Sayfalar

Yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2015 Perşembe

Yaz geldi erime, kendini dondumaya gömme

Dünyanın Güneşin uydusu olduğu, hepimizin yaw acaba cehennem böyle bi şey mi tövbekar mı olsak dediğimiz şu günlerde hava 50000 derece falan. kendi adıma konuşayım dün sabah toplantıya giderken merdiven tırmanmam gerekti, merdivenlere bakıp yaaaaa diye bir isyeeaaaann ettim. Ben ki tık demeden yarı maraton koşuyorum merdiven çıkmak benim için işkence oldu. Sabah saat 7 de havanın 27 derece olması ayrı bir hoşluk tabi. Ben ki süper aktifim hareket edemiyor, deniz anası gibi olduğum yerde yayılıyorsam konvansiyonel insan ne yapsın!

7000 derece sıcakta insan erimeden nasıl yaşamalı?

İnsanların yaşaması için ideal sıcaklığın 24 derece olduğunu biiiiir sürü yerde okudum ben. Bi de tabi bunun nemi var. Nem ne kadar artarsa azap o kadar berbat oluyor.

Ne yemek yiyebiliyorum ne uyuyabiliyorum. O zaman buyrun benim çözümlerim (gene okuduklarımdan destekli)


  • Kocaman porsiyonu olan protein manyağı besin tüketilmeyecek. Bu metabolizmayı hızlandırıp vücudun da ısı üretmesine neden oluyor yeme annem yeme gülüm hafif ye minnoş minnoş ye
  • Su iç bol bol su iç
  • Etrafında fazladan ısı kaynağı olmasın. Tamam Laptop falan var da lamba bilmem ne aman diim. Daha da erimenin manası yok 
  • Alkol alma, kafein alma, dehidrasyona neden olabilir su tutuyo bunlar
  • Yavaş hareket et, hızlanıp metabolizmayı şamşırtıp ısı üretme
  • Zorla su iç, susamayı bekleme
  • Bol bol 100% pamuklu rahat kıyafetler giy
  • Mümkünse pişirilmeyen şeyler ye (mutfakta ısı üretme) bilmem ne yapan mutfak gibi salak web sitelerine kanıp çiğ sebze kökü yeme o allahın köylüsü ne dediğini blimiyor tatilde hobi kulübünden şef sertifikalı olan şarlatanlara dikkat
  • Su içeriği yüksek besin tüket (karpuz, kavun, salatalık, domates, her türlü salata yeşilliği)
  • Spreyli bir şişeye su doldur ve bunu kendine sık su önemli içten dıştan sula kendini (Evian şu malzemeyi bilmem kaç Euuurooyaa satıyor bebeğim yaaa) 

Sıcak havada idman yapmak sınırlarını genişletir evet ama önemli önemli önemli şekercim, mutlaka önelmlerini al. Bir kere SUUUUUU çook mühiiiimmm. Outdoor bir şeyler yapıyorsan sabah erken akşam geç saatte, öğlen 2de 42 derece güneşin alnında koşmak manyakça çünkü. Vücudunu dinle baktın tansiyon abuttu bırak, bayılmaktan veya daha fenasından iyidir. Aşırı nemde idman manyaklık olarak değerlendirilmiş bazı biliminsanları tarafından ben de katılıyorum. Nefes alamıyorsun, onu da geçtim buharlaşıyorsun senden de su çıkıyor. Ayrıca koşarken soğuyoruz ya çünkü ter tenimizden buharlaşıyor, işte nemli havada o da olmuyor ısınıyorsun da ısınıyorsun. Baktın hava sıcak ve açırı nemli uzmanlar demiş ki ertele idmanı gitme kaaal açıyorum kolları dur diyorum gitmeeeaaaa.

ben mi? Ben aşırı klimalı salonda yoga yapıcam bu akşam. Bol bol yüzüyorum mesela.  Bir de Aktif Şeftalim var benim o serin serin aktif tatiller yaptırıyor bize su içinde cup cup :D Günde litrelerce göller dolusu nehirler dolusu su içiyorum. Filtre kahvemden geçtim, katil olmayacak kadar türk kahvesi ile yaşamaya çalışıyorum. Ofisim 20 derece penguen sal gezer kıvamda oturuyorum. Sebze ağırlıklı besleniyorum etszi yaşam hakikaten bana göre değil yaaa. sporsuz yaşayamam ama stüdyolradan çıkmıyoru zorlamıyorum sıcak zaten vücudu yoruyor gelişek için değil seviyeyi korumaya yönelik idman yapıyorum. Kick box seviyoru yoga bir de :) dedim ya yüzüyorum deli gib hemde minik deli bir balık gibi. 

kendini eritme yakında görüşüciiiiz

Namaste gülüm

24 Temmuz 2015 Cuma

Kitesurfing / Episode 1: Caretta

Cennet be işte ama ben de bunun bir parçasıyım artık :) 
Efendime söyleyeyim çok minnoş bir aktif tatil yaptım. Ben ki tatilden anladığım yat yüz ve kitap oku, bu sefer öyle olmadı. AktifŞeftali ile beraber Akyaka'ya doğru uzuuun bir yola çıktık hem de arabayla (bunu da yapmamıştım mesela o kadar uzun mesafe). Yol ve diğer izlenimleri ayrıca yazıcam ama uyku önemli keza ben Eskihisar'da uyuyp Manisa İzmir arası uyanıp atıştırıp gene yatınca Şeftali biraz kızdı. Tek kaldı yollarda bi başına ama yazık ona. Car car konuşan bir Deli yok.

Hafif uykulu mahmur birazcık yol yorgunu, bol Oksijeni bünyeye çam ağaçlarından çekmiş, etrafı merakla kedi gibi inceleyen FitnessDelisi Gökova KiteBeach'e ulaştı. Hocamla tanıştım (dünyanın en sabırlı en şeker hocası yemin ediyorum bana katlandı ya cennete girecek elinde altın anahtar var).

İlk gün kolay sayılır hem ben de pek anlamadım yorgun uykusuz gözler Kermit falan. Mini bir kite'ı aldık oyun oynadık, teori anlattı ( e zaten yüksek makina mühendisiyim akışkanlar dinamiği is ma bitch), güvenlik kurallarını 10 kez 100 kez 10000 kez anlattı bana güvenlik çok önemli hiç de öyle tehlikeli bi iş değil ayrıca. Ben BİLE kendimi acemi halimle sakatlayamadıysam kimse yapamaz! (yara bere kısmı geliyoreeee). Sonra kite alıp denize bir de orada uçurdum ay çok minnoş. Ben tabi o esnada bilmiyorum o kite kontrolü herşey bana söylenen hep board dengesi. Hepsi wakeboardçu, snowboardçu, Şeftali zaten milli falan. Uyyy dedim boardda nasıl durucam ben kayakçıyım!

