Sayfalar

Koşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2015 Salı

Paşa gönlüm ve pembe patiler

Cumartesi sabah 05:45'te kalkıp 27 kilometre koştum. İşte herkesin kur(a)mayacağı bir cümle. Ve dünyanın da kaç bucak olduğunu gördüm. (bunu da herkes kurAmaz egoları izin vermez çünkü yavruş).

27 kilomtereyi 3 saate yakın nbir sürede koştum. Bzaılar şimdi aaaa çok uzun düşürmen gerek diicek bunların yarısından çoğu da 15'in üzerine çıkAmamış olanlar. Önerim şu, kaldır poponu da bi de sen dene Temmuzun ortasında Boğaz kenaaarnda rüzgara karşı bak bakalım ne oluyor.

Vücutsal olarak hiç bir sıkıntı yaşamadım ama şunu söylemem gerek tam bir MIND testi. benim MND'ım kırıldı 30'a tamamlayamadım. O yüzden sanırım henüz maraton koşmaya hazır değilim. benim MIND'ım kırıldı. Hiç beklemediğim şeymiş meğerse. Ben bileklerim, tabanlarım, dizlerim benimle dalga geçer sanıyordum. Hiç beklemediğim yerden sordu bu sefer! Zihnimden...

Çok değişik bir yer orası, koşuyorsun, vücudun zaten otomatik olarak gidiyor orada bir derdin yok. Ama bir süre sonra şeker kalmıyor bedende, E bedende şeker kalmaması en çok da beyni yiyip bitiriyor. Ben koşarken düşünürüm. Açarım Spotify'ı şarkı çalar çoğu zaman da ne olduğu önemli değil, kafamdan dans ederim bit bit devam ederim koşmaya. Bu sefer öyle olmadı. Bildiğin şeytan var ya, sol omzuma oturdu beni yedi yedi yediiiii. Enerjin var aslında vücutta sıkıntın yok diyorum ya. 1.5 saat sonunda düşünmek istediğim her şeyi düşünmüştüm bir şekilde. Sonrası saçmalamaya başladı zaten daha çooook mesafem olması beni korkuttu belki. Sonra başladım o pislik su yılanı var bi tane onu düşünmeye e sinirlendim. Nerden aklıma geldiyse şarlatan! Sonra korkular sonra vesveseler.

Ünlü Manyak Lara Croft İstanbul Boğazı'nda Görüldü
Burada es verelim. Benim gibi birysen yalnız yapılacak iş değil ama buddy'leri iyi seçiceksin. Senin yanına gelip KÖTÜ OLURSA BIRAK BAK diye 3 kere söylerse patlarsın. Ne FitnessDelisiymiş be oof tamam bebeğim sen beni kötü bil için rahat etsin A(nthony) Q(ueen)!!!  Çünkü daha önce demişsin bana olumsuz bir cümle kurmaaaa ben kurmammmmm sen de kurmaaa. O kuruyorsa bunda kasıt vardır temiz olmayan niyet vardır. Burada çözülmesi gereken şeyler vardır adım atarsa hatayı işleyen (burada katiyen bendeğilim çözeriz ha adım atmazsa insan silmekle ilgili bir sıkıntım yok babamın oğlu ve hatta kendisi olsa hayatımda olumsuzluk mu yayıyor you are the weakest link goodbye der adını anmam).

27. kilometreydi. kızgındım, artık hiç bir şey düşünmüyordum bir anda o esnada canımın artık koşmak istemediğini fark ettim. Canım koşmak istemiyor. Bebek'e varmak istemiyorum Arnavutköy'ü bugün bir daha bu şekilde görmek istemiyorum. O dakika durdum, taksiiye ataldım ve eve gittim. Çünkü bu hayatta en önemli şey canın ne istiyorsa onu yapmaktır. Canının istemediği şeyi zorla yaparsan o sana eziyet olur büyük eziyet olur ihanet olur kendine. Hain miyim ben diilim, Hello Kitty'yim :D

27 bana az geldi hedefim 30'du ulaşamadım ama 27 kilometreyi duyan da bana waauuewww dedi. Hayır dedim hedefime ulaşamdım. Olsun dediler büyük başarı. İşte teselli işte iyi insan :D

Ben o 30'u görürüm ama 42, Maraton hayır sanırım benim yolum orası değil :) Denemeden bilemezdim. belki henüz değil. Benim yolum şu ara Spartan gibi duruyor. Çok eğlenceli yaaa Hele bir Beast yapsam :) çok seviniciiiimmmm :D Ha Güzel yarı maratonları da kaçırmam 21 güzel mesafe ben sevdim 21 koşmayı.




O zaman neymiş? Canın istemiyorsa yapma arkadaşım zorunda değilsin. Sen zaten iyiysen canın istemiyorsa yapma. Ben sana comfort zone'un içinde kal demiyorum çık gene çık ama canın o anda hakikaten istemiyorsa bir adım daha atma :D mutlu olmadığın hiç bir şeyi yapma.

Namaste canım 

17 Haziran 2015 Çarşamba

Namaste! Şimdi recovery'deyiz

Namaste: İçindeki ilahi olan8n önünde saygı ile eğiliyorum. Namaste, içimdeki ilahi olana teşekkür ederek bir olduğumuzu bilerek, birlik olduğumuzu bilerek eğiliyorum. Saygı duyuyorum. Namaste: Merhaba ve güle güle. gelmiş de olsan gidiyor da olsan biz hep beraberiz. Namaste.

Yoga pratiği sonlarında genelde bir Namste ile bitirilir. Aslında bir şey bitiyor, bir şey başlıyor ve bir şey devam ediyordur. Bazı şeyler geride bırakılmış, bazı şeyler yeniden kazanılmış, bazı şeyler hep orda kalmış. İşte bu nedenle bedenin kalbin ruhun aklın önünde bir eğilir bir Namaste der bir kendine seninle olan(lar)a ilahi olana şükranını belirtirsin.

Pazar dönüm noktası yaşadım. Günlerdir recovery'deyim günlerdir Namaste halindeyim.

Kaslarım kısaldı ama şimdilik minimum hareket ile buraya geldim. Yarın YM sonrası ilk yoga pratiğimi yapmak için sabırsızlanıyorum (hocamız şu an hasta yatak döşek yatıyor, kendisinin gripdetoxunun hemen işe yaramasını ve ayağa kalkıp başımıza geri dönmesini istiyorum ya da Müge cover etsin bak bu da muhteşem fikir).

YM sarsıcı deneyim oldu. Evet evet biliyorum bir kaç gündür sadece bundan bahsediyorum ama ben sizin çirkin çocuklarınızın maceralarını, mama muhabbetlerinizi, indirim alışveriş ve ikinci el lüks çanta muhabbetlerinizi falan dinliyorum ki bunlar kimseye pek bir şey katmayan boş muabbetler. Bi de dizi anlatanlar var ona pek dayanamıyorum kendi hayatları yok dizi konuşuyorlar çok acayip. İnsan nasıl kendi hayatına sahip olmaz dizilerdeki gerçekliği yaşar yaa valla çok acayip... Neyse başa dönücem ben (valla insan hayret ediyor) Namaste vücuduma, eklemlerime, kaslarıma, kabime, damarlarıma, ciğerlerime, derime... Vücudumun her parçasının her organımın her hücremin önünde onların içinde olan ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. beni yarı yolda bırakmadıkları için. Beni bir arada tuttukları bana bu dünyada ev oldukları için. Ruhum kalbim aklım limitlerini aşarken vücudum da onlar ile uyum içerisinde sınırları zorladığı için. Zoru gördüğümde kaçmadığı sağlam ve dayanıklı olduğu için. Namaste.

Kalbimin içinde ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. Namaste. Cesareti için, atmaktan vaz geçmediği için, sevgi ile aşk ile dolu olduğu için. Yumuşacık olduğu için. Kendisini ego ile kesiklere boğmadığı için.

Namste, ruhumun özünde bulunan ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. Sevgiyi yarattığı, kalbin cesaretine ilham verdiği, durmadığı, genişlediği, huzuru, sevgiyi, neşeyi mutluluğu ışığı yaratıp tüm kalbime ve vücuduma doldurduğu için.

Aklımın özündeki ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum Namaste. Duygularım ile yönetilmeye sesini çıkartmadığı için. Deli ruhumun, sevgi dolu saf kalbimin ve dizginleyemediğim vücudumun tüm kontrol ve koordinasyonunu en mükemmel şekilde sağladığı için. En zor anlarımda ruhum ve bedenim acı çekip yeter değiğnde, kalbimin hayr durma devam et dediğini duyup hayır dayancaksın diyerek bana güç verdiği için.

