı yakınan umutsız bir kitle var onları akvaryumda yüzdürmeyi düşünüyorum. Ya da belki hiç uğraşmam.

Cumartesi günü bir arkadaşımla buluştum. Eski hallerimi (akvaryumluk zamanlarımı) bilen tatlişkom yanımda bulunan hem ışık hem de idman buddy'me anlatıyor; bu var ya tombuldu lop loptu, bu var ya inanamıyorum ya nasıl bu hale geldi, poponu kaşı nazar değicek ısır dilini :) Ne yaptınız bu saate kadar dedi, dedik normal sabah bi 12 k koştuk üstüne de ironmac training yaptık o ne dedi 50 dk kuvvet üstüne 20 dk cardio (benim için koşu + kürek) üstüne karın ve esneme. Dedi manyak mısın? Deli misin bir günde mi yaptın bunları? (gece tabi kendini bilmez bir şekilde uyuduğumu söylemeye gerek yok bence fazla oksijenden oldu).  Kız dedi sus sus allah kahretmesin dinlerken yoruldum :)

Kaşındığım süreçler bunlar kendime yen icatlar da çıkartıyorum. Bu aralar favori kahvaltım muz ceviz fıstık ezmesi süt çek blenderda iç. Mesela bunu içip koştum, sindirmekle uğraşmadığı için mide gayet kendinde ağırlık falan yapmadan takıldı. Midem takılırken ben de ormanda çift turumu döndüm, beklenmiyor olsaydım bir tur daha atardım :) belki bu hafta atarım. Bilmiyorum atsam mı? Atiim mi?

Delirdim ben iyice. hakkımda hayırlısı....

Sevgiyle

P.S: Bu pazartesi gününü hiç sevmedim ben ya ondan keyifsizim yarın iyi olsam da çok gülsek okuyup di mi


26 Şubat 2015 Perşembe

Bugün yaralarım açık açın bakın içine neler var neler!

Yaralarımız bizi bir yerde biz yapar. Ruhen ve bedenen taşıdığımız yaralarımızı savaş meydanından çıkmışçasına sergilemeyi severiz. Biz kim miyiz? Hayat hikayesinden mutluluk duyanlar. O yaraların bizi oluşturduğunu bildiğimiz için, onların bizi daha da değerli hikayelere dönüştürdüğünü bildiğimiz için. Hayır ruhen çökük değilim. Hatta muhteşem gidiyor her şey! O kadar ki yok artık daha da ne kadar olabilir derken daha da üzerine çilek, marakuja falan geliyor. En sevdiğim meyveler yaaa off bi de passion fruit, bi de şeftali üzüm karpuz. Benim hayat döndü mü sana bostana. (dandini dandini dastaaaaanaaa)

Bugün mevzum bedensel yaralar. Alnımda bir iz var 2.5 yaşımdayden salıncaktan uçmuşum demir girmiş :) ne zaman gülsem alnımda bir oyuk kendimi onsuz düşünemiyorum. Sol elimin işaret parmağının kenarı ilk elma soyma denememden kalma biz izle süslü yaşım 6 bir şubat gecesi gene. Bıçak kesiği, o kadar çok kan akmıştı ki kanı izlemekten ona şaşırmaktan acısını hissetmemiştim. Sağ elimin işaret parmağını geçen sene kapıyla Bosu arasına sıkıştırım ordan kalma sıyrık izi var nasıl sıkıştırdıysam deli gibi kanadı izler yaptı falan.
aynen böyle kopardım işte aynnnen böyle 

Görünenleri halettiysek görünmeyenlere gelelim. Burunda kırık, 5 Şubat 1993 Uludağ Ayıyolu'nda kayak kazası, aynı kazada geçirilen beyin sarsıntısı. Sağ ayak yan bağlarında kopuk (tarih veremiyorum o kadar çok koparttım ki, ilk kopuştan sonra seninkiler git başka dokulara yapış olacak iş mi ben de hala azimle kopartmaya devam). Bağlarım da kendim gibi tendomlarım deli, kopuklar yani. Sol diz kapağında 27 Nisan 2014 Bodrum GlobalRun esnasında kıkırdak zedelenmesi sonucu kondramalezzi patella. İşte bak bu son iki arkadaş ile ömür boyu yaşamak durumundayım. Bağlarla barıştık bi nevi ama tabi arada esip gürlüyorlar. Diz yeni. Burun kaynadı, gerçi koku alma duyum çok zayıf parfümleri falan remsen burnuma sokup deniyorum Allah affetsin. Beyin olayını sormayın amaaaan ne olur.

Pazar günü koşacağım 21k şu an hayal bana. Doktor amca dedi ki no no. ben de dedim OK bu sefer valllahi dinleyeceğim (geçen sefer koşma diyecek diye 2 yarış daha koşup öyle gittim de adam çıldırdı, bir ara beni akıl hastanesine kapatacak sandım). Cahillik mi yaptığım? Evet! Yani kızım sen 2 mühendislik diploması sahibi 5 dil bilen 2 tane uluslararası nanopartikel sentezi konusunda makale yayınlamış insansın Science Direct'te falan. Bu ne şimdi. belki 3 yarışı sakat sakat koşmasaydım şu an durum bu kadar vahim olmazdı. (Bilmiyorum ya da olurdu) Ama önemli olan bir yerde bilinçlenmek. Bu bende 33 yaşıma tekabül etti. Bizim sülale kadınlarının minimum 90 sene yaşadığını göz önünde bulundurursak (kırışığımız olmaz, saçımız da az beyazlar - geneti olarak vakayız aynı zamanda sosyolojik olarak falan da vakayız valla manyak insanlar benim sülale) bence 33 iyidir iyi.

4 yaşımdan beri aktif spro yapıyorum (kayak benim ilk aşkımmmmmm) ömrümün nerdeyse yarısını çift lisanslı sporcu olarak geçirdim sonra devlet üniversitesine gittim salak gibi. Yurt dışında okurken spordan para da kazandım, şu anda da hayatımın odağı spor. Her zaman olduğu gibi. Ama ne yapardak yapalım beden işte, sakatlanıyori yaralnıyor bereleniyor bağı kopuyor. Daha geçen hfta lise arkadaşım kayakta bacağını kırdı kız şimdi terminatör bacaklı bir insan olarak dolanıyor biyonik bi şey takmışlar kıza. Sakatlıklarımızla yaşamak onlarla barışmak onları hikayemize katmak gerek işte ben de tam bunu söylüyorum. Ama en çok onlarla yaşamak. Bu arada yavru kuşu kara kuzum eşsiz mementsiz arkadaşım geçmiş olsun seni çok seviyorum.

TOFD için bağış mektuplarımı gönderdim ama koşamayacağım, daha da çok desteğinize ihtiyacım var yani. Siz şimdi yapın bana bu güzelliği bakın bir dahaki yarışta be neler yapıyorum!

Sevgiyle

25 Şubat 2015 Çarşamba

benimle kanat ol, hayat verelim HAYDİİİİİ

Merhaba,

Bir senedir Adım Adım oluşumu altında TOFD yararına koştuğumu hepiniz biliyorsunuz. Bakın birkaç ay önce neler başardık!

Öncelikle çok teşekkürler, Kasım 2014'te bana hayatımın en büyük mutluluklarından birini yaşattınız. Ben koştum, siz bağış yaptınız ve biz bir kişiye akülü tekerlekli sandalye aldık. Bir kişi biz birbirimizi seviyoruz ve destek oluyoruz, yumuşak duyarlı bir kalplerimiz, tertemiz vicdanlarımız ve içinden asla eksik olmayan sevgimiz olduğu için başardık. Bu arada Kasım 2014'te 1.800.000 TL'ye ulaşarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir kampanyada bir STK tarafından toplanan en büyük miktardaki bağışı toplayarak rekor kırdık. 36. İstanbul Maratonu'nda 206 akülü tekerlekli sandalye alarak hayat verdik. Bugüne kadar toplam 8.000.000 TL bağış toplayarak, Adım Adım bünyesindeki toplam miktardır, toplam 55.000 bağışçının katkıları ile 1.200 engellinin ve ailelerinin hatalarını değiştirdik. Bu gururu hepimiz yaşıyoruz. Haydi şimdi gene bu coşkuya hep beraber ortak olalım. 1 Mart 2015 Pazar günü Antalya'da ilk yarı maraton deneyimimi, 21 kilometre, yaşayacağım. Bunu sizler, TOFD ve hayatını değiştireceğimiz insanlar için yapacağım. Haydi yüreğini ve sevgini gönder ve beraberce daha büyük gurur yaşayalım. Bizler hareket edebilen şanslı insanlarız, ama unutmayalım hepimiz engelli adayıyız.

Verdiğimiz hayatlardan bir örneği bu link altında izleyebilir, nasıl büyük önemli bir iş, hep beraber başardığımızı görebilirsin.

Bir akülü tekerlekli sandalye 2.400 TL. Az veya çok 10 TL veya 100 TL hiç fark etmez. Haydi bana katıl. Haydi benimle ol, haydi onlara kanat olalım el ayak olalım hayat olalım. Nasıl mı bağış yapacaksın? Çok kolay, aşağıdaki adımları izle yeter. Lütfen bana bilgi ver ki ben de takibini yapabileyim. Tabi ki bağış miktarı aramızda kalacak.

Ben daha da fazla destek olmak istiyorum dersen, benim e-postamı arkadaşların ile paylaşabilir onları da bu muhteşem coşkuya davet edebilirsin, beni çok daha mutlu edersin.