İkinci gün: Yemişim board dengesini. benim ömrüm Yoga stüdyosunda geçiyor be. Kafamın üstünde duruyorum, dirseklerimin üzerinde durup kafamı sallandırıp patilerimi gökyüzüne uzatıyorum. Dalgalı denizde oynak bir boardun üzerinde mi duramayacağım! Durdum durdum da tersim ya ben rüzgar üstü gidiş harika (advanced bi şeymiş bu) ama düz gidiş nanay! Beklenen oldu tabi. Ha bi de kite kontrolü ya valla bak o zormuş. Rüzgar penceresine oturtma denen bi olay var işte o çok ince ayar. E bende sabır yok ne yapıcaz bu işi? Bi de ondan önce asıl body drag denen bi cümbüş var İsa gibi suyun üstünde yürüdüm resmen. Board olmadan vücudunu uçurtturuyorsun. Aman tanrım muhteşem eğlenceliydi o. Boarda kalkıyorum gidiyorum gidiyorum sonra hop kite asılı kalıyor lan neden durdun rüzgar var kite bana bakıyor bakıyor sonra süzüle süzüle iniyor aşağı. Uyuz!

AktifŞetali kayabilen bir şeftali



bir ara coştum ve dedim ki ben siizn kite yaptığınız gibi yapamıyor olabilirim ama siz de bunu yapamazsınız! 
üçüncü gün: Sahneyi anlatıyorum benim kite orda olmaması gereken saçma bi kızın kite'ına dolanmış belimden çeke çeke beni sahile sürüklüyor benim release 3. kez açılmış ( bu da sık olan bi şey değil normalde ama mevzu benim) board'u fırlatıyorum gözümden yaşlar akıyor. AktifŞeftali yanıma gelmiş (söylediğine göre çok komik görünüyormuşum çok gülmüş sonradan ama o anda ağladığım için bana kıyamamış) bebeğim iyi misin diyor. Ben Fuck'arım kiteını da akykasını da gidicem ben olmuyo gitmek istiyorum bööö diye salya sümük ağlıyorum. Kafamda kask, belimde harness, board fırlatılmış ama o a dalgalarla gelip gelip orama burama çarpıyor. Gözlerim ağlamaktan denizden tuzdan güneşten vampir kırmızısı. Hayır daha ne kadar 2.5 yaşında olabilirim?

dördüncü gün: 20 - 30 metre falan gidiyorum yaa aslında bi de şunu fark ettim "ön" dedikleri yer gittiğin istikamet değil sahile doğru. patiyi meğerse oraya itmek gerekiyormuş. Bak bugün de bu oldu

Sonrasında 3 gün daha debelene debelene (beni bi başıma bırakacak kadar güvendiler) 100 metre hatta belki 200'e kadar çıktım. Bundan sonrası kilometre işi dedi herkes. 11 saat ders ile kendi başına kalabilen bir başarılı insanım ben yuppi (bunu da sonradan söylediler ben hemen kayıcam sanıyodum inan der bu kilometre işi diye yazıklar olsun)

Eğlenceli aslında ama çok ağladım ya. Bir sabah geldik beach'e ben teoriyi kafada süper oturtmuşum olacak eminim, denizi bi gördüm bana bi korku indi sanırsın kuduz oldum. Suya giremiyorum neyse bana pep talk üzerine pep talk yapıldı da suya girip kaydım.

Yara bere olayına gelince; bacaklarım boarda çarpmaktan mor (bu benim mallığım) ayak parmak arama board çarptı o nasıl oldu bilemedik. Sol elimin baş parmağı döndü cidddiye almadımama bir haftadır acıyo belki bi doktora mı gitsem? Ege bir göl değildir evet tuzlu su bi de ve ben bunun yarısını yuttum büyük kısmı da burnumdan içeri süzüldü. Muhteşem bu sene hasta olmam. Yunan dostlarımdan özür dilerim denizi bildiğin içtim. Saçımdan balık falan çıkacak diye korktum bi an, yuttuğum sularda ahtapot var mıydı acaba?

Bir ara gene uçurtmaya asılmışım kalkmaya çalışıyorum kalktım, uçtum ve suya çakıldım (1000. kez belki çümkü tam bir caretttaydım ama uçanından)bu da spor mu yaa bedenin duruyor bi şeyin tepesinde bi şeye de asılmışsın o seni sürüklüyor bööö diye ağlamaya başladım. Kendimim ama kimse yok bu sefer.

salaş akyaka sabahı ve ben ve bir pazartesi ve herkes ofiste küfrederken ben plaja gidip çakılmak ve kaymak için hazırım! Carettayım işte ne minnoş :) 
İlk uzun mesafemi kat ettiğimde tek başımaydım gösterecek kimsem yoktu kahroldum.

eski arkadaşladımı gördüm biri hoca olmuş geçen sene başlayıp, diğeri Avrupa 3.sü freestyle kiteçı e tabi onlaın da yüzünü kara çıkartmamak için debelendim istedim ki AktifŞeftali ve onlar benimle gurur duysun :) (güldüler bolbol gurur meselesini bilemiyorum). Ben olsam ben de bana gülerim ama yani o kadar fazla uçan ve çakılan bir canlı arada ağlıyor falan. İşte bunlar hep ego!

Ne kadar yapamadıklarıma odaklandıysam o kadar yapamadım. Ne kadar başarısızım ben bööö dediysem o kadar yapamadım. Sonra dedim ki madem burdasın dene bi bakalım. O zaman başardım işte. Anasını satiim herkes de kite uzmanı sanki kime sorsan dünya şampiyonunu geçtim spor dalını o icat etmiş gibi bir hava bak bu sinir bozucu kimseyi dinlememk gerekiyor.

Ama çok eğlenceli yaa valla bak. Yani gidebilince eğlenceli yani oraya buraya çakılırken doğduğuna pişman oluyor insan. Bi de hafifim ya ben rüzgar düşük olunca verdiler bana kocaman bi kite allahımı şamşırdım! Baktım olacak gibi değil dedim ki benim zevk aldığım koşullar yoksa ben kamiicam bebiş. (çok kayabiliyorum çünkü ya peeeyyyhhhh)

Yoganın ekmeğini deli yedim yalnız. Denge candır. Bende de maşallah vücutta var (ruhsal pek yok kadı kızından halliceyim kusur konusunda)

yapabilmeye başlayınca sabah uyanıp hemen telefona sarılıp windGuru, Poseidon falan ne kadar app varsa bugün rüzgar nasıl yaaaa 8le mi çıksam 10 la mı diye bakınmak çok zevkli. Doğaya bağlı olmak çok çok zevkli, dünyanın bir parçası olduğunu, ona uymak için insanın neler ürettiğini geliştirdiğini yaşamak çok zevkli. Had AktifŞeftali beni gene kite'a götür :)

Namaste Kitekafası

15 Aralık 2014 Pazartesi

indim havuz başına bir tip çıktı karşıma

Bu bir flört blogu değil asla da olmayacak. Ama bak bazen dellendiriyorlar insanı yazdırtıyorlar zorla resmen. Ayol sanki biri beynime silah dayadı. Eh çok da uzak degil vesselâm.

