Sayfalar

Bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2014 Pazar

Kucak kucaaakkk kucakla kendini

Bugün pazar.  Yarına sendroma girmeyi planladığın için tadını cikartamayacgin bir gün.  Benim için durum farklı.  Ben her hafta yaşanacak bir şey için strese girmem. Stres hakkımı gerekli durumlara sakliyorum.  Normalde pazarları yazmam ama hatirlatma yapayım dedim :) bugün elinde bugün senin bugün canın ne isterse yap. Canın ne isterse yapabilmen için paraya sahip olman gerek o yüzden de ise gitmek zorundasın haftanın 40 saati çalışıyorsun bunu da kabul et ve işini sevmeyi öğren.  (Kişisel not: acayip egleniyorum isimde bazen çok daralıyor Çok bunaliyorum ama sonuçta çok eğlenceli benim isim) 
Mesela o konuştuğun çocuk  var ya hani bu yönleri iyi bu yönleri kötü ne yapsam bilemiyorum dediğin tip var ya. Sil numarasini eğer onu hataları, eksiklikleri sana e ne varsa olumsuz tanımadığın yönleri ile sevemiyorsan senin için doğru adam diil. (Kişisel Not şu an benim için dünyanın en yakışıklı adamını görsen muhtemelen 78 derece miyopsun dersin ama benim oyle hoşuma gidiyor)
Olumsuz bikbiklenmelerini kes artık yıllardır dir dir yapıyorsun Ne hayrini gördün?  Görmedin!  Kes şunu!  Asık surat sana yakışmıyor üstündeki elbisenin makyajı markası rengi trendi bilmem nesi önemli değil hiç bir şey gülümseme kadar muhteşem değildir!
Doğal ve temiz ol dene :) en azından. Ben bu aralar deniyorum ojeler imi çıkarttım ama tırnaklarım pespembe makyaj yapmıyorum ama cildim tertemiz ve nemli bi de böyle dene
Hadi pazar pazar çok yazdım tutmiim ben git tadını cikart
Sevgiyle

24 Haziran 2014 Salı

Merhaba ben FitnessDelisi, UV ve Fitness Bağımlısıyım

Şu an bildiğin eziyet çekiyorum. Doymıyorum ama aç da değilim. Arafta böyle. Aç olmaktan nefret ediyourm sanki kendi kaslarımı yiyormuşum gibi geliyor asla aç olmak istemiyorum. Tok olmaktan nefret ediyorum, tüm kan mideye gidince o zmaan kalan fonksiyonlarım için enerji kalmıyor uyku basıyor. En iyisi kararında. E şimdi Ab Challenge yapıyorum dedim 8. gün oldu, diyete çok dikkat etmeye çalışıyorum, ama daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum.

Sevdiğim karın bu
Şu an olduğum yer 22 günüm daha var :/ biraz daha cardio olacak olacak ... Bir kişi daha biraz fat var yanlarda derse kesicem var evet biliyorum ama gidicek sen seninkiler için e yapıyosun hiç bir şey ben en azından uğraşıyorum. Hem sakatlıktan çıktım normal benim kilo almış olmam....

Günah çıkartmam gerekirse dün gece (hakikaten oraya nasıl geldi o bilmiyorum) artık başım dönüp gözüm kararırken börek yedim. Dolapta börek buldum ne alakaysa.... Zinhar ben almadım hayatta almam son aldığım carb Yulaf ezmesi.

Bir de bu modeller var, abla fazla shredded bana göre, ama bunu seven içinde gayet başarılı yapmış good work!
Peki ben bu eziyete neden katlanıyorum. Gören aaa harika olmuşsuuuun diiyp duruyor. Yemin ederim bunun için değil, hatta onlara bakıp böyle takıntıları olmadığı için ne kadar özendiğimi falan söylemek istiyorum ama asla yapmam. Ben FitnessDelisi kaybetiğimi kabul etmektense saçlarımı 10 cm kısaltırım daha iyi.  Ben bu eziyeti tatilde Civcivimin karın kasları altında ezilmemek için yapıyorum. Hatun Pilates'le sinsi sinsi sessiz sessiz pack yapmış. Heyytt!!!! Ben burda kendimi yırttım pack yaptım sonra bir sakatlık hoop  uçtular. sen git Pilates ile pack yap olacak iş değil! Ben dedim 1 ayda bu işi hallederim. Motivasyonum?

Deniz: Bir kere tuzlu su acayip faydalı cilde, ayrıca dğa anti-aging mineralleri içeriyor, sudaki magnezyum sayesinde sinir sistemi insan dönerken deniz suyu aynı zamanda bedensel ve ruhsal her türlü yara şişlik arızaya iyi geliyor iyileştiriyor onları. Benim dizime de iyi gelir mi..... (sanmam ama inanılmaz relax olucam) Benim için sahil dev bir Spa (hatta bazen masaj şeyleri de oluyor ya acımam yaptırırım hemen alırım RDV'yu deniz kenarında.... misss)

Tamam tough Girl falanım da içim de yumuşacık böyle çete üyesi gibi dolanmak istemiyorum 
Güneş: Şarj eder, mutlu eder, sun kissed skin verir (gerçi ben yanınca ırk değiştirmeyi tercih edenlerdenim, Afrikalı oluyorum Evet ben bir bağımlıyım). Kabul etmem gerekeni de ederim ben bir güneşlenme bağımlısıyım, tıptakı adıyla taneroxiac. Bazı delirmiş bilim adamları bulmuşlar ki UV ışınları beta-endorfin salgılatıyor, bu da mutluluk hormonu, o da fareciklerde acı hissini azaltıyor. Ben işte ben acı eşiğim yüksek ve bütün gün karadelik gibi UV emiyorum. UV cilt kanseri yapar diyorlar, yaşlandırır diyorlar, ama genetik değl mi bu, benim süt beyazı annem kendimi bildim bileli, hem de şezlongu denizin içine çekip buharlaşma ile daha iyi yanmak için, asla koruma faktörü kullanmadan hele hele en çok yakan bilmem ne karışımını deneyerek güneşlenir, kadında bir tane kırışık yok kaz ayağı yok!!! anne yani bu dünya kadar da yaşı var (yazarsam parmaklarımı keser yemin ederim). Hatta bu bilimadamları ve bilimkadınları şöyle bir kanı getirmişler; UV bağımlılığı insanoğlunnun ilk gerçek bağımlılığı. Bu da benim insan olduğumu kanıtlıyor! Güneş sayesinde deliler gibi D Vitamini salgılıyorum ben. Kemiklerim Platinyum Titanyum alaşımı gibi benim. O kadar sakarlık sonucu sağdan soldan düşmeye hala bir yerimi kırmamaış olmamın başka açıklaması var mı?

Naysssss that's ma kinda abzzz
Bikini: Son aldığıma aşığım ona kardeş de geliyor şimdi. Hakkını vermem lazım o kadar tasarımcı emeği var onda yazık

Kimi kandırıyorum ben fit olmayı seviyorum. Kimsenin bana bakıp wooow demesi için değil. Belli bir yalnızlık bile veriyor diyebilirim. Kadınlar kıskanır erkekler bu kadar kas bende yok diip komplekse girer. Anca kendi türünden biri varsa yanında o zaman OK. Çünkü ne her şeyi yersin, ne her şeyi içersin, uykuna dikkat eder, gerektiğinde yemeğini yanında taşırsın. Bir yerede menüyü sorgularken o var mı bu var mı diye, ya da menüdeki bir alternatifi kendi zevkine göre upgrade ederken yanında anca kendi türünden birisi varsa utanmaz, gülersin yoksa eğer ne darladın adamı ye gitsin, bu gün de spora gitmesen olmaz mı, şort giyme spor yaparken falan gibi gereksi şeylere maruz kalırsın.

