Sayfalar

Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2014 Pazartesi

Bodrum'a gidip gece hayatı yüzü göremeyenler var bu hayatta

26 Nisan Cumartesi sabahh 05:45: Mesaj; 'Günaydıııınnnnn' bununla başladık. BUnun Cuma akşamı da var ama ona biz kendimiz gülelim artık, siz bunlara gülün. 10 dakika içinde İstanbul'un yarısını katedip gelen SquatDelisi, bir madalyayı hakederken, bizi cehennemin dibindeki havalimanı Sabiha Gökçen Hanımefendi'ye götürecek olan şöforümüzün gelmemesi ayrı bir coşku kaynağı oldubkendisini kırmızı kartla oyundan ihraç ettik. Uçak 8'de, orda olmamız gereken saat 7 o zaman atlar kendimiz gideriz (dönüşte pis patladı bana bu). Şehir - S. Gökçen arası mesafeyi 20 dakikada katederek de ikinci madalyayı ben hakettim.

Uçakta yanıma Alman bir kadının düşmesi ve bizim 1,5 saat dedikodu yapmamız, gene uyuyamamam, uçağın tam inecekken pisti pas geçip gene yükselip dönmeye başlaması - benden 15 sene gitti yemin ediyorum ömrüm eridi bitti falan bunların hepsi hikaye. Asıl şahane olan benim Global Run'ın o eŞŞŞŞŞek gibi yokuşlu parkurunu 1:26:48 ile genelde 34., klasmanımda 11. bitirmiş olmam. Öncesi? Gene saya saya yedim diyemeyeceğim ne yazık ki! Aslında yesem hayat farklı olurdu. Fakat organizasyon hafifi dandikus'tu - gelecek sene hayatta MonteNegro'ya falan gitmem bunlarla, ha bir Bodrum daha belki yaparım ama Montanegro yok Barcelona falan bu dandikuslukla değil şekerim. Bir etkinliğin ilk defa organize ediliyor olması da bahane değil. Kendisi yapmıyor nihayetinde organizasyon şirketine outsource ediyor. Ayrcıca yanında Anternamn Yap var! be arkadaşım hiç mi spor etkinliği gömrediniz. İnsanlar bir teknede 3 saat aç bırakılmaz Hele ki bunlar ertesi gün koşacak atletlerse, hele ki koşmak için ordan burdan gelmiş olanlarsa bunu yapmayacaksın no no no. Ayroca hayatımda ilk defa Red Bull'suz bir organizasyon gördüm (Tamam Avrasya'da da yoktu ama onu hadi anlayabiliyorum - hem onlar olayı elma dilimleri ile kompanse etmeye çalışmışlardı). Koşu organize ediyorsan bir RedBull bir PowerRade bir Burn sponsorun olacak NOKTA!. Ayrıca genel olarak sponsor fakiriydi. zeytinyağı üreticisi vardı baklava ile besledi bizi bak onu da gene her yarışta görmek isterim. Su sıkıntısı çekmedik Allah için - bir Salamon Trail Run değildi şükür damla su olmadan bizi koşturacak. Tshirtler çok berbattı yalnız. Kumaşı ayrı tasarımı ayrı berbattı, favori t-shirt'üm Geyik Koşusu sonra Nike Run İstanbul! Çıta yüksek örnekler muhteşem, kafanıza göre iş yapmayın!

Organizasyon hakkında iyi bir şeyyyy, elma ikramı güzeldi (gerçi yetmedi), poğaça da fena değildi (tercihim mesela al yanına activia'yı bir de yulaf markasını onu ver - yağlı poğaça tarvam iiçindeki bedenlere artçı yaşattı bebeğim, zaten yağ giren organizam değil), sonuçların heen açıklanmasına 10 points! Sertifikalar vs de güzel aferim.

Yarış esnasından bir not: Bu kızlar nereye koşuyor gene göremedim, çoooook gerilerde kalmışlardı :(

Parkur muhteşemdi, bu güne kadar koştuğum parkurlardan farklı olarak yokuşla (ki uzun dik ve döne döne bi şey) başlayıp yokuşla bitiyordu. Yan her 1, 4,5, 6, 9.5, 10, 13,5 ta (mesafeleri atmadım tam da exact sayılar olmayabilir) yokuş vardı bugüne kadar geliştirdiğim ve uyguladığım tüm koşu stratejileri yalan oldu. Bu da şu demek, daha çok dayanıklılık, daha iyi kondisyon, daha sürprizlere açık olmam gerek. Çalışmam gerek :) evet polyanna yuttum. (recvery'de herşeyi yedim o kızı da yemiş olabilirim)

Asabını sinirini bozan bir şey varsa, çık koş, geçyor Benim kafamı kurcalayan zirzpo zirzop şeyler vardı. O yokuşu gördüm e derdim kaldı ne tasam. Net söylüyorum şu anda baki kalan sadece başarım. O yüzden yazar burda dilini çıkartıyor.