Açıklama: "AA, Koşucu adının baş harfi soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/Soyad"
Örnek: "AA, BKIRC, Senin Adın Senin Soyadın"

Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6295793,
IBAN No: TR97 0006 2000 3560 0006 2957 93

Paypal ile ödeme: http://www.adimadim.org/paypal/

Sevgiyle
Beril

21 Ocak 2015 Çarşamba

aynalar kırılıp kalbin cam parçası gibi ağzından çıkar ya öyle bir gün

Orada yalan yok orada dolan yok orada sen varsın aynalar var ve sen aynalar ile karşılıklısın. Yaptığını da yapamadığın da o aynalar sana gösteriyor. Limitlerini de çıkabileceğin aşabileceğin altında kalabileceğin yerleri de...

Bir haftadır ya da 10 gündür diyelim, hayatımın en berbat haftasını yaşıyorum diyebilirim. Zor zamanlar daha önce bu kadar zorlanmamıştım. Bir haftadır çok sağlıklı olmayan bir şeyler yapıyorum. Cahil cesareti değil ama çaresizlik olabillir mi acaba? Yüzleşme korkusu yok ya değil. Ama evren (yoga yapan insanız işte bir bütünlüğümüz oluşmuş zamanla) bir şekilde sabah bana ne yapıyorsun sen ağlama titre dedi.



ne yaptım? kendimden çıkarttım. uzun zamandır gezerken yerken içerken aldığım tüm kiloları muhteşem verdim. (burada muhteşem ironiktir) geçen hafta bir anda HIT içinde  bulunca kendimi üzerine bir cardio daha çalınca idamnda 1300 kaloriye çıktım. Ertesi gün bunu 1200 takip etti. Cuma akşamı Yoga yaparken hala glutelarımda titreme ve ağrı vardı, ama yogadan başka şansım yoktu. Cumaretsi günü IronMac benim kurtuluşum oldu çünkü bittiğinde kas ağrısından kendi derdimi hatırlamıyordum. Diğer tarafta işler daha da kötüye gidiyordu. Pazar... Kayboldum popo ve glute sancısı bambaşkaymış. Allah bizi o ağrılar olmadan bırakmasın. Sonra işler daha da beter olunca vücut strese karşı verdiği tepkiyi anında ve hızlıca koydu masaya dedi ki kilitliyorum kendimi. Yemekten kesilip sadece sıvılar ile ayakta durdum. Yediğimi çıkarttım yutmak kelimesi bile midemi bulandırdı. Hala devam ediyor. hala geçmiş değil. İdman başına 1200 minimum kalori yakımı (ben kalp polarım) benim istediğim değil. anlatamadıklarımı işte o ekstra ağırlıklar halterimdeyken deep squattan shoulder presse giden yolda bağırarak anlatmaya çalıştım. Kimse duymadı duyması gereken duymadı. 165 lik push up burpee setleri. Deadlift pressler. hepsi unutmak içindi. ne yapsaydım içse miydim? Dün akşam bir kadeh o da antioksidan. besinsiz kaldı beden 57 kilo oldu S'ler 36 lar üzerimde dönüyor çoraplarıma mukayyet olamıyorum ayaklarımdalar resmen rezillik. Tam da bulk olup büyüyeceğim an.

Bugün neşeli değil bu yazı. Bugün canım çok sıkkın. Bugün aynalara bakıp çıkartmak da istemiyorum. Yüzleşme porblemim yok bugün halim yok. Bugün yorgunum. Bazı şeyler Gym'de çözemeyeceğin kadar büyük ve acı verici. Bazı şeyler çünkü seni besinsiz ve uykusuz bırakıyor. Bazı şeyler çok içeride kalıyor. ben gene devam edeceğim dambılları alıp bağırmaya, bosulardan atlayıp push up varyasyonları yapmaya. ben kimseye vurmayacağım boks eldivenlerimi takıp kick box tekmelerimi atıp kimseyi hayal etmeden idmana devam edeceğim.

Öldürmeyen şey güçlendiriyor ya bazı şeyler de ruhunu öldürüyor. Sanırım bu öyle bir şey. Yediklerimi kusmaktan daha faydalı ruhumdakileri kusmak. Ağzımı açınca kırık cam parçaları gibi kalbim çıkıyor çünkü. Ben aşka sevgiye köprü yapmaya devam edeceğim, dünya beni üzerse bir de headstand shoulderstand yapıp tersten bakacağım. Ben bir şekilde koşmaya finishe varmaya devam edeceğim sanki su istasyonuna daha 5 k varken susadım, güneş çok parlak ve tabanıma kramp girdi. Sanki yanlışlıkla 5 yerine 10 kiloluk dambıl aldım. 140 kg ile leg press yaparken hissetmedim bu içimdeki basıncı.

Çıkarılacak dersler: Aç karnına spor yapma insanın tansiyonu düşünce o halterleri lüp lüp kaldırdığın gibi kaldıramıyorsun çakılıyorsun stüdyonun tabanına yatıyorsun öyle, beslenmene uykuna dikkat et, boynum tutuldu çözemiyorum kendimi kesicem

Bugün canım sıkkın...

Sevgiyle

9 Ocak 2015 Cuma

Yaşasın kış en güzeli kış keşke artktik çağa dönsek

Aman herkeste bir afra tafra. Aman efendim çok soğukmuşda, çok buzmuş da. Kar var be kar hem de her yerde harika bir şey bu :) yumuşak beyaz ve buz gibi sağlıklı bir şey bizi sarmış sen hala bik bik yapıyorsun. Ben bir üniversite çalışanıyım tatil de verdiler bize arada :) ben daha ne isterim. 



İlk kayak dersimi hatırlıyorum 4 yaşındayım (euzun anılarım var benim pusettede var bi tane) annem beni Kmail Hoca'nın eline verdi ben güle oynaya gittim. Kuzen Lale mesela ağladı o gelmedi, sonra o da iyi bi kayakçı oldu gerçi ama ben çıkış o çıkış. Fahri Otel'in telesiyejine bindim Hoca ile, o gün bu gündür dağ tepesinde kar peşinde bir canlı oldum. Kar leoparı dedi bana briisi hem de hiç denilmeyecek yerde çok ağır ciddi bir ortamda çok ciddi bir abi hem de. 

Velhasıl kelaaam, kış sporlarını uludağda sucuk şarap tepede viski sanan board yapmayı marifet bilen (ay sinir oluyorum tüm pisti buz yapıyorlar ve sarhoş ve dengesizler zaten) tek olayı Beceren'de oturup dedikodu yapmak olan tipleri sevmedim hiç. Benim bundan analdığım hard core kayak! en sevdiğim yeeeyyy... Bu yüzden karı da sisi de kayağı da kışı da çok severim. bayılırım. Soğuğu da severim. (hatırla yazın nasıl telef oldun sıcaklardan).
#thinkingof :) 


Bir kere buzz gibi soğukta vücut kendi kendini ısıtmak için yağlarını yakar! Yani durduğun yerde daha çok kalori harcarsın. Yağların gider, Bedendeki kahverengi yağ, tetiklenir ve beyaz yağı yakar kısaca hikaye bu :) devamını isteyen Google amcaya sorabilir. 

Soğuk havalarda o pis mikrop saçan ısırgan böcekler ortalıkta olmaz epidemik hastalıklar olmaz ne der nenelerimiz (nene çok şeker bi kelime değil mi) KAR MİKROBU KIRAR, bak yayılmasını da engelliyor.

Soğuk havalar insanları bir araya getirir, insanı kendine döndürürü ve ruhen de sağlıklı olmanı sağlar :) 

Sakatlanınca hani yileşsin diye buz koyuyoruz ya (dizimize bileğimize artık neremizeyse) işte baksana olayın harikalığına, doğa bize komple buz koyuyor, çünkü soğuk iyilşeitiricidir, iltahaplanmayı önler, acıyı ağrıyı azaltır.

Kılcal damarlarda kan dolaşımını düzenlediği için cildin muhteşem olur bakınız iskandinav kadınları, bol bol da Omega 3 aldın mı al sana muhteşem cilt. Ama şekerim nemlenmeyi unutma (ben şahsen mavi nivea krem - nene stayla, kakaolu vazelin ve kakaolu krem kullanıyorum, el ve dudak için tabi ki Neutregena asla vaz geçmem, janjanlı kremlere karşıyım ben mavi nivea candır)

Yzın bikiniyi giyeceğin o bedeni kışın yaparsın yani soğuk havada kendine odaklan. Nisan ayında başlayaccağın Dukan diyeti seni ancak komik duruma düşürür. Ayrıca bu sene de benim bikinime bakıp ay ne diyeti dersen o bikini le boğarım seni. Anam ağlıyor benim salonda sensin diyet (bu arada iskenderden ciğere keban barajı kenarında balık ve sütlü helvadan maraşta kuzu şişe kadar uzanan dev bir skalada yemeye devam ediyorum bir adım adım Anadolu serisi yaptık #thinkinof ile Pacman gibi yiye yiye gezdik al sana diyet)


Manyak bilimadamları solucanları soğuğa maruz bırakmışlar ve hayatlarının uzadığını görmüşler. bize de uygulanabilri mi bilemiyorum DNA genetk benim işim diil pek. Ama İskandinav modeli diyorum rahat kafa bol balık ve buzzzzzz gibi havaaa

Soğuk havada yapılan spor daha çok sevap points verir cicim. Daha verimli olur :) 

Ya gökten kar yağıyor yaa daha ne olsun pamuk gibi şeyler dşüyor beyaz yumuşak :) her şeyin üzerini kaplıyor!



