Sayfalar

Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2015 Cuma

Kırılan döngü ve sen

3 yıldır  her allahın  günü  gittiğim  spor salonundan bonservisimi alıp yepyeni bir yere  transferimi gerçekleştirdim. Ufo gören  masum kezban kıvamında  takılıyorum aa kokmuyor aa havlularda yırtık  yok aaa hoca ilgilendi aaa tertemiz, nelere maruz kaldiysam hayir ben de oyle merdiven alti bir yerde değildim o zamanlar en iyilerinden biri buydu. Değişim iyidir konfor alanında  bunu balllll gibi unutuyoruz. Konfor alanında kalsaydım yakınma  şikayet  ve saire devam edip duracaktım ama bebeğim bu hiç bana  uygun bir şey  değil. 

Konfor alanı; yoga eğitmenlik  eğitimi  alıyorum  ya dünyaya  davul zurna ile ilan ettim zaten. (Kişiliğim tam bir lunapark!) Bize demişlerdi ki eeennn başta hayatınızda  bir çok  değişim  olacak.  E tabi ben bundan pek hoşlanmamışım değişim  oldukca anlıyorum. Bir anda neredeyse herşey  değişti özellikle bir hafta içinde. Idman programından tut yeni insanlar yeni hobiler yeni ilgi alanları, eskiyenlerden ister istemez kurtulma. Ne ararsan aksiyon  gözyaşı  dram kahkaha öfke  ve patlaması  (kesinlike no regret gene olsa gene yaparım  hatta daha da cok yaparim).

Ben bugün  sana değişimden  bahsedicem. Değişim  iyidir, ama çok  çok  zordur. Motivasyonunu ve gücünü  kuvvetini yüksek  tutman gerek. Bazen bekledigin şeyler olur benspor salonundan ayrılmayı  bekliyordum, şikayetçiydim bir milyon şeyden  ama arkadaşlarım, oradaki paylaşımlar  ve saire beni orada tutuyordu. Sonra bir anda önüme  helen harika hir firsat üzerine spor salonu değil  de kendine  yaşam  merkezi diyen bir yere geçtim  deli bir konsept ve ilk 1 haftanın  sonunda  bende hir müşteri  memnuniyeti bir ışıldama.

Hayatımdan  bazi insanları  çıkartmayı  beklemiyordum meselahep orada olacaklarını  sanıp  ona göre plan program yapıyorsun  sonra bir bakıyorsun  ooo seninki bi korkuya kapılmış ardına  bakmadan kaçışlarda. Sana ciaooo, e ben naapicam oluyorsun. Hemen yeni insanlar geliyor hayatina sana gerçekten bir şeyler  katan. Çünkü  bir bakıyorsun  o korkkak olan vardı  ya hani hayal meyal hatırladığın ha bildin mi o sana bir şey katmıyormuş aksine senin hayatının etinden sütünden  bir güzel  faydalanıyormuş. Kaldır  kafayı  bak kaç  kişi  göreceksin  böyle etrafında. Salla gitsin.

Yeni kasları  çalıştır  yeni duygular hisset, yeniden yaşamaya  başla. Haksızlığa uğruyorum ama... deme o ama hiçbir şeyi meşrulaştırmaz. Kendini kullandırma. Yaptim bilip anlatıyorum.

Bu hayatta ilham alamazsan motive olamazsan o göbeğe mahkum o selülitlere pasaport çıkartarak  yaşayan  o kavanozun kapağını  açamayacak kadar güçsüz kendini kaldırmaya hali olmayacak kadar yorgun ve tembel, hayatını  degistiremeyecek kadar güçsüz olursun. Bedene ve ruhen çıkar  misin rica ediyorum hamster gibi içinde  süründüğün döngüden? Çünkü  sen çıkmadan devam etsen de bunyen zaten atıyor o şeyi  hayat envanterinden.

Kalk silkin gidenin yeri hemen doluyor hu huuu

Namaste yavru

18 Mart 2015 Çarşamba

Bu selülit katmanı da baldırına afiyet olsun

Bana gelen ay ben ne yiiceeaaammmm soruları bir yana, eşe dosta amme hizmeti vermek sevinç dolu bir şey de, anla be arkadaşım sen de. Bak benim dilimde tüy bitti. Aç kalarak kilo veremezsinnnn. Yok bi paket sunta kraker yedim, onun dışında su içtim. Aferim al sana sertifika artık bir devesin! Haydi bakalım Sahra'yı geçiyoruz. İç suyunu. Aferiimmmm.

Spro yapıcaksın illa da ama illa da hareket ediceksin şart bu bak diyorum, olmaz ben sevmem ben yapamam ay benim zamanım yok akşam dizi iliicem falan diyor bana yaaa. O zaman kalk haftasonu sıcak bi yere gidelim dediğimde ay ben yaza hazır diilim demeyeceksin. Ben nasıl hazırım? Sinirlenmedim ama aynı şeyi 9909374 kere söyletince insanların aptal deüil de bana karşı kastı olduğunu düşünmeye başlıyorum.
bu ben değilim benim saçlarım daha uzun kendi resmimi de bloga az koyarım bilesiniz diye yazyorum

Bir kere bir insan nasıl spor yapmay sevmez ya? Senin dedenin dedesinin ancient ataları falan avcı insanlarmış. Sen genetik olarak hareket etmeye programlı bi canlısın. Aslan kaplan kapmasın yemesin onu diye koşan bi neslin son durumuna bak yazıklar olsun! Seni salacaksın Serengeti'ye orda zıp zıp koştur. Sadece yemek yemeyerek kilo nasıl vereceksin. Bir de amacın kilo vermekse girme bu işe. Sen mevsim dönümlerinde liposuction yaptır ne sana eziyet olsun ne bana. Senin amacın tansiyon kalp damar hastası kanser olmamak mı? Şeker hastası olmamak mı? Yoksa 38 beden bikiniye o pardon da kocaman yağlı poponu tıkıştırıp fışkıran selülitlerinle salınmak mı? Yok efendim onun sadece karnı varmış mekik çekse yetermiş. He diyorum sana he. Çek bakalım. Hayaller Adriana Lima gerçekler Akrep nalan bebişim ya. Kedin köpeğin varsa dikkat et.

Paton çıldırdı büyük fırsat hepinize benden battal boy pareo. Sarınır bürünür şemsiye altında gizlenirsin. Ortak konumuz yok ben güeşin altında hoplaya zıplaya firzbi falan oynuyor olurum. Ya bu kadın milleti yemin ediyorum tuhaf! Ayaklar kırmızı ojeli kışın ortasında bile pedikür aksamaz. Eller öyle. Saç boyası hep tam, hombre mi moda boat, tüy mü moda taktır, Falcı için burdan teeeee Çerkezköye giden biliyorum ben cumartesi sabahı 5te kalkıp para veriyolar da haftaiçi o saatte kalkmıyor kadın! E spora git, olmaz sevmiyorum üşeniyorum ben yapamam. O zaman şuraya kadar yazdığım herşeyi de o bol katkı maddeli bol yağlı kalorili sezar salatanla beraber yiyeceksin. Bu selülit katmanı da baldırına afiyet olsun.
bu da ben değilim dedim ya heö saçım daha uzun hem de daha sarı bu aralar bi de bacaklarım daha uzun ben değilim yani

Olay kilo vermen değil. Kaç kilo çektiğin değil. Allah rızası için bi de bana niye soruysun ya? Bi milyon diyetisyen var ben kendime göre o kendine... Hoca değilim yaşam koçu değilim. Onlar paralı bende bedava ya çakaliinnnggg. Abla önemli olan sağlıklı mısın? Hastalık riski ne? benim ana tarafındna kanser baba tarafınan kalp riskim var. Mükemmel ikili oldukları için benim folks bana da muhteşem bir genetik miras atlası bıraktılar. tamam ana tarafındna gelen genlerde yaşlanma etkileri falan olmuyor e genetik olarak da güzeliz şimdi ama risk iyiymiş yani. Ha şeker de var bi koldan. Ben şimdi oturup hastalık çekerek ölümü mü bekliiim yoksa kalkıp riski minimize mi edeyim? E mantıklı olan da gece oturup bi dünya şey yiyip survivor izlemek zaten di mi ama ya ne kendimi yorucam koşu ağırlık spor falan.

