Sayfalar

Yarış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yarış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2015 Çarşamba

Namaste! Şimdi recovery'deyiz

Namaste: İçindeki ilahi olan8n önünde saygı ile eğiliyorum. Namaste, içimdeki ilahi olana teşekkür ederek bir olduğumuzu bilerek, birlik olduğumuzu bilerek eğiliyorum. Saygı duyuyorum. Namaste: Merhaba ve güle güle. gelmiş de olsan gidiyor da olsan biz hep beraberiz. Namaste.

Yoga pratiği sonlarında genelde bir Namste ile bitirilir. Aslında bir şey bitiyor, bir şey başlıyor ve bir şey devam ediyordur. Bazı şeyler geride bırakılmış, bazı şeyler yeniden kazanılmış, bazı şeyler hep orda kalmış. İşte bu nedenle bedenin kalbin ruhun aklın önünde bir eğilir bir Namaste der bir kendine seninle olan(lar)a ilahi olana şükranını belirtirsin.

Pazar dönüm noktası yaşadım. Günlerdir recovery'deyim günlerdir Namaste halindeyim.

Kaslarım kısaldı ama şimdilik minimum hareket ile buraya geldim. Yarın YM sonrası ilk yoga pratiğimi yapmak için sabırsızlanıyorum (hocamız şu an hasta yatak döşek yatıyor, kendisinin gripdetoxunun hemen işe yaramasını ve ayağa kalkıp başımıza geri dönmesini istiyorum ya da Müge cover etsin bak bu da muhteşem fikir).

YM sarsıcı deneyim oldu. Evet evet biliyorum bir kaç gündür sadece bundan bahsediyorum ama ben sizin çirkin çocuklarınızın maceralarını, mama muhabbetlerinizi, indirim alışveriş ve ikinci el lüks çanta muhabbetlerinizi falan dinliyorum ki bunlar kimseye pek bir şey katmayan boş muabbetler. Bi de dizi anlatanlar var ona pek dayanamıyorum kendi hayatları yok dizi konuşuyorlar çok acayip. İnsan nasıl kendi hayatına sahip olmaz dizilerdeki gerçekliği yaşar yaa valla çok acayip... Neyse başa dönücem ben (valla insan hayret ediyor) Namaste vücuduma, eklemlerime, kaslarıma, kabime, damarlarıma, ciğerlerime, derime... Vücudumun her parçasının her organımın her hücremin önünde onların içinde olan ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. beni yarı yolda bırakmadıkları için. Beni bir arada tuttukları bana bu dünyada ev oldukları için. Ruhum kalbim aklım limitlerini aşarken vücudum da onlar ile uyum içerisinde sınırları zorladığı için. Zoru gördüğümde kaçmadığı sağlam ve dayanıklı olduğu için. Namaste.

Kalbimin içinde ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. Namaste. Cesareti için, atmaktan vaz geçmediği için, sevgi ile aşk ile dolu olduğu için. Yumuşacık olduğu için. Kendisini ego ile kesiklere boğmadığı için.

Namste, ruhumun özünde bulunan ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum. Sevgiyi yarattığı, kalbin cesaretine ilham verdiği, durmadığı, genişlediği, huzuru, sevgiyi, neşeyi mutluluğu ışığı yaratıp tüm kalbime ve vücuduma doldurduğu için.

Aklımın özündeki ilahi olanın önünde saygı ile eğiliyorum Namaste. Duygularım ile yönetilmeye sesini çıkartmadığı için. Deli ruhumun, sevgi dolu saf kalbimin ve dizginleyemediğim vücudumun tüm kontrol ve koordinasyonunu en mükemmel şekilde sağladığı için. En zor anlarımda ruhum ve bedenim acı çekip yeter değiğnde, kalbimin hayr durma devam et dediğini duyup hayır dayancaksın diyerek bana güç verdiği için.

Namaste endimle yaşadığım en özel an. Yazıyorum buraya çünkü senin de bunu yaşaman gerek. Herkesin yaşaması gerek. Herkes ilahi parçamıza özümüze teşekkür etmeli, hediyelerinden daha da çok faydalanman gerek.

Namaste.




