Sayfalar

Koşmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koşmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2015 Salı

Paşa gönlüm ve pembe patiler

Cumartesi sabah 05:45'te kalkıp 27 kilometre koştum. İşte herkesin kur(a)mayacağı bir cümle. Ve dünyanın da kaç bucak olduğunu gördüm. (bunu da herkes kurAmaz egoları izin vermez çünkü yavruş).

27 kilomtereyi 3 saate yakın nbir sürede koştum. Bzaılar şimdi aaaa çok uzun düşürmen gerek diicek bunların yarısından çoğu da 15'in üzerine çıkAmamış olanlar. Önerim şu, kaldır poponu da bi de sen dene Temmuzun ortasında Boğaz kenaaarnda rüzgara karşı bak bakalım ne oluyor.

Vücutsal olarak hiç bir sıkıntı yaşamadım ama şunu söylemem gerek tam bir MIND testi. benim MND'ım kırıldı 30'a tamamlayamadım. O yüzden sanırım henüz maraton koşmaya hazır değilim. benim MIND'ım kırıldı. Hiç beklemediğim şeymiş meğerse. Ben bileklerim, tabanlarım, dizlerim benimle dalga geçer sanıyordum. Hiç beklemediğim yerden sordu bu sefer! Zihnimden...

Çok değişik bir yer orası, koşuyorsun, vücudun zaten otomatik olarak gidiyor orada bir derdin yok. Ama bir süre sonra şeker kalmıyor bedende, E bedende şeker kalmaması en çok da beyni yiyip bitiriyor. Ben koşarken düşünürüm. Açarım Spotify'ı şarkı çalar çoğu zaman da ne olduğu önemli değil, kafamdan dans ederim bit bit devam ederim koşmaya. Bu sefer öyle olmadı. Bildiğin şeytan var ya, sol omzuma oturdu beni yedi yedi yediiiii. Enerjin var aslında vücutta sıkıntın yok diyorum ya. 1.5 saat sonunda düşünmek istediğim her şeyi düşünmüştüm bir şekilde. Sonrası saçmalamaya başladı zaten daha çooook mesafem olması beni korkuttu belki. Sonra başladım o pislik su yılanı var bi tane onu düşünmeye e sinirlendim. Nerden aklıma geldiyse şarlatan! Sonra korkular sonra vesveseler.

Ünlü Manyak Lara Croft İstanbul Boğazı'nda Görüldü
Burada es verelim. Benim gibi birysen yalnız yapılacak iş değil ama buddy'leri iyi seçiceksin. Senin yanına gelip KÖTÜ OLURSA BIRAK BAK diye 3 kere söylerse patlarsın. Ne FitnessDelisiymiş be oof tamam bebeğim sen beni kötü bil için rahat etsin A(nthony) Q(ueen)!!!  Çünkü daha önce demişsin bana olumsuz bir cümle kurmaaaa ben kurmammmmm sen de kurmaaa. O kuruyorsa bunda kasıt vardır temiz olmayan niyet vardır. Burada çözülmesi gereken şeyler vardır adım atarsa hatayı işleyen (burada katiyen bendeğilim çözeriz ha adım atmazsa insan silmekle ilgili bir sıkıntım yok babamın oğlu ve hatta kendisi olsa hayatımda olumsuzluk mu yayıyor you are the weakest link goodbye der adını anmam).

27. kilometreydi. kızgındım, artık hiç bir şey düşünmüyordum bir anda o esnada canımın artık koşmak istemediğini fark ettim. Canım koşmak istemiyor. Bebek'e varmak istemiyorum Arnavutköy'ü bugün bir daha bu şekilde görmek istemiyorum. O dakika durdum, taksiiye ataldım ve eve gittim. Çünkü bu hayatta en önemli şey canın ne istiyorsa onu yapmaktır. Canının istemediği şeyi zorla yaparsan o sana eziyet olur büyük eziyet olur ihanet olur kendine. Hain miyim ben diilim, Hello Kitty'yim :D

27 bana az geldi hedefim 30'du ulaşamadım ama 27 kilometreyi duyan da bana waauuewww dedi. Hayır dedim hedefime ulaşamdım. Olsun dediler büyük başarı. İşte teselli işte iyi insan :D

Ben o 30'u görürüm ama 42, Maraton hayır sanırım benim yolum orası değil :) Denemeden bilemezdim. belki henüz değil. Benim yolum şu ara Spartan gibi duruyor. Çok eğlenceli yaaa Hele bir Beast yapsam :) çok seviniciiiimmmm :D Ha Güzel yarı maratonları da kaçırmam 21 güzel mesafe ben sevdim 21 koşmayı.




O zaman neymiş? Canın istemiyorsa yapma arkadaşım zorunda değilsin. Sen zaten iyiysen canın istemiyorsa yapma. Ben sana comfort zone'un içinde kal demiyorum çık gene çık ama canın o anda hakikaten istemiyorsa bir adım daha atma :D mutlu olmadığın hiç bir şeyi yapma.

Namaste canım 

17 Haziran 2015 Çarşamba

Namaste! Şimdi recovery'deyiz

Namaste: İçindeki ilahi olan8n önünde saygı ile eğiliyorum. Namaste, içimdeki ilahi olana teşekkür ederek bir olduğumuzu bilerek, birlik olduğumuzu bilerek eğiliyorum. Saygı duyuyorum. Namaste: Merhaba ve güle güle. gelmiş de olsan gidiyor da olsan biz hep beraberiz. Namaste.

Yoga pratiği sonlarında genelde bir Namste ile bitirilir. Aslında bir şey bitiyor, bir şey başlıyor ve bir şey devam ediyordur. Bazı şeyler geride bırakılmış, bazı şeyler yeniden kazanılmış, bazı şeyler hep orda kalmış. İşte bu nedenle bedenin kalbin ruhun aklın önünde bir eğilir bir Namaste der bir kendine seninle olan(lar)a ilahi olana şükranını belirtirsin.

Pazar dönüm noktası yaşadım. Günlerdir recovery'deyim günlerdir Namaste halindeyim.

Kaslarım kısaldı ama şimdilik minimum hareket ile buraya geldim. Yarın YM sonrası ilk yoga pratiğimi yapmak için sabırsızlanıyorum (hocamız şu an hasta yatak döşek yatıyor, kendisinin gripdetoxunun hemen işe yaramasını ve ayağa kalkıp başımıza geri dönmesini istiyorum ya da Müge cover etsin bak bu da muhteşem fikir).

YM sarsıcı deneyim oldu. Evet evet biliyorum bir kaç gündür sadece bundan bahsediyorum ama ben sizin çirkin çocuklarınızın maceralarını, mama muhabbetlerinizi, indirim alışveriş ve ikinci el lüks çanta muhabbetlerinizi falan dinliyorum ki bunlar kimseye pek bir şey katmayan boş muabbetler. Bi de dizi anlatanlar var ona pek dayanamıyorum kendi hayatları yok dizi konuşuyorlar çok acayip. İnsan nasıl kendi hayatına sahip olmaz dizilerdeki gerçekliği yaşar yaa valla çok acayip... Neyse başa dönücem ben (valla insan hayret ediyor) Namaste vücuduma, eklemlerime, kaslarıma, kabime, damarlarıma, ciğerlerime, derime... Vücudumun her parçasının her organımın her hücremin önünde onların içinde olan ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. beni yarı yolda bırakmadıkları için. Beni bir arada tuttukları bana bu dünyada ev oldukları için. Ruhum kalbim aklım limitlerini aşarken vücudum da onlar ile uyum içerisinde sınırları zorladığı için. Zoru gördüğümde kaçmadığı sağlam ve dayanıklı olduğu için. Namaste.

Kalbimin içinde ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. Namaste. Cesareti için, atmaktan vaz geçmediği için, sevgi ile aşk ile dolu olduğu için. Yumuşacık olduğu için. Kendisini ego ile kesiklere boğmadığı için.

Namste, ruhumun özünde bulunan ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. Sevgiyi yarattığı, kalbin cesaretine ilham verdiği, durmadığı, genişlediği, huzuru, sevgiyi, neşeyi mutluluğu ışığı yaratıp tüm kalbime ve vücuduma doldurduğu için.

Aklımın özündeki ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum Namaste. Duygularım ile yönetilmeye sesini çıkartmadığı için. Deli ruhumun, sevgi dolu saf kalbimin ve dizginleyemediğim vücudumun tüm kontrol ve koordinasyonunu en mükemmel şekilde sağladığı için. En zor anlarımda ruhum ve bedenim acı çekip yeter değiğnde, kalbimin hayr durma devam et dediğini duyup hayır dayancaksın diyerek bana güç verdiği için.