Namaste endimle yaşadığım en özel an. Yazıyorum buraya çünkü senin de bunu yaşaman gerek. Herkesin yaşaması gerek. Herkes ilahi parçamıza özümüze teşekkür etmeli, hediyelerinden daha da çok faydalanman gerek.

Namaste.




25 Mayıs 2015 Pazartesi

21 k'lık ilk adım (Allah o jelin belasını versin)

Ulaşılamayacak uzaklık var mı? Ben dün yeni bir mesfeye ulaştım. Kendi ayaklarımla 21 kilometre koşarak. iki kız ile el ele tutuşarak. Ay çok minnoş.

Deli kadınlar ile uğraşmayacaksın. Şu an merdivenlerin başında durup aşağı, veya yukarı bakıp aman tanrııaaammmm diyorsam bu kesinlikle mutlu olduğum için. Vücudun sen ne dersen onu yapar. Vücudun sen ona ne verirsen o olur. Vücudun bazen sana dur der, sen gene devam edersin sonra der ki aferin sana, seni denemiştim. Zaten yapamayacağı yerde kilitler kalır sen de bir şey yapamazsın.

İlk mesaj; Koğuş Kalk! Yanıt: Günaydın aslan parçaları! Motivasyon bizim işimiz!!!!

Saat sabah 07:30 günlerden Pazar. Bir haftadır bu anı bekliyoruz. makam aracımız 07:30'da Kanyon'dan hareket ederek Belgrad Ormanı'na gitti. Biz de içinde. Herpimiz en uygun koşu ayakkabımızı giymişiz, yastıklamalı yarım numara büyük. Şortlar, sular jeller, müzik. bir de birbirmiz varız. Minik minik hafif tırsarak parkura girdik. Ufak adımlarla koştuk. Hızlanmak istedi birimiz diğerimiz tuttu. Biri geride kalınca elimizi uzattık taşıdık. Ne mutlu mesu bir tablo di mi? Dışarıdan öyle evetttt. Aklımızdan geçen biz 3,5 attık (tur) şimdi onlar düşünsün!

Her mangalcı yanından geçişimizde bize de köfte ekmek verin dedik. Açız be AÇ sen karbonhidrat olmadan yaşamnın ne olduğunu bilir misin? Tabi ki yemeyeceğiz ama o umut işte. 2. turda karşıdan gelen beyler kızlar bu ikinci tur mu dedi, evet dedik 2 tane daha var. Bravoooo dediler. Karşılaştık gene 3. turda 4'te yoktular. Bir grubun yanından geçerken artık herhalde kanıksadılar bizi, bu ekip harika diye bağırdı adam :) E biz mest tabi mest. Ekip harika tabi. Tabi harika be adam ne bekliyorsun :)

Yalnız o jelin allah belasını versin! 3. turun başında o pislik jellerden denedik. Çünkü bizim hedefimiz daha önce 21'di. Artık değil. Biz bu sene koşacak maraton arıyoruz bilginize. AIMS sertifikası veren ve mümkünse Türkiye'de olmayan bir Maraton! Hatta bulduk da iki tanesinin arasında kalmışız gibi. Gerçi bende 2 AIMS var ama kızlarda yok. Yol uzun yol 42 kilometre ilk adımı daha 21k sürdü. Yol çok uzun. ama o jelin allah belasını versin. Başka bir şey gerek bana. Ben o şeyi ağzıma bir daha sürmek istemiyorum. Tamam bedenim orta mesafete ilk defa alışıyor. Tamam enerji gerek ama o e bee o nasıl tat. Bunu üreten insan nasıl buna tat verdi arkadaşım hiç mi denemezsin ya. Ya kimyagersin işte yap bir şeyler o şey ne rezilliktir arkadaşım. Midemde bi şey olsa kusacaktım. beni o 2 saat 20 dakika boyunca zorlayan tek şey o iğrenç jel oldu alien salyası gibi iyyhhhh

Hedef 42 ise, yolda yemeye içmeye alışman gerek. Pıt pıt o patileri vururken. Hızlanmaman gerek enerji çok önemli. Uzay aracı gibi hissettim bir ara oksijenim yakıtım dünyaya dönene kadar yetsin istedim. Ne bulsam şimdi. Koşarken muz da yenmez e naapıcaz oku öğren dene devam!

Aile ve arkadaşlarımızdan gelen tepkilere de değinmek istiyorum lüften; (çok acayip insanlar seviyor bizi anlamadım neden)

  • 21 mi siz daha uzun koşarsınız
  • 21 mi deli misiniz
  • 21 mi koştunuz neden arabaya binmediniz
  • 21'den sonra kahvaltıda masayı mı yediniz / eve de koşarak dönün
  • 2 saat 20 dakika mı çok aşağı çekin, (o zaman sen bize idman yaptır), elimde sopayla gelirim koşmayanın popoya yapıştırırım
  • YM öncesi neden 21 koştunuz sakatlık mı arıyorsunuz
  • 2 saat 20 dakika mı yuh! (bu iyi mi kötü mü bilemedim) 
  • Allah akıl fikir versin (bu genelde ailelerden geldi) 
  • 21 mi kızım ben senin yaptığın sporun yarısını yapsam şu an ölmüştüm sen hala üstünde forma ciyak ciyak maç izliyorsun ne enerji varmış be kardeşim
  • 21 mi kilometre mi? (buna bayıldım) 
Uzun yolun ilk adımı atıldı. Haydi kalanını atmaya bu konuda bütün hafta yazarım ben. Cardio yasak bana şu an. İlk etapta üzerimde etkiler şunlar: Quadirceps ağrısı (yaşanabilir seviyede hammer'da 160 basmışım gibi), yorgunluk yok dün de yoktu hiç 21 k koşmuş bi tipim yok şu an, hafif bir pati ağrısı tabanlarım minnoş minnoş sızladı - dün buz gibi denize atlayınca biraz geçti, kaslarım kısaldı - dün koşu öncesi yere avuç basabiliyorkan şimdi parmak uçlarıma zor erişebiliyorum. Aradığım parmak uçları kapsama alanına bir giriyor bir çıkıyor. 

Bunu dedim ya uzatıp uzatıp yazarım ben. Hadi selametle


20 Mayıs 2015 Çarşamba

kekik, aşk, ahtapot kolu bir de yoldaki kadınlar _ bozcaada 2015

Çok pisliğim yazmadım. O harika deneyimi yazmadım! Yazamadım 10 gün zevk sefa ve yemek batağındaydım. Burası ayıplı burası sus aman söyleme :)

7 Mayıs 2015 bagajlar yüklendi, bavullar yapıldı. 7 Mayıs gecesi İstanbul acayip bir fırtına altında inim inim inledi. 7 Mayıs gecesi ben dedim ki pardon da ben herhalde iyice delirdim. Bu havada uzun yol hele de gece 2 kadın. Evet biz delirdik.

8 Mayıs Cuma, saat sabaha karşı 3. Teker döner. Döndü. 2 saat uykuyla ben, elimizde tablet bangır bangır müzik. Uyumadan Bozcaada'ya varmak için yola çıktık. 2 Deli Kadın. Tekirdağ'a bir şekilde ulaştığımızda ben önümü görmemekten, karanlıktan ve direksiyonu sıkmaktan ağlamak üzerieim. Bu o kadar kötü değil. Ağlıyorsun geçiyor. Elli adamın tesisinde kahve molası. Bizim yol buddyler bizi geçti. Ah şu erkek şoförler. Ben gene de final destinasyona onlardan saatler önce vardım. Çakaling is ma thing Biiittch!

Ada yoluna girdiğimizde o son 20 kilometre bitmedi, Çanakkale Valiliği'ne sesleniyorum o yol 20 k falan değil! Bir daha ölçün tabela yanlış. Ki ben virajların ustası bir uzun yol şöförüyüm. Hayatım kamyon yazısı.

Vardık biz adaya, ben çiğde, yeşil saçlarım ve elimizde spor çantalarımız. Yarın 10k koşuluyor. Benim bu sene hedefim sadece eğlenmek! Bizim grup da ulaştı. Kahvaltılar, sakızlı kahveler ve evet tabi ki ada kurabiyeleri. Mmmmmmhhh yerim! Yedim içtim. Akşam bol proteinli deniz mahsülleri, bol bol taze ot. Geç olmadan yatağa yarın büyük gün.

