Sayfalar

15k etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15k etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2014 Cuma

Çıtası yüksek çitalar diyarı - Survival of the fittest

Sezon geliyor katılacağım koşulara kaydımı yaptırdım ben. Runtalya'da yaşadığım üzüntüyü yaşamiim kontenjanlar dolmasın falan diye. Tüm kayıtlar tamam tüm paralar ödendi her şey OK. Şimdi kitlerimin gelmesini ya da benim onlara gideceğim zamanın gelmesini bekliyorum.

Bana neden koşuyorsun deli misin ne anlıyorsun diye soranlara yanıtım olsun.

  1. bir kere her yerde koşabilirsin. Evde dışarıda spor salonunda (tamam kapalı yerde yapmak için bant lazım OK ama atıyorum bilmem nereye gittin tatile iş seyahatine yaparsın yani, ya da yapan yapıyo ben mesel ayapıyorum kapak olsun)
  2. Kendi kendine kaliteli zaman geçiriyorsun ki bence bu muhteşem bi şey. kendimle ben arasına giren tüm dünya koşarken bir kenara çekiliyor bayılıyorum o hisse bi ben bi de patilerim pıt pıt pıt... Kalbim evet
  3. Çok güzel müzikler dinliyorsun ya, bana çok güzel müzikler veren birisi var, bir day dreaming bir day dreaming aklın şaşar
  4. Bir sürü yeni insanla tanıştım, zaten koşan komünite diye bir şey var, her yerde karşılaşıyorsun insanlarla mutteşemmmm
  5. Kilo veriyosun ama bu konuya girmiyorum asli amacımız bu değil
  6. Çok daha sağlıklı oluyor insan koşunca inan valla, hareketi yağ oranını geçtim ona göre yiyosun uyuyosun alkol almıyosun falan çok daha güzel daha rafine bir insan oluyosun
  7. Çok güzel uyuysun sabah 'te bile kalksam koşmak için (evet öanyağım ben ve bunu yapıyorum ama o saatte İstanbul Boğazı'nı görmediysen köyüne geri dön yaşamıyosun sen)
  8. Acayip enerjik oluyosun. En uzun menzillerimi koştuğum yarışlaran sonra bile öyle bir oluyorum ki bi tur daha rahat atarım yani vınnnnn
  9. Kan basıncın insana döner kalbin daha sağlıklı olur daha güzel aşk yaşayabilirsin böylece 
  10. Rahatlıyor insan. Çünkü neyle bopuşmuş olursam olayım mesela o an tek sorunum o süre içerisinde o mesafeyi kat etmek bazen, bazen etrafı seyretmek, bazen sadece müzik, bazen #thinkingof öyle gidiyo ama insan rahatlıyor be. Benim en sevdiğim rutin, sahilde koşup, gym'e gidip saunaya girmek bayılıyorummmmmm
  11. Açık hava alıyorsun deniz havası bol iyot (denizi olmayan yere şehir demiyorum ben beni bilen bilir)
  12. Kanser riski azalır, çünkü daha sağlıklısın stresten arınıyorsun kapiş?
  13. Bağışıklık sistemin sağlamlaşır daha güzel hasta olmadan yaşarsın misler gibi (bakınızı ben sadece çok stres yaşıyorsam hasta olurum onun dışında hepinizi gömerim maşallahım var)
  14. Bir sürü yeni ayakkabın oluyor hem de 4 haneli fiyatlara değil bütçesi insana dönüyor insanın.
  15. Hayat tarzın düzenleniyor. gece erken yatıp sabah kalkıp koşuyorsun, başarıyorsun kendini daha çok seviyorsun
  16. Kemiklerin ve eklemlerin kuvvetleniyor (bakma sakatlıklara ben bilinçsiz bir zaman geçirdim bir daha never ever)
  17. Muhteşem bacak ve kalçaların oluyor. Muhteşem ama hakikaten güzel.
  18. Fark yaratıyorsun. Mesela ben TOFD için koşuyorum, bağış topluyorum, kendim de bağış yapıyorum (söylenmez ama hep soruyolar enayi gibi biz para veriyoruz sen at gibi koşuyor musun diyorlar, hayır ben de TOFD, BirDilekTut, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği vs bağış yapıyorum bir daha bana bunu söylettirmeyin.)