Efendim malum senelerdir bir avm nin icinde bir markanın bir spor salonuna gidiyorum çok da memnunum.  Dum! Bir kaç aydir eziyet oldu inşaat efendim havuzun çatlaması falan kalabalık auuuwww falan uludum! Beni de kirmadilar sağ olsunlar şimdi aynı zincirin başka bir semtteki şubesine de gidiyorum özel bir offer falan. Mersi. Öbür taraf sessiz sakin ve muhteşem bir havuzu var havuza bayılıyorum havuz harika. O havuzdan çıkmak istemediğim icin kilometrelerce yüzüyorum. Omuzlarımdan alev çıkıyor ama değiyor. Bu başka postun konuus. Bugün mevzu benim orada newbea olmam ve her newbea gibi önce ilk çakal sürüsü saldırısına maruz kalmam. E normal bunun devamı da olacak evet. Bildigin nat geo anlari yaşıyorum.  Eğlenceli bi yandan da bi yere kadar. Uzun boylu değil.  Şimdi Seçme mizansenler...


Efendim case one: mekan havuz (ay cok tatlı orası yaaaa). Sorum şu arkadaşım kafamda bone var keloğlanvari bir taddayım. E gözlükleri saymıyorum bile böyle bi acayip. Siyah yüzücü mayosu da (mor olan olsa anlarım bak o güzel ama siyah olan bilemedim) tek derdim duvara elimi sürüp geri dönmek, derde bak.  Tek dikkat ettiğim sey nabzım e haliyle gözüm polarımda. Kulvarı paylaştığım amca Çıkmış çok mesudum kac kere toslaşicaktık az daha. Sen nerden çıkıp geldin off be ya hu. Hadi geldin o zaman adabinla edebinle yüz. Zaten havuzun yarısı kulağıma kaçmış duymuyorum. 45 dakikadır sudayım buruş buruş olmuşum.  Ne muhabbeti açmaya çalışıyorsun.... yüzümü bile göremedin arkadaşım sadece yeni olduğumu tahmin ettin geldin bak biz de bir gözlem yapabiliyoruz. Haydi çaaaavvvvv sanaaaa

Esneme alanı: buradaki hareketlerin hastasıyım.  Bak cardio kuvvet allah ne verdiyse çalışmışım. Son 4 atp kalmış vücutta onun 2siyle esneyip 2 siyle duş alıcam. Ben şu anda zaten senin dediğini algılamıyorum ki. Ha kazara ok dediysem onu da hatırlamıyorum.  Bir de Bacağım ozumun arkasında ya da ben splite gelmisim falan o halde nasıl bir sey anlamam bekleniyor benden. Isteyerek he demedim kayıtlara geçir. O yüzden saunada duşta 100 saat geçirip yan yan kaçarak çıkıyorum kapıdan yakalanmadan Allahtan hızlı koşarım.
Konuşşşma benlleeeee konuuuuşşşmmaaaaa

Koşu bandı: kirooooooo pardon ama kıroooooo. Yani ben orda intervaldeyim. 45 dakika sürecek o iş 3 dakika 11 1 dakika 9 mis gibi interval yapıyorum.  Ter akmıs nabiz 160 üstü sen bana ne diyor olabilirsin ki? Vallahi duymuyorum ya hu!!!

Ağırlık alanı: hastasıyım bu tiplerin. Kızım ya ben düzelticek beni öyle muhabbet etmeye başliicak aklı sıra.  Sen beni duzletaaaarrggggghhhhhh bak şimdi.  Bi de bunların centiilmeeen modeli var bana diyo ki yardim ediyim barı alirken agir gelir. E tamam yardım et de ben bunla 45 tane deadlift yapıcam o zaman da taşiyacak mısın?  Kıyamam gene kibar ablasi yazık.

Yaşamayan var mı bunu? 

Ders esnasında: hadi girdin kuvvet dersine yandaki dambıl ister bar ağırlığı ister pair up yapılınca sana gelmeye çalışır.  Bu tiplerin en sevdiğim özelliği arada sana su getirir bi de ders bitiminde eşyaları toplarken yaranmak icin seninkileri de toplar ay şekerler be ahaha stüdyodan hızlı hızlı hızzlı kaç sonra konuşmaya başlıyorlar çünkü ay çekemem....

Yogacılar: bunlara girmiycem. Ben rahatlamaya yogaya gidiyorum bunlar asabımı bozuyor. Blok vermeye çalışanından tut da nasıl yapıyorduk bu pozu'ya kadar uzun bis skala var seç seç beğen. Bana ne soruyorsun hemşerim! Bak orda hoca var sertifikalı deneyimli falan sus benle konuşma.

Bu ilk dalgayı newbea olarak sağ salim atlattın mı seni daha zorlu sınavlar bekliyor. Ilk başladığımda olmamıştı boyle bir sey 74 kiloydum be pilates topu gibi neden olsun zorlu sınav şimdi. Vücut tamam sinirleri kuvvetlendiriyoruz.


Sevgiyle

29 Mayıs 2014 Perşembe

%75'i Azot (N) olan canlılarız. Havamız kime?

