Sayfalar

Diz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2015 Pazartesi

İyi olacak hasta ortopedi konferansını ortasına düşermiş

Günlerden geçen hafta ben acayip bir heyecanlı  antalyada 21 k koşacağım. Bir anda bir diz ağrısı dedim ki bu diz benimle konuşuyor bir bilene danışalım. Gittim doktora dedim doktor civanım bu kondromalezza patella ile antalyada 21 çıkar mı? Doktor dedi ki sen ne ettin güzel kızım bu aralar zorlama git ama koşma. Ben bir hüzün ben bir garip zaten yetim biriyim.  Git ama koşma ne. Küstüm oynamıyorum  ben antalyaya gitmiyorum. Sonra bir şimşek çaktı şu süper zeki kafamda. Doktor bana kayma demedi. Ben istanbulda kalsam gene ironmac olsun orman olsun o diz çalışacak. Bana koşma dedi kayma demedi. Biz efendim toparlandık cumartesi sabaha karşı 3 te (milletin eğlenceden döndüğü saatte) bindik otobüse uyudum uyandım uludagdayim! Efendim  kimse yanulmasin dağ Otelleri tek gece haftasonunda vermez. Ama kayakçı insanız bize tabi bi ayrıcalık olacak. KARİNNA OTEL ben kalp sen anladın sen onu ;) hayır bir de deli gibi agirladilar ya insanlık dışı süper ağırladım çok mutluyum yeni rezervasyonlarimiz var tabi ki kar varsa biz de varız. Otele bir girdik ana kocaman tabela (look at the tabella) diyor ki bütün ortopedistler ordaymis.  Hatta bir tanesi ile yakın tanıştık telesiyejde çalıştığı hastane Liv hospital doktor uğur bey! Spor sakatlıkları uzmanı hocam dedim benim diz bu. Sen iyi ki kosmamissin dedi bana istanbulda gel bi bakalım dedi. Hoca Bruma'yı ameliyat eden hoca kendi kayakçı ve tenisçi o yüzden spor yapan diz uzmanı candır diyor kendisi ile bundan sonra bol bol gorusecegimizi belirtiyorum. Liv dediğin evimin Karşısı kahve içmeye bile giderim çok şeker bi hoca! 

Peki bu sefer neden böyle başka bir ruh halindeyim. Şu; kar leoparı olsun dağ canavarı olsun kar prensesi olsun bir  dünya dağlı karlı lakabım var. Bu sefer hepsini hakettim yaşadım ve keşfettim.

Bugün çok ayrı bir deneyim yaşadım.  Kayakta 30. Yılım  bilen bilir burdan bangır bangır yazıyorum devamlı.  Başladığım yer de uludağ sezonda ortalama gidişim çok yüksek yazmayayim Moral bozar. Kısacası uludagin neresinde taş var nerden nereye nasıl gidilir Nişantaşı'nda kaybolan insan olarak bu bilgiye süper haizim.  Fakat bir baktık 200 é yakın insan maden pistinde yukarı bir yürüyüş  halinde tepeden sağa gittiler dün.  Biz anca aydık arkadaş da boardçu (iihyyhhhh evet biliyorum) hadi dedik macera. En kötü 156 yi ararız jandarma gelir bizi alır türkü söyleye söyleye geliriz (bakınız mahmut tuncer). Biz girdik off track bol kar yarısı buz ama var ya ben hayatımda böyle az eglenmisimdir. Bir sonraki inişe bir bakıyorum gene kendi izlerim. Başka kimse yok. Issiz sessiz. İnanılmaz bir duygu tek duyduğum kayaklarimin hışırtısı. Karları nasıl jilet gibi kesip hızla gidiyorum. Bir iki sefer sonra alıştım.  Hizlanmaya başladım 80km/h lari gördüm bol karda! Not bad! Sen varsın doğa var ve kendinlesin daha muhteşem ne olabilir anlatamıyorum kelimeleri yetmiyor zaten şu an hüzünlüyüm an itibari ile otobüste bursa yakınlarındayım.

Dün de hakkını verdim mesela ama pistin hizin stilin. Bugün ayrı bir şey yaptım ben bugün 30. Yıl hediyesi verdi evren bana çok teşekkürler allah baba!

Öğlen yemeğini atlayıp sucuk ekmek üstüne telesiyejde snickers Vodka (imamın dediğini yap yaptığını yapma) keyif sessizlik é bi zaman sonra da açtık telefondan müziği almanlar gibi. İnsanlar da bizim.pesimize takılıp safari yapmaya başladı.  Jandarma bi ara ski doo ile bizi bekledi gidelim artık ordan diye ama tabi anarşist  tarafımızdan ağır bastı é peşimizde de bi dünya insan tabi ki biz kazandık! 

