Sayfalar

Adım Adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adım Adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2015 Çarşamba

benimle kanat ol, hayat verelim HAYDİİİİİ

Merhaba,

Bir senedir Adım Adım oluşumu altında TOFD yararına koştuğumu hepiniz biliyorsunuz. Bakın birkaç ay önce neler başardık!

Öncelikle çok teşekkürler, Kasım 2014'te bana hayatımın en büyük mutluluklarından birini yaşattınız. Ben koştum, siz bağış yaptınız ve biz bir kişiye akülü tekerlekli sandalye aldık. Bir kişi biz birbirimizi seviyoruz ve destek oluyoruz, yumuşak duyarlı bir kalplerimiz, tertemiz vicdanlarımız ve içinden asla eksik olmayan sevgimiz olduğu için başardık. Bu arada Kasım 2014'te 1.800.000 TL'ye ulaşarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir kampanyada bir STK tarafından toplanan en büyük miktardaki bağışı toplayarak rekor kırdık. 36. İstanbul Maratonu'nda 206 akülü tekerlekli sandalye alarak hayat verdik. Bugüne kadar toplam 8.000.000 TL bağış toplayarak, Adım Adım bünyesindeki toplam miktardır, toplam 55.000 bağışçının katkıları ile 1.200 engellinin ve ailelerinin hatalarını değiştirdik. Bu gururu hepimiz yaşıyoruz. Haydi şimdi gene bu coşkuya hep beraber ortak olalım. 1 Mart 2015 Pazar günü Antalya'da ilk yarı maraton deneyimimi, 21 kilometre, yaşayacağım. Bunu sizler, TOFD ve hayatını değiştireceğimiz insanlar için yapacağım. Haydi yüreğini ve sevgini gönder ve beraberce daha büyük gurur yaşayalım. Bizler hareket edebilen şanslı insanlarız, ama unutmayalım hepimiz engelli adayıyız.

Verdiğimiz hayatlardan bir örneği bu link altında izleyebilir, nasıl büyük önemli bir iş, hep beraber başardığımızı görebilirsin.

Bir akülü tekerlekli sandalye 2.400 TL. Az veya çok 10 TL veya 100 TL hiç fark etmez. Haydi bana katıl. Haydi benimle ol, haydi onlara kanat olalım el ayak olalım hayat olalım. Nasıl mı bağış yapacaksın? Çok kolay, aşağıdaki adımları izle yeter. Lütfen bana bilgi ver ki ben de takibini yapabileyim. Tabi ki bağış miktarı aramızda kalacak.

Ben daha da fazla destek olmak istiyorum dersen, benim e-postamı arkadaşların ile paylaşabilir onları da bu muhteşem coşkuya davet edebilirsin, beni çok daha mutlu edersin.

Açıklama: "AA, Koşucu adının baş harfi soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/Soyad"
Örnek: "AA, BKIRC, Senin Adın Senin Soyadın"

Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6295793,
IBAN No: TR97 0006 2000 3560 0006 2957 93

Paypal ile ödeme: http://www.adimadim.org/paypal/

Sevgiyle
Beril

12 Ağustos 2014 Salı

zıp zıp koşuyorum allahım ne mesudum tam bir ceylan adeta bir tavşan

Ağustos sevimli bir ay diil. Ben pek bayılmıyorum. Yazdan sıkılmış oluyorum zaten sevmem, e canım incir ceviz ve hünnap istiyor eylül gelsin. Bu sene ayrıca eylül benim için  çok sevdiğim destinasyonlara da seyahat demek. Ama ben deliyim arkadaşım beni durduramazsın, durmayan deliyim ben. E naapıyorum koşuyorum.

Koşmadan önce dizimden son durumları paylaşayım. Durum şu, tatil denen zevk-ü sefa aleminde çok minnak porsiyon spor yaptığım için (sabahları yoga daha çok Kemer'de, Alaçatı'da da squat dips vs - bir de deliler gibi yüzdüm 15 gün heryerde :) )dizim b esnada bayağı dinlendi. Evet herkesin dediği gibi cahil gibi hasta hasta yüklenme demişlerdi, hırs mırs diye kendimi yiyomuşum herkes haklıymış. Spor hocalarım, doktor, bir iki manyak arkadaşım hepsi. Ben de salakmışım dinlememişim. Ama şimdi dinledim ve geçti gibi tık'lamıyor dizim. Haa saldım mı zorluyor muyum NO NOOOOOOO, bildiğin jump squat falan yok, statikte devam. Dün daha bacak çalıştım statik ve uzun süreli çalışıyorum ya 2 saatten fazla ürüyo düşün yani, daha bunun esnemesi var cardiosu var. Ben gym'de yatayım, kafayı BOSU'ya dayar matın üstinde üstüme Yoga battaniyesini çeker uyurum. Ne var ki. Daha zor koşullarda uyudum ben. Sabah da duş yerine önce havuza bi 1.5 k cup cup yupiii - öyle olmadı hayır ama bir gün olacak bir gece de beni D&R'da kilitli unutacaklar Kanyon'dakini tercih ederim.

Eylül gelsin koşular da başliicak. Şimdi abur cubur koşular denen bi koşu türü var. Böyle eğlenecsine. Ben de her hafta koşu bandında eklemi kemiği telef ede ede koşacağıma, outdoor için bahane olur diip çoğuna kaydımı yaptırdım. amaç kazanmak diil, hem Avrasya'ya hazırlık hem de outdoor kafası hem değişiklik mesela bi tanesi boyalı çokşeker bence (umarım tarih uyar) Bu sezon ciddiye aldığım 4 yarış var;

1- Urbanathlon 10 k engelli (geçen sene acayip eğlendim bu sene daha çok eğlenicem umarım bu sefer o tırın üzerinden atlarız)
2- Runistanbul 7k (ilk göz ağrım çok şeker bence ayrı seviyorum)
3- NewBalance Istanbul 2 Kasım evet ama kaç K bilemiyoruz keşke YM olsa çok isterim.
4- Avrasya 15 k koşucam, gururla bu sene Atatürk t-shirt'ü ile koşmak istiyorum. Ayrıca zamanımı aşağı çekmek (sakatlık elverdiğince tabi) Hem de TOFD için bağış toplayacağım Bu sefer bir sandalye alırım bence :) (nası gaz veriyorum)

Bir de lay lay lom çok eğleniyorum yarışları var işte onlar bunlara hazırlık istersem 5 k'yı 40 dakikada koşiim dert etmiicem önemli olan atmosfer diicem mesela
1- MudRace Bataçıka 5k bende çamura bulanmak için ayrı bi istek var
2- Colorsky 5k rengarenk mırrr bi koşu çok tatlı boyanıcaz böyle
3- Geyik koşuları: Koşmazsak kalbimiz kurusun :) ama 14'e cesaret edemem belki martta bu sefer gene 4k
4- GurmeRun Dalyan Bros'un gazına geldim 300 göğüs numarası ile koşuyorum hayırlısı

Bu arada her C.tesi AdımAdım ile Belgrad Ormanı'nda koşuyoruz gelsene :)

Hepsine nerdeyse kaydım OK yarışlarda görüşürüz:) (biri açılmadı birini birazdan yapıcam, kalanları tamam)

Sevgiyle

8 Mayıs 2014 Perşembe

TOFD yararına hep beraber kanatlanalım haydi haydiiiii

Merhaba,

Hayatta bize en büyük mutluluğu iki şey verir. Birincisi sahip olduklarımıza şükretmek, bir diğeri sahip olduklarımızı paylaşmak ve hatta ilham vermek. İnsan şükrettikçe ilham verdikçe mutlu olur. Ben de koştukça mutlu oluyorum, koşarak ilham verdikçe. Koşarken anladım ki insan sadece nefesiyle, bacaklarıyla koşmaz kalbiyle ruhuyla da koşar. Koşamayanların da bu deneyimi bir nebze yaşayabilmesi için ADIM ADIM şemsiyesi altında koşarak Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği - TOFD'a yardım etmeye çalışıyorum. Kuruluşundan bu yana Adım Adım kapsamında 800 Adım Adım koşucusu 14.000'i aşkın bağışçıya ulaşarak, 2.150.000 TL'ye yakın bağışa ulaşarak 900 engelli ve ailelerinin hayatına dokundu.