Namaste endimle yaşadığım en özel an. Yazıyorum buraya çünkü senin de bunu yaşaman gerek. Herkesin yaşaması gerek. Herkes ilahi parçamıza özümüze teşekkür etmeli, hediyelerinden daha da çok faydalanman gerek.

Namaste.




25 Mayıs 2015 Pazartesi

21 k'lık ilk adım (Allah o jelin belasını versin)

Ulaşılamayacak uzaklık var mı? Ben dün yeni bir mesfeye ulaştım. Kendi ayaklarımla 21 kilometre koşarak. iki kız ile el ele tutuşarak. Ay çok minnoş.

Deli kadınlar ile uğraşmayacaksın. Şu an merdivenlerin başında durup aşağı, veya yukarı bakıp aman tanrııaaammmm diyorsam bu kesinlikle mutlu olduğum için. Vücudun sen ne dersen onu yapar. Vücudun sen ona ne verirsen o olur. Vücudun bazen sana dur der, sen gene devam edersin sonra der ki aferin sana, seni denemiştim. Zaten yapamayacağı yerde kilitler kalır sen de bir şey yapamazsın.

İlk mesaj; Koğuş Kalk! Yanıt: Günaydın aslan parçaları! Motivasyon bizim işimiz!!!!

Saat sabah 07:30 günlerden Pazar. Bir haftadır bu anı bekliyoruz. makam aracımız 07:30'da Kanyon'dan hareket ederek Belgrad Ormanı'na gitti. Biz de içinde. Herpimiz en uygun koşu ayakkabımızı giymişiz, yastıklamalı yarım numara büyük. Şortlar, sular jeller, müzik. bir de birbirmiz varız. Minik minik hafif tırsarak parkura girdik. Ufak adımlarla koştuk. Hızlanmak istedi birimiz diğerimiz tuttu. Biri geride kalınca elimizi uzattık taşıdık. Ne mutlu mesu bir tablo di mi? Dışarıdan öyle evetttt. Aklımızdan geçen biz 3,5 attık (tur) şimdi onlar düşünsün!

Her mangalcı yanından geçişimizde bize de köfte ekmek verin dedik. Açız be AÇ sen karbonhidrat olmadan yaşamnın ne olduğunu bilir misin? Tabi ki yemeyeceğiz ama o umut işte. 2. turda karşıdan gelen beyler kızlar bu ikinci tur mu dedi, evet dedik 2 tane daha var. Bravoooo dediler. Karşılaştık gene 3. turda 4'te yoktular. Bir grubun yanından geçerken artık herhalde kanıksadılar bizi, bu ekip harika diye bağırdı adam :) E biz mest tabi mest. Ekip harika tabi. Tabi harika be adam ne bekliyorsun :)

Yalnız o jelin allah belasını versin! 3. turun başında o pislik jellerden denedik. Çünkü bizim hedefimiz daha önce 21'di. Artık değil. Biz bu sene koşacak maraton arıyoruz bilginize. AIMS sertifikası veren ve mümkünse Türkiye'de olmayan bir Maraton! Hatta bulduk da iki tanesinin arasında kalmışız gibi. Gerçi bende 2 AIMS var ama kızlarda yok. Yol uzun yol 42 kilometre ilk adımı daha 21k sürdü. Yol çok uzun. ama o jelin allah belasını versin. Başka bir şey gerek bana. Ben o şeyi ağzıma bir daha sürmek istemiyorum. Tamam bedenim orta mesafete ilk defa alışıyor. Tamam enerji gerek ama o e bee o nasıl tat. Bunu üreten insan nasıl buna tat verdi arkadaşım hiç mi denemezsin ya. Ya kimyagersin işte yap bir şeyler o şey ne rezilliktir arkadaşım. Midemde bi şey olsa kusacaktım. beni o 2 saat 20 dakika boyunca zorlayan tek şey o iğrenç jel oldu alien salyası gibi iyyhhhh

Hedef 42 ise, yolda yemeye içmeye alışman gerek. Pıt pıt o patileri vururken. Hızlanmaman gerek enerji çok önemli. Uzay aracı gibi hissettim bir ara oksijenim yakıtım dünyaya dönene kadar yetsin istedim. Ne bulsam şimdi. Koşarken muz da yenmez e naapıcaz oku öğren dene devam!

Aile ve arkadaşlarımızdan gelen tepkilere de değinmek istiyorum lüften; (çok acayip insanlar seviyor bizi anlamadım neden)

  • 21 mi siz daha uzun koşarsınız
  • 21 mi deli misiniz
  • 21 mi koştunuz neden arabaya binmediniz
  • 21'den sonra kahvaltıda masayı mı yediniz / eve de koşarak dönün
  • 2 saat 20 dakika mı çok aşağı çekin, (o zaman sen bize idman yaptır), elimde sopayla gelirim koşmayanın popoya yapıştırırım
  • YM öncesi neden 21 koştunuz sakatlık mı arıyorsunuz
  • 2 saat 20 dakika mı yuh! (bu iyi mi kötü mü bilemedim) 
  • Allah akıl fikir versin (bu genelde ailelerden geldi) 
  • 21 mi kızım ben senin yaptığın sporun yarısını yapsam şu an ölmüştüm sen hala üstünde forma ciyak ciyak maç izliyorsun ne enerji varmış be kardeşim
  • 21 mi kilometre mi? (buna bayıldım) 
Uzun yolun ilk adımı atıldı. Haydi kalanını atmaya bu konuda bütün hafta yazarım ben. Cardio yasak bana şu an. İlk etapta üzerimde etkiler şunlar: Quadirceps ağrısı (yaşanabilir seviyede hammer'da 160 basmışım gibi), yorgunluk yok dün de yoktu hiç 21 k koşmuş bi tipim yok şu an, hafif bir pati ağrısı tabanlarım minnoş minnoş sızladı - dün buz gibi denize atlayınca biraz geçti, kaslarım kısaldı - dün koşu öncesi yere avuç basabiliyorkan şimdi parmak uçlarıma zor erişebiliyorum. Aradığım parmak uçları kapsama alanına bir giriyor bir çıkıyor. 

Bunu dedim ya uzatıp uzatıp yazarım ben. Hadi selametle


20 Mayıs 2015 Çarşamba

kekik, aşk, ahtapot kolu bir de yoldaki kadınlar _ bozcaada 2015

Çok pisliğim yazmadım. O harika deneyimi yazmadım! Yazamadım 10 gün zevk sefa ve yemek batağındaydım. Burası ayıplı burası sus aman söyleme :)

7 Mayıs 2015 bagajlar yüklendi, bavullar yapıldı. 7 Mayıs gecesi İstanbul acayip bir fırtına altında inim inim inledi. 7 Mayıs gecesi ben dedim ki pardon da ben herhalde iyice delirdim. Bu havada uzun yol hele de gece 2 kadın. Evet biz delirdik.

8 Mayıs Cuma, saat sabaha karşı 3. Teker döner. Döndü. 2 saat uykuyla ben, elimizde tablet bangır bangır müzik. Uyumadan Bozcaada'ya varmak için yola çıktık. 2 Deli Kadın. Tekirdağ'a bir şekilde ulaştığımızda ben önümü görmemekten, karanlıktan ve direksiyonu sıkmaktan ağlamak üzerieim. Bu o kadar kötü değil. Ağlıyorsun geçiyor. Elli adamın tesisinde kahve molası. Bizim yol buddyler bizi geçti. Ah şu erkek şoförler. Ben gene de final destinasyona onlardan saatler önce vardım. Çakaling is ma thing Biiittch!

Ada yoluna girdiğimizde o son 20 kilometre bitmedi, Çanakkale Valiliği'ne sesleniyorum o yol 20 k falan değil! Bir daha ölçün tabela yanlış. Ki ben virajların ustası bir uzun yol şöförüyüm. Hayatım kamyon yazısı.

Vardık biz adaya, ben çiğde, yeşil saçlarım ve elimizde spor çantalarımız. Yarın 10k koşuluyor. Benim bu sene hedefim sadece eğlenmek! Bizim grup da ulaştı. Kahvaltılar, sakızlı kahveler ve evet tabi ki ada kurabiyeleri. Mmmmmmhhh yerim! Yedim içtim. Akşam bol proteinli deniz mahsülleri, bol bol taze ot. Geç olmadan yatağa yarın büyük gün.

Benim sakat diz, düşük koşu kondisyonu ve 0 antrenman ile hedefim 1 saat. Tam bir saat. Saat 14:00 çok eğlenceli 6 kişi kadarız kalanımız nerde? Yok. Starta doğru ilerliyoruz. Sonra müzikler açılıyor, polarlara telefon applerine basılıyor, birimiz çok concon GPS'li janjanlı Garmin'ini ayarlıyor. Birimiz 2. oldu, birimiz 35 birimiz 93 birimiz 95 birimiz de gene süper dereceli.