Benim zevkim bu değil ama her zevke hitap etmek gerek 
Olsun ben gene de fit olmayı seviyorum. Merhaba ben FitnessDelisi, UV ve Fitness Bağımlısıyım. 

2 Haziran 2014 Pazartesi

Yerim ben bu yazı aman da aman

Yaz geldi gümbür gümbür yağmur yağıyor cümle muhteşem. Bu zat-ı muhteremin üstünde iki gün içinde seller dolular geçti de gıkı çıkmadı. Doğa olayıdır hamdolsun dedim otorudum. Ama bu demek değil ki inancımı yitirdim Asla! Yaza hazırlanıyorum ben hem de deli gibi roket gibi kendim gibi... Wuuhuuuu

Yaza nasıl hazır olunur? Biiir bebiş bütün sene kendime iyi baktım o bikiniler karnaval yapıcaklar. Şimdi gaza gelirsen 2015 yazında seni de aramızda görmek isteriz. İkiii su iç bol bol su iç yazın daha çok iç, yazın anternman yapıyorsan çok çok daha fazla iç. Bir de yaz mamaları var, özellikle cildi muhteşem yapan kim mesela?



1. Karpuz: Vitamin C manyağı eder seni, bu da kolajen yenilenmesi için gerekli, bol elastik bir cilt hem de deli gibi güneşin altında çok şart. Ayrıca karpuz çok sıvı verir sana misss

2. Orman meyveleri: Antioksidan delisi olursun, vücuttaki o kanserojen pis iğrenç serseri serbest radikallere ciao ciaooo dersin. hem de cilde manyak iyi geliyor.

3. Ananas: Manyak gibi Bromelein var içinde, bu da iltahap önleyici, güneşten karides gibi yanınca yediğin ananaslara şkredecekisn o şişkinlik ve acıyı azaltır çünkü. Ayrıca bromelein yağ yakar nınıııı

4. Narenciye: Asla onsuz yapama, C vitamini, yağ yakan fresh lezzetli, prolin ve lisin var içinde cildimi yıldız yapıyor.

5. HIyar: Hayır eski sevgilini yeme yamyam diilsin, bildiğimiz kibarcası badem, salatalık olan şey. Şiş gözlere iyi geldiği kadar cildi nemlendirir, yeniler süper bir şey. Tarif: Salatalıklı naneli sodalı ayran iç bana dua et.

6. Domates: Cilt hücrelerini korur, daha iyi yanmanı sağlar sustum :)

7. Koyu yeşil otlar: K vitamini, demir al da al bebeğim al ye :)

8. Somon: Omega 3 kolojen yapar, cildi yeniler muhteşem yapar

Şimdilik bu kadar. Bol bol nemlenmeyi, kremlenmeyi yağlanmayı unutma. Hatta dudak nemlendiricisini ayrı kullan ve muhteşem bir yaz geçir. Gold-Bronz ol inşallah AMİİİİNNNNNNN

Sevgiyle

23 Mayıs 2014 Cuma

Sonuna kadar okuyun çünkü bir ricam var şekerler ilk defa bir şey istedim

Spora gidemiyorummmmm. Hemen şu saçma sapan şey geçsin gitsin diye zorunlu dinleniyorum çok mutsuzum. Eskiden Gym'e gitmezsem ormana sahile bilmem nereye giderdim. Şimdi o da yok. yeme düzenim alt üst. Tüm planlarım yalan. Rab beni neyle sınıyosun????

Tıkırtılarım azaldı... Ben de hayatta kalma çabası veriyorum.

Öncelikle bol miktarda kiiraz sapı suyu içiyorum ödem oldu şiştim. balon balığı gibi oldum. Zaten stresten şişerim, bir haber sitesine bakıp 5 dakika geçmesi yetiyor bana şişmem için düşün halimi (kimse heveslenmesin hala fitim).



Yeşil çay içiyorum, cilt parlaması şart. Sauna buhar yasak dize dayıyorum buzu, ben nasıl rahatliicam? Kendi Zen'imi yaratıyorum. Ha ben şanslıyım sağlıyorum, ama herkes sağlar neden çünkü Zen içimizde vallahi be öyle :) Benim Zen'im bildiğin Zen değil. Canım çeker mezdekeyele başlar sonra meditasyon yaparım mesela. Ben canım ne isterse onu yaparım ama meditasyon mutlaka yaparım. Her gün. Ne demiş Budha (galiba o demişti emin diilim Dalai Lama da olabilri) Her gün mutlaka 20 dakika meditasyon yaparım. Meşgül günlerin dışında, meşgul günlerde daha uzun yaparım. I need my serenity bebeğim, herkesin kendi adası var gittiği. Benimki de bana güzel.

Gym'e giderken yapmaya vakit bulamadığım şeyleri yapıyorum. TV bile izledim dün çok işginçti böyle ince bir şey var üstünde reim oynuyo sesi de var insanlar var sanki içinde agdahdf. Alışveriş ve saire ve saire. (kesinlikle working out daha eğlenceli) Hakan Nesser'in harika bir kitabını buldum buzzz gibi İskandinav polisiyesi okuyorum.

Yeni work out şarkıları arıyorum tarıyorum yeni listeler yapıyorum. Biraz vaktim kaldı ya aman hemen gym'e yatırayım hemen sporuma yatırayım.

çok özledim squat yapmaıyı lounge yapmayı

Uyuyorum. Pasif dinllenme canmış evet bol ol uyuyorum, yeni mamalar tarifleri yaratıyorum. Araştrıyorum (tablete yapıştım resmen evde, hatta durmadım bi de yeni tablet baktım)

Beni en çok zorlayan beslenme. Vücut hala eeşşşek gibi yakıyomuş kalorisi peşinde oysa ben dinlenmedeyim. Allah bana sabır, dizime kıkırdak ve bu zamanın hemen geçmesi için bi şey versin. Amin


Yoga nın bile yasak olduğu ki rehabilitif spordur, bir hayat bana hem de banaaaaa 

Sevgiyle


P.S: Yurtiçi Kargo Soma'ya ücretsiz ulaştırıyor paketlerinizi eybiler. Babalar günü geliyor, babasızlık çok fenadır bilen bilir, bilmeyene Allah göstermesin. Yavruların akılları dağılsın ne olur herkes bir minnak paket hazırlayıp yollasa ne hoş puzzlelar, kitaplar oyuncaklar hobi setleri muhtarlıklara yollasak ya da UltrAslan olsun Çarşı olsun onlarla temas kurun ya da başka GÜVENİLİR birr organizasyon. Bir şey istemedim bu güne kadar sizden ama bugün istiyorum. 

28 Şubat 2014 Cuma

ben sana yeme demiyorum ama hobi olarak yeme bari!!!

Ömrümüz yemek üzerine kurulu. Sinirlenince bodolabına saldır ye, sevinince yemeğe git, biriyle tanıştığında ilk önce yemeğe çık, en önemli meseleleri yemekte konuş, kutlamalarında yemek ver, yasında yemek ver, yemek yemek yemek.... 