10 Mayıs 2014 günü Bozcaada'da organize edilecek olan New Balance Bozcaada kapsamında 10 km. koşacağım. Amacım yürüyemeyen, koşamayan ve maddi imkanı kısıtlı olan arkadaşlarımıza bir akülü sandalye alabilmek. Bir akülü tekerlekli sandalye 2.400 TL. Böylece onlar da bizim şükretmeyi unuttuğumuz güzellikleri yaşayabilirler. Böylece biz de bir fark yaratırız. Böylece biz de iyilik için bir adım atmış oluruz, hep beraber!

Eğer içinizden gelirse, TOFD için gönlünüzden kopan miktarı aşağıdaki hesap numarasına gönderebilirsiniz. TOFD Dernek statüsünde olduğu için şirket adına yapacağınız bağışları vergiden düşebilirsiniz.

Açıklamayı aşağıdaki gibi yapabilirseniz takibi daha kolay olur ve kaç sandalye aldığımızı daha kolay izleyebiliriz.

AÇIKLAMA: ”AA, Koşucu adının Baş Harfi_Soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/SOYAD”
ÖRNEK: “AA,BKIRC, Ali Öztürk”
Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6297744 , IBAN No: TR91 0006 2000 3560 0006 2977 44

Paypal ile ödeme
http://www.tofd.org.tr/tr/index.php?/tofd/icerik-detay/adim-adim

Haydi hep beraber koşamayanları kanatlandıralım.

Sevgiyle
Beril

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Tutacak dilek bulamıyorum - herşey böylece kalsın

Her Osmanlı'nın bir Almanya'sı vardır. Biri savaşa girince öbürünün de otomatik beraber girdiği. Benim EceHatun'um ve SquatDeli'm var.(Kimse alınmasın onlarkendilerini bilirlerin 300 spartalısının en başı da benim gene) Cumartesi günü iyilik peşinde koşanlar komünitesi Adım Adım geleneksel her ayın ilk Cumartesisi hareket et yarışını yaptı. Ben de ilk defa koştum, SquatDelisi MBA perişanı olduğu için bu seferlik yoktu, ben de onun için de koştum - yorgun olmasam 30 dakika altı koşacaktım, 7 Haziran'a inşallah - bu durumda bizler 3. olduk efendim. Tebriği kutlamayı havai fişekleri falan kabulleri başlamıştır (şampanya 10 Mayıs 2014 saat 17:00'den sonra vücutlar recovery'ye girince kisses)

Yaz modası: Uyan canım yaz geliyor sadece kadınlar değil erkeklere de geliyor, göbekli sarkık pörsük olmuyoruz, öyle isek rica ederim yaza evden katılın dolanmayın ortalıkta, bakınız burda ne var :)

Genel olarak durum şu, hayat sana gelen değil senin onunla ne yaptığın. Vallahi bak. Egonu çıkart, koy kenara bak nasıl her şey güzel oluyor. Mesela senin haftasonun 2 gün sürdü benimki daha uzundu ikimiz de Cuma başladık ve az önce bitirdik. (Pazartesi bugün sendromu olanlar varmş - Allah kabul etsin).

Cuma: İlk desteksiz headstandim! Vatana millete insaniyete hayırlı olsun. Kimsye bir faydası yok tabi olay benim olayım da, bana inanılmaz faydası var. Bir sene önce teleme peyniri olan karın kaslarım bugün vücudumun yarısının ağırlığını taşıyacak kıvamda. Bende o dinginlik var ki ters dönmüşken omurgam nerde boyum nerde o çizgi nerde hat nerde bilebiliyorum. Ulaşana kadar çok denedim çok düştüm çok kalçamla Şampanya Patlattım Buzprens(es)iyle çok güldük ama bak oldu. Cumartesi gene oldu acaba Cuma şanslı günüm müydü dedim, gene denedim aaa gene durdum:) Headstand neden önemli? Bedenen şifalı lenf drene eden, kalkış esnasında karın kaslarını duruşta core ve bacak kasları başta olmak üzere tüm bedeni çalıştıran bir postür. Şifalı; lenf drenajı makikeyle olmaz bununla olur bacaklardaki dolaşım uu beybiii  oluyor. yaırca bedenini tanıyorsun pozisyonlamayı tanıyorsun, yapamayacığın hiç bir şey kalmıyor. Şöyle oluyorsun: Sen de nesin beee ben başımın üzerinde duruyorum arkadaşım hah!

Hazır olmadan deneme, hazır olmadan bu hayatta hiç bir şey yapma eline yüzüne bulaştırırsın

Cumaretsi, 3. lük, oley, komünitenin bir parçası olmak oley! Koşu sonrası gidilen yerde kahvaltının ilk defa doğru gelmesi oley! Bizim servis kilitlemişliğimiz var ki menemen istedik omlet geldi. Çünkü benim menüm, 3 yumurtadan beyazpeynirli menemen o 3 yumurtanın sadece birinin sarısı olacak, diğer sarılara elveda! Yanında yulaf kepekli yoğurt, belki bir minnak bal, domates söğüş. Greyfurt suyu - herşeyden önce ve sonrasında da Sade Türk kahvesi yanında lokum olmasın istemem. Yulaf kepeği olmuyor genelede hiç bir yerde, yanımda taşıyorum - Vale'ye kriz yaşattım evet ama artık helal etsinler haklarını- ve fakat gene kuş yemimi mi o kuş mu yemliyeceksiniz sorusu bir geldi. Yazık bize de onlara da biz sayılı gramlı protein carb dengeli yemeğe savaştıkça bunlar kilitleniyor tuhaf geliyor. Sanki adama bana uzaylı budu kızart getir dedim.

Gece: Katy Perry şarkısı skinny dipping in the daark na na naaa, buz gibi sular, zindanlar masterlar, saklambaç oynayan kazık kadar insanlar, Guiseppem'i Amerika yolcusu etmek... konuşmayacağım bu konuda. Ama özet gibi bir şey de veriyim. Bu arada al sana dip not. Antioksidan can'dır. Antioksidan olmadan yaşama haftalık besin planını yaparken eklemeyi sakın unutma. Çilekler dutlar. Hatta biz kudurduk muhteşem peynirler, kavunlar, cevizler bademler (yediğimi içtiğimi sayıyorum diye okuyorsunuz bunları :) bir iki kadeh de kırmızı şarap (antioksidan ilaç niyetine doldur be saki). Hayyam şiirleri, Kervansaray maceraları, şarap ve kopuş konulu çalışmamız hakkında konuşmama yemini ettik - yazmama değil ama olmaz şimdi Türkiye buna hazır değil bebeğim :p



Pazar: Yeni projem var çok yakında :P DenizKızım oldu malum bahar kendisini yepyeniliyoruz.

