26 Mart 2015 Perşembe
Bizden ancak Angus sürüsü olur onlar da obez!
2 Şubat 2015 Pazartesi
Geldik o malum meseleye
Sıkılaşması gerekiyormuş iki beden incelse yetermiş. Oldu bebeğim hemen sihirli değneğimi alıp geliyorum ben sen dur orda o kurbağaya ver bi french kiss.
Hanımlar size bir iyi bir sürü de kötü haberim var. İyi haber ben çok eğleniyorum. Kötü haberlere gelince; o güzellik salonlarında titreşimli tablalar, su altı basınçlı şeyler, sizi astronot gibi giydirip gaz vermeleri, yosun sürmeleri falan filan bunlar hikaye. Ver o paranın yarısını bana sen çakı gibi yaparım (sertifikam falan yok dost tavsiyesi benimki sneik de hayır ticari faaliyet yok). Bir kötü haber daha; bu yaz için sence de biraz geç kalmadın mı hani Aralık başı falan başlaman gerekiyordu. Sırf pilates yaparak kilo veremezsin. Dünya yüzeyinde hiç bir antrenman yok ki sadece göbeğin gitsin. Daha sayayım mı? O selülitler de öyle gitmeycek onu bil.
Ne yapsan ne yapsan? Bu FitnessDelisi de ne çok biliyo ne ukala ukala konuşuyor di mi? Uyuz şey! Hahah :) Şekerim kendini topla ve sağlıklı olmaya çalış ilk başta buradan başla. Tabi yap pilatesini (gülüyorum) yap ama yanında cardio da yap. Ay ben koşu bandında duramam. Durmuyorsun zaten yavrimu! Durmuyorusn yürüyorsun koşuyorsun.. Koşamammm diyene bir çakarım bir de Milano'da kırdığım kapı çakar. Koşarsın başla 3 -1 intervalle 3 dakika 9 km/h koş, 1 dakika 6 km/h yürü bunu da 35 dakika yap haftada 3 kez en az. Bak iki haftanın sonunda nasıl açılıyorsun. Tam bahar geldiğinde sen de ormanda sahilde ceylan gibi sekebilirsin. Aaa sürpriiiiz kilolar nerede bir de böyle bak.
Selülit, kesinlikle beslenme ve su içme üzerine (alkol almıyoruz). Bol spinning yapıyoruz haftada 2 mesela öneririm, kendi deneyimim.
Yaptığın kuvvet egzersizini cardio ile taçlandırmazsan eğer bi halta yaramaz senin çabaların. Sırf ben demiyorum Harvard School of Public Health diyo. Yani bana inanmadın Harvard be onlara inan yani! Bir de burdan bak surf yap linklerde adamlar güzel güzel anlatmış. Sırf kuvvet olmaz sırf cardio olmaz ikisini birden yapacaksın. Sadece karnımı vermek için 100 mekik çeksem diye bir şey yok. Diyetisyenine git gene ama spor yapmadan hareket etmeden olmaz ki. Nasıl duruyorsunuz anlamıyorum. Yani o dizi çok mu daha önemli senin sağlığından. Atarlandırma beni çok eğlenceli iki yeni whatsapp grubum var her gelen mesaja gülüyorum bozma sinirimi.
Mesela örnek vereyim. Kayak tatili organize ettik ya biz şimdi ben hevesli hevesli yazıyorum devamlı. Bir sevgili erkek arkadaşımız dedi ki o otelde dışarıda jakuzi var yalnız! Allah dedim ben bu yazın favorisi mavi ve pembe bikinilerimi alırım o zaman! Senin gibi ay yaz gelmeden olmaz düstrurunu bırakalı seneler oldu. Çğnkü sağlıklı yaşıyorum vücudum da muhteşem ayyy ahahaha utanmadım. Şu özgüvene gel diye yapıyorum ablacım ben de her şeyi. Herkes kurtulsun herkes kendine güvensin.
Sevgiyle
7 Eylül 2014 Pazar
Ben çok Üzgünüm bugün beni neşelendirir misin?
Nankör demek istemiyorum ama durum tam da bu... Dizimden geçirdiğim sakatlık sonrası bir iki kere koşu bandında Hamster gibi dönüşüm falan sayılmazsa dün bozcaada koşusundan sonra ilk defa outdoor koştum. Sonuç: REZALET! !!!!!! normalde 31 dakikada koştuğu Parkurda 37 dakikada geldim o da güç bela!