Alkol alan cins isen bir kadeh fisski, ya da vermuth, ya da baileys ya da güzel bir vodkalı kokteyl ile ya da Boza kestane leblebi sahlep ve çikolata ile (Malatya'dan bir kayısılı çıkolatalar aldım aklım duruyor yedikçe) Türk kahvesi (sade bebişim) tadını çıkart. Gym'e git bol bol stdyonun camından bak dışarıda kar yağarken sen içeride sıcacık idman yap saunaya gir tadını çıkart. İş yeri tatil verince yat evde kitap oku meditasyon yap yoga yap.

KIŞ DÜÜNYANIN EN GÜZLE ŞEYİİİİİİ

13 Aralık 2014 Cumartesi

Namaste canım!

Yoga hayattır derler ay ne doğru ne doğru evet çoooook doğru! Yoga denge gerektirir esneklik gerektirir sabır gerektirir düzen grrektirir. Bir sürü şey talep eder ama onlara sahip değilsen eğer sana tek tek tum gerektirdiklerini verir. Bir bir tek tek zamanla.

Bu kız ilk yoga dersine 29 Aralık 2012 gunu girdi. 2. Senemi tamamlamak üzereyim.  Hayatım 2 senede çok ama çok değişti güzelleşti. Bunun nedeni yürümeye üşenirken sırf onlara iyilik olsun diye TOFD için koşmaya başladı (21 k loading!!!), çanta taşırken omzu ağırırken şimdi kuvvetli güçlü bir kız oldu. Lop lop iken sağlıklı ve fit oldu. Ama en cok mutlu oldu çünkü dans ediyor gene (salsayı çok özlüyorum keşke Türkiye'de de Cubana dans edilse ama oryantal rocks!) Ve yoga yapıyor.

Şimdi ikinci savaşçı pozundan düşenler el kaldırsın (benim iki elim havada burnumla yazıyorum). Headstand yapamayanlar el kaldırsın (odaklanamadığım zamanlarin hatrına ben de el kaldırıyorum). O zaman let go and let God! Bırak aksın (vinyasa: akış) bazı günler olmaz mesela. Bazı günler oyle bir yumuşak akar ki sen bile şaşırırsın. Dun mesela bana öyle oldu. Bir half moon yapmışım offf dedim. Kendimi tebrik ettim. Blokajları kaldirabildiğim için. Cow face de oturma kemiklerim tamamen yere köklenmiş sanki birim tekim. Ki öyleydim. Şimdi de öyleyim. Nefes alıp veriyorum.  Akiyorum kizgin kediden ineğe pam pam pam paaammmm. Chaturangadan yukari bakana ordan aşağı bakana akarken hatırlamıyorum bile oyle bir kapılmışım ki. O anda anlıyorsun dengedesin.

Herkes o kadar kuvvetli olmayabilir (bedenen ve ruhen) ama her zaman daha iyiye gidilebilir.  Önce fark etmen sonra seçmen gerek. Bazen öylesine kendiliğinden olur bazen bir trauma yaşarsın bir anda olur bazen biraz efor biraz adanmışlık ve dileğin oldu Voila!!!!

Yüklerimize kapılıp yaşamak 2 porsiyon döner kebap 5 somun ekmek yiyip maraton koşmak gibi. Varamazsın ki! Aci çekersin. Çekme!  Vinyasa, ak yani. Go with the flow baby!

Ben dengedeyim oley! Sakin yumuşak.  Birazdan yoga matımı serip kendim 30 dakika kadar yoga yapıcam.  Denesene bi sen de

Yoga çok guzel gelsene....
Az mı düştüm beee az mı yapıştim yere ama oluyor işte ruhun dengelenince bedenin de dengeleniyor. Netim. Nedrn bazen olur bazen olmaz işte bu pozla anlarsın seni drngeden çıkartan bir şey mi var! 

Dün akşam bu pozu ilk defa denedim. Ilk drnrmede yaptım esnek miyim aslinda son 3 gündür o kadar değil çünkü sağ hamstringimde sancı var, ama nefesimi verdim ve dedim ki kendime bir dene belki o engeller yoktur icinde temizse kalbin yaparsin. Seni o deli manyak kkıza döndüren şeyler gittiyse yaparsın.  Veeee yaptimmmmmm :) eminim sen dr yaparsin dengedr kal yeter. 

Köklen oturma kemiklerin yere köklenmiş olsun. Ellerin birbirini bulur hafif geri yaslan aç kalbini güzellik gelsin ferahlik duruluk

12 Eylül 2014 Cuma

Kah çamur kah boya bu hafta biz bütün kızlar koşuya :)

İlham ilham diyip kendimi yiyorum. Bu haftasonu ne yapıyorum?

Bir kere minicik mini minnak bir teacup pig gibi çamurlarda yuvarlanıcam, yarın sabah saat 11:00'de ilyyos'ta bilmediğim bir yerde (Ebrush bizi ulaştır bebeeem keza bilmediğim yerleri bırak ben bildiğim yerlere giderken kaybolan organizmayım). 5 kilometre parkur milyonlarca engel ve biz Oryantal kızları yuppiilerden simli payetli pullu şıkırlı bir demet. Çamur bize vız gelir bu da whatsapp grubumuzun adı. Bir kere dayanıklıyız, sonra tough'ız bakma sen en ağır kuvvet idmanlarında barlar dambıllar elimizde matlar altımızda ağlıyor. Curly ve ben ayrı sapıklıkla saldırıyoruz. Hem yarın amacımız kazanak değil derece değil hırs değil o gözünü kan bürümüş manyaklık alanında değilim. Şu an tamamen eğlence benim misler gibi üstüne kız kıza mangal yapar mıyız (biz kızlar mangal yakmayı sizden öğrenecek değiliz) akşama Es-Es maçında evde olur muyuz dertlerimiz var başka da yok bizim zaten ne derdimiz olacak. (Dip not 10 gündür üzerine ağladığım mevzu tam da istediğim gibi çözüldü - yani sanırım- çok mesudum Oley, en azından boşuna kendimi yedim onu biliyorum yayında ve yapımda emeği geçen herkese kiss benden pembe pembe pamuk şeker tadında). Biz yarın BataÇıka ordayız DenizimGülümBalımBebeğim de bizden sonraki time slot da izlerken gülücem çünkü bizde düşene gülünür. Umarım kendim düşünce gülmekten yerden kalkamamazlık yapmam huyumdur. Tamamen Survivor şartlarında eğlenmeye gidiyoruz. Yarın derecem kötü bööö ağlamak yok :) Yarın çoook eğlenicez.



Cumartesi akşamı maç gecesi seyircisiz oynanmaz Galatasarayımın maçları. Biz sarı kırmızı kocaman bir kalbiz tek atarız tek severiz. Aşkımızın peşindeyiz. ben de Ekranımın karşısında formamla ordayım. Dünya dursun galatasarayım oynasın!

Pazar günü saat 14:00 Yenikapı AşkımMinnoşumMeyvem ile el ele koşacağız, rengarenk olacağız çok eğlenip çok güleceğiz :) Sonunda da kahkaha atan kadınlar olarak rengarenk fotoğraflar çekeceğiz. Var mı itirazı olan? BoncukDidosh'u da kandırdık. Çok güzel kadınlar olarak çok güzel koşacağız kızlar :) gene eğlenicez. Yuppi yuppi canım... Var mı bir malumatınız?



Deklare ediyorum. Bu haftasonu göğsümde siyah elastik bir bant üstünde HR sensörü olmayacak. Bu haftasonu kolumdan pace takibi yapıp zamanla adımlarımı saymayacağım. Bu haftasonu sadece koşacağım. Çocuk gibi eğlenmek için hiç bir şey düşünmeden, sadece eğlenerek sadece eğlenmek için. Özgür olarak. Kah çamura kah boyaya bulanmış halde. With a silent mind!

Sevgiyle

24 Temmuz 2014 Perşembe

Gözlem özlem

6 gündür ne kadar beach plaj bilmem ne varsa yayiliyorum. Bir dj performansı bir sürü sakız kahvesi gecesi yaşadım ve genel gözlemim şu bacim: my fellow citizens kıyafete aksesuara verdiği önemi vücuduna vermiyor. Yazık çok yazık be hadi kendine vermiyorsun evladına bak bari o da Yao ağaç taşkın obez oluyor.

Gözlem biiir: böyle iddialı bikini giyen fit insansın mesela plajda diğer kadınların gözünde sen şeytanın ta kendisisin sen şeytanın masteri  falandi Rabbim o ne kem bakış o ne kenafir göz ama bana değmez nazar. Üstümde pano ile gezicem nazar etme ne olur çalış senin de olur! Sırf ben diil bi kaç kizcagiz daha gördüm nazar dan helak oldular. Berikiler  karaya vurup kendilerine 2 beden bikiniden pörtlerken bunlara basıyor negatifi düşen kramp giren bikinisi kopan ne ararsan. Ben safe side dayım ben şifalı insan ben fitnessdelisi.

Gözlem ikiiiiiii: ketçap mayonez be hediye kadın kendin yedin minnak yavru na ne yediriyorsun yazık günah minnak bünyeye.  Alışıyor o çocuk sonra bu pis pis şeylere 15 sene sonra ilk maddenin karaya vuran tarafında buluyor kendini. Çocuğuna bunları yeniden ana baba görünce sarsmak istiyorum balıkları suratlarina fırlatıp kendine gel demek istiyorum sosyal hizmetleri aramak istiyorum.

Gözlem uuuuuc: kas kas nereye kadar? Müthiş müzik var seninkiler ellerde alkol damacanası sallanıyor sağı solu kesiyor. Bebeğim bir gece klübü orası esra Erol diil ne Hayır gelecek tövbe ikincisi lan müzik müzik bi dinle bi hisset bi sev bi rahat ol kasim Kasım kasilinca sonra ruhum neden gri oluyorsun beter ol ne diim.