Bi de Türksün, şu diyalogları yaşıyosun;
Korku filmi gibi oluyo bazen. İçind esevdiğin ama yememen gereken bi şey var. O orda Edgae Allen Poe'nun kalbi gibi çarpıyo o dolap seni çağırıyo gitmiyosun. Korkunç vallahi korkunç... SAYYKKOOOOOO

-istemiyorum ben aliim, -aaaa olmaz zaten bak zayıfsın sonra "jimnastiğe" gider eritrsin (bunu duydum ben, hem de bir eski bürokrattan, yıkıldım yıkıldım) 
-diyetteyim ben (anlatamıyosun burda ağır idman programına göre protein karb dengesi lif falan)  -aaa nerene diyet yapıyosun daha ye sen ye bak bilmem kim çok gzel yaptı bunu
- ben yemesem (burası bildiğin aıklı) - aaa olmaz öyle şey çocukken çok severdin ay bunlar büyüyünce havalandı ayol

Falan filan. Yediriyorlar sana bir şekilde. Ya tamam ben sana yeme demiyorum ama gözünü seviim artık hobi olarak yeme. Bilerek ye. Ne yediğini ne içtiğini bil. O ağzında şapır şappır çiğnediğin şeyin midende ince bağırsağında ne olacağını, sana 10 sene sonra tümör, 4 hafta sonra yağ keseciği olarak gelip gelmeyeceğini bir düşün. 
Mesela ayda bir tatlı krizine girdin di mi mısır şuruplu çikolata kemireceğine bal ye :) 
Diyet dediğin otlamak değil aç kalmak değil. Diyetisyenle zayıflamaya savaşıp metabolizması bozuan bir kızın hazin hikayesnş dinledim dün içim acıdı. Zayıflamak için yemen gerek şunu kafana sok bi. Neden çünkü bebişim hareket etmen gerek, bu hareketinle yağ yakman gerek kastan yememen gerek. Ona uygun yemek yemen gerek. Ayrıca metabolizmanı hızlandırman gerek. Bunun için de aç kalmaman gerek. Bak bir dünya gereklilik. Neymiş hobi değilmiş yemek yemek işte. Hobilerde bu kadar çok sorunluluk olmaz. 
tatlı yeme bizi ye mesela :)

Ama diyosan ki şeker diil sırf ben genelde diyetimi değiştiricem, bak Türk olmanın avantajı büyük. Kızartmadna uzak dur. Bizim usül ev yemekleri zaten sağlıklı ama kullandığın yağ tereyağı veya zeytin yağı olacak. Karbonhidrat protein lif dengesine dikkat et, mesela yarım ekmek yeme. Karbonhidrat kalitesine aman dikkat et, bulgur pilavı ye mesela, esmer pirinç... Beyaz un no no bebiş. Proses edilmiş şeyler yememeye çalış. Al sana sağlıklı beslenme e gerisi geliyo zaten. Yavaş yavaş böyle başlarsın işte :)

Kısa kestim Cuma bugün. Hemen ne yiyorsun listesini çıkart. Sonra da zararlı olanları kırmızı kalemle halkaya al. Bak bakalım nasıl oluyormuş. Motivasyonun tillahını hem de hayır duasına sağlıyorum. Bir Allah Razı Olsun FitnessDelisi dersin herhalde. 

Sevgiyle

30 Ocak 2014 Perşembe

Kilo verdiren, cildi pırıl pırıl pürüzsüz yapan en muhteşem detox reçetesini veriyorum!!!!

Bugün su içicez. Beyninin %90'ı vücudunun %75'i su. Su içmeyi sevmeyen insanlar tanıyorum ben ve varlıklarının tuhaf olduğunu düşünüyorum. Çöl kertenkelesi gibi su içmeden yaşamaya çalışıyolar... Ben ki 2 litre normal su ve bir litre akminayı her gün bir içerim, buna bir de idman esnasında içtiklerimi ekleyin etti mi sana ufak çaplı bir göl! Ne güzel.

Ne kadar su içmeli günde? Çişin renksiz kokusuz olana kadar! Net. (Lafı dolandıramadım kusura bakmayın yıllardır UZMANLAR bi şunu net söyleyemedi)



Kemiklerin %22'si, Kasların %75'i, Kanın %83'ü su. Bu su besinleri namnamları oksijeni hücrelerine taşıyan kanının ana maddesi yani. Bu kadar gerekli su sana. Varlığını devam ettirebilmen için şart varlığın su çünkü. Burdan derin bir filozofik tartışmaya girelim mi fetüstü amfibilerdi yunuslardı falan :)

Bir kere enerjinizi konsantrasyonunuzu toplar su içmek. Ya da şöyle diyelim düşmesini engeller!

Vücust ısısını dengeler (nihayteinde milyar tane kimyasal reaksiyon neticesinde hayattayız basınç ve sıcaklık kimyasal reaksiyonlarda çok önemli bu ısı adaptasyonuna bir de burdan bak)

Kalp krizi ve kanser riskini azaltır bolll su içmek.

Baş ağrısı nedir bilmem (Lodos olmadıkça) çünkü deli gibi su içiyorum. Her kaynakta suyun baş ağrısına iyi geldiğini görürsün.

Yağ yakımında rolü var suyun şekerler o yüzden kilo vermek için de yardımcı olur (gözleirn parladı kulakların dikildi kilo vermek diyince).

Toksinleri İzmir marşı ile gönderirsin (işte çişine dikkat et, berrak ve kokusuzsa bravo toksininzi çook az).

Cildi pırrıl pırrıl yapar (hayatımda sürdüğüm en pahalı kremin fiyatı 300 €'ya yakındı THY gene bizi dikmiş havalimanına rötarın ağbabasını yaşıyoruz Brüksel'de sinirimden attım kendimi Freeshop'a bi baktım krem fiyata baktım OHA nihayetinde 20 gram da bi şey böyle minnak, Arap yağı bol bulunca düsturuyla aldım kremi boca ettim. Parıl parılım falan dedim oha bu cilt bir daha olmaz böyle - vermem o parayı ben- ve şimdi bakıyorum egzersiz uyku ve sıvı üçgenim tam cildim parıl parıl porlarım nerdeyse yok vallahi bak). Vücudu dehidrasyona uğratmamak saçını cildini pırıl pırıl yapar. (İçmenin yanısıra bakınız Evian'ın dünyanın parasına sattığı spreyleri hepimiz aldık onu hepimiz o kazığı yedik)

Kabızlığa çaredir şekerim su, vücudu ve sindirimi düzenler.

Bağışıklık sistemini toparlar (Almanya'da öğrenciyken paten yaparken düşüp kuyruk sokumumu çatlatmıştım doktor bana günde 3 litre su içmemi ağrının azalacağını, alçı veya başka bir önlem alamayacaklarını söyledi. Ama Almanya'da dokorlar neredeyse herşeye çok sıvı alın 3 litre su için diyorlar).

Dehidrasyona uğratmıyoruz kendimizi çünkü su eklemlerimizi kaygan kaslarımızı elastik tutuyor (bakınız juicy steak kıvamında olmak). Vücudun iyi olduğu için ruh halin de iyi olacak (bir kere ne por kalmış ne bir şey bir de cilt parlıyo deli gibi daha ne istersin).

İçinde yağ yok, şeker yok, alkol yok, gıda koruyucusu yok, boya maddesi yok, saf duru bir şey daha spirituel algılamak istersen doğa ile bağlantı kurarsın diye düşün. Ya da saflık mesela (hani günahlar suyla yıkanınca gidiyo ya ruhun gibi vücudunu da temizle düsturu bildiğim her dinde bir var bu)



Valla sağlık, ruhanilik, din, kilo verme ve cilt her yönden yakaladım seni kaçamazsın. Bugün bol miktarda su içeceksin belli oldu. Bazen sıkılıp bardağımın içine bir mevsim meyvesi tanesi (nar, üzüm, çilek kiraz favorilerim portakal ayva aynı etkiyi vermiyo), taze nane, çubuk tarçın falan attığım oluyor rahiya veriyor ya da lime(ay tamam ukala dendi bana gele misket limonu oldu mu) veya sarı limon dilimi.