Pıt pıt pıt geçiyourum Start'ı, çok sıcak. Güneş tepemde beni eritiyor. Dert Değil. Rüzgar esiyor. Aşk için koştuk biz. Rüzgara karıştık AŞK için. Dünyadaki tek önemli şey bu. Her adımımda pembe ayakkabılarımın asfalta her vuruşunda sayıyorum. Her gereken sayıda nefes alıp veriyorum. Kekik kokusu. 5 kilometre bitse kalanı zaten kolay. Tırman. Tırmanıyorum. İçimde antik keçiler var. Kekik kokusu, Deniz tuzu, Ben gene 13 Yaşındayım Pallas Athene'yim. Ben aşkta adalet isteyen mini tanrıçayım. Pıt pıt pıt. Bir yerde nabız 196 10 dakika sürdü. Umrumda değil. ben iyiyim. Biraz başım döndü sıcaktan. işte 5 kilometre  virajların o tepelerin arkasında. Geliyorum.

Döndüm ben. Üzerimdeki atleti çıkartmak istiyorum lojistiği zor. Numara orda ipod ona tutturulmuş. Uğraşmıyorum. Su istasyonundan suları alıp ağzımı çalkalayıp tükürüyorum. Bu arada özür dilerim bi çocuğun üzerine tükürdüm. valla ben öyle bir inan değilim sana denk geldi, sen de gelmeseydin o taraftan bi anda diicem de pardon gene de! Kalan suyu başımdan aşağı döküyorum. Terimin tuzu gözlerimi yakıyor. Su çok iyi geliyor. Rüzgar beni üşütmüyor. Daha da yanıyorum Pıt pıt pıt.

Ada'nın içine kadar geldik. Son sprinti atmayacağım. Aşk aceleye gelmiyor. Etrafımda ayılan bayılan oldu, Jandarma Ambulans topladı insanları leblebi gibi. Aç değilim susadım ama. tam 1 saat. Geçen seneden 4 dakika geç geldim. Umrumda değil. ben çok eğlendim. Geçen sene hırs ile koştum tam bir Lara Croft. Bu sene aşk ile koştum. İnsna ne çok değişiyor be 1 senede. Zaman umrumda değildi aldığım keyif her şeyimdi.














Aşk için koştuk, aşkla koştuk. Hatalarımızı affederek, kekik kokusunu tüketmeyerek ama sindirerek. Satır aralarını okuyorsan sana roman yazdım ben bu bir kaç paragrafta. Sonra şaraba daldım. Yogaya asanaya hayata daldım.

10 Mayıs Pazar. 2 kadın çıtkık yola 3 kadın dönüyoruz. Dans ederek, şarkılar söyleyerek, satır etleri ciğer sarmalar yiyerek. geleneklerimiz oldu artık bizim. Biz mutluyuz.

Bizi mutlu eden her ne ise onu yaptığımız için. Kalbimizi kırmaya kalkana eyvallahımız olmadığı için. Arabayı sağa çekip dans edebildiğimiz için.

Seneye görüşmek üzere... Ama ben eminim Ada beni bu sene gene bekliyor. Gelyorum küçük sokaklarda kaybolmaya. Sahilde yoga yapmaya denizin tuzuna kekik kokusuna otlara balıklara randeu verdim.

Sevgiyle

30 Mart 2015 Pazartesi

Pazaretsi karb oranı az lifi proteini yüksek

Mucize olmak çok tanımlanmayan bir obje. Cümleyi anlayan bana bir milyon dolar versin. Ama içimden geçem tek cümle de buydu.

Sanırım bi şey koşarken karnımda sürtünmeden dolayı yara açmış. Deri aşınması diyelim. Minnak bir şey. Her gün ona bakıyorum. İyilşemesini seyretmek hoşuma gidiyor. Yavaş yavaş olduğu yerden siliniyor. O pembemsi kırmızımsı renk yok oluyor ve benim cildim yeniden yaratılıyor. Bu çok büyük çok muhteşem çok harika çok minnoş bir mucize değil mi?

Ne yersen o olman mesela. Vücuduna giren şeyin sonra seni oluşturması. Ya hiç mi dikkat etmediniz. Ben ne zaman bir sürü ceviz badem yesem cildim mesela temizlenir parıl parıl olur. Bu aralar ceviz tüketiminde gene global listede birinciliğe oturdum. Hazreti FitnessDelisi suratımda nurla dolaşıyorum ortalıkta.

Neden ağır idman sonrası protein alıyorsun (ya da en azından alman gerekiyor da sen almıyorsun) çünkü mekanizma o esnada diyor ki bittim ulan diyor. Perişanım diyor recovery yapıcam bu kas kitlesini perişan ettin sen ben buraya yoğunlaşıcam heyyyt diyor. Sen de proteini sisteme girinc hoop eski kaslar hemen onarılıyor yeni kaslar da üzerine yapılıyor, Aaaa bazal metabolizma hızın arttı :) hayılrlı olsun kisss

Neyi ne zaman yiyeceğim? Yok efendim bir dilim cheesecake'den ne olur falan diye saçma sapan sorular sormayın artık hakikaten cehaletin dibi. Bir daha bunu sorana alfabeyi saydırıcam. Yok efendim muffin olur muymuş? Olmaz ama ye sen beynine şeker gitsin sanırım çok çalışmıyor bu aralar. Ha bir de bana niye soruyorsunuz ki :) yani ben ne biliyim. Sertifikalı diyetisyen değilim yaşam koçu değilim. Sözlerimin bir bağlayıcılığı da yok. Ne öğrendiysem kendim öğrendim. Sen de işin kolayına bi kaçmasan :) Kendime kendime hayrım oldu da seni bilemem ki... Hissiyat bi yerde :p

Bu aralar çok övgü alıyorum ukalalık ordan geliyor. You insipire me diyen zat-ı muhteremlerin sayısı müthiş :) Kızlı erkekli süper bir grup bu süper iyi olanlar tabi inspired olup işe koyulanlar. Devamlı yakınan umutsız bir kitle var onları akvaryumda yüzdürmeyi düşünüyorum. Ya da belki hiç uğraşmam.

Cumartesi günü bir arkadaşımla buluştum. Eski hallerimi (akvaryumluk zamanlarımı) bilen tatlişkom yanımda bulunan hem ışık hem de idman buddy'me anlatıyor; bu var ya tombuldu lop loptu, bu var ya inanamıyorum ya nasıl bu hale geldi, poponu kaşı nazar değicek ısır dilini :) Ne yaptınız bu saate kadar dedi, dedik normal sabah bi 12 k koştuk üstüne de ironmac training yaptık o ne dedi 50 dk kuvvet üstüne 20 dk cardio (benim için koşu + kürek) üstüne karın ve esneme. Dedi manyak mısın? Deli misin bir günde mi yaptın bunları? (gece tabi kendini bilmez bir şekilde uyuduğumu söylemeye gerek yok bence fazla oksijenden oldu).  Kız dedi sus sus allah kahretmesin dinlerken yoruldum :)

Kaşındığım süreçler bunlar kendime yen icatlar da çıkartıyorum. Bu aralar favori kahvaltım muz ceviz fıstık ezmesi süt çek blenderda iç. Mesela bunu içip koştum, sindirmekle uğraşmadığı için mide gayet kendinde ağırlık falan yapmadan takıldı. Midem takılırken ben de ormanda çift turumu döndüm, beklenmiyor olsaydım bir tur daha atardım :) belki bu hafta atarım. Bilmiyorum atsam mı? Atiim mi?

Delirdim ben iyice. hakkımda hayırlısı....

Sevgiyle

P.S: Bu pazartesi gününü hiç sevmedim ben ya ondan keyifsizim yarın iyi olsam da çok gülsek okuyup di mi


26 Mart 2015 Perşembe

Bizden ancak Angus sürüsü olur onlar da obez!

Her mart ayı bir karnaval  bitmeyen bir kutlama hediye tepecikleri şeklinde geçer.  Evet evet evet evet ne çok  insan seviyo beni yaaaa yapamıyorlar bensiz. Seviyorlar beniiiii. Bu sene valide hanım  bana bir çift Asics Gel Kayano 20 hediye etti. Baktı  kadın  ben durmuyorum  al sana dedi hediye bari en iyisi ile koş  bu dizin bile seni durduramadı. Ben de her iyi Türk çocuğugibi thxxx mooommmyyyyy dedim. Ve pazar günü  havanın  da muhtesem olmasına sığınarak patpileri gezdirmeye çıkarttım. 

Niyetim inicem Barboros Bulvarı'ndan Bebek'e gidicem orda bi detox smoothie e tamam sonra git eve yat dana gibi. Yok deli ya ne yapsa yeri bunun.