Kayak tehlikeli spor bugün bi dünya (rahat 5 tane gördüm) almış jandarma bunların ayaklar çıplak (kötü işaret - kırık demek) gidiyorlardı. O yüzden iyi değilsen yapma. Ben iyiyim. Kayakçıyim galatasarayliyim spor delisiyim kadınım türküm işte böyle devam ediyor benim kendimi tanımlamam. 

Bugün bakıyorum sadece kendi izlerim  karlarda diyorum ki hadi başka izler de yarat. En iyisi olsun en yenisi olsun kendimi çok sevdim o an kendimle çok gurur duydum. O an çok ruhani anlar yaşadım (Vodka dan da olabilir). Hayatta hiç bir şey Kayakta ve Galatasaray'dan güzel olamaz bağır ulan lise galatasaray!

Sevgiyle

17 Eylül 2014 Çarşamba

Kadının dizinin dibi

Oy verebiliyoruz, seçilip seçebiliyoruz, kendi kararlarımızı kendimiz veriyoruz, çalışıyoruz, kazanıyoruz, kafamıza göre (genelde ayakkabı ve çantaya) harcıyoruz, araba kullanıyor, dışarı çıkıyor, okuyor yazyor konuşuyoruz. Biz kadınlar )normal olarak) erkeklerin yaptığı her şeyi yapabiliyoruz. Olimpiyatlarda ilk kadın katılımı 1900 senesinde Paris Olimpiyatları'nda gerçekleşti. 997 atletin 22'si kadındı ve bu kadınlar tenis, kriket, engelli binicilik (böyle mi deniyordu buna egzantirik bi adı daha var), yelkencilik ve golf alanlarında yarıştılar. 2012 Olimpiyatları'nda katılımcıların %44'ü kadındı.


Geçtiğimiz 100 yıl içerisinde kadın atletlerin hızı, dayanıklılığı, sertlikleri, performnsları herşeyleri arttı. Herşeyimiz süüer iyiyiz hoşuz da, doğa bizi sırtımızdan bıçaklamaya devam ediyor. Hep yaptı hala yapıyor. Biz kadınlarada ne kuvvet varmış. Maşallah.

Mesela bizim dizimizin sakatlanma şansı erkek atletlerinkine göre daha yüksekmiş. Şana bak heen kendimi bir Casino'ya atıp siyah 17'ye oynayacağım. Bekle Jack(pot) ben geliyorum!Bir sürü manyak istatistik gördüm ama kadınlarda kalıcı diz hasarı oranı acayip yüksek, kalıcı olmasa bile ameliyat gerektiren oran da çok yüksek. Ben şu anda sol dizime sarıldım sallanıp ağlıyorum vermem seni ellere diye de türkü söylüyorum. Bunun doğa ile ne alakası var peki? PMS'i ağrısı sancısı siniri duygusallığı (geçen ben ağladım ya zırıl zırıl ağladım rezillik ben!!!!) herşeyine katlanıyoruz ayda bir, üstüne üstlük hormonal dalgalanma eklemlerimizin dayanıklılığını da etkiliyormuş. Buyrun burdan yakın!


Erkeklerde diz (özellikle diz ama genel eklem) sakatlıkları çoğunlukla dış temas ile gerçekleşirken bizlerde (yazıklar olsun!) durum bu değil kendi kendimizi sakatlamada dünya markası olabilirmişiz. Hem de erkeklere göre 8 kat daha muhtemel bir şekilde!

Sebebi sadece hormonal de olmayabilir, bunun yanısıra kalçamız erkeklere göre daha geniş ama kemiklerimiz de daha  ince basit vektör hesabını yap bakalım o dize ne kadar yük biniyor. Hamstring quadriceps güç dengesi erkeklere göre değişik, erkeklere göre daha yavaş refleximiz olduğu söyleniyor ama bence bu doğru değil en azından genel geçer bilgi olmayabilir. Kadınlar genelde taban üzerine platttt diye yere inermiş. Erkeker parmak ucuna iniyor yani onların kalfları şoku emiyor. Biz de bodoslama şok dize sonra sakatım aferin.


Yani neymiş, kadın kadının düşmanı doğa da kadının düşmanı. Amam çaresi var. Nihayetinde iniş pozisyonuna dikka tediceksin, kaslarını diz etrafı ve hamstring quadirceps tarafını güçlendireceksin. Bol idman yapacaksın. Al sana mutlu dizler.