Sevgiyle

12 Ağustos 2014 Salı

zıp zıp koşuyorum allahım ne mesudum tam bir ceylan adeta bir tavşan

Ağustos sevimli bir ay diil. Ben pek bayılmıyorum. Yazdan sıkılmış oluyorum zaten sevmem, e canım incir ceviz ve hünnap istiyor eylül gelsin. Bu sene ayrıca eylül benim için  çok sevdiğim destinasyonlara da seyahat demek. Ama ben deliyim arkadaşım beni durduramazsın, durmayan deliyim ben. E naapıyorum koşuyorum.

Koşmadan önce dizimden son durumları paylaşayım. Durum şu, tatil denen zevk-ü sefa aleminde çok minnak porsiyon spor yaptığım için (sabahları yoga daha çok Kemer'de, Alaçatı'da da squat dips vs - bir de deliler gibi yüzdüm 15 gün heryerde :) )dizim b esnada bayağı dinlendi. Evet herkesin dediği gibi cahil gibi hasta hasta yüklenme demişlerdi, hırs mırs diye kendimi yiyomuşum herkes haklıymış. Spor hocalarım, doktor, bir iki manyak arkadaşım hepsi. Ben de salakmışım dinlememişim. Ama şimdi dinledim ve geçti gibi tık'lamıyor dizim. Haa saldım mı zorluyor muyum NO NOOOOOOO, bildiğin jump squat falan yok, statikte devam. Dün daha bacak çalıştım statik ve uzun süreli çalışıyorum ya 2 saatten fazla ürüyo düşün yani, daha bunun esnemesi var cardiosu var. Ben gym'de yatayım, kafayı BOSU'ya dayar matın üstinde üstüme Yoga battaniyesini çeker uyurum. Ne var ki. Daha zor koşullarda uyudum ben. Sabah da duş yerine önce havuza bi 1.5 k cup cup yupiii - öyle olmadı hayır ama bir gün olacak bir gece de beni D&R'da kilitli unutacaklar Kanyon'dakini tercih ederim.

Eylül gelsin koşular da başliicak. Şimdi abur cubur koşular denen bi koşu türü var. Böyle eğlenecsine. Ben de her hafta koşu bandında eklemi kemiği telef ede ede koşacağıma, outdoor için bahane olur diip çoğuna kaydımı yaptırdım. amaç kazanmak diil, hem Avrasya'ya hazırlık hem de outdoor kafası hem değişiklik mesela bi tanesi boyalı çokşeker bence (umarım tarih uyar) Bu sezon ciddiye aldığım 4 yarış var;

1- Urbanathlon 10 k engelli (geçen sene acayip eğlendim bu sene daha çok eğlenicem umarım bu sefer o tırın üzerinden atlarız)
2- Runistanbul 7k (ilk göz ağrım çok şeker bence ayrı seviyorum)
3- NewBalance Istanbul 2 Kasım evet ama kaç K bilemiyoruz keşke YM olsa çok isterim.
4- Avrasya 15 k koşucam, gururla bu sene Atatürk t-shirt'ü ile koşmak istiyorum. Ayrıca zamanımı aşağı çekmek (sakatlık elverdiğince tabi) Hem de TOFD için bağış toplayacağım Bu sefer bir sandalye alırım bence :) (nası gaz veriyorum)

Bir de lay lay lom çok eğleniyorum yarışları var işte onlar bunlara hazırlık istersem 5 k'yı 40 dakikada koşiim dert etmiicem önemli olan atmosfer diicem mesela
1- MudRace Bataçıka 5k bende çamura bulanmak için ayrı bi istek var
2- Colorsky 5k rengarenk mırrr bi koşu çok tatlı boyanıcaz böyle
3- Geyik koşuları: Koşmazsak kalbimiz kurusun :) ama 14'e cesaret edemem belki martta bu sefer gene 4k
4- GurmeRun Dalyan Bros'un gazına geldim 300 göğüs numarası ile koşuyorum hayırlısı

Bu arada her C.tesi AdımAdım ile Belgrad Ormanı'nda koşuyoruz gelsene :)

Hepsine nerdeyse kaydım OK yarışlarda görüşürüz:) (biri açılmadı birini birazdan yapıcam, kalanları tamam)

Sevgiyle

30 Nisan 2014 Çarşamba

Ekle beni

Sanırım psikolojik eklem ağrısı çekiyorum. Etrafımdaki herkesin dizleri ağrıyo aman ben eksik kalmiim. Ben bir seneye yakın sarışın gezmiş insanım mahalle baskısı beni etkiler!

