Sayfalar

Belgrad Ormanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belgrad Ormanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2015 Pazartesi

21 k'lık ilk adım (Allah o jelin belasını versin)

Ulaşılamayacak uzaklık var mı? Ben dün yeni bir mesfeye ulaştım. Kendi ayaklarımla 21 kilometre koşarak. iki kız ile el ele tutuşarak. Ay çok minnoş.

Deli kadınlar ile uğraşmayacaksın. Şu an merdivenlerin başında durup aşağı, veya yukarı bakıp aman tanrııaaammmm diyorsam bu kesinlikle mutlu olduğum için. Vücudun sen ne dersen onu yapar. Vücudun sen ona ne verirsen o olur. Vücudun bazen sana dur der, sen gene devam edersin sonra der ki aferin sana, seni denemiştim. Zaten yapamayacağı yerde kilitler kalır sen de bir şey yapamazsın.

İlk mesaj; Koğuş Kalk! Yanıt: Günaydın aslan parçaları! Motivasyon bizim işimiz!!!!

Saat sabah 07:30 günlerden Pazar. Bir haftadır bu anı bekliyoruz. makam aracımız 07:30'da Kanyon'dan hareket ederek Belgrad Ormanı'na gitti. Biz de içinde. Herpimiz en uygun koşu ayakkabımızı giymişiz, yastıklamalı yarım numara büyük. Şortlar, sular jeller, müzik. bir de birbirmiz varız. Minik minik hafif tırsarak parkura girdik. Ufak adımlarla koştuk. Hızlanmak istedi birimiz diğerimiz tuttu. Biri geride kalınca elimizi uzattık taşıdık. Ne mutlu mesu bir tablo di mi? Dışarıdan öyle evetttt. Aklımızdan geçen biz 3,5 attık (tur) şimdi onlar düşünsün!

Her mangalcı yanından geçişimizde bize de köfte ekmek verin dedik. Açız be AÇ sen karbonhidrat olmadan yaşamnın ne olduğunu bilir misin? Tabi ki yemeyeceğiz ama o umut işte. 2. turda karşıdan gelen beyler kızlar bu ikinci tur mu dedi, evet dedik 2 tane daha var. Bravoooo dediler. Karşılaştık gene 3. turda 4'te yoktular. Bir grubun yanından geçerken artık herhalde kanıksadılar bizi, bu ekip harika diye bağırdı adam :) E biz mest tabi mest. Ekip harika tabi. Tabi harika be adam ne bekliyorsun :)

Yalnız o jelin allah belasını versin! 3. turun başında o pislik jellerden denedik. Çünkü bizim hedefimiz daha önce 21'di. Artık değil. Biz bu sene koşacak maraton arıyoruz bilginize. AIMS sertifikası veren ve mümkünse Türkiye'de olmayan bir Maraton! Hatta bulduk da iki tanesinin arasında kalmışız gibi. Gerçi bende 2 AIMS var ama kızlarda yok. Yol uzun yol 42 kilometre ilk adımı daha 21k sürdü. Yol çok uzun. ama o jelin allah belasını versin. Başka bir şey gerek bana. Ben o şeyi ağzıma bir daha sürmek istemiyorum. Tamam bedenim orta mesafete ilk defa alışıyor. Tamam enerji gerek ama o e bee o nasıl tat. Bunu üreten insan nasıl buna tat verdi arkadaşım hiç mi denemezsin ya. Ya kimyagersin işte yap bir şeyler o şey ne rezilliktir arkadaşım. Midemde bi şey olsa kusacaktım. beni o 2 saat 20 dakika boyunca zorlayan tek şey o iğrenç jel oldu alien salyası gibi iyyhhhh

Hedef 42 ise, yolda yemeye içmeye alışman gerek. Pıt pıt o patileri vururken. Hızlanmaman gerek enerji çok önemli. Uzay aracı gibi hissettim bir ara oksijenim yakıtım dünyaya dönene kadar yetsin istedim. Ne bulsam şimdi. Koşarken muz da yenmez e naapıcaz oku öğren dene devam!