Yerel halk'ın tepisi harikaydı. Hayatlarında spor yapmadıklarını (otele girdik, resepsiyon yetkilisi oo hoşgeldiniz, koşuya mı ah be Türkiye'nin en spor yapamayan yerine geldiniz diyerek bizi karşıladı - adamın aklı almadı sabahın köründe iki İstanbullu kız ellerinde spor çantaları ile böyle saçma bi neden için Bodrum'a gelimiş). Esnaf elinde çayı ile bizi izledi, ilk tur onlar için ilginçtik, ikinci turda bir komik gelmeye başladık belliydi yüzlerden, üçüncü turda bunlar hala mı koşturuyo bakışı vardı bariz alay ettiler, ama onlar eğlendi biz eğlendik.

envanter:
İçilen rakılar 1 büyük 1 küçük
Biralar : Sayamadım
(Alkol tüketimini sağlayan Çarşı grubu mensubu arkadaşlara ayrı teşekkürler bize gene soda bize hep su)
Kurulan koşu grubu: 1 (Run4Fun tamamen delilerden oluşan inofficial bir gruptur hatta whatsapp grubudur)
Atılan kahkahalar: Milyonnn milllyonnnnn
Geçirilen ölüm korkusu: uçakta her an ben
Sakatlık: SquatDelisi hemen sahalara dön, senin dizin benim dizim :( Kalp kalp kalp
Çekilen fotoğraflar: yüzlerce







25 Nisan 2014 Cuma

Ağlayan süperkahramanben ve TOFD bağış bilgileri - BENİ AĞLATIN!!!!

Çoook iddialıyım. Ben bir süper kahramanım, süper güçlerim var.



Tanıdığım bir kaç kişinin daha var. Yani ben tek değilim ve çok şanslıyım benim gibi üj bej adet daha etrafımda olması harika bir avantaj.

Mesela bakınız tandemim. Beraber dünyayı kurtarıyoruz! Sen dalga geçtiğimi san (ve hayır delirmedim, delirsem bile yeni bir şey değil neden şaşırıyosun ki). Bir kere ayak bileklerimizde minik kanatlar var. Ya da Genç Oryantalcilerin elebaşısı :) (Dün akşam salonun içindekilerden gelen tepki ne bağırıydunuz be kızılderili gibi? oldu)

Sizin anlayacağınız melek bu! Yalnız bunun bile aldatıldığı bir dünyada bize neler ederler sorusuna ayrı bir yerde ağlayacağım.
Kemiklerimin içinde ilik yok da tuhaf bir titanyum alaşım var sanki. En zor anda bile en bittiğim, mental fiziksel en çöktüğüm en üzüldüğüm en bayılacak gibi olduğum anda bile beni dimdik ayakta tutuyo. Ama bir yandan da iskeletim kuşlarınki gibi sanki. Hafif, ağırlığım yok. Uçabilirim, tek elle kaldırılabilirim gibi, ama değil :)
herkesin yapmaya kokrtuğunu üşendiğini, yapabileceğine inanmadığını yapıyorum, bıldırcın kemiği değil yani içimdeki.

Küçükken Barbie olmak isterdim. Sonunda oldum da Barbie değilmiş benim olayım. Ben Supergirl müşüm :p  Barbie fazla soft. Hem benim de bir Kriptonyte im var. Hayatta söylemem ne olduğunu :p ama var işte. Değişken hem böyle şeyler öfklendim mi mesela Allah!!! Zeus'un kızı Hera'nın baş belası bir Pallas Athene çıkıyor ki benden. O muhteşem Truva Savaşı'nı yeniden yeniden yaşatırım. Çok egzotik. Neyse geçtim bunu da... Mevzu ağlatıyo diye gelemiyorum saçççmalayıp duruyorum



Yapılmayanı yapabilme kabiliyeti. Egosuzluk. Bırakmama, kaybedeceğini bile bile yapışma. Azim. Yüzleşme, kabul. Güç. Zayıflık, zayıfken bile başkaldırabilme. Adalet. Kuvvet. Enerji. Hiçbiri değil. Süper kahraman dediğin ilham verir. Netim. Belki uçamıyoruz, belki bakışla çeliği ikiye bölemiyoruz ki bence bu iyi gözümden yeşil ışınlar çıkıp metal falan kesse iflah olmazdım ben kendimi biliyorum. İlham vermek muteşem bir şey ama. Beni yenilmez yapan sanırım bu. Off terapist koltuğunda oturuyomuş gibi oldum da neden elin çakma Freud'una laf anlatiim şimdi bazı şeyler susunca kabul etmesi daha kolay (ene açık verdim - yüzüm kızardı burda)... İyice saçmalamış olabilirim, ki unutma beni bu yüzden seviyosun yapılmayanı yapıyorum.