20 Mayıs 2015 Çarşamba

kekik, aşk, ahtapot kolu bir de yoldaki kadınlar _ bozcaada 2015

Çok pisliğim yazmadım. O harika deneyimi yazmadım! Yazamadım 10 gün zevk sefa ve yemek batağındaydım. Burası ayıplı burası sus aman söyleme :)

7 Mayıs 2015 bagajlar yüklendi, bavullar yapıldı. 7 Mayıs gecesi İstanbul acayip bir fırtına altında inim inim inledi. 7 Mayıs gecesi ben dedim ki pardon da ben herhalde iyice delirdim. Bu havada uzun yol hele de gece 2 kadın. Evet biz delirdik.

8 Mayıs Cuma, saat sabaha karşı 3. Teker döner. Döndü. 2 saat uykuyla ben, elimizde tablet bangır bangır müzik. Uyumadan Bozcaada'ya varmak için yola çıktık. 2 Deli Kadın. Tekirdağ'a bir şekilde ulaştığımızda ben önümü görmemekten, karanlıktan ve direksiyonu sıkmaktan ağlamak üzerieim. Bu o kadar kötü değil. Ağlıyorsun geçiyor. Elli adamın tesisinde kahve molası. Bizim yol buddyler bizi geçti. Ah şu erkek şoförler. Ben gene de final destinasyona onlardan saatler önce vardım. Çakaling is ma thing Biiittch!

Ada yoluna girdiğimizde o son 20 kilometre bitmedi, Çanakkale Valiliği'ne sesleniyorum o yol 20 k falan değil! Bir daha ölçün tabela yanlış. Ki ben virajların ustası bir uzun yol şöförüyüm. Hayatım kamyon yazısı.

Vardık biz adaya, ben çiğde, yeşil saçlarım ve elimizde spor çantalarımız. Yarın 10k koşuluyor. Benim bu sene hedefim sadece eğlenmek! Bizim grup da ulaştı. Kahvaltılar, sakızlı kahveler ve evet tabi ki ada kurabiyeleri. Mmmmmmhhh yerim! Yedim içtim. Akşam bol proteinli deniz mahsülleri, bol bol taze ot. Geç olmadan yatağa yarın büyük gün.

Benim sakat diz, düşük koşu kondisyonu ve 0 antrenman ile hedefim 1 saat. Tam bir saat. Saat 14:00 çok eğlenceli 6 kişi kadarız kalanımız nerde? Yok. Starta doğru ilerliyoruz. Sonra müzikler açılıyor, polarlara telefon applerine basılıyor, birimiz çok concon GPS'li janjanlı Garmin'ini ayarlıyor. Birimiz 2. oldu, birimiz 35 birimiz 93 birimiz 95 birimiz de gene süper dereceli.

Pıt pıt pıt geçiyourum Start'ı, çok sıcak. Güneş tepemde beni eritiyor. Dert Değil. Rüzgar esiyor. Aşk için koştuk biz. Rüzgara karıştık AŞK için. Dünyadaki tek önemli şey bu. Her adımımda pembe ayakkabılarımın asfalta her vuruşunda sayıyorum. Her gereken sayıda nefes alıp veriyorum. Kekik kokusu. 5 kilometre bitse kalanı zaten kolay. Tırman. Tırmanıyorum. İçimde antik keçiler var. Kekik kokusu, Deniz tuzu, Ben gene 13 Yaşındayım Pallas Athene'yim. Ben aşkta adalet isteyen mini tanrıçayım. Pıt pıt pıt. Bir yerde nabız 196 10 dakika sürdü. Umrumda değil. ben iyiyim. Biraz başım döndü sıcaktan. işte 5 kilometre  virajların o tepelerin arkasında. Geliyorum.

Döndüm ben. Üzerimdeki atleti çıkartmak istiyorum lojistiği zor. Numara orda ipod ona tutturulmuş. Uğraşmıyorum. Su istasyonundan suları alıp ağzımı çalkalayıp tükürüyorum. Bu arada özür dilerim bi çocuğun üzerine tükürdüm. valla ben öyle bir inan değilim sana denk geldi, sen de gelmeseydin o taraftan bi anda diicem de pardon gene de! Kalan suyu başımdan aşağı döküyorum. Terimin tuzu gözlerimi yakıyor. Su çok iyi geliyor. Rüzgar beni üşütmüyor. Daha da yanıyorum Pıt pıt pıt.