Benim sakat diz, düşük koşu kondisyonu ve 0 antrenman ile hedefim 1 saat. Tam bir saat. Saat 14:00 çok eğlenceli 6 kişi kadarız kalanımız nerde? Yok. Starta doğru ilerliyoruz. Sonra müzikler açılıyor, polarlara telefon applerine basılıyor, birimiz çok concon GPS'li janjanlı Garmin'ini ayarlıyor. Birimiz 2. oldu, birimiz 35 birimiz 93 birimiz 95 birimiz de gene süper dereceli.

Pıt pıt pıt geçiyourum Start'ı, çok sıcak. Güneş tepemde beni eritiyor. Dert Değil. Rüzgar esiyor. Aşk için koştuk biz. Rüzgara karıştık AŞK için. Dünyadaki tek önemli şey bu. Her adımımda pembe ayakkabılarımın asfalta her vuruşunda sayıyorum. Her gereken sayıda nefes alıp veriyorum. Kekik kokusu. 5 kilometre bitse kalanı zaten kolay. Tırman. Tırmanıyorum. İçimde antik keçiler var. Kekik kokusu, Deniz tuzu, Ben gene 13 Yaşındayım Pallas Athene'yim. Ben aşkta adalet isteyen mini tanrıçayım. Pıt pıt pıt. Bir yerde nabız 196 10 dakika sürdü. Umrumda değil. ben iyiyim. Biraz başım döndü sıcaktan. işte 5 kilometre  virajların o tepelerin arkasında. Geliyorum.

Döndüm ben. Üzerimdeki atleti çıkartmak istiyorum lojistiği zor. Numara orda ipod ona tutturulmuş. Uğraşmıyorum. Su istasyonundan suları alıp ağzımı çalkalayıp tükürüyorum. Bu arada özür dilerim bi çocuğun üzerine tükürdüm. valla ben öyle bir inan değilim sana denk geldi, sen de gelmeseydin o taraftan bi anda diicem de pardon gene de! Kalan suyu başımdan aşağı döküyorum. Terimin tuzu gözlerimi yakıyor. Su çok iyi geliyor. Rüzgar beni üşütmüyor. Daha da yanıyorum Pıt pıt pıt.

Ada'nın içine kadar geldik. Son sprinti atmayacağım. Aşk aceleye gelmiyor. Etrafımda ayılan bayılan oldu, Jandarma Ambulans topladı insanları leblebi gibi. Aç değilim susadım ama. tam 1 saat. Geçen seneden 4 dakika geç geldim. Umrumda değil. ben çok eğlendim. Geçen sene hırs ile koştum tam bir Lara Croft. Bu sene aşk ile koştum. İnsna ne çok değişiyor be 1 senede. Zaman umrumda değildi aldığım keyif her şeyimdi.














Aşk için koştuk, aşkla koştuk. Hatalarımızı affederek, kekik kokusunu tüketmeyerek ama sindirerek. Satır aralarını okuyorsan sana roman yazdım ben bu bir kaç paragrafta. Sonra şaraba daldım. Yogaya asanaya hayata daldım.

10 Mayıs Pazar. 2 kadın çıtkık yola 3 kadın dönüyoruz. Dans ederek, şarkılar söyleyerek, satır etleri ciğer sarmalar yiyerek. geleneklerimiz oldu artık bizim. Biz mutluyuz.

Bizi mutlu eden her ne ise onu yaptığımız için. Kalbimizi kırmaya kalkana eyvallahımız olmadığı için. Arabayı sağa çekip dans edebildiğimiz için.

Seneye görüşmek üzere... Ama ben eminim Ada beni bu sene gene bekliyor. Gelyorum küçük sokaklarda kaybolmaya. Sahilde yoga yapmaya denizin tuzuna kekik kokusuna otlara balıklara randeu verdim.

Sevgiyle

21 Nisan 2015 Salı

Alevli Puma

İstanbul manyak bir şehir. Yani hakıkaten kızına ve havasına güvenilmez derler ya, kızı olarak söylüyorum biz bile güvenmiyoruz! Pazar sabahı 6'da kalktım. Deli bile dürtmeden hatta alarma çalmadan kalktım. Kendi kendimi dürtmüş olabilirim. Bilmiyorum. Uzun mor koşu çoraplarım, sensörüm, saatim, buff'ım, koşu ceketim kulaklığım göğüs numaram ayak sensörüm her şey hazır.

Küçümsedim biraz evet. 8K yaa yaaaa nolleaacaaakkk yeeaaa dedim. Benim için idman 12. Sonra Allah'ın sopası iki saat kadar sora beynime indi tabi gelicez oraya...

Telefona bakım bir iyi haber var. O benim olsun size ne, bir de kötü haber var, Çiğdem (Dünyanın tek iyi Fenerbahçelisi) sakatlanmış gelemiyor. O esnada ayağında kas zedelenmesi olduğunu bilmiyoruz bunu Pazartesi sabahı çekilen 9 röntgenin sonunda öğrendik. Ben kaldım bir başıma. Onu da geçtim kızın canı yanıyor, yanmasın onun canı :) E hava güneşli, açtım güzel bir liste en oynağından punk rock ağırlıklı bastım 15 dakikada Caddebostan'a ulaşınca dedim herhalde ben ayılamadım daha. Yok yoksa mümkün değil. en az 1 saat sürmeliydi! Şehir manyak!

Antrenmanyap organizasyonlarına alerji geliştirmiştim, ama muhteşem bir kadın var orada. Neslihan Hanım ne yaptı ne etti bana alerijimi geçirtti. Şimdi her yerde karşılaşınca uzun uzun sarılıp naaber ay senden naaber diye konuşuyoruz acayip güleryüzlü çok şekeeer. İyi ki de yapmış! Gerçi benim alerjimin sebebi geçen sene yarış esnasında Bodrum'da yokuş inerken dizimdeki kıkırdağın isyanıydı anca toparladım. ama o anı bile hatırlıyorum o acıyı sonrasını, dizime motor yağı enjekte etsem düzelir yaaa hissini. İyyhh bak gene içim kalktı. Ben kendi kaburgasından huylanan insanım ay bak gene aayyy hoş oldum :/

8 k 42 dakika civarı bu yaşta bu azıcık  minnoş kondisyonla fena diil ya :) ama bakmadım bile. Geçen sene beni sakatlığa sürükleyen o hırs silsilesi içerisinde boğulduktan sonra artık bıraktım. Eğleniyorum. Müziğimi dinliyorum, Etrafa bakıyorum. Düşünüyorum. Çoğu zaman ne düşüdüğümü unutuyorum... E kendin koş diyeceksin. Ama ben böyle de seviyorum. Hep kendin koşamazsın ki. Etrafında senin tutkunu paylaşan insanlar olduğunu görmek çok güzel. Herkesin pıt pıt koştuğunu görmek çok motive edici. Gün içerisinde kızların karın kası olmaz bak bende de Türk kası var (yağlı göbek gösteren Türk barzosu - Temsili değil acı ve gerçek), bacaklara bak at gibi olmuş kızım sen roberto karlos musun, kanat mı o sendeki uçucan mı kız, hergün hergün gym olmaz hayatın yok mu senin (en çok da buna ayar oluyorum), olimpiyatlara mı katılacaksın? O madalyayı herkese veriyolar alınca da ne olacak. Falan falan duymaktan gına geldi bana. Ben pazar sabahı 6da kalkıp koşmak istiyorsam yaparım, canım ister torganıma sarılır uyurum sana ne ama sen yapmak istesen de yapamazsın sıkıntın bu zaten. İster yarışta koşarım istersem birinci istersem sonuncu gelirim bu da seni zerrrrrree kadar ilgilendirmez yavrum yaaa :)

Yalnız son 3 kilomterede biraz zorlandım, karşıdan esen rüzgar böyle iğneler (döner bıçağı da diyebilirz) gibi saplandı bacaklarıma, ceketimin içinden geçti kemikleirmin ilikleri dondu ya valla perişan oldum. Bi de sağ olsun rüzgarla dengem hafifi bozuldu dedim uçucam galiba bi yanladım yengeç gibi bir kaç sefer.  Ha bi de güneşli havada evden çıkıp püskürtmeli yağmurda yarışı bitirmek de acayip oldu. O güzelim organizasyona yazık oldu aslında program da güzeldi ama donunca kendimi saunaya zor attım. Asansörde Türkiye erkek güzeli varmış yanımda onu bile gözüm görmedi öyle bi donmak.