Gerizekalının biri bana geçenlerde gym'den çık da hayata bir bak demişti, yavrum densiz, sen kafan bir milyon göbek hoplatıyorken ben hayatın anlamını çözmüş tesbih yapıyorum. Kendine gel.
FUCK SKINNY GET FIT canım ya 

Etrafımdaki günlük problemim çözüldü hayatım harika tiplemeleri beni güldürmekten öteye gitmiyor. Bilen bilir, sen insan ol iste ben sana üstümü başımı yolun ortasında çıkartıp veririm neden istiyorsun nedne lazım diye de sormam. Ama sana bak doğru yol burası dediğimde o koca poponu öbür tarafa doğru sürüklüyorsan bana ikinci kez sorma hakkın kalmıyor.

Hepinizin hayatta iki şansı var. İlkinde batırdınız mı? Dene bir daha ama ikinci denemende de batırıyorsan sorry ama çok da malmışsın beybi be. O zaman işte ben sana bir ceza veririm ellerime sağlık. Bol Omega 3'lü lifli protein ağırlklı bir öğün ömrün boyu gevelersin.

Hadi öptüm seni sen aç kal ben bugün off günümdeyim. Haftalık programda muhteşem bir detox Saturday var. Yogalı detoxlu sonracığıma mis gibi ruhani temizlikli.

Özel not: Bundan sonra bana gene aynı soruyu sorana vereceğim cevap şu: LÜFER! ne demek mi lüfer? Bi düşün bakalım aaa bulamadın mı oysa ben de çok sitiyordum anla diye :p

2015 bikini preview için de buraya baktım ben.

Sevgiyle

26 Şubat 2015 Perşembe

Bugün yaralarım açık açın bakın içine neler var neler!

Yaralarımız bizi bir yerde biz yapar. Ruhen ve bedenen taşıdığımız yaralarımızı savaş meydanından çıkmışçasına sergilemeyi severiz. Biz kim miyiz? Hayat hikayesinden mutluluk duyanlar. O yaraların bizi oluşturduğunu bildiğimiz için, onların bizi daha da değerli hikayelere dönüştürdüğünü bildiğimiz için. Hayır ruhen çökük değilim. Hatta muhteşem gidiyor her şey! O kadar ki yok artık daha da ne kadar olabilir derken daha da üzerine çilek, marakuja falan geliyor. En sevdiğim meyveler yaaa off bi de passion fruit, bi de şeftali üzüm karpuz. Benim hayat döndü mü sana bostana. (dandini dandini dastaaaaanaaa)

Bugün mevzum bedensel yaralar. Alnımda bir iz var 2.5 yaşımdayden salıncaktan uçmuşum demir girmiş :) ne zaman gülsem alnımda bir oyuk kendimi onsuz düşünemiyorum. Sol elimin işaret parmağının kenarı ilk elma soyma denememden kalma biz izle süslü yaşım 6 bir şubat gecesi gene. Bıçak kesiği, o kadar çok kan akmıştı ki kanı izlemekten ona şaşırmaktan acısını hissetmemiştim. Sağ elimin işaret parmağını geçen sene kapıyla Bosu arasına sıkıştırım ordan kalma sıyrık izi var nasıl sıkıştırdıysam deli gibi kanadı izler yaptı falan.
aynen böyle kopardım işte aynnnen böyle 

Görünenleri halettiysek görünmeyenlere gelelim. Burunda kırık, 5 Şubat 1993 Uludağ Ayıyolu'nda kayak kazası, aynı kazada geçirilen beyin sarsıntısı. Sağ ayak yan bağlarında kopuk (tarih veremiyorum o kadar çok koparttım ki, ilk kopuştan sonra seninkiler git başka dokulara yapış olacak iş mi ben de hala azimle kopartmaya devam). Bağlarım da kendim gibi tendomlarım deli, kopuklar yani. Sol diz kapağında 27 Nisan 2014 Bodrum GlobalRun esnasında kıkırdak zedelenmesi sonucu kondramalezzi patella. İşte bak bu son iki arkadaş ile ömür boyu yaşamak durumundayım. Bağlarla barıştık bi nevi ama tabi arada esip gürlüyorlar. Diz yeni. Burun kaynadı, gerçi koku alma duyum çok zayıf parfümleri falan remsen burnuma sokup deniyorum Allah affetsin. Beyin olayını sormayın amaaaan ne olur.

Pazar günü koşacağım 21k şu an hayal bana. Doktor amca dedi ki no no. ben de dedim OK bu sefer valllahi dinleyeceğim (geçen sefer koşma diyecek diye 2 yarış daha koşup öyle gittim de adam çıldırdı, bir ara beni akıl hastanesine kapatacak sandım). Cahillik mi yaptığım? Evet! Yani kızım sen 2 mühendislik diploması sahibi 5 dil bilen 2 tane uluslararası nanopartikel sentezi konusunda makale yayınlamış insansın Science Direct'te falan. Bu ne şimdi. belki 3 yarışı sakat sakat koşmasaydım şu an durum bu kadar vahim olmazdı. (Bilmiyorum ya da olurdu) Ama önemli olan bir yerde bilinçlenmek. Bu bende 33 yaşıma tekabül etti. Bizim sülale kadınlarının minimum 90 sene yaşadığını göz önünde bulundurursak (kırışığımız olmaz, saçımız da az beyazlar - geneti olarak vakayız aynı zamanda sosyolojik olarak falan da vakayız valla manyak insanlar benim sülale) bence 33 iyidir iyi.

4 yaşımdan beri aktif spro yapıyorum (kayak benim ilk aşkımmmmmm) ömrümün nerdeyse yarısını çift lisanslı sporcu olarak geçirdim sonra devlet üniversitesine gittim salak gibi. Yurt dışında okurken spordan para da kazandım, şu anda da hayatımın odağı spor. Her zaman olduğu gibi. Ama ne yapardak yapalım beden işte, sakatlanıyori yaralnıyor bereleniyor bağı kopuyor. Daha geçen hfta lise arkadaşım kayakta bacağını kırdı kız şimdi terminatör bacaklı bir insan olarak dolanıyor biyonik bi şey takmışlar kıza. Sakatlıklarımızla yaşamak onlarla barışmak onları hikayemize katmak gerek işte ben de tam bunu söylüyorum. Ama en çok onlarla yaşamak. Bu arada yavru kuşu kara kuzum eşsiz mementsiz arkadaşım geçmiş olsun seni çok seviyorum.

TOFD için bağış mektuplarımı gönderdim ama koşamayacağım, daha da çok desteğinize ihtiyacım var yani. Siz şimdi yapın bana bu güzelliği bakın bir dahaki yarışta be neler yapıyorum!

Sevgiyle

21 Ocak 2015 Çarşamba

aynalar kırılıp kalbin cam parçası gibi ağzından çıkar ya öyle bir gün

Orada yalan yok orada dolan yok orada sen varsın aynalar var ve sen aynalar ile karşılıklısın. Yaptığını da yapamadığın da o aynalar sana gösteriyor. Limitlerini de çıkabileceğin aşabileceğin altında kalabileceğin yerleri de...

Bir haftadır ya da 10 gündür diyelim, hayatımın en berbat haftasını yaşıyorum diyebilirim. Zor zamanlar daha önce bu kadar zorlanmamıştım. Bir haftadır çok sağlıklı olmayan bir şeyler yapıyorum. Cahil cesareti değil ama çaresizlik olabillir mi acaba? Yüzleşme korkusu yok ya değil. Ama evren (yoga yapan insanız işte bir bütünlüğümüz oluşmuş zamanla) bir şekilde sabah bana ne yapıyorsun sen ağlama titre dedi.



ne yaptım? kendimden çıkarttım. uzun zamandır gezerken yerken içerken aldığım tüm kiloları muhteşem verdim. (burada muhteşem ironiktir) geçen hafta bir anda HIT içinde  bulunca kendimi üzerine bir cardio daha çalınca idamnda 1300 kaloriye çıktım. Ertesi gün bunu 1200 takip etti. Cuma akşamı Yoga yaparken hala glutelarımda titreme ve ağrı vardı, ama yogadan başka şansım yoktu. Cumaretsi günü IronMac benim kurtuluşum oldu çünkü bittiğinde kas ağrısından kendi derdimi hatırlamıyordum. Diğer tarafta işler daha da kötüye gidiyordu. Pazar... Kayboldum popo ve glute sancısı bambaşkaymış. Allah bizi o ağrılar olmadan bırakmasın. Sonra işler daha da beter olunca vücut strese karşı verdiği tepkiyi anında ve hızlıca koydu masaya dedi ki kilitliyorum kendimi. Yemekten kesilip sadece sıvılar ile ayakta durdum. Yediğimi çıkarttım yutmak kelimesi bile midemi bulandırdı. Hala devam ediyor. hala geçmiş değil. İdman başına 1200 minimum kalori yakımı (ben kalp polarım) benim istediğim değil. anlatamadıklarımı işte o ekstra ağırlıklar halterimdeyken deep squattan shoulder presse giden yolda bağırarak anlatmaya çalıştım. Kimse duymadı duyması gereken duymadı. 165 lik push up burpee setleri. Deadlift pressler. hepsi unutmak içindi. ne yapsaydım içse miydim? Dün akşam bir kadeh o da antioksidan. besinsiz kaldı beden 57 kilo oldu S'ler 36 lar üzerimde dönüyor çoraplarıma mukayyet olamıyorum ayaklarımdalar resmen rezillik. Tam da bulk olup büyüyeceğim an.