Masanda su var mı? İç bakalım.

Angelo Bronzino: İç anam iç diyo bak ne güzel diyo

Sevgiyle

17 Ocak 2014 Cuma

Yetmeyen zaman, Lizard Pozu, Gece Ritüeli

Geçen hafta aksattım ya idmanlarımı. Cahil gibi bu hafta çok yüklenmişim. Şu anda her yerim ağrılar içinde bunları yazıyorum. Özellikle Çarşamba akşamı yapılan Challenge beni benden almış hala çıkıyor. Bence dersin adını Çin İşkencesi olarak değiştirsinler. Ha ben gene girerim o derse, nihayteinde tüm kas gruplarım gayet çalışıyor. İşte sonrası biraz acılı. Geçer. Ama Cuma kaşamı Yogası ve 80's Aerobic'inden oldum ona üzülüyorum. Gitsem eklemim kasım zedelenecek onun da farkındayım. Kırıcam dizimi sinemaya gdierm ya da polisiye roman okurum ne biliim.... puffff

Dün gece en son yaa biri beni yıkasın kurutusun pijamamı giydirip eve götürsün modundaydm gene. Bence Kanyon'da pijama ile gezmemiz normal karşılanmalı spor sonrası. Bunu bir düşünün mahlalle baskısı kalkarsa biz de rahat rahat pijamamızı giyeriz. Düşünsene sprounu yapmışsın, sauna sonrası duş, giy pijamayı misss. Atla arabana evindesin ugğraşma küt yatağa. Harika! Mahalle baskısı kötü bir şeydir ve biz sokakta pijamayla dolaşabilmeliyiz NOKTA!

Dün gece düşündüm de nasıl yorulduysam bu iş güç de var tabi, bir de 8 saat Isaura'lık var... Üstüne spor, yol günlük hayatın benim gerçi çok takmadığım ama bir çok insan için varolan keşmekeşi falan hayat bayağı yorucu bir şey. Bir de bölümlemede sıkıntı var. Şimdi hafta bir şekilde 7 gün hadi onu kabul ettik bu 5'e 2 oranıı kim koydu alnından öperim. Bir de hep söylerim gün 24 saat çok saçma! Yap minimum 36 bak hayat nasıl daha verimli oluyor.

Anastasiya Markovich'in TIME isimli eseri işte böyleeee :) 

Tüm bunları bu arada ben dün akşam Yoga sınıfında Lizard pose içindeyken düşündüm. Olay şu, ben splite kasıyorum ya, bu lizard pozu da iyi çalışmam gerekiyor kisplit için kaslarım quadricepslerim ve hamstringlerim başta olmak üzere kaslarımı uzatıp esneklik kazanmaya çalışıyorum (hoca denetimindeyim kafadan atmadım çalışmayı - sonra gidip kasını kopartan aman da neden oldu demesin, denetimde bile olsan kas kopar biraz bilinç level up beybi). Şimdi ben hergün bir saat yoga yapsam, cardio ve kuvvet egzersizi yapsam yüzsem benim için yeterli olur tatmin olurum hadi bunu haftada 4 yapiim iki gün de sırf yoga yapiim dans ediim mesela. İyi güzel de kafamdaki programın olması için benim bayağı uzun Gym'da kalmam gerek. Ben ne zaman uyuyacağım, işe gideceğim, bir de yol var tabi (benim için git gel 120km, evet). Yap günü 42 saat mesela bak o bana nasıl yetiyor. Hem istediğim kadar uykumu alırım, hem ev yapımı protein barlarım için tarifler geliştiririm hem tam kafamdaki idman programını uygular Fitness hedeflerime daha verimli ulaşırım. Neden 24 saat canısı? Kim bu kadar sığ düşünmüş yani.

Quadriceps candır
Pigeon (Güvercin pozu) (tabi ki temsili, biz yapınca çok da böyle değil şimdi yalanın manası yok)

Yogi'ye sormuşlar (Ayı Yogi diil, yoga yapan insan manasında) günde ne kadar meditasyon yapalım hacı demişler, Yogi de durur mu yapıştırmış cevabı, eğer çok meşgul değilseniz günde en az 20 dakika meditasyon yapmanızı tavsiye ederim. Haaa eğer çok yoğunsanız işte o zaman en az bir saat. Adam haklı şekerler. Sen kendine zaman ayıramazsan, sen kendin iyi olmazsan o zaman hayatını nasıl bir arada tutacaksın? Senin ruhun zorundalıklarla parçalanmışsa kendini, kişiliğini kaybettiysen off be gülüm çok zor be.... O zaman sen kalmıyor ki. Yogi'nin dediği işte bu meditasyon yapmıyorsan bile kendi ritüellerin olsun. Mesela benim gece yatmadan önce kısa bir bakım ritüelim var. Makyaj çıkartılır, yüz temizlenir, saçlar Argan yağlanır, taranır, gözaltı yüz ve ayak nemlendiricileri sürülür öyle yatılır ve üjjj bejj sayfa kitap okunur. Şimdi süper über yorgun ötesi gelsem sabah suratında makyajla ya da kupkuru bir ciltle uyanmak kabusunu haketmiyorum. İşte ekstra über süper yorgun olduğum için bu ritüeli yapmam daha da gerekli. Ertesi sabah hem dinlenmiş hem de bakımlı uyanayım. Yüzde daüılmış makyaj çalı gibi kabarmış saç ve kurumuş topukları haketmiyorum çünkü. Olayı anlatabildim mi? Konu çok dağıldı. Bu bahaneyyle ay ben çok yoğunum spor yapmaya vaktim yok diyen abalalara giydireyim bari; şekerim senin o sosyal hayat dediğin selülit çeker yaşam tarzı ile sen yakında şeker hastasından tut viarsten tut kalp hastasına kadar gidersin, Allah korusun gene de yavru kuşum kendine zaman ayrımayacaksın da neye zaman ayıracaksın pardon bu hayatta???

Kafamın bir yanında da bir yoga videosu dönüyor. Sevgili Yogini hanımefendi önce handstand yaptı, sonra scorpiondan geçerek wheele indi sonra da bir şey olmamış gibi kalktı ve bunları yaparken hep konuştu bır bır bır. Ben dün akşam Güvercin pozunda ön bacağımı 90 derce çeviremedim diye ne ara zaman yaratsam da çalışsam diye düşündüm. Ray Hoca da dedi kıskanma pratik yap devamlı. Oldu... Toplantının ortasında masanın üzerine fırlayıp kusura bakmayın yaa ben bi aşağı bakan köpekle başlayıp vinyasadan geçip iki pigeon çalışıcam desem ne olur acaba merak ettim... Kadını kıskanmıyoruz, kendisi gibi yapmak istiyorsak pratik yapıyoruz. Yoga biraz da ruhu eğitmek (benim ruh hem manyak hem denyo bildiğin kıskanıyorum anacım durmuyor)


Sevgiyle

15 Ocak 2014 Çarşamba

Diyetim için ufak benim için oha bir değişim

Malum iki hafta önce yılbaşısıydı :) alkol olsun pasta olsun cips olsun çikolata olsun gömdük bünyeye. Ben yapmadım diyen çıkmasın şimdi kimleri kimleri elinde bira şişesi ve sigara ile yakaladım. Türkiye sarsılır!!! Hepimiz yaptık şimdi başını öne eğ ve kabul et gerçeği. Haydi büyük çoğunluk geçen hafta rutin diyet ve workout çizelgesine döndü, anasını satiim bu H2N3 müdür nedir o da beni çivileyince hem diyeti acil durum beslenme programına çevirdim (yani ha babam yedim, fıstıkezmeli elmalar, çorbalar - ki normalde nefret ederim çorbadan ben ne o yani kişiliksiz bi şey yiyecek desen değil doyurmuyor, içecek desen değil ne idüğü belirsiz böyle karaktersiz bir şey benim gözümde çorba - nişastalar, boll meva falan uçtum da uçtum) e o pert halde gym'i de rüyamda gördüm sadece zaten (evet ben rüyamda görüyorum spor salonunu, ben rüyamda istersem uçabiliyorum da, kontrol edebiliyorum rüyamı böylece canım ne isterse onu görüyorum misss).