Puma da giyeceğim marka değil ama organizasyonu beğendim, bi aksilik olmazsa gelirim ben gene 2. ayağa. Ay çok eğlendim daha da eğlenirdim de,,,, Manyak şehrin manyak haası işte...

Sevgiyle


30 Mart 2015 Pazartesi

Pazaretsi karb oranı az lifi proteini yüksek

Mucize olmak çok tanımlanmayan bir obje. Cümleyi anlayan bana bir milyon dolar versin. Ama içimden geçem tek cümle de buydu.

Sanırım bi şey koşarken karnımda sürtünmeden dolayı yara açmış. Deri aşınması diyelim. Minnak bir şey. Her gün ona bakıyorum. İyilşemesini seyretmek hoşuma gidiyor. Yavaş yavaş olduğu yerden siliniyor. O pembemsi kırmızımsı renk yok oluyor ve benim cildim yeniden yaratılıyor. Bu çok büyük çok muhteşem çok harika çok minnoş bir mucize değil mi?

Ne yersen o olman mesela. Vücuduna giren şeyin sonra seni oluşturması. Ya hiç mi dikkat etmediniz. Ben ne zaman bir sürü ceviz badem yesem cildim mesela temizlenir parıl parıl olur. Bu aralar ceviz tüketiminde gene global listede birinciliğe oturdum. Hazreti FitnessDelisi suratımda nurla dolaşıyorum ortalıkta.

Neden ağır idman sonrası protein alıyorsun (ya da en azından alman gerekiyor da sen almıyorsun) çünkü mekanizma o esnada diyor ki bittim ulan diyor. Perişanım diyor recovery yapıcam bu kas kitlesini perişan ettin sen ben buraya yoğunlaşıcam heyyyt diyor. Sen de proteini sisteme girinc hoop eski kaslar hemen onarılıyor yeni kaslar da üzerine yapılıyor, Aaaa bazal metabolizma hızın arttı :) hayılrlı olsun kisss

Neyi ne zaman yiyeceğim? Yok efendim bir dilim cheesecake'den ne olur falan diye saçma sapan sorular sormayın artık hakikaten cehaletin dibi. Bir daha bunu sorana alfabeyi saydırıcam. Yok efendim muffin olur muymuş? Olmaz ama ye sen beynine şeker gitsin sanırım çok çalışmıyor bu aralar. Ha bir de bana niye soruyorsunuz ki :) yani ben ne biliyim. Sertifikalı diyetisyen değilim yaşam koçu değilim. Sözlerimin bir bağlayıcılığı da yok. Ne öğrendiysem kendim öğrendim. Sen de işin kolayına bi kaçmasan :) Kendime kendime hayrım oldu da seni bilemem ki... Hissiyat bi yerde :p

Bu aralar çok övgü alıyorum ukalalık ordan geliyor. You insipire me diyen zat-ı muhteremlerin sayısı müthiş :) Kızlı erkekli süper bir grup bu süper iyi olanlar tabi inspired olup işe koyulanlar. Devamlı yakınan umutsız bir kitle var onları akvaryumda yüzdürmeyi düşünüyorum. Ya da belki hiç uğraşmam.

Cumartesi günü bir arkadaşımla buluştum. Eski hallerimi (akvaryumluk zamanlarımı) bilen tatlişkom yanımda bulunan hem ışık hem de idman buddy'me anlatıyor; bu var ya tombuldu lop loptu, bu var ya inanamıyorum ya nasıl bu hale geldi, poponu kaşı nazar değicek ısır dilini :) Ne yaptınız bu saate kadar dedi, dedik normal sabah bi 12 k koştuk üstüne de ironmac training yaptık o ne dedi 50 dk kuvvet üstüne 20 dk cardio (benim için koşu + kürek) üstüne karın ve esneme. Dedi manyak mısın? Deli misin bir günde mi yaptın bunları? (gece tabi kendini bilmez bir şekilde uyuduğumu söylemeye gerek yok bence fazla oksijenden oldu).  Kız dedi sus sus allah kahretmesin dinlerken yoruldum :)

Kaşındığım süreçler bunlar kendime yen icatlar da çıkartıyorum. Bu aralar favori kahvaltım muz ceviz fıstık ezmesi süt çek blenderda iç. Mesela bunu içip koştum, sindirmekle uğraşmadığı için mide gayet kendinde ağırlık falan yapmadan takıldı. Midem takılırken ben de ormanda çift turumu döndüm, beklenmiyor olsaydım bir tur daha atardım :) belki bu hafta atarım. Bilmiyorum atsam mı? Atiim mi?

Delirdim ben iyice. hakkımda hayırlısı....

Sevgiyle

P.S: Bu pazartesi gününü hiç sevmedim ben ya ondan keyifsizim yarın iyi olsam da çok gülsek okuyup di mi


26 Mart 2015 Perşembe

Bizden ancak Angus sürüsü olur onlar da obez!

Her mart ayı bir karnaval  bitmeyen bir kutlama hediye tepecikleri şeklinde geçer.  Evet evet evet evet ne çok  insan seviyo beni yaaaa yapamıyorlar bensiz. Seviyorlar beniiiii. Bu sene valide hanım  bana bir çift Asics Gel Kayano 20 hediye etti. Baktı  kadın  ben durmuyorum  al sana dedi hediye bari en iyisi ile koş  bu dizin bile seni durduramadı. Ben de her iyi Türk çocuğugibi thxxx mooommmyyyyy dedim. Ve pazar günü  havanın  da muhtesem olmasına sığınarak patpileri gezdirmeye çıkarttım. 

Niyetim inicem Barboros Bulvarı'ndan Bebek'e gidicem orda bi detox smoothie e tamam sonra git eve yat dana gibi. Yok deli ya ne yapsa yeri bunun.

Mevzu şu bizden olimpiyat atleti falan çıkmaz. Koşacak yer yok. Ben sevmiyorum koşubandı. Dün akşam anladım neden sevmediğimi. Outdoor koşarken yol ayaklarımın altından akıyor ben sanki zamanın içinden geçiyorum hele bir de rüzgar varsa onunla oynuyorum. Güneş ile dalaşıyorum. Bir zamanlar vaşiydik evcilleşmeyelim işte ben de bunu diyorum. Doğa enerji bik bik evet ukalalık yapmak isteyen buyursun şu köşede sessizce takılsın. Ben duymiyim çünkü  ben inanıyorum ve bunlar beni  mutlu ediyor. Eğer ben güneşe  tapıyorsam ve bu beni mutlu ediyorsa pembe pofuduk ponylerin beni alıp ejderhalarımla yöneteceğim bulut ülkeme götüreceğine inanıyorsam ve mutluysam hala sana ne. Birey inancında özgürdür. 

Başa dön; doğa ile bir olup hakikaten beton arasında yaşayan her gün parlak bir ekrana yamuk oturarak bakan para diye bi şey var onun kölesi bir organizma değil de gerçekten eti ruhu canı olan bir insan oluyorum.  Bunu yalnızca hissetmiyorum bir de yaşıyorum. İste  ben bu yüzden koşmayı seviyorum. Aslında daha uzun anlatmam gerek o da başka zaman. Çünkü şu an konumuz bizim milletimizin  ne sığır varlıklardan  oluştuğu. Hakikaten benim oyum o mallarınkiyle bir olmamalı ya. Anlatiim cicim...


Şimdi adettir yol darsa önündekini geçmeden önce ne tarafından geçeceğine dair bağırır uyarırsın. Mesela sağından geçicem sığırın bağırıyorum sağ! Mal dönüp bakıyor. E o obez aleyhisselam anca dönecek bakıcaķ algılayacak da çekilecek ben çoktan big bang yaşamış oluyorum. Sonra neden çarptın bik bik. Kendisi çünkü  elmas tozuyla kaplı çarpmadan  geçicen ona. Bir de bayıldığım ama kelime anlamıyla bayıyorlar gruplar var 8 kişilik grupsun neden Çin Seddi gibi yürüyorsuno kaldırımı neden kapatıyorsun. 21 milyon zat mevcut şu şehirde zaten daracık yer ne biçim yürüyorsun. Aheste aheste. Baraj kurmuş kaleciye iş kalmasın diye safları da sık tutmuş. Ben de sözde zayıf falanım ya çarpıp sekerim sanıyorlar. Kas o ama. Mini bir panzer hafif hızla sana çarpınca.., pazar günü toplam 3 kişi düştü.  Ne dediler arkamdan bilmiyorum kulağımda spotify tin tin tin devam ettim. O nabızla durmiyim bi zahmet. Kalbim yerinden çıkıp koşmaya devam eder. Merhba burda koşn bir kalp görüdnüz mü aşağı yukarı yumruğum kadar evet kanlı evet koşuyor...