Bugün neşeli değil bu yazı. Bugün canım çok sıkkın. Bugün aynalara bakıp çıkartmak da istemiyorum. Yüzleşme porblemim yok bugün halim yok. Bugün yorgunum. Bazı şeyler Gym'de çözemeyeceğin kadar büyük ve acı verici. Bazı şeyler çünkü seni besinsiz ve uykusuz bırakıyor. Bazı şeyler çok içeride kalıyor. ben gene devam edeceğim dambılları alıp bağırmaya, bosulardan atlayıp push up varyasyonları yapmaya. ben kimseye vurmayacağım boks eldivenlerimi takıp kick box tekmelerimi atıp kimseyi hayal etmeden idmana devam edeceğim.

Öldürmeyen şey güçlendiriyor ya bazı şeyler de ruhunu öldürüyor. Sanırım bu öyle bir şey. Yediklerimi kusmaktan daha faydalı ruhumdakileri kusmak. Ağzımı açınca kırık cam parçaları gibi kalbim çıkıyor çünkü. Ben aşka sevgiye köprü yapmaya devam edeceğim, dünya beni üzerse bir de headstand shoulderstand yapıp tersten bakacağım. Ben bir şekilde koşmaya finishe varmaya devam edeceğim sanki su istasyonuna daha 5 k varken susadım, güneş çok parlak ve tabanıma kramp girdi. Sanki yanlışlıkla 5 yerine 10 kiloluk dambıl aldım. 140 kg ile leg press yaparken hissetmedim bu içimdeki basıncı.

Çıkarılacak dersler: Aç karnına spor yapma insanın tansiyonu düşünce o halterleri lüp lüp kaldırdığın gibi kaldıramıyorsun çakılıyorsun stüdyonun tabanına yatıyorsun öyle, beslenmene uykuna dikkat et, boynum tutuldu çözemiyorum kendimi kesicem

Bugün canım sıkkın...

Sevgiyle

15 Ocak 2015 Perşembe

Acemi Birliği

Yemin ediyorum hayat onlarla daha rahat daha güzel daha sakin daha daha daha hoş. Amerikalı kız bile dün bunlar geldi eski aile hhavamızı kaybettik dei. Bu kadar istila altındayız. Yeni üyeleri sevmiyorz. Neden? Çünkü şu an bir heves gelip kalabalık yapıyorlar. Derslerin düzen ve peroformansını olumsuz etkiliyorlar bildiğin dibe çekiyorlar. Ukalalr. Bir tanes (hatta sonra bir tane daha gördüm ama o ikinci en azından spor taytı giymişti) bildiğin günlük siyah taytın içine naylon külotlu çorabını giymiş (Allah bacaklarından varisleri eksik etmesin bacım) gelmiş. Tebrik ederim çağ atladın. Hayır kayak kazası geçirdim, burnum öyle koku konusunda nazlıdır (tepe üstü bombeden yere çakıldım kaza dediğim de bu, yaş 11 falan - durdum mu? hayır kırık burun ve kafada beyin sarsıntısı ile annemden kaçıp kaymaya devam etmiştim). Kadın yanımda spinningde buram buram terle karışık yanık külotlu çorap kokuyordu. Nasıl? aşağıladığınız recep İvedik quotation'una konu olmak nasıl bir his? Bravo bu durumdasın işte.


Başka örnek, kadın giyinmiş duşunu almış canım benim saunanın kapısında böyle içeri girsem 5 dakika olur mu diye soruyor. Arkadaşıma dedim sen onu bana yollasaydın içeri, yollasaydın ben onu o halde 15 dakika da 35 dakika da tutardım.

En sevmediğim şey kalabalık, kendi ağırlığımla bile çalışacak yer yok bu aralar yeni yıl kararları verdiler ya her gün gy'e gelecekler kilo verecekler yaza packleri olacak. Şimdi o öyle olmuyor. Neden? bunu çünkü hayat tarzı yapmazsan olmaz. Amaç sadece kilo vermek ise olmaz. Sağlıklı yaşiicam ben yuppiii dersen olur o zaman. Ama onun kafası 100 kişiden 2'sinde falan var. Zor çünkü. Alkol yok, öyle sabahlara kadar bar club gezmek yok, para veriyorlar her sabah 6'da kalkıp Tuzla'ya geliyorum yoksa deli miyim? Ama haftasonu kalkarım sabahın köründe ormana git sahile git koş. Dün akşam bir idman yaptık çığlık çığlığa çıkartalım diye bağıra bağıra gittik. Çin işkencesi çekiyoruz evet ama gönüllü. Börek yok yaa börek!!! İşe gel. Beslenmene bir dikkat etmen gerek. Dün mesela abartmışım sabah vücudumda bir gram şeker kalmadığını hala hissediyordum. (Cici Bebe yiyorum bu durumda, bol kalorili ama en azından hem abur cubur gibi hem değil gibi, yarış öncesi de yediğim ley)

Kiloyu verdin (ki canım yaza kadar senin zor o iş, bir de sağa sola iş atarken spor çıkışı kanyon cafelerinde şarap bira içerken görülmüşsün senin 2015 de iyi göbek kalça yapacak maşallaaaahhhh), hayat tarzını oturtacaksın 7 kilo verim böreeekkk mesela yok!

Uyku düzenin olacak, yemek planın olacak, o zaten yerleşiyor bi noktadan sonra ama sabır o noktaya gelebilmekte çok yakın bi nokta değil bebiş o epey uzak hatta.

Aktif kalacaksın, 9 kilo verdim 36 beden oldum bikiniye sığdım dersen 10 güne kalmaz o kenarların bir sarkar jabba the hutt gibi olursun mazallah. ben de sana bakar bakar gülerim aslında komik olursun keşke uyarmasaydım ayoool. gene idmana devam o artık hayat tarzın ya hani bitmeyecek o :)



Çevre önemli spor yapmayanla olmaz! Ne dost ne arkadaş ne sevgili ne aile olmuyor herkes spor yapacak. Alie de vallahi annem Bikram Yoga yapıyor mesela, bütün arkadaşlarım sporda, yapmayanlar başladınasıl gazladıysam nasıl insanların beynini yediysem beni dinlemektense başlamak daha kolay geldi, hepsi de memnun. #thinkingof'um pek spor yapmıyor ama o da yapıyor canı istediğinde :) aktif fluffy <3



Beslenme alışkanlıklarını değiştirip iyi sağlıklı yönde tutacaksın. Sadece diyet ile veridğin aldığın yoyo kiloları hatırla... iğrenç di mi spor ve beslenme elele ile sağlıklı ayyy iğrenç kamu sporu gibi bööğğğkkk

Gym'den vaz geçme. Birisi gel bilmem ne dediğinde de ki, sorry önce spora gitmem gerekiyor. Ben şahsen biri ölmedikçe sektirmem. Hatta biri ölüyorsa da ölmüş rahmetli yani benim orda olmam olmama da işte mahalle baskısı....


Yani bugün bir yenilere giydirdik, iki spor spor taytı ile yapılı öğrendik, içine naylon çorap giyilmez (bakınız recep ivedik) ve verilen kilolar nasıl veirlmiş kalır onu öğrendik.

Accayip faydalı olduğum bir gün daha hehehe haydi uğurlar ola

sevgiyle.

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Bazen hakikaten kükrüyorum kendim bile korkuyorum

Bazen böyle bir tövbe estağfurullah yapamiicam gibi oluyosun di mi? Ben bu bar'ı kaldıramam, ben daha fazla lizard poz'da derine inemem, ben daha fazla koşamam ben daha fazla olmuyor olmuyooor diye bağırıp duruma göre kıyafet yırtıp saç baş yolup duruma göre olduğun yere yığılıp kalmak istiyorsun di mi?