Mevzu şu bizden olimpiyat atleti falan çıkmaz. Koşacak yer yok. Ben sevmiyorum koşubandı. Dün akşam anladım neden sevmediğimi. Outdoor koşarken yol ayaklarımın altından akıyor ben sanki zamanın içinden geçiyorum hele bir de rüzgar varsa onunla oynuyorum. Güneş ile dalaşıyorum. Bir zamanlar vaşiydik evcilleşmeyelim işte ben de bunu diyorum. Doğa enerji bik bik evet ukalalık yapmak isteyen buyursun şu köşede sessizce takılsın. Ben duymiyim çünkü  ben inanıyorum ve bunlar beni  mutlu ediyor. Eğer ben güneşe  tapıyorsam ve bu beni mutlu ediyorsa pembe pofuduk ponylerin beni alıp ejderhalarımla yöneteceğim bulut ülkeme götüreceğine inanıyorsam ve mutluysam hala sana ne. Birey inancında özgürdür. 

Başa dön; doğa ile bir olup hakikaten beton arasında yaşayan her gün parlak bir ekrana yamuk oturarak bakan para diye bi şey var onun kölesi bir organizma değil de gerçekten eti ruhu canı olan bir insan oluyorum.  Bunu yalnızca hissetmiyorum bir de yaşıyorum. İste  ben bu yüzden koşmayı seviyorum. Aslında daha uzun anlatmam gerek o da başka zaman. Çünkü şu an konumuz bizim milletimizin  ne sığır varlıklardan  oluştuğu. Hakikaten benim oyum o mallarınkiyle bir olmamalı ya. Anlatiim cicim...


Şimdi adettir yol darsa önündekini geçmeden önce ne tarafından geçeceğine dair bağırır uyarırsın. Mesela sağından geçicem sığırın bağırıyorum sağ! Mal dönüp bakıyor. E o obez aleyhisselam anca dönecek bakıcaķ algılayacak da çekilecek ben çoktan big bang yaşamış oluyorum. Sonra neden çarptın bik bik. Kendisi çünkü  elmas tozuyla kaplı çarpmadan  geçicen ona. Bir de bayıldığım ama kelime anlamıyla bayıyorlar gruplar var 8 kişilik grupsun neden Çin Seddi gibi yürüyorsuno kaldırımı neden kapatıyorsun. 21 milyon zat mevcut şu şehirde zaten daracık yer ne biçim yürüyorsun. Aheste aheste. Baraj kurmuş kaleciye iş kalmasın diye safları da sık tutmuş. Ben de sözde zayıf falanım ya çarpıp sekerim sanıyorlar. Kas o ama. Mini bir panzer hafif hızla sana çarpınca.., pazar günü toplam 3 kişi düştü.  Ne dediler arkamdan bilmiyorum kulağımda spotify tin tin tin devam ettim. O nabızla durmiyim bi zahmet. Kalbim yerinden çıkıp koşmaya devam eder. Merhba burda koşn bir kalp görüdnüz mü aşağı yukarı yumruğum kadar evet kanlı evet koşuyor...


Nabzım 176 da sabitlendi e biraz da kaptırmışım üzerime afiyet (1 saat 37 dakikata 16 kilometre ilk idman için hiç fena değil). Bir baktım ben kaptırmış Emirgan'a kadar gelmişim. E dön artık dedim terbiyesizlik yapma. O esnada aklıma geldi MyAsics açik ki onu da sonra save etmedi koşum yandı resmen manuel giricem de rota falan ne güzel herkese gösterip aferin alıcaktım. Yavru golden'ım ya ben. Yeni sarışın gibi oldum ondan mı acaba? Neyse döndüm ben geri rüzgar da sağ olsun anlamamışım tabi popodan eserken iyi seni iteliyor koştuğun istikamete. Sen o Boğaz rüzgari es yüzüme yüzüme. Sürtünme katsayım çıktı 3 katına olsun dedim. Zor olan güzeldir  (bunu sadece sporda severim birisi bana hayatı zorlaştırmaya kalkarsa kafasını ısırırm). Hisarüstü'nü geçtim tam Bebek'te mi dursam 20'ye mi tamamlasam... derde bak. O esnada bi yandan da kafamın içinde şarkı  söylüyorum, alarm geldi. Merkez sol diz. Dedim bir sakatlık olmadan duruyoruzzzzzz. Veee cool downa  gecerken idamani sonlandırma esnasında  baktim ki 16 k koşulmuş. Minnoş menoşu aradım dedim benimle gurur duy zamanlama mesafe anlatıyorum sakin ol dedi hepimiz yayılırken sen evden çıktın ya o andan beri seninle gurur duyuyorum. Ben de Ortaköy'e kadar yürüyüp soğuyup manava attim kendimi. Yeşil elma ıspanak kivi maydonoz hıyar falan aldim eve varıp kendime green smoothie yapmak için. Rejenerasyon zor zanaat.

Ben olmuşum ama aferin bana. Ağrıyı sezdim durdum. Ok fazla yüklenme var tamam ben de 2 gün off verdim.zor oldu ama verdim. Şu  an da yoga ve cardio çalışıyorum. Oldummm bennnnnnnn

Ayrıca ne doğru demiş Norma Jean (MM) 
Bir kıza doğru ayakkabıları verirsen dünyayı fethedebilir.

Sevgiyle

25 Şubat 2015 Çarşamba

benimle kanat ol, hayat verelim HAYDİİİİİ

Merhaba,

Bir senedir Adım Adım oluşumu altında TOFD yararına koştuğumu hepiniz biliyorsunuz. Bakın birkaç ay önce neler başardık!

Öncelikle çok teşekkürler, Kasım 2014'te bana hayatımın en büyük mutluluklarından birini yaşattınız. Ben koştum, siz bağış yaptınız ve biz bir kişiye akülü tekerlekli sandalye aldık. Bir kişi biz birbirimizi seviyoruz ve destek oluyoruz, yumuşak duyarlı bir kalplerimiz, tertemiz vicdanlarımız ve içinden asla eksik olmayan sevgimiz olduğu için başardık. Bu arada Kasım 2014'te 1.800.000 TL'ye ulaşarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir kampanyada bir STK tarafından toplanan en büyük miktardaki bağışı toplayarak rekor kırdık. 36. İstanbul Maratonu'nda 206 akülü tekerlekli sandalye alarak hayat verdik. Bugüne kadar toplam 8.000.000 TL bağış toplayarak, Adım Adım bünyesindeki toplam miktardır, toplam 55.000 bağışçının katkıları ile 1.200 engellinin ve ailelerinin hatalarını değiştirdik. Bu gururu hepimiz yaşıyoruz. Haydi şimdi gene bu coşkuya hep beraber ortak olalım. 1 Mart 2015 Pazar günü Antalya'da ilk yarı maraton deneyimimi, 21 kilometre, yaşayacağım. Bunu sizler, TOFD ve hayatını değiştireceğimiz insanlar için yapacağım. Haydi yüreğini ve sevgini gönder ve beraberce daha büyük gurur yaşayalım. Bizler hareket edebilen şanslı insanlarız, ama unutmayalım hepimiz engelli adayıyız.

Verdiğimiz hayatlardan bir örneği bu link altında izleyebilir, nasıl büyük önemli bir iş, hep beraber başardığımızı görebilirsin.

Bir akülü tekerlekli sandalye 2.400 TL. Az veya çok 10 TL veya 100 TL hiç fark etmez. Haydi bana katıl. Haydi benimle ol, haydi onlara kanat olalım el ayak olalım hayat olalım. Nasıl mı bağış yapacaksın? Çok kolay, aşağıdaki adımları izle yeter. Lütfen bana bilgi ver ki ben de takibini yapabileyim. Tabi ki bağış miktarı aramızda kalacak.

Ben daha da fazla destek olmak istiyorum dersen, benim e-postamı arkadaşların ile paylaşabilir onları da bu muhteşem coşkuya davet edebilirsin, beni çok daha mutlu edersin.

Açıklama: "AA, Koşucu adının baş harfi soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/Soyad"
Örnek: "AA, BKIRC, Senin Adın Senin Soyadın"

Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6295793,
IBAN No: TR97 0006 2000 3560 0006 2957 93

Paypal ile ödeme: http://www.adimadim.org/paypal/

Sevgiyle
Beril

28 Eylül 2014 Pazar

Runistanbul 2014 ve mac kanyon iron ladies: asfalt ağlatmak fitratimizda var!

