Sayfalar

Asics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Asics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2015 Perşembe

Bizden ancak Angus sürüsü olur onlar da obez!

Her mart ayı bir karnaval  bitmeyen bir kutlama hediye tepecikleri şeklinde geçer.  Evet evet evet evet ne çok  insan seviyo beni yaaaa yapamıyorlar bensiz. Seviyorlar beniiiii. Bu sene valide hanım  bana bir çift Asics Gel Kayano 20 hediye etti. Baktı  kadın  ben durmuyorum  al sana dedi hediye bari en iyisi ile koş  bu dizin bile seni durduramadı. Ben de her iyi Türk çocuğugibi thxxx mooommmyyyyy dedim. Ve pazar günü  havanın  da muhtesem olmasına sığınarak patpileri gezdirmeye çıkarttım. 

Niyetim inicem Barboros Bulvarı'ndan Bebek'e gidicem orda bi detox smoothie e tamam sonra git eve yat dana gibi. Yok deli ya ne yapsa yeri bunun.

Mevzu şu bizden olimpiyat atleti falan çıkmaz. Koşacak yer yok. Ben sevmiyorum koşubandı. Dün akşam anladım neden sevmediğimi. Outdoor koşarken yol ayaklarımın altından akıyor ben sanki zamanın içinden geçiyorum hele bir de rüzgar varsa onunla oynuyorum. Güneş ile dalaşıyorum. Bir zamanlar vaşiydik evcilleşmeyelim işte ben de bunu diyorum. Doğa enerji bik bik evet ukalalık yapmak isteyen buyursun şu köşede sessizce takılsın. Ben duymiyim çünkü  ben inanıyorum ve bunlar beni  mutlu ediyor. Eğer ben güneşe  tapıyorsam ve bu beni mutlu ediyorsa pembe pofuduk ponylerin beni alıp ejderhalarımla yöneteceğim bulut ülkeme götüreceğine inanıyorsam ve mutluysam hala sana ne. Birey inancında özgürdür. 

Başa dön; doğa ile bir olup hakikaten beton arasında yaşayan her gün parlak bir ekrana yamuk oturarak bakan para diye bi şey var onun kölesi bir organizma değil de gerçekten eti ruhu canı olan bir insan oluyorum.  Bunu yalnızca hissetmiyorum bir de yaşıyorum. İste  ben bu yüzden koşmayı seviyorum. Aslında daha uzun anlatmam gerek o da başka zaman. Çünkü şu an konumuz bizim milletimizin  ne sığır varlıklardan  oluştuğu. Hakikaten benim oyum o mallarınkiyle bir olmamalı ya. Anlatiim cicim...


Şimdi adettir yol darsa önündekini geçmeden önce ne tarafından geçeceğine dair bağırır uyarırsın. Mesela sağından geçicem sığırın bağırıyorum sağ! Mal dönüp bakıyor. E o obez aleyhisselam anca dönecek bakıcaķ algılayacak da çekilecek ben çoktan big bang yaşamış oluyorum. Sonra neden çarptın bik bik. Kendisi çünkü  elmas tozuyla kaplı çarpmadan  geçicen ona. Bir de bayıldığım ama kelime anlamıyla bayıyorlar gruplar var 8 kişilik grupsun neden Çin Seddi gibi yürüyorsuno kaldırımı neden kapatıyorsun. 21 milyon zat mevcut şu şehirde zaten daracık yer ne biçim yürüyorsun. Aheste aheste. Baraj kurmuş kaleciye iş kalmasın diye safları da sık tutmuş. Ben de sözde zayıf falanım ya çarpıp sekerim sanıyorlar. Kas o ama. Mini bir panzer hafif hızla sana çarpınca.., pazar günü toplam 3 kişi düştü.  Ne dediler arkamdan bilmiyorum kulağımda spotify tin tin tin devam ettim. O nabızla durmiyim bi zahmet. Kalbim yerinden çıkıp koşmaya devam eder. Merhba burda koşn bir kalp görüdnüz mü aşağı yukarı yumruğum kadar evet kanlı evet koşuyor...