Haftaya başlangıç: Muhteşem, Motivasyon level top! 4 güne nazaragelirsöyleyemembıktıknazardan ama ya burda okursunuz ya Fitness Magazin'de bilemem. Geri sayım DÖÖÖRRRTTTTT!!!! Fon müziğim aşağıda saygılar. Deli gibi işim gücüm var ama ben bağış mailleri listesi yapıyorum, alıcaz o akülü sandalyeyi eveeet eveeet, çünkü benim hayatımda herkes süper çünkü beni seviyolar, kendilerinie seviyolar ve hayata saygıları var. Bize kurşun işlemez çok duygusalım yerim kedimi.


Pazartesi cilt parlaması önerisi: Hareket et, delilikler yap, antioksidan ye. Bugün Hıdrellez, mutlaka kutla arın, temizlen, hayırlı dilekler dile, kendine saygı duy, bahar temizliği yap - bedeninde ve ruhunda.

Sevgiyle

2 Mayıs 2014 Cuma

Konudan konuya seke seke

Aklımda milyonlarca şey uçuşuyor. Bu aralar duyduğum en güzel teselli cümlesi, üzülme üzülünce hücrelerimiz ölüyor. Oldu. Kalpp SquatDelisine. Sen varken ben nasıl üzülebilirim? Mümkün değil.

30 Nisan akşamı içildi. Hayır alışık değilim, iç iki kadeh şarabını git yat, ertesi gün de git yüz bir iki kilometre uzun uzun yürü sahilde iki karın çalış mutlusun! Sanırım arada yaşanan - senede bir gelen o alkolle çok mutluyum günü var ya o gün gelmişti. Yapacak bir şey yoktu, hücrelerimi düşündükçe üzülüyorum ya. Sırf onunla bitmiyor ki, bunun ertesü günü var, baş ağrısı, cildin iğrenç olması, renkleriin parlaklığı, uyku yorgunluk. Ben bunu vücuduma neden yaptım ya çok pişmanım. Fayda etmiyor.

Yedikleirmin içinde gizli şeker var mı? Mısır şurubu var mı? Bu ara en büyük takıntım. Mesela, salça, hazır tavuklu sandviçler (bu hainlerin içinde 4 kaşuk falan şeker var ya yazıklar olsun), salata sosları (vinegrette bile olabilir, içine iyi bakmak gerek hörrff), paketlenmiş ekmekler (şeker ilavesinin nedeni, ekmeklerin nemli ve yumuşak kalması, tadının da yumuşaması için. Çakallar yeminle çok çakallar şeker bağımlılık da yapar malum!), Yoğurt (ay kendimi kesicem, laktoz var ya içinde off, özellikle o meyveli yoğurtlar cızz yaparım ben evde meyve bal içine miss), donmuş gıdalar (normalde yemem hayatta mutfağıma girmez ama ya bir yerlerde öteliyorlarsa bak yakarım burayı yakarım!).

Yaz geldi hoş geldi, hatta dün florasan sandaletlerimi bile giydim yiihhuuu, bu durumda FitnessDelisi manyak mısın çekil artık günaşin altından tüm ışınları soğurdun sezonu açılmıştır. Ne yapayım tenorexiak olmak da benim suçum değil ya. Hastalık arkadaşım, sen hiç disleksisi olan birine gidip cahil diye bağırıyo musun? Benim de sıkıntım bu. Kara Şövalye kıvamına da gelsem kendime beyaz görünüyorum. Ben esmer olmayı seviyorum, asılnda yanlı doğmuşum İzlanda'da yaşayan bir Afrikalı olmam gerekiyordu benim. (Buz gibi hava kayak bol bol balık, volkan ama esmer tenli kapkara misss). Vitamin D eksikliği çekmiyorum. Tamam cildim hakkında çok olumlu şeyler söylemiyorsunuz ama kemik ağrım yok, depresif değilim (her an olabiliirm ama şu an değilim).

Haftaya Bozcaada''da New Balance 10k koşusu var. YM mi yapsaydım pişmanlığı var, kitimi aldım hayırlı olsun. Cuma'dan abbas bu deliler. Her il sınırında 100'er squat yaparak gitmeyi planlıyoruz. Bakalım nasıl bir roadtrip olacak :) İki kız bir araba iki spro çantası ve bir ada bir 10 k parkur akşamına da bir Koreli :P

Kafamın içinde daha neler var, ama bazı şeyler söyleyebilseyidm mesela rengi gri olanlar burada olmayabilirdi. Burdalar kafamın içinde bulutlar dağıslın istiyorum, o yüzden yarın sabah saat 08:30'da Belgrad Ormanı FıratPen Koşu Parkuru'ndayım. Adım Adım harekete geç koşusu var :) Pazar günü ise aşkımmmmmmm koşusu. Atatürk koşusu. Gene aynı parkur. Her iki yarış da 6k Wish me luck!

Sevgiyle

30 Nisan 2014 Çarşamba

Ekle beni

Sanırım psikolojik eklem ağrısı çekiyorum. Etrafımdaki herkesin dizleri ağrıyo aman ben eksik kalmiim. Ben bir seneye yakın sarışın gezmiş insanım mahalle baskısı beni etkiler!

Koşan insanların eklemlerinde sıkıntı olması normal; bilek (benim zaten sakat), diz, kalça, omurga ve ayak büyük başparmaklarında (burda gene araya giricem benim sanırım ayak orta parmağım ağrıyo hala, yani neden ki). Gerçi olay, sen kendine ne kadar iyi bakarsan bak eklemleri ne kadar parlatırsan parlat osteoartesis ailenin sana güzel bir mirası olabilir. Bende böyle bir durum bildiğim kadarı ile söz konusu değil. Bi de bizim ailenin kadınları yaşlanmayan, ölmeyen bi cins. 85 yaşında kadının saçında bir beyaz olmaz mı, 60 yaşındaki kadında bir kaz ayağı ne bileyim bir gram selülit olmaz mı? Buyrun benim genetik mirasım.

Uzun mesafe koşucularının koşu yüzünden eklemlerine daha fazla zara vermediğine dair bir şeyler okudum. Hatta uzun mesafe koşu eklemlerimiz için iyi bile olabilirmiş (Allahım ne olur Lotoyu çıkartmıyosun bana bari eklemlerim iyi olsun beee)

Amaçsız resim 

Bir kere kilona dikkat, obez olup hem bir dünya ölümcül hastalık riski taşımıyoruz, hem çirkin olmuyoruz (slim is beautiful sorry), hem de eklemlere 100000 kilo bindirmiyoruz. Sen zaten 2399 kiloysan her inişte o ekleme kaç ton yük biniyor farkında mısın?

Bol bol idman, eklemleri doğru şekilde stimüle edince onlar da yola geliyorlar (tabi doğru kiloyla) Genetik olarak sağlamsan (yuppii benim mübadil genlerim) iyi de idman yapıyorsan (like beast BEAST I SAY) her yol sağlıklı eklem.