Bana da oluyor arada takma, yani muhtemelen sana olduğu kadar sık olmuyor ama bana da oluyor yani. Nedir bu? Nefs! Vallahi. Ya hu FitnessDelisi Ramazan moduna mı girdin? Çok Mesnevi okuyorsun, pek sufilere erenlere daldın diyene de diyorum ki vallahi bak nefs o! Çünkü bırakıp gidip yatmak istiyor canın. Fitness Tanrıları Fitness Şeytanlarını Dambıldor'dan kovduğundan beri atletleri barlara boş işlere yüksek vücut yağlarına çekmeye çalışan varlıklar. Evet sapıttım. Sıcak bebişim yaa...



Yenersin bunu geçersin inan bana. Bir kere nefesin kadar varsın. Ağır mı, uzak mı? esnek mi değilsin. Nefes al derin bir nefes al tüm vücuduna yayıldığını hisset nefesin. Bu zamanla oluyor nefes egzersizleri yapmanı tavsiye ederim en azında 2 haftada bir falan pranayama yap ki fikrin olsun. Özellikle orta uzun mesafe koşularında bir işine yarayacak bana dua edeceksin. O derin efes kaslarının gerginliğini atacak sinirini alacak gezdir nefesi bedeninde. Tanrısal gücü hisset, o gücün parçası olduğunu hisset ve bak oldu bile misler gibi :)

Aklını bırak. Aklını o kapıda bırak. (ben şahsen hiiiç zorlanmıyorum bunda). İş, güç, sevgili, aile, kredi kartı, patron, proje, tarih, bik bik bik banaaa NEEEEEEE. Kapıda kaldı onlar. Burası benim mabedim ben burada en güçlüyüm ve şu anda yapmam gereken neyse aklımda yalnızca o var. Lizard mı yapıcam kalçamı nasıl daha dernie indirirm? Barı bend over poziyonda 90 derece mi kaldırıcam aklım sadece kaslarımda ve açımda sakatlanmadan başarı! 15k mı koşucam aklım yok ayaklarım kanatlandı. Bu kadar. Ada kendini. En derin meditasyon gibi gelicek.


Kabul et. Hepimizin limitleri var. Benimki seninkinden ileride onunki de benimkinden. So what! Ama san bir sır vereyim mi? O limitler ilerliyor o sınırlar genişliyor ve sen hayal edemeyeceğin yerlere geliyorsun. Sorunu çözmek istersen önce yeneceksin bu kadar!


Zorla ACCEPT THE CHALLENGE! Gözlemle, sına, dene, zorla, tart, YAP. Herşeyi ortaya koy! Rakibin aynadan sana bakıyor. Dünden iyi yarından kötüsün o noktadasın. SADECE YAP!

Şükret! Her idmanın sonunda akan terinden sırılsıklam olmuş o yere yatıp nefesini toplarken her hücrene teşekkür et. Bu kadar ağır bir idmanı bedenin kadar iyi tamamlayan ruhuna teşekkür et. Her hareketinde inatla atan kalbine teşekkür et. Kendine teşekkür et.


Bak ondan sonra ne motivasyon eksikliği kalıyor ne de yorgunluk....

Sevgiyle

9 Mayıs 2014 Cuma

Pallas Athene is back!

Merhaba Merhaba Tenedos serin rüzgarlı ve biraz da bulutlu ama ben, Pallas Athene durdurulmayı kabul etmem!  Normalde yola bu sabah vuracak öğlen adada olacaktık.  Dayanamadım erkenden attık kendimizi yola gece çıktık sabah güzeller güzeli bozcaada ya ulaştık.  Hemen bol protein li kahvaltı üstüne de evimize ulaşım.  Bir bağ evinde huzur içindeyim.

Bahçede sabah sabah yoga yapan deliler vardı ya ha biziz işte o :) güneşin altında sarj olup bir güzel Salıncak sefası yapıp üstüne yoga! Aldım tertemiz havayı ciğer lere doldurdum. Tuz Mitoloji şarap ve gelincik likörü. Ayrı aşığım bozcaada ya ben i got my first kiss here i built my great friendships here... memories la na la na naar memories.....

Yoga sonrası durmadı bu deli 6 k idman kosusu yaptım.  Evet yarın yarış 10 ama ben hazırım.

Şimdi dinlenme seansı sonrasında kızlık Erkekli yemeğe davet liyim oh baby!

Tüm koşanlar burda hepimiz birbirimizi tanıyoruz ve topluluk halinde mutlu olmak harika bir şey.  Evet vücudum koşuyor yarın rampalar rüzgar asfalt ve diğer tüm. Zor şartlara karşı kalbim TOFD için kanat kanat şu an mental olarak.parkuru türlüsü ona da evet ama.ruhum.da koşuyor hem.de dark Kahverengi bir at gibi anavatanı derdi ece hatun olsa...

İlham mi arıyorsun ben şu anda ilham Perileri ile sarmaş dolasim

Sevgiyle

6 Şubat 2014 Perşembe

Kirpi yavrusu gibi dikildi tüylerim ben stresten arınmak isterim

Ben yogamı yaparım rahatlarım arkadaş! Hem esnekliğimin ve kuvvetimin, özellikle kök kas kuvvetimin arttığını birebir görüyorum. Geçen hafta headstand'e kalkarken (başın tepesi yerde, eller kafamın etrafında, ayaklarımu yüzüme doğru yürüttüm, bacakları dengede tutmam terazi gibi kullanmam ve tüm kontrolü karın kasımdan yapmam gerek) karın kaslarımın gücünden kendim korktum yaw. Ha yeteri kadar kuvvetli mi değil. Ama kuvvetlenecek. Çalışıyoruz üstünde. (Headstandin sonrası sırtımın üstüne doğru bir yapıştım yere anlatamam Sakrumum hala bir tuhaf)

Strese karşı benim top listem:

1. Balasana: Çocuk pozu. Koy kafaı yere elleri uzat, uyurum ben böyle. Popo patilerin arasında. Sırt hafif hafif esniyor. Hem kendine dönüyosun hem de güzel güzel nefes alıyosun. Yenileniyosun dünleniyosun aman pek de şeker.
Kangurusuz da yapabilirsiniz.

2. Viparita Karani: Tüm ters pozları çok seviyorum ben, ama bunda bi de bacakları kaldırıp duvara dayıyosun ya tembel işi tam benlik. Kan dolaşımı artıyo, lenf drenajı sağlanıyo. Misler ki misler Anti ageing şekerim antii eyyyciiinnggg

Yastıklı da olur yastıksız da bu sana kalmış vücuduna. Stretching için güzeldir severim. Ofiste olmasan yaparım o derece sakinleştiriyo.

3. Uttana Shishosana: Yavru köpek pozuuuu. Bu da çocuk pozu gibi ama kalbi de açıyo. Stres anında kasılan omuzlar göğüs falan burda esniyo da esniyo. Nefesin açılıyo ay ferah ferah. 
Recep İvedik esprisi yapanın kabusu olurum poz güzel ve yatıştırıcı bir poz NOKTA

4. Marjaryasana: Kedi pozu. Dört ayak iyidir, bu dört ayak esnasında omurgayı yuvarlıyorsan daha iyidir. 
Orijinali
Çakması


5. Bitialasana: İnek pozu, şahsen ben bunun inekle ne alakası var hiç sökemedim benim lugatımda bu ters kedi, hatta kediden daha bile çok severim. Bi kedi bi inek bi kedi bi inek omurgadaki baskı bir azalıyor sorma azizizm. 
Marjaryasana yapmış Bitilasana yapıyo yerim onu ben orijinali bu 

6. Salamba Sirasana: Destekli headstand, bayılırım. Dünyaya tersten bakınca ayrı bi güzle oluyor. Hem inversion şifadır şifaa niyetine hadyi bacılar headstand'e.
Bu konuda çok yazıyorum çiziyorum ben hastasıyım :) 

7. Savasana: Ceset, bizim hocalar Savasana'nın şifasını almak için en az 7 dakika yaplıması gerektiğini söylüyor. Bir Hocamız 45 dakika Savasana yapalım dedi. iyi dedi hoş dedi ben uyurum. Net uyurum. 
Savasana yapan kedi miyaaavvv

8. Halasana: Harika esneklik verir, nefese konsantrasyon olman gerekir böylece dünya derdi dünyada kalır. Ayrı severim.
Hiç Speedo ile yapanı görmedim Rabbime şükür şu güne kadar Allah göstermesin tabi gene

9. Shoulderstand: Shoulderstandsiz bir halasana hayal edemiyorum o derece netim bu konuda. 

Yorumsuz.... kendin yorum yap

10. Vrksasana: Ağaç Bunu da nedense çok seviyorum. Dikiyorum gözleri bi noktayadengede durmak için sonra bi huşu çöküyo insana bir sakinlik bir dinginlik. Hatta diyosun ki lan ben ğaç pozunda duran adamım sen benim dengemi bozamazsın bas giiit. Sakinlik veriyo yoga bak :) OM

Yoga yapmadıysan git bir stüdyoya deneme dersine gir, ya da yapıyorsan senin listen ne strese karşı en iyi 10 :) 

sevgiyle

31 Ocak 2014 Cuma

Tescilli Deliniz Türk Basınında :)

Zafer Yolu'mu Fitness Magazin Türkiye'ye anlattım. Tez dergi alına okuna, ayrca derginin genel içeriği de harika, takip edile :) Her FİtnessDelisi'ne lazım bebeyimlerrrr. Kissssseeeesssss :)))

29 Ocak 2014 Çarşamba

4 element neydi? beden akıl nefes ve zaman! (iyi oldu bi de tahta! - 5 etti yalnız)

Sa-mi-miii-yeeet-siiiz-sii-niiiizzzz...