Koşan insanların eklemlerinde sıkıntı olması normal; bilek (benim zaten sakat), diz, kalça, omurga ve ayak büyük başparmaklarında (burda gene araya giricem benim sanırım ayak orta parmağım ağrıyo hala, yani neden ki). Gerçi olay, sen kendine ne kadar iyi bakarsan bak eklemleri ne kadar parlatırsan parlat osteoartesis ailenin sana güzel bir mirası olabilir. Bende böyle bir durum bildiğim kadarı ile söz konusu değil. Bi de bizim ailenin kadınları yaşlanmayan, ölmeyen bi cins. 85 yaşında kadının saçında bir beyaz olmaz mı, 60 yaşındaki kadında bir kaz ayağı ne bileyim bir gram selülit olmaz mı? Buyrun benim genetik mirasım.

Uzun mesafe koşucularının koşu yüzünden eklemlerine daha fazla zara vermediğine dair bir şeyler okudum. Hatta uzun mesafe koşu eklemlerimiz için iyi bile olabilirmiş (Allahım ne olur Lotoyu çıkartmıyosun bana bari eklemlerim iyi olsun beee)

Amaçsız resim 

Bir kere kilona dikkat, obez olup hem bir dünya ölümcül hastalık riski taşımıyoruz, hem çirkin olmuyoruz (slim is beautiful sorry), hem de eklemlere 100000 kilo bindirmiyoruz. Sen zaten 2399 kiloysan her inişte o ekleme kaç ton yük biniyor farkında mısın?

Bol bol idman, eklemleri doğru şekilde stimüle edince onlar da yola geliyorlar (tabi doğru kiloyla) Genetik olarak sağlamsan (yuppii benim mübadil genlerim) iyi de idman yapıyorsan (like beast BEAST I SAY) her yol sağlıklı eklem.

Çok bombeli çok sert zemin no no. Hmmm bunu yokuşla başlayan yokuşla biten yarış parkuru yapan arkadaşlara söylemek lazım. Bir de mesela her turda sola doğru döndün di mi, cool down da sağa doğru dönerek geri koş parkuru, Her tarafındaki eklemlere eşit gelmeye çalışsın yük.

Doğru ayakkabı! Malzem mühüm yavru kuş. Rengi markası şekli şemali için alma o ayakkabıyı. Kendime yeni ayakkabı bakıyorum alim oldum ayakkabı blog'u okurken. 50 seferdir deniyorum daha karar veremedim. Yumuşak iniş sağlayan destekli patiler giymek lazım. Öyle bir pati olacak ki yumuşak iniş yapacaksıni o iniş esnasında kasların şoku emecek ve eklemleri manyaklaştırmayacaksın. Arada yalın ayak yürümek de bu kasların gelişmesine destek, ne biliim yalın ayak yürü arada hatta yiyosa yalın ayak idman yapın diyen makale var bilemedim.

adım! Adım Adım. Dakika başına 180 vuruş (her patiye 80) elit koşucuların dakika başı vuruşu 180 üzeri. Bende durum şu sayamıyorum. Aklım şarkıya takılıyor, bi şey görüyorum ona takılıyorum bir anda hayal kurmaya başlıyorum böyle kafamı yaşıyorum (ne demekse kafasını yaşamak).

Şunu uygalayacak olan insan var ya bana cennetten çıkmadır, en sadık dostu olurum, çok severim öyle bir severim ki aklı durur bir daha hayatta sırtı yere gelmez Ayak masajı candır hayattır 
Kuvvet idmanını atlama, kaslarını güçlendir. Kas gücü inanılmaz mühim. Bacakların kuvveti çok çok mühim, öyle bir hissediyosun ki. Mesela yokuş aşağı inerken.

Bir de nerene ineceksini topuğa mı ortaya mı? Nereye o iniş nereye Kule!

Güzel ısın, sonunda da güzel esne. Açma germe olmadan olmaz metrelerce uzunlukta açma germe yazdım bak o kadar mühim.  Yoga yap deli gibi, ben acayip yapıyorum mesela. Dengeler statik duruşlar esnemeler. Herşey eklemlerim için. Ayrıca Yoga nefes teknikleri ile öyle bir hayatta kalıyorsun ki aklın şaşar. Uzun mesafe koşudan 2 saat önce falan (ben son sferinde bir gün önce yaptım ama gene iyi geldi zaten körük gibi ciğerim var en minnak yerlerine kadar Oksijen yollayabilecek kadar açtım) 20 dakika yarım saat meditasyon ile karışık nefes tekniği. Bak bi dene bir ritüel oluştur. Hem ayrıca ritüellerin başarıyı arttırdığı söyleniyor. Motivasyon is a Bitch.