Pazar günü BOSU tepesinde yaptığım fusion dersinde yeteri kadar hayal kırıklığı yarattı durum zaten bana malum kondisyon nankör bir kedi (İbrahim tatlıses'in nankör kedi şarkısı - off çok fena takılır bu şimdi benim aklıma rezillll) iki gün arkanı dön hemen düşer sen de 4 gün toplamaya uğraşırsın. Tamam abarttım belki zaman aralığını ama işte öyle bırakmaya gelmez. Rejenerasyon arası bile versen düşüyo işte ha hızın azalır ya kuvvetin bi şey olur yani. O yüzden toparlanacağını da bilirsen dert etmene gerek kalmıyor ciciş.

Pazartesi akşamı Fitness Türkiye Şubat sayısında uffaacık minniiciiikk minnnak bir ben varım, onun fotoğraf çekimleri vardı, e gene idman yapamadım. Ben de dün akşam kuduz gibi çalıştım. Ama öncesinde minik bir değişiklik yaptım. Besin!!! Diyetim için minik benim için oha bir değişim oldu. Akşam öğünümü sırf proteine çevirdim. Veeeee sonuç mucizevii olduuuu. Hem açlık hissetmedim hem şekerim düşmedi hem de deli bir performansım vardı. Tabi bi de bu kollektif bir şey. Uykumu aldım, stresten uzağım sabah ve öğle öğünlerimde de iyi beslendim. Yani bir parça değil, bütünsel puzzle gibi :) Bence çok da eğlenceli. Parçaları bir araya getiriyorsun ve yepyeni bir sen çıkıyor güzellie bak! Bu arada yeni sabah kahvaltısı önerim, tam tahıllı ekmeği kızartıp üsütne light fıstık ezmesi sürüp bir kaç dilim muz koyuyorsun sonra tavanlarda örümcek kadın gibi geziyorsun muhteşem enerji veren bi şey yaaa çok seviyooruummmm...

Bu öğün beslenme ve saire konusunda biraz bazı şeyleri daha dikkatli yapmam gerek. çünkü şekerim karnımda kağıttan hallice bir yağ tabakası kaldı ben onu istemiyorum. Altında packler yatıyor ama yatıyor yani, yatmasın bence çıksın ortaya. Karın kasları gym'de yapılmaz mutfakta yapılır o yüzden besine dikkat harekete devam :)

Son bir şey, dün akşam konuştuk mesela kızlarla, sen nasıl hallediyorsun yemek işini dedi bir arkadaş ben de dedim ki çantamda kocaman bir açık büfe var. Mesela şu anda çantamda iki muz, protein bar (ki yakında bunun ev yapımı versiyonlarının tarifleriyle geleceğim), çiğ kuruyemiş ve kuru meyve (bunlar da abartmiim diye porsiyona bölünmüş halde) ve üç adet haşlanmış yumurta var (bunların bir tanesinin sarısı yenilecek kalan ikisi sokak hayvanlarına verilecek). Yumurtalarımı Kanyon'un ortasında soymaktan da utanmıyorum ayrıca, ne yapiim ne yağı kullanıyolar nereden bileyim. Devamlı salata yiyemem olmaz yani, bir de nerey kadar somon ızgara yiyebilir bir insan, ben de öğünlerimi atıyorum çantaya. Geçen gün yanımda oturan 42 beden kadın gibi bir kamyon tekerleği boyunda pizza mı yiyiim olmaz. Kendime baktığım için ben mi utanıcam hiç de bile!!!

Bu arada 58 kiloya düştüğümü görünce dün akşam biraz panik oldum ya kaslarımdan gittiyse, ya kaslarımdan verdiysem. Acil ölçüm yapılmalı. Kas kütlesi artıp yağ kütlesi azalacak şekerim. Kilo takibi çok da sağlıklı değil yağ oranın önemli, yağ verecek kas alacaksın. Yağ oranın 16 olsun istersen 73 kilo ol, 34 beden olabilirsin. Neymiş zayıf olmak değil sağlıklı ve atletik olmak.

Haydi o zaman bak bakalım ne yiyorsun...

Sevgiyle

13 Ocak 2014 Pazartesi

Felekten bir fit gece

Bu işe ilk bulaştığımda bir sürü insan acaba ne zaman yeni hobisinden sıkılacak diye bekledi. Ne yazık ki yağlı göbeklerinin üzerinde atan sıcak kalplerini kırdım (bak sevdiğim için böyle yazıyorum yoksa vallahi döşerdim). Üzgün değilim ama ben baştan da söyledim. Ben bunu hobi olarak yapmıyorum ki. Ben yeni bir hayat istedim ve yeni bir hayat yarattım.

Sen yazılırsın spor salonuna, haftada iki gün gider suratında ful makyaj, fönün bile bozulmadan yarım saat max  6 km hızla koşu bandında yürürsün - just like a hamster baby juuust like a hamster, sonra ay çok yoruldum bebeğim beeeğğğnn açlıktan da ölüyorummm diyip trans-yağlı soslara bulanmış ama hakkını teslim etmek gerek leziz- salatanı yer vicdanın rahat kafan boş (vicdanın rahat çünkü kafan boş, çünkü bu konuda bir şey bilmiyorsun ki :) Nietsche ne demiş bilmek lanetlenmektir.) yoluna devam edersin. Sonra belki şansa bir iki kilo verip üstüne 5 alırsın yoyo kiloların, ordan burdan bulduğun diyet listelerin ve zayıflama haplarınla harap etmeye devam edersin kendini.

Bir de şu model var ki buna bayılıyorum: Ay benim çok renkli bir sosyal hayatım var. Sosyal hayattan kastı Cuma ve Cumartesi akşamları sabahlara kadar mekan mekan gezip sabaha kadar içmek. E tabi bu tipler sabah kalkamaz, alkol vücudu mahveder, yüzdeki porlar böyle İSKİ çukuru gibi, gözlerin altı mor ve şişmiş, ama bunların en belirgin özelliği (çünkü diğerlerini makyajla kapatabilirler ama sıkıyosa bunu kapatsınlar) bacaklardaki laz müteahhitin kaçak kat çıkmış gibi duruduğu selülitleridir. Bınnngıl bınngıl adeta bir portakal bahçesi. Sosyal hayat? bence yeniden gözden geçir kendini bebeğim...