Aile ve arkadaşlarımızdan gelen tepkilere de değinmek istiyorum lüften; (çok acayip insanlar seviyor bizi anlamadım neden)

  • 21 mi siz daha uzun koşarsınız
  • 21 mi deli misiniz
  • 21 mi koştunuz neden arabaya binmediniz
  • 21'den sonra kahvaltıda masayı mı yediniz / eve de koşarak dönün
  • 2 saat 20 dakika mı çok aşağı çekin, (o zaman sen bize idman yaptır), elimde sopayla gelirim koşmayanın popoya yapıştırırım
  • YM öncesi neden 21 koştunuz sakatlık mı arıyorsunuz
  • 2 saat 20 dakika mı yuh! (bu iyi mi kötü mü bilemedim) 
  • Allah akıl fikir versin (bu genelde ailelerden geldi) 
  • 21 mi kızım ben senin yaptığın sporun yarısını yapsam şu an ölmüştüm sen hala üstünde forma ciyak ciyak maç izliyorsun ne enerji varmış be kardeşim
  • 21 mi kilometre mi? (buna bayıldım) 
Uzun yolun ilk adımı atıldı. Haydi kalanını atmaya bu konuda bütün hafta yazarım ben. Cardio yasak bana şu an. İlk etapta üzerimde etkiler şunlar: Quadirceps ağrısı (yaşanabilir seviyede hammer'da 160 basmışım gibi), yorgunluk yok dün de yoktu hiç 21 k koşmuş bi tipim yok şu an, hafif bir pati ağrısı tabanlarım minnoş minnoş sızladı - dün buz gibi denize atlayınca biraz geçti, kaslarım kısaldı - dün koşu öncesi yere avuç basabiliyorkan şimdi parmak uçlarıma zor erişebiliyorum. Aradığım parmak uçları kapsama alanına bir giriyor bir çıkıyor. 

Bunu dedim ya uzatıp uzatıp yazarım ben. Hadi selametle


30 Mart 2015 Pazartesi

Pazaretsi karb oranı az lifi proteini yüksek

Mucize olmak çok tanımlanmayan bir obje. Cümleyi anlayan bana bir milyon dolar versin. Ama içimden geçem tek cümle de buydu.

Sanırım bi şey koşarken karnımda sürtünmeden dolayı yara açmış. Deri aşınması diyelim. Minnak bir şey. Her gün ona bakıyorum. İyilşemesini seyretmek hoşuma gidiyor. Yavaş yavaş olduğu yerden siliniyor. O pembemsi kırmızımsı renk yok oluyor ve benim cildim yeniden yaratılıyor. Bu çok büyük çok muhteşem çok harika çok minnoş bir mucize değil mi?

Ne yersen o olman mesela. Vücuduna giren şeyin sonra seni oluşturması. Ya hiç mi dikkat etmediniz. Ben ne zaman bir sürü ceviz badem yesem cildim mesela temizlenir parıl parıl olur. Bu aralar ceviz tüketiminde gene global listede birinciliğe oturdum. Hazreti FitnessDelisi suratımda nurla dolaşıyorum ortalıkta.

Neden ağır idman sonrası protein alıyorsun (ya da en azından alman gerekiyor da sen almıyorsun) çünkü mekanizma o esnada diyor ki bittim ulan diyor. Perişanım diyor recovery yapıcam bu kas kitlesini perişan ettin sen ben buraya yoğunlaşıcam heyyyt diyor. Sen de proteini sisteme girinc hoop eski kaslar hemen onarılıyor yeni kaslar da üzerine yapılıyor, Aaaa bazal metabolizma hızın arttı :) hayılrlı olsun kisss