Gözlem dooooort: dizim iyileşti yemin ediyorum kondromalezi patella yalan oldu dizideki tikirti gitti zip zip zıplayarak geziyorum. Neymiş denizin şifalı suları bambaşka. Boşuna demiyorum ben eski hayatımda yunan tanricasiymisim diye kopuklerden doğan bildin mi?

Gözlem beeeeeejjjjj: sabah sporu candır! Şehirde is guc bilmem ne yapamıyorum ya burada her sabah cardio mini, minnak kuvvet minnak yoga bir geliyor offff

Gözlem altiiiiii: alkol tüm gerizekalıligin anası.  Ayık ötesi gidiyorsun muhteşem eglenip hop ertesi güne dinç kalıyorsun öbür türlü hem yorgunluk hem aptal davranışlar hem rezillik hem iiiyyykkk yani boghh

Gözlem yediiiiiii: kafamın arkasında dönen bir soru var bir de onun yanıtı bilsem süper olacak onun dışında hayat harika tatil muhteşem fitness da forever

Şimdi ben kaldığım yerden devam ediyirum sen de nazar etme ne olur daha bir buçuk hafta tatildeyim.

Sevgiyle

16 Temmuz 2014 Çarşamba

ZENDelisi :)

Malum tatil ayları (yuppiii, ben tabi gene suistimal edicem olayı o ayrı) - bir de pencereden bakınca (evet artık penceresi olan bir ofisim var ortanca falan görüyorum çok mutluyum hava güneşli olunca güneş bile geliyo içeri ayyy olleeyy) bulutlu olabilir ama ben bi kaç güne buradan çooook uzaklarda olucam. Rahatlamak için. Vallahi yaa, bana tatil yayıl bütün gün kendini yak, yiyemediğin şeyler ye, bir iki kadeh içki iç arada da sabaha kadar dans et bu :) Bu kadar beklentilerim minnak benim :)


Ha benim beklentim minnak evet çünkü ben nasıl rahatlayacağımı biliyorum. Bir de barışık olduğum için bu rahatlama enstrümanlarını kullanıyorum (daha çok suistimal ediyorum çünkü benim için huzur herşey bee yuppiii)

Bir kere tatilde maile bakılmaz. İş yapacak olsaydık ofiste otururduk. Ayrıca O 15 gün (evet sorry yaaa ben biraz gene blok yaptım neyse en azından kalanları ve detayları yazmıyorum) dinlenicem kafamı sıfırliicam ki kalan 350 gün (çıkart hafsaonlarını) daha iyi çalışayım (yalana bak neyse...) Ayrıca tatilin şanındandır kesin acil bir iş çıkar falan da ben de beyin cerrahı değilim, mühendisim bekler bence biraz.
Löp löp ablalara özel plaj açalım löp löp abiler de orda takılsın


Tatile gidemeyecek olanlar da (vallahi içimden bile dalga geçmiyorum vallahi), kendi huzurlarını bulabilirler. Bu çok gerekli çünkü. Stres yaşamak kadar iğrenç bir şey yok, ve kimse bunu kendine yapmamalı bu bir insanlık suçu.

Mesela daraldın o zaman, çocukken yaptıklarını yap, ben çok bunladıysam Cumartesi sabahları Madagaskar Penguenleri izlerim çünkü artık ben çocukken cumartesi sabah izlediğim çzgi filmleri artık vermiyolar. Sana çocukluk nostaljjini ne yaşatır mesela....

İç çek, kendi kendine konuş hatta bağır (ben üçüncüyü yapıyorum) ses çıkartmak iyidir. Titreşmek iyidir. Basit düzlemde baktığında herşey titrer, hücreler, moleküller... Nefesine odaklan nefesini say derinleştir sonra koyver gitsin, çek içini, bir of çek karşıki dağlar yıkılsın sana bi şey olmasın....

Güzel şeyler kokla, sakinleştiren şeyler, mesela kahve, mesela lavanta mesela sevdiğin parfüm, cupcake mesela....


Mavi bir şeye odaklan, mavi hep sakinleştirir sen hiç mavi görüp deliren birini gördün mü? Göremezsin mavi şifalı sakin bir renktir mavi iyidir. Deniz mesela bak mavi mavi iyi birisi.


Mesela canın ne istiyorsa onu yap. Sana ne kim ne demiş o bunu demiş beriki bunu demiş, salla gitsin sana ne :) Valla bana ne... Ben kafama göre acayip de mutluyum şimdi onlar düşünsün :)

Bi de her zaman meditasyon yap yoga yap spor yap daha gel ne var be hayatta :) Meyve ye mesela


Sevgiyle


8 Temmuz 2014 Salı

Diamonds may be good friends but SQUAT is a girl's BFB!!!

Bu gün Çinko (Zinc) yazıcaktım, ama onu ayrı yazıcam. Çünkü ben kalp SQUAT çünkü SQUAT BİR KIZIN EN İYİ ARKADAŞIDIR. Çünkü ben dün aylar sonra ilk defa kuvvet çalıştım.

İsim isim kas yazınca ukelelelaaaa diyosunuz bana al sana gözüne sokuyorum o zmaan SQUAT bu kasları çalıştırır!
Bu akşam iş yemeğindeyim  o yüzden gidemiyorum spora. Pazartesileri normalde off günüm ama bu akşam (oryantal de yalan oldu çok mutsuzum kendimi kesicem) pas geçmek durumunda kalınca Pazartesi akşam attım kendimi gym'e. Koşamıyorum yüzemiyorum dün, cardio sakat durumdum. Malum bağğğğzı günler ağır cardio tansyionda derin dalgalanma yapabiliyor, şansıma. E ben Pilates kızı değilim, programımdan da sıkıldım dedim ben kuvvet dersine giricem.

Kapıda uyarı! BayGeceKuşu durmuş kapıda gelme nereye geliyorsun diyor. Heyülla gibi adam 2 metre. Dedim bebeğim gelicem çekil geçicem. "Dizin ama" diyor Sad sam bakışları ile. Beni düşünen insan çok şekersin al sana madalya şimdi çekil ben de cahil bir FitnessDelisi değilim statik çalışıcam. Hoplayıp zıplamıycam. Dizimi yolda bulmadım. ama gene de sana da kalp canım. (Bu arada kullandığım ağırlıklar kensininkilerden ağır kıskanıyo mu acaba yoksa beni mi düşünüyor hmmmm)

Onlar jumpsqutlar yaparken ben statik bekledim, onlar front squat yaparken ben aldım bar'ı sırtıma indim statik bekledim. Onlar Bosu tepelerinde zıp zıp kurbaaaaağa gibi zıplarekn ben BOSU Tepesinde Squata indim statik bekledim. Çok statik bir kızım :)

Şimdi başlangıç olarak hiçbiri ben dieğilim tanıdığım veya sizin tanıdığınız biri de değil. Gördüğünüz üzere zayıf olmak yetmez sağlıklı mı şimdi bu sarkmış, pörsük, salata yiyen sıska kızın sonu. Squat yapın güzel bacım SQUAT candır.
Ama nasıl özlemişim, nasıl nasıl, 2 dakika plank yaparken en son terin benden düşüm şapır şapır mata damlamasını, press yaparken kollarımın ağırmasını (şu an kollar hafif pert, yalnız nasıl güzel idmanlı kaslarım var benim Allahım Rab sana şükür, 12 kilo weight, bi kilo da bar de 13 bar ağırlığı ve 5 kg dambıl ile mutlu mesut açış ta yaptım 90 derece kaldırış da hem de o cross-fit disiplinli idmanda). FitnessDelisi olmak bunu gerektirir. EVET :) Burada kas hafızasının da inanılmaz harika bir şey olduğunu bir kez daha deneyimledik.
Nasıl yapıcam ben bu mereti diyene de al böyle bebişim :) 

Valla üstüne de bir karın çalıştım bol rotasyonlu. Tatile kalmış kaç gün, servet verdim o bikinilere ben tabi patlatıcam.

Sonuç: Mutluyum beeennnn, akşam spor sonrası kahve için gittiğim İtalyan bistrosunda (manyak müzikleri var Londra'dan merkezden yapılıyormuş yayın) çalan Jazz parçalarına tek tek eşlik ettim, hatta dans ettim, hatta Kuşum bana otur lan aşağı manyak karı dedi o derece :) bana ne mutluyum heyyttt.

SQUAT YAPIIINNNNNNN


Bu kadar geyik yeter Çinko yaziim ben bi de.