Sevgiyle

12 Ağustos 2014 Salı

zıp zıp koşuyorum allahım ne mesudum tam bir ceylan adeta bir tavşan

Ağustos sevimli bir ay diil. Ben pek bayılmıyorum. Yazdan sıkılmış oluyorum zaten sevmem, e canım incir ceviz ve hünnap istiyor eylül gelsin. Bu sene ayrıca eylül benim için  çok sevdiğim destinasyonlara da seyahat demek. Ama ben deliyim arkadaşım beni durduramazsın, durmayan deliyim ben. E naapıyorum koşuyorum.

Koşmadan önce dizimden son durumları paylaşayım. Durum şu, tatil denen zevk-ü sefa aleminde çok minnak porsiyon spor yaptığım için (sabahları yoga daha çok Kemer'de, Alaçatı'da da squat dips vs - bir de deliler gibi yüzdüm 15 gün heryerde :) )dizim b esnada bayağı dinlendi. Evet herkesin dediği gibi cahil gibi hasta hasta yüklenme demişlerdi, hırs mırs diye kendimi yiyomuşum herkes haklıymış. Spor hocalarım, doktor, bir iki manyak arkadaşım hepsi. Ben de salakmışım dinlememişim. Ama şimdi dinledim ve geçti gibi tık'lamıyor dizim. Haa saldım mı zorluyor muyum NO NOOOOOOO, bildiğin jump squat falan yok, statikte devam. Dün daha bacak çalıştım statik ve uzun süreli çalışıyorum ya 2 saatten fazla ürüyo düşün yani, daha bunun esnemesi var cardiosu var. Ben gym'de yatayım, kafayı BOSU'ya dayar matın üstinde üstüme Yoga battaniyesini çeker uyurum. Ne var ki. Daha zor koşullarda uyudum ben. Sabah da duş yerine önce havuza bi 1.5 k cup cup yupiii - öyle olmadı hayır ama bir gün olacak bir gece de beni D&R'da kilitli unutacaklar Kanyon'dakini tercih ederim.

Eylül gelsin koşular da başliicak. Şimdi abur cubur koşular denen bi koşu türü var. Böyle eğlenecsine. Ben de her hafta koşu bandında eklemi kemiği telef ede ede koşacağıma, outdoor için bahane olur diip çoğuna kaydımı yaptırdım. amaç kazanmak diil, hem Avrasya'ya hazırlık hem de outdoor kafası hem değişiklik mesela bi tanesi boyalı çokşeker bence (umarım tarih uyar) Bu sezon ciddiye aldığım 4 yarış var;

1- Urbanathlon 10 k engelli (geçen sene acayip eğlendim bu sene daha çok eğlenicem umarım bu sefer o tırın üzerinden atlarız)
2- Runistanbul 7k (ilk göz ağrım çok şeker bence ayrı seviyorum)
3- NewBalance Istanbul 2 Kasım evet ama kaç K bilemiyoruz keşke YM olsa çok isterim.
4- Avrasya 15 k koşucam, gururla bu sene Atatürk t-shirt'ü ile koşmak istiyorum. Ayrıca zamanımı aşağı çekmek (sakatlık elverdiğince tabi) Hem de TOFD için bağış toplayacağım Bu sefer bir sandalye alırım bence :) (nası gaz veriyorum)

Bir de lay lay lom çok eğleniyorum yarışları var işte onlar bunlara hazırlık istersem 5 k'yı 40 dakikada koşiim dert etmiicem önemli olan atmosfer diicem mesela
1- MudRace Bataçıka 5k bende çamura bulanmak için ayrı bi istek var
2- Colorsky 5k rengarenk mırrr bi koşu çok tatlı boyanıcaz böyle
3- Geyik koşuları: Koşmazsak kalbimiz kurusun :) ama 14'e cesaret edemem belki martta bu sefer gene 4k
4- GurmeRun Dalyan Bros'un gazına geldim 300 göğüs numarası ile koşuyorum hayırlısı

Bu arada her C.tesi AdımAdım ile Belgrad Ormanı'nda koşuyoruz gelsene :)

Hepsine nerdeyse kaydım OK yarışlarda görüşürüz:) (biri açılmadı birini birazdan yapıcam, kalanları tamam)

Sevgiyle

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Rest day in kendi ayrı beslenmesi ayrı dert