Nedenler hakkında bir sürü bahane sıralayabilirim; (ama bence bunlar sadece nedenler bahaneler diil)
- hava çok sıcak nem çok fazlaydı nefes almak bile zordu
- dizimi zorlamak istemedim
- aylardır idman yapmıyorum doğru düzgün
- susuzluk 3 - 3.5 k arası çok vurdu başım Döndü bir süre düşük ritim koştum
- uykusuzum (kafam takıldı bi şeye uyuyamiyorum gecelerdir çok fena)
- doğru beslenmediğim için beden eziyet çekti (yediğim tatlılar falan utanıyorum. Kendimden beyaz ekmek yedim ben ya tatlı yedim)
- bu sıcaklarda yeteri kadar su almamisim vücudumda (ki günde 3+1 litre mutlaka içerim)
- aklımı kurcalayan çözemediğim bir derdim var ve evet koşarken de onu düşünüyordum #thinkingof :((((
- polarimin pili zayıfladı pace imi tam gözlemleyemedim improvizasyon çok bizim işimiz değildi dün
- aklımdakinden dolayı koşuya konsantre olamadım :((( (en çok da bu aslında ben önce kafamda kosarim sonra bedenimle ama kafamda sadece bu şey var ve ben mental koşmadım)
Al işte utanç listesi yaptığım hatalar bu rahatlık bu salmışlık falan uzayıp gidiyor. Vücudum hızlı, dayanıklı, esnek, güçlü ama yeteri kadar değil. Dün hemen daha da yoğun çalışmaya başladım. Alman disiplini aldım ben!
Moralim tabi ki bozuk. Hem zaten beni meşgul eden konsantrasyonumu engelleyen bi şeyle uğraşırken bir de performansımın berbat olduğunu görmek beni yıktı.
Ben de tabi gym e attım kendimi deliler gibi bacak çalıştım belki geçer diye hem aklımdaki hem de o berbat performansım.
Lovely hocam dedi ki gayet iyi hiç idmansız ve sakatlık sonrası alışık olmadığın hava şartlarında koştun iyisin. Ama çok üzüldüm o kadar üzüldüm ki Mr Swimmer beni toparlamaya gecenin köründe mangal yaktı sonuç kişi başı 1.5 kilo et tüketimi kalan tüm besinler sporcu besini :) e tabi performans mangali bu :)) bastık proteini kas olacak performans olacak hız güç denge esneklik olacak bana. Ah bi de aklımdaki o beni perişan eden mevzuyu çözse....
Sevgiyle
12 Ağustos 2014 Salı
zıp zıp koşuyorum allahım ne mesudum tam bir ceylan adeta bir tavşan
Koşmadan önce dizimden son durumları paylaşayım. Durum şu, tatil denen zevk-ü sefa aleminde çok minnak porsiyon spor yaptığım için (sabahları yoga daha çok Kemer'de, Alaçatı'da da squat dips vs - bir de deliler gibi yüzdüm 15 gün heryerde :) )dizim b esnada bayağı dinlendi. Evet herkesin dediği gibi cahil gibi hasta hasta yüklenme demişlerdi, hırs mırs diye kendimi yiyomuşum herkes haklıymış. Spor hocalarım, doktor, bir iki manyak arkadaşım hepsi. Ben de salakmışım dinlememişim. Ama şimdi dinledim ve geçti gibi tık'lamıyor dizim. Haa saldım mı zorluyor muyum NO NOOOOOOO, bildiğin jump squat falan yok, statikte devam. Dün daha bacak çalıştım statik ve uzun süreli çalışıyorum ya 2 saatten fazla ürüyo düşün yani, daha bunun esnemesi var cardiosu var. Ben gym'de yatayım, kafayı BOSU'ya dayar matın üstinde üstüme Yoga battaniyesini çeker uyurum. Ne var ki. Daha zor koşullarda uyudum ben. Sabah da duş yerine önce havuza bi 1.5 k cup cup yupiii - öyle olmadı hayır ama bir gün olacak bir gece de beni D&R'da kilitli unutacaklar Kanyon'dakini tercih ederim.