Nabzım 176 da sabitlendi e biraz da kaptırmışım üzerime afiyet (1 saat 37 dakikata 16 kilometre ilk idman için hiç fena değil). Bir baktım ben kaptırmış Emirgan'a kadar gelmişim. E dön artık dedim terbiyesizlik yapma. O esnada aklıma geldi MyAsics açik ki onu da sonra save etmedi koşum yandı resmen manuel giricem de rota falan ne güzel herkese gösterip aferin alıcaktım. Yavru golden'ım ya ben. Yeni sarışın gibi oldum ondan mı acaba? Neyse döndüm ben geri rüzgar da sağ olsun anlamamışım tabi popodan eserken iyi seni iteliyor koştuğun istikamete. Sen o Boğaz rüzgari es yüzüme yüzüme. Sürtünme katsayım çıktı 3 katına olsun dedim. Zor olan güzeldir  (bunu sadece sporda severim birisi bana hayatı zorlaştırmaya kalkarsa kafasını ısırırm). Hisarüstü'nü geçtim tam Bebek'te mi dursam 20'ye mi tamamlasam... derde bak. O esnada bi yandan da kafamın içinde şarkı  söylüyorum, alarm geldi. Merkez sol diz. Dedim bir sakatlık olmadan duruyoruzzzzzz. Veee cool downa  gecerken idamani sonlandırma esnasında  baktim ki 16 k koşulmuş. Minnoş menoşu aradım dedim benimle gurur duy zamanlama mesafe anlatıyorum sakin ol dedi hepimiz yayılırken sen evden çıktın ya o andan beri seninle gurur duyuyorum. Ben de Ortaköy'e kadar yürüyüp soğuyup manava attim kendimi. Yeşil elma ıspanak kivi maydonoz hıyar falan aldim eve varıp kendime green smoothie yapmak için. Rejenerasyon zor zanaat.

Ben olmuşum ama aferin bana. Ağrıyı sezdim durdum. Ok fazla yüklenme var tamam ben de 2 gün off verdim.zor oldu ama verdim. Şu  an da yoga ve cardio çalışıyorum. Oldummm bennnnnnnn

Ayrıca ne doğru demiş Norma Jean (MM) 
Bir kıza doğru ayakkabıları verirsen dünyayı fethedebilir.

Sevgiyle

19 Mart 2015 Perşembe

Spora zaman bulamıyorum evet ben diyorum bunu!

Zaman yönetimi sıkıntısı çekiyorum. O bir ara gelen motivasyon eksikliği gitti yerine minik mor bir fitness canavarı geldi. Rest daylerin önemini ve anlamını anlamış bir yavrucak olarak o rest dayleri dana gibi yatarak geçirmeyi sevmeyi öğreniyorum da. Her şeye yetişemiyorum.

Sanırım işi gücü bırakıp ful time kendimi gym'e kapatsam gene yetmiicek. Yetmiyor yetmiyor. Haftasonu planı yapıyorum. Bu hafta özel bir etkinliğe katılıyorum 12-2 arası Zekeriyaköy'de. Çok güel. Ekinoks yogası detoks falan. Beni en çok cezbeden de 2 saat bacak kalça açıp headstand ve handstandler çalışacak olmamız. Muhteşem. Ama o zaman sabah koşmaya gidersem ne ara kahvaltı duş falan yapıcam. Off hayat çok zor. E ben bi haftadır yüzmedim. E ama benim kuvvet çalışmam karın yapmam haftada daha çok koşmam falan da gerek. Lütfen bir günü 72 saat yapabilir miyiz?

Spora zaman bulamıyorum diyenleri anladığım noktadayım sanırım. Ben de bulamıyorum. Hayalimeki antrenman günlerini yaşayacak zaman bulamıyorum. Ne yapsam ne yapsam bilemedim ki... Mesela bugün akşama kadar çalışıp gym'e gidip kuvvet ve cardio yapıcam. Üstüne kesin bir şeyler konur bir kahve bir ıhlamur bir gene Gina'da kuru erik muz ve badem yeiyerek kahve içip işletmeyi komaya sokma seansı. Bir başka bir şey. Arada gel bi kadeh kırmızı şarap yapalım diyen meczup şeytanlara uyum (ben kalp o meczurp şeytanlar). Yaşanmayan şey değil. Yarın mesela Yoga sonrası Chianti mi yapsak sorusunun vücut bulmuş haliyim.

Cumratesi sabah tam bir muamma. Pazar yüzerim. Belki gene uzun yoga seansı sonrası. Belki de brunch yaparım hiç bir şey yapmam bilmiyorum ki.Peki ben ne zaman kalça çalışıcam. E benim bir milyon falan da arkadaşım ve packed bir sosyal hayatım da var. Ayrıca yazacağım yazılar ve okuyacağım kitaplar ve izleyeceğim filmler ve de göreceğim bir sürü insan.... Tam bir zaman jonglörüyüm ama tüm labutlarım havada asılı kaldı :p

1. dünya dertleri çok zor. Başka bir şey olsa çözüm mevcut ve bulunduğun duruma göre tatminkar. Tam bir şımarık olarak söyliim, işti aştı barınaktı. Buluyorsun mutlusun. (bu konudaki düşüncelerimi yargılamaya kalkarsan kafanı ısırırım - uzun uzun yazmıyorum bu ayrıca hicivli blog! ha dersen ki ulan sığ kafalı şımarık züppe gel sana ders veriim! O dersi kimin kime vereceği belli olmaz bebişim derim düellonu kabul eder seni kültürümle döverim aaayyhhh). Oysa bak bu sıkıntılar öyle mi? Tatmini zor insanı tatmin etmeye savaşmak zor bi şey (bu da tatmin konusunda değişiklik gösterir çok mevzuda bir lokma bir hırkayım tercihen lokma sushi bu aralar canım çekiyo / hırka da bahar sezonu tam bi açılsın akarız).

Ben gidip biraz para kazaniim malum tüm bunlar için temel taş o. Sonra da bakıcaz bakalım artık. Ne yapılacak ne zaman yapılacak... Nasıl yaıpılacağını şükür şükür çok iyi biliyorum zaten öğrenmeye de açık şekilde...

Sevgiyle

26 Şubat 2015 Perşembe

Bugün yaralarım açık açın bakın içine neler var neler!

Yaralarımız bizi bir yerde biz yapar. Ruhen ve bedenen taşıdığımız yaralarımızı savaş meydanından çıkmışçasına sergilemeyi severiz. Biz kim miyiz? Hayat hikayesinden mutluluk duyanlar. O yaraların bizi oluşturduğunu bildiğimiz için, onların bizi daha da değerli hikayelere dönüştürdüğünü bildiğimiz için. Hayır ruhen çökük değilim. Hatta muhteşem gidiyor her şey! O kadar ki yok artık daha da ne kadar olabilir derken daha da üzerine çilek, marakuja falan geliyor. En sevdiğim meyveler yaaa off bi de passion fruit, bi de şeftali üzüm karpuz. Benim hayat döndü mü sana bostana. (dandini dandini dastaaaaanaaa)

Bugün mevzum bedensel yaralar. Alnımda bir iz var 2.5 yaşımdayden salıncaktan uçmuşum demir girmiş :) ne zaman gülsem alnımda bir oyuk kendimi onsuz düşünemiyorum. Sol elimin işaret parmağının kenarı ilk elma soyma denememden kalma biz izle süslü yaşım 6 bir şubat gecesi gene. Bıçak kesiği, o kadar çok kan akmıştı ki kanı izlemekten ona şaşırmaktan acısını hissetmemiştim. Sağ elimin işaret parmağını geçen sene kapıyla Bosu arasına sıkıştırım ordan kalma sıyrık izi var nasıl sıkıştırdıysam deli gibi kanadı izler yaptı falan.
aynen böyle kopardım işte aynnnen böyle 

Görünenleri halettiysek görünmeyenlere gelelim. Burunda kırık, 5 Şubat 1993 Uludağ Ayıyolu'nda kayak kazası, aynı kazada geçirilen beyin sarsıntısı. Sağ ayak yan bağlarında kopuk (tarih veremiyorum o kadar çok koparttım ki, ilk kopuştan sonra seninkiler git başka dokulara yapış olacak iş mi ben de hala azimle kopartmaya devam). Bağlarım da kendim gibi tendomlarım deli, kopuklar yani. Sol diz kapağında 27 Nisan 2014 Bodrum GlobalRun esnasında kıkırdak zedelenmesi sonucu kondramalezzi patella. İşte bak bu son iki arkadaş ile ömür boyu yaşamak durumundayım. Bağlarla barıştık bi nevi ama tabi arada esip gürlüyorlar. Diz yeni. Burun kaynadı, gerçi koku alma duyum çok zayıf parfümleri falan remsen burnuma sokup deniyorum Allah affetsin. Beyin olayını sormayın amaaaan ne olur.