Çok bombeli çok sert zemin no no. Hmmm bunu yokuşla başlayan yokuşla biten yarış parkuru yapan arkadaşlara söylemek lazım. Bir de mesela her turda sola doğru döndün di mi, cool down da sağa doğru dönerek geri koş parkuru, Her tarafındaki eklemlere eşit gelmeye çalışsın yük.

Doğru ayakkabı! Malzem mühüm yavru kuş. Rengi markası şekli şemali için alma o ayakkabıyı. Kendime yeni ayakkabı bakıyorum alim oldum ayakkabı blog'u okurken. 50 seferdir deniyorum daha karar veremedim. Yumuşak iniş sağlayan destekli patiler giymek lazım. Öyle bir pati olacak ki yumuşak iniş yapacaksıni o iniş esnasında kasların şoku emecek ve eklemleri manyaklaştırmayacaksın. Arada yalın ayak yürümek de bu kasların gelişmesine destek, ne biliim yalın ayak yürü arada hatta yiyosa yalın ayak idman yapın diyen makale var bilemedim.

adım! Adım Adım. Dakika başına 180 vuruş (her patiye 80) elit koşucuların dakika başı vuruşu 180 üzeri. Bende durum şu sayamıyorum. Aklım şarkıya takılıyor, bi şey görüyorum ona takılıyorum bir anda hayal kurmaya başlıyorum böyle kafamı yaşıyorum (ne demekse kafasını yaşamak).

Şunu uygalayacak olan insan var ya bana cennetten çıkmadır, en sadık dostu olurum, çok severim öyle bir severim ki aklı durur bir daha hayatta sırtı yere gelmez Ayak masajı candır hayattır 
Kuvvet idmanını atlama, kaslarını güçlendir. Kas gücü inanılmaz mühim. Bacakların kuvveti çok çok mühim, öyle bir hissediyosun ki. Mesela yokuş aşağı inerken.

Bir de nerene ineceksini topuğa mı ortaya mı? Nereye o iniş nereye Kule!

Güzel ısın, sonunda da güzel esne. Açma germe olmadan olmaz metrelerce uzunlukta açma germe yazdım bak o kadar mühim.  Yoga yap deli gibi, ben acayip yapıyorum mesela. Dengeler statik duruşlar esnemeler. Herşey eklemlerim için. Ayrıca Yoga nefes teknikleri ile öyle bir hayatta kalıyorsun ki aklın şaşar. Uzun mesafe koşudan 2 saat önce falan (ben son sferinde bir gün önce yaptım ama gene iyi geldi zaten körük gibi ciğerim var en minnak yerlerine kadar Oksijen yollayabilecek kadar açtım) 20 dakika yarım saat meditasyon ile karışık nefes tekniği. Bak bi dene bir ritüel oluştur. Hem ayrıca ritüellerin başarıyı arttırdığı söyleniyor. Motivasyon is a Bitch.

Çok adı geçti bir eklem resminin gideri vardı dayanamadım

Eklemlerde bi acayiplik hissedersen bas doktora git üşenme erteleme vazgeçme aman diim. Bir gün idman kaçırırısın belki doktora gidince ama o senin 3 ay sahalardan uzak kalmanı engeller kapiş? (benim omzu sakat diye doktora gitmekten korkan ama sonunda her şeyi yap diyen doktor buldu diye giden arkadaşım var ya kızın omzu hala tuhaf çıkuyo sanırım arada çok emin diiliz)

Vücudunu dinleyeceksin arkadaşım. Tepkileri değerlendireceksin varsa bir sakatık, hemen önlem hemen doktor hemen artık fizik tedavi mi ne lazım o. Atlet adam bedeninin her hücresi ne diyor bilir.

Eklemleri iyi besle. Besinlerini hesplarken (ben besin hesabımı haftalık yapıyorum) eklemlerin için faydalı şeyleri de mutlaka ama mutlaka ekle. Artık vahşi somon mu yersin badem mi orman meyvesi mi yoksa ne b-onu ben bilmem listeleri yazdık :)

Şimdi kaslar iyi, eklemler mutlu Bu FitnessDelisi 2014 bitmeden bir yarı maraton koşacak - doğru organizasyonu arıyorum bulurum inşallah :) itirazı olan gitsin yatsın.

Var mı başka derdin? Yok tamam dağılalım.

Sevgiyle


29 Nisan 2014 Salı

Kalp Kalppp Kaaallllppppppppppp

Beni ciddiye aldığınızı biliyorum, kaç kişi okuyor bu bolg u görüyorum çünkü :) (teşekkürler yavru kuşlarım) ayrıca beni tanıyanlar gelip yanıma soru soruyo istek konu veriyo falan. Ki sevdiğim mevzudur. Bu aralar odağım koşmak. Malum - Lara Croft gibi giyinip koşuyorum devamlı oraya buraya :) Cumartesi günü Run4Fun'dan Çarşılı bir arkadaş benimle bayağı dalga geçti ama ben parkuru bile görmeden o 15'i mental olarak bir koşmuştum. Çocuğa ben şu anda mental olarak koşuyorum dediğimde böyle bir bu deli benim karaciğerimi de çıkartıp protein ihtiyacı giderir mi acaba diye bir baktı. Ama sonra sevdi beni, zaten beni sevmeyen ölsün.



Koşarken mental odaklı olmak çok çok çoook önemli evet. (Bu konuda bir çift sözüm var ama ağzımı açmıyorum şu anda ben kürsüye de çıkardım ammmaaa.... neyssse) Benim olayım ise HR! Bir korku var böyle kalp krizi geçirir miyim acaba diye (pederi ordan yitirince herlade Freudien bir çekince yaşıyorum). Gözüm devamlı Polarımda....

İşte ben böyle oluyorum la la laaaa
Egzersiz esnasında ciğerlerin ve kalbin alınan Oksijen'den en verimli şekilde faydalandığı ritim THR (target / Training Heart Rate) olarak addedilmiş, şekerim. Olayın ana şeysi yaş diyorlar da benim yaşımı bu aralar kim duyduysa bana atma lan attmaaa diyo bir de küfür yiyorum. Ayrıca cinsiyet kadın), fiziksel kondisyon (yarış günü Lara Croft - Normalde Supergril) ve idman geçmişi de (psikopat staaayylaaaa) olayda önemli. Maximum HR'imi hesaplayınca 186 çıkıyor, gerçi buna Cardiac Stress Test yaptırmak gerek, ama ben mühendis kafası tabi herşeyi hesaplayabileceğimi sanıyorum en kısa zamanda zaten bir Check up yaptrımam gerek bu kadar spora bu kadar koşmaya - gerçi bende körük gibi ciğer var ama olsun. Profesyonel sporcuların bile pat pat gidebildiği bu dünyada şu an deli gibi içini kararttım.

Ideal Kapl hızını Karvonen Metdou ile hesaplıyor benim FitnessCadısı (Sevgi Hocam saygılar şekerim), formül bu THR = ((HRmax − HRrest) × % intensity) + HRrest Şimdi tutup kendi hesabımı yapmayacağım yaşım çıkar daha küfür yiyemem. Ama şunu söyleyeyim, o aralığı çok aşmamaya çalışıyordum, ta ki Pazar günü uzun süre 184 nabız ile koşana kadar. Sanırım koştukça açılıyorum. Yaşla falan çok alakası olmayabilir, gerçi benim kafa kağıdı yaşımla vücut yaşım arasında 10 fark var! Ayrıca kafa yaşım 2.5, hala Barbie bebek alan bi SuperGirl! Ama kalp atışı önemli. Kalbini ne attırıyor bir düşün bir sor. Hayatta cevap vermem ölsem söylemem şu anda netim.