Bana gelen bir numaralı soru; Neden bu kadar zorluyorsun?
Ben zorlamıyorum sen tembelsin diicem sonra sosyal kriz çıkıcak. Ben zorlamıyorum ben yapmam gerekeni yapıyorum. Allah, Tanrı, Rabi Ulu Manitu, Güç, vs ne dersen de bizi süper dizyan etmiş. Mühendis gözüyle bir iki yorumum var gerçi, mesela bir dahaki sürümde eklem yerleri ve kas bağlantıları üzerine biraz daha detaylı çalışabilir - gerçi şimdi mevzuyu açıp gereksiz yere çarpılmanın manası da yok.Gene bir iki tasarım hatası var, bir de defolu seriler var ama bak gene susamıyorum :/

Ben zorlamıyorum bak gene dedim. Olması gereken bu. Sen vücudunu ne olarak görüyorusn ben ne olarak görüyorum önce ona bir bakalım. Ben mucize olarak görüyorum (ayy sağ ol bebeğim de sadece kendiminki değil hepimizinki). Bir mucizenin içerisinde üflenmiş ruhlar olarak böyle ay dur egomu biraz daha dünya malı ile tatmin edeyim, bir iki kalp daha kırayım da kendimi daha değerli zannedeyim diye gezegen yüzeyinde dolanan %75'i Azot (N) olan canlılarız. Havamız kime? (dün çok güzel bir yerde söyledim bu cümleyi burada yazmasam olmazdı)

İlk başta mesafe kısaydı koşamadım, sora yavaş yavaş geldi, biraz biraz açıldım. İlk 6 koştum sonra 7 sonra 10, 15 şu anda en uzun menzilim. Tasarım kaynaklı sorunum (dizim) geçer geçmez 21'e hazırlık başlayacak. Daha sonra ne olur bilmiyorum, 42? Ultra? Akıl hastanesi? Terapi merkezi? Ona sonra bakarız... Ama şurası net bebişim; o mesafe arttıkça hem aklım hem vücudum ayrı ayrı ve beraber o kadar ilerledi ki, işte asıl kişisel gelişim bu dedim. Senin bi parmağını nutellaya banıp emerken okuduğun kitaplar diil yani.


Bir kere doğanın içinde koşuyorsun. Özün doğa değil mi? Çoğumuz apartman velediyiz, inkar edemem ama ilk insan bir mağara canlısı yani, DNA'da kodlu bir doğada olma olayı var. Atıyorum kendimi sahile ormana, İstanbul'da ne bulabilirsem işte, deniz kokusu, orman sesi, tanımadığım kuşların bikbikleri, rüzgara karşı, yağmurun altında, nemde güneşte, esintide. Değişik şartlarda, değişik koşullarda daha dayanıklı olmayı, asla pes etmemeyi ve her zaman başarmayı hedefledim. Oldu da, oluyor da. (Gelip ne olur bana yaz geldi ben de bikini giycem senin diyet listeni versene demeyin demeeyyyiinnnn). Bu da beni güçlü yapıyor işte. Çünkü ben bunu bunu başardım diyorum kendime, bu zevzeklik mi beni ykacak, ben çamurda ağaç kökleri arasında koşuyorum diyorum, bu mu beni yıldıracak? Ben BOSU teesinde sırtımda 20 kiloyla ne maymunluklar yapıyorum akan terden şortum taytım ve yerler sırılsıklam oluyor bu mu beni yıldıracak? Peeehh vııızzzzz....


Kısa bir anı spoiler'ı: Geçen dolanıyorum dedim bir bikini alayım. eskiden girerdim ordan o fırladı buran bu sarktı, ay bu olmaz, bu çok dikkat çeker falan. Bu sefer girdim dükkana dedim şu şu şu. Giydim sırayla, ay hepsi bir oldu bir oldu. bu sefer de seçemedim. Neyse bir tane zar zor seçtim aldım (güzel ama di miii) bi kaç tane daha var da tüm dükkanı alamam bebeğim yaa gerennnkkk yookkkk. Neyse güzle deneyimdi sen de yaşayabilirsin. İşte bak bu da tatmin (yemek de tatmin ediyor ama vallahi bu daha çok ediyor) Bu spoilerdan sonra motive olmayacak kadın tanımıyorum. İyi günleeeerrrrr
Vücudum yorulduüunda kalbimle koştum, kalbim durmadı. Uzun challengeardan önce ilk olarak aklımla koştum, belki parkuru hiç görmedim ama inandım bir şekilde. Deli saçması gibi geliyor belki ama inanıp, kendini adamadığın şeyleri yapamazsın. İşte bana bunu öğretti.

Şmdi mesela ben devamlı yüzüyorum ya, sanki o hani dating in ilk günleri gibi. Bir kelebek uçuşması karnımda, bir heyecan, hani mesaj atmadan 50 kere okursun ya ben 70 kere kulaçlarım nasıl daha etkili olur, nefes alırken kafamı nasıl suda tutarım diye düşünüyorum. Arkadaşlarını bayarsın ya ay şöyle ay böyle diye, ben bildiğin resim video çektiriyorum herkesi baydım. Ama bu yeni bir hedef bana. Bu benim yeni alanım. Bekle beni triatlon ben geliyorum..... FitnessDelisi geliyoooooorrrr yuppiiiiii.


Sınırların o kadar yok ki aslında, kendi kısıtlarından çık bi bak bir çık nerelere gideceksin. Cesaret ediyosun o kadar. Bir adım yaa bir adım bir tek adım atıyosun, o zaferin tadı zaten en muazzam sufleden daha lezzetli. Bağımlı oluyorsun bırakmıyorsun. Onun için yaşıyorsun. Zafer çok güzel, zirvede olmak da, oraya kanla terle çıkmış ama hiç bırakmamış olmak da.... Daha hızlı, daha dayanıklı, daha güçlü daha kuvvetli olmak da. Dün gece çok şeker bir Basketball filmi seyrettim, coach'un pep talklarından çok etkilendim. Bugün güzel bir motivasyon yazısı oldu. Bi zahmet sana en yakın spor olanağı (park, gym, sahil, hatta malzemen yoksa spor fükkanı mı ne denirse o) neresiyse oraya git ve bir yerden başla. Bak hayatın değişecek. Kendini tanıyacaksın. Emme şu nutellalı parmağı artık.

Sevgiyle

28 Mayıs 2014 Çarşamba

İlham Perisi ben, Su Perisi ben, pozitif olan hayat :)

Kocaman bir artı işaretine dönüştüm. İşim gücüm (evet ben bir yandan da çalışıyorum, hem de bayağı yoğun bir işim falan var - ay benim işlerim yoğun diyene kapak veriyim sabah kapağı, ha bir de işimle evim arası 60k bir de köprü var - saygılar o bahanelerinizi şimdi gene bi düşünün) ne diyodum ha, işim gücüm de bayağı yoğun hele de bu aralar. İş yapmaktan iş yapmaya vakit bulamıyorum. Ama pozitifim, yüzüyorum, sudayım, su hem faydalı hem zararlı, nasıl mı? Devamlı pedikür yaptırmak gerekiyor kuşum. Suda kütiküller hemen uzuyor. (Bakımlı kızlar gym'de daha da bakımlı olur bakımlıyız di mi? - parmaklarına bak ve hemen manükürcününe whatsapptan mesaj atıp RDV al)

Neden ben bu kadar mutluyum malum sakat bacağım ve karmaşık bir hal alan beslenme hesaplarım arasında bir insan neden bu kadar pozitif olur? (CANIM İSTİYOR) Çünkü amacıma ulaştım ve bu bana daha da fazla gayret verdi.