Sevgiyle

6 Temmuz 2014 Pazar

Kucak kucaaakkk kucakla kendini

Bugün pazar.  Yarına sendroma girmeyi planladığın için tadını cikartamayacgin bir gün.  Benim için durum farklı.  Ben her hafta yaşanacak bir şey için strese girmem. Stres hakkımı gerekli durumlara sakliyorum.  Normalde pazarları yazmam ama hatirlatma yapayım dedim :) bugün elinde bugün senin bugün canın ne isterse yap. Canın ne isterse yapabilmen için paraya sahip olman gerek o yüzden de ise gitmek zorundasın haftanın 40 saati çalışıyorsun bunu da kabul et ve işini sevmeyi öğren.  (Kişisel not: acayip egleniyorum isimde bazen çok daralıyor Çok bunaliyorum ama sonuçta çok eğlenceli benim isim) 
Mesela o konuştuğun çocuk  var ya hani bu yönleri iyi bu yönleri kötü ne yapsam bilemiyorum dediğin tip var ya. Sil numarasini eğer onu hataları, eksiklikleri sana e ne varsa olumsuz tanımadığın yönleri ile sevemiyorsan senin için doğru adam diil. (Kişisel Not şu an benim için dünyanın en yakışıklı adamını görsen muhtemelen 78 derece miyopsun dersin ama benim oyle hoşuma gidiyor)
Olumsuz bikbiklenmelerini kes artık yıllardır dir dir yapıyorsun Ne hayrini gördün?  Görmedin!  Kes şunu!  Asık surat sana yakışmıyor üstündeki elbisenin makyajı markası rengi trendi bilmem nesi önemli değil hiç bir şey gülümseme kadar muhteşem değildir!
Doğal ve temiz ol dene :) en azından. Ben bu aralar deniyorum ojeler imi çıkarttım ama tırnaklarım pespembe makyaj yapmıyorum ama cildim tertemiz ve nemli bi de böyle dene
Hadi pazar pazar çok yazdım tutmiim ben git tadını cikart
Sevgiyle

23 Haziran 2014 Pazartesi

Run Beyyybbiii Ruuuunnnnn

Haruki Murakami'yi tanımayan var mı? (Ay ne ukalayım ay ne çekilmezim di mi Pazartesi sabah sabah zaten gülümseyerek falan dolanıyorum fakültede kesin bir gün içimi açıp bakıcaklar ne var bunda diye, napiiim arkadaşım Pazartesi sendromum yok) O zaman tekrar bu Capon yazar amcayı tanımayan var mı? Tanımıyorsanız büyük kaçırıyorsunuz, hemen bi google layın, geröi ben vikipedi linki verim tembellerim benim kolalalrım benim tıklayın ona, ve bir kitabını edinip okuyun derim. Benim ilk okuduğum kitabı Yaban Koyununun İzinde idi ve Rabbim ne manyak caponalr yaratıyorsun diyerek kitabı bitirmiş, amcaya da aşık olmuştum. Dün ise Koşmasaydım Yazamazdım'a başladım, sarstı kitap beni. Kitap yazarın koşması hakkında. Aynı bu blog un benim yemem içmem koşmam, idman yapmam ve kendimi nasıl hissediyorsam öyle olması gibi (evet yuh bana da kendimi Haruki Murakami ile kıyasladım, ama o Capon o beni sizin gibi yargılamaz saygı duyardı, küstürmeyin beni.).

İkizim sayılır abla o kadar da temsili değil yani haydi koşalım babes
Bir kere kitabın açılış metninde şöyle bir cümle var; Pain is inevitable, suffering is optional. Al cümleyi evin ofisin duvarına yazdır, al bunu dövme yaptır, beynine kazı mantra gibi söyle dur. Kesinlikle doğru. Ayruca ben de koşmaya başladığımdan beri aynen böyle düşünüyorum. Acı kaçınılmaz evet, ama acıyı nasıl algıladığın seni ya ezer ya da bir sonraki basamağa taşır. Ben bunun altında kalmayacağım dersen, ben bunu geçerim dersen, acı çooook da iyi bir hocadır canım. (Yemek olan acı değil o metabolizma hızlandırıyor, onu da severiz). Şimdi bu paragraftan çıkan benim Acıların Kadını Bergen gibi bir tip oldğumsa hemen yere yat ve 50 push up yap (ödül gibi ceza verdim). Bir kere (özellikle son 3 haftadır) acayip neşeliyim, yanımda gülmeden durabilen azdır, bir kere adım üstümde deli! Ne zaman nerde ne yapacağım belli olmaz :) Yani öyle durgun hayata küskün, nasılsın diye sorulunca KÖTÜ diye cevap veren enerji emen karadelik değilim. Beni derdim sıkıntım yok mu var ama öğretiyo işte. Bence koşmasan da kitabı oku, sınırlardan, kendinle yarışmaktan bahsediyor. Koşmak için tamamen benim motivasyonum ile aynı. Ve Böylesine büyük bir adam ile aynı düşünce ve motivasyona sahip olduğum iin kendimle gurur duydum, onur duydum.

Norma Jean, Zelda Zonk, MM o dünyanın en ilham verici kadınlarından ne güzel demiş, bana bir çift ayakkabı verin ben dünyanı fethederim :) (Bir ipod shuffle ve Polar da varsa daha çabuk fethederim)
Ben e yapabilirim koşmamam diyosan eminim senin de yapmayı sevdiğin bir şey vardır. İlle de spor olması da gerekmez sadece kendii nerede iyi hissediyorsun. Dündne beri düşünüyorum ben neden koşuyorum diye. Az çok bir kaç sebep buldum, belki bunlar seni de mutlu olduğunn şeye yönelndirir ya da belki sen de koşmaya başlarsın,



  1. Simple bir şey ekipman gerektirmiyor, milyon tane alışveriş yapmana gerek yok (bakınız mesela BOX box eldiveni kaskı takozu çekme halatı falan filan)
  2. Benim durumumda TOFD kazanır çok da güzle olur elimiz deüer bir yerden ttarız iyilik yaparız bir akülü sandalye daha alırız :) 
  3. Koşarken çok güzel manzaralar izliyorum (Boğaz, Orman Ben kalp güzel manzara)
  4. Birine bağımlı değilim. Basketbol da oynadım zamanında (uzuuuuun seneler üniveriste sona kadar ortaokul hazırlıktan düşün uzun seneler yani) takım oyunu iyidir severim lakin bireysel oynayamazsın oyunu. Koşmak öyle değil, ister tandemle koş, ister tek başına ister grup halinde. Yeterki canın koşmak istesin. 
  5. Zamanlama yok gece yarısı kalk koş, sabah kalk koş, her saat olur (Almanya'da öğrenciyken gece 11'de ormana gidip ay ışığında koşardım ne manyakmışım be biri beni kesse offf)
  6. Kendi sınırlarımı ben çizerim. 
  7. Nabzımın hakimi benim
  8. Vücudumun hakimi benim
  9. Uzun mesafelerde hem vücudum hem ruhum dayanıklılık gerektiriyor o yüzden beni çok eğitiyor.
  10. Fit olmak muhteşem
  11. Kendi bedeninle dünyanın bir noktasından başka bir noktasına gidebilmek çok güzel (uçak araba yat motor falan da güzel ama pati pati koşmak ayrı zevk be)
  12. Çok şeker organizasyonlar oluyor (Geyik, Nike, Urbanathlon, Bozcaada, Avrasya ve biirr sürü dahaaa) acayip eğlenirsin
  13. Acil durumlarda deli gibi sprint atabileceğimi bilmek kendimi süper kahraman gibi hissettiriyor
  14. Sana displin verir
  15. Dayanıklılık verir
  16. Yemen içmen düzelir sağlıklı olursun

Ay bu liste bitmiicek ama en önemli en güzel en yıldızlı madde KOŞMAYI SEVİYORUM VE CANIM KOŞMAK İSTİYOR! Keke herkes sevdiği ve canının isteidği şeyi yapsa, o zmaan kimse sinirli olmaz, bu kadar toleranssız olmaz dünya tam benim isteidğin gibi mor pamuk şeker bir yer olurdu.



Sevgiyle

2 Haziran 2014 Pazartesi

So simple it is #dikkatlipazartesi

#dikkatlipazartesi sanırım hashtag, yanlış anlamış da olabilirim (emin olduğum bir şey var; şarjsız olmak parasız kalmaktan daha beter bir şey, Allah kimseyi şarjsızlıkla sınamasın - kendim kaşındım evet ama sınamasın yani, bu şarjsızlık deneyiminden sonra bir çok günahımın affedildiğini düşünüyorum). Yanlış anlamış olabilirim çünkü şarjsız kalınca akıllı telefon bir anda 3310 kıvamına geliyor sonra da kapanıyor (ben gene %2 ile şarja taklamyı başardım yeeyy). Ay ne uzattım be kendim sıkıldım.

#dikkatlipazartesi olayı şu; tüketme annem tüketme gülüm. Tüketme, çünkü tükettikçe hem ruhun hem vücudun açlıkla kıvranıyor doymuyorsun. Bi hırka bir lokma yaşa demiyorum mümkün değil, ben yoğurt almak için evden çıkıp yeni mezun maaşı fiyatında ayakkabı ile eve dönmüş insanım (gençlik deneyimlerinden bir anı sormayın anlatamam), ama bazı şeyleri engellemek için tüketmeyebilirsin.

Tükettikçe;

  • Daha fazlasını istersin, e ama bunun sonu yok annem be...
  • İsraf (inançlı olanlar bundan korkar) 
  • O hergün gazetelerde okuduğun yaratıklara dönersin, şimdi detaya girmiyorum. 
Tüketim alışkanlığımı düşürmek için belli bir şey yapmadım aslında ama finansal olarak şu; allahın günü salonda olunca, en çok ihtiyacım olan şey spor kıyafeti oldu yedeklerler beraber bir haftayı geçirecek kadar kıyafetim var (her türlü acil durum her an olabilir, hep 2 kat taşırım yanımda, 3 de çorap), bdaha falza alamıyorum çünkü Nike sağ olsun 3 model falan getiriyor buraya, çoğu da Large, yavrum ben S ben XS biz ne giycez? e dışarı çok çıkmıyorum etmiyorum halim kalmıyor, alkol almayınca zaten harcama yapmıyorsun, ordan da tüketim kısmında bayağı düştüm, ya da çok sağda solda gezip gereksiz alışveriş yapmıyorum. Bol bol spor seyahati yaptığım için 6 çift ayakkabı olmadan nasıl 4 günlük bavul hazırlanır kısmında şu an dünya markasıyım. En azla en minimal ile en efektif seyahat bizim işimiz. 