Şunu kırabilen insan var be yazıklar olsun, öp geçsin hemen kazara bile kırsan shereffless
Bir sırrım da 10 mu koşucam kafada 12, 15 mi olacak kafada 17 o +2 veriyorum ki daha yüksek performans segileyeyim. Hep annemin suçu. Beni yetiştirirken hep bir havuç, notun yüksek olsun iftahar al, yok üniveriste yok master derken kadın beni yarış atına çevirdi, şimdi neden koşmak için memleketi arşınlıyorsun diyo. Bak bak bak. Türkiye ne ki, bizim Milano maratonu planımız var, hem koşu hem alışveriş (salak diilim markaları burdan alıp %100 vergi vericem saygılar)


Nasıl basmalı? Ben genelde topuklarıma iniyorum, ama bu yanlış, FitnessDelisi'nin her yaptığını yapma. Çünkü sonra topuğuma indiğimi farkedip orta ayağa doğru iniyorum sonra gene kafaya başka şeyler geliyor - ooof off bazıları da hiiç gitmiyoorr heeeyyyyaaatttttt - gene topuğa dönüyorum falan. Bu hafta koşu idmanımda orta ayağa inmeye odaklanmam gerek yavrum. Araştırmalara göre topuğa inince sakatlanma riski yüksek çünkü vücut daha bir sarsılıyormuş. Zaten trauma uzun koşu yazık be :/

Ne giymeli? Bilmiyorum yalın ayak koşmak performansı arttırır mı? ben şahsen Nike Free 5.0 ile koşuyorum mor mor :) çok rahat ediyorum. New Balance'larımla sadece fitness yapıyorum. Her an bir alacalı Asics Jel çakabilirim. Kendimden korkuyorum, bu çakış yarın da olabilir. Air Max ile koşamam mesela ben yan bağlarımı 2 kere koparınca yüksek ayakkabı ile koşamam. Doktoruma kalırsa zaten koşmiim ben hatta yürümiim uçayım süzüleyim ben.



Derler ki en iyi 20'lerinde koşarsın. Külliyen yalan her yarışta gördüğüm bir altın beyler serisi var. Maratoncu bunlar kanımca, sekiyorlar adamlar ama muhtemelen torununun torununu falan seviyo. Sor anlatsın Abdülhamit'i falan. Ben finish i geçtğimde bu kankalar keyfi safhasında oluyor o derece.

Koşu sonrası pis boğazlığımı da halledersem bence büyük yol almış olucam. Dönercileri wafflecıları cafeleri restaurantları kuruttum Gene! Utanmadan. Millet de soruyo nerene gidiyo diye. Bilmiyorum :( ama çok acıkıyorum. Tabi ki bu attığım son adım olmayacak, ama ilerlemek için minnak minnak bebek adımlarıyla gidiyorum. Allahım ben yakında bir kürsüye çıkmazsam kendimi de keserim ama! Amin!!!

Sevgiyle





28 Nisan 2014 Pazartesi

Bodrum'a gidip gece hayatı yüzü göremeyenler var bu hayatta

26 Nisan Cumartesi sabahh 05:45: Mesaj; 'Günaydıııınnnnn' bununla başladık. BUnun Cuma akşamı da var ama ona biz kendimiz gülelim artık, siz bunlara gülün. 10 dakika içinde İstanbul'un yarısını katedip gelen SquatDelisi, bir madalyayı hakederken, bizi cehennemin dibindeki havalimanı Sabiha Gökçen Hanımefendi'ye götürecek olan şöforümüzün gelmemesi ayrı bir coşku kaynağı oldubkendisini kırmızı kartla oyundan ihraç ettik. Uçak 8'de, orda olmamız gereken saat 7 o zaman atlar kendimiz gideriz (dönüşte pis patladı bana bu). Şehir - S. Gökçen arası mesafeyi 20 dakikada katederek de ikinci madalyayı ben hakettim.

Uçakta yanıma Alman bir kadının düşmesi ve bizim 1,5 saat dedikodu yapmamız, gene uyuyamamam, uçağın tam inecekken pisti pas geçip gene yükselip dönmeye başlaması - benden 15 sene gitti yemin ediyorum ömrüm eridi bitti falan bunların hepsi hikaye. Asıl şahane olan benim Global Run'ın o eŞŞŞŞŞek gibi yokuşlu parkurunu 1:26:48 ile genelde 34., klasmanımda 11. bitirmiş olmam. Öncesi? Gene saya saya yedim diyemeyeceğim ne yazık ki! Aslında yesem hayat farklı olurdu. Fakat organizasyon hafifi dandikus'tu - gelecek sene hayatta MonteNegro'ya falan gitmem bunlarla, ha bir Bodrum daha belki yaparım ama Montanegro yok Barcelona falan bu dandikuslukla değil şekerim. Bir etkinliğin ilk defa organize ediliyor olması da bahane değil. Kendisi yapmıyor nihayetinde organizasyon şirketine outsource ediyor. Ayrcıca yanında Anternamn Yap var! be arkadaşım hiç mi spor etkinliği gömrediniz. İnsanlar bir teknede 3 saat aç bırakılmaz Hele ki bunlar ertesi gün koşacak atletlerse, hele ki koşmak için ordan burdan gelmiş olanlarsa bunu yapmayacaksın no no no. Ayroca hayatımda ilk defa Red Bull'suz bir organizasyon gördüm (Tamam Avrasya'da da yoktu ama onu hadi anlayabiliyorum - hem onlar olayı elma dilimleri ile kompanse etmeye çalışmışlardı). Koşu organize ediyorsan bir RedBull bir PowerRade bir Burn sponsorun olacak NOKTA!. Ayrıca genel olarak sponsor fakiriydi. zeytinyağı üreticisi vardı baklava ile besledi bizi bak onu da gene her yarışta görmek isterim. Su sıkıntısı çekmedik Allah için - bir Salamon Trail Run değildi şükür damla su olmadan bizi koşturacak. Tshirtler çok berbattı yalnız. Kumaşı ayrı tasarımı ayrı berbattı, favori t-shirt'üm Geyik Koşusu sonra Nike Run İstanbul! Çıta yüksek örnekler muhteşem, kafanıza göre iş yapmayın!

Organizasyon hakkında iyi bir şeyyyy, elma ikramı güzeldi (gerçi yetmedi), poğaça da fena değildi (tercihim mesela al yanına activia'yı bir de yulaf markasını onu ver - yağlı poğaça tarvam iiçindeki bedenlere artçı yaşattı bebeğim, zaten yağ giren organizam değil), sonuçların heen açıklanmasına 10 points! Sertifikalar vs de güzel aferim.