Kilometrelerce koşabilirim, bir idmanda (totalde - karınca bile olsam olmuyor ağırlığımın 40 katı ne kadar yani - 59 x 40: 2360 - bir idmanda kaldırdığım kümlülatif bunun üstünde) tonlarca ağırlık kaldırabilirim, yüzebilirim, squat yapabilirim kürek çekebilirim. Bazen zorlanırım, bazen nefesim yetmez ama 10 saniye dururum, nefesimi düzenlerim, sonra devam ederim. Bu güne kadar (Ortaokul hazırlık sınıfından itibaren diyelim, çift lisanslı Amatör sporcuyuz biz de, hatta Master öğrencisi iken uzak diyarlarda bu işten para kazandığımız oldu çay gibi kaçak yollardan) hiç bir idmanı yarım bırakmadım, hiç bir yarışı maçı yarım bırakmadım. Hep sonuna kadar 110% minimum eforla verdim. Önce kafada yaptım mental oynadım / kaydım / koştum / kaldırdım - sonra bedenimle. Ondan benim sinirlerim çelik gibi canım ondan bana her şey vız gelir tırıs gider.... Gitmiyomuş

Salonda idman yapanlara bakarken ben (temsili)

Çoook büyük bir derdim var. Dizimin recovery süresi biraz uzun oldu, zorunlu dinlenmedeyim NADAS evresi - kendimi kesicem net. Herkes bacak idmanı, koşuları, ağırlıkları yeni prgramları sabah belgrad Ormanı falan filan anlatıyor, benim içim gidiyor. Ben tam dinlenme... yüzmüyorum bile - farkettim ki hırsımı havuzdan çıkartıyorum yüzerken bile bir hırs bir manyaklık efendime söyleyeyim bir göz dönmesi 1 saat 1,5 saat suda. Dizin iyileşmesi önemli. Hayatım kaydı yemin ederim yaslı ve karalar bağlamış haldeyim. (abarttım evet - görenler biliyor nerdeysem orası inim inim inliyor kahkahadan e napiiim)



Sıkıntı şurda; sen çalış çalış sonra bir anda dursun beden. Şimdi gıda yakıttır dedik ya. Bu beden de belli miktarda ve kalitede besini almaya alıştı. O zaman günde yakıyor 3000 civarı, şimdi düştü o tabi, bunu ben biliyorum ama benim vücut hala sağlam dizli besin miktarını istiyo e veremiyorum. Çiğ et yeinle karanlıkta çiğ et versen bu kadar asabi olmam heralde. Hırrrrrlayacak yer bulunca pek bi şen oluyorum (hatırlatırım haftada 2 oryantal de 0'a düştü). Sinirimi alan bir kaç kişi ve bir kaç şey var devamlı onlarlayım :) pamuk şeker gibiyim  - yersen.

Bu aşamada ben ne yiyorum, yağ yakıcılara devam. Karbonhidrat alımını azalttım. Bir günlük cheat day falan değil ben bildiğin recovery yaşıyorum. Ekleme iyi gelecek somon, badem bilmem ne yiyip duruyorum. Kırmızı meyveler anti oksidan dolu (kirazzzz çileeekk karpuuuzzz yiihhuuu) onları yuvarlıyorum devamlı, koyu yeşil yapraklı lifli sebzeler demir deposu onlardan yiyorum bol karbonhidrat. Beslenme önemli. Aylarca çalış didin sonra git ekmek kadayıfı ile o güzelim pack leri ört olmaz. Ne kadar yakıyorsan o kadar alacaksın. Yakamayacağın kaloriyi almayacaksın. Şeker var şeker var karb var karb var aylardır konuşuyoruz bunları. Bugün crash dietin ilk günü. Proses edilmiş carb ve şekerden ayrı geçecek bir haftaya hoş geldim. Haftasonu ise sırf protein ile beslenmeyi planlıyorum. Alkol no no (üzgünüm bu haftasonu çok yes yes dedim o da benim cheat im olsun).
Spinning özledim ben de ama bu dizle zor ne yapıyorum havuzda koşuyorum ben de evet deli işi hayır bu konuda konuşmayalım

Ayrıca yağ yakıcı gıdalar ve sindirim düzenleyiciler (acitivia, incir, gün kurusu - kuru kayısı değil gün kurusuuuuu) her zaman hayatımızda. Galon galon su içmeyi unutmuyoruz.