Cumaretsi akşamı hiç bir şekilde kıramayacağım bir insanın davetine icabet ettim :) hatta yatak döşek yatarken kalktım gittim. Ohh çok da iyi etmişim. Süper de eğlendik şekerim. Attık göbecikleri. Ayrıca harika bir dans performansı izleme şansım oldu kaymaklı ekemek kadayıfı (temsili). Biz 3 kız toparlandık gidelim dedik. Ama bakarsan tam SATC kadrosuyuz. Gym Gang kızları bendeniz, Meyve ve Civciv, hepmizin metod farklı hepimiz bir şekilde geliştirmeye çalışıyoruz ama yöntemler fena. Ben Ceneviz keşişi gibiyim alkol almiicam diye tutturdum. Yemeğimi de dışarıya bırakmadım dedim yağını tuzunu bildiğim şeyi yiyeyim ben evimde yedim. Meyve antremandan çıkmış kurt sürüsü gibi aç, hakkını teslim ediyorum gene kendisine dikkat etmeye başladığından beri çok yol katetti, mesela o akşam tahıllı ızgara tavuklu yağsız tuzsuz salatasını yedi, suyunu içti bol bol bravoooo. Civciv Miller'ları dizdi, bir kase de ketchaplı mayonezli hardallı ema dilim patatesi afiyetle yedi. Buna patates geldi biz bakıyoruz böyle. Ne bakıyosunuz şekerim diye bir de haşladı :) (o civcivi yerim ben). Hepimiz ayrı telden çalıyoruz hepimiz birbirine özeniyor bir şekilde belli, ben Miller'a bakıyorum yan yan, Meyve patateslere (tamam biz genelde yiyenin önündekilere özeniyoruz ama biz yaza 6 pack için kasıyoruz o packler gymde yapılmıyor mutfakta yapılıyor). Toplasan bir adam ediyoruz bir nevi :)

Neyse kutlamanın yapılacağı mekana girdik, ben hala alkolden uzağım, zaten hastalıktan yeni kalkmışım, ne düşürücem bağışıklığı, Meyve bir önceki geceden kalmayım ititrafını yapmıştı zaten, kendisine dayaklık olduğunu tebliiğ ettik. Civciv Millerlarıyla mutluydu :) Bir zaman sonra dans eden, eğlenen bir topluluk olduk mutlu mesut. Hiç de ihtyaç duymadım aman herkes içiyor ben de içeyim gibi bir dürtüm yoktu.

Gecenin sonunda Nişantaşı Aşk'ta damla sakızlı Türk kahvelerimizi içtik ve olayı erken kapattık. Bu arada Meyve'den haber alınamıyorudu kendisi sağlıklı yaşamdan uzak bir mekana gidince yitirdik, Pazar anternmanı yalan oldu kendisinin :( Bana gelen mesajda kısaca Pattes yazıyodu :)

Ertesi sabah gayet dinç, iyi ve ayık uyandım. (genelde ayık uyanamam ben sabah uyanamam olamaz ama alarmsız uyanınca canım istediği zaman ondan sanırım.)

Pazar günü nankör bir performans ile - malum bu virıüs beni yere yeksan edince ben de idmansızdım - BOSU tepesinde bir saat bazı setleri çıkartmadan geçti. Amaaaa ben biliyorum ki artık iyiyim, sağlığım yerine geldi e bu durumda bol antenman yapmak düşer bana, eski kondisyonuma hatta daha iyisine şıp diye kavuşurum ben.

Kıssadan hisse, o sosyal hayatının leş olmasına gerek yok. Hempimiz seviyoruz yemeğin yanında bir iki kadeh güzel bir şarap içmeyi, hem ben İstanbulluyum bizde balığı rakısız yollarsan haram olur o balık içeride. Ya da git bi clube ben severim Mojito olsun, güzel bir Scottch olsun ne bileyim Martini Cin falan değişik. Ama herşey dozunda be kardeşim. Sabaha kadar ne zorun var? Ha yaptım onu da yaptm bir kaç hafta önce artık stresten ölecekken dedim ki heyytt kendimi şarapta boğucam. Ha ne oldu ertesü günkü idmanımdan oldum. Tüm gün baş ağrısı ve yorgunlukla geçti. Cildim de iğrenç olmuştu böyle kar sonrası a-kaymış asfalt yol gibi yamuk yumuk delik deşik porlar karadelik gibi. Nihayetinde değmedi be gülüm. Düzelmedi yani. Derdini tasanı şarapta vodkada boğamıyorsun geçmiyor yani, e o zaman neden zarar veresin ki kendine iki kadeh sınırını koy ona göre yaşa mesel SAĞLAM İRADE ise al sana challenge :)

Sevgiyle

10 Ocak 2014 Cuma

H1N3 1 - FitnessDelisi 5 Maç sona ermek üzere FitnessDelisi Şampiyonlar Lİgi'nde

H1N3 denen biyolojik silaha maruz kaldım! Bunun başka bir açıklaması olamaz. Yani ben düzenli egzersizini yapan, stresten uzak kalmak için hayatından insanları satırla kesip atabilecek ve bir daha asla arkasına bakmayacak kadar - tamam bencil demeyelim ama - kendine düşkün, yediğine içtiğine dikkat eden biriyim. Ben bu haldeysem vücut yağ oranı yüksek, proses edilmiş şeker tüketen, hiç hareket etmeyen, stres içinde debelenen insan ne hale gelmiştir acaba. Okuduğuma göre hastaneler adam almıyormuş sanırım onlar orada... Şifa dilerim...

Carl Larsson'un Yaz Sabahı tablosu hjyene dikkat çekmek amacı ile buradadır. Duş al, el yıka başkasını telef etmeyelim vari biz yanmışız madem :)

Az önce Osman Müftüoğlu'nun yazısını okudum. Gazete okuma alışkanlığım yok, 2007'den beri haber izlemem, TV ile de bağım kısıtlı,; Dizimax, film kanalları bir de tabi ki vazgeçemem asla senden LigTV, 2011'den beri de gazete okumuyorum. Arada bir iki köşe yazarı - komik yazarsa - kültür sanat (çok az) ve bol bol spor. Osman Müftüoğlu benim için ak sakallı dede gibi birisi, yani var öyle arada çıkıp erdemli şeyler söylüyor. Sen de bakıyorsun aklına mantığına yatıyor. Bazen saflığıma gelir körü körüne yaparım ama genelde bakarım okuduklarıma - Google is my Best Friend hatta BFF  falan.... (best friendlerim alınmayın siz insan olanları da çok seviyorum). Yani adam koskoca doktor hem de yarı yaşı görünüyor, ben seviyorum arada okumayı onu. İlham verici bakın arada.

Bugünkü yazı, ay ok linki de veriim ben; bu, şu muhteşem H1N3 hakkında. Ben dün ne yazdıysam adamcağız da yazmış. Tabi o Prof. Dr. ben diilim, e napiim eziklemeyin beni de :) Antibiyotik cızz diyor ben de hala almamaya savaşıyorum. Dün salona da gitmedim bugün de gitmem (gerçi zaten gitmeyecektim iki nedenden ötürü biiiir Benim biricik Murat Hocam'ın 80's Aerobic Let's Get Fit dersi bu akşam yooook, ikiiiii GALATASARAYIMIN MAÇI VAR).