Pazar günü koşacağım 21k şu an hayal bana. Doktor amca dedi ki no no. ben de dedim OK bu sefer valllahi dinleyeceğim (geçen sefer koşma diyecek diye 2 yarış daha koşup öyle gittim de adam çıldırdı, bir ara beni akıl hastanesine kapatacak sandım). Cahillik mi yaptığım? Evet! Yani kızım sen 2 mühendislik diploması sahibi 5 dil bilen 2 tane uluslararası nanopartikel sentezi konusunda makale yayınlamış insansın Science Direct'te falan. Bu ne şimdi. belki 3 yarışı sakat sakat koşmasaydım şu an durum bu kadar vahim olmazdı. (Bilmiyorum ya da olurdu) Ama önemli olan bir yerde bilinçlenmek. Bu bende 33 yaşıma tekabül etti. Bizim sülale kadınlarının minimum 90 sene yaşadığını göz önünde bulundurursak (kırışığımız olmaz, saçımız da az beyazlar - geneti olarak vakayız aynı zamanda sosyolojik olarak falan da vakayız valla manyak insanlar benim sülale) bence 33 iyidir iyi.

4 yaşımdan beri aktif spro yapıyorum (kayak benim ilk aşkımmmmmm) ömrümün nerdeyse yarısını çift lisanslı sporcu olarak geçirdim sonra devlet üniversitesine gittim salak gibi. Yurt dışında okurken spordan para da kazandım, şu anda da hayatımın odağı spor. Her zaman olduğu gibi. Ama ne yapardak yapalım beden işte, sakatlanıyori yaralnıyor bereleniyor bağı kopuyor. Daha geçen hfta lise arkadaşım kayakta bacağını kırdı kız şimdi terminatör bacaklı bir insan olarak dolanıyor biyonik bi şey takmışlar kıza. Sakatlıklarımızla yaşamak onlarla barışmak onları hikayemize katmak gerek işte ben de tam bunu söylüyorum. Ama en çok onlarla yaşamak. Bu arada yavru kuşu kara kuzum eşsiz mementsiz arkadaşım geçmiş olsun seni çok seviyorum.

TOFD için bağış mektuplarımı gönderdim ama koşamayacağım, daha da çok desteğinize ihtiyacım var yani. Siz şimdi yapın bana bu güzelliği bakın bir dahaki yarışta be neler yapıyorum!

Sevgiyle

25 Şubat 2015 Çarşamba

benimle kanat ol, hayat verelim HAYDİİİİİ

Merhaba,

Bir senedir Adım Adım oluşumu altında TOFD yararına koştuğumu hepiniz biliyorsunuz. Bakın birkaç ay önce neler başardık!

Öncelikle çok teşekkürler, Kasım 2014'te bana hayatımın en büyük mutluluklarından birini yaşattınız. Ben koştum, siz bağış yaptınız ve biz bir kişiye akülü tekerlekli sandalye aldık. Bir kişi biz birbirimizi seviyoruz ve destek oluyoruz, yumuşak duyarlı bir kalplerimiz, tertemiz vicdanlarımız ve içinden asla eksik olmayan sevgimiz olduğu için başardık. Bu arada Kasım 2014'te 1.800.000 TL'ye ulaşarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir kampanyada bir STK tarafından toplanan en büyük miktardaki bağışı toplayarak rekor kırdık. 36. İstanbul Maratonu'nda 206 akülü tekerlekli sandalye alarak hayat verdik. Bugüne kadar toplam 8.000.000 TL bağış toplayarak, Adım Adım bünyesindeki toplam miktardır, toplam 55.000 bağışçının katkıları ile 1.200 engellinin ve ailelerinin hatalarını değiştirdik. Bu gururu hepimiz yaşıyoruz. Haydi şimdi gene bu coşkuya hep beraber ortak olalım. 1 Mart 2015 Pazar günü Antalya'da ilk yarı maraton deneyimimi, 21 kilometre, yaşayacağım. Bunu sizler, TOFD ve hayatını değiştireceğimiz insanlar için yapacağım. Haydi yüreğini ve sevgini gönder ve beraberce daha büyük gurur yaşayalım. Bizler hareket edebilen şanslı insanlarız, ama unutmayalım hepimiz engelli adayıyız.

Verdiğimiz hayatlardan bir örneği bu link altında izleyebilir, nasıl büyük önemli bir iş, hep beraber başardığımızı görebilirsin.

Bir akülü tekerlekli sandalye 2.400 TL. Az veya çok 10 TL veya 100 TL hiç fark etmez. Haydi bana katıl. Haydi benimle ol, haydi onlara kanat olalım el ayak olalım hayat olalım. Nasıl mı bağış yapacaksın? Çok kolay, aşağıdaki adımları izle yeter. Lütfen bana bilgi ver ki ben de takibini yapabileyim. Tabi ki bağış miktarı aramızda kalacak.

Ben daha da fazla destek olmak istiyorum dersen, benim e-postamı arkadaşların ile paylaşabilir onları da bu muhteşem coşkuya davet edebilirsin, beni çok daha mutlu edersin.

Açıklama: "AA, Koşucu adının baş harfi soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/Soyad"
Örnek: "AA, BKIRC, Senin Adın Senin Soyadın"

Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6295793,
IBAN No: TR97 0006 2000 3560 0006 2957 93

Paypal ile ödeme: http://www.adimadim.org/paypal/

Sevgiyle
Beril

16 Şubat 2015 Pazartesi

Ben oysa sadece koşabilmek istiyorum

Neden koşuyorum? Kendimi iyi hissetmek için. Koşarken ne oluyor? Nabzım yükseliyor, bir çok güzel mutluluk hormonu salgıliyorum ve koşum bittiğinde mutlu hissediyorum. Acaba öyle mi gerçekten? Ben İstanbul'da yaşıyorum. Şehrin tam ortasında. Kış olunca sahilde koşmak zor biraz soğuk rüzgarlı. Ben de ormana gidiyorum. Sabah erkenden, kimseler yokken. Peki ne cesaret? Nereden geliyor bu cesaret? Yurtdışında yaşadığım zamanlarda gece geç saatlerde karanlık ormana gider koşardım. Hatta o saatlerde bir çok insan ya ata binerdi ya jog atardı selamlaşırdık Bir kere bile rahatsız edici bir deneyim yaşamadım. ha bir kere.... Koşumu bitirmiş yoldan karşıya geçerken önümde siya bir araba durdu. Oralı olmadım, bekledi uzaklaştım evime gitmeye çalışırken gene yanıma geldi aynı şey ben evimin kapısına ulaşana kadar 3 kere gerçekleşince polisi aradım. Hemen geldiler. Şansa bak içindekiler Türk çıktı arabanın...

Orman, haftasonu sabahı genelde sessiz sakin ve ıssız olur. Ne güzel değil mi? Değil! Ya birisi çıkar bana saldırırsa? Ya tecavüze uğrarsam, ya öldürülürsem... Bunları düşünmemiş olan bir tek kadın koşucu var mı? Nabzım sadece koşudan yükselmiyor yani, sadece mutluluk hormonu da salgılamıyorum.

genelde o yüzden gruplarla koşuyoruz. Ama ya yalnız olmak istersem? Bazı önlemler okudum onları paylaşmak istedim.

1. nereye gittiğinizi aşağı yukarı ne kadar kalacağınızı birilerine söyleyin. anneye babaya sevgiliye ev arkadaşına kapıcıya birisi bilsin. Nike Asics ve saire uygulamalar ile koşuyu an be an sosyal medyadan paylaşabiliyoruz. Kullanalım bunu.

2. Kulaklıkları çok tıkmayalım kulaklarımıza. Müziksiz koşamam asşında hiç bir şey yapamam. Hele koşarken ayrı zevk müzik. Ama trafik, olası saldırganlar ve saire gibi etkenlere karşı önceden alert olabilmek için algıyı biraz açalım. Biliyorum çok sıkıcı ben de sevmiyorum ama güvende olmak daha önemli değil mi?

