Sayfalar

Deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2015 Cuma

Kitesurfing / Episode 1: Caretta

Cennet be işte ama ben de bunun bir parçasıyım artık :) 
Efendime söyleyeyim çok minnoş bir aktif tatil yaptım. Ben ki tatilden anladığım yat yüz ve kitap oku, bu sefer öyle olmadı. AktifŞeftali ile beraber Akyaka'ya doğru uzuuun bir yola çıktık hem de arabayla (bunu da yapmamıştım mesela o kadar uzun mesafe). Yol ve diğer izlenimleri ayrıca yazıcam ama uyku önemli keza ben Eskihisar'da uyuyp Manisa İzmir arası uyanıp atıştırıp gene yatınca Şeftali biraz kızdı. Tek kaldı yollarda bi başına ama yazık ona. Car car konuşan bir Deli yok.

Hafif uykulu mahmur birazcık yol yorgunu, bol Oksijeni bünyeye çam ağaçlarından çekmiş, etrafı merakla kedi gibi inceleyen FitnessDelisi Gökova KiteBeach'e ulaştı. Hocamla tanıştım (dünyanın en sabırlı en şeker hocası yemin ediyorum bana katlandı ya cennete girecek elinde altın anahtar var).

İlk gün kolay sayılır hem ben de pek anlamadım yorgun uykusuz gözler Kermit falan. Mini bir kite'ı aldık oyun oynadık, teori anlattı ( e zaten yüksek makina mühendisiyim akışkanlar dinamiği is ma bitch), güvenlik kurallarını 10 kez 100 kez 10000 kez anlattı bana güvenlik çok önemli hiç de öyle tehlikeli bi iş değil ayrıca. Ben BİLE kendimi acemi halimle sakatlayamadıysam kimse yapamaz! (yara bere kısmı geliyoreeee). Sonra kite alıp denize bir de orada uçurdum ay çok minnoş. Ben tabi o esnada bilmiyorum o kite kontrolü herşey bana söylenen hep board dengesi. Hepsi wakeboardçu, snowboardçu, Şeftali zaten milli falan. Uyyy dedim boardda nasıl durucam ben kayakçıyım!

İkinci gün: Yemişim board dengesini. benim ömrüm Yoga stüdyosunda geçiyor be. Kafamın üstünde duruyorum, dirseklerimin üzerinde durup kafamı sallandırıp patilerimi gökyüzüne uzatıyorum. Dalgalı denizde oynak bir boardun üzerinde mi duramayacağım! Durdum durdum da tersim ya ben rüzgar üstü gidiş harika (advanced bi şeymiş bu) ama düz gidiş nanay! Beklenen oldu tabi. Ha bi de kite kontrolü ya valla bak o zormuş. Rüzgar penceresine oturtma denen bi olay var işte o çok ince ayar. E bende sabır yok ne yapıcaz bu işi? Bi de ondan önce asıl body drag denen bi cümbüş var İsa gibi suyun üstünde yürüdüm resmen. Board olmadan vücudunu uçurtturuyorsun. Aman tanrım muhteşem eğlenceliydi o. Boarda kalkıyorum gidiyorum gidiyorum sonra hop kite asılı kalıyor lan neden durdun rüzgar var kite bana bakıyor bakıyor sonra süzüle süzüle iniyor aşağı. Uyuz!

AktifŞetali kayabilen bir şeftali



bir ara coştum ve dedim ki ben siizn kite yaptığınız gibi yapamıyor olabilirim ama siz de bunu yapamazsınız! 
üçüncü gün: Sahneyi anlatıyorum benim kite orda olmaması gereken saçma bi kızın kite'ına dolanmış belimden çeke çeke beni sahile sürüklüyor benim release 3. kez açılmış ( bu da sık olan bi şey değil normalde ama mevzu benim) board'u fırlatıyorum gözümden yaşlar akıyor. AktifŞeftali yanıma gelmiş (söylediğine göre çok komik görünüyormuşum çok gülmüş sonradan ama o anda ağladığım için bana kıyamamış) bebeğim iyi misin diyor. Ben Fuck'arım kiteını da akykasını da gidicem ben olmuyo gitmek istiyorum bööö diye salya sümük ağlıyorum. Kafamda kask, belimde harness, board fırlatılmış ama o a dalgalarla gelip gelip orama burama çarpıyor. Gözlerim ağlamaktan denizden tuzdan güneşten vampir kırmızısı. Hayır daha ne kadar 2.5 yaşında olabilirim?

dördüncü gün: 20 - 30 metre falan gidiyorum yaa aslında bi de şunu fark ettim "ön" dedikleri yer gittiğin istikamet değil sahile doğru. patiyi meğerse oraya itmek gerekiyormuş. Bak bugün de bu oldu

Sonrasında 3 gün daha debelene debelene (beni bi başıma bırakacak kadar güvendiler) 100 metre hatta belki 200'e kadar çıktım. Bundan sonrası kilometre işi dedi herkes. 11 saat ders ile kendi başına kalabilen bir başarılı insanım ben yuppi (bunu da sonradan söylediler ben hemen kayıcam sanıyodum inan der bu kilometre işi diye yazıklar olsun)

Eğlenceli aslında ama çok ağladım ya. Bir sabah geldik beach'e ben teoriyi kafada süper oturtmuşum olacak eminim, denizi bi gördüm bana bi korku indi sanırsın kuduz oldum. Suya giremiyorum neyse bana pep talk üzerine pep talk yapıldı da suya girip kaydım.