Dün akşam aldım bir kutu Selpak mendilimi, bir litre Akmina, bir sürahi normal su (bu mevzu derin günde 1 lt Akmina 2 lt de normal su tüketiyorum ben normalde, şu anda acil durum miktarlar arttırıldı), nişasta yaptım sıcak sıcak bolllll tarçınlı, iki kırmızı elmayı bir güzel dilimledim üzerlerine fıstık ezmesi sürdüm. Herşeyi yedim içitm. Demiştim bir keresinde biz sporcular yemeyiz besleniriz diye, dün gece besiye çektim kendimi resmen! Yapmasaydım bugün perttim sanırım, ama şu anda bir şekilde ofisteyim. Muzum elmam masamın üzerinde ıhlamurlu adaçaylı karanfilli güllü tarçınlı zencefilli hibisküslü ve kiraz saplı bir çay karışımım var onu da yapacağım. Öğlen yemeğinde bolll karabiberli bir çorba. Ben iyi olacağım :)
Temsili bitki çayı :)

Antibiyotik vücudumu yoracak, biliyorum, bunu doktorlar da söylüyor zaten o yüzden istemiyorum hala. Bugün de direnişe devam! Yarın hafif antrenman - ay yarın fotoğraf çekimim de var bir dahaki ay FitnessDeliniz Fitness Magazin'de :) alıyoruz okuyoruz. Ben bir başarı hikayesiymişim ondan ben de varım yiihhuuu. Biraz cardio falan bir seans sauna. Ter toksin atıcam ben. Hem koşular yaklaşıyor kış rehavetinden çıkmak gerek, kondisyonu bozmamak gerek :)

Ayrıca grip olan şekerlere benden tavsiye; normalde kendine ne kadar bakıyorsan şimdi daha çok bak. Vücudun su kaybediyor içieriye boll su takviyesi, sıvı alımları artısn!!!! Cilt illa ki maymuna dönüyor hastalıkta ne yapıyoruz - valla ben el kremimi burnum kenarına da sürüyorum - bol  cilt temizliği, bol nemlendirici. Hastayım yapmiicam yok!!!! İyi olmaya iyi görünmeye devam ediyoruz, moraler yüksek tutulacak başka yolu yok Hastayım diye paçoz paçoz dolanamam koca gözeneklerle - şu anda gayet sıkı gözeneklerim benim aferim bana hadi sen de.... Seni sıkan üzen daraltan bir şey varsa hastayken at gitsin hayatından şekercim. Her sümkürdüğünde hatılarsın, tam zamanı :) İyi bir kitap oku, seni yatağa / kanepeye çakar uyuyakalırsın dinlenmeni sağlar yoksa benim gibi hareketsiz durmaya katalanamayan bir organizmaysan işin zor (elim dursa ayağım durmuyor durumundayım, hastayım ya bir de hayır hasta değilim ben diye inatlaşıp örümcek maymununa döndüm iyice).

Ben (temsili)

Önce aklın temiz sağlıklı olsun, kalbin açık kinden nefretten uzak olsun. Vücuduna saygı göster sev, bak şimdi hasta o. Bu biyolojik silahı da atlatıcaz dostum.

Sevgiyle

6 Ocak 2014 Pazartesi

Tehlike anında yerdeki ışıkları izleyerek acil çıkışları bulabilirsiniz

Cumartesi günü sabah git-akşam gel bir şehir dışı kaçamağım oldu. Hem ziyaret hem ticaret bu deneyim esnasında bir çok yeni şey yaşadım ve hayatıma bir iki yenilik geldi. Öncelikle eski kötü enerjilerden kurtulacak cesareti edindim, ve önüme bir sebep verildi. Ayrıca artık evrenin bana verdiği bazı işaretleri artık gözardı edemeyeceğimi anlayıp zor bir karar verdim. Bana çok iyi gelecek biliyorum yalnız karar aşamasının zor olmasının yanı sıra biliyorum ki önümdeki bir müddet benim için çok da kolay olmayacak. Ayrıca hayatıma başka bir yenilik katmak üzereyim ki bu da 1 günlük seyahatimin asıl amacıydı. Yalnız dönüş yolunda yaşadığım şey verdiğim her iki kararın da ne kadar yerinde olduğunu ve kendime daha iyi bakmam gerektiğini bana anlatan aleni bir işaretti.

Dönüş için biletim biraz geç bir saatteydi, ama sahil kasabası olan destinasyonum gündüz muhteşem olmasına rağmen akşam buzzzz gibi oldu. 11'deki uçak için saat 8 buçukta hava limanına gelip CIP lounge'a kuruldum. Kendime kuru yemişli, ıhlamurlu Türk kahveli bir "break" verdim ve kitabıma gömüldüm. Bekleme, yolculuk gibi anları kendime kaliteli zaman olarak yaratmak benim için bir gereklilikti ki bu konuda çok başarılıyım. Aferim FitnessDelisi'ne.

Uçağa bindik, zaten uçak korkum var, stresliyim. Biliyorum stres benim için iyi bir şey değil ama ne yapiim elimde değil tırsıyorum. Tonlarca ağırlıkta metal bir şeyin içinde 10000 metrede uçuyor olmak beni tedirgin ediyor. Kaldı ki yüksek makina mühendisiyim, Airbusların kanatlarını arkadaşım dizayn ediyor gene de korkuyorum arkadaşım ne yapiim. Bilmek lanetlenmektir der Nietsche; doğru! Nasıl uçtuklarını öğrendim o zaman korkmaya başladım. Mini mini bir veletken en sevdiğim şeydi oysa uçağa binmek.

Tam ayrılıyoruz artık, ben bildiğim duaları ediyorum içimden içimden. Bir adam uçağın arkasından öne doğru yalpalayarak geldi uçuş görevlilerinin yanına. Anlamadık ama önde bir panik havası. Be iyice kafadan kurmaya başladım tabi. Kafamın içinde patlamalı salgın hastalıklı komplo senaryoları dönüyor ne oldu acaba diye. Zaten yusuf yusuf ve kalanıyım. Adamcağızın yan dönmesiyle yüzünün halini gördüm. Gözleri tamamen kapanmış şişmekten, surat kıpkırmızı. Doktor anonsları yaplıyor, bir süre sonra dönen mavi ışıkları ile ambulanslar geldi, kapılar açıldı, uçak yeniden yanaşmış zaten, adamcağızı sedyeyle alıp götürdüler. Bagajını da indirdiler. Biz panikten bitmiş haldeyiz tabi. Ne oldu diye. Sakinleşmek için öğrendiğim ve pratik ettiğim pranayama tekniklerini uygulamaya çalışıyorum. Oturduğum yerde yapabileceğim basit yoga pozlarını deniyorum mini twsitler yapıyorum. Burada bir sene önce başladığım pratiğim için teşekkür ediyorum. Ama olmuyor kabin amirini çağırdım, su istedim panik atağım olduğunu söyledim ve ne olduğunu sordum. Adamcağız (umarım şimdi iyidir, bizlere verilen işaret umarım onun için büyük bir şeye mal olmamıştır) kalp hastasıymış ve yüzü o yüzden o hale gelmiş en son baygındı uçaktan indirilirken.

Suyumu içtim, nefes tekniklerine devam ettim, ama bir yandan da ne kadar uğraşsam da zihnimi boşaltamadım. Çünkü hepimiz oraya belli bir sebepten olayı gitmiştik, ve belli bir sebeple dönüyorduk. Ben hayatıma yeni bir ekleme yapıyorum, yanımızdaki adamlar yeni bir butik otel yaptırıyorlar. Hepimiz ertesi günkü planlarımızı düşünüyoruz. Ama hayat o kadar kısa o kadar ani o kadar sürprizli ki... O adamın da eminim planları vardı, bekleyenleri vardı ve bir anda böyle bir şey yaşadı. Biz korktuk, kendimiz için, onun için, ya bize de olursa diye. Ben bir de bayağı bir ekstra teori üretmişim zaten paranoyanın doruklarındayım. Dedim ki kendime o ben de olabilirdim. Ya da ileride olabilirim. İnsan vücudu çok tuhaf bir sistem, çok değişik bir mekanizma. "GOD FACTOR" her zaman var ama riskleri minimze etmek de bizim elimizde. Vücuduma daha iyi bakmaya karar verdim, ruhuma da. Bir haftadır süren ve beni inanılmaz strese sokan durumu da o anda kapatmaya karar verdim. Bana iyilik getirmeyen şeylerin hayatımda yeri olmamalı, stres sağlığı olumsuz etkiliyor. Nasıl trans-yağ yemiyorsam, nasıl hem ruhumu hem vücudumu devamlı idmana tabi tutuyorsam stresten de uzak kalmalıyım. Orada verdiğim final kararı dönüşte yaşananlarla perçinlendi. Ne olursa olsun ruha bedene iyi davranmalı, kader faktörünün dışında gelebilecek zararlardan korumak için çalışmalıyız.