Ada'nın içine kadar geldik. Son sprinti atmayacağım. Aşk aceleye gelmiyor. Etrafımda ayılan bayılan oldu, Jandarma Ambulans topladı insanları leblebi gibi. Aç değilim susadım ama. tam 1 saat. Geçen seneden 4 dakika geç geldim. Umrumda değil. ben çok eğlendim. Geçen sene hırs ile koştum tam bir Lara Croft. Bu sene aşk ile koştum. İnsna ne çok değişiyor be 1 senede. Zaman umrumda değildi aldığım keyif her şeyimdi.














Aşk için koştuk, aşkla koştuk. Hatalarımızı affederek, kekik kokusunu tüketmeyerek ama sindirerek. Satır aralarını okuyorsan sana roman yazdım ben bu bir kaç paragrafta. Sonra şaraba daldım. Yogaya asanaya hayata daldım.

10 Mayıs Pazar. 2 kadın çıtkık yola 3 kadın dönüyoruz. Dans ederek, şarkılar söyleyerek, satır etleri ciğer sarmalar yiyerek. geleneklerimiz oldu artık bizim. Biz mutluyuz.

Bizi mutlu eden her ne ise onu yaptığımız için. Kalbimizi kırmaya kalkana eyvallahımız olmadığı için. Arabayı sağa çekip dans edebildiğimiz için.

Seneye görüşmek üzere... Ama ben eminim Ada beni bu sene gene bekliyor. Gelyorum küçük sokaklarda kaybolmaya. Sahilde yoga yapmaya denizin tuzuna kekik kokusuna otlara balıklara randeu verdim.

Sevgiyle

14 Eylül 2014 Pazar

Çamurdan prenses

Inanilmaz eğlendim harika zaman geçirdim.  Hatta parkuru bitirdiğimde heyyyy bir tür daha dönmek istiyorum ben dedim. Bazı engellerden geçerken ve parkurun bazı kısımlarını koşarken ya bitmesin hiç bitmesin çok egleniyorum beeennnnn dedim. Sonuç: Dizlerim paramparça, bacaklarım diken ve daha allah bilir neden çizik içinde çamurla kaplı bir halde 41 dakikada 20 engelli 5 k parkuru bitirdim.

Sabah curlyprincess  ve ebrush ile beraber heyecanla attık kendimizi yollara. Kızların hele ilk yarışı heyecan dorukta. Organizasyon bi acayipti yalnız.  Heryerde şu bulmamız gerek bu sicakta 5 k bile olsa yarış yapıyorsanız. Sadece finish te şu vermek acayip. Jatomi ana sponsorlardandi. Allah kabul etsin ama ben hocaları falan hiç beğenmedim.  Zumba hocası kadıncagiz erkek adımı ile dans ediyordu (anlaticam kiiiz zumba da yaptik) ısınma seansi ise tam bir felaketti.

Güzel şeylerden bahsedelim. Start aldıktan 20 metre sonra hop denizin içinde bulduk kendimizi. Ne güzel di mi sen öyle san. Ayakkabıların içi çamur ve su doldu oldu mu ayakkabılar 1 er kilogram!  Sonra hummalı bir tırmanış seansi. Tirman tirman tirman minik bir keçi gibi patikadan tirman. O esnada kendime kiziyorum. Yorgunum yeteri kadar koşu idman yapmadım ve kondisyonsuz haldeyim bunların hepsi benim hatam ve hiç bir şey yapmadım.  E polar im da yok kolumda.  Dedim bu sefer fitnessdelisi kendi vücudunu kendin dinleyeceksin. Adım saymadim hr ölçmedim sadece pat pat pat koştum ağaçların arasından ordan burdan derken 1.5 k civarında ilk çamur havuzu ile Müşerref oldum efendim. Yarı belime kadar çamura dalinca bi ilk tiksindim   bi korktum dibinde yaratık var mıdır falan bi dedim iyyyk iğrenç sonra o ayakkabılar çakıl ve sudan sonra çamuru da emince oldu mu sana 5 er kilo muhteşem.

Bu arada hayatımda ilk defa müziksiz koştum ben nefesim ve doğanın sesleri çok acayipti ya hu!