Üzgünüm daannnn diye söyledim ama samimi değilsiniz. Bir insanın kendine vakit ayıramaması kadar samimiyetsiz bir şey olamaz. 1 saat 3 saat 10 saat 20 dakika 5 gün... Yediğin içitiğin gezdiğin yaptığın ettiğin gördüğün yaşadığın duyduğun hissettiğin unuttuğun hatrladığın. Sen iyi misin diye herkese günde 100 kere sorarken ben iyi miyim diye kaç kere soruyorsun?

Egon var senin süpersin sen, yenilmezsin, en yi sensin, senin etrafındaki herkes tökezler ama sen dimdik.... Geçiniz. Yanlış.

Bir bütün olduğunu unutmuşsun. Gel seninle ufak bir test yapalım. Şu anda eminim hafif kambur duruyorsun, boynun da öne eğilmiş. Ellerin bilgisayar klavyesinde büyük ihtimalle, biraz akıllıysan masana baktığında yüksek (yükseltilmiş) ekran ve destekli mouse pad göreceksin. Görmüyor musun? Alışveriş sitelerinde harcadığın zamanın 20de birini harca ve bu destekleri al. Evet simli pırıltılı marka veya moda değiller ama kol kaslarını ve boyun eğiriliğini koruyacaklar.
Hannibal Lecter gibi böyle dolaşmak istemiyorsan eğer dik duracaksın, eğer eğrildiysen düzeltecek önlemleri alacaksın, sonra böyle iki büklüm olunca aman demeyeceksin OK? (kendi eğikliğimi nasıl giderdiğimi anlatmıştım bakabilirisn bebeyyyim)

Nefesine dikkat et. Sanırım sık sık ve derin olmayan nefesler alıyorsun. Bu stress içerisinde olduğunu gösterir. Derin derin ve yavaş al, ve nefeslerini say mesela 4-4 hemen hissediceksin farkı. Bu arada omuzların da hafif içeri doğru eğik değil mi? Çünkü bugün gene savaşacağını düşünüyorsun, stres ve korku - ya da kısaca alarm durumu diyelim - halinde ilk önce pektoral (meme işte bildiğin) kaslarını kasarsın kapanırsın sırtın yuvarlaklaşır ama sağlıklı değil kambur halde.

Şekerim şu ana kadar iskeletin eğri, nefesin tık ve ruh halin stresli çıktı. Bence devam etmeyelim. Bence sen şimdi bir kalk 40-50 adım yürü bir dolan gene öyle gel ofis masasına. O şekerli çayı kahveyi de yolla, yerine şekersiz bir şey iç, vücudunun içini yormaya, cildini perişan etmeye gerek yok. Hah güzeeeelce bir gerin, kan gitsin kollarına bacaklarına, boynunu çevir. Hafif esne öyle otur masana geri ve nefesine dikkat et.

Bütün olduğunu hatırla gün içerisinde, vücudun aklın nefesin bir bütünsünüz. Ama bu bütünlüğü sağlayan bir boyut daha var o da ZAMAN. Ay şekerim nasıl vakit buluyorsun sipooraaa diyen kezo arkadaşım. Bulmuyorum yaratıyorum. Sen kenarından yağı damlayan kızarmış tavuk parçaları kemirip düşük kalite blushlarla onları mideye indirirken ben gym'de çalışıyorum. Kendime zaman ayırıyorum. Çünkü kendimi seviyorum. Çünkü ben 120 kilometre yol yapıp, 8 saat çalışıp, bir dünya günlükhayatsorunu ile boğuşup sonrasında iyi olmak için kendi ayinimi yapıyorum. Ağırlık kaldırıyorum, koşuyorum, yoga yapıyorum yüzüyorum canım nasıl isterse onu yapıyorum. Ama hareket ediyorum. Zamanı iyi yönetiyorum ki kendimi kendimden mahrum etmeyeyim.

Gilhousen'ın Geçlik Pınarı: İlle de nerde bu pınar diyorsan bak vallahi bu 4 faktörün güzel yönetilmesinde. Metabolizma yaşım 1 senede 10 yaş düştü, bi dene pişman olma olasılığın yok yani :) 

Zaman yönetimi çok zor değil be hepimize project management okuttular nerdeyse. Okumadıysan bile dersi, internette crash course'lar var vallhi bak 1 saat ayır gününü daha efektif planla zamanını yönet ve hayatını kaybetme. Zaman yönetimin para gibi olmasın, kağıdı bozdurunca sana geri verdikleri bozuk paralar çantada yitip gider, aynı şey hayatına olmakta bu devam etsin mi istiyorsun?

Önce kendimiz Venüs oluyoruz sonra Adonis zaten geliyor. O yüzden Venüs olmak için kendine iyi bakıyorsun Kapiş? Anlaştık o zamannn (Abraham Bloemaert - Adonis ve Venüs)


Sevgiyle

28 Ocak 2014 Salı

Baştan söyleyeyim bu yazı ters ve çoook şifalı

Meme kanseri kavramının benim hayatıma direkt girişinin birinci yılı yaklaşıyor, o esnalar aynı zamanda benim de doğumgünüm. Yıldönümleri ay dönümleri benim için önemlidir. Hayatımıza giren şeyin girişi için şükretmek, değerini yeniden düşünmek ve kutlamak için senede bir gün az bence 6 ayda hatta 3 ayda bir bunlar kutlanmalı. Meme kanserini de kutliicam evet, çünkü öğreten bir deneyimdi. Ama bugün canımı sıkmak istemiyorum. Ne kadar öğretici olursa olsun can sıkıcıydı. Bugün şifalı bir şey yazıcam; Headstand! Namı-ı Sanskritçe Salamba Sirsasana. Bu aralar en bayıldığım yoga asanası. (Asana seçmmek ayıptır günahtır hepsini sevicez ben yapıyorum diye siz de yapmayın) Neden? Çünkü ben ters bir yaratığım. Bazen yarasa olduğumdan şüpheleniyorum ters durmayı bir insan neden sever ki başka?
Yarasa (temsili olarak da olsa ben değil ben şirin bir varlığım çünkü bu pek şirin durmuyo)

Efendim Headstand nam-ı Sanskirtçe Salamba Sirsasana; "eheuheuhe uçtunuz mu yogada ooommmm yaptınız mı" diyen arkadaşlara kapak olması gereken bir poz. Bir kere vücudunun her bir zerresinin farkında olman gerekiyor. Her bir nefesinin dengeli olması şart ve tabi ki nefesini tutmayacaksın. Şimdi tutup burada nasıl yapılır yazmayacağım. Tehlikeli de bir poz çünkü, hatta ben yapışıp yapışıp duruyorum yere sırtımın üzerine inmeye o kadar alıştım ki acımıyo artık ama tuhaf bir ses çıkıyo.

Kadim Yoga yazılarında (yeni yeni okuyorum bu tekstleri ama kadim lafı çok hoş) TAPAS (hayır Barcelona'dakiler değil bak olsa onlar da çok önemli, yaa Barcelonam geldi benim yaz gelsin gidelim, tapas yiyelim Cava içelim aşığım Barcelona'ya) denen disiplinin kailtesi ve adanmışlık büyük önem taşır. Bir de hayatındaki herşey Yoga ile değişir. Yani yediğin içtiğin uyuduğun düşündüğün yaşadığın. İster benim gibi sporsalonu yoginisi ol (ben kendime çakma da diyorum, yoga eğitmeni bir arkadaşım da saçmalama diyor çakması olmaz bu işin diyor) ister hayatını ada, temel bu. Herşey değişiyor özgürleşiyorsun çünkü kendinin farkına varıyorsun.