Yarış esnasından bir not: Bu kızlar nereye koşuyor gene göremedim, çoooook gerilerde kalmışlardı :(

Parkur muhteşemdi, bu güne kadar koştuğum parkurlardan farklı olarak yokuşla (ki uzun dik ve döne döne bi şey) başlayıp yokuşla bitiyordu. Yan her 1, 4,5, 6, 9.5, 10, 13,5 ta (mesafeleri atmadım tam da exact sayılar olmayabilir) yokuş vardı bugüne kadar geliştirdiğim ve uyguladığım tüm koşu stratejileri yalan oldu. Bu da şu demek, daha çok dayanıklılık, daha iyi kondisyon, daha sürprizlere açık olmam gerek. Çalışmam gerek :) evet polyanna yuttum. (recvery'de herşeyi yedim o kızı da yemiş olabilirim)

Asabını sinirini bozan bir şey varsa, çık koş, geçyor Benim kafamı kurcalayan zirzpo zirzop şeyler vardı. O yokuşu gördüm e derdim kaldı ne tasam. Net söylüyorum şu anda baki kalan sadece başarım. O yüzden yazar burda dilini çıkartıyor.

Yerel halk'ın tepisi harikaydı. Hayatlarında spor yapmadıklarını (otele girdik, resepsiyon yetkilisi oo hoşgeldiniz, koşuya mı ah be Türkiye'nin en spor yapamayan yerine geldiniz diyerek bizi karşıladı - adamın aklı almadı sabahın köründe iki İstanbullu kız ellerinde spor çantaları ile böyle saçma bi neden için Bodrum'a gelimiş). Esnaf elinde çayı ile bizi izledi, ilk tur onlar için ilginçtik, ikinci turda bir komik gelmeye başladık belliydi yüzlerden, üçüncü turda bunlar hala mı koşturuyo bakışı vardı bariz alay ettiler, ama onlar eğlendi biz eğlendik.

envanter:
İçilen rakılar 1 büyük 1 küçük
Biralar : Sayamadım
(Alkol tüketimini sağlayan Çarşı grubu mensubu arkadaşlara ayrı teşekkürler bize gene soda bize hep su)
Kurulan koşu grubu: 1 (Run4Fun tamamen delilerden oluşan inofficial bir gruptur hatta whatsapp grubudur)
Atılan kahkahalar: Milyonnn milllyonnnnn
Geçirilen ölüm korkusu: uçakta her an ben
Sakatlık: SquatDelisi hemen sahalara dön, senin dizin benim dizim :( Kalp kalp kalp
Çekilen fotoğraflar: yüzlerce







25 Nisan 2014 Cuma

Ağlayan süperkahramanben ve TOFD bağış bilgileri - BENİ AĞLATIN!!!!

Çoook iddialıyım. Ben bir süper kahramanım, süper güçlerim var.



Tanıdığım bir kaç kişinin daha var. Yani ben tek değilim ve çok şanslıyım benim gibi üj bej adet daha etrafımda olması harika bir avantaj.

Mesela bakınız tandemim. Beraber dünyayı kurtarıyoruz! Sen dalga geçtiğimi san (ve hayır delirmedim, delirsem bile yeni bir şey değil neden şaşırıyosun ki). Bir kere ayak bileklerimizde minik kanatlar var. Ya da Genç Oryantalcilerin elebaşısı :) (Dün akşam salonun içindekilerden gelen tepki ne bağırıydunuz be kızılderili gibi? oldu)

Sizin anlayacağınız melek bu! Yalnız bunun bile aldatıldığı bir dünyada bize neler ederler sorusuna ayrı bir yerde ağlayacağım.
Kemiklerimin içinde ilik yok da tuhaf bir titanyum alaşım var sanki. En zor anda bile en bittiğim, mental fiziksel en çöktüğüm en üzüldüğüm en bayılacak gibi olduğum anda bile beni dimdik ayakta tutuyo. Ama bir yandan da iskeletim kuşlarınki gibi sanki. Hafif, ağırlığım yok. Uçabilirim, tek elle kaldırılabilirim gibi, ama değil :)
herkesin yapmaya kokrtuğunu üşendiğini, yapabileceğine inanmadığını yapıyorum, bıldırcın kemiği değil yani içimdeki.

Küçükken Barbie olmak isterdim. Sonunda oldum da Barbie değilmiş benim olayım. Ben Supergirl müşüm :p  Barbie fazla soft. Hem benim de bir Kriptonyte im var. Hayatta söylemem ne olduğunu :p ama var işte. Değişken hem böyle şeyler öfklendim mi mesela Allah!!! Zeus'un kızı Hera'nın baş belası bir Pallas Athene çıkıyor ki benden. O muhteşem Truva Savaşı'nı yeniden yeniden yaşatırım. Çok egzotik. Neyse geçtim bunu da... Mevzu ağlatıyo diye gelemiyorum saçççmalayıp duruyorum



Yapılmayanı yapabilme kabiliyeti. Egosuzluk. Bırakmama, kaybedeceğini bile bile yapışma. Azim. Yüzleşme, kabul. Güç. Zayıflık, zayıfken bile başkaldırabilme. Adalet. Kuvvet. Enerji. Hiçbiri değil. Süper kahraman dediğin ilham verir. Netim. Belki uçamıyoruz, belki bakışla çeliği ikiye bölemiyoruz ki bence bu iyi gözümden yeşil ışınlar çıkıp metal falan kesse iflah olmazdım ben kendimi biliyorum. İlham vermek muteşem bir şey ama. Beni yenilmez yapan sanırım bu. Off terapist koltuğunda oturuyomuş gibi oldum da neden elin çakma Freud'una laf anlatiim şimdi bazı şeyler susunca kabul etmesi daha kolay (ene açık verdim - yüzüm kızardı burda)... İyice saçmalamış olabilirim, ki unutma beni bu yüzden seviyosun yapılmayanı yapıyorum.



Efendim neden duyguslaa bağladım, şundan dolayı: Pazar günü koşamayanlar için koşuyorum ben. Fund raising amaçlı yaptığım mail çağrılarına da yanıtlar geldi. Onlar benden ilham aldılar iyilik yaptılar şimdi ben daha da hızlı koşarım. (son idman kilometre başına 5.5 dakika) Uçarım ben uçarım. Gözlerim doldu çorbada tuz zerrem oldu, vesile oldum fena coşkuluyum. Bir tekerlekli sandalye 2400 lira. Biraz daha uğraşsak olur bence... Ben hayallerimi yaşıyorum bu günlerde, onların da hayalleri var. Senin için hayal olmayan, günlük normal şeyler, düşünmediğin, umursamadığın onun yerine sevgiline banka hesabına, patronuna, annene, kardeşine sendne zayıf kıza, kaslı oğlana dayandırdığın şeyler. Oysa öbür tarafta çok daha basit şeyler var, güneşin altında olabilmek gibi... Gidemez belki şu anda, yürüyemiyor, ama 2400 lira yaa nedir yani. 5 lira olsun 10 lira olsun, önemli değil, hadi gel elinden tutup götüremesek de onların da kanatları biz olalım.

benim paylaştığım mail aşağıda. Gönlünden kopan olursa ne sevinirim ne sevinirim. Ama benim sevincim onlarınkinin yanında solda da sıfır kalır. Hadi beni biraz daha ağlatın :)