Nabzım 176 da sabitlendi e biraz da kaptırmışım üzerime afiyet (1 saat 37 dakikata 16 kilometre ilk idman için hiç fena değil). Bir baktım ben kaptırmış Emirgan'a kadar gelmişim. E dön artık dedim terbiyesizlik yapma. O esnada aklıma geldi MyAsics açik ki onu da sonra save etmedi koşum yandı resmen manuel giricem de rota falan ne güzel herkese gösterip aferin alıcaktım. Yavru golden'ım ya ben. Yeni sarışın gibi oldum ondan mı acaba? Neyse döndüm ben geri rüzgar da sağ olsun anlamamışım tabi popodan eserken iyi seni iteliyor koştuğun istikamete. Sen o Boğaz rüzgari es yüzüme yüzüme. Sürtünme katsayım çıktı 3 katına olsun dedim. Zor olan güzeldir  (bunu sadece sporda severim birisi bana hayatı zorlaştırmaya kalkarsa kafasını ısırırm). Hisarüstü'nü geçtim tam Bebek'te mi dursam 20'ye mi tamamlasam... derde bak. O esnada bi yandan da kafamın içinde şarkı  söylüyorum, alarm geldi. Merkez sol diz. Dedim bir sakatlık olmadan duruyoruzzzzzz. Veee cool downa  gecerken idamani sonlandırma esnasında  baktim ki 16 k koşulmuş. Minnoş menoşu aradım dedim benimle gurur duy zamanlama mesafe anlatıyorum sakin ol dedi hepimiz yayılırken sen evden çıktın ya o andan beri seninle gurur duyuyorum. Ben de Ortaköy'e kadar yürüyüp soğuyup manava attim kendimi. Yeşil elma ıspanak kivi maydonoz hıyar falan aldim eve varıp kendime green smoothie yapmak için. Rejenerasyon zor zanaat.

Ben olmuşum ama aferin bana. Ağrıyı sezdim durdum. Ok fazla yüklenme var tamam ben de 2 gün off verdim.zor oldu ama verdim. Şu  an da yoga ve cardio çalışıyorum. Oldummm bennnnnnnn

Ayrıca ne doğru demiş Norma Jean (MM) 
Bir kıza doğru ayakkabıları verirsen dünyayı fethedebilir.

Sevgiyle

29 Nisan 2014 Salı

Kalp Kalppp Kaaallllppppppppppp

Beni ciddiye aldığınızı biliyorum, kaç kişi okuyor bu bolg u görüyorum çünkü :) (teşekkürler yavru kuşlarım) ayrıca beni tanıyanlar gelip yanıma soru soruyo istek konu veriyo falan. Ki sevdiğim mevzudur. Bu aralar odağım koşmak. Malum - Lara Croft gibi giyinip koşuyorum devamlı oraya buraya :) Cumartesi günü Run4Fun'dan Çarşılı bir arkadaş benimle bayağı dalga geçti ama ben parkuru bile görmeden o 15'i mental olarak bir koşmuştum. Çocuğa ben şu anda mental olarak koşuyorum dediğimde böyle bir bu deli benim karaciğerimi de çıkartıp protein ihtiyacı giderir mi acaba diye bir baktı. Ama sonra sevdi beni, zaten beni sevmeyen ölsün.



Koşarken mental odaklı olmak çok çok çoook önemli evet. (Bu konuda bir çift sözüm var ama ağzımı açmıyorum şu anda ben kürsüye de çıkardım ammmaaa.... neyssse) Benim olayım ise HR! Bir korku var böyle kalp krizi geçirir miyim acaba diye (pederi ordan yitirince herlade Freudien bir çekince yaşıyorum). Gözüm devamlı Polarımda....

İşte ben böyle oluyorum la la laaaa
Egzersiz esnasında ciğerlerin ve kalbin alınan Oksijen'den en verimli şekilde faydalandığı ritim THR (target / Training Heart Rate) olarak addedilmiş, şekerim. Olayın ana şeysi yaş diyorlar da benim yaşımı bu aralar kim duyduysa bana atma lan attmaaa diyo bir de küfür yiyorum. Ayrıca cinsiyet kadın), fiziksel kondisyon (yarış günü Lara Croft - Normalde Supergril) ve idman geçmişi de (psikopat staaayylaaaa) olayda önemli. Maximum HR'imi hesaplayınca 186 çıkıyor, gerçi buna Cardiac Stress Test yaptırmak gerek, ama ben mühendis kafası tabi herşeyi hesaplayabileceğimi sanıyorum en kısa zamanda zaten bir Check up yaptrımam gerek bu kadar spora bu kadar koşmaya - gerçi bende körük gibi ciğer var ama olsun. Profesyonel sporcuların bile pat pat gidebildiği bu dünyada şu an deli gibi içini kararttım.