3. Cep telefonu... benimki kocaman bir tepsi gibi mübarek bazen almıyorum arabada bırakıyorum. Ama bu yanlış. Sakatlık olur bir şey olur gerek olur. hele de trail koşularda multaka bir cep telefonu şart. Ha çok kocaman ise telefon mesela benim ikinci bir telefonum var kontörlü hat minik ve eski bir şey her yere tıkılabiliyor taytın içine bile. en fazla 150 lira verip böyle dandik bir telefonu yanımıza alabiliriz değil mi?

4. telefonlar için güvenlikli appler olduğunu duydum bir yerlerde. Ama kullanmadım bilmiyorum. App platformunuza bir göz atabilirsiniz.

5. Yanında kimlik kartı (TC kimlik numarası içeren) ve sigorta kartı mesela gibi bir şeyler her zaman olsun. Belki biraz da nakit para. Olmaz olmaz deme tinerci falan çıkarsa verirsin 50 liralık banknotu, dandik telefonu basar gidersin. Ya da bayıldın düştün bir şey oldu kolaylık en azından.

6. Olabildiğince renkli kıyafetler giy. Siyahlar kamuflajlar olmasın fark edilebil!

7. Bilmediğin yola sapma. Başına ne geleceği belli olmaz. Türkiye'desin hatta beteri İstanbul'dasın.

8. Hava koşullarına dikkat et. Orman yolu buzlu olur, çok rüzgar vardır ağaç devrilmiştir bunları takip etmeye çalış. Olmadı ara orman müdürlüğünü sor mesela...

9. en iyisi yanında hep bir arkadaşın olsun en azından, tek başına olmamaya çalış. Ama o da olmuyor ki insan bazen hakikaten beynini detoksifiye etmek istiyor. Pooffff

Benim aklıma daha başka bir şey gelmiyor. Senin geliyorsa bana ilet, yazıya ekleyelim.


Sevgiyle

10 Şubat 2015 Salı

bebelere balon herkese motivasyon

Seni demotive etmeye kalkışacak bir sürü densiz çıkacaktır ortalıkta dolanacaktır. Ne yapmıyoruz? Paye vermiyoruz. Muhattap olmuyoruz! Motivasyon haftasının bu ikinci gününde devam ugün konumuz etrafında seni mental olarak kırmaya çalışan böcekler.


Eğer sen aa ilk yarı maratnumu koşucam süre önemli değil sadece bitirmeye oynayacağım dediğinde zaten dizin sakat (ulan mal afedersin, ondna zaten süreye oynamıyorum) kendine zarar vericeksin ben böyle şeyleri onaylamam o yüzden başarı da dilemiyorum ama bak saygılı bir insanım açık açık söyledim. Diyen bir gerizekalı odun varda karşında hemen eline bir adet Tipp-Ex al ve o bozayıyı hayatından sil. Senin hayatına giren insan kategorisinde olmaması gerekenlerde. Sen bir şeyi arzuluyorsan ve birisi gelip sana bunu diyorsa bir de saygılı olduğunu iddia edyorsa kaba aygısız terbiyesiz sil onu. Yakınlar dostlar arkadaşlar sevgililer eşler bebeler bebelere baloooaan ay kaptırdım... neyse seni seven insanlar kısaca ne kadar abuk olursa olsun sana inanır, destekler. Kendi ilkelerine aykırı olsa bile yapar bunu. Bu ruh hastalarını dinlemeyin.

Madalya aldın mesela, herkese veriliyor  OK ama sadece tamamlayanlara finish'i öyle böyle geçenlere! Resmini çekip yolladığında aferim mi bekliyorsun gibi bir tepki alıyorsan içinden okkalı bir küfür et, kesmezse bağıra bağıra et, telefonu aç o salağa ve o küfürü haykır. Bir daha da arama sorma at blıklama listesine çıpırdansın. Takdir etmeyi bilmeyn haset, kıskanç uyuz iğrenç tiptir. Sil gitsin.

Ben akşam spora gidiyorum, sabah 6da kalkıp ormana gidip koşucam, yiyemem yarışım var gibi kendi motivasyonun yönünde cümleler sarfettiğinde tutup sana olimpiyatlara mı katılıcaksın kendine zarar vericeksin falan diyorsa o kontrol manyağı manipülatif deliyi hayatındna çıkart ondan hayır gelmez. Bugüne kadarki tecrübelerim hep bu yönde oldu. İnat ettim çıkartmadım sonra başıma bela oldular. Deneyim tabi bak bu satırları yazmak kısmet oldu.

Sen övündüğün şeyleri paylaşmak isterkenkarşındaki bunları küçük hor görüyorsa çok afedersin fuck off ulan diiceksin. Net diyeceksin bunu. İnsan kendi için yaşar, O kim be. Yaptığımın yarısını yapmayı dile o zaman ben sana duymadığım saygıyı duyarım. Bak yap demiyorum dile yeter....
Kendini yoruyorsun boşuna, koştun ne oluyor, ha kafanın üstünde durdun poponu kıracaksın bilmem ne diyorsa birisi o hasettir o kötüdür.

Motivasyon her şeydir bunu unutma. Motivasyon kendine olan inancındır. Motivasyonun doğrultusunda hareket etmen kendine saygındır. Seni kontorl etmek isteyen, senin direncini kırıp sana işkence etmek isteyenlere paye verme. Önce sen sen olmazsan hiç bir şey yok. Sonra herkes....  Dinel sen beni motivasyon her şeydir. Bugün 10 kiloluk barla çalışıp 3 gün yürüyemezsin ama 6 ay sonra o 10 kilo 30 kilo olur eğer kendine inanmaktan asla ama asla vaz geçmezsen!!!! Sadece kendine inan başkalarını boş ver.

Sevgiyle

2 Şubat 2015 Pazartesi

Geldik o malum meseleye

efendim Şubat ayının ilk Pazartesisisisisi ben çok severim şubatı kısa aydır daha kısa sürede maaş alınır, zamlar gelir ne seviyorum parayı hem de en süper kayak ayıdır. Okullar gene açılır ve dağ tepe bize kalır. Bir de hanım kızlarımızın ayyy yaza hazırlanmam gerek ayıdır onlar ne eğlendiriyorlar beniiiiii.

Sıkılaşması gerekiyormuş iki beden incelse yetermiş. Oldu bebeğim hemen sihirli değneğimi alıp geliyorum ben sen dur orda o kurbağaya ver bi french kiss.

Hanımlar size bir iyi bir sürü de kötü haberim var. İyi haber ben çok eğleniyorum. Kötü haberlere gelince; o güzellik salonlarında titreşimli tablalar, su altı basınçlı şeyler, sizi astronot gibi giydirip gaz vermeleri, yosun sürmeleri falan filan bunlar hikaye. Ver o paranın yarısını bana sen çakı gibi yaparım (sertifikam falan yok dost tavsiyesi benimki sneik de hayır ticari faaliyet yok). Bir kötü haber daha; bu yaz için sence de biraz geç kalmadın mı hani Aralık başı falan başlaman gerekiyordu. Sırf pilates yaparak kilo veremezsin. Dünya yüzeyinde hiç bir antrenman yok ki sadece göbeğin gitsin. Daha sayayım mı? O selülitler de öyle gitmeycek onu bil.

Ne yapsan ne yapsan? Bu FitnessDelisi de ne çok biliyo ne ukala ukala konuşuyor di mi? Uyuz şey! Hahah :) Şekerim kendini topla ve sağlıklı olmaya çalış ilk başta buradan başla. Tabi yap pilatesini (gülüyorum) yap ama yanında cardio da yap. Ay ben koşu bandında duramam. Durmuyorsun zaten yavrimu! Durmuyorusn yürüyorsun koşuyorsun.. Koşamammm diyene bir çakarım bir de Milano'da kırdığım kapı çakar. Koşarsın başla 3 -1 intervalle 3 dakika 9 km/h koş, 1 dakika 6 km/h yürü bunu da 35 dakika yap haftada 3 kez en az. Bak iki haftanın sonunda nasıl açılıyorsun. Tam bahar geldiğinde sen de ormanda sahilde ceylan gibi sekebilirsin. Aaa sürpriiiiz kilolar nerede bir de böyle bak.