Merhabaaa Merhaba evet yoktum bir ara is nedeni ile hamburg semalarinda yemek içmek ve deli gibi çalışmak yorulmak uykusuz  kalmakta meşgul bir şahsiyet idim. Ve fakat ne oldu dersiniz şekerler ben cuma gecesi thx to thy gene rötar ile o turbulans senin bu yağmur bulutu benim gecenin köründe vatana geldim ve cok gec geldim. Yorgunluk ve bilimum saçmalık nedeni ile 10 saat uyuyarak cumartesi sabahi yapmam gereken 12 k idmanim yalan oldu belgrad çift tur olmadı hatta kanyondan öteye gidemedim. Ben de 2 saat ıronmac yapıp ki bunu daha sonra ayrıntılı yazacağım unutmadım,   bugün akşam 19 da Suadiye den 7 k lik runistanbul  için start aldım.  Baştan soyliim derece kötü 39.45 bence kötü. Ben 36 falan istiyodum ama tabi yeni çıkılan sakatlık, idmansızlik,  üzerindeki 3 adet fazla kilo (sus sus sus) ve bir adet daha performans düşüren nedenden ötürü böyle oldu. Geçer 2 Kasım Büyükada koşusunda eserim gulerim tozumda boğarım.
Günün özetini gelirsek; mac kanyon kızları olarak toplandık ve etkinlik alanına ulaştık.  Hayatımda gördüğüm en saçma RFID sistemi ile boğuştuk (bir sürü insan takmayi beceremedi) yağmur yağdığı için çamurlarda debelendik (bilirsiniz uzmanlık alanımdır kendisi bakınız mudrace) ve start aldık.  O kadar ham halim ile pace 183 MaX ile koştum parkuru. Kendime kufrede ede. Insan idmanim bırakır mı insan alkol batağına saplanir mi (derdim var derdiiiiim a dostlar #thinkingof bir haldeyim). Yorgunluk ayrı su takviyesi yapmamisim  önceden o ayrı vurdu. Bir de geçen ay müdahele etmiş olmama rağmen doğa da bana bir sürpriz yaptı bir de o vurdu. Ama yıldım mı ASLA!!!!! ben asla vaz geçmem ben sonuna kadar savaşırım ben asla havlu atmam! Bu konuda netim. Koştum hem de durmadan. Son 500 metrede zorlanır gibi olduğum anda ilahi adaletin ipodumda sıraya koyduğu şarkı başladı (you are a sky you are a sky full of stars)   bende anısı var bana yollandigi anın anısı var o gazla asildim ve inan 2 metre zenci bir amcayi geride bırakarak finish line i ezzzdiiiimmmmmmmmm. Aglattim Asfaltı o son anda. Zat-i muhteşem e burdan ve diğer kanallardan teşekkür ederek kötü de olsa ham halim in derecesini kendisine ithaf ettim. Kabullerini dilerim.
Koşu sonrası hani derler ya tövbe it gibi titremek diye yaşadık onu biz. Vestiyerlerde skandal üstüne skandal yasaninca iki  çantayı almak 45 dakika sürdü.  Bu ARADA Kaybolan MEHMET ALI HOCA HAZRETLERİ SAHNE anonsuna RAĞMEN GELIP bizi teslim almadi! Kendisi buna yanıt versin! Onu da ispanya dönüşü soracağım gerçi merve hesabı bana bırakmaz o sorar :)
Runistanbul istanbul'da yapılan en güzel organizasyonlardan her zaman keyifle kosarim yapanların ellerine sağlık :) seneye görüşmek üzere demeden şu 212 216 olayı olmamış ya :) gerek yoktu çok gaza gelmedik yani :) seneye istanbul United kosalim bence birlik olma zamanı hem :)
Ben #thinkingof moduna geçiyorum aynı anda 2 şimdiki zaman, bir gelecek zaman yaşayan ve mutemadiyen  seyahat eden bünye hafif zorlanmakta.  Dedim ya önce mental kosarim sonra bedenim koşar diye veremedim yavrum kafayı kafa bi kaç bin k başka yerde 7 k yetmedi yani ulaşmaya. .. derdimle baymadan kaçarım ben aşağıda MAC kanyon iron Lady ler mevcut ordaydık ben biraz yavaştim  evet ama minnos kızlar tozunu attırdı seviyorum minnoslar sizi 
Efendim sevgiyle kaliniz :) aklınız başınızda olsun benimki gibi ah neredeyse vah Nerede olmasın :)

14 Eylül 2014 Pazar

Çamurdan prenses

Inanilmaz eğlendim harika zaman geçirdim.  Hatta parkuru bitirdiğimde heyyyy bir tür daha dönmek istiyorum ben dedim. Bazı engellerden geçerken ve parkurun bazı kısımlarını koşarken ya bitmesin hiç bitmesin çok egleniyorum beeennnnn dedim. Sonuç: Dizlerim paramparça, bacaklarım diken ve daha allah bilir neden çizik içinde çamurla kaplı bir halde 41 dakikada 20 engelli 5 k parkuru bitirdim.

Sabah curlyprincess  ve ebrush ile beraber heyecanla attık kendimizi yollara. Kızların hele ilk yarışı heyecan dorukta. Organizasyon bi acayipti yalnız.  Heryerde şu bulmamız gerek bu sicakta 5 k bile olsa yarış yapıyorsanız. Sadece finish te şu vermek acayip. Jatomi ana sponsorlardandi. Allah kabul etsin ama ben hocaları falan hiç beğenmedim.  Zumba hocası kadıncagiz erkek adımı ile dans ediyordu (anlaticam kiiiz zumba da yaptik) ısınma seansi ise tam bir felaketti.

Güzel şeylerden bahsedelim. Start aldıktan 20 metre sonra hop denizin içinde bulduk kendimizi. Ne güzel di mi sen öyle san. Ayakkabıların içi çamur ve su doldu oldu mu ayakkabılar 1 er kilogram!  Sonra hummalı bir tırmanış seansi. Tirman tirman tirman minik bir keçi gibi patikadan tirman. O esnada kendime kiziyorum. Yorgunum yeteri kadar koşu idman yapmadım ve kondisyonsuz haldeyim bunların hepsi benim hatam ve hiç bir şey yapmadım.  E polar im da yok kolumda.  Dedim bu sefer fitnessdelisi kendi vücudunu kendin dinleyeceksin. Adım saymadim hr ölçmedim sadece pat pat pat koştum ağaçların arasından ordan burdan derken 1.5 k civarında ilk çamur havuzu ile Müşerref oldum efendim. Yarı belime kadar çamura dalinca bi ilk tiksindim   bi korktum dibinde yaratık var mıdır falan bi dedim iyyyk iğrenç sonra o ayakkabılar çakıl ve sudan sonra çamuru da emince oldu mu sana 5 er kilo muhteşem.

Bu arada hayatımda ilk defa müziksiz koştum ben nefesim ve doğanın sesleri çok acayipti ya hu!

Efendim sonra başladı bol engel yaklaşık 2 k dan itibaren sık sık durup çamura atladık yüzdük süründük daldık bir iki yerde tırmandık atladık zipladik borular sürünürken geçtik.  En sevdiklerimden biri ağ altında çamur içinde emekleyerek ve sürünerek Geçtiğim engeldi sonrasında da kafamizi da camurun içine daldirinca temizlendik zaar. Iplerden tutunarak çamur tepelerine tırmandık  kaygan zeminde tırmanıştan sonra merdivenlerden atladık duvarları tırmandık. Ya yok anlatamam katılman lazım o parkuru senin de koşman lazım.  Tam bir minik yavru domuzcuktum. Ama durdurlulamadim. Finish çizgisini geçmeden önce en son halkaların içinden geçip boruları  altından süründük rabbim çok eğlenceli. 


Çamur içinde çıkınca attık kendimizi denize haliyle ama deniz de çamur içinde yüzlerce insan aynı şeyi yapıyor haliyle. Oto yıkama gibi kendimizi hortumlar yıkayıp üstümüze başımıza bi bakıp attık kendimizi yastıklar.  Güneş deniz ve yastık e yorgunum mis gibi geldi. O anda yanıma gelen piyango arkadaş bana kendilerinde kamera olduğunu tüm parkuru çektiğini aynı tempoda yan yana koştuğumuz için benim de video da olduğumu bana cd ye basıp yollayabilecegini söyledi.  Ben de oley yuppiiii dedikten sonra kalkıp 30 dakika zumba yaptım.  Ya daha ne isterim Çok süper di mi düşün o güzel Parkurda tum o komando anlarım hem de video! O kameralardan acil ben de almalıyım :) 

Sonuç 3 kız mangala vurup proteini bastiktan sonra ki curlyprincess bu işin piri!!!! Muhteşem bir günün ardından şehre döndük. Herşey eğlenmek üzereydi ve cok eğlendim beeeennnnnn. 

Tollam 455 katilim vardi sanirim Genel klasmanda 159 kadınlar arasında 32. Sırada tamamladım parkuru. Yalnız keşke yağmurlu olsaydı hava daha çok. Çamur daha zor patika daha zorlayıcı kışın da yapsınlar bunu ben hemen kaydımı yaptıririm.