Happy Happy Happy (burası Ada, bahçede yoga sonrası yerde yuvarlanıyorum, çünkü ben aslında 2.5 yaşında bir kız çocuğuyum ve buna kimse itiraz edemez)
Amaç ne meşhur olmaktı, öyle olmak istesem ona göre yazardım, ne kitap çıkartmaktı (dandik çakma life coach ve diyetisyen FitnessDelisi - ay çok ayıp asla istemem böyle bir şey olmak) amaç ilham vermekti. Verdim ilham perisi oldum Şimdi daha da çok olucam, çünkü yapabiliyorum demek ki daha iyisini de yaparım :) Aşağıda ilham aln bir kaç örnek görelim :)

Meyveee, o artık koşucu, kendisini gece hayatından sıyırdım, alkol batağındna kurtardım (meyve bana kızma - ay lav sahne ışıkları on me), koşamıyordu üşeniyordu, laf aramızda hafif tembeldi. Ama o artık sabahları kalkıp koşan bir kız, o artık Cumartesi sabah erkenden kalkıp ormana sahile kendini vuran disiplin almış bir sporcu kendisi ile gururu duyuyorum :) Bu haftasonu Eskişehir'de ona bol şans :) İlk 10k'sını koşacak, beklentim büyük. Kuzenine beni anlatırken nasıl telefonda ona bağırdığımı, kavgalarımızı, hadi hadi hadi diye onu gazlamamı anlatırken gözlerim doldu alnından öpesim geldi. Az bağırmadım ona az tartışmadık ama bak hedef buymuş ay lav yuuuuu :) Ve sen oraya vardın seninle gurur duyuyorum en çok da şu an beni mutlu ediyor; ben ormanda koşmuşum sabah saatin körü Pazar insanlar daha yeni uyanır seninle telefondayız gene olaylar dedikodluar almış başını gitmiş, dolabı açtın bir yumurta varmış, bir yumurta bana ne yapsın ne alaka bir yumurta ne benim proteine ihtiyacım var dedin :) O an anladım geliyor Meyyve geliyoooor :)))

AzeriKızıexkomşum, kendisi ikinci bebeğini de doğurduktan sonra tombik olmuş. O taşınıp artık komşum olmadığındna beri görüşmüyoruz. Efendim kendisi Salı akşamı mesaj atıp FitnessDelisi okuyarak gaza gelip bebişe bakıcı bulup spor salonuna başlamış olması beni mutluluktan delirtti :) AzeriKızıexkomşum aylavyu her adımında yanındayım sen de bunu biliyorsunnnnnn :)

OperadakiHayalet (ismini beğenmeyecek ve benimle kavga edecek biliyorum), ben ilk bu yola çıktığımda benimle buluşup (Kanyon Kitchinette dün gibi aklımda Şubat 2013 gece ben spordan çıktım ben çay içtim o bira), ne işin var kızım deli misin yaa bırak al tatlı ye diyen adam, bana artık Gym fotoları atıyor, workout vine'ları yolluyor, hatta IronMan olmaktan bahsediyor. Wuhuuu beybiiii :) Enfekte ettim kendsini.

Bu örneklerin hepsi Salı akşamı üst üste gelince bu 3'ünü seçtim :) ama ilham verdiğim herkesi tanısam da tanımasam da çok seviyorum.

Bir kaç örneğim daha var ama yazı uzadı yaa, sıkılma valla yoksa benim çene maşallah.

ben mi ben yüzüorum bu ara :) büyük aksilik olmazsa haftaya ufak ufak başlarım, bir kaç haftaya büyük aşkım squat machine'e kavuşurum :) Dizimi soran, geçmiş olsun diyen, dua eden enerji gönderen herkese teşekkkürler. Hatta nazar edip bu hale gelemme neden olan kem gözlü(ler) (ki ben sizi biliyorum bebişim ay nov, forward ettiğiniz dedikodudan izlemelerine kadar yuh yani gözümün önünde, bir de beni her gördüğünüzde telefona sarılıp çaktırmadan resim çekip sağa sola yollamasanız benim raporumu vermeseniz, ya da yolayın biz eğlenip izliyoruz kankalarla- madem rapor veriyosunuz ben de destek veriim, maşa olma şekerim aracı olma, isteyen gelsin yüzü yok tabi o ayrı) ha neyse bu kem girlzzz iyi ki nazar etmiş, yüzme tekniğim bir gelişti bir manyaklaştı, ona neden oldu oh süper oldu. Uzun mesafe yüzmeye hazırlanıyorum şimdi :) Nazar etme ne olur gene bana yarıyo hep bana yarıyor sen daha beter oluyorsun.

Devam edeceğim :)

Sevgiyle




26 Mayıs 2014 Pazartesi

Rest day in kendi ayrı beslenmesi ayrı dert

Kilometrelerce koşabilirim, bir idmanda (totalde - karınca bile olsam olmuyor ağırlığımın 40 katı ne kadar yani - 59 x 40: 2360 - bir idmanda kaldırdığım kümlülatif bunun üstünde) tonlarca ağırlık kaldırabilirim, yüzebilirim, squat yapabilirim kürek çekebilirim. Bazen zorlanırım, bazen nefesim yetmez ama 10 saniye dururum, nefesimi düzenlerim, sonra devam ederim. Bu güne kadar (Ortaokul hazırlık sınıfından itibaren diyelim, çift lisanslı Amatör sporcuyuz biz de, hatta Master öğrencisi iken uzak diyarlarda bu işten para kazandığımız oldu çay gibi kaçak yollardan) hiç bir idmanı yarım bırakmadım, hiç bir yarışı maçı yarım bırakmadım. Hep sonuna kadar 110% minimum eforla verdim. Önce kafada yaptım mental oynadım / kaydım / koştum / kaldırdım - sonra bedenimle. Ondan benim sinirlerim çelik gibi canım ondan bana her şey vız gelir tırıs gider.... Gitmiyomuş

Salonda idman yapanlara bakarken ben (temsili)

Çoook büyük bir derdim var. Dizimin recovery süresi biraz uzun oldu, zorunlu dinlenmedeyim NADAS evresi - kendimi kesicem net. Herkes bacak idmanı, koşuları, ağırlıkları yeni prgramları sabah belgrad Ormanı falan filan anlatıyor, benim içim gidiyor. Ben tam dinlenme... yüzmüyorum bile - farkettim ki hırsımı havuzdan çıkartıyorum yüzerken bile bir hırs bir manyaklık efendime söyleyeyim bir göz dönmesi 1 saat 1,5 saat suda. Dizin iyileşmesi önemli. Hayatım kaydı yemin ederim yaslı ve karalar bağlamış haldeyim. (abarttım evet - görenler biliyor nerdeysem orası inim inim inliyor kahkahadan e napiiim)