Bitti mi bitmedi, yanında beynide kan dolaşımını arttırdığı için beyinsel faaliyetleri çoğlatması ve hafıza başta olmak üzere süper beyinli bir yaratık olmanı sağlaması da bedava! Bitti mi bitmeddiii, kanımızın çoğunu bütün gün bacaklarımızdayken bu poz o kanı bacaklardan ve lenflerden drene ediyor, yani bacaklar kalbin üzerine çıktığında orada depolanan sıvıların ortalığa çıkıp kalbe ulaşıp miss gibi temizlenip oksijenlenmesini, hücresel ve metabolik atıklardan arındırılmasını sağlıyor. Eyyy ahali duyduk duymadık demeyin!!! Ruhsal tatmin ve değişim de cabası!!! Saç beyazlamasına iyi geliyor diyorlar mesela, çünkü besinler kafaya da gidiyor böyle durunca. Adrenal bezleri temizleniyor böylece stres hormonu değil daha mutluluk verici hormoncuklar salgılıyor insanoğlu. Yerçekimi ile bağırsaklar başta olmak üzere iç organlar stresten arının çünkü bu sefer hep aşağı değil yukarı gidiyor (bakış açısı). Hipotalamusu da uyarıyomuş bunu ben de yeni öğrendim. Kök kasları için muhteşem bir poz veeeee son olarak bazı felç risklerini azaltıyoooor. Kesin daha şifası faydası vardır ama bu kadar bile yeter şimdilik. Hala yapmak için sebep bulamadım diyosan ben ne diim.


Öğrendiklerim; farkındalık, konsantrasyon, harmoni, sabır, denge. Bir de dünyaya tersten bakmaya bayyılıyorum ben yaaa. Ayırca bütün gün ayaklarımızın üzerindeyiz zaten çok mu matah şeyler yaşıyoruz Allah için, yok rapor deadline'ı öne çekilir, yok acil bik bik yaparsın, yok ödeme bi şey olur, sevgilinle didiş, patronla bağrış, aileye çizmenin etiketindeki fiyatın neden 4 haneli olduğunu ve neden onsuz yaşayamayacağını anlat, başımıza ne geliyosa iki ayağımızın üzerinde geliyo. Çık bakalım bir de başının tepesine, başka şeyler var yeni bir bakış açısı. Hem ters durmak korkutur insanı, olabilir, bir dene bir bak bir yen korkuyu. Korkuyla yaşanmaz. Şu yaşımda bir tek köpek korkum kaldı (off bir de uçak) onun dışında karanlık korkumu yenicem diye gece ışıkları açmayıp kapılara çarpmaktan heryeim morardı bi ara yendim ama hahaha.

Aman sakın!!! Boyunda baskı hissedersen sakın pozu zorlama! Omuzların pozisyonlanmasını bozma bi de!!! Yarca Cihan Hoca destekli bir yazıdır kendisi bu linkin altında :)

Salamba Sirsasana (böyle yazınca pek havalı oluyo beeehhh) Yoga'nın üzerinde yarattığı etkileri algılamak için güzel bir deneyim. Bacaklarını yukarı kaldırırken mesela karın kaslarını kullanıyorsun bacaklarını değil. Vücüdunun üst kısmı yerde kökleniyor resmen, karın kasın terazi olan bacaklarını kaldırıyor. Söylemesi tuhaf yapması zevkli. Sırf bu pozu denemek için Yoga'ya başlanır.  Densene...


EKLEME:
Cihan Hoca'dan gelen uyarı, regl günlerinde bunu yapmayın bacılar bunu yapın!

Sevgiyle

23 Ocak 2014 Perşembe

Mental düğüm

Herakleitos dmiş ki aynı nehirde iki kere yıkanılmaz. Ne doğru. Konu yıkanmak olunca; arada metroya falan binince aklıma geliyo. Yıkanın ulaaann diye bağırmak istiyorum. Ne pissiniz be hani paradan diicem, o bayıldığımız Osmanlı kültürü bedava hamamları ile ün yapmış. Hala da sürdürülen bir gelenek bu yani. Bööğğkk Yıkanın abi pis pis gezmeyin.

Neyse kamu spotundan sonra ben konuma döniim. Aynı nehirde iki kere yıkanamıyoruz çünkü öyle akıyoo gidiyo. Zaman da gidiyo, hayat da gidiyo insanlar da gidiyo sen bile durduğun yerde aslında gidiyosun. Mesela ben şu anda ofis koltuğumda dönüyorum devamlı ama her dönüşüm farklı. Sorumlu olduğun ve kontol edebileceğin bir tek şey var şu an. Belki bugün hoplaya zıplaya bir Bambi gibi 20 k koşup üstüne vali kebabı yemeğe gidebilirsin. (Vali kebabını bilmeyen varsa bakmasın, bilmek lanetlenmektir!!! - Nietsche) ama bir kaç gün sonra 10k 'da kesilirsin. Olmaz. Bunun milyon sebebi olabilir, belki canın bir şeye sıkkındır, mental olarak hazır değilsindir, regl olacaksındır, aklında yazmadığın e-postalar vardır falan herşey olabilir. Kafana takma o kadar, inip çıkıyoruz devamlı. Ha idman aksatıyorsan önüne geleni lüp lüp yiyorsan, sonra ne biliim alkolün şekerin dibine vuruyorsan vur patlasın çal oynasın uyumuyorsan yemezler. O diil bu. Ona disiplinsizlik diyoruz. O ayrı konu...

Bir gün split yapabilirsin bir başka gün o kasların tam açılmamıştır. Bir gün Harika bir peagon yapabilirsin ertesi sabah cıxxxx olmaz. Özellikle yogada farkediyorum pratiğin başındaki ve sonundaki pozlarım çok farklı, hissettikleirm, aklımdan geçenler.

Yogayı hakikaten seviyorum ben yaa, matın üzerine çıkıp nefesimin farkında olmayı, kaslarımı uzatmayı, belki uzun süre duramasam da ya da ne biliim destek olmadan tam beceremesm de handstand yapmayı, kendi vücudumu bir İsviçre saati gibi çalıştırarak enerji üretmesini hissetmeyi. Omurgamın açılıp uzamansını (30 yaşındna sonra 2 cm uzamış olmak paha biçilmez). Akşama güzel bir Hatha pratiği hapıcam ben o zaman bu saçma negatiflik gider üstümden. İpin ucunu da bırakmam ben gene kendimi iyi hissettiricek bir şey bulabilirim. En azından ararım...

Bugün canım sıkkın gibi biraz. Ondan kısa tutucam bikbiklemiicem çok. Sıkkın olduğun an da geçer neşeli olduğun da, önemli olan insan olup duygularından utanmadan insan olduğunu farkederek acının bile tadını çıkartarak yaşamak. Çünkü aynı anı iki kere yaşayamayız.

Sevgiyle

20 Ocak 2014 Pazartesi

Lodos Balığı

Bir sersemlik, bir sepet kafalılık, başın sol tarafında ağrı, uykusuzluk (ki istediğin kadar uyumuş ol), halsizlik, sinir, huysuzluk böyle yedi cücelerden aksi, şirinlerden en iğrenç şirin olarak dolanıyorum Perşembe gününden beri. Diğer şehirlerde iş nasıl olur tam bilemiyorum oralarda uzun süreli yaşamadım. Yaşamış olduğum diğer şehirlerde de deniz yoktu (Essen, Mülheim an der Ruhr ve Brüksel) o yüzden bilmiyorum lodos oralarda da böyle manyak ediyor mu insanları. Derler ki İstanbul'un havasına ve kızına güven olmaz evet doğru. Ama şu kısım eksik; bu ikisi insanı durup dururken delirtir. (Bu sözün İstanbullu kız tarafı olarak kalıbımı mührümü parmağımı basarım). Ayrıca hormonal denge de bozuyormuşuz öyle okudum bir ki makalede. (özellikle İstanbul'un Lodos'u)

Bu arkadaş Ogata Korin, Budist Rüzgar tanrısı, biraz tuhaf bir arkadaşa benziyor

Lodos nedir? Neyle beslenir? Doğal ortamı nedir? Bizden ne ister?