Neyi ne zaman yiyeceğim? Yok efendim bir dilim cheesecake'den ne olur falan diye saçma sapan sorular sormayın artık hakikaten cehaletin dibi. Bir daha bunu sorana alfabeyi saydırıcam. Yok efendim muffin olur muymuş? Olmaz ama ye sen beynine şeker gitsin sanırım çok çalışmıyor bu aralar. Ha bir de bana niye soruyorsunuz ki :) yani ben ne biliyim. Sertifikalı diyetisyen değilim yaşam koçu değilim. Sözlerimin bir bağlayıcılığı da yok. Ne öğrendiysem kendim öğrendim. Sen de işin kolayına bi kaçmasan :) Kendime kendime hayrım oldu da seni bilemem ki... Hissiyat bi yerde :p

Bu aralar çok övgü alıyorum ukalalık ordan geliyor. You insipire me diyen zat-ı muhteremlerin sayısı müthiş :) Kızlı erkekli süper bir grup bu süper iyi olanlar tabi inspired olup işe koyulanlar. Devamlı yakınan umutsız bir kitle var onları akvaryumda yüzdürmeyi düşünüyorum. Ya da belki hiç uğraşmam.

Cumartesi günü bir arkadaşımla buluştum. Eski hallerimi (akvaryumluk zamanlarımı) bilen tatlişkom yanımda bulunan hem ışık hem de idman buddy'me anlatıyor; bu var ya tombuldu lop loptu, bu var ya inanamıyorum ya nasıl bu hale geldi, poponu kaşı nazar değicek ısır dilini :) Ne yaptınız bu saate kadar dedi, dedik normal sabah bi 12 k koştuk üstüne de ironmac training yaptık o ne dedi 50 dk kuvvet üstüne 20 dk cardio (benim için koşu + kürek) üstüne karın ve esneme. Dedi manyak mısın? Deli misin bir günde mi yaptın bunları? (gece tabi kendini bilmez bir şekilde uyuduğumu söylemeye gerek yok bence fazla oksijenden oldu).  Kız dedi sus sus allah kahretmesin dinlerken yoruldum :)

Kaşındığım süreçler bunlar kendime yen icatlar da çıkartıyorum. Bu aralar favori kahvaltım muz ceviz fıstık ezmesi süt çek blenderda iç. Mesela bunu içip koştum, sindirmekle uğraşmadığı için mide gayet kendinde ağırlık falan yapmadan takıldı. Midem takılırken ben de ormanda çift turumu döndüm, beklenmiyor olsaydım bir tur daha atardım :) belki bu hafta atarım. Bilmiyorum atsam mı? Atiim mi?

Delirdim ben iyice. hakkımda hayırlısı....

Sevgiyle

P.S: Bu pazartesi gününü hiç sevmedim ben ya ondan keyifsizim yarın iyi olsam da çok gülsek okuyup di mi


12 Ağustos 2014 Salı

zıp zıp koşuyorum allahım ne mesudum tam bir ceylan adeta bir tavşan

Ağustos sevimli bir ay diil. Ben pek bayılmıyorum. Yazdan sıkılmış oluyorum zaten sevmem, e canım incir ceviz ve hünnap istiyor eylül gelsin. Bu sene ayrıca eylül benim için  çok sevdiğim destinasyonlara da seyahat demek. Ama ben deliyim arkadaşım beni durduramazsın, durmayan deliyim ben. E naapıyorum koşuyorum.

Koşmadan önce dizimden son durumları paylaşayım. Durum şu, tatil denen zevk-ü sefa aleminde çok minnak porsiyon spor yaptığım için (sabahları yoga daha çok Kemer'de, Alaçatı'da da squat dips vs - bir de deliler gibi yüzdüm 15 gün heryerde :) )dizim b esnada bayağı dinlendi. Evet herkesin dediği gibi cahil gibi hasta hasta yüklenme demişlerdi, hırs mırs diye kendimi yiyomuşum herkes haklıymış. Spor hocalarım, doktor, bir iki manyak arkadaşım hepsi. Ben de salakmışım dinlememişim. Ama şimdi dinledim ve geçti gibi tık'lamıyor dizim. Haa saldım mı zorluyor muyum NO NOOOOOOO, bildiğin jump squat falan yok, statikte devam. Dün daha bacak çalıştım statik ve uzun süreli çalışıyorum ya 2 saatten fazla ürüyo düşün yani, daha bunun esnemesi var cardiosu var. Ben gym'de yatayım, kafayı BOSU'ya dayar matın üstinde üstüme Yoga battaniyesini çeker uyurum. Ne var ki. Daha zor koşullarda uyudum ben. Sabah da duş yerine önce havuza bi 1.5 k cup cup yupiii - öyle olmadı hayır ama bir gün olacak bir gece de beni D&R'da kilitli unutacaklar Kanyon'dakini tercih ederim.