Sıkıntı şurda; sen çalış çalış sonra bir anda dursun beden. Şimdi gıda yakıttır dedik ya. Bu beden de belli miktarda ve kalitede besini almaya alıştı. O zaman günde yakıyor 3000 civarı, şimdi düştü o tabi, bunu ben biliyorum ama benim vücut hala sağlam dizli besin miktarını istiyo e veremiyorum. Çiğ et yeinle karanlıkta çiğ et versen bu kadar asabi olmam heralde. Hırrrrrlayacak yer bulunca pek bi şen oluyorum (hatırlatırım haftada 2 oryantal de 0'a düştü). Sinirimi alan bir kaç kişi ve bir kaç şey var devamlı onlarlayım :) pamuk şeker gibiyim  - yersen.

Bu aşamada ben ne yiyorum, yağ yakıcılara devam. Karbonhidrat alımını azalttım. Bir günlük cheat day falan değil ben bildiğin recovery yaşıyorum. Ekleme iyi gelecek somon, badem bilmem ne yiyip duruyorum. Kırmızı meyveler anti oksidan dolu (kirazzzz çileeekk karpuuuzzz yiihhuuu) onları yuvarlıyorum devamlı, koyu yeşil yapraklı lifli sebzeler demir deposu onlardan yiyorum bol karbonhidrat. Beslenme önemli. Aylarca çalış didin sonra git ekmek kadayıfı ile o güzelim pack leri ört olmaz. Ne kadar yakıyorsan o kadar alacaksın. Yakamayacağın kaloriyi almayacaksın. Şeker var şeker var karb var karb var aylardır konuşuyoruz bunları. Bugün crash dietin ilk günü. Proses edilmiş carb ve şekerden ayrı geçecek bir haftaya hoş geldim. Haftasonu ise sırf protein ile beslenmeyi planlıyorum. Alkol no no (üzgünüm bu haftasonu çok yes yes dedim o da benim cheat im olsun).
Spinning özledim ben de ama bu dizle zor ne yapıyorum havuzda koşuyorum ben de evet deli işi hayır bu konuda konuşmayalım

Ayrıca yağ yakıcı gıdalar ve sindirim düzenleyiciler (acitivia, incir, gün kurusu - kuru kayısı değil gün kurusuuuuu) her zaman hayatımızda. Galon galon su içmeyi unutmuyoruz.

Bir de tip, havuçtaki şeker tolare edilebilir şeker - abartmadan yalnız şekercim tamam mı? Güneşe çıkmaya başlayacağımız şu güzide günlerde az çok havuç yersen o gold renge ulaşıyorsun kendimden biliyorum. Yalnız çok yeme o zaman turuncu olursun ben karışmam (bunu da kendimden biliyorum- o patal turuncu rengi koyultmak için perişan olmuştum mevzuyu kapatalım kara günlerdi)

Az kaldı hem dansa hem salona hem ağırlıklarıma hem de koşu parkurlarıma geliyorum :) Yalnız bu gazla inleticem ortalığı bilesiniz :)  
O zaman ne yapıyoruz bol su bol yağ yakan besin, proses edilmiş karb ve şeker yok, protein ağırlıklı beslenme düzeni. Hadi göriim sizi.

Sevgiyle

23 Mayıs 2014 Cuma

Sonuna kadar okuyun çünkü bir ricam var şekerler ilk defa bir şey istedim

Spora gidemiyorummmmm. Hemen şu saçma sapan şey geçsin gitsin diye zorunlu dinleniyorum çok mutsuzum. Eskiden Gym'e gitmezsem ormana sahile bilmem nereye giderdim. Şimdi o da yok. yeme düzenim alt üst. Tüm planlarım yalan. Rab beni neyle sınıyosun????

Tıkırtılarım azaldı... Ben de hayatta kalma çabası veriyorum.

Öncelikle bol miktarda kiiraz sapı suyu içiyorum ödem oldu şiştim. balon balığı gibi oldum. Zaten stresten şişerim, bir haber sitesine bakıp 5 dakika geçmesi yetiyor bana şişmem için düşün halimi (kimse heveslenmesin hala fitim).



Yeşil çay içiyorum, cilt parlaması şart. Sauna buhar yasak dize dayıyorum buzu, ben nasıl rahatliicam? Kendi Zen'imi yaratıyorum. Ha ben şanslıyım sağlıyorum, ama herkes sağlar neden çünkü Zen içimizde vallahi be öyle :) Benim Zen'im bildiğin Zen değil. Canım çeker mezdekeyele başlar sonra meditasyon yaparım mesela. Ben canım ne isterse onu yaparım ama meditasyon mutlaka yaparım. Her gün. Ne demiş Budha (galiba o demişti emin diilim Dalai Lama da olabilri) Her gün mutlaka 20 dakika meditasyon yaparım. Meşgül günlerin dışında, meşgul günlerde daha uzun yaparım. I need my serenity bebeğim, herkesin kendi adası var gittiği. Benimki de bana güzel.

Gym'e giderken yapmaya vakit bulamadığım şeyleri yapıyorum. TV bile izledim dün çok işginçti böyle ince bir şey var üstünde reim oynuyo sesi de var insanlar var sanki içinde agdahdf. Alışveriş ve saire ve saire. (kesinlikle working out daha eğlenceli) Hakan Nesser'in harika bir kitabını buldum buzzz gibi İskandinav polisiyesi okuyorum.

Yeni work out şarkıları arıyorum tarıyorum yeni listeler yapıyorum. Biraz vaktim kaldı ya aman hemen gym'e yatırayım hemen sporuma yatırayım.

çok özledim squat yapmaıyı lounge yapmayı

Uyuyorum. Pasif dinllenme canmış evet bol ol uyuyorum, yeni mamalar tarifleri yaratıyorum. Araştrıyorum (tablete yapıştım resmen evde, hatta durmadım bi de yeni tablet baktım)

Beni en çok zorlayan beslenme. Vücut hala eeşşşek gibi yakıyomuş kalorisi peşinde oysa ben dinlenmedeyim. Allah bana sabır, dizime kıkırdak ve bu zamanın hemen geçmesi için bi şey versin. Amin


Yoga nın bile yasak olduğu ki rehabilitif spordur, bir hayat bana hem de banaaaaa 

Sevgiyle


P.S: Yurtiçi Kargo Soma'ya ücretsiz ulaştırıyor paketlerinizi eybiler. Babalar günü geliyor, babasızlık çok fenadır bilen bilir, bilmeyene Allah göstermesin. Yavruların akılları dağılsın ne olur herkes bir minnak paket hazırlayıp yollasa ne hoş puzzlelar, kitaplar oyuncaklar hobi setleri muhtarlıklara yollasak ya da UltrAslan olsun Çarşı olsun onlarla temas kurun ya da başka GÜVENİLİR birr organizasyon. Bir şey istemedim bu güne kadar sizden ama bugün istiyorum. 