Hala bir kas ağrım yok ama yara bere içindeyim. Dizlerimdeki sıyrıklara baktıkça ne güzel bir şeyi başardığımı düşünüyorum.  Bunun hakkında daha yazarım ben merak etme :) pazar sabahi ayilmadan post bu kadar.

Sevgiyle


12 Eylül 2014 Cuma

Kah çamur kah boya bu hafta biz bütün kızlar koşuya :)

İlham ilham diyip kendimi yiyorum. Bu haftasonu ne yapıyorum?

Bir kere minicik mini minnak bir teacup pig gibi çamurlarda yuvarlanıcam, yarın sabah saat 11:00'de ilyyos'ta bilmediğim bir yerde (Ebrush bizi ulaştır bebeeem keza bilmediğim yerleri bırak ben bildiğim yerlere giderken kaybolan organizmayım). 5 kilometre parkur milyonlarca engel ve biz Oryantal kızları yuppiilerden simli payetli pullu şıkırlı bir demet. Çamur bize vız gelir bu da whatsapp grubumuzun adı. Bir kere dayanıklıyız, sonra tough'ız bakma sen en ağır kuvvet idmanlarında barlar dambıllar elimizde matlar altımızda ağlıyor. Curly ve ben ayrı sapıklıkla saldırıyoruz. Hem yarın amacımız kazanak değil derece değil hırs değil o gözünü kan bürümüş manyaklık alanında değilim. Şu an tamamen eğlence benim misler gibi üstüne kız kıza mangal yapar mıyız (biz kızlar mangal yakmayı sizden öğrenecek değiliz) akşama Es-Es maçında evde olur muyuz dertlerimiz var başka da yok bizim zaten ne derdimiz olacak. (Dip not 10 gündür üzerine ağladığım mevzu tam da istediğim gibi çözüldü - yani sanırım- çok mesudum Oley, en azından boşuna kendimi yedim onu biliyorum yayında ve yapımda emeği geçen herkese kiss benden pembe pembe pamuk şeker tadında). Biz yarın BataÇıka ordayız DenizimGülümBalımBebeğim de bizden sonraki time slot da izlerken gülücem çünkü bizde düşene gülünür. Umarım kendim düşünce gülmekten yerden kalkamamazlık yapmam huyumdur. Tamamen Survivor şartlarında eğlenmeye gidiyoruz. Yarın derecem kötü bööö ağlamak yok :) Yarın çoook eğlenicez.



Cumartesi akşamı maç gecesi seyircisiz oynanmaz Galatasarayımın maçları. Biz sarı kırmızı kocaman bir kalbiz tek atarız tek severiz. Aşkımızın peşindeyiz. ben de Ekranımın karşısında formamla ordayım. Dünya dursun galatasarayım oynasın!

Pazar günü saat 14:00 Yenikapı AşkımMinnoşumMeyvem ile el ele koşacağız, rengarenk olacağız çok eğlenip çok güleceğiz :) Sonunda da kahkaha atan kadınlar olarak rengarenk fotoğraflar çekeceğiz. Var mı itirazı olan? BoncukDidosh'u da kandırdık. Çok güzel kadınlar olarak çok güzel koşacağız kızlar :) gene eğlenicez. Yuppi yuppi canım... Var mı bir malumatınız?



Deklare ediyorum. Bu haftasonu göğsümde siyah elastik bir bant üstünde HR sensörü olmayacak. Bu haftasonu kolumdan pace takibi yapıp zamanla adımlarımı saymayacağım. Bu haftasonu sadece koşacağım. Çocuk gibi eğlenmek için hiç bir şey düşünmeden, sadece eğlenerek sadece eğlenmek için. Özgür olarak. Kah çamura kah boyaya bulanmış halde. With a silent mind!

Sevgiyle

7 Eylül 2014 Pazar

Ben çok Üzgünüm bugün beni neşelendirir misin?

Nankör demek istemiyorum ama durum tam da bu... Dizimden geçirdiğim sakatlık sonrası bir iki kere koşu bandında Hamster gibi dönüşüm falan sayılmazsa dün bozcaada koşusundan sonra ilk defa outdoor koştum. Sonuç: REZALET! !!!!!! normalde 31 dakikada koştuğu Parkurda 37 dakikada geldim o da güç bela!

Nedenler hakkında bir sürü bahane sıralayabilirim; (ama bence bunlar sadece nedenler bahaneler diil)

- hava çok sıcak nem çok fazlaydı nefes almak bile zordu
- dizimi zorlamak istemedim
- aylardır idman yapmıyorum doğru düzgün
- susuzluk 3 - 3.5 k arası çok vurdu başım Döndü bir süre düşük ritim koştum
- uykusuzum (kafam takıldı bi şeye uyuyamiyorum gecelerdir çok fena)
- doğru beslenmediğim için beden eziyet çekti (yediğim tatlılar falan utanıyorum. Kendimden beyaz ekmek yedim ben ya tatlı yedim)
- bu sıcaklarda yeteri kadar su almamisim vücudumda (ki günde 3+1 litre mutlaka içerim)
- aklımı kurcalayan çözemediğim bir derdim var ve evet koşarken de onu düşünüyordum #thinkingof :((((
- polarimin pili zayıfladı pace imi tam gözlemleyemedim improvizasyon çok bizim işimiz değildi dün
- aklımdakinden dolayı koşuya konsantre olamadım :(((  (en çok da bu aslında ben önce kafamda kosarim sonra bedenimle ama kafamda sadece bu şey var ve ben mental koşmadım)

Al işte utanç listesi yaptığım hatalar bu rahatlık bu salmışlık falan uzayıp gidiyor. Vücudum hızlı, dayanıklı, esnek, güçlü ama yeteri kadar değil. Dün hemen daha da yoğun çalışmaya başladım. Alman disiplini aldım ben!

Moralim tabi ki bozuk. Hem zaten beni meşgul eden konsantrasyonumu engelleyen bi şeyle uğraşırken bir de performansımın berbat olduğunu görmek beni yıktı. 

Ben de tabi gym e attım kendimi deliler gibi bacak çalıştım belki geçer diye hem aklımdaki hem de o berbat performansım.

Lovely hocam dedi ki gayet iyi hiç idmansız ve sakatlık sonrası alışık olmadığın hava şartlarında koştun iyisin.  Ama çok üzüldüm o kadar üzüldüm ki Mr Swimmer beni toparlamaya gecenin köründe mangal yaktı sonuç kişi başı 1.5 kilo et tüketimi kalan tüm besinler sporcu besini :)  e tabi performans mangali bu :)) bastık proteini kas olacak performans olacak hız güç denge esneklik olacak bana. Ah bi de aklımdaki o beni perişan eden mevzuyu çözse....

Sevgiyle

22 Ağustos 2014 Cuma

Çıtası yüksek çitalar diyarı - Survival of the fittest

Sezon geliyor katılacağım koşulara kaydımı yaptırdım ben. Runtalya'da yaşadığım üzüntüyü yaşamiim kontenjanlar dolmasın falan diye. Tüm kayıtlar tamam tüm paralar ödendi her şey OK. Şimdi kitlerimin gelmesini ya da benim onlara gideceğim zamanın gelmesini bekliyorum.

Bana neden koşuyorsun deli misin ne anlıyorsun diye soranlara yanıtım olsun.