Çok adı geçti bir eklem resminin gideri vardı dayanamadım

Eklemlerde bi acayiplik hissedersen bas doktora git üşenme erteleme vazgeçme aman diim. Bir gün idman kaçırırısın belki doktora gidince ama o senin 3 ay sahalardan uzak kalmanı engeller kapiş? (benim omzu sakat diye doktora gitmekten korkan ama sonunda her şeyi yap diyen doktor buldu diye giden arkadaşım var ya kızın omzu hala tuhaf çıkuyo sanırım arada çok emin diiliz)

Vücudunu dinleyeceksin arkadaşım. Tepkileri değerlendireceksin varsa bir sakatık, hemen önlem hemen doktor hemen artık fizik tedavi mi ne lazım o. Atlet adam bedeninin her hücresi ne diyor bilir.

Eklemleri iyi besle. Besinlerini hesplarken (ben besin hesabımı haftalık yapıyorum) eklemlerin için faydalı şeyleri de mutlaka ama mutlaka ekle. Artık vahşi somon mu yersin badem mi orman meyvesi mi yoksa ne b-onu ben bilmem listeleri yazdık :)

Şimdi kaslar iyi, eklemler mutlu Bu FitnessDelisi 2014 bitmeden bir yarı maraton koşacak - doğru organizasyonu arıyorum bulurum inşallah :) itirazı olan gitsin yatsın.

Var mı başka derdin? Yok tamam dağılalım.

Sevgiyle


29 Nisan 2014 Salı

Kalp Kalppp Kaaallllppppppppppp

Beni ciddiye aldığınızı biliyorum, kaç kişi okuyor bu bolg u görüyorum çünkü :) (teşekkürler yavru kuşlarım) ayrıca beni tanıyanlar gelip yanıma soru soruyo istek konu veriyo falan. Ki sevdiğim mevzudur. Bu aralar odağım koşmak. Malum - Lara Croft gibi giyinip koşuyorum devamlı oraya buraya :) Cumartesi günü Run4Fun'dan Çarşılı bir arkadaş benimle bayağı dalga geçti ama ben parkuru bile görmeden o 15'i mental olarak bir koşmuştum. Çocuğa ben şu anda mental olarak koşuyorum dediğimde böyle bir bu deli benim karaciğerimi de çıkartıp protein ihtiyacı giderir mi acaba diye bir baktı. Ama sonra sevdi beni, zaten beni sevmeyen ölsün.



Koşarken mental odaklı olmak çok çok çoook önemli evet. (Bu konuda bir çift sözüm var ama ağzımı açmıyorum şu anda ben kürsüye de çıkardım ammmaaa.... neyssse) Benim olayım ise HR! Bir korku var böyle kalp krizi geçirir miyim acaba diye (pederi ordan yitirince herlade Freudien bir çekince yaşıyorum). Gözüm devamlı Polarımda....

İşte ben böyle oluyorum la la laaaa
Egzersiz esnasında ciğerlerin ve kalbin alınan Oksijen'den en verimli şekilde faydalandığı ritim THR (target / Training Heart Rate) olarak addedilmiş, şekerim. Olayın ana şeysi yaş diyorlar da benim yaşımı bu aralar kim duyduysa bana atma lan attmaaa diyo bir de küfür yiyorum. Ayrıca cinsiyet kadın), fiziksel kondisyon (yarış günü Lara Croft - Normalde Supergril) ve idman geçmişi de (psikopat staaayylaaaa) olayda önemli. Maximum HR'imi hesaplayınca 186 çıkıyor, gerçi buna Cardiac Stress Test yaptırmak gerek, ama ben mühendis kafası tabi herşeyi hesaplayabileceğimi sanıyorum en kısa zamanda zaten bir Check up yaptrımam gerek bu kadar spora bu kadar koşmaya - gerçi bende körük gibi ciğer var ama olsun. Profesyonel sporcuların bile pat pat gidebildiği bu dünyada şu an deli gibi içini kararttım.