Efendim sonra başladı bol engel yaklaşık 2 k dan itibaren sık sık durup çamura atladık yüzdük süründük daldık bir iki yerde tırmandık atladık zipladik borular sürünürken geçtik.  En sevdiklerimden biri ağ altında çamur içinde emekleyerek ve sürünerek Geçtiğim engeldi sonrasında da kafamizi da camurun içine daldirinca temizlendik zaar. Iplerden tutunarak çamur tepelerine tırmandık  kaygan zeminde tırmanıştan sonra merdivenlerden atladık duvarları tırmandık. Ya yok anlatamam katılman lazım o parkuru senin de koşman lazım.  Tam bir minik yavru domuzcuktum. Ama durdurlulamadim. Finish çizgisini geçmeden önce en son halkaların içinden geçip boruları  altından süründük rabbim çok eğlenceli. 


Çamur içinde çıkınca attık kendimizi denize haliyle ama deniz de çamur içinde yüzlerce insan aynı şeyi yapıyor haliyle. Oto yıkama gibi kendimizi hortumlar yıkayıp üstümüze başımıza bi bakıp attık kendimizi yastıklar.  Güneş deniz ve yastık e yorgunum mis gibi geldi. O anda yanıma gelen piyango arkadaş bana kendilerinde kamera olduğunu tüm parkuru çektiğini aynı tempoda yan yana koştuğumuz için benim de video da olduğumu bana cd ye basıp yollayabilecegini söyledi.  Ben de oley yuppiiii dedikten sonra kalkıp 30 dakika zumba yaptım.  Ya daha ne isterim Çok süper di mi düşün o güzel Parkurda tum o komando anlarım hem de video! O kameralardan acil ben de almalıyım :) 

Sonuç 3 kız mangala vurup proteini bastiktan sonra ki curlyprincess bu işin piri!!!! Muhteşem bir günün ardından şehre döndük. Herşey eğlenmek üzereydi ve cok eğlendim beeeennnnnn. 

Tollam 455 katilim vardi sanirim Genel klasmanda 159 kadınlar arasında 32. Sırada tamamladım parkuru. Yalnız keşke yağmurlu olsaydı hava daha çok. Çamur daha zor patika daha zorlayıcı kışın da yapsınlar bunu ben hemen kaydımı yaptıririm.

Hala bir kas ağrım yok ama yara bere içindeyim. Dizlerimdeki sıyrıklara baktıkça ne güzel bir şeyi başardığımı düşünüyorum.  Bunun hakkında daha yazarım ben merak etme :) pazar sabahi ayilmadan post bu kadar.

Sevgiyle


19 Ağustos 2014 Salı

3'ü bir arada

Cumartesi günü Civcivimin dığumgünü şeysi vardı ya anlattım hani, biz böyle görmemiş gibi içtik içtik sonra perişan olduk. O kadar fit insana alkol verirsen garibanlar görmemiş tabi ertesi gün pertingen straße 72 numarada oturuyor olurlar. Hah o gün tam gym'den çıkıyorum giyindim süslendim direkt gidicez (rezillik elde çanta falan, ben bunun onuruna / hatrına topuklu giydim makyaj falan yaptım) ben yürüyorum gym'in içinde inicem aşağı gidicem. Çocuğun biri adam yani karşıdan geliyo bu bi baktı bana tanır gibi oldu ama konduramadı bi o kız ben olamam selam babında gülümsedim bu sendeledi sonra ben çok güldüm. Dün 30 kilomu kucakladım hip thrust yapıyorum bu gene karşımda, aynı adam. bi gözler açıldı (tabi benim makyaj falan yok, saçlar dikilmiş, perişanım ama süper setin de ortasındayım daha o sette 7 tekrarım süper setlerin 2 tekrarı var - 4'ten). eee dedim emmi sen de elbiseye tapanlardansın, putperestsin :) Yani bunu yüzüne demedim ama o kadar şaşırdı ki bi de konuşsam bi daha iflah olmazdı sanırım.
Hip thrust candır yaa o glutelar o kalça ne güzel zorlanır ne tatlı çalışır
Yani neymiş, bir kıza yoga çıkışı başka, lifting yaparken başka, süslenip püslendiği zaman başka bakmiicakmışsın büyük rezil olurmuşsun. Çünkü bunlar mesela beni genelde body building ağırlık alanında görüyorlar ya (zaten orda toplasan 3 kız var biri ben) Yoga çıkışı bi bakıyolar ben aaa ne alakayım. Sürpriz şekerim süüprüüüzzz...