Eylül gelsin koşular da başliicak. Şimdi abur cubur koşular denen bi koşu türü var. Böyle eğlenecsine. Ben de her hafta koşu bandında eklemi kemiği telef ede ede koşacağıma, outdoor için bahane olur diip çoğuna kaydımı yaptırdım. amaç kazanmak diil, hem Avrasya'ya hazırlık hem de outdoor kafası hem değişiklik mesela bi tanesi boyalı çokşeker bence (umarım tarih uyar) Bu sezon ciddiye aldığım 4 yarış var;
1- Urbanathlon 10 k engelli (geçen sene acayip eğlendim bu sene daha çok eğlenicem umarım bu sefer o tırın üzerinden atlarız)
2- Runistanbul 7k (ilk göz ağrım çok şeker bence ayrı seviyorum)
3- NewBalance Istanbul 2 Kasım evet ama kaç K bilemiyoruz keşke YM olsa çok isterim.
4- Avrasya 15 k koşucam, gururla bu sene Atatürk t-shirt'ü ile koşmak istiyorum. Ayrıca zamanımı aşağı çekmek (sakatlık elverdiğince tabi) Hem de TOFD için bağış toplayacağım Bu sefer bir sandalye alırım bence :) (nası gaz veriyorum)
Bir de lay lay lom çok eğleniyorum yarışları var işte onlar bunlara hazırlık istersem 5 k'yı 40 dakikada koşiim dert etmiicem önemli olan atmosfer diicem mesela
1- MudRace Bataçıka 5k bende çamura bulanmak için ayrı bi istek var
2- Colorsky 5k rengarenk mırrr bi koşu çok tatlı boyanıcaz böyle
3- Geyik koşuları: Koşmazsak kalbimiz kurusun :) ama 14'e cesaret edemem belki martta bu sefer gene 4k
4- GurmeRun Dalyan Bros'un gazına geldim 300 göğüs numarası ile koşuyorum hayırlısı
Bu arada her C.tesi AdımAdım ile Belgrad Ormanı'nda koşuyoruz gelsene :)
Hepsine nerdeyse kaydım OK yarışlarda görüşürüz:) (biri açılmadı birini birazdan yapıcam, kalanları tamam)
Sevgiyle
19 Mart 2014 Çarşamba
Hamster hamster koşan kim?
Ben İstanbul'da yaşıyorum. Trafiğin bol, sapığın kıronun gırla, suçun yüksek olduğu metropol! Dünya şehri! Kimse kusura bakmasın yemişim böyle dünya şehrini. Öğrenciliğim Almanya'da geçti, gece 11'de ayakkabılarımı polarımı giyer karşıdaki ormana gider koşardım ben! Bir kere de bir Alllah'ın kulunun bana bir tek söz ettiğini hatırlamam ki orda bi deli ben olmazdım başka bir sürü insan olurdu. Hatta ata binen olurdu vay arakadaş ne manyak insanlar var yaw....
Bence şehirlerin gelişmişliği medeniyet seviyesi sokaklarında koşan insanlarıyla doğru orantılı. Bakınız Kopenhag, sanırım orada zorunlu herkes koşuyor. Ego yok bir şey yok zaten giyiyorlar ayakkabılarını pat pat pat. Amsterdam, Berlin, Rotterdam, Hannover, Hamburg, Malmö, Jönköping, Göteborg bunlar ilk aklıma gelenler. Mesela Vilnius'ta görmedim ben koşan birini... Tamam genelede Kuzey Avrupa oldu ama derdimi anlatabildim sanırım. Ha bir de yan-ders var çıkartılacak, bu memleketler buzzz gibi soğuk iğrenç sisli puslu yağışlı çamurlu yerler, yani neymiş, kafasına koyana soğuk çamur yağmur işlemezmiş, Nuh Tufanı kopsa gene takar patileri ayağa, iPod shuffle kulağa pat pat pat koşmaya...