Ideal Kapl hızını Karvonen Metdou ile hesaplıyor benim FitnessCadısı (Sevgi Hocam saygılar şekerim), formül bu THR = ((HRmax − HRrest) × % intensity) + HRrest Şimdi tutup kendi hesabımı yapmayacağım yaşım çıkar daha küfür yiyemem. Ama şunu söyleyeyim, o aralığı çok aşmamaya çalışıyordum, ta ki Pazar günü uzun süre 184 nabız ile koşana kadar. Sanırım koştukça açılıyorum. Yaşla falan çok alakası olmayabilir, gerçi benim kafa kağıdı yaşımla vücut yaşım arasında 10 fark var! Ayrıca kafa yaşım 2.5, hala Barbie bebek alan bi SuperGirl! Ama kalp atışı önemli. Kalbini ne attırıyor bir düşün bir sor. Hayatta cevap vermem ölsem söylemem şu anda netim.

Şunu kırabilen insan var be yazıklar olsun, öp geçsin hemen kazara bile kırsan shereffless
Bir sırrım da 10 mu koşucam kafada 12, 15 mi olacak kafada 17 o +2 veriyorum ki daha yüksek performans segileyeyim. Hep annemin suçu. Beni yetiştirirken hep bir havuç, notun yüksek olsun iftahar al, yok üniveriste yok master derken kadın beni yarış atına çevirdi, şimdi neden koşmak için memleketi arşınlıyorsun diyo. Bak bak bak. Türkiye ne ki, bizim Milano maratonu planımız var, hem koşu hem alışveriş (salak diilim markaları burdan alıp %100 vergi vericem saygılar)


Nasıl basmalı? Ben genelde topuklarıma iniyorum, ama bu yanlış, FitnessDelisi'nin her yaptığını yapma. Çünkü sonra topuğuma indiğimi farkedip orta ayağa doğru iniyorum sonra gene kafaya başka şeyler geliyor - ooof off bazıları da hiiç gitmiyoorr heeeyyyyaaatttttt - gene topuğa dönüyorum falan. Bu hafta koşu idmanımda orta ayağa inmeye odaklanmam gerek yavrum. Araştırmalara göre topuğa inince sakatlanma riski yüksek çünkü vücut daha bir sarsılıyormuş. Zaten trauma uzun koşu yazık be :/

Ne giymeli? Bilmiyorum yalın ayak koşmak performansı arttırır mı? ben şahsen Nike Free 5.0 ile koşuyorum mor mor :) çok rahat ediyorum. New Balance'larımla sadece fitness yapıyorum. Her an bir alacalı Asics Jel çakabilirim. Kendimden korkuyorum, bu çakış yarın da olabilir. Air Max ile koşamam mesela ben yan bağlarımı 2 kere koparınca yüksek ayakkabı ile koşamam. Doktoruma kalırsa zaten koşmiim ben hatta yürümiim uçayım süzüleyim ben.



Derler ki en iyi 20'lerinde koşarsın. Külliyen yalan her yarışta gördüğüm bir altın beyler serisi var. Maratoncu bunlar kanımca, sekiyorlar adamlar ama muhtemelen torununun torununu falan seviyo. Sor anlatsın Abdülhamit'i falan. Ben finish i geçtğimde bu kankalar keyfi safhasında oluyor o derece.

Koşu sonrası pis boğazlığımı da halledersem bence büyük yol almış olucam. Dönercileri wafflecıları cafeleri restaurantları kuruttum Gene! Utanmadan. Millet de soruyo nerene gidiyo diye. Bilmiyorum :( ama çok acıkıyorum. Tabi ki bu attığım son adım olmayacak, ama ilerlemek için minnak minnak bebek adımlarıyla gidiyorum. Allahım ben yakında bir kürsüye çıkmazsam kendimi de keserim ama! Amin!!!

Sevgiyle





28 Nisan 2014 Pazartesi

Bodrum'a gidip gece hayatı yüzü göremeyenler var bu hayatta

26 Nisan Cumartesi sabahh 05:45: Mesaj; 'Günaydıııınnnnn' bununla başladık. BUnun Cuma akşamı da var ama ona biz kendimiz gülelim artık, siz bunlara gülün. 10 dakika içinde İstanbul'un yarısını katedip gelen SquatDelisi, bir madalyayı hakederken, bizi cehennemin dibindeki havalimanı Sabiha Gökçen Hanımefendi'ye götürecek olan şöforümüzün gelmemesi ayrı bir coşku kaynağı oldubkendisini kırmızı kartla oyundan ihraç ettik. Uçak 8'de, orda olmamız gereken saat 7 o zaman atlar kendimiz gideriz (dönüşte pis patladı bana bu). Şehir - S. Gökçen arası mesafeyi 20 dakikada katederek de ikinci madalyayı ben hakettim.