Sevgili dostlarım,

Farkına vardım ki mutlu olmanın en önemli yolu şükretmektir. Bugün yürüyebiliyorsam buna şükrediyorum. Bugün koşabiliyorsam buna şükrediyorum.Bu şükretmenin bir yolu da yürüyemeyenlere yardımcı olmak. Bunun için bir yandan çok keyif aldığım aktiviteyi daha anlamlı kılmanın bir yolunu buldum. Katıldığım yarışları ADIMADIM oluşumu (www.adimadim.org) şemsiyesi altında koşarak Türkiye Omurilik Felçliler Derneğine (TOFD) yardım etmeye çalışıyorum. Kuruluşundan bu yana 800 ADIMADIM koşucusu 14.500 bağışçıya ulaştı ve 2.150.000 bin TL bağış toplandı, ve bu sayede 900 engellinin ve tabii ailesinin hayatı değişti. 27 Nİsan Pazar günü ADIM ADIM grubuna dahil olarak, Bodrum’da’ düzenlenen Global Run Bodrum koşusuna katılarak, 15km koşacağım. Amacım yürüyemeyen, koşamayan ve maddi imkanı kısıtlı olan arkadaşlarımıza tanesi 2,400 TL olan birer akülü sandalye alarak onların da harekete geçebilmesine yardımcı olmak.Eğer bu kişilere destek olmak istiyorsanız sizlerden ricam şimdi 5 dakikanızı ayırarak aşağıdaki hesap numarasına gönlünüzden geçen miktarda bir bağışta bulunmanız. TOFD Dernek statüsünde olduğu için şirket adına yapacağınız bağışlar vergiden düşülebilecektir.

Açıklamayı aşağıdaki gibi yapabilirseniz takibi daha kolay olur ve kaç sandalye aldığımızı daha kolay izleyebiliriz.
AÇIKLAMA: ”AA, Koşucu adının Baş Harfi_Soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/SOYAD”
ÖRNEK: “AA,BKIRC, SeninAdın SeninSoyadın”
Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6297744 , IBAN No: TR91 0006 2000 3560 0006 2977 44

Paypal ile ödeme
http://www.tofd.org.tr/tr/index.php?/tofd/icerik-detay/adim-adim
 
Bakalım bu sene kaç sandalye alabileceğiz?
Bankaya gönderdiğiniz miktarı bana e-maille bildirebilirseniz ben de takip edebilirim.Bana göndereceğiniz bu mail’de adınızın ve bağışınızın açıklanmasını istemediğinizi belirtirseniz bu bilgi kesinlikle benim tarafımdan açıklanmayacaktır.

Hepinize neşeli ve daha da önemlisi sağlıklı günler dilerim.
Sevgilerimle,










21 Nisan 2014 Pazartesi

Carb, protein, gizli tarifler, uykular herşey 1 saat 20 dakika için

Hangisi daha çok çekici geliyor bilmiyorum. 15 kilometereyi tamamlamış bir şekilde mutlu mesut bir şekilde olmak mı? Dünkü idmana göre ilk 15 kilometreme kıyasla daha iyi bir timing ile bitirecek gibi duruyorum o mu? Yoksa SquatDelisi ile bikinileri çekip güneşlenicez deli gibi yoksa bu mu ben tanorexiac'a çekici gelen... Uçak korkumu saymıyorum bile şu anda o çok başka hikaye. Bu hafta haftalarda Global Run Bodrum. Avrasya'dan beri hiç 15 k koşmadım. Allahım sana geliyorum. İdmanlar dahilinde dün 12 yaptık. Belgrad çift tur. E gayet de güzel oldu (12k - 1 saat 6 dakika gurur duydum vallahi)

Bir kişi daha bacaklar olmuş Roberto Carlos sen neyin peşindesin derse o bacak press'te 140 basıyor seni tepmesini istemezsin diye uyaracağım aha bu da yazılı uyarı FYI saygılarımla arz da ettm şimdi onlar düşünsün

Geçen Pazartesi gününden beri sayılı gramlı hesaplı besleniliyor. Kompleks karbonhidratlara ağırlık verildi. Yani yeşil sebzeler, tam tahıllar, meyveler şu an en iyi dostlarım (canım neler çekiyor bilsen). Bir de ben deli gibi proteine abanıyorum. Çünkü bu kompleks karbonhidratları şıp diye enerjiye çevirebiliyorum. Bu da 15 k boyunca dayanıklılığımı arttıracak. Ayrıca süt ürünlerinden kaynaklı yağları da gene günlük diyetimde arttrımış bulunmaktayım. Bu kızın da yağa ihtiyacı var. Yarıştan önce son karbonhidratımı (ki bunun yulaf olacağını planlıyorum) starttan en geç bir saat önce alma öngörüm var Allah yardımcım olsun. Ama yarış sonrası balıktı etti karbonhidrattı gömmmmüücem, çünkü bedenin o traumayı atlatmasında hem carb'lar hem de proteinler şirinler köyü etkisi veriyor. (Bodrum balık şarap rakı ne pardon? olmaz alkol yok yok yokkkk)

15 k diyip geçmemek gerek yarı-maratonun girizgahı kendisi. İdman programları çok da uzak değil birbirlerinden. Bu konuda hassasım. 15 de neymiş diyen bir çok zirzop arkadaşımın (valla utandım arkadaşım demeye) 5 kilometre yürümüşlüğü yok. Saygısız mikmikler. 
Euhuehuehuheheu (vallahi gülüyorum)

10 k üzeri koşularda recovery süresinin 2 güne kadar olduğunu okudum ve şoklara girdim (atmıyorum burda okudum bizde yalan yok). Tamam bacak kasları deli gibi kuvvetleniyor, ama sarsılıyor, core da öyle, eklemler bir acayip oluyor evet. Benim spesfik sorun ise beyinde bir gram fosfor kalmıyor (dün 12k sonrası terziye randevu verip - yarım saate gelicem dedi kadın - telefonu kapatıp dönüp uyudum ya hu. Sonra kapı çalınca a sen nerden çıktın). Traumayı azaltmak için bu hafta deli gibi beslenicem, bol uyuyup (hahahahah), hidrasyona. Çoook heycanllıyııımmmmmm.

Bana vücudumun öğrettiği en önemli şeylerden biri de aslında sınırları olmadığı. Ne kadar çalıştırırsan o kadar kapasitesini arttırabilen bir mekanizma bedenlerimiz. Yani bendeniz Mart 2013 itibari ile 1,5 k koşamazken şimdi 15 için ne yesem bir hafta önceden de yok efendim regeneration da ne yapsam diye bik bik konuşuyorum. Şu anda tüm mevzum bbu. Çünkü bedenden belki daha mühim mental hazırlık. Bu da şu demek bu hafta benim bütün mevzum bu arkadaşım çok sıkıcıyım evet ama napiim. Sen de beni destekleyeceksin bu kadar basit. İstediğin kadar sıkıl.

Hızlı başlangıç candır düsturu ile bu pazarki stratejimi oluşturuyorum itirazı olanı çok da dinlemiicem ama neyse

O zaman SuperGirl ve Shewolf olarak hazırlanıyoruz canım biz. Bodrum'daki pazar günü çıkacak olan toz dumanın kaynağı biziz :) 

Pazar günü ben (Temsili)

Sevgiyle

3 Mart 2014 Pazartesi

Heycanlı haftasonu notları ve yeni Fit planlar

Yeni yeni heycanlar yuppiiii diye bağırıp zıplayıp patileri yanda vurmak istiyor insan. Pazartesi sabah sabah ne yedin de bu enerji diye sorana, tam tahıllı ekmek iki dilim, yağsz beyaz peynir, blazamiko, nar ekşisi, limon ve sızma zeytinyağı (0 derce) soslu zeytin olarak yanıt verir. Kahvemi bile henüz içmediğimi şu anda kahve makinasından gelen muhteşem kokuya dayanamadığımı arz ederim efendim. Ha bi  de muz yedim. Dün de zorunluluktan uzun uzun uyuyunca hal böyle oldu.