İlkokulda ve ortaokulda inatla rüzgarların yönlerini isimlerini falan öğretmeye çabaladılar bize, ben tabi ki öğrenemedim. Saçma saban bir şey benim için zaten oryantasyonum sıfır yön duygusu namına bir şeyim yok, Nişantaşında kaybolabilen bir canlıyım keşişleme nerden esiyo bilsem benim ne hayrıma??? Lodos bunların güneyden eseniymiş (şimdi bu benim hayatımı acayip değiştirdi, her an neresi güney neredi kuzey muhteşem bilirim çünkü) Sıcak esen bir rüzgar olduğu için, çünkü arkadaş Kuzey Afrika'daki yüksek basınç ve Hazar denizi arasındaki alllçak basınç nedeniyle oluşup Akdeniz üzerinden geldiği için sıcak bir olay, e denizden karaya esiyo, haliyle bize ulaştığında sıcaklıkla kalmıyor basıncı da arttırıyor. Al sana muhteşem baş ağrısı.Ek bilgi vereyim Lodos Mitolojiye göre Eos ile Astraeos'n oğlu. Dengesiz bir karışım yani ana şafak tanrıçası bir titan baba gün batımı tanrısı bir titan. Bunun çocukluğu berbat geçmiştir ben söyleyeyim.
Bizimkinin anacığı EOS

E peki bebişim ne yapıcaz bu migren yapan çöl tozu taşıyıcısı, biyoritim bozucu, baş ağrıtıcı Titan yavrusu ile... Bir kere biyometeoroloji denen bir bilim dalı var iki dikkat edicez olaya. Şehirde yaşayan canlılar olmamıza rağmen daha tam beton uyumlu bir şekilde evrilmedik şükür. Bu yüzden doğal şartlar ile yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Yağmur, kar, aşırı sıcak neyse bu da o. Kendisine karşı pek bir şey yapamıyoruz cicişler. Yani yağmura şemsiye kara kardan adam ve sıcak çikolata güneşe güneş yağı lodosa karşı ise benim savaşım psikolojik. Bir şey yokmuş gibi yapmaya savaşıyorum. Mesela bu Cumartesi günü başım çatlıyor da olsa, koşu idmanlarımın startını verdim. Koşubandında 7,5 k ile başladım. Süremi uzun tuttum, şimdi onun üzerinde çalışıcam. Banda çıkarken az çok baş ağrısı vardı, bittiğinde kalmamıştı, sonrasında Kanyon'da bir de o Lodos'u beyynime beyyyynime yiyince gene başladı. Şu anda sol gözüm biraz kısık, deli uyudum hala uykusuzum. Ama hayır beni ele geçirmesine izin vermiiciiiğiiimmmm :))

Benim Lodos'a önlem listem şöyle;
  • Şımar bebişim, moraller yüksek tutulacak ki biyometerloji tetikli depresyon yaşamayalım
  • Hayatı yavaşlat (hızlı yaşamı zaten artık tercih etmiyorum, bir de böyle extra olaylarda yaşam kalitem hızı düşürdükçe artıyor)
  • Baş ağrısına karşı yoga asanaları (bu benim kendimi iyi hissetmemi sağlıyor)
  • Bol dinlenme (hem de boll bollll bir sürü dinlenme, dinlenmeden kastım bildiğin dannna gibi yayılma)
  • İdmanlarına ara verme, başın ağrıyorsa belki ağırlık kaldırmak veya ağır cardio yapmak istemezsin ama ara verme hafif de olsa çalış
  • Sauna / BUhar (bu aralar benim her şeye çözümüm bu müthiş ikili oldu)
  • Bakım (uykusuz halsiz berbat görünüyorsun ya hah işte tam da bu yüzden, bir cilt bakımı yaptım mesela dün bugün porlarımın krater gibi olması gerekirken bir tane yok! ayrıca pırrıl pırıl parlıyorum)
  • Saç ıslak çıkma (lodos karayel farke tmez saçları kurutuyoruz, sinüzitten gribe migrenden boyun kireçlenmesine kadar herşeyi engelliyoruz)
  • Kilyos Balıkçısı'nda meze balık ye (bu sefer yapmadım bir dahaki lodosa inşallah, en sevdiğim şey çünkü kimsecikler olmuyor kendimi Bizans prensesi gibi hissediyorum :) )
Herkesin her koşula ayrı uyum reçetesi vardır bir şekilde. Bazen farkında olmuyoruz neyin neden olduğunun, belki şimdi günlerdir neden sinirli olduğunu anlamışsındır sevgili İstanbullu. Daha hazırlıklı olmak için yap bakalım bir lodos listesi de sen :) 

Sevgiyle


17 Ocak 2014 Cuma

Yetmeyen zaman, Lizard Pozu, Gece Ritüeli

Geçen hafta aksattım ya idmanlarımı. Cahil gibi bu hafta çok yüklenmişim. Şu anda her yerim ağrılar içinde bunları yazıyorum. Özellikle Çarşamba akşamı yapılan Challenge beni benden almış hala çıkıyor. Bence dersin adını Çin İşkencesi olarak değiştirsinler. Ha ben gene girerim o derse, nihayteinde tüm kas gruplarım gayet çalışıyor. İşte sonrası biraz acılı. Geçer. Ama Cuma kaşamı Yogası ve 80's Aerobic'inden oldum ona üzülüyorum. Gitsem eklemim kasım zedelenecek onun da farkındayım. Kırıcam dizimi sinemaya gdierm ya da polisiye roman okurum ne biliim.... puffff

Dün gece en son yaa biri beni yıkasın kurutusun pijamamı giydirip eve götürsün modundaydm gene. Bence Kanyon'da pijama ile gezmemiz normal karşılanmalı spor sonrası. Bunu bir düşünün mahlalle baskısı kalkarsa biz de rahat rahat pijamamızı giyeriz. Düşünsene sprounu yapmışsın, sauna sonrası duş, giy pijamayı misss. Atla arabana evindesin ugğraşma küt yatağa. Harika! Mahalle baskısı kötü bir şeydir ve biz sokakta pijamayla dolaşabilmeliyiz NOKTA!

Dün gece düşündüm de nasıl yorulduysam bu iş güç de var tabi, bir de 8 saat Isaura'lık var... Üstüne spor, yol günlük hayatın benim gerçi çok takmadığım ama bir çok insan için varolan keşmekeşi falan hayat bayağı yorucu bir şey. Bir de bölümlemede sıkıntı var. Şimdi hafta bir şekilde 7 gün hadi onu kabul ettik bu 5'e 2 oranıı kim koydu alnından öperim. Bir de hep söylerim gün 24 saat çok saçma! Yap minimum 36 bak hayat nasıl daha verimli oluyor.

Anastasiya Markovich'in TIME isimli eseri işte böyleeee :) 

Tüm bunları bu arada ben dün akşam Yoga sınıfında Lizard pose içindeyken düşündüm. Olay şu, ben splite kasıyorum ya, bu lizard pozu da iyi çalışmam gerekiyor kisplit için kaslarım quadricepslerim ve hamstringlerim başta olmak üzere kaslarımı uzatıp esneklik kazanmaya çalışıyorum (hoca denetimindeyim kafadan atmadım çalışmayı - sonra gidip kasını kopartan aman da neden oldu demesin, denetimde bile olsan kas kopar biraz bilinç level up beybi). Şimdi ben hergün bir saat yoga yapsam, cardio ve kuvvet egzersizi yapsam yüzsem benim için yeterli olur tatmin olurum hadi bunu haftada 4 yapiim iki gün de sırf yoga yapiim dans ediim mesela. İyi güzel de kafamdaki programın olması için benim bayağı uzun Gym'da kalmam gerek. Ben ne zaman uyuyacağım, işe gideceğim, bir de yol var tabi (benim için git gel 120km, evet). Yap günü 42 saat mesela bak o bana nasıl yetiyor. Hem istediğim kadar uykumu alırım, hem ev yapımı protein barlarım için tarifler geliştiririm hem tam kafamdaki idman programını uygular Fitness hedeflerime daha verimli ulaşırım. Neden 24 saat canısı? Kim bu kadar sığ düşünmüş yani.