Uçakta yanıma Alman bir kadının düşmesi ve bizim 1,5 saat dedikodu yapmamız, gene uyuyamamam, uçağın tam inecekken pisti pas geçip gene yükselip dönmeye başlaması - benden 15 sene gitti yemin ediyorum ömrüm eridi bitti falan bunların hepsi hikaye. Asıl şahane olan benim Global Run'ın o eŞŞŞŞŞek gibi yokuşlu parkurunu 1:26:48 ile genelde 34., klasmanımda 11. bitirmiş olmam. Öncesi? Gene saya saya yedim diyemeyeceğim ne yazık ki! Aslında yesem hayat farklı olurdu. Fakat organizasyon hafifi dandikus'tu - gelecek sene hayatta MonteNegro'ya falan gitmem bunlarla, ha bir Bodrum daha belki yaparım ama Montanegro yok Barcelona falan bu dandikuslukla değil şekerim. Bir etkinliğin ilk defa organize ediliyor olması da bahane değil. Kendisi yapmıyor nihayetinde organizasyon şirketine outsource ediyor. Ayrcıca yanında Anternamn Yap var! be arkadaşım hiç mi spor etkinliği gömrediniz. İnsanlar bir teknede 3 saat aç bırakılmaz Hele ki bunlar ertesi gün koşacak atletlerse, hele ki koşmak için ordan burdan gelmiş olanlarsa bunu yapmayacaksın no no no. Ayroca hayatımda ilk defa Red Bull'suz bir organizasyon gördüm (Tamam Avrasya'da da yoktu ama onu hadi anlayabiliyorum - hem onlar olayı elma dilimleri ile kompanse etmeye çalışmışlardı). Koşu organize ediyorsan bir RedBull bir PowerRade bir Burn sponsorun olacak NOKTA!. Ayrıca genel olarak sponsor fakiriydi. zeytinyağı üreticisi vardı baklava ile besledi bizi bak onu da gene her yarışta görmek isterim. Su sıkıntısı çekmedik Allah için - bir Salamon Trail Run değildi şükür damla su olmadan bizi koşturacak. Tshirtler çok berbattı yalnız. Kumaşı ayrı tasarımı ayrı berbattı, favori t-shirt'üm Geyik Koşusu sonra Nike Run İstanbul! Çıta yüksek örnekler muhteşem, kafanıza göre iş yapmayın!

Organizasyon hakkında iyi bir şeyyyy, elma ikramı güzeldi (gerçi yetmedi), poğaça da fena değildi (tercihim mesela al yanına activia'yı bir de yulaf markasını onu ver - yağlı poğaça tarvam iiçindeki bedenlere artçı yaşattı bebeğim, zaten yağ giren organizam değil), sonuçların heen açıklanmasına 10 points! Sertifikalar vs de güzel aferim.

Yarış esnasından bir not: Bu kızlar nereye koşuyor gene göremedim, çoooook gerilerde kalmışlardı :(

Parkur muhteşemdi, bu güne kadar koştuğum parkurlardan farklı olarak yokuşla (ki uzun dik ve döne döne bi şey) başlayıp yokuşla bitiyordu. Yan her 1, 4,5, 6, 9.5, 10, 13,5 ta (mesafeleri atmadım tam da exact sayılar olmayabilir) yokuş vardı bugüne kadar geliştirdiğim ve uyguladığım tüm koşu stratejileri yalan oldu. Bu da şu demek, daha çok dayanıklılık, daha iyi kondisyon, daha sürprizlere açık olmam gerek. Çalışmam gerek :) evet polyanna yuttum. (recvery'de herşeyi yedim o kızı da yemiş olabilirim)

Asabını sinirini bozan bir şey varsa, çık koş, geçyor Benim kafamı kurcalayan zirzpo zirzop şeyler vardı. O yokuşu gördüm e derdim kaldı ne tasam. Net söylüyorum şu anda baki kalan sadece başarım. O yüzden yazar burda dilini çıkartıyor.