Tanımıyorum o adamcağızı, hiç de tanışmayacağım muhtemelen. Sayesinde hayatımda büyük bir değişiklik yaptım. Onun yaşadığı deneyim benim için bir işaret oldu. Umarım iyidir, umarım teşekkürüm ona ödül olarak döner. Evren, Tanrı, Kader... her ne ise bizi yöneten bizimle oyunlar oynayan ona iyilik verir.

Bir de bedene iyi bakma; bir insanın yüzünün o hale gelebileceğini asla ama asla tahmin edemezdim. (İtiraf ediyorum adamı bir ara Japon zannettim). Sarsıcı bir deneyim oldu. Ama travmaları olumlu çıktılarla sonlandırmak da benim elimde. Senin de. Bak bakalım evren sana nasıl işaretler veriyor. Kendine ruhuna dahai iyi bakman için...


Sıkıntılar, stres, dert, tasa. Bazılarını yönetemeyiz ama bazılarından zor da olsa uzaklaşabiliriz. Ne kadar zor da olsa kendi iyiliğin için bazen zor kararları vermek seni kurtarır. Deneyimleri takip ederek yaşamını iyileştir, ders al ve gereken kararları vermekten korkma.

Sevgiyle

26 Aralık 2013 Perşembe

Axe erkeğin gücü falan değil yemişler seni

Alçak gönüllü olamıyorum. Her konuda olamıyorum en azından. Dramalı olmamdan kaynaklı zaten beş karış burnum var, bir de kendisi on arşın havada. En azından her zaman değil bazı konularda.

Şekerim senin bir evin var -  yani mutlaka bir yerde yaşıyorsundur herkesin var bir evi, sen bu evin pis, dağınık, kırık dökük, kokan, berbat bir harabe olmasını ister misin? İstemezsin diye tahmin ediyorum. Hani pis pasaklı iğrenç bir mahluk değilsen bakarsın etrafına evine düzenine değil mi? Hah ben de sana bugün bundan bahsedicem...

Doğru bildin bugün konu Gym'de erkek kozmetiği. Vermiş amcam kararı yazılmış janjanlı bir spor salonuna, siyah çoraplarını çekmiş sıkı sıkı beyaz ayakkabıları giymiş baştan bir eksi bir milyon puan yazmış haneye gelmiş bravooooo. O göbek zaten yeteri kadar itiyordu, beyaz ayakkabı siyah çorap ikilisi beni iyice benden aldıııı yıkıl karşımdan ne olur. Normalde beyaz çoraptan nefret ederiz evet, ama salonda, club'de gözünüzü seviim açık renk ayakkabı giyiyorsan ne olur beyaz çorap giy. Dolanma öyle ortalıkta inşaatçı Michael Jackson gibi (rahmet istedi zaar, güzel motivasyon şarkıları vardır).

En başta salonda giydiğin ayakkabı salon ayakkabısı olsun, dışarının pisliğini getirme içeri bak o çok mühim.

Saçlar; ah şekerim ya o jöle o yapaylık o Recep İvediklik genetik mi? Bırak kendi haline sen buraya spor yapmaya gelmediysen, o kadar belli oluyor ki sonra gelip aman efendim kızlar bana yüz vermiyo deme. Vermez tabi çakma player gibi parlıyosun.

Kılık kıyafet: Göbek varsa zaten şansın yok bir kere fit olmayı bekleyeceksin. Hafifi kaslanmaya başlayıp palazlananlar oluyor mesela garibim kanadım var diye dolaşıyo ortalıkta daracık şeyler veya açık açık atletler giymiş. Eh be şekerim göz var izan var, etrafına bir bak bir de senin tavuk kanatlarına bak, KFC'dekiler bile daha doyurucu... Palazlanmaya başlayınca kasları göze sokmuyormuşuz, ha gerçi olunca da sokmayın. Açık saçık kıyafetleriyle Antalya'da dolana Rus kadınlarına benziyorsunuz o tuhaf kas şeylerle.

Epilasyon! Yapın yaptırın neyse parası biz verelim ne olur yaaaa ne oluuurr. Bi etrafına bak be adam, sırım gibi insanlar var, orası dönmüş Elf kasabası'na, sen ne dolanıyorsun kıllı kıllı bak yazarken içim kalktı. Sırttı omuzdu ne biliim göğüstü (hele de teşhirci tadında geziniyorsan) git aldır. Ay iğrenç bi de havuza giriyorsun öyle. Seni toptan perforelemeden sokmamak lazın oraya, keza bone yeterli değil iiğğğkkk.Takdir ettiğim şey mesela, bacaklarını da alanlar var. Aferim onlara. Bakımlı olmak bunu gerektirir.

Sana kim dediyse Axe erkeğin özü sık babo sıkabildiğin kadar, ha git onunla kavga et sen bence, yemiş seni. Hacı yağı gibi bir şey tuhaf tuhaf kokuyor, zaten derin nefesler alman gereken bir yer gym ister cardio yap ister kuvvet iser yoga pilates ister dövüş... Boğma ne kendini ne etrafını bak bir dünya insanız burda yapma etme. Geçen gene sıkmış birisi Axe'ını gelmiş, burnum düştü! Benim heybetli burnum düşüverdi!!! Ben sana git ter bezine botox yaptır demiyorum yaptırma hatta ne sağlıksız şey ama himalaya tuzu olur bebek pudrası olur, olayı dramatikleştirmeyen bir dünya enstürman var git kullan birini yani beni neden varoş kokularla bayıyorsun? Kaldı ki o yoğunlukta çıkıp Tom Ford'un adamın kendisini sürsen kurtarmaz hafif sık şunu madem... Terlemekten korkanın uzak kalacağı bazı yerer vardır; zam zamanı patron odası, gym, hamam sauna, buhar. Buna göre ayarla kendini.

Basket şortu: Ay çok hoş bir nesne kendisi ben çok beğeniyorum.

Fosforlu ayakkabı giyen erkek: Direk tuhaf, uzaylı, ilgi manyağı aslan veya ikizler burcu olduğu tahimn edilmekte bu nedenle fellik fellik uzak durulmakta.

Kozmetikle alakası yok ama madem konu beylerden açıldı, anladım bench'de basarken acayip sesler çıkarmanı, hadi ağırlık altında OK bi yere kadar o kadar sinir bozucu değil, Yalnız karın çalışırken niye tıslarsın arkadaşım, nedir sana rahatsızlık veren de bana çözelim. Stretching yaparken arkamda tıslayan birisi olunca 5 kilo disk ağırlık olsun 10 kg kettleball olsun bir Xena edasıyla sana ilgili nesneleri fırlatmak isteği doğuyor içime.

Gym adamı bakımlıdır keza, mütemadiyen duşunu alır, ter kokmaz, saç baş düzgün de bazen hakikaten bir Atletik Gülbağo erkek gülle takımı sporcusu görüyorum. İşte o zaman dayanamıyorum bakıp bakıp gülüyorum...


Sevgiyle