Yogayı küçümseyeni ezerim. Bir kere benim koşmk gibi bir olayım var; koşan zat kendini sakatlıktan korumlaı diğil mi? Evveeet (bakınız benim sakatlık evrem - kendimi kesiyodum) Yoga ile pairing yapmak gerekiyor bence idmanı neden çünkü?



1. Yoga yapan bedenini tanır. Ben bakam bi salaklık ettim, sakatlandığım ana kadar katırlıyorum tamamen öngörülen ve engellenebilir bir şeydi yani

2- Açma germe :) muhteşem bi esneme. Pozisyonda (Asana) 1 dakika kadar kalman gerkeiyor ki o kaslar uzasın o eklemler bi ferahlasın ayırca yoga hem aktif hem pasif esneme içeriyor pardon da nankör müsün daha ne istiyosun?


3- Uyansın patiler. O hani point flex (balede de yaaprdık) var ya patilerini uyandırıyor. O hani asfalta pııt pıt pıt vuran ve ilk şoku yiyen o gariban patileri

4- Sizi bilmem bizim yogini hocacıklarımız o ışık insanlar en hgüzel şeyi öğrettiler bize: Ayak Masajı Allahım çok tatlıaaaa (her yarıştan önceki gece sabah ve yarış sonrası yaparım)

5- Kalflar ve topuklar travmanın dikalasını geçirir ya hah Yoga asanaalrı ile bu garibanları bir rahatlatırsın bir kendilerine gelirler ruhun ışık olur o derece.

6- Kalça ve bacak için ayrı ve usun esnemeler yapabilrsin. Detay kaslarını da esnetirsin böylece o en acı veren mikro kaslar bile esnemiş olur

7- Dengeli olursun. Denge mühüm benim gibi düz yolda yürürken yere yapışıp kendine gülmekten ayağa kalkamayan biri için denge acayip mühim. Böylece bedendeki kaslar da dengelenir, nihayetinde asimetrik canlılarız ama Yoga bunu işte iyileştiriyor anladın sen onu.

8- Konsantrasyonu arttırır. Daha uzun süre rahat alanının dışında klamaya alışırsın. Her asana günlük günelik değil neler çekiyoruz bilsen bazen ooof offff dertliyim.

9- Aklın ve bedenin birleşir. Sen bütünsün sanıyosun ama değilsin mesela. Ben bütün olmadığımı Yogaya başladıktan sonra anladım. Ha ne oldu hala bütn diilim ama yakınlaşıyorum.

10- Rejenerasyon safhasında Yoga candır. Tartışmam bile. Hem travma sonrası hem de sakatlık sonrası. Özellikle sakatlığın kalıcı olmasını engeller öyle d emuazzam bi şey.

11- Lounge'lar baldır diz ve kalfları güçlendirir. Bunu açıklamaya bile gerek dıymuyorum

12- Yorgunsan yarış sonrası o zaman Yin Yoga yaparsın hem dinlendirir hem açar hem tension u alır....



Daha ben ne diim???? Ne diiiimmm!!!!

21 Nisan 2014 Pazartesi

Carb, protein, gizli tarifler, uykular herşey 1 saat 20 dakika için

Hangisi daha çok çekici geliyor bilmiyorum. 15 kilometereyi tamamlamış bir şekilde mutlu mesut bir şekilde olmak mı? Dünkü idmana göre ilk 15 kilometreme kıyasla daha iyi bir timing ile bitirecek gibi duruyorum o mu? Yoksa SquatDelisi ile bikinileri çekip güneşlenicez deli gibi yoksa bu mu ben tanorexiac'a çekici gelen... Uçak korkumu saymıyorum bile şu anda o çok başka hikaye. Bu hafta haftalarda Global Run Bodrum. Avrasya'dan beri hiç 15 k koşmadım. Allahım sana geliyorum. İdmanlar dahilinde dün 12 yaptık. Belgrad çift tur. E gayet de güzel oldu (12k - 1 saat 6 dakika gurur duydum vallahi)

Bir kişi daha bacaklar olmuş Roberto Carlos sen neyin peşindesin derse o bacak press'te 140 basıyor seni tepmesini istemezsin diye uyaracağım aha bu da yazılı uyarı FYI saygılarımla arz da ettm şimdi onlar düşünsün