Yerel halk'ın tepisi harikaydı. Hayatlarında spor yapmadıklarını (otele girdik, resepsiyon yetkilisi oo hoşgeldiniz, koşuya mı ah be Türkiye'nin en spor yapamayan yerine geldiniz diyerek bizi karşıladı - adamın aklı almadı sabahın köründe iki İstanbullu kız ellerinde spor çantaları ile böyle saçma bi neden için Bodrum'a gelimiş). Esnaf elinde çayı ile bizi izledi, ilk tur onlar için ilginçtik, ikinci turda bir komik gelmeye başladık belliydi yüzlerden, üçüncü turda bunlar hala mı koşturuyo bakışı vardı bariz alay ettiler, ama onlar eğlendi biz eğlendik.

envanter:
İçilen rakılar 1 büyük 1 küçük
Biralar : Sayamadım
(Alkol tüketimini sağlayan Çarşı grubu mensubu arkadaşlara ayrı teşekkürler bize gene soda bize hep su)
Kurulan koşu grubu: 1 (Run4Fun tamamen delilerden oluşan inofficial bir gruptur hatta whatsapp grubudur)
Atılan kahkahalar: Milyonnn milllyonnnnn
Geçirilen ölüm korkusu: uçakta her an ben
Sakatlık: SquatDelisi hemen sahalara dön, senin dizin benim dizim :( Kalp kalp kalp
Çekilen fotoğraflar: yüzlerce







25 Nisan 2014 Cuma

Ağlayan süperkahramanben ve TOFD bağış bilgileri - BENİ AĞLATIN!!!!

Çoook iddialıyım. Ben bir süper kahramanım, süper güçlerim var.



Tanıdığım bir kaç kişinin daha var. Yani ben tek değilim ve çok şanslıyım benim gibi üj bej adet daha etrafımda olması harika bir avantaj.

Mesela bakınız tandemim. Beraber dünyayı kurtarıyoruz! Sen dalga geçtiğimi san (ve hayır delirmedim, delirsem bile yeni bir şey değil neden şaşırıyosun ki). Bir kere ayak bileklerimizde minik kanatlar var. Ya da Genç Oryantalcilerin elebaşısı :) (Dün akşam salonun içindekilerden gelen tepki ne bağırıydunuz be kızılderili gibi? oldu)

Sizin anlayacağınız melek bu! Yalnız bunun bile aldatıldığı bir dünyada bize neler ederler sorusuna ayrı bir yerde ağlayacağım.
Kemiklerimin içinde ilik yok da tuhaf bir titanyum alaşım var sanki. En zor anda bile en bittiğim, mental fiziksel en çöktüğüm en üzüldüğüm en bayılacak gibi olduğum anda bile beni dimdik ayakta tutuyo. Ama bir yandan da iskeletim kuşlarınki gibi sanki. Hafif, ağırlığım yok. Uçabilirim, tek elle kaldırılabilirim gibi, ama değil :)
herkesin yapmaya kokrtuğunu üşendiğini, yapabileceğine inanmadığını yapıyorum, bıldırcın kemiği değil yani içimdeki.

Küçükken Barbie olmak isterdim. Sonunda oldum da Barbie değilmiş benim olayım. Ben Supergirl müşüm :p  Barbie fazla soft. Hem benim de bir Kriptonyte im var. Hayatta söylemem ne olduğunu :p ama var işte. Değişken hem böyle şeyler öfklendim mi mesela Allah!!! Zeus'un kızı Hera'nın baş belası bir Pallas Athene çıkıyor ki benden. O muhteşem Truva Savaşı'nı yeniden yeniden yaşatırım. Çok egzotik. Neyse geçtim bunu da... Mevzu ağlatıyo diye gelemiyorum saçççmalayıp duruyorum



Yapılmayanı yapabilme kabiliyeti. Egosuzluk. Bırakmama, kaybedeceğini bile bile yapışma. Azim. Yüzleşme, kabul. Güç. Zayıflık, zayıfken bile başkaldırabilme. Adalet. Kuvvet. Enerji. Hiçbiri değil. Süper kahraman dediğin ilham verir. Netim. Belki uçamıyoruz, belki bakışla çeliği ikiye bölemiyoruz ki bence bu iyi gözümden yeşil ışınlar çıkıp metal falan kesse iflah olmazdım ben kendimi biliyorum. İlham vermek muteşem bir şey ama. Beni yenilmez yapan sanırım bu. Off terapist koltuğunda oturuyomuş gibi oldum da neden elin çakma Freud'una laf anlatiim şimdi bazı şeyler susunca kabul etmesi daha kolay (ene açık verdim - yüzüm kızardı burda)... İyice saçmalamış olabilirim, ki unutma beni bu yüzden seviyosun yapılmayanı yapıyorum.