Yara bere olayına gelince; bacaklarım boarda çarpmaktan mor (bu benim mallığım) ayak parmak arama board çarptı o nasıl oldu bilemedik. Sol elimin baş parmağı döndü cidddiye almadımama bir haftadır acıyo belki bi doktora mı gitsem? Ege bir göl değildir evet tuzlu su bi de ve ben bunun yarısını yuttum büyük kısmı da burnumdan içeri süzüldü. Muhteşem bu sene hasta olmam. Yunan dostlarımdan özür dilerim denizi bildiğin içtim. Saçımdan balık falan çıkacak diye korktum bi an, yuttuğum sularda ahtapot var mıydı acaba?

Bir ara gene uçurtmaya asılmışım kalkmaya çalışıyorum kalktım, uçtum ve suya çakıldım (1000. kez belki çümkü tam bir caretttaydım ama uçanından)bu da spor mu yaa bedenin duruyor bi şeyin tepesinde bi şeye de asılmışsın o seni sürüklüyor bööö diye ağlamaya başladım. Kendimim ama kimse yok bu sefer.

salaş akyaka sabahı ve ben ve bir pazartesi ve herkes ofiste küfrederken ben plaja gidip çakılmak ve kaymak için hazırım! Carettayım işte ne minnoş :) 
İlk uzun mesafemi kat ettiğimde tek başımaydım gösterecek kimsem yoktu kahroldum.

eski arkadaşladımı gördüm biri hoca olmuş geçen sene başlayıp, diğeri Avrupa 3.sü freestyle kiteçı e tabi onlaın da yüzünü kara çıkartmamak için debelendim istedim ki AktifŞeftali ve onlar benimle gurur duysun :) (güldüler bolbol gurur meselesini bilemiyorum). Ben olsam ben de bana gülerim ama yani o kadar fazla uçan ve çakılan bir canlı arada ağlıyor falan. İşte bunlar hep ego!

Ne kadar yapamadıklarıma odaklandıysam o kadar yapamadım. Ne kadar başarısızım ben bööö dediysem o kadar yapamadım. Sonra dedim ki madem burdasın dene bi bakalım. O zaman başardım işte. Anasını satiim herkes de kite uzmanı sanki kime sorsan dünya şampiyonunu geçtim spor dalını o icat etmiş gibi bir hava bak bu sinir bozucu kimseyi dinlememk gerekiyor.

Ama çok eğlenceli yaa valla bak. Yani gidebilince eğlenceli yani oraya buraya çakılırken doğduğuna pişman oluyor insan. Bi de hafifim ya ben rüzgar düşük olunca verdiler bana kocaman bi kite allahımı şamşırdım! Baktım olacak gibi değil dedim ki benim zevk aldığım koşullar yoksa ben kamiicam bebiş. (çok kayabiliyorum çünkü ya peeeyyyhhhh)

Yoganın ekmeğini deli yedim yalnız. Denge candır. Bende de maşallah vücutta var (ruhsal pek yok kadı kızından halliceyim kusur konusunda)

yapabilmeye başlayınca sabah uyanıp hemen telefona sarılıp windGuru, Poseidon falan ne kadar app varsa bugün rüzgar nasıl yaaaa 8le mi çıksam 10 la mı diye bakınmak çok zevkli. Doğaya bağlı olmak çok çok zevkli, dünyanın bir parçası olduğunu, ona uymak için insanın neler ürettiğini geliştirdiğini yaşamak çok zevkli. Had AktifŞeftali beni gene kite'a götür :)

Namaste Kitekafası

24 Haziran 2014 Salı

Merhaba ben FitnessDelisi, UV ve Fitness Bağımlısıyım

Şu an bildiğin eziyet çekiyorum. Doymıyorum ama aç da değilim. Arafta böyle. Aç olmaktan nefret ediyourm sanki kendi kaslarımı yiyormuşum gibi geliyor asla aç olmak istemiyorum. Tok olmaktan nefret ediyorum, tüm kan mideye gidince o zmaan kalan fonksiyonlarım için enerji kalmıyor uyku basıyor. En iyisi kararında. E şimdi Ab Challenge yapıyorum dedim 8. gün oldu, diyete çok dikkat etmeye çalışıyorum, ama daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum.

Sevdiğim karın bu
Şu an olduğum yer 22 günüm daha var :/ biraz daha cardio olacak olacak ... Bir kişi daha biraz fat var yanlarda derse kesicem var evet biliyorum ama gidicek sen seninkiler için e yapıyosun hiç bir şey ben en azından uğraşıyorum. Hem sakatlıktan çıktım normal benim kilo almış olmam....