Quadriceps candır
Pigeon (Güvercin pozu) (tabi ki temsili, biz yapınca çok da böyle değil şimdi yalanın manası yok)

Yogi'ye sormuşlar (Ayı Yogi diil, yoga yapan insan manasında) günde ne kadar meditasyon yapalım hacı demişler, Yogi de durur mu yapıştırmış cevabı, eğer çok meşgul değilseniz günde en az 20 dakika meditasyon yapmanızı tavsiye ederim. Haaa eğer çok yoğunsanız işte o zaman en az bir saat. Adam haklı şekerler. Sen kendine zaman ayıramazsan, sen kendin iyi olmazsan o zaman hayatını nasıl bir arada tutacaksın? Senin ruhun zorundalıklarla parçalanmışsa kendini, kişiliğini kaybettiysen off be gülüm çok zor be.... O zaman sen kalmıyor ki. Yogi'nin dediği işte bu meditasyon yapmıyorsan bile kendi ritüellerin olsun. Mesela benim gece yatmadan önce kısa bir bakım ritüelim var. Makyaj çıkartılır, yüz temizlenir, saçlar Argan yağlanır, taranır, gözaltı yüz ve ayak nemlendiricileri sürülür öyle yatılır ve üjjj bejj sayfa kitap okunur. Şimdi süper über yorgun ötesi gelsem sabah suratında makyajla ya da kupkuru bir ciltle uyanmak kabusunu haketmiyorum. İşte ekstra über süper yorgun olduğum için bu ritüeli yapmam daha da gerekli. Ertesi sabah hem dinlenmiş hem de bakımlı uyanayım. Yüzde daüılmış makyaj çalı gibi kabarmış saç ve kurumuş topukları haketmiyorum çünkü. Olayı anlatabildim mi? Konu çok dağıldı. Bu bahaneyyle ay ben çok yoğunum spor yapmaya vaktim yok diyen abalalara giydireyim bari; şekerim senin o sosyal hayat dediğin selülit çeker yaşam tarzı ile sen yakında şeker hastasından tut viarsten tut kalp hastasına kadar gidersin, Allah korusun gene de yavru kuşum kendine zaman ayrımayacaksın da neye zaman ayıracaksın pardon bu hayatta???

Kafamın bir yanında da bir yoga videosu dönüyor. Sevgili Yogini hanımefendi önce handstand yaptı, sonra scorpiondan geçerek wheele indi sonra da bir şey olmamış gibi kalktı ve bunları yaparken hep konuştu bır bır bır. Ben dün akşam Güvercin pozunda ön bacağımı 90 derce çeviremedim diye ne ara zaman yaratsam da çalışsam diye düşündüm. Ray Hoca da dedi kıskanma pratik yap devamlı. Oldu... Toplantının ortasında masanın üzerine fırlayıp kusura bakmayın yaa ben bi aşağı bakan köpekle başlayıp vinyasadan geçip iki pigeon çalışıcam desem ne olur acaba merak ettim... Kadını kıskanmıyoruz, kendisi gibi yapmak istiyorsak pratik yapıyoruz. Yoga biraz da ruhu eğitmek (benim ruh hem manyak hem denyo bildiğin kıskanıyorum anacım durmuyor)


Sevgiyle

16 Ocak 2014 Perşembe

Modern zamanların Isaura'si

Canııımmm kaçta kalktın sen? Evden çıkmadan kahvaltı yapamıyorsun tabi? İş saatlerin nasıl? Bir de benim favorim var. Ne işyerin Tuzla'da mı? Nasıl gidip geliyorsun? Uçuyorum, canım uçmak istemediğinde de Scotty beni ışınlıyo. Kafan çalışmıyor mu şekerim yani nasıl gidicem? Tabi ki gondola biniyorum!!! Venedik burası çünkü beyinsiz sen hala İstanbul zannet.

Tüm sorulara toplu cevap veriyorum, bundan sonra soranlara kabalaşıcam çünkü. Sabah 6'da alarm çalmaya başlar ben en geç 06:30'da yataktan çıkarım. Kahvaltımı yapmadan ZİNHAR adımımı dışarı atmam vücudu o kadar saat aç bırakmam ben. Kahvaltıyı atlamak mı hele no no no. Hatta kabus, hatta dünyanın sonu. Sadece kahveyle geçiştirmek mi? Sanırım en masumu mide delinmesi olan hastalıklar dizini - ki ölümcül boyutlara varana kadar devam eden bir liste bu- senin bir numaralı hedefin. Hayırlı olsun. Öğün atlanmaz yalnız bebişim yani sırf salatayla yaşayamayacağın gibi günde tek öğünle de yaşayamazsın. Kezban diyetinin lüzumu yok şimdi. (Kezban diyetini anlatıcam)

Sabah 08:30 akşam 17:00 ben ofisteyim. Laptopun önünde, bir ofis sandalyesinde, artık çok da strese girmeden ama gene de zaman zaman ister istemez gerilerek mesai. Çünkü biz modern zamanların Isaura'ları, pahalı tatillerimizi karşılamak, cicili bicili elbiselerimizi almak, janjanlı yemekleri yemek, pırıl pırıl takılara sahip olmak, en iyi yerlere gidip en iyi şeyleri kullanmak için haftada en az beş gün günde en az sekiz saat bir laptopun karşısında oturup elektronik mektuplar yazıyoruz. Bi de kim yediyse bizi fena yemiş gerçek başarının kazandığın para olduğunu, senin sağlam karakterinin kariyerin olduğunu falan söylemiş. Biz de yemişiz. Tamam iş kişinin aynası falan güzel. Etik olmak ekmek teknene ihanet etmemek de güzel de tatlım sen bundan çok daha fazlasın be. Ruhun var bedenin var, kariyer senin sadece bir detayın. Detaya odaklanıp, bütünselliğimizi unutup, insan olduğumuzun farkındalığından ayrılıyoruz. Bu sayede hislerimizi geri itip egomuzun baloncuğu içinde, yanlış güç ölçütleri ile zıplayıp duruyouz hırsla, kırmızı suratlarımızla. Ay ben öyle diilim deme. Sen de çok yargılıyorsun, karşılaştırıyorsun, küçümsüyorsun. Hepimiz yapıyoruz. Çünkü bize söylenen ne kadar güçlü olduğun ne kadar çok insanın üzerinde tepindiğin ile doğru orantılı. Off ben bu değilim. Belki bu satırları yazana kadar veya okuyana kadar böyleydim. Ama artık değilim.


Ben canım ne isterse onu yaparım. Şimdi bunu dedim diye istifayı basıp ototstopla Ulan Batur'a gitmeye kalkacak değilim - hele de bu mevsimde- ama beni tanımlayan şeyleri düşünebilirim. Sırlayabilirim, sırlamayla oynayabilirim. (Mesela benim için Galatasaraylı olmak Mühendis olmaktan daha önemli, veya kuaföre gittiğimde hangi FitnessDelisi diye sorduklarında haa tanıdım Sporcu tamam denmesini seviyorum, ya da kendimi ilk tanımlama kelimem Kayakçı mesela Kar Leoparı da derler naçizane) Kendimi dışarıdan görebilirim, hayatımın odağını canımın istediği yaparsam zorundulalıklarım da - kimse bayıla bayıla sabahın köründe kalkıp 8 saat oturacağı bir yere gitmez şimdi kimse kimseyi kandırmasın para veriyolar diye geliyoruz - benim için eğlenceli hale gelebilir. Çünkü hayat bir var bir yok ve tokat attığı zaman öyle Türk filmi fake tokadı gibi olmuyor canım o, kendine gelemiyorsun.

Kendine bak bi, bir tanımla, çalışan, anne, eş, sevgili, mühendis, mimar, bankacı... Hayatın nasıl rutin, sıkıcı, cehennem azabı, çok eğlenceli (benimki böyle çünkü ben çok aktifimmmm yuppiii), sen nasılsın idare mi ediyosun, yuvarlanıp mı gidiyorsun alıştın mı? Yoksa gerçekten çok iyi misin (çok iyiyim çünkü benim parmağımdaki tektaş yanımdaki cubicle'da otran kızınkinden büyük diyorsan eğer sen hakikaten berbat bi haldesin güzelim mesela....)

Hırs ve sınırlarını keşfetmek başka şeyler, her kişi başka bir evrendir, bunu kabul et ve kıyaslama, her olay her kişiye başka başka etki eder, bunu bil ve yargılama...

Akşam ben Hatha Yoga üstü Oryantal yapıcam sen ne yapıcaksın? Dizi falan bilmem ne diyorsan çok sıkıcısın bebeğim... Git bebek'te bir yürü bak ne güzel gelicek (-ayy ama hava soğuuukk - yemezler North Face Olsun Jack Wolfskin olsun, Adidas Nike olsun bir dünya marka var böyle pofuduk pofuduk kış kıyafetleri alabiliyorsun terlemiyorsun da çok gseeell benceeeee :)) Git alışveriş yap hem kafan dağılır :)))

Kısaca RELAX MAN!


Sevgiyle