Efendim neden duyguslaa bağladım, şundan dolayı: Pazar günü koşamayanlar için koşuyorum ben. Fund raising amaçlı yaptığım mail çağrılarına da yanıtlar geldi. Onlar benden ilham aldılar iyilik yaptılar şimdi ben daha da hızlı koşarım. (son idman kilometre başına 5.5 dakika) Uçarım ben uçarım. Gözlerim doldu çorbada tuz zerrem oldu, vesile oldum fena coşkuluyum. Bir tekerlekli sandalye 2400 lira. Biraz daha uğraşsak olur bence... Ben hayallerimi yaşıyorum bu günlerde, onların da hayalleri var. Senin için hayal olmayan, günlük normal şeyler, düşünmediğin, umursamadığın onun yerine sevgiline banka hesabına, patronuna, annene, kardeşine sendne zayıf kıza, kaslı oğlana dayandırdığın şeyler. Oysa öbür tarafta çok daha basit şeyler var, güneşin altında olabilmek gibi... Gidemez belki şu anda, yürüyemiyor, ama 2400 lira yaa nedir yani. 5 lira olsun 10 lira olsun, önemli değil, hadi gel elinden tutup götüremesek de onların da kanatları biz olalım.

benim paylaştığım mail aşağıda. Gönlünden kopan olursa ne sevinirim ne sevinirim. Ama benim sevincim onlarınkinin yanında solda da sıfır kalır. Hadi beni biraz daha ağlatın :)

Sevgili dostlarım,

Farkına vardım ki mutlu olmanın en önemli yolu şükretmektir. Bugün yürüyebiliyorsam buna şükrediyorum. Bugün koşabiliyorsam buna şükrediyorum.Bu şükretmenin bir yolu da yürüyemeyenlere yardımcı olmak. Bunun için bir yandan çok keyif aldığım aktiviteyi daha anlamlı kılmanın bir yolunu buldum. Katıldığım yarışları ADIMADIM oluşumu (www.adimadim.org) şemsiyesi altında koşarak Türkiye Omurilik Felçliler Derneğine (TOFD) yardım etmeye çalışıyorum. Kuruluşundan bu yana 800 ADIMADIM koşucusu 14.500 bağışçıya ulaştı ve 2.150.000 bin TL bağış toplandı, ve bu sayede 900 engellinin ve tabii ailesinin hayatı değişti. 27 Nİsan Pazar günü ADIM ADIM grubuna dahil olarak, Bodrum’da’ düzenlenen Global Run Bodrum koşusuna katılarak, 15km koşacağım. Amacım yürüyemeyen, koşamayan ve maddi imkanı kısıtlı olan arkadaşlarımıza tanesi 2,400 TL olan birer akülü sandalye alarak onların da harekete geçebilmesine yardımcı olmak.Eğer bu kişilere destek olmak istiyorsanız sizlerden ricam şimdi 5 dakikanızı ayırarak aşağıdaki hesap numarasına gönlünüzden geçen miktarda bir bağışta bulunmanız. TOFD Dernek statüsünde olduğu için şirket adına yapacağınız bağışlar vergiden düşülebilecektir.

Açıklamayı aşağıdaki gibi yapabilirseniz takibi daha kolay olur ve kaç sandalye aldığımızı daha kolay izleyebiliriz.
AÇIKLAMA: ”AA, Koşucu adının Baş Harfi_Soyadının 4 harfi, Bağışçı Ad/SOYAD”
ÖRNEK: “AA,BKIRC, SeninAdın SeninSoyadın”
Banka: Garanti Bankası, Üstbostancı Şubesi (Şb. Kodu 356)
Alıcı Adı: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
Hesap no (TL): 6297744 , IBAN No: TR91 0006 2000 3560 0006 2977 44

Paypal ile ödeme
http://www.tofd.org.tr/tr/index.php?/tofd/icerik-detay/adim-adim
 
Bakalım bu sene kaç sandalye alabileceğiz?
Bankaya gönderdiğiniz miktarı bana e-maille bildirebilirseniz ben de takip edebilirim.Bana göndereceğiniz bu mail’de adınızın ve bağışınızın açıklanmasını istemediğinizi belirtirseniz bu bilgi kesinlikle benim tarafımdan açıklanmayacaktır.

Hepinize neşeli ve daha da önemlisi sağlıklı günler dilerim.
Sevgilerimle,