Ideal Kapl hızını Karvonen Metdou ile hesaplıyor benim FitnessCadısı (Sevgi Hocam saygılar şekerim), formül bu THR = ((HRmax − HRrest) × % intensity) + HRrest Şimdi tutup kendi hesabımı yapmayacağım yaşım çıkar daha küfür yiyemem. Ama şunu söyleyeyim, o aralığı çok aşmamaya çalışıyordum, ta ki Pazar günü uzun süre 184 nabız ile koşana kadar. Sanırım koştukça açılıyorum. Yaşla falan çok alakası olmayabilir, gerçi benim kafa kağıdı yaşımla vücut yaşım arasında 10 fark var! Ayrıca kafa yaşım 2.5, hala Barbie bebek alan bi SuperGirl! Ama kalp atışı önemli. Kalbini ne attırıyor bir düşün bir sor. Hayatta cevap vermem ölsem söylemem şu anda netim.

Şunu kırabilen insan var be yazıklar olsun, öp geçsin hemen kazara bile kırsan shereffless
Bir sırrım da 10 mu koşucam kafada 12, 15 mi olacak kafada 17 o +2 veriyorum ki daha yüksek performans segileyeyim. Hep annemin suçu. Beni yetiştirirken hep bir havuç, notun yüksek olsun iftahar al, yok üniveriste yok master derken kadın beni yarış atına çevirdi, şimdi neden koşmak için memleketi arşınlıyorsun diyo. Bak bak bak. Türkiye ne ki, bizim Milano maratonu planımız var, hem koşu hem alışveriş (salak diilim markaları burdan alıp %100 vergi vericem saygılar)


Nasıl basmalı? Ben genelde topuklarıma iniyorum, ama bu yanlış, FitnessDelisi'nin her yaptığını yapma. Çünkü sonra topuğuma indiğimi farkedip orta ayağa doğru iniyorum sonra gene kafaya başka şeyler geliyor - ooof off bazıları da hiiç gitmiyoorr heeeyyyyaaatttttt - gene topuğa dönüyorum falan. Bu hafta koşu idmanımda orta ayağa inmeye odaklanmam gerek yavrum. Araştırmalara göre topuğa inince sakatlanma riski yüksek çünkü vücut daha bir sarsılıyormuş. Zaten trauma uzun koşu yazık be :/

Ne giymeli? Bilmiyorum yalın ayak koşmak performansı arttırır mı? ben şahsen Nike Free 5.0 ile koşuyorum mor mor :) çok rahat ediyorum. New Balance'larımla sadece fitness yapıyorum. Her an bir alacalı Asics Jel çakabilirim. Kendimden korkuyorum, bu çakış yarın da olabilir. Air Max ile koşamam mesela ben yan bağlarımı 2 kere koparınca yüksek ayakkabı ile koşamam. Doktoruma kalırsa zaten koşmiim ben hatta yürümiim uçayım süzüleyim ben.



Derler ki en iyi 20'lerinde koşarsın. Külliyen yalan her yarışta gördüğüm bir altın beyler serisi var. Maratoncu bunlar kanımca, sekiyorlar adamlar ama muhtemelen torununun torununu falan seviyo. Sor anlatsın Abdülhamit'i falan. Ben finish i geçtğimde bu kankalar keyfi safhasında oluyor o derece.

Koşu sonrası pis boğazlığımı da halledersem bence büyük yol almış olucam. Dönercileri wafflecıları cafeleri restaurantları kuruttum Gene! Utanmadan. Millet de soruyo nerene gidiyo diye. Bilmiyorum :( ama çok acıkıyorum. Tabi ki bu attığım son adım olmayacak, ama ilerlemek için minnak minnak bebek adımlarıyla gidiyorum. Allahım ben yakında bir kürsüye çıkmazsam kendimi de keserim ama! Amin!!!

Sevgiyle





17 Mart 2014 Pazartesi

Delire delire Bambi olmayı öğrendim :D

Baammmmbiiiiiii Bambi oldummm beeeennnn!!!! Beni bu işe SquatDelisi bulaştırdı. Kendisi bir Speedy Gonzales, benim de zaten dürtülmem gerekiyordu. Sonuç, koşu takvimi ile sonuçlandı. Runtalya'yı ben kaçırdım ruhum koştu tabi ama ben de fiziki koşu sezonumu dün sabah 10:15 itibari ile açtım :)

Ben (temsili)
Hava yağmurlu Pazar sabahının körü, 7'de alarmla uyandım, çünkü Deli olmak bunu gerektirir. Outdoor koşu ayakkabılarımı, çorabımı taytımı çift kat üstümü giydim, kapüşonlu ince outdoor spor ceketimi de geçirdim, istikamet Belgrad Ormanı. Parkurumuz Falih Rıfkı Atay mesire alanı. Zemin çamurlu, hava buzzzz, çamur, benim alışık olduğumdan çok. Yaşanam terslik; iilk 1,5 dakika Polar sensörümle saatim eşleşemedi, çözüm üşenmedim o kadar kıyafetin altından sensörü gene çıkartıp taktım.