20 Mayıs 2014 Salı

Ey kondromalazi patella geldiysen basamakta tıkırda

Condrolamazi Patella, sağlıklı genç yetişkinleri etkileyen hayatlarını cehenneme çeviren bir illettir. Şöyle ki, ortopedi mütehassısı beni bir ara psikiyatriye sevk etmeyi düşündü. Alnından geçen o ışıklı yazıda gördüm bunu.

Condromalezi Patella, bir İtalyan yemeği gibi gelse de kulağa öyle janjanlı İtalyan restoranlarında yiyebileceğimiz bir illet değil. Diz kapağı kemiğinin altı bir kıkırdak yüzey ile kaplanmıştır şekerler. Bu arkadaşa yani diz kapağına Latince Patella diyorlar pek havalı. Kondromalezzi (İtalyan restoranına dönecek olursak asıl parayı baıldığımız janjanlı kısım) en derindeki kıkırdak tabakasında oluşan değişim ve yüzey kıkırdakta meydana gelen kabarcıklar, saçklanma, ülserasyon falan falan böyle çok iç bayıltıcı bir şey. İlk başta ağrı vardı, sonra o toz bulutundan gelen ağrı sese dönüştü ve merdiven innip çıkarken tık tık tıkkk ey ruh geldiysen....



İçim kalkıyor her basamak inişte çıkışta, gerçi Komdromalazi Patella artirritten farklı olarak iyileşen bir şey(miş umarım Allahım ne olur ne oluuurr). Hem okuduğum makaleler (madem geldi başıma bari araştırayım illetimi) hem doktorum hem de Yeliz Hoca (İzmir'in süper trainer'ı) erken teşhis hayat kurtarır dedi, ima etti, belirtti. Olay ilk başta yakalanırsa düzeliyor fakat ilerlerse yandın canım. Kemik bile açığa çıkabilir.  Diz önü ağrısı ile farkedilen KP 20 yaş üstü insanlarda 50 % oranında görülür. Çok da öldürücü değil ama benim gibi deli gibi spor yapıyorsanız yandınız. Koşamıyorum, squat yapamıyorum halterlere barlara bakıp iç geçiriyorum. Dün gözümden yaş geldi yemin ediyorum. Şu an sadece yüzebiliyorum yüzüyorum yüzüyorum yüzüyorum. Bu konuya sonra gelicez.



KP'nın evreleri varmış;
Evre I: Yumuşama ve şişme
Evre II: Fragmantasyon ve fissürleşme (0.5 inç altında)
Evre III: 0.5 inç üzerinde fragmantasyon ve fissürleşme
Evre IV: Subkondral kemiğe kadar olan kıkırdak erozyonu olarak sınıflamıştır.

Sanrım ben başında yakaladım.

Olayda yaptığım cahillikler;

  1. Global Run Bodrum 15 k sonrsı bu ağrı oluştu arkadaşım sen ne hırs yapıyorsun sonrasındaki iki hafta daha yarışlara giriyorsun
  2. Doktor New Balance Bozcaada'da koşma diyecek diye gitmedim 
  3. İnadına squat inadına dize yüklenme
Olayda yaptığım tuhaflıklar:
  1. Doktora koşabilecek miyim doktor gene koşabilecek miyim diyee sordum. Türk filmi yaşadık
  2. Bana gelen tekerlekli sandalyeyi reddettim
  3. Röntgeni istedim duvarıma asmak için mail atarız dediler
  4. Doktora (ki adamda resmen peygamber sabrı varmış beni kapattırmadı bi yere) squat yapabilir miyim dedim dik dik baktı, ağırlıksız yapsam dedim (sabrın sonuna geldi) hanımefendi siz neden ağırlıkla squat yapıyosunuz ki zaten dedi kaç kilo diye sordu söyledim gözleri yuvalarından fırladı (söylemem herkesin vücudu kendine yarışmak yerine kendi sınırlarımızda kalalım) 
Şimdi dizim elimde buzlu kremli duruyor, yüzüyorum.... en iyi o gelirmiş. Adamcağız bana yüzebildiğin kadar yüz derken benim ne kadar yüzebileceğimi hesaba katmadı tabi. Normal hayatını yaşa dedi de benim normal hayatım günde 2.5 saat ağır idman diyince onu yaşama dedi. Ben nasıl yaşiicam söyleyen yok. 

Anneler günü hatırası :) ben ve diz desteğim 

Hazreti Mehmetali Hoca ben ve KP'lı dizim


KP olmamak için dize yük bindirmemek gerek, iyi bakıcaz dizlere. Beni bilen bilir kıkırdak için ne gerekiyorsa yaparım aslında, beslenmem, uzun uzun esnemem, iyi ısınmam, bol yoga. Bir tek dinlenmedim hırs gözümü kör etti. Ki bu çok doğru. Egomu kennarda bıraktım bu da doğru bak. Aile, arkadaşlar ve özel ilişkilerde ego kullanmıyorum, ama olay fitness olunca Allaaaahhh sanki Michelle Lewin ben. tamam o ablanın daha çok pack i var ama benim de Türk ortalaması üzerinde bu konuda netim. Hayatım fitness. hayatım spor hayatım beslenme, dinlenmedim. Egoma yenildim. O da geçecek bu bana işaret. Şimdi sabır (sabır mı o da ne, benimki 2.5 yaşındaki kız çocuğu seviyesinde) zamanı. Bir de şu çok güzel bir KP yazısı okuyun okutun ben çok beğendim. 

Koşucu dizim var artık oley. Bu da gazlik gibi bir şey. iyi tarafından bakayım, yüzme tekniğim bayağı ilerliyor. Hocam muhteşem SuAyşin'i beni harika idmanlıyor bu konuda :) Balık oldum ben.