  1. bir kere her yerde koşabilirsin. Evde dışarıda spor salonunda (tamam kapalı yerde yapmak için bant lazım OK ama atıyorum bilmem nereye gittin tatile iş seyahatine yaparsın yani, ya da yapan yapıyo ben mesel ayapıyorum kapak olsun)
  2. Kendi kendine kaliteli zaman geçiriyorsun ki bence bu muhteşem bi şey. kendimle ben arasına giren tüm dünya koşarken bir kenara çekiliyor bayılıyorum o hisse bi ben bi de patilerim pıt pıt pıt... Kalbim evet
  3. Çok güzel müzikler dinliyorsun ya, bana çok güzel müzikler veren birisi var, bir day dreaming bir day dreaming aklın şaşar
  4. Bir sürü yeni insanla tanıştım, zaten koşan komünite diye bir şey var, her yerde karşılaşıyorsun insanlarla mutteşemmmm
  5. Kilo veriyosun ama bu konuya girmiyorum asli amacımız bu değil
  6. Çok daha sağlıklı oluyor insan koşunca inan valla, hareketi yağ oranını geçtim ona göre yiyosun uyuyosun alkol almıyosun falan çok daha güzel daha rafine bir insan oluyosun
  7. Çok güzel uyuysun sabah 'te bile kalksam koşmak için (evet öanyağım ben ve bunu yapıyorum ama o saatte İstanbul Boğazı'nı görmediysen köyüne geri dön yaşamıyosun sen)
  8. Acayip enerjik oluyosun. En uzun menzillerimi koştuğum yarışlaran sonra bile öyle bir oluyorum ki bi tur daha rahat atarım yani vınnnnn
  9. Kan basıncın insana döner kalbin daha sağlıklı olur daha güzel aşk yaşayabilirsin böylece 
  10. Rahatlıyor insan. Çünkü neyle bopuşmuş olursam olayım mesela o an tek sorunum o süre içerisinde o mesafeyi kat etmek bazen, bazen etrafı seyretmek, bazen sadece müzik, bazen #thinkingof öyle gidiyo ama insan rahatlıyor be. Benim en sevdiğim rutin, sahilde koşup, gym'e gidip saunaya girmek bayılıyorummmmmm
  11. Açık hava alıyorsun deniz havası bol iyot (denizi olmayan yere şehir demiyorum ben beni bilen bilir)
  12. Kanser riski azalır, çünkü daha sağlıklısın stresten arınıyorsun kapiş?
  13. Bağışıklık sistemin sağlamlaşır daha güzel hasta olmadan yaşarsın misler gibi (bakınızı ben sadece çok stres yaşıyorsam hasta olurum onun dışında hepinizi gömerim maşallahım var)
  14. Bir sürü yeni ayakkabın oluyor hem de 4 haneli fiyatlara değil bütçesi insana dönüyor insanın.
  15. Hayat tarzın düzenleniyor. gece erken yatıp sabah kalkıp koşuyorsun, başarıyorsun kendini daha çok seviyorsun
  16. Kemiklerin ve eklemlerin kuvvetleniyor (bakma sakatlıklara ben bilinçsiz bir zaman geçirdim bir daha never ever)
  17. Muhteşem bacak ve kalçaların oluyor. Muhteşem ama hakikaten güzel.
  18. Fark yaratıyorsun. Mesela ben TOFD için koşuyorum, bağış topluyorum, kendim de bağış yapıyorum (söylenmez ama hep soruyolar enayi gibi biz para veriyoruz sen at gibi koşuyor musun diyorlar, hayır ben de TOFD, BirDilekTut, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği vs bağış yapıyorum bir daha bana bunu söylettirmeyin.)

Sevgiyle

19 Ağustos 2014 Salı

3'ü bir arada

Cumartesi günü Civcivimin dığumgünü şeysi vardı ya anlattım hani, biz böyle görmemiş gibi içtik içtik sonra perişan olduk. O kadar fit insana alkol verirsen garibanlar görmemiş tabi ertesi gün pertingen straße 72 numarada oturuyor olurlar. Hah o gün tam gym'den çıkıyorum giyindim süslendim direkt gidicez (rezillik elde çanta falan, ben bunun onuruna / hatrına topuklu giydim makyaj falan yaptım) ben yürüyorum gym'in içinde inicem aşağı gidicem. Çocuğun biri adam yani karşıdan geliyo bu bi baktı bana tanır gibi oldu ama konduramadı bi o kız ben olamam selam babında gülümsedim bu sendeledi sonra ben çok güldüm. Dün 30 kilomu kucakladım hip thrust yapıyorum bu gene karşımda, aynı adam. bi gözler açıldı (tabi benim makyaj falan yok, saçlar dikilmiş, perişanım ama süper setin de ortasındayım daha o sette 7 tekrarım süper setlerin 2 tekrarı var - 4'ten). eee dedim emmi sen de elbiseye tapanlardansın, putperestsin :) Yani bunu yüzüne demedim ama o kadar şaşırdı ki bi de konuşsam bi daha iflah olmazdı sanırım.
Hip thrust candır yaa o glutelar o kalça ne güzel zorlanır ne tatlı çalışır
Yani neymiş, bir kıza yoga çıkışı başka, lifting yaparken başka, süslenip püslendiği zaman başka bakmiicakmışsın büyük rezil olurmuşsun. Çünkü bunlar mesela beni genelde body building ağırlık alanında görüyorlar ya (zaten orda toplasan 3 kız var biri ben) Yoga çıkışı bi bakıyolar ben aaa ne alakayım. Sürpriz şekerim süüprüüüzzz...

Yogayı küçümseyeni ezerim. Bir kere benim koşmk gibi bir olayım var; koşan zat kendini sakatlıktan korumlaı diğil mi? Evveeet (bakınız benim sakatlık evrem - kendimi kesiyodum) Yoga ile pairing yapmak gerekiyor bence idmanı neden çünkü?



1. Yoga yapan bedenini tanır. Ben bakam bi salaklık ettim, sakatlandığım ana kadar katırlıyorum tamamen öngörülen ve engellenebilir bir şeydi yani

2- Açma germe :) muhteşem bi esneme. Pozisyonda (Asana) 1 dakika kadar kalman gerkeiyor ki o kaslar uzasın o eklemler bi ferahlasın ayırca yoga hem aktif hem pasif esneme içeriyor pardon da nankör müsün daha ne istiyosun?


3- Uyansın patiler. O hani point flex (balede de yaaprdık) var ya patilerini uyandırıyor. O hani asfalta pııt pıt pıt vuran ve ilk şoku yiyen o gariban patileri

4- Sizi bilmem bizim yogini hocacıklarımız o ışık insanlar en hgüzel şeyi öğrettiler bize: Ayak Masajı Allahım çok tatlıaaaa (her yarıştan önceki gece sabah ve yarış sonrası yaparım)

5- Kalflar ve topuklar travmanın dikalasını geçirir ya hah Yoga asanaalrı ile bu garibanları bir rahatlatırsın bir kendilerine gelirler ruhun ışık olur o derece.

6- Kalça ve bacak için ayrı ve usun esnemeler yapabilrsin. Detay kaslarını da esnetirsin böylece o en acı veren mikro kaslar bile esnemiş olur

7- Dengeli olursun. Denge mühüm benim gibi düz yolda yürürken yere yapışıp kendine gülmekten ayağa kalkamayan biri için denge acayip mühim. Böylece bedendeki kaslar da dengelenir, nihayetinde asimetrik canlılarız ama Yoga bunu işte iyileştiriyor anladın sen onu.

8- Konsantrasyonu arttırır. Daha uzun süre rahat alanının dışında klamaya alışırsın. Her asana günlük günelik değil neler çekiyoruz bilsen bazen ooof offff dertliyim.

9- Aklın ve bedenin birleşir. Sen bütünsün sanıyosun ama değilsin mesela. Ben bütün olmadığımı Yogaya başladıktan sonra anladım. Ha ne oldu hala bütn diilim ama yakınlaşıyorum.

10- Rejenerasyon safhasında Yoga candır. Tartışmam bile. Hem travma sonrası hem de sakatlık sonrası. Özellikle sakatlığın kalıcı olmasını engeller öyle d emuazzam bi şey.

11- Lounge'lar baldır diz ve kalfları güçlendirir. Bunu açıklamaya bile gerek dıymuyorum

12- Yorgunsan yarış sonrası o zaman Yin Yoga yaparsın hem dinlendirir hem açar hem tension u alır....



Daha ben ne diim???? Ne diiiimmm!!!!

12 Ağustos 2014 Salı

zıp zıp koşuyorum allahım ne mesudum tam bir ceylan adeta bir tavşan

Ağustos sevimli bir ay diil. Ben pek bayılmıyorum. Yazdan sıkılmış oluyorum zaten sevmem, e canım incir ceviz ve hünnap istiyor eylül gelsin. Bu sene ayrıca eylül benim için  çok sevdiğim destinasyonlara da seyahat demek. Ama ben deliyim arkadaşım beni durduramazsın, durmayan deliyim ben. E naapıyorum koşuyorum.

Koşmadan önce dizimden son durumları paylaşayım. Durum şu, tatil denen zevk-ü sefa aleminde çok minnak porsiyon spor yaptığım için (sabahları yoga daha çok Kemer'de, Alaçatı'da da squat dips vs - bir de deliler gibi yüzdüm 15 gün heryerde :) )dizim b esnada bayağı dinlendi. Evet herkesin dediği gibi cahil gibi hasta hasta yüklenme demişlerdi, hırs mırs diye kendimi yiyomuşum herkes haklıymış. Spor hocalarım, doktor, bir iki manyak arkadaşım hepsi. Ben de salakmışım dinlememişim. Ama şimdi dinledim ve geçti gibi tık'lamıyor dizim. Haa saldım mı zorluyor muyum NO NOOOOOOO, bildiğin jump squat falan yok, statikte devam. Dün daha bacak çalıştım statik ve uzun süreli çalışıyorum ya 2 saatten fazla ürüyo düşün yani, daha bunun esnemesi var cardiosu var. Ben gym'de yatayım, kafayı BOSU'ya dayar matın üstinde üstüme Yoga battaniyesini çeker uyurum. Ne var ki. Daha zor koşullarda uyudum ben. Sabah da duş yerine önce havuza bi 1.5 k cup cup yupiii - öyle olmadı hayır ama bir gün olacak bir gece de beni D&R'da kilitli unutacaklar Kanyon'dakini tercih ederim.