Medeniyet dedik İstanbul'a bakalım. Şehir içinde zaten insanın deli olması gerek koşmak için, yani benim gibi diil bildiğin deli. Sıkıyosa koşsana Nişantaşı'nda. Bir kere hava ağır, pis rezil bööğğkk kirli. Sonra zaten kaldırımlar tıklı tıkış sardalye konservesi, tiki concon ablalara terli terli çarptığını düşünsene. Linç edilirsin. NET! Şimdi bilmediğim semtler hakkında konuşmayacağım. Bir Bağcılar, bir Gülsuyu, bir Ümraniye hayatımda görmediğim yerler açıkçası ha parkları falan vardır bilemem oralarda da ne kadar koşulur onu bilemem. Medeniyet level'ım benim sahil. Sahilde koşan hep olur. Anımdır geçen sene Kuruçeşme Parkında'yım nasıl karbonmonoksidden zehirlenmedim bilmiyorum. Çünkü Mangalcılar heryerde. Yasak kareşim yasak diyosun sırıtıyo. Ben de zabıtayı aradım toplattım bana ne ben de vergi veriyorum. Evet naletim. Evet arızayım ve evet koşmak istiyorum. Bir de balıkçılar var bayılyorum. Nabzım ama benim nabzımmm duramam her seferinde sen yemeyeceğin balıkları öldürmek için olta atacaksın diye. Hem balık tutmak da yasak hem onlar sarıkanat falan tutup lüferin kökünü kazıyorlar hem de tehlikeli arkadaşım milletin gözü falan çıkıyo onlar olta atarken. 31 Mart'ta oyum bunları yasaklayacak adaya ciddiyim....
Elde ne kadlı? Belgrad ormanı... Güzel. Zaten 3-5 kişiyiz koşan (bi kaç yüz yani) hepimiz her pazar ordayız. O da muhteşem ben zaten vergi veriyorum neden daha hala girişte 11 TL veriyorum nedeeeennnn? Bir de Aydos tarafında varmış parkurlar ama bak bilmediğim yeri yazmiim şimdi.
Bir de Koşubandı. Özellikle haftabaşı club'e gittiğimde koşubandı bulma sorunu yaşıyorum çünkü;
| bazen de böyle hissediyorum |
| Bazen böyle hissediyorum ama vazgeçmek yok :) |
- Sevgili bacım, elde kitap okuyarak iPad mıncıklanarak koşubandı kullanılmaz ya birini yap ya diğerini
- Boynunuzu eğiyosunuz ya, ya postürünüz yamuluyor. Daha sonra daha ciddi sorunlar yaşarsınız benden söylemesi. Ayaklarına da bakma başın döner :) Ayrıca boynu eğdin nefes yolunu kapadın oksijen alımın azaldı nooldu? Olmaz, uzun dur postür önemli dik dur çocuuuuum
- Dizi seyreden insanlar kafada başka şey varsa ne işin var orda. Ben dizinin reklam arasında koşunbandından çıkıp koşa koşa saunaya gireni gördüm. Ne anladım o idmandan ben! (kızın poposu ve selülitleri de arkadan gitti zaten gözümle gördüm onlar da bir şey anlamamış)
- 4 km hızla 40 dakika yürsen ne ooluuur yürümesen ne olur. (yürümesen daha iyi olur benim gibi normal idman yapacaklar var yer işgal etme)
- Ortaya karışık: Hep aynı şeyi yap yap gelişemezsin, bi gün uzun yavaş koş, bi gün kısa hızlı, interval yap, eğim koy ne biliim değiştir işte aynı şeyi yapa yapa ilerleyemezsin ki...
- Isınmadan koşma!!! Esnemeden bitirme!!!! Bu maddeyi tartışmıyoruz.
- Eller devamlı HR montörde koşulmaz, benim tavsiyem bir sensör bir chestband bir akıllı telefon veya saat. Böylece kaydını kıydunu tutarsın hayat güllük gülistanlık olur.
- Çok dik yapmıyoruz, herkesin limiti var ve bazen bir gün bir diğerine bile uymuyo kime neyin havasını yapıcan kes şunu
- Hızla atmalıyoruz banttan. Yandaki düşünce önce iyi misin diye sorup sonra gülüyoruz (ben bu sırayı hep karıştırıyourmmmm)
- Yan yana bantlarda koşuyor olmamız ille de akraba gibi konuşucaz anlamına gelmiyor. Hatta sen benim rakibimsin yarışıyorum seninle bilmem farkettin mi (ortalama hız ve mesafe olarak)
- Outdoor koşunun yerini tutmaz ama treadmill de candır benim gibi şehirde yaşıyorsan....
| Al bu da koşubandı |