Bir de işin ruhani kısmı şu, belli şeyleri başardıkça, bazı şeyler hakikaten boş gelmeye başlıyor. O ilk ukelelelik levelını da geçince hepimizde olur bir huşu bir huzur bir tatmin çöküyor insanın içine. Çıkar için olmayan dostluklar kuruyosun o da güzel ve bu da sana öğretiyor aslında önemli olan çantanın markası değil. 

İhtiyacın mı var şimdi? Ben kimseye lüxlerinden vazgeç diyemem, ben de asla vazgeçmem. Ama hayatı sadeleştirme kısmında 100% hakılıyım bunu sen de biliyorsun.

Tüketimini düşürünce hayatını basitleştirdikçe, daha da sadeleştirip duru hale getirdikçe, kendinle daha mutlu olmaya başlayacaksın. En deli bunalım zamanlarımdan birindeyim, hayata öfkeli falan böyle her şeyin hırsını kendimden çıkarttığım bir zaman dilimi, beni depresyona sokmuşum çıkmamak için de kendi kafamdan bastırıryorum resmen, böyle iğrenç bir ruh hali. Toplantı varmış kalktım Milano'ya gittim. Orası bile iyi gelmiyor bana attım kendimi Milanez sokaklara arşınlıyorum, galeriler katedraller, mini kafeler hiç bir şey iyi gelmiyor. Girdim Galleria Vittorio Emanuele II'ye dedim şu concon yerde bir kahve içeyim beheri 15€'dan (mübalağa bizim işimiz - Cafe de Gucci Cafe do the math) rahatliim. Kahve sonrası bilincimi yitirmişim, kendime geldiğimde otel odamda paketlerin içinde bakınıyordum. Çantalar ayakkabılar koparmışım bi güzel millet birbirini yiyo onlar için evet ama beni onlar mutlu etmedi işte. Ne zaman mutlu oldum? Ondan bir kaç hafta sonra kendimi spor salonuna attım ve 2,5 ayın sonunda ik başarımı elde ettim. O andan beri Polyanna yutmuş gibi dolanıyorum. 

Şimdi tüketme, tüketmeyince diyetin de düzene girer, hayatın da ruhun da. Ne kadar sadeleşirsen, o kadar kendinle başbaşa kalır neyse sounun çözersin. İnan bana Luis ile saatlerce konuştum (çantayla konuşana deli derler bizde de evet) o Milano'daki kopuştan sonra, şeytanın giydiği markaları giydim de en mutlu olduğum an üstümde başımda çanta olmadan sahilde şortum ve atletimle 15 kilometre koşup bitirdiğim an oldu. Ya da ilk yarışımı bitiridiğim an, ya da ilk selüllt klmamış lan bende dediğim an... Çok var örnek, kendinle kal, neyse olumsuz sandığın yanın onunla yüzleş ve onu iyilik için kullanmay başla. Varığınla bütün ol kendini tüketimin ardına gizleme.

Sevgiyle 

9 Mayıs 2014 Cuma

Pallas Athene is back!

Merhaba Merhaba Tenedos serin rüzgarlı ve biraz da bulutlu ama ben, Pallas Athene durdurulmayı kabul etmem!  Normalde yola bu sabah vuracak öğlen adada olacaktık.  Dayanamadım erkenden attık kendimizi yola gece çıktık sabah güzeller güzeli bozcaada ya ulaştık.  Hemen bol protein li kahvaltı üstüne de evimize ulaşım.  Bir bağ evinde huzur içindeyim.

Bahçede sabah sabah yoga yapan deliler vardı ya ha biziz işte o :) güneşin altında sarj olup bir güzel Salıncak sefası yapıp üstüne yoga! Aldım tertemiz havayı ciğer lere doldurdum. Tuz Mitoloji şarap ve gelincik likörü. Ayrı aşığım bozcaada ya ben i got my first kiss here i built my great friendships here... memories la na la na naar memories.....

Yoga sonrası durmadı bu deli 6 k idman kosusu yaptım.  Evet yarın yarış 10 ama ben hazırım.

Şimdi dinlenme seansı sonrasında kızlık Erkekli yemeğe davet liyim oh baby!

Tüm koşanlar burda hepimiz birbirimizi tanıyoruz ve topluluk halinde mutlu olmak harika bir şey.  Evet vücudum koşuyor yarın rampalar rüzgar asfalt ve diğer tüm. Zor şartlara karşı kalbim TOFD için kanat kanat şu an mental olarak.parkuru türlüsü ona da evet ama.ruhum.da koşuyor hem.de dark Kahverengi bir at gibi anavatanı derdi ece hatun olsa...

İlham mi arıyorsun ben şu anda ilham Perileri ile sarmaş dolasim

Sevgiyle

7 Mart 2014 Cuma

Heepi Böörtdeey tuu miiiiiii, al sana fit kıza hediye fikirleri :)

Efendim bir deli kolay yetişmiyor. Bugün benim HepiBörtdeyimmmm bir Deli'nin hem de hiiç kolay yetişmeyen bir delinin dünyaya teşrifi. Bu sene en çok şu Monolog'a şahit oldum hediye mevzuunda;

- Ne istersin ne aliim sana? Gerçi xxx almayı düşündüm, sende vardır da, ya yok ben sana sporla ilgili bi şey aliim ne aliim? Ne istersin ne kullanıyosun?

xxx yerine herşeyi koyabilirsiniz, şu anda kadar duyduklarımdan bazıları içimi yaktı (LV dedi, ay al canm LV bana ben LV çok severim, ama alma yaa kıyamam Türkiye'de iyice geçiriyolar alırım ben alırım Champs Elysees 101'den :) tax free mi yaparım misss) TOD's çanta önren patronuma AirMax FlyKnit cevabını yapıştırdım, umarım kovulmam. Ayıp bee ayıppp insan böyle dan diye söyler mi - gerçi ben dan diye de söylemedim maille link attım bi de dedim ki Nike'ın kalıpları dar 39 almayın 40 olsun, umarım kovulmam işimi seviyorum. Yuh bana. O xxx'n yerine mücevher, Beymen Vakko'dan hediye çeki falan da teklif edildi. Madem öyle alın size fit kıza hediye rehberi;



1 - Nike'dan hediye çeki: İster 50 Lira ister 5.0000 Lira. Hiç farketmez. Mutlu eder. Her zaman Nike'dan alacak bir şeyimiz var.

2- Underarmour, LuluLemon gibi Türkiye'de bulunmayan markaların ürünleri. Ayyy çok havalı kuşum yaaa vallahi , bir de emek var. (S benim bedenim S ya da sayıyla 36 :)  XS de olur ama S daha iyi bazı kalıplar dar olmadı benim Terzi Necla Abla var ben daralttırırım)

3 - Yüzücü seti, yoga seti, eldivenler, tozluklar :) Her türlü aksesuar :)

4- Koşuculara koşu kemeri çantası bak nasıl makbule geçer bi bilsen :))

5- D&R Hediye çeki: Çünkü okumak güzeldir. Okunacak bir dünya anatomi yoga diyet besin koşu ve bir sürü herşeyin kitabı var (şahsen benim favorim Kuzey Avrupa - İskandinav polisiyesi, çok alakalı değil bi diye söyleidm. Bir Indiradasson, Dahl, Mankell, Sygurdardottir, Laeckberg falan beni kopartıyo)



6- GNC Hediye çeki: Creatine olsun, powder olsun protein bar olsun :) Sen çeki ver ben alırım. Şimdi sen ne bilecen ben hangi supplementi kullanıyorum. Bi de yarışlar geliyo Power Geller falan yükliicem. Uğraşma inciğim cinciğim çok benim.

7- Spor kulübü üyeliği, hadi bakalım güveniyosan (bunu genelde aile ile hallediyorum ben aa yılbaşı hediyesi ne istersin, güveniyosan buyur Kanyon Mac'teyim :P)

8 - Spor yaparken müziği bize getirecek herşey. Cep telefonu kabından tut ipodlara kadar, iTunes hediye çeklerine kadar. Müzik candır. Şahsen mesela beni en kopartacak çey bir kaç GBLık bir USB içinde miss gibi taptaze playlistler hem bedava hem de beni ciddi kopartır etkiler alııır götürür yani.



9- Bağış topluyorum ya ben koşa koşa, bana hediye almasan da Türkiye Omuilik Felçlileri Derneği için koşuyorum. Bana haber bile vermesen olur ne önemi var, bağış yap olamz mı?

10- En sevdiğim çiçek Beyaz Orkide, sonra bana gül yollayıp da diğer kezbanların veridiği tepkiyi vermemi bekleme. Madem bi iş yapacan incelikli yap :) webden kredi kartı numarası girerek rahmetli babam da yollar (tövbeeeee, yollamaz inşallah vallahi ondan bi şey gelse iflah olmam bi daha, 20 küsur yıl oldu olmaz heralde bu saatten sonra tövbeeee)



Beni sevin çok sevin çok şımartın o zaman çünkü ben sizi seviyorum. Tüm güzel dostlarım arkadaşlarım benim. Bu sene daha fit daha sıkı daa diri daha hızlı daha muhteşem olucaz.



Sevgiyle

5 Mart 2014 Çarşamba

Ağır kaldır psikopat desinler

Ağır olacaksın hayatta

Kadınlara ayar oluyorum bazen. Öyle bi taneye iki taneye de değil bir sürüsüne. Gelip ay senin packlerin var ay senin bacağıda selülit kalmamış ay öğlen salata yedim şimi kuş beyni kadar daha salata yesem olur di miiii falan. Yapma güzelim yaaa yapma yaaa.