Sevgiyle

27 Ocak 2014 Pazartesi

Çıpırdanan küçük kurbağa

Derler ki insan sudan gelir. Evrim teorsine göre sudan çıkmışız, fetüs olarak suyun içindesin o kadar zaman ilk hücrenden itibaren. Ben hele ki ben; ben sudan çıkmam. En son kızlarla tatildeyken tanıştığımız birileri siz bunu (beni) gece küveti doldurup orda mı yatırıyosunuz diye sormuştu, denize giriyorum anca susarsam çıkıyorum falan bu haldeyim. İçebilsem deniz suyunu onda da çıkmiicam. Zaten gariban bir Balık burcuyum su olmayan yerde duramam. Allahın Almanyası'nda bile yaşadığım evler Ren Nehri'ne bakardı - iki ayrı şehirde iki aynı manzarayı arayıp bulabilecek bir Türk mühendislik öğrencisi ben. (Geyik espirisi yapmayalım ne olur). Su benim olmazsa olmazım. Evimden Boğaz'ı görmezsem olay çıkar falan sis olduğunda bile Mikail'le papaz olacak seviyeye geliyorum.

Bu aralar havadan mı neden bilmiyorum canım sıkkın. Tam kış gelemedi kayağa gidemedim seri katil modundayım. Ben de Cumartesi günü böyle tel tel sinirlerimle kirpi yavrusu gibi dururken, gym'e gidicem naapsam naapsam düşünüyorum. Dedim ben ne zamandır yüzmüyorum neden yüzmüyorum ben deli miyim? Biraz deliyim evet ama neden yüzmüyorum? Yüzeyim ben nasıl balığım ben dedim.


Giydim mor yüzücü mayomu taktım bonemi (bone mevzuu yemin ediyorum Çin işkencesi, saçım da uzun kafam da büyük tıkana kadar bir ayrı çekiyorum herşey oturunca da uzaylıya benziyorum) gözlüğümü de taktım attım kendimi havuza. Şimdi git-gel sayarken benim pratik bir sistemim yok dedim ki 2git2gel bir set olsun bir set serbest bir set kurbağa yüzeyim böylece sayarken karıştırmam yoksa bir daha havuza zikirmatik gibi bi şeyle girmem gerek. Su altında çalışan zikirmatik var mı? Neyse dağılmıyorum - böyle kolay geldi 10 set yüzdüm saya saya. Hoca da onayladı olabilirmiş ille de aynı stilde yüzmek zorunda diilsen falan filan şimdi kızla yüzme antrenmanlarına başliicaz. Bugün İstanbul'da hava nanemolla, her an kar yağabilir. Bugün off günüm normlade dinlenme Pazartesisi, ama kar yağarsa ben gider kar yağarken yüzerim. Neden çünkü ben ters bir insanım :)



Yüzmenin faydaları efendim saymakla bitmez. Bir kere hem kuvvet hem cardio hem de stretching 3'ü bir arada. Normalde böyle multi-fonkisyonlu şeyleri sevmem ama yüzme ayrı bir güzel yaaa. Sonra vücut ağırlığının %50'sini falan taşımak durumundasın havuzda bu da şu demek eklemler için paha biçilmez fırsat, hem eklem zedelenmesi kas sıkıntısı faan olanlara yüzme verirler. Vücudundaki kasların çoğu çalışır bebişim çıpırdanırken kuvvetin yanısıra iyi bir cardio da olur ve dayanıklığı arttırır. Mesela ben iyi bir koşucuyum ama ilk setimin ortasında Allahım sanırım boğulcam ve huzura ericem dedim. Ama ne yapmıyoruuuuz PEES ETMİYORUUUUZZZZ :)) Yüzme ayrıca kalbi de güçlendirir böylece o kalbin daha verimli kan pompalar çünü kalp kasları olmuştur sana Herkül. Amerikan Kalp Birliği de demişki bacım demiş sen günde 30 dakika yüz kalp krizi riskin %30-40 azalsın. Valla benim Peder kalpten rahmetli, demek ki ben daha sık yüzücem.

Yüzerken ben (temsili)

Yüzmek ayrıca Neron gibi kalori harcatır. Buradan kalori hesabı manyaklarına selam olsun, kurbağa 60, sırt 80, serbest 100, kelebek 150 (bunlar 10 dakikada) gibi veriler kaynaklarda dolaşıyo. Fakat neymiş ben 20 dakika kelebek yüzüüm sonra gidip pastaneyi yiyim yok. O işin öyle olmadığında anlaşmıştık. Bi de su soğuk ay ben zayıflayamam falan diyen Kezbanımız varsa havuza atlamadan ayağa irice bir taş bağlasın :) Soğu dediği su da 28 derece o kadar debelenicen içeride vücut ısın elbette ortama ayak uydurur, nazlanmıyoruz.

Ayrıca mayoyla yapılan bir spro olduğu için vucuduna takıntılı kızlarımıza daha iyi motivasyon sağlayanbir spor dalı oluyor. Şöyle seninki giyior mayoyu allaaahh göbek bir yerde selülitlerin okula başlama yaşı gelmiş kollar sarkmış falan euuuwww. Ama ne oluyor yüzdükçe onlar bir bir yok oluyoooor :)))

Ayrıca ne yüzücem ben düz düz yeaaa diyenlere paletler el paleti gibi şeyler (ördek ayağına benziyo ama eline takıyosun) tahtalar aırlıklar gibi olayı zorlaştırıp yap da görelim kıvamına getirecek milyon malzeme var. Dene bakalım havada bent over fly yapmak kolay yap bakalım su altında yeeaaa o resistansa karşı. Sürtünme kuvveti diye bi şey var bi kerem naaabeerr...

Nemli bir atmosferde yzüüorsun sonuçta bu yüzden astım semptomplarında da azalma oluyomuş. Ben gene Amerikan kaynaklarının yalancısıyım. Kolestrol seviyesini düzenlemek, şeker hastalığı riskini azaltmak gibi her egzersizin mutlu yan etkileri de varken. Yüzmek ayrı yaa suyun içindeyken insanın siniri stresi kalmıyor, bir böyle huşu efendim, bir konsantrasyon sonra 1200 metre yüzdüm diye bir tatmin. Off be yaaaa. Ne olur kar yağsın ben yüzmek istiyoyyuuuuaaaammm :)) 8yoksa yarın yüzücem neden çünkü dinlenme günlerimizi atlamıyoruz o da önemli).

Son bir şey, yaa biliyorum daha rahat yüzüyosunuz da biz de insanız be yazık yani Rus Olimpiyat yüzücüsüsü Speedoları neden yasak diil. Ortak tavrımız insanlık olarak, şu çirkin şeylere katlanamıyoruz gözünüzü seviim alternatif bi şey kullanın.



Ben bunu neden yazdım efendim Meyvemiz, minimalist kızımız yüzmeye nazlanıyor bu arada. Benden ona motivasyon hediyesi olsun, yarın akşam mesela bir yüzelim mi beraber?

Sevgiyle