Eylül gelsin koşular da başliicak. Şimdi abur cubur koşular denen bi koşu türü var. Böyle eğlenecsine. Ben de her hafta koşu bandında eklemi kemiği telef ede ede koşacağıma, outdoor için bahane olur diip çoğuna kaydımı yaptırdım. amaç kazanmak diil, hem Avrasya'ya hazırlık hem de outdoor kafası hem değişiklik mesela bi tanesi boyalı çokşeker bence (umarım tarih uyar) Bu sezon ciddiye aldığım 4 yarış var;

1- Urbanathlon 10 k engelli (geçen sene acayip eğlendim bu sene daha çok eğlenicem umarım bu sefer o tırın üzerinden atlarız)
2- Runistanbul 7k (ilk göz ağrım çok şeker bence ayrı seviyorum)
3- NewBalance Istanbul 2 Kasım evet ama kaç K bilemiyoruz keşke YM olsa çok isterim.
4- Avrasya 15 k koşucam, gururla bu sene Atatürk t-shirt'ü ile koşmak istiyorum. Ayrıca zamanımı aşağı çekmek (sakatlık elverdiğince tabi) Hem de TOFD için bağış toplayacağım Bu sefer bir sandalye alırım bence :) (nası gaz veriyorum)

Bir de lay lay lom çok eğleniyorum yarışları var işte onlar bunlara hazırlık istersem 5 k'yı 40 dakikada koşiim dert etmiicem önemli olan atmosfer diicem mesela
1- MudRace Bataçıka 5k bende çamura bulanmak için ayrı bi istek var
2- Colorsky 5k rengarenk mırrr bi koşu çok tatlı boyanıcaz böyle
3- Geyik koşuları: Koşmazsak kalbimiz kurusun :) ama 14'e cesaret edemem belki martta bu sefer gene 4k
4- GurmeRun Dalyan Bros'un gazına geldim 300 göğüs numarası ile koşuyorum hayırlısı

Bu arada her C.tesi AdımAdım ile Belgrad Ormanı'nda koşuyoruz gelsene :)

Hepsine nerdeyse kaydım OK yarışlarda görüşürüz:) (biri açılmadı birini birazdan yapıcam, kalanları tamam)

Sevgiyle

21 Nisan 2014 Pazartesi

Carb, protein, gizli tarifler, uykular herşey 1 saat 20 dakika için

Hangisi daha çok çekici geliyor bilmiyorum. 15 kilometereyi tamamlamış bir şekilde mutlu mesut bir şekilde olmak mı? Dünkü idmana göre ilk 15 kilometreme kıyasla daha iyi bir timing ile bitirecek gibi duruyorum o mu? Yoksa SquatDelisi ile bikinileri çekip güneşlenicez deli gibi yoksa bu mu ben tanorexiac'a çekici gelen... Uçak korkumu saymıyorum bile şu anda o çok başka hikaye. Bu hafta haftalarda Global Run Bodrum. Avrasya'dan beri hiç 15 k koşmadım. Allahım sana geliyorum. İdmanlar dahilinde dün 12 yaptık. Belgrad çift tur. E gayet de güzel oldu (12k - 1 saat 6 dakika gurur duydum vallahi)

Bir kişi daha bacaklar olmuş Roberto Carlos sen neyin peşindesin derse o bacak press'te 140 basıyor seni tepmesini istemezsin diye uyaracağım aha bu da yazılı uyarı FYI saygılarımla arz da ettm şimdi onlar düşünsün

Geçen Pazartesi gününden beri sayılı gramlı hesaplı besleniliyor. Kompleks karbonhidratlara ağırlık verildi. Yani yeşil sebzeler, tam tahıllar, meyveler şu an en iyi dostlarım (canım neler çekiyor bilsen). Bir de ben deli gibi proteine abanıyorum. Çünkü bu kompleks karbonhidratları şıp diye enerjiye çevirebiliyorum. Bu da 15 k boyunca dayanıklılığımı arttıracak. Ayrıca süt ürünlerinden kaynaklı yağları da gene günlük diyetimde arttrımış bulunmaktayım. Bu kızın da yağa ihtiyacı var. Yarıştan önce son karbonhidratımı (ki bunun yulaf olacağını planlıyorum) starttan en geç bir saat önce alma öngörüm var Allah yardımcım olsun. Ama yarış sonrası balıktı etti karbonhidrattı gömmmmüücem, çünkü bedenin o traumayı atlatmasında hem carb'lar hem de proteinler şirinler köyü etkisi veriyor. (Bodrum balık şarap rakı ne pardon? olmaz alkol yok yok yokkkk)

15 k diyip geçmemek gerek yarı-maratonun girizgahı kendisi. İdman programları çok da uzak değil birbirlerinden. Bu konuda hassasım. 15 de neymiş diyen bir çok zirzop arkadaşımın (valla utandım arkadaşım demeye) 5 kilometre yürümüşlüğü yok. Saygısız mikmikler. 
Euhuehuehuheheu (vallahi gülüyorum)

10 k üzeri koşularda recovery süresinin 2 güne kadar olduğunu okudum ve şoklara girdim (atmıyorum burda okudum bizde yalan yok). Tamam bacak kasları deli gibi kuvvetleniyor, ama sarsılıyor, core da öyle, eklemler bir acayip oluyor evet. Benim spesfik sorun ise beyinde bir gram fosfor kalmıyor (dün 12k sonrası terziye randevu verip - yarım saate gelicem dedi kadın - telefonu kapatıp dönüp uyudum ya hu. Sonra kapı çalınca a sen nerden çıktın). Traumayı azaltmak için bu hafta deli gibi beslenicem, bol uyuyup (hahahahah), hidrasyona. Çoook heycanllıyııımmmmmm.

Bana vücudumun öğrettiği en önemli şeylerden biri de aslında sınırları olmadığı. Ne kadar çalıştırırsan o kadar kapasitesini arttırabilen bir mekanizma bedenlerimiz. Yani bendeniz Mart 2013 itibari ile 1,5 k koşamazken şimdi 15 için ne yesem bir hafta önceden de yok efendim regeneration da ne yapsam diye bik bik konuşuyorum. Şu anda tüm mevzum bbu. Çünkü bedenden belki daha mühim mental hazırlık. Bu da şu demek bu hafta benim bütün mevzum bu arkadaşım çok sıkıcıyım evet ama napiim. Sen de beni destekleyeceksin bu kadar basit. İstediğin kadar sıkıl.

Hızlı başlangıç candır düsturu ile bu pazarki stratejimi oluşturuyorum itirazı olanı çok da dinlemiicem ama neyse

O zaman SuperGirl ve Shewolf olarak hazırlanıyoruz canım biz. Bodrum'daki pazar günü çıkacak olan toz dumanın kaynağı biziz :) 

Pazar günü ben (Temsili)

Sevgiyle

19 Mart 2014 Çarşamba

Hamster hamster koşan kim?

Halihazırda deliyim nasıl olsa, istediğimi söylerim, ayrıca ne yapsam da yeri :) bir de şirinim yaa kıyamıyosunuz bana :)  Bugün beni koşubandında çileden çıkartanları söylemek istiyorum....

Ben İstanbul'da yaşıyorum. Trafiğin bol, sapığın kıronun gırla, suçun yüksek olduğu metropol! Dünya şehri! Kimse kusura bakmasın yemişim böyle dünya şehrini. Öğrenciliğim Almanya'da geçti, gece 11'de ayakkabılarımı polarımı giyer karşıdaki ormana gider koşardım ben! Bir kere de bir Alllah'ın kulunun bana bir tek söz ettiğini hatırlamam ki orda bi deli ben olmazdım başka bir sürü insan olurdu. Hatta ata binen olurdu vay arakadaş ne manyak insanlar var yaw....

Bence şehirlerin gelişmişliği medeniyet seviyesi sokaklarında koşan insanlarıyla doğru orantılı. Bakınız Kopenhag, sanırım orada zorunlu herkes koşuyor. Ego yok bir şey yok zaten giyiyorlar ayakkabılarını pat pat pat. Amsterdam, Berlin, Rotterdam, Hannover, Hamburg, Malmö, Jönköping, Göteborg bunlar ilk aklıma gelenler. Mesela Vilnius'ta görmedim ben koşan birini... Tamam genelede Kuzey Avrupa oldu ama derdimi anlatabildim sanırım. Ha bir de yan-ders var çıkartılacak, bu memleketler buzzz gibi soğuk iğrenç sisli puslu yağışlı çamurlu yerler, yani neymiş, kafasına koyana soğuk çamur yağmur işlemezmiş, Nuh Tufanı kopsa gene takar patileri ayağa, iPod shuffle kulağa pat pat pat koşmaya...

Medeniyet dedik İstanbul'a bakalım. Şehir içinde zaten insanın deli olması gerek koşmak için, yani benim gibi diil bildiğin deli. Sıkıyosa koşsana Nişantaşı'nda. Bir kere hava ağır, pis rezil bööğğkk kirli. Sonra zaten kaldırımlar tıklı tıkış sardalye konservesi, tiki concon ablalara terli terli çarptığını düşünsene. Linç edilirsin. NET! Şimdi bilmediğim semtler hakkında konuşmayacağım. Bir Bağcılar, bir Gülsuyu, bir Ümraniye hayatımda görmediğim yerler açıkçası ha parkları falan vardır bilemem oralarda da ne kadar koşulur onu bilemem. Medeniyet level'ım benim sahil. Sahilde koşan hep olur. Anımdır geçen sene Kuruçeşme Parkında'yım nasıl karbonmonoksidden zehirlenmedim bilmiyorum. Çünkü Mangalcılar heryerde. Yasak kareşim yasak diyosun sırıtıyo. Ben de zabıtayı aradım toplattım bana ne ben de vergi veriyorum. Evet naletim. Evet arızayım ve evet koşmak istiyorum. Bir de balıkçılar var bayılyorum. Nabzım ama benim nabzımmm duramam her seferinde sen yemeyeceğin balıkları öldürmek için olta atacaksın diye. Hem balık tutmak da yasak hem onlar sarıkanat falan tutup lüferin kökünü kazıyorlar hem de tehlikeli arkadaşım milletin gözü falan çıkıyo onlar olta atarken. 31 Mart'ta oyum bunları yasaklayacak adaya ciddiyim....
Elde ne kadlı? Belgrad ormanı... Güzel. Zaten 3-5 kişiyiz koşan (bi kaç yüz yani) hepimiz her pazar ordayız. O da muhteşem ben zaten vergi veriyorum neden daha hala girişte 11 TL veriyorum nedeeeennnn? Bir de Aydos tarafında varmış parkurlar ama bak bilmediğim yeri yazmiim şimdi.

Bir de Koşubandı. Özellikle haftabaşı club'e gittiğimde koşubandı bulma sorunu yaşıyorum çünkü;
bazen de böyle hissediyorum 

Bazen böyle hissediyorum ama vazgeçmek yok :)
  1. Sevgili bacım, elde kitap okuyarak iPad mıncıklanarak koşubandı kullanılmaz ya birini yap ya diğerini
  2. Boynunuzu eğiyosunuz ya, ya postürünüz yamuluyor. Daha sonra daha ciddi sorunlar yaşarsınız benden söylemesi. Ayaklarına da bakma başın döner :) Ayrıca boynu eğdin nefes yolunu kapadın oksijen alımın azaldı nooldu? Olmaz, uzun dur postür önemli dik dur çocuuuuum
  3. Dizi seyreden insanlar kafada başka şey varsa ne işin var orda. Ben dizinin reklam arasında koşunbandından çıkıp koşa koşa saunaya gireni gördüm. Ne anladım o idmandan ben! (kızın poposu ve selülitleri de arkadan gitti zaten gözümle gördüm onlar da bir şey anlamamış)
  4. 4 km hızla 40 dakika yürsen ne ooluuur yürümesen ne olur. (yürümesen daha iyi olur benim gibi normal idman yapacaklar var yer işgal etme)
  5. Ortaya karışık: Hep aynı şeyi yap yap gelişemezsin, bi gün uzun yavaş koş, bi gün kısa hızlı, interval yap, eğim koy ne biliim değiştir işte aynı şeyi yapa yapa ilerleyemezsin ki...
  6. Isınmadan koşma!!! Esnemeden bitirme!!!! Bu maddeyi tartışmıyoruz. 
  7. Eller devamlı HR montörde koşulmaz, benim tavsiyem bir sensör bir chestband bir akıllı telefon veya saat. Böylece kaydını kıydunu tutarsın hayat güllük gülistanlık olur.
  8. Çok dik yapmıyoruz, herkesin limiti var ve bazen bir gün bir diğerine bile uymuyo kime neyin havasını yapıcan kes şunu
  9. Hızla atmalıyoruz banttan. Yandaki düşünce önce iyi misin diye sorup sonra gülüyoruz (ben bu sırayı hep karıştırıyourmmmm)
  10. Yan yana bantlarda koşuyor olmamız ille de akraba gibi konuşucaz anlamına gelmiyor. Hatta sen benim rakibimsin yarışıyorum seninle bilmem farkettin mi (ortalama hız ve mesafe olarak)
  11. Outdoor koşunun yerini tutmaz ama treadmill de candır benim gibi şehirde yaşıyorsan....
Al bu da koşubandı

Sevgiyle

17 Mart 2014 Pazartesi

Delire delire Bambi olmayı öğrendim :D

Baammmmbiiiiiii Bambi oldummm beeeennnn!!!! Beni bu işe SquatDelisi bulaştırdı. Kendisi bir Speedy Gonzales, benim de zaten dürtülmem gerekiyordu. Sonuç, koşu takvimi ile sonuçlandı. Runtalya'yı ben kaçırdım ruhum koştu tabi ama ben de fiziki koşu sezonumu dün sabah 10:15 itibari ile açtım :)

Ben (temsili)
Hava yağmurlu Pazar sabahının körü, 7'de alarmla uyandım, çünkü Deli olmak bunu gerektirir. Outdoor koşu ayakkabılarımı, çorabımı taytımı çift kat üstümü giydim, kapüşonlu ince outdoor spor ceketimi de geçirdim, istikamet Belgrad Ormanı. Parkurumuz Falih Rıfkı Atay mesire alanı. Zemin çamurlu, hava buzzzz, çamur, benim alışık olduğumdan çok. Yaşanam terslik; iilk 1,5 dakika Polar sensörümle saatim eşleşemedi, çözüm üşenmedim o kadar kıyafetin altından sensörü gene çıkartıp taktım.

Nabzım bir ara 180 küsurlarda seyretti bu benim maksiumum değerlerimmiş, Gym Cadısı vücut güzeli Sevgili Hocam hesapladı söyledi. Bir hafta boyunca eksik idman ve aldığım bir poşet ilaç antibiyotik bilmem ne olmasa madalyaya oynardım. 19 Ekim'de gene yapacağım o 4k madalyalarından biri benim olacak!

İlk çıkış gayet hoştu, keza düz çıkış, şeker bir parkur sadece biraz çamur. Dedim güzel hallederiz. Her halükarda hallederim evelallah bir süper kahraman sanıyorum kendimi. Velhasıl kelam 2km'nin sonunda kazın ayağının şeklini çoook temiz öğrendim ben. Odunların üzerinden atlayıp o çamurlu dik yokuşu yürüyerek tırmanırken dedim ki ulan ulaaaannnn ullaaaaaaayyyynnnnnn!!!! Çamur var yol dik, ben minik bir keçi gibi tırmanıyorum bir kaç kişiyi de geçtim iyi hoş, sonra efendim ağaç kökleri falan hadi gördüklerinle baş ediyorsun. Bir de görmediklerin var. O hain yapraklar zaten kendileri kayganlar bir de bubi tuzağı gibi altalrında ne olduğu belirsiz. Bazı noktalarda tek şansın o yapraklara basmak basacak başka bir şey yok çünkü. Ee satarım anasını diyip kaptırdım ben de, yalnız dengeyi bozup finish'i çmaur güreşçisi olarak geçmmek için nasıl kastıysam hamstringlerimde bir sızı ofis sandalyemden bu yazıyı yazmaktayım :) pişman mıyım hayır gene olsa yapar mıyım? 19 Ekim'de aynı parkurda aynı mesafeyi madalya için koşacağım innnşallaaahh :)
Ayakkabımda hala Avrasya Maratonu Sensörü olmasa iyiydi :)

Senelerdir benimle bir çok değişik ülkede koşan canım New Balance'larım parçalandı kim verecek hesabını kim kim kimmm :) 
Her yarış sonrası verilen Apaçi pozumdur seviniz sevdiriniz :) 
 

Orman sonrası Gym'e gidilip çekilen poz, hatıra madalyam, numaram, bayıldığım tshirtüm, ve takdir edersiniz o yağmurda ormanda giyecek en mantıklı şey olan Hunter'larım :p
Kendini aşmak, neler yapabileceğine şaşrımak, oha ben neymişim be yaaa demek için bence herkesin yapması gereken bir şey bu :) Bu linkten bilgi kayıt resim herşey herşeye ulaşırsın. Çok eğlendim ve çok mutlu oldum. Enerjiyi nasıl ürettiysem üstüne gym'e gidip kuvvet bile çalıştım. Günün kalanı ise Denizanası taklidi yaparak geçti. Kanepeye uzandım ve kaldım ara ara uyudum ara ara maç seyrettim.

4k demişler o parkura ayol neresi 4k bildiğin 6,5'tu o. Ben vücudumu tanırım kaç km koştuğumda ne tepki verir artık biliyorum, 4k'yı normalde ısınma için koşarım ama treadmill'de. Araziye çıkınca iş değişti sanırım. O son 1 km'de allah allah diyodum 1km bitmiş olmalıydı. Bir de kaptırıp inemiyosun işte yokuşları düz yol koşusu gibi kayıyo yerler hem de nasıl vııjjjttt kayıyo. Oooops çamur oldun al sana komedi. Bir de bazı yerlerde patika dar, tek sıra halinde Şirinler gibi koşuyosun. E geçmek istiyosun geçemiyosun. Bağırıyosun Sağ Sol neresinden geçeceksen önündekinin. E o da tutmuyo her zaman, benim gibi iPod kulağında koşanlar için duyur bakalım sesini. Adam o esnada Mahmut Tunceri vermiş son ses dinliyo gelmiş gaza bir halay havasında bammmbi bammbi sekiyo. Geç bakalım.

Nasıl geçiceeeeemmm öndekiniiii


Haftasonu idmanlarına devammmmmmm, 27 Nisan GlobaRun'dayız, çünkü psikopat bir deli olmak bunu gerektirir.

Sevgiyle