Geçen Pazartesi gününden beri sayılı gramlı hesaplı besleniliyor. Kompleks karbonhidratlara ağırlık verildi. Yani yeşil sebzeler, tam tahıllar, meyveler şu an en iyi dostlarım (canım neler çekiyor bilsen). Bir de ben deli gibi proteine abanıyorum. Çünkü bu kompleks karbonhidratları şıp diye enerjiye çevirebiliyorum. Bu da 15 k boyunca dayanıklılığımı arttıracak. Ayrıca süt ürünlerinden kaynaklı yağları da gene günlük diyetimde arttrımış bulunmaktayım. Bu kızın da yağa ihtiyacı var. Yarıştan önce son karbonhidratımı (ki bunun yulaf olacağını planlıyorum) starttan en geç bir saat önce alma öngörüm var Allah yardımcım olsun. Ama yarış sonrası balıktı etti karbonhidrattı gömmmmüücem, çünkü bedenin o traumayı atlatmasında hem carb'lar hem de proteinler şirinler köyü etkisi veriyor. (Bodrum balık şarap rakı ne pardon? olmaz alkol yok yok yokkkk)

15 k diyip geçmemek gerek yarı-maratonun girizgahı kendisi. İdman programları çok da uzak değil birbirlerinden. Bu konuda hassasım. 15 de neymiş diyen bir çok zirzop arkadaşımın (valla utandım arkadaşım demeye) 5 kilometre yürümüşlüğü yok. Saygısız mikmikler. 
Euhuehuehuheheu (vallahi gülüyorum)

10 k üzeri koşularda recovery süresinin 2 güne kadar olduğunu okudum ve şoklara girdim (atmıyorum burda okudum bizde yalan yok). Tamam bacak kasları deli gibi kuvvetleniyor, ama sarsılıyor, core da öyle, eklemler bir acayip oluyor evet. Benim spesfik sorun ise beyinde bir gram fosfor kalmıyor (dün 12k sonrası terziye randevu verip - yarım saate gelicem dedi kadın - telefonu kapatıp dönüp uyudum ya hu. Sonra kapı çalınca a sen nerden çıktın). Traumayı azaltmak için bu hafta deli gibi beslenicem, bol uyuyup (hahahahah), hidrasyona. Çoook heycanllıyııımmmmmm.

Bana vücudumun öğrettiği en önemli şeylerden biri de aslında sınırları olmadığı. Ne kadar çalıştırırsan o kadar kapasitesini arttırabilen bir mekanizma bedenlerimiz. Yani bendeniz Mart 2013 itibari ile 1,5 k koşamazken şimdi 15 için ne yesem bir hafta önceden de yok efendim regeneration da ne yapsam diye bik bik konuşuyorum. Şu anda tüm mevzum bbu. Çünkü bedenden belki daha mühim mental hazırlık. Bu da şu demek bu hafta benim bütün mevzum bu arkadaşım çok sıkıcıyım evet ama napiim. Sen de beni destekleyeceksin bu kadar basit. İstediğin kadar sıkıl.

Hızlı başlangıç candır düsturu ile bu pazarki stratejimi oluşturuyorum itirazı olanı çok da dinlemiicem ama neyse

O zaman SuperGirl ve Shewolf olarak hazırlanıyoruz canım biz. Bodrum'daki pazar günü çıkacak olan toz dumanın kaynağı biziz :) 

Pazar günü ben (Temsili)

Sevgiyle

17 Mart 2014 Pazartesi

Delire delire Bambi olmayı öğrendim :D

Baammmmbiiiiiii Bambi oldummm beeeennnn!!!! Beni bu işe SquatDelisi bulaştırdı. Kendisi bir Speedy Gonzales, benim de zaten dürtülmem gerekiyordu. Sonuç, koşu takvimi ile sonuçlandı. Runtalya'yı ben kaçırdım ruhum koştu tabi ama ben de fiziki koşu sezonumu dün sabah 10:15 itibari ile açtım :)

Ben (temsili)
Hava yağmurlu Pazar sabahının körü, 7'de alarmla uyandım, çünkü Deli olmak bunu gerektirir. Outdoor koşu ayakkabılarımı, çorabımı taytımı çift kat üstümü giydim, kapüşonlu ince outdoor spor ceketimi de geçirdim, istikamet Belgrad Ormanı. Parkurumuz Falih Rıfkı Atay mesire alanı. Zemin çamurlu, hava buzzzz, çamur, benim alışık olduğumdan çok. Yaşanam terslik; iilk 1,5 dakika Polar sensörümle saatim eşleşemedi, çözüm üşenmedim o kadar kıyafetin altından sensörü gene çıkartıp taktım.