Efendim neden duyguslaa bağladım, şundan dolayı: Pazar günü koşamayanlar için koşuyorum ben. Fund raising amaçlı yaptığım mail çağrılarına da yanıtlar geldi. Onlar benden ilham aldılar iyilik yaptılar şimdi ben daha da hızlı koşarım. (son idman kilometre başına 5.5 dakika) Uçarım ben uçarım. Gözlerim doldu çorbada tuz zerrem oldu, vesile oldum fena coşkuluyum. Bir tekerlekli sandalye 2400 lira. Biraz daha uğraşsak olur bence... Ben hayallerimi yaşıyorum bu günlerde, onların da hayalleri var. Senin için hayal olmayan, günlük normal şeyler, düşünmediğin, umursamadığın onun yerine sevgiline banka hesabına, patronuna, annene, kardeşine sendne zayıf kıza, kaslı oğlana dayandırdığın şeyler. Oysa öbür tarafta çok daha basit şeyler var, güneşin altında olabilmek gibi... Gidemez belki şu anda, yürüyemiyor, ama 2400 lira yaa nedir yani. 5 lira olsun 10 lira olsun, önemli değil, hadi gel elinden tutup götüremesek de onların da kanatları biz olalım.

benim paylaştığım mail aşağıda. Gönlünden kopan olursa ne sevinirim ne sevinirim. Ama benim sevincim onlarınkinin yanında solda da sıfır kalır. Hadi beni biraz daha ağlatın :)

Sevgili dostlarım,

Farkına vardım ki mutlu olmanın en önemli yolu şükretmektir. Bugün yürüyebiliyorsam buna şükrediyorum. Bugün koşabiliyorsam buna şükrediyorum.Bu şükretmenin bir yolu da yürüyemeyenlere yardımcı olmak. Bunun için bir yandan çok keyif aldığım aktiviteyi daha anlamlı kılmanın bir yolunu buldum. Katıldığım yarışları ADIMADIM oluşumu (www.adimadim.org) şemsiyesi altında koşarak Türkiye Omurilik Felçliler Derneğine (TOFD) yardım etmeye çalışıyorum. Kuruluşundan bu yana 800 ADIMADIM koşucusu 14.500 bağışçıya ulaştı ve 2.150.000 bin TL bağış toplandı, ve bu sayede 900 engellinin ve tabii ailesinin hayatı değişti. 27 Nİsan Pazar günü ADIM ADIM grubuna dahil olarak, Bodrum’da’ düzenlenen Global Run Bodrum koşusuna katılarak, 15km koşacağım. Amacım yürüyemeyen, koşamayan ve maddi imkanı kısıtlı olan arkadaşlarımıza tanesi 2,400 TL olan birer akülü sandalye alarak onların da harekete geçebilmesine yardımcı olmak.Eğer bu kişilere destek olmak istiyorsanız sizlerden ricam şimdi 5 dakikanızı ayırarak aşağıdaki hesap numarasına gönlünüzden geçen miktarda bir bağışta bulunmanız. TOFD Dernek statüsünde olduğu için şirket adına yapacağınız bağışlar vergiden düşülebilecektir.

Açıklamayı aşağıdaki gibi yapabilirseniz takibi daha kolay olur ve kaç sandalye aldığımızı daha kolay izleyebiliriz.
AÇIKLAMA: ”AA, Koşucu adının Baş Harfi_Soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/SOYAD”
ÖRNEK: “AA,BKIRC, SeninAdın SeninSoyadın”
Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6297744 , IBAN No: TR91 0006 2000 3560 0006 2977 44

Paypal ile ödeme
http://www.tofd.org.tr/tr/index.php?/tofd/icerik-detay/adim-adim
 
Bakalım bu sene kaç sandalye alabileceğiz?
Bankaya gönderdiğiniz miktarı bana e-maille bildirebilirseniz ben de takip edebilirim.Bana göndereceğiniz bu mail’de adınızın ve bağışınızın açıklanmasını istemediğinizi belirtirseniz bu bilgi kesinlikle benim tarafımdan açıklanmayacaktır.

Hepinize neşeli ve daha da önemlisi sağlıklı günler dilerim.
Sevgilerimle,