Haftalardan geçen hafta, Kuşum geldi, sana rakip var burda dedi. Bende bir sevinç bir mutluluk aahaa bi baktım bizim BahreynliPrenses. Kızın vücut bomba şimdi, neden çünkü ağırlık kaldırıyo. Hem fit hem kuvvetli hem formunda hem iyi :)

KADIN DİNLE! Ağırlık kaldırınca Doğu Alman güllecisi olmuyorsun. Sakalın çıkmıyor göğüs sırt kılın çıkmıyo, tüyy bitti dilimde bak senin o kadar testesteronun yok ki.
İnsanın kendine güveni geliyo, saygısı artıyor, vayy anasıı vay vay vay ben enymişim diyor.

Önce yaktığın kaloriden fazla alman gerekiyo, sen zaten kuzu kuzu meee otluyosun. Sonra gidip 20 paket çikolata yiyosun. Protein içeriği yüksek bir diyet yapman gerekiyor seninki bunun yanından geçmiyor. Doğru yağları yemen gerek mesela bununla hele hiç alakan yok yağ görünce ya yumuluyo bu Türk kadınları ya da sarımsak görmüş vampir gibi kaçıyo. Doymamış yağ mesela boool bol gömüceksin. Enerjin olacak vitamin manyağı olacaksın. Supplement alacaksın. Dinleneceksin. Sen pilatese girince sanıyo musun ağrlık çalışmıyosun. Ah be güzel bacım tek elinin üzerinde tüm vücut ağırlığını taşıyosun. Aynı şey ayynı şeeyyyy.... Ha vücut ağırlığını kaldırmışsın ha barları dambılları. Tamam ben de vücut ağırlığımla çalışmayı çok seviyorum ama u da ayrı güzel. Çünkü ulaşamadığın kaslarına ulaşıyorsun. Her vücut ağırlığı her mini kası çalıştıramyabiliyor al işte burada bu yardımcı enstrümanlar devreye giriyor. Ben o cable da ruhumu teslim etmesem ordan çek burdan kaldır o bayıldığın sırtım sarkık pörsük olmasa da gene de böyle plüp plöp bi şey olabilirdi. Hatta olurdu. Ama bak şimdi missss. Geçen hatta üst çalıştıktan sonra kaslarım şişmiş mini mini aynada dalmışım kollarıma bakıyorum geldi hemen heves kaçırıcı yanıma, erkek olmuş bu trisepslerine bakıyo. Allah allah yaaa erkek tekelinde mi kas sahibi olmak. Sarkmiicak kollarım işte daha ne bik bikliyosun bebiş?


Ben o bikiniyi bi giyicem şimidi iki aya ağzını kapat diye yanıma koli bandıyla gezicem sonra.

Bir de o senin yarışmacı ablalar var ya hani olmak istemediğin. Onlar hergün kamyonla yemek yiyip 2312312 saat antrenman yapıp dünyanın steroidini basıyolar. Haaaa kadın senin bir haftada yediğini bir günde yiyecek, 1 ayda yaptığın sporu iki güne yapacak, bi de üstüne yanında gezdirdiğin o bıyıklı göbekli kıllı pigmenin vücudunda olandan daha çok testeseron yükleyecek, sen de iki tane 3 kiloluk dambıl kaldırınca onun gibi olacan. O kampanyamız bitti gülüm. Haa ama keşke olsa o ablanın yaptığının yarısını yapıp şu azıcık kalan extra yağ oranımı da hemen düşürsem ay evlere şenlik. masalara çıkar oynarım.

Bir de Rocky Balboa havalarında gelip 5 kiloluk barla 2 kiloluk pembiş minnoş dambıllarla çalışan modeller var ağızda sakız patlatır falan. Rabbim mahalel arası spor salonu da diil. Lüküs diye sosyetik diye geldik ne oldu da temiz patladık. Spinninge ağızda Lebron James pabucu kadar falım sakızla girilmez. O sakızı çıkarsan belki bir mucize olur pedal bile çevirirsin.

Kadın dediğin ağır olacak arkadaş. Ne öyle ot yiyen pembe ağırrlık kaldırıp 4 km/h ile koşu bandında salınan canlılar
Erkeklere de ayar oluyorum bazen. Tamam harika bir vücudun var, muhteşemsin sırtına 4er şertili git gel otoban yapılılr ama kondisyon 0 SIFIIIIRRR hiç yooook. Abicim çok mu zor bi koş bi bisiklete bin bi yüz yaaa. Bir bakıyosun manken maşallah diyosun kapılardan sığmaz. Kahve içelim mi diyor ay evet diyosun kirpikleri kelebek gibi sektirip. İki merdiven çıkıyosun anaa adam tık nefes. Geçiniz hiç olmadı bu.... FitnessDelisi bunu hiç beğenmedi.



Sevgiyle bebişim sevgiyle de bugün atarlandırdınız beni yani :) 

24 Şubat 2014 Pazartesi

Haftasonu maratonları

Harfle yüz sayiyla 100 yılda bir dışarı çıkarım.  İnsanın ne hali ne isteği olmuyor bebeğim hayat tarzı meselesi. Benim shotlarin kreatine, benim long drinkim protein shake benim müziğim stüdyolarda bangır bangır. Benim coşkum bosu üzerinde benim eğlence anlayışım spor mutluluk sağlık iyilik duruluk yihhuu. Ama joosss arayip bizim ghana yolcusunun doğumgünü deyince akan sular durdu tabi. Verilen yerde (taksim- normalde hiiiç sevmem) verilen zamanda (21.00) elimde hediyemle hazır ve nazırdım. Çünkü dostluk bunu gerektirir. Çünkü adam bizi bırakıp Ghana'ya gidiyor. GHANA NE YAAAA. Bak burdan da yazıyorum GİTME! E adam dğnaynın merkezine seyahat etmeye karar verince biz de bırakamadık kendisini tabi, sabah 4'tü evime vardığımda. Normalde 40000. uyumda falan olmam gereken zamanda ben hala aşağıdaki şarkıyı söyleye söyleye makyaj çıakr kremlen - şarkının manyak mixleri var bu arada atılır bir workout playliste. İçimde tabi ama bi dürtü bir pişmanlık, Cumartesi saat 14'te IronMac dersi var. Katılmazsam ölürüm, yeni prgramımı alıcam, almazsam ölürüm. Sabah 11'de uyandım, 1 saat eksik uykuyla ünü çıkardım.



IronMac nedir ne değildir?

Bi kere triatlon simlülasyonu değil. Kuvvet carido, 1 saat 44 dakika sürdü - benim Polar'ıma göre - ayyy görmemiiiişşş hehehe. Yalnız bu hafta Mehmet Ali Hocamızı kızdırcaz ki haftaya daha sert yaptırsın yani şekrerim ben tüm ders boyunca vırr vırr vırrr konuştum. Ban abenim sesimi kesicek bi şey lazım. Bakınız geçen salı BOSU dersi millet dağılmış yerde ben hala BOSU tepesinde. Sorry but vakit kaybedemem. You know how insanlıktan çıkmış I am.

IronMan ne alaka?

Ben çok istedim de vermediler beni ona. eklemin hazır değil Mehmet Ali Hoca bana. Beni eklemime düşman ettin alacağın olsun eklem kuvvetlendiriyoruz. Nasıl mı? Kuvvet stüdyosundan Spinning stüdyoya bile Meyvemle koşarak gülerek gidditk, arada kalp hızımız düşmesin diye daha hızlı daha psikopat haydii heyyoo diye bağırıyorduk. O nasıl bir seratnonin salgılaması, nasıl bir mutluluk. Gece yattığın yeri nasıl bilmemezcesine yorulmak :)
Ayı gibi kuvvetli ve aynen böyle pofuduk uykulu
Niyet ettim Allah rızası için 2015'te IronGirl olmaya. Allah tamamına erdirsin. Peki deli miyim ben? Neden dünyanın en sert triatlonuna niyetleniyorsun be FitnessDelisi? Bu saatten sonra olimpiyaçı mı olacaksın? (Sorry bu soru çok geliyor) Yanıt basit - Çünkü yapabilirim. Yapabileceğimi çok iyi biliyorum ve bunu görmek istiyorum. Ne bu ironmanironman diyene ahan da bu. Evet kafayı kırdım evet fena bir durum, 70.3 ile de başlayabilirim. Ordan biri çıkar da yapacaksan tam yap yarımını neden yapıyorsun derse, kafa atabilirim. Kendine gel be manyak sen dizi izlerken yağlı latte köğüğü kaşıklarken ben kan ter içinde idman yapıyorum diyebilirim. Falan falan. Nasip kısmet. Şu andki hayalimiz bu :) Hem kuvvetli hem kondisyonlu olacaksın bacım. Ha bu arada bacağım baldırım mosmor oldu mıncıklarken ama yok bulamadım hala bir gram selülit bulamadım. Neymiş bakarsan bağ bakmazsan dağ olurmuş. Kalan her şey yan etki :p

Bu mevzuya nerden geldik. Dün Kuşumla yeme maratonu yaptık çünkü. Ne zaman karşıya geçsen beraber minimum bi 7k koştuk. E yeter be zaten hava kasvetli bir kere de değişiklik yapalım dedik attık kendimizi Cadde'ye. Burgerci araraken (Sunday Cheatday ya, Cumartesi çok çalıştık ya) bi baktık İskender, affetmedik. İskenderi ye git di mi hayır vücut aç. Ne yapalım burger yedik üstüne. Bir de tatdını unutmuştuk tatlı çaktık. Çok fena çok. Avraysa Maratonu 2014'ün sonrasına kadar böyle cheat yok. Midemin çeperleri acıyordu o derece diim sana. Ha bunu sen yapma bence, eğer metabolizm hızına güvenmiyorsan. Bugün ben mesela akşam ağırlık ve cardio yapıcam. Sen ne yapıcaksın?
Biz bir kerelik yedik aman diim gaza gelmeyin. Senede bir rakamla 1 
Ha bir de müjde veriim :) Belki olur belki olmaz gene de sevinmek güzeldir. Kuşum Boğaz yarılına hazırlanacak, ona sordum dedim ki FitnessDelisinin misafiri olup yazar mısın olabilir dedi. Olsun di mi Noolur olsunnnnn ben de çok istiyorum :)

Hem son bir şey daha, insanın dostu arkadaşı olması muhteşem bir şey, hele de bunların da sporcu olması apayrı bir şey.