Selülit, kesinlikle beslenme ve su içme üzerine (alkol almıyoruz). Bol spinning yapıyoruz haftada 2 mesela öneririm, kendi deneyimim.

Yaptığın kuvvet egzersizini cardio ile taçlandırmazsan eğer bi halta yaramaz senin çabaların. Sırf ben demiyorum Harvard School of Public Health diyo. Yani bana inanmadın Harvard be onlara inan yani! Bir de burdan bak surf yap linklerde adamlar güzel güzel anlatmış. Sırf kuvvet olmaz sırf cardio olmaz ikisini birden yapacaksın. Sadece karnımı vermek için 100 mekik çeksem diye bir şey yok. Diyetisyenine git gene ama spor yapmadan hareket etmeden olmaz ki. Nasıl duruyorsunuz anlamıyorum. Yani o dizi çok mu daha önemli senin sağlığından. Atarlandırma beni çok eğlenceli iki yeni whatsapp grubum var her gelen mesaja gülüyorum bozma sinirimi.

Mesela örnek vereyim. Kayak tatili organize ettik ya biz şimdi ben hevesli hevesli yazıyorum devamlı. Bir sevgili erkek arkadaşımız dedi ki o otelde dışarıda jakuzi var yalnız! Allah dedim ben bu yazın favorisi mavi ve pembe bikinilerimi alırım o zaman! Senin gibi ay yaz gelmeden olmaz düstrurunu bırakalı seneler oldu. Çğnkü sağlıklı yaşıyorum vücudum da muhteşem ayyy ahahaha utanmadım. Şu özgüvene gel diye yapıyorum ablacım ben de her şeyi. Herkes kurtulsun herkes kendine güvensin.

Sevgiyle 

29 Ocak 2015 Perşembe

CO2 CO2 bakma bana

Boğuldummmmmm. Dün akşam 50 dakik High Intensive Training yaptım ve tek kelime ile boğuldum. İdman çok mu ağırdı? Hayır. Çok daha ağırlarından çıktım alnımın akı ile bazen de sürünerek. ama hayatımda ilk defa halterimi alıp stüdyonun dışına çıktım ve barla burpeeslerimi falan dışarıdan yaptım yolun ortasında veee yalnız da değildim. Çünkü başım döndü artık. Gözlerim karardı. Zaten anormal bi iş yapıyoruz, bari nefes alalım.

Şimdi neden nefes bu kadar önemli? Biiir nefes almazsam ölürüm çünkü. Detaylara gelince; Nabzın çıkıyor 160 ve üzerine en azından benim öyle. İç mekan hava kaliteisnin mükemmel olmasını beklemiyorum zaten hatta unu üye olarak değil mühendis olarak da beklemiyorum. Bu konuda mutabıkız. Ama spor yapıyoruz şekerim, ve ağır idman yapıyoruz. Bu durumda benim Oksijen almam sen gym yöneticisinin bir numaralı önceliği. Yeteri kadar Oksijen alamazsam eğer o zaman kanımda karbondioksit oranı artar, nefes alıp verişim düzensizleşir ve laktik asit üretimim çoğalır. Bu da benim kardiovasküler etkinlik esnasında enduransımı alaşağı eder.

Ağırlık çalışırken mesela 3:2 oranında nefes erek önemli. Extension anlarında nefes vereceksin. Yani o zor olan yer var ya orda. Press mi yapıyorsun kaldırırken gibi. Doğru nefes alıp vermemek fıtık olsun başka dertler olsun bir dümya sorun sakatlık çıkartır. Kim ister ki bunu?


Kanda CO2 konsantrasyonu arttıkça, yorgunluk görülür, başın döner kafan bir milyon olur böylece konsantrasyonun uçar gider, ne hoş di mi tepende (hadı kızım ben) 15 kilo barla squat press yaparken nefes alama sonra kolun dönsün sonra sahalara bir kaç ay veda. Ollldu canımmm. Bunların yanısıra bedene de acayip zarar veriyor. Zaten salonalarda yapılan araştırmalar havada ozon, karbonmonoksit, karbondioksit, formaldehite kadar bir milyon zararlı tespit etmişler. Antrenman esnasında daha derin ve daha sık nefes alıp veriyoruz malum bu kirleticiler bedenimizde çok çok çok daha derine nüfuz ediyor demek bu.


Sevgili spor salonum dünyanın parasını alsanız, şu üyelik ücretlerini arttırsanız ve bize bri havalandırma sistemi yapsanız.

Oksijen ve sevgiyle

11 Aralık 2014 Perşembe

Santa Listesi :)

Barda restoranda pavyonda bilmem nerde kutlamalardan çok haz etmiyorum çok özel durumlar hariç. Ya kendi doğumgünüm ya da çok sevdiğim arkadaşlarımın doğumgünleri bir de o en özelin günleri falan :) (ayy utandımmm) OK ama mesela yılbaşı bööğğğkkk. Bir kere iğrenç ikincisi de içki sarhoş bilmem ne sevmiyorum.

Başıma bir şey gelmeyecekse ben yılbaşı kutlamayı sevmiyorum. O gece sevdiklerimle belki bilemedin iki kadeh şarap bol yemek sessiz sakin OK ama başka türlü bence bööğğkk.

Ama yılbaşı konseptini seviyorum. Yenilkler güzellikler, yeşil kırmızı parıltılı şeyler, ışıklar, iyi dilekler. Dünya güzel bir yer oluyor. Hayır elle tutulur güzel :)

Bir de en sevdiğim yanı bir tontiş amca var listeni veriyorsun sana deliery yapıyor beyazlı kırmızılı giynen o sakallı amca.

Bir de yeni yıl listeleri var. Ben çok yaparım. Hepsine de uyarım. Tüm yeniyıl kararlarımı uyguladım bu güne kadar. 3 yıl önce bir karar aldım hayatım değişti. 180 derece başka boyuta hem de. Tarzım, stilim, hobilerim tutukularım, hayata bakışım. İnsan değişen bir valık. Ben tam bir bukalemunum bu konuda :) Very much gurur duyuyorum kendimle.

Ama materyalist insanım yani sonuçta, şımarık kızın tekiyim :) haliyle hediye seviyorum. E doğumgünüme de az kaldı yani bir fitnessdelisine ne hediye alınır bunu merak eden varsa (ben olmak zorunda değilim ama olsam ne güzel olur, hediye paketleri açmayı kurdele çözmeyi sonra o kurdeleleri saçıma takmayı seviyorum ben bi de) al sana liste;


  • Yüzücü mayosu (tercihen speedo, 36 beden bone ve gözlük de eklersen tam set olur aman da tadından yenmez)
  • Yoga taytı (S olur 36 olur, olur da olur yani) resimdekinebayıldım mesela
  • Yoga seti (her kızın hayali, evde var ofiste de olsun, arabada da hep dursun bir sürü olsun ne zararı var ki)
  • Her türlü Nike (love markım) (adidası ezik buluyorum pişiriyor bi de sevmiyorum sevemiyorum)
  • Fitness eldiveni (eğer bir kız ağırlık kaldırıyorsa bununla net kalbini çelersin NET)
  • Nike patikler Pliatese dansa stretchinge birebir ben kurdele çok seviyorum ya hu! Gel vatandaş geeeellll
  • Avrupa'yı yıktım şundan bir tane bulamadım ya bana bunu getireni ne severim ne sevinirim
  • Suya girince çıkamayanlardanım evet amfibi olma yolunda emin adımlar ile ilerliyorum o yüzden bu bana şart mesela su altında çalışan mp3 player

Abarttım mı daha bir şey görmedin :) 
  • Her türlü Asics, Mizuno koşu ayakkabısı itina ile seve seve kabul edilir aman da canım ne masraf ettin falan dersem Allah bana bir aşağı bakan köpek yaptırmasın, deadlift yapmak nasip olmasın dinimiz amin
  • Koşu için bel çantası bak ne makbule geçer ben fırsat bulamıyorum
  • Efendim ben Alman terbiyesi aldım malum, e bu durumda hediye çeki de kabul ederim, Nike olur, Intersport olur, Dekatlon olur bir de D&R olur :) ama uzak yerden olmasın bi zahmet
  • Malum her gün bıcı bıcı her gün bir sauna buhar bir cilt saç bakımı :) her türlü spa seti güzel koku krem seve seve teşekkürler denilerek karşılanır :p Ayurvedik yağlar hele var ya oy oy oyyyy (Bath and Bodyworks favorim)
Amin der, Santa Baby hurry down the chimney tonight der işime gücüme geri dönerim :)