Nabzım bir ara 180 küsurlarda seyretti bu benim maksiumum değerlerimmiş, Gym Cadısı vücut güzeli Sevgili Hocam hesapladı söyledi. Bir hafta boyunca eksik idman ve aldığım bir poşet ilaç antibiyotik bilmem ne olmasa madalyaya oynardım. 19 Ekim'de gene yapacağım o 4k madalyalarından biri benim olacak!

İlk çıkış gayet hoştu, keza düz çıkış, şeker bir parkur sadece biraz çamur. Dedim güzel hallederiz. Her halükarda hallederim evelallah bir süper kahraman sanıyorum kendimi. Velhasıl kelam 2km'nin sonunda kazın ayağının şeklini çoook temiz öğrendim ben. Odunların üzerinden atlayıp o çamurlu dik yokuşu yürüyerek tırmanırken dedim ki ulan ulaaaannnn ullaaaaaaayyyynnnnnn!!!! Çamur var yol dik, ben minik bir keçi gibi tırmanıyorum bir kaç kişiyi de geçtim iyi hoş, sonra efendim ağaç kökleri falan hadi gördüklerinle baş ediyorsun. Bir de görmediklerin var. O hain yapraklar zaten kendileri kayganlar bir de bubi tuzağı gibi altalrında ne olduğu belirsiz. Bazı noktalarda tek şansın o yapraklara basmak basacak başka bir şey yok çünkü. Ee satarım anasını diyip kaptırdım ben de, yalnız dengeyi bozup finish'i çmaur güreşçisi olarak geçmmek için nasıl kastıysam hamstringlerimde bir sızı ofis sandalyemden bu yazıyı yazmaktayım :) pişman mıyım hayır gene olsa yapar mıyım? 19 Ekim'de aynı parkurda aynı mesafeyi madalya için koşacağım innnşallaaahh :)
Ayakkabımda hala Avrasya Maratonu Sensörü olmasa iyiydi :)

Senelerdir benimle bir çok değişik ülkede koşan canım New Balance'larım parçalandı kim verecek hesabını kim kim kimmm :) 
Her yarış sonrası verilen Apaçi pozumdur seviniz sevdiriniz :) 
 

Orman sonrası Gym'e gidilip çekilen poz, hatıra madalyam, numaram, bayıldığım tshirtüm, ve takdir edersiniz o yağmurda ormanda giyecek en mantıklı şey olan Hunter'larım :p
Kendini aşmak, neler yapabileceğine şaşrımak, oha ben neymişim be yaaa demek için bence herkesin yapması gereken bir şey bu :) Bu linkten bilgi kayıt resim herşey herşeye ulaşırsın. Çok eğlendim ve çok mutlu oldum. Enerjiyi nasıl ürettiysem üstüne gym'e gidip kuvvet bile çalıştım. Günün kalanı ise Denizanası taklidi yaparak geçti. Kanepeye uzandım ve kaldım ara ara uyudum ara ara maç seyrettim.

4k demişler o parkura ayol neresi 4k bildiğin 6,5'tu o. Ben vücudumu tanırım kaç km koştuğumda ne tepki verir artık biliyorum, 4k'yı normalde ısınma için koşarım ama treadmill'de. Araziye çıkınca iş değişti sanırım. O son 1 km'de allah allah diyodum 1km bitmiş olmalıydı. Bir de kaptırıp inemiyosun işte yokuşları düz yol koşusu gibi kayıyo yerler hem de nasıl vııjjjttt kayıyo. Oooops çamur oldun al sana komedi. Bir de bazı yerlerde patika dar, tek sıra halinde Şirinler gibi koşuyosun. E geçmek istiyosun geçemiyosun. Bağırıyosun Sağ Sol neresinden geçeceksen önündekinin. E o da tutmuyo her zaman, benim gibi iPod kulağında koşanlar için duyur bakalım sesini. Adam o esnada Mahmut Tunceri vermiş son ses dinliyo gelmiş gaza bir halay havasında bammmbi bammbi sekiyo. Geç bakalım.

Nasıl geçiceeeeemmm öndekiniiii


Haftasonu idmanlarına devammmmmmm, 27 Nisan GlobaRun'dayız, çünkü psikopat bir deli olmak bunu gerektirir.

Sevgiyle