Sevgiyle

7 Şubat 2014 Cuma

Stüdyolar sensiz yalnız, şıkırlar öksüz, genç oryantalciler üzgün

Film tam olarak nerde koptu diye sorarsan bilmiyorum hakikaten hatırlamıyorum. Yani ne zaman bu bağımlılık başladı. Önce haftada bir kez idi. Az çok dizginleyebiliyodum, artık yok olmuyor.

Herşey bir telefon mesajıyla başladı. Murat Hoca hastaymış ::(( Oryantal yok, 80s aerobic yok yastayım.

Dün akşam soyunma odasında hepimiz birbirimize Sad Sam gözleriyle bakıp ne yapıcaz diye sorduk.
Sad Sam yanımızda halt etmiş
Bakıştık öyle. Giyiniyoruz ama peeeh öyle bi savsaklık bir boşluk. Bir hayatın anlamı kalmamışlık. Boşluk Void!!! Asılı duruyoruz uzayda. Enerjiyi atmak gerek. Alışmış kudurmuştan beterdir. Perşembe ya, Salı da zaten ağırlık merkezi ağrısı nedeni ile perttim dans edemedim, Perşembe oolm patliicaz diye heves edip patlayamamk fena oldu. 

Nasıl kompanse etmeye savaştık?

Ciddi efor sarfederek; önce IronMan tarafından verilen spinning dersine girdik. (Sevgili klübümüzün yönetimi; 18 numaralı bisiklet bozuk cicişler yaptırın şunu.) Düşük levella çalışırım dedim ama genelde gene bi 10-11 arasındaydım. RPMi ne zaman abartsak o zaman bir iki level düştüm şimdi ne yalan söliim. Bayağı da güzel spinning seansı olmasına rağmen bittiğinde birbirimize bakıp bir oryantal değil dedik. 
Spinningde biz (temsili, Lüxembourg bahçelerinde değil spinning stüdyosundaydık)

Yetmeyince en çok enerjiyi nereden atarım diye bacak, bacak çalışıcam ben! Kas oranı yüksek kan dolaşımı artıyo falan bacak.... Gel gör ki o da çare olmadı. Bir anda müzik sesine doğru çekildim. Baktım stüdyoda step dans yapıyolar. Oraya da bulaştım. Hatta herşeyin sonunda gece yatağıma yattığımda bacak kaslarım kemiklerimin etrafında titriyodu... Ama o şeyi haa atamamıştım. O şey enerji değil yorgunluk değil başka bir şey....

O katartik bir şey... Kas gurupları deli gibi çalışıyo, nabzın yükseliyo ve saire ve saire onu her şeyi yaparken başarıyorum zaten. Yüzerken koşarken ağırlık kaldırırken. Ama burda başka bir şey var. Beceremesem de inandına atıyorum o kalçayı. Acayip bir mahlukata elektrik verilmiş gibi görülse de titretiyoum. Boyut değiştirirken madde hali tuhaflaşmış bir yaratık gibi eğilip bükülüyorum. Her hareket tabi ki olmuyor. Ama başka bir şey oluyor. Ruhum kalori yakıyor. 



I train like a beast diye övünüyorum kendimle ama oryantal yapma deme bana deme o zaman beastin kendisi olurum. 

Neymiş? Sadece bedeni değil ruhu da antenmana sokmak gerekiyomuş. 

Bir de dip not dünyanın yogasını yapıyorum ama oryantalin verdiği dinginliği vermiyor. 

Murat Hocam iyileş hemen sen önce çok iyi ol, sonra da hemen gel :) 

Stüdyolar sensiz yalnız, şıkırlar öksüz, genç oryantalciler üzgün.



Sevgiyle

Murat Hoca'ya not: Skype bağlantısı bile yapmayı teklif ettim derslere :)  haftaya yokum ama çalışıp gelicem belki bi battle patlatırız :) Sen o zaman bommmba olucan zaten :))) kaaalllpppp

29 Ocak 2014 Çarşamba

4 element neydi? beden akıl nefes ve zaman! (iyi oldu bi de tahta! - 5 etti yalnız)

Sa-mi-miii-yeeet-siiiz-sii-niiiizzzz...

Üzgünüm daannnn diye söyledim ama samimi değilsiniz. Bir insanın kendine vakit ayıramaması kadar samimiyetsiz bir şey olamaz. 1 saat 3 saat 10 saat 20 dakika 5 gün... Yediğin içitiğin gezdiğin yaptığın ettiğin gördüğün yaşadığın duyduğun hissettiğin unuttuğun hatrladığın. Sen iyi misin diye herkese günde 100 kere sorarken ben iyi miyim diye kaç kere soruyorsun?

Egon var senin süpersin sen, yenilmezsin, en yi sensin, senin etrafındaki herkes tökezler ama sen dimdik.... Geçiniz. Yanlış.

Bir bütün olduğunu unutmuşsun. Gel seninle ufak bir test yapalım. Şu anda eminim hafif kambur duruyorsun, boynun da öne eğilmiş. Ellerin bilgisayar klavyesinde büyük ihtimalle, biraz akıllıysan masana baktığında yüksek (yükseltilmiş) ekran ve destekli mouse pad göreceksin. Görmüyor musun? Alışveriş sitelerinde harcadığın zamanın 20de birini harca ve bu destekleri al. Evet simli pırıltılı marka veya moda değiller ama kol kaslarını ve boyun eğiriliğini koruyacaklar.
Hannibal Lecter gibi böyle dolaşmak istemiyorsan eğer dik duracaksın, eğer eğrildiysen düzeltecek önlemleri alacaksın, sonra böyle iki büklüm olunca aman demeyeceksin OK? (kendi eğikliğimi nasıl giderdiğimi anlatmıştım bakabilirisn bebeyyyim)

Nefesine dikkat et. Sanırım sık sık ve derin olmayan nefesler alıyorsun. Bu stress içerisinde olduğunu gösterir. Derin derin ve yavaş al, ve nefeslerini say mesela 4-4 hemen hissediceksin farkı. Bu arada omuzların da hafif içeri doğru eğik değil mi? Çünkü bugün gene savaşacağını düşünüyorsun, stres ve korku - ya da kısaca alarm durumu diyelim - halinde ilk önce pektoral (meme işte bildiğin) kaslarını kasarsın kapanırsın sırtın yuvarlaklaşır ama sağlıklı değil kambur halde.

Şekerim şu ana kadar iskeletin eğri, nefesin tık ve ruh halin stresli çıktı. Bence devam etmeyelim. Bence sen şimdi bir kalk 40-50 adım yürü bir dolan gene öyle gel ofis masasına. O şekerli çayı kahveyi de yolla, yerine şekersiz bir şey iç, vücudunun içini yormaya, cildini perişan etmeye gerek yok. Hah güzeeeelce bir gerin, kan gitsin kollarına bacaklarına, boynunu çevir. Hafif esne öyle otur masana geri ve nefesine dikkat et.

Bütün olduğunu hatırla gün içerisinde, vücudun aklın nefesin bir bütünsünüz. Ama bu bütünlüğü sağlayan bir boyut daha var o da ZAMAN. Ay şekerim nasıl vakit buluyorsun sipooraaa diyen kezo arkadaşım. Bulmuyorum yaratıyorum. Sen kenarından yağı damlayan kızarmış tavuk parçaları kemirip düşük kalite blushlarla onları mideye indirirken ben gym'de çalışıyorum. Kendime zaman ayırıyorum. Çünkü kendimi seviyorum. Çünkü ben 120 kilometre yol yapıp, 8 saat çalışıp, bir dünya günlükhayatsorunu ile boğuşup sonrasında iyi olmak için kendi ayinimi yapıyorum. Ağırlık kaldırıyorum, koşuyorum, yoga yapıyorum yüzüyorum canım nasıl isterse onu yapıyorum. Ama hareket ediyorum. Zamanı iyi yönetiyorum ki kendimi kendimden mahrum etmeyeyim.

Gilhousen'ın Geçlik Pınarı: İlle de nerde bu pınar diyorsan bak vallahi bu 4 faktörün güzel yönetilmesinde. Metabolizma yaşım 1 senede 10 yaş düştü, bi dene pişman olma olasılığın yok yani :) 

Zaman yönetimi çok zor değil be hepimize project management okuttular nerdeyse. Okumadıysan bile dersi, internette crash course'lar var vallhi bak 1 saat ayır gününü daha efektif planla zamanını yönet ve hayatını kaybetme. Zaman yönetimin para gibi olmasın, kağıdı bozdurunca sana geri verdikleri bozuk paralar çantada yitip gider, aynı şey hayatına olmakta bu devam etsin mi istiyorsun?

Önce kendimiz Venüs oluyoruz sonra Adonis zaten geliyor. O yüzden Venüs olmak için kendine iyi bakıyorsun Kapiş? Anlaştık o zamannn (Abraham Bloemaert - Adonis ve Venüs)


Sevgiyle