Bir de tip, havuçtaki şeker tolare edilebilir şeker - abartmadan yalnız şekercim tamam mı? Güneşe çıkmaya başlayacağımız şu güzide günlerde az çok havuç yersen o gold renge ulaşıyorsun kendimden biliyorum. Yalnız çok yeme o zaman turuncu olursun ben karışmam (bunu da kendimden biliyorum- o patal turuncu rengi koyultmak için perişan olmuştum mevzuyu kapatalım kara günlerdi)

Az kaldı hem dansa hem salona hem ağırlıklarıma hem de koşu parkurlarıma geliyorum :) Yalnız bu gazla inleticem ortalığı bilesiniz :)  
O zaman ne yapıyoruz bol su bol yağ yakan besin, proses edilmiş karb ve şeker yok, protein ağırlıklı beslenme düzeni. Hadi göriim sizi.

Sevgiyle

23 Mayıs 2014 Cuma

Sonuna kadar okuyun çünkü bir ricam var şekerler ilk defa bir şey istedim

Spora gidemiyorummmmm. Hemen şu saçma sapan şey geçsin gitsin diye zorunlu dinleniyorum çok mutsuzum. Eskiden Gym'e gitmezsem ormana sahile bilmem nereye giderdim. Şimdi o da yok. yeme düzenim alt üst. Tüm planlarım yalan. Rab beni neyle sınıyosun????

Tıkırtılarım azaldı... Ben de hayatta kalma çabası veriyorum.

Öncelikle bol miktarda kiiraz sapı suyu içiyorum ödem oldu şiştim. balon balığı gibi oldum. Zaten stresten şişerim, bir haber sitesine bakıp 5 dakika geçmesi yetiyor bana şişmem için düşün halimi (kimse heveslenmesin hala fitim).



Yeşil çay içiyorum, cilt parlaması şart. Sauna buhar yasak dize dayıyorum buzu, ben nasıl rahatliicam? Kendi Zen'imi yaratıyorum. Ha ben şanslıyım sağlıyorum, ama herkes sağlar neden çünkü Zen içimizde vallahi be öyle :) Benim Zen'im bildiğin Zen değil. Canım çeker mezdekeyele başlar sonra meditasyon yaparım mesela. Ben canım ne isterse onu yaparım ama meditasyon mutlaka yaparım. Her gün. Ne demiş Budha (galiba o demişti emin diilim Dalai Lama da olabilri) Her gün mutlaka 20 dakika meditasyon yaparım. Meşgül günlerin dışında, meşgul günlerde daha uzun yaparım. I need my serenity bebeğim, herkesin kendi adası var gittiği. Benimki de bana güzel.

Gym'e giderken yapmaya vakit bulamadığım şeyleri yapıyorum. TV bile izledim dün çok işginçti böyle ince bir şey var üstünde reim oynuyo sesi de var insanlar var sanki içinde agdahdf. Alışveriş ve saire ve saire. (kesinlikle working out daha eğlenceli) Hakan Nesser'in harika bir kitabını buldum buzzz gibi İskandinav polisiyesi okuyorum.

Yeni work out şarkıları arıyorum tarıyorum yeni listeler yapıyorum. Biraz vaktim kaldı ya aman hemen gym'e yatırayım hemen sporuma yatırayım.

çok özledim squat yapmaıyı lounge yapmayı

Uyuyorum. Pasif dinllenme canmış evet bol ol uyuyorum, yeni mamalar tarifleri yaratıyorum. Araştrıyorum (tablete yapıştım resmen evde, hatta durmadım bi de yeni tablet baktım)

Beni en çok zorlayan beslenme. Vücut hala eeşşşek gibi yakıyomuş kalorisi peşinde oysa ben dinlenmedeyim. Allah bana sabır, dizime kıkırdak ve bu zamanın hemen geçmesi için bi şey versin. Amin


Yoga nın bile yasak olduğu ki rehabilitif spordur, bir hayat bana hem de banaaaaa 

Sevgiyle


P.S: Yurtiçi Kargo Soma'ya ücretsiz ulaştırıyor paketlerinizi eybiler. Babalar günü geliyor, babasızlık çok fenadır bilen bilir, bilmeyene Allah göstermesin. Yavruların akılları dağılsın ne olur herkes bir minnak paket hazırlayıp yollasa ne hoş puzzlelar, kitaplar oyuncaklar hobi setleri muhtarlıklara yollasak ya da UltrAslan olsun Çarşı olsun onlarla temas kurun ya da başka GÜVENİLİR birr organizasyon. Bir şey istemedim bu güne kadar sizden ama bugün istiyorum. 

20 Mayıs 2014 Salı

Ey kondromalazi patella geldiysen basamakta tıkırda

Condrolamazi Patella, sağlıklı genç yetişkinleri etkileyen hayatlarını cehenneme çeviren bir illettir. Şöyle ki, ortopedi mütehassısı beni bir ara psikiyatriye sevk etmeyi düