Sayfalar

Kader etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kader etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Tutacak dilek bulamıyorum - herşey böylece kalsın

Her Osmanlı'nın bir Almanya'sı vardır. Biri savaşa girince öbürünün de otomatik beraber girdiği. Benim EceHatun'um ve SquatDeli'm var.(Kimse alınmasın onlarkendilerini bilirlerin 300 spartalısının en başı da benim gene) Cumartesi günü iyilik peşinde koşanlar komünitesi Adım Adım geleneksel her ayın ilk Cumartesisi hareket et yarışını yaptı. Ben de ilk defa koştum, SquatDelisi MBA perişanı olduğu için bu seferlik yoktu, ben de onun için de koştum - yorgun olmasam 30 dakika altı koşacaktım, 7 Haziran'a inşallah - bu durumda bizler 3. olduk efendim. Tebriği kutlamayı havai fişekleri falan kabulleri başlamıştır (şampanya 10 Mayıs 2014 saat 17:00'den sonra vücutlar recovery'ye girince kisses)

Yaz modası: Uyan canım yaz geliyor sadece kadınlar değil erkeklere de geliyor, göbekli sarkık pörsük olmuyoruz, öyle isek rica ederim yaza evden katılın dolanmayın ortalıkta, bakınız burda ne var :)

Genel olarak durum şu, hayat sana gelen değil senin onunla ne yaptığın. Vallahi bak. Egonu çıkart, koy kenara bak nasıl her şey güzel oluyor. Mesela senin haftasonun 2 gün sürdü benimki daha uzundu ikimiz de Cuma başladık ve az önce bitirdik. (Pazartesi bugün sendromu olanlar varmş - Allah kabul etsin).

Cuma: İlk desteksiz headstandim! Vatana millete insaniyete hayırlı olsun. Kimsye bir faydası yok tabi olay benim olayım da, bana inanılmaz faydası var. Bir sene önce teleme peyniri olan karın kaslarım bugün vücudumun yarısının ağırlığını taşıyacak kıvamda. Bende o dinginlik var ki ters dönmüşken omurgam nerde boyum nerde o çizgi nerde hat nerde bilebiliyorum. Ulaşana kadar çok denedim çok düştüm çok kalçamla Şampanya Patlattım Buzprens(es)iyle çok güldük ama bak oldu. Cumartesi gene oldu acaba Cuma şanslı günüm müydü dedim, gene denedim aaa gene durdum:) Headstand neden önemli? Bedenen şifalı lenf drene eden, kalkış esnasında karın kaslarını duruşta core ve bacak kasları başta olmak üzere tüm bedeni çalıştıran bir postür. Şifalı; lenf drenajı makikeyle olmaz bununla olur bacaklardaki dolaşım uu beybiii  oluyor. yaırca bedenini tanıyorsun pozisyonlamayı tanıyorsun, yapamayacığın hiç bir şey kalmıyor. Şöyle oluyorsun: Sen de nesin beee ben başımın üzerinde duruyorum arkadaşım hah!

Hazır olmadan deneme, hazır olmadan bu hayatta hiç bir şey yapma eline yüzüne bulaştırırsın

Cumaretsi, 3. lük, oley, komünitenin bir parçası olmak oley! Koşu sonrası gidilen yerde kahvaltının ilk defa doğru gelmesi oley! Bizim servis kilitlemişliğimiz var ki menemen istedik omlet geldi. Çünkü benim menüm, 3 yumurtadan beyazpeynirli menemen o 3 yumurtanın sadece birinin sarısı olacak, diğer sarılara elveda! Yanında yulaf kepekli yoğurt, belki bir minnak bal, domates söğüş. Greyfurt suyu - herşeyden önce ve sonrasında da Sade Türk kahvesi yanında lokum olmasın istemem. Yulaf kepeği olmuyor genelede hiç bir yerde, yanımda taşıyorum - Vale'ye kriz yaşattım evet ama artık helal etsinler haklarını- ve fakat gene kuş yemimi mi o kuş mu yemliyeceksiniz sorusu bir geldi. Yazık bize de onlara da biz sayılı gramlı protein carb dengeli yemeğe savaştıkça bunlar kilitleniyor tuhaf geliyor. Sanki adama bana uzaylı budu kızart getir dedim.

Gece: Katy Perry şarkısı skinny dipping in the daark na na naaa, buz gibi sular, zindanlar masterlar, saklambaç oynayan kazık kadar insanlar, Guiseppem'i Amerika yolcusu etmek... konuşmayacağım bu konuda. Ama özet gibi bir şey de veriyim. Bu arada al sana dip not. Antioksidan can'dır. Antioksidan olmadan yaşama haftalık besin planını yaparken eklemeyi sakın unutma. Çilekler dutlar. Hatta biz kudurduk muhteşem peynirler, kavunlar, cevizler bademler (yediğimi içtiğimi sayıyorum diye okuyorsunuz bunları :) bir iki kadeh de kırmızı şarap (antioksidan ilaç niyetine doldur be saki). Hayyam şiirleri, Kervansaray maceraları, şarap ve kopuş konulu çalışmamız hakkında konuşmama yemini ettik - yazmama değil ama olmaz şimdi Türkiye buna hazır değil bebeğim :p



Pazar: Yeni projem var çok yakında :P DenizKızım oldu malum bahar kendisini yepyeniliyoruz.

Haftaya başlangıç: Muhteşem, Motivasyon level top! 4 güne nazaragelirsöyleyemembıktıknazardan ama ya burda okursunuz ya Fitness Magazin'de bilemem. Geri sayım DÖÖÖRRRTTTTT!!!! Fon müziğim aşağıda saygılar. Deli gibi işim gücüm var ama ben bağış mailleri listesi yapıyorum, alıcaz o akülü sandalyeyi eveeet eveeet, çünkü benim hayatımda herkes süper çünkü beni seviyolar, kendilerinie seviyolar ve hayata saygıları var. Bize kurşun işlemez çok duygusalım yerim kedimi.


Pazartesi cilt parlaması önerisi: Hareket et, delilikler yap, antioksidan ye. Bugün Hıdrellez, mutlaka kutla arın, temizlen, hayırlı dilekler dile, kendine saygı duy, bahar temizliği yap - bedeninde ve ruhunda.

Sevgiyle

6 Ocak 2014 Pazartesi

Tehlike anında yerdeki ışıkları izleyerek acil çıkışları bulabilirsiniz

Cumartesi günü sabah git-akşam gel bir şehir dışı kaçamağım oldu. Hem ziyaret hem ticaret bu deneyim esnasında bir çok yeni şey yaşadım ve hayatıma bir iki yenilik geldi. Öncelikle eski kötü enerjilerden kurtulacak cesareti edindim, ve önüme bir sebep verildi. Ayrıca artık evrenin bana verdiği bazı işaretleri artık gözardı edemeyeceğimi anlayıp zor bir karar verdim. Bana çok iyi gelecek biliyorum yalnız karar aşamasının zor olmasının yanı sıra biliyorum ki önümdeki bir müddet benim için çok da kolay olmayacak. Ayrıca hayatıma başka bir yenilik katmak üzereyim ki bu da 1 günlük seyahatimin asıl amacıydı. Yalnız dönüş yolunda yaşadığım şey verdiğim her iki kararın da ne kadar yerinde olduğunu ve kendime daha iyi bakmam gerektiğini bana anlatan aleni bir işaretti.

Dönüş için biletim biraz geç bir saatteydi, ama sahil kasabası olan destinasyonum gündüz muhteşem olmasına rağmen akşam buzzzz gibi oldu. 11'deki uçak için saat 8 buçukta hava limanına gelip CIP lounge'a kuruldum. Kendime kuru yemişli, ıhlamurlu Türk kahveli bir "break" verdim ve kitabıma gömüldüm. Bekleme, yolculuk gibi anları kendime kaliteli zaman olarak yaratmak benim için bir gereklilikti ki bu konuda çok başarılıyım. Aferim FitnessDelisi'ne.

Uçağa bindik, zaten uçak korkum var, stresliyim. Biliyorum stres benim için iyi bir şey değil ama ne yapiim elimde değil tırsıyorum. Tonlarca ağırlıkta metal bir şeyin içinde 10000 metrede uçuyor olmak beni tedirgin ediyor. Kaldı ki yüksek makina mühendisiyim, Airbusların kanatlarını arkadaşım dizayn ediyor gene de korkuyorum arkadaşım ne yapiim. Bilmek lanetlenmektir der Nietsche; doğru! Nasıl uçtuklarını öğrendim o zaman korkmaya başladım. Mini mini bir veletken en sevdiğim şeydi oysa uçağa binmek.

Tam ayrılıyoruz artık, ben bildiğim duaları ediyorum içimden içimden. Bir adam uçağın arkasından öne doğru yalpalayarak geldi uçuş görevlilerinin yanına. Anlamadık ama önde bir panik havası. Be iyice kafadan kurmaya başladım tabi. Kafamın içinde patlamalı salgın hastalıklı komplo senaryoları dönüyor ne oldu acaba diye. Zaten yusuf yusuf ve kalanıyım. Adamcağızın yan dönmesiyle yüzünün halini gördüm. Gözleri tamamen kapanmış şişmekten, surat kıpkırmızı. Doktor anonsları yaplıyor, bir süre sonra dönen mavi ışıkları ile ambulanslar geldi, kapılar açıldı, uçak yeniden yanaşmış zaten, adamcağızı sedyeyle alıp götürdüler. Bagajını da indirdiler. Biz panikten bitmiş haldeyiz tabi. Ne oldu diye. Sakinleşmek için öğrendiğim ve pratik ettiğim pranayama tekniklerini uygulamaya çalışıyorum. Oturduğum yerde yapabileceğim basit yoga pozlarını deniyorum mini twsitler yapıyorum. Burada bir sene önce başladığım pratiğim için teşekkür ediyorum. Ama olmuyor kabin amirini çağırdım, su istedim panik atağım olduğunu söyledim ve ne olduğunu sordum. Adamcağız (umarım şimdi iyidir, bizlere verilen işaret umarım onun için büyük bir şeye mal olmamıştır) kalp hastasıymış ve yüzü o yüzden o hale gelmiş en son baygındı uçaktan indirilirken.

Suyumu içtim, nefes tekniklerine devam ettim, ama bir yandan da ne kadar uğraşsam da zihnimi boşaltamadım. Çünkü hepimiz oraya belli bir sebepten olayı gitmiştik, ve belli bir sebeple dönüyorduk. Ben hayatıma yeni bir ekleme yapıyorum, yanımızdaki adamlar yeni bir butik otel yaptırıyorlar. Hepimiz ertesi günkü planlarımızı düşünüyoruz. Ama hayat o kadar kısa o kadar ani o kadar sürprizli ki... O adamın da eminim planları vardı, bekleyenleri vardı ve bir anda böyle bir şey yaşadı. Biz korktuk, kendimiz için, onun için, ya bize de olursa diye. Ben bir de bayağı bir ekstra teori üretmişim zaten paranoyanın doruklarındayım. Dedim ki kendime o ben de olabilirdim. Ya da ileride olabilirim. İnsan vücudu çok tuhaf bir sistem, çok değişik bir mekanizma. "GOD FACTOR" her zaman var ama riskleri minimze etmek de bizim elimizde. Vücuduma daha iyi bakmaya karar verdim, ruhuma da. Bir haftadır süren ve beni inanılmaz strese sokan durumu da o anda kapatmaya karar verdim. Bana iyilik getirmeyen şeylerin hayatımda yeri olmamalı, stres sağlığı olumsuz etkiliyor. Nasıl trans-yağ yemiyorsam, nasıl hem ruhumu hem vücudumu devamlı idmana tabi tutuyorsam stresten de uzak kalmalıyım. Orada verdiğim final kararı dönüşte yaşananlarla perçinlendi. Ne olursa olsun ruha bedene iyi davranmalı, kader faktörünün dışında gelebilecek zararlardan korumak için çalışmalıyız.

Tanımıyorum o adamcağızı, hiç de tanışmayacağım muhtemelen. Sayesinde hayatımda büyük bir değişiklik yaptım. Onun yaşadığı deneyim benim için bir işaret oldu. Umarım iyidir, umarım teşekkürüm ona ödül olarak döner. Evren, Tanrı, Kader... her ne ise bizi yöneten bizimle oyunlar oynayan ona iyilik verir.

Bir de bedene iyi bakma; bir insanın yüzünün o hale gelebileceğini asla ama asla tahmin edemezdim. (İtiraf ediyorum adamı bir ara Japon zannettim). Sarsıcı bir deneyim oldu. Ama travmaları olumlu çıktılarla sonlandırmak da benim elimde. Senin de. Bak bakalım evren sana nasıl işaretler veriyor. Kendine ruhuna dahai iyi bakman için...


Sıkıntılar, stres, dert, tasa. Bazılarını yönetemeyiz ama bazılarından zor da olsa uzaklaşabiliriz. Ne kadar zor da olsa kendi iyiliğin için bazen zor kararları vermek seni kurtarır. Deneyimleri takip ederek yaşamını iyileştir, ders al ve gereken kararları vermekten korkma.

Sevgiyle