Nabzım bir ara 180 küsurlarda seyretti bu benim maksiumum değerlerimmiş, Gym Cadısı vücut güzeli Sevgili Hocam hesapladı söyledi. Bir hafta boyunca eksik idman ve aldığım bir poşet ilaç antibiyotik bilmem ne olmasa madalyaya oynardım. 19 Ekim'de gene yapacağım o 4k madalyalarından biri benim olacak!

İlk çıkış gayet hoştu, keza düz çıkış, şeker bir parkur sadece biraz çamur. Dedim güzel hallederiz. Her halükarda hallederim evelallah bir süper kahraman sanıyorum kendimi. Velhasıl kelam 2km'nin sonunda kazın ayağının şeklini çoook temiz öğrendim ben. Odunların üzerinden atlayıp o çamurlu dik yokuşu yürüyerek tırmanırken dedim ki ulan ulaaaannnn ullaaaaaaayyyynnnnnn!!!! Çamur var yol dik, ben minik bir keçi gibi tırmanıyorum bir kaç kişiyi de geçtim iyi hoş, sonra efendim ağaç kökleri falan hadi gördüklerinle baş ediyorsun. Bir de görmediklerin var. O hain yapraklar zaten kendileri kayganlar bir de bubi tuzağı gibi altalrında ne olduğu belirsiz. Bazı noktalarda tek şansın o yapraklara basmak basacak başka bir şey yok çünkü. Ee satarım anasını diyip kaptırdım ben de, yalnız dengeyi bozup finish'i çmaur güreşçisi olarak geçmmek için nasıl kastıysam hamstringlerimde bir sızı ofis sandalyemden bu yazıyı yazmaktayım :) pişman mıyım hayır gene olsa yapar mıyım? 19 Ekim'de aynı parkurda aynı mesafeyi madalya için koşacağım innnşallaaahh :)
Ayakkabımda hala Avrasya Maratonu Sensörü olmasa iyiydi :)

Senelerdir benimle bir çok değişik ülkede koşan canım New Balance'larım parçalandı kim verecek hesabını kim kim kimmm :) 
Her yarış sonrası verilen Apaçi pozumdur seviniz sevdiriniz :) 
 

Orman sonrası Gym'e gidilip çekilen poz, hatıra madalyam, numaram, bayıldığım tshirtüm, ve takdir edersiniz o yağmurda ormanda giyecek en mantıklı şey olan Hunter'larım :p
Kendini aşmak, neler yapabileceğine şaşrımak, oha ben neymişim be yaaa demek için bence herkesin yapması gereken bir şey bu :) Bu linkten bilgi kayıt resim herşey herşeye ulaşırsın. Çok eğlendim ve çok mutlu oldum. Enerjiyi nasıl ürettiysem üstüne gym'e gidip kuvvet bile çalıştım. Günün kalanı ise Denizanası taklidi yaparak geçti. Kanepeye uzandım ve kaldım ara ara uyudum ara ara maç seyrettim.

4k demişler o parkura ayol neresi 4k bildiğin 6,5'tu o. Ben vücudumu tanırım kaç km koştuğumda ne tepki verir artık biliyorum, 4k'yı normalde ısınma için koşarım ama treadmill'de. Araziye çıkınca iş değişti sanırım. O son 1 km'de allah allah diyodum 1km bitmiş olmalıydı. Bir de kaptırıp inemiyosun işte yokuşları düz yol koşusu gibi kayıyo yerler hem de nasıl vııjjjttt kayıyo. Oooops çamur oldun al sana komedi. Bir de bazı yerlerde patika dar, tek sıra halinde Şirinler gibi koşuyosun. E geçmek istiyosun geçemiyosun. Bağırıyosun Sağ Sol neresinden geçeceksen önündekinin. E o da tutmuyo her zaman, benim gibi iPod kulağında koşanlar için duyur bakalım sesini. Adam o esnada Mahmut Tunceri vermiş son ses dinliyo gelmiş gaza bir halay havasında bammmbi bammbi sekiyo. Geç bakalım.

Nasıl geçiceeeeemmm öndekiniiii


Haftasonu idmanlarına devammmmmmm, 27 Nisan GlobaRun'dayız, çünkü psikopat bir deli olmak bunu gerektirir.

Sevgiyle