Neler oldu da ben heycanlıyım? Bir kere kutlu doğum haftam başladı. Yes cuma benim börtdeyim ilk hediyelerim bile geldi. ayrıca her sene ben Almanya'da olurdum, bu sene ilgili etkinlik iptal edildi gidemedim, Almanya bana geldi. Ne seveni var bu FitnessDelisinin deliyim hoşum ama bak bi milyon sevgi baloncuğu.

Şubat ayını güzellikle kapadık, iki adet koşu organizasyonuna kaydımızı yaptık, otelimizi uçağımızı hallettik. 27 Nisan 2014 Pazar günü Bodrum Bodrum'da Global Run etkinliğinde koşacağız. 15 k efendim arz ederiiimm. Etkinliğe katılım için ödenen kayıt ücretlerinin TAMAMI Toplum Gönüllüleri Vakfı'na gidecek.E ben de Adım Adım üyeliğim üzerinden Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına koşacağım. Yaşasın sosyal sorumluluk yaşasın 15 Kilometre. Ertesi Hafta ise 4 Mayıs Pazar günü gene kendi bağışlarımı toplayacağım ama bir yandan da Wings for Life için koşacağım Alanya koşusu mevcut. Detayları zamanı gelince veririz. Bitmeyecek organizayonlar tabi burada. Fakay ciddi hazırlık gerek bu da aşikar.

Ne yapıyoruz bu durumda; bol antrenman. 10 Mayıs'ta da Bozcaada'da 21 k mı denesek diye bir dürtüldük. Allah bizi davul edecek orası da belli. SquatDelisi ve ben bu yola baş koyduk. Kendisi Runtalya'da da başarılı bir şekilde koştu (kayıtları kaçıran be ise İstanbul'da öyle yani...). Çarşamba akşamı ne supplemet kullanılacak, vücut nasıl hazırlanılacak, hız ve dayanıklılık koşu antremanı planı yapılacak tüm bunlar bit bit detaylandırılacak. Uyku zamanından gazlama playlistine kadar tüm detaylar aklımda. PowerGellerden haftasonu idmanlarını nasıl yapsak'a kadar milyon bilgi topluyorum. Tandem idman yapıcak olmak harika bir şey hem arada hafif rekabet olacak hem de birimiz düştüğünde diğeri gazlayacak. Bu kızlardan korkun derim ben nıhahahah.
Ussain Bolt'tan neyim eksik benim o da havuzda koşu antrenamnalrı yapıyormuş. Ben de yapıcam işte daha kuvvetli koşu için daha yüksek dayanıklılık daha kuvvetli bacaklar
Kuşum Cuma akşamı güzle bir deneyim yaşayarak Personal Training aldı. Uykuya ayırdığı zamanı öğrenince trainer bayağı bir azarlamış bunu. Bu da paparayı yemiş hemen bana da söyledi uyu diye. Ben zaten uyuyorum; gece ayrı uyuyorum, Narnia'da olan ofisime gelip giderken yolda ayrı uyuyorum. Oooh ne rüyaar ne rüyalar. İstediğin kadar ağır çalış yeteri kadar uyumazsan bütün o veridğin emekler boşua gider bir de sakatlanırsın demiş buna trainer. Kulağımızdan küpe olarak eksik etmiyouz. UYKU ŞART DİNLENME MECBURİ KASLAR GLİŞSİN YENLİENSİN yoksa SAKAATLANIIIIRRSIIIINNNNN.






Cumartesi günü bir Ironan Patlattık. Kendimle gurur duydum. Ne kadar da duyabilirim oley oley. Arkamdaki çocuklar 2 saatin sonunda gelip yaa biz senin ağırlıkları görüp kullandığımız ağırlıktan utandık eklesek mi acaba dedik dediler. Haftaya arttırıcaklar. Ama ben çok sevindimm. Ya hu parmak kadar kızım benim ağırlıkların muhabbeti mi dönüyo:) Ayrıca şekerim kuvvetinden spinningine karnına stretchingine kadar yemeden yapıyorum iki saat. Hele bir hareketi yiyim Mehmet Ali Hoca beni mangala atar közler derimi yüzer NET. Bu arada spinning esnasında 5 level aşağıda kesinlikle rpm koordinasyonsuz ağıznda sakızla yanımda çevirmeyen kız grubu gelmeyin abi bi daha valalhi iyi insanlarsınız da siz o sakızları patlattıkça asabım ve konsantrasyonumbozuldu. Spor yapacaksak yapalım. Yoksa dışarısı kıyamet kadar cafe... Bir de bana gelip nasıl yere avuçlarını yapıştırıyorsun sorusunun yantı da ben çoook yoga yapıyorum esneğim :) sen de yap uzasın kasların bak ne güzel missss :)

Bir Pallas Athene, Bir Minerva'yım adeta daha da güçleniyprum kuvvetleniyorum. hahayytt 

Nazar boncuğu Nazar Boncuğu!!! Ben ki kendine dünyalar kadar dikkat eden bu uğurda deliren ben bile dün bayıldım. Ay off çok iğrençç biliyorum. Almanya'dan Japonum gelmişti zaten, Japonum'la Cumartesi akşamı kahveli dedikodulu bir buluşma gerçekleştirdik. Kendisinin bna getiriği taröletlerin çileklerini yedim şimdi allah için. Bir de Gök ailesi Heidelberg'den kalkıp taaa bana geldi ama ben nasıl sevinmem. Hep beraber mutlu mesut brunch'ımzı yaparken, bu arada Grand Hyatt'ta çok güzel sağlıklı brunch yapabilirsiniz. Ağır yiyeceklerle hayatı cehenneme çevirmek yerine hafif, sağlıklı bir menü sunmuşlar. Hain tatlılar tabi ki var ve muhteşem görünüyor fakat dipte hahaha mesela Çırağan'daki gibi ortalıkta değil için gitmiyor. Ayrıca korkunç hesaplı aklım durdu. Sanırım vücut biraz yorulmuş, bi baktım gözlerim kararıyo aha bi dünya dönüyo ama pek sevimsizce. hemen eve attım kendmi misafirlerimden özür dileyip ve günün kalanını uyuyarak geçirdim. Öyle huzurlu uyku değil canım resmen boynumda kolyem ayağımda penti çorabımla uyudum. Vücuda da iyi bakıyorum neden oldu bilmiyorum. Bir nazar var kem gözlü biri nazar etti Deliniz'e telekinezik planlar dönüyo üstümde. İmdaaaaakkkkk :p

Her türlü nazardan itinayla korunmam için her daim yanımda bu ikisi :) 

Bugün trstım gene dinlenmedeyim. Bir iki iş var halledilecek. Ayrıca okunacak çok makale var, Mehmet Ali Hoca'ya sorulcak çok soru var Çarşamba plan çıkacak ön çalışmayı ciddi tutmak şart!!!

Sevgiyle