Günah çıkartmam gerekirse dün gece (hakikaten oraya nasıl geldi o bilmiyorum) artık başım dönüp gözüm kararırken börek yedim. Dolapta börek buldum ne alakaysa.... Zinhar ben almadım hayatta almam son aldığım carb Yulaf ezmesi.

Bir de bu modeller var, abla fazla shredded bana göre, ama bunu seven içinde gayet başarılı yapmış good work!
Peki ben bu eziyete neden katlanıyorum. Gören aaa harika olmuşsuuuun diiyp duruyor. Yemin ederim bunun için değil, hatta onlara bakıp böyle takıntıları olmadığı için ne kadar özendiğimi falan söylemek istiyorum ama asla yapmam. Ben FitnessDelisi kaybetiğimi kabul etmektense saçlarımı 10 cm kısaltırım daha iyi.  Ben bu eziyeti tatilde Civcivimin karın kasları altında ezilmemek için yapıyorum. Hatun Pilates'le sinsi sinsi sessiz sessiz pack yapmış. Heyytt!!!! Ben burda kendimi yırttım pack yaptım sonra bir sakatlık hoop  uçtular. sen git Pilates ile pack yap olacak iş değil! Ben dedim 1 ayda bu işi hallederim. Motivasyonum?

Deniz: Bir kere tuzlu su acayip faydalı cilde, ayrıca dğa anti-aging mineralleri içeriyor, sudaki magnezyum sayesinde sinir sistemi insan dönerken deniz suyu aynı zamanda bedensel ve ruhsal her türlü yara şişlik arızaya iyi geliyor iyileştiriyor onları. Benim dizime de iyi gelir mi..... (sanmam ama inanılmaz relax olucam) Benim için sahil dev bir Spa (hatta bazen masaj şeyleri de oluyor ya acımam yaptırırım hemen alırım RDV'yu deniz kenarında.... misss)

Tamam tough Girl falanım da içim de yumuşacık böyle çete üyesi gibi dolanmak istemiyorum 
Güneş: Şarj eder, mutlu eder, sun kissed skin verir (gerçi ben yanınca ırk değiştirmeyi tercih edenlerdenim, Afrikalı oluyorum Evet ben bir bağımlıyım). Kabul etmem gerekeni de ederim ben bir güneşlenme bağımlısıyım, tıptakı adıyla taneroxiac. Bazı delirmiş bilim adamları bulmuşlar ki UV ışınları beta-endorfin salgılatıyor, bu da mutluluk hormonu, o da fareciklerde acı hissini azaltıyor. Ben işte ben acı eşiğim yüksek ve bütün gün karadelik gibi UV emiyorum. UV cilt kanseri yapar diyorlar, yaşlandırır diyorlar, ama genetik değl mi bu, benim süt beyazı annem kendimi bildim bileli, hem de şezlongu denizin içine çekip buharlaşma ile daha iyi yanmak için, asla koruma faktörü kullanmadan hele hele en çok yakan bilmem ne karışımını deneyerek güneşlenir, kadında bir tane kırışık yok kaz ayağı yok!!! anne yani bu dünya kadar da yaşı var (yazarsam parmaklarımı keser yemin ederim). Hatta bu bilimadamları ve bilimkadınları şöyle bir kanı getirmişler; UV bağımlılığı insanoğlunnun ilk gerçek bağımlılığı. Bu da benim insan olduğumu kanıtlıyor! Güneş sayesinde deliler gibi D Vitamini salgılıyorum ben. Kemiklerim Platinyum Titanyum alaşımı gibi benim. O kadar sakarlık sonucu sağdan soldan düşmeye hala bir yerimi kırmamaış olmamın başka açıklaması var mı?

Naysssss that's ma kinda abzzz
Bikini: Son aldığıma aşığım ona kardeş de geliyor şimdi. Hakkını vermem lazım o kadar tasarımcı emeği var onda yazık

Kimi kandırıyorum ben fit olmayı seviyorum. Kimsenin bana bakıp wooow demesi için değil. Belli bir yalnızlık bile veriyor diyebilirim. Kadınlar kıskanır erkekler bu kadar kas bende yok diip komplekse girer. Anca kendi türünden biri varsa yanında o zaman OK. Çünkü ne her şeyi yersin, ne her şeyi içersin, uykuna dikkat eder, gerektiğinde yemeğini yanında taşırsın. Bir yerede menüyü sorgularken o var mı bu var mı diye, ya da menüdeki bir alternatifi kendi zevkine göre upgrade ederken yanında anca kendi türünden birisi varsa utanmaz, gülersin yoksa eğer ne darladın adamı ye gitsin, bu gün de spora gitmesen olmaz mı, şort giyme spor yaparken falan gibi gereksi şeylere maruz kalırsın.

Benim zevkim bu değil ama her zevke hitap etmek gerek 
Olsun ben gene de fit olmayı seviyorum. Merhaba ben FitnessDelisi, UV ve Fitness Bağımlısıyım.