Eylül gelsin koşular da başliicak. Şimdi abur cubur koşular denen bi koşu türü var. Böyle eğlenecsine. Ben de her hafta koşu bandında eklemi kemiği telef ede ede koşacağıma, outdoor için bahane olur diip çoğuna kaydımı yaptırdım. amaç kazanmak diil, hem Avrasya'ya hazırlık hem de outdoor kafası hem değişiklik mesela bi tanesi boyalı çokşeker bence (umarım tarih uyar) Bu sezon ciddiye aldığım 4 yarış var;

1- Urbanathlon 10 k engelli (geçen sene acayip eğlendim bu sene daha çok eğlenicem umarım bu sefer o tırın üzerinden atlarız)
2- Runistanbul 7k (ilk göz ağrım çok şeker bence ayrı seviyorum)
3- NewBalance Istanbul 2 Kasım evet ama kaç K bilemiyoruz keşke YM olsa çok isterim.
4- Avrasya 15 k koşucam, gururla bu sene Atatürk t-shirt'ü ile koşmak istiyorum. Ayrıca zamanımı aşağı çekmek (sakatlık elverdiğince tabi) Hem de TOFD için bağış toplayacağım Bu sefer bir sandalye alırım bence :) (nası gaz veriyorum)

Bir de lay lay lom çok eğleniyorum yarışları var işte onlar bunlara hazırlık istersem 5 k'yı 40 dakikada koşiim dert etmiicem önemli olan atmosfer diicem mesela
1- MudRace Bataçıka 5k bende çamura bulanmak için ayrı bi istek var
2- Colorsky 5k rengarenk mırrr bi koşu çok tatlı boyanıcaz böyle
3- Geyik koşuları: Koşmazsak kalbimiz kurusun :) ama 14'e cesaret edemem belki martta bu sefer gene 4k
4- GurmeRun Dalyan Bros'un gazına geldim 300 göğüs numarası ile koşuyorum hayırlısı

Bu arada her C.tesi AdımAdım ile Belgrad Ormanı'nda koşuyoruz gelsene :)

Hepsine nerdeyse kaydım OK yarışlarda görüşürüz:) (biri açılmadı birini birazdan yapıcam, kalanları tamam)

Sevgiyle

23 Haziran 2014 Pazartesi

Run Beyyybbiii Ruuuunnnnn

Haruki Murakami'yi tanımayan var mı? (Ay ne ukalayım ay ne çekilmezim di mi Pazartesi sabah sabah zaten gülümseyerek falan dolanıyorum fakültede kesin bir gün içimi açıp bakıcaklar ne var bunda diye, napiiim arkadaşım Pazartesi sendromum yok) O zaman tekrar bu Capon yazar amcayı tanımayan var mı? Tanımıyorsanız büyük kaçırıyorsunuz, hemen bi google layın, geröi ben vikipedi linki verim tembellerim benim kolalalrım benim tıklayın ona, ve bir kitabını edinip okuyun derim. Benim ilk okuduğum kitabı Yaban Koyununun İzinde idi ve Rabbim ne manyak caponalr yaratıyorsun diyerek kitabı bitirmiş, amcaya da aşık olmuştum. Dün ise Koşmasaydım Yazamazdım'a başladım, sarstı kitap beni. Kitap yazarın koşması hakkında. Aynı bu blog un benim yemem içmem koşmam, idman yapmam ve kendimi nasıl hissediyorsam öyle olması gibi (evet yuh bana da kendimi Haruki Murakami ile kıyasladım, ama o Capon o beni sizin gibi yargılamaz saygı duyardı, küstürmeyin beni.).

İkizim sayılır abla o kadar da temsili değil yani haydi koşalım babes
Bir kere kitabın açılış metninde şöyle bir cümle var; Pain is inevitable, suffering is optional. Al cümleyi evin ofisin duvarına yazdır, al bunu dövme yaptır, beynine kazı mantra gibi söyle dur. Kesinlikle doğru. Ayruca ben de koşmaya başladığımdan beri aynen böyle düşünüyorum. Acı kaçınılmaz evet, ama acıyı nasıl algıladığın seni ya ezer ya da bir sonraki basamağa taşır. Ben bunun altında kalmayacağım dersen, ben bunu geçerim dersen, acı çooook da iyi bir hocadır canım. (Yemek olan acı değil o metabolizma hızlandırıyor, onu da severiz). Şimdi bu paragraftan çıkan benim Acıların Kadını Bergen gibi bir tip oldğumsa hemen yere yat ve 50 push up yap (ödül gibi ceza verdim). Bir kere (özellikle son 3 haftadır) acayip neşeliyim, yanımda gülmeden durabilen azdır, bir kere adım üstümde deli! Ne zaman nerde ne yapacağım belli olmaz :) Yani öyle durgun hayata küskün, nasılsın diye sorulunca KÖTÜ diye cevap veren enerji emen karadelik değilim. Beni derdim sıkıntım yok mu var ama öğretiyo işte. Bence koşmasan da kitabı oku, sınırlardan, kendinle yarışmaktan bahsediyor. Koşmak için tamamen benim motivasyonum ile aynı. Ve Böylesine büyük bir adam ile aynı düşünce ve motivasyona sahip olduğum iin kendimle gurur duydum, onur duydum.

Norma Jean, Zelda Zonk, MM o dünyanın en ilham verici kadınlarından ne güzel demiş, bana bir çift ayakkabı verin ben dünyanı fethederim :) (Bir ipod shuffle ve Polar da varsa daha çabuk fethederim)
Ben e yapabilirim koşmamam diyosan eminim senin de yapmayı sevdiğin bir şey vardır. İlle de spor olması da gerekmez sadece kendii nerede iyi hissediyorsun. Dündne beri düşünüyorum ben neden koşuyorum diye. Az çok bir kaç sebep buldum, belki bunlar seni de mutlu olduğunn şeye yönelndirir ya da belki sen de koşmaya başlarsın,



  1. Simple bir şey ekipman gerektirmiyor, milyon tane alışveriş yapmana gerek yok (bakınız mesela BOX box eldiveni kaskı takozu çekme halatı falan filan)
  2. Benim durumumda TOFD kazanır çok da güzle olur elimiz deüer bir yerden ttarız iyilik yaparız bir akülü sandalye daha alırız :) 
  3. Koşarken çok güzel manzaralar izliyorum (Boğaz, Orman Ben kalp güzel manzara)
  4. Birine bağımlı değilim. Basketbol da oynadım zamanında (uzuuuuun seneler üniveriste sona kadar ortaokul hazırlıktan düşün uzun seneler yani) takım oyunu iyidir severim lakin bireysel oynayamazsın oyunu. Koşmak öyle değil, ister tandemle koş, ister tek başına ister grup halinde. Yeterki canın koşmak istesin. 
  5. Zamanlama yok gece yarısı kalk koş, sabah kalk koş, her saat olur (Almanya'da öğrenciyken gece 11'de ormana gidip ay ışığında koşardım ne manyakmışım be biri beni kesse offf)
  6. Kendi sınırlarımı ben çizerim. 
  7. Nabzımın hakimi benim
  8. Vücudumun hakimi benim
  9. Uzun mesafelerde hem vücudum hem ruhum dayanıklılık gerektiriyor o yüzden beni çok eğitiyor.
  10. Fit olmak muhteşem
  11. Kendi bedeninle dünyanın bir noktasından başka bir noktasına gidebilmek çok güzel (uçak araba yat motor falan da güzel ama pati pati koşmak ayrı zevk be)
  12. Çok şeker organizasyonlar oluyor (Geyik, Nike, Urbanathlon, Bozcaada, Avrasya ve biirr sürü dahaaa) acayip eğlenirsin
  13. Acil durumlarda deli gibi sprint atabileceğimi bilmek kendimi süper kahraman gibi hissettiriyor
  14. Sana displin verir
  15. Dayanıklılık verir
  16. Yemen içmen düzelir sağlıklı olursun

Ay bu liste bitmiicek ama en önemli en güzel en yıldızlı madde KOŞMAYI SEVİYORUM VE CANIM KOŞMAK İSTİYOR! Keke herkes sevdiği ve canının isteidği şeyi yapsa, o zmaan kimse sinirli olmaz, bu kadar toleranssız olmaz dünya tam benim isteidğin gibi mor pamuk şeker bir yer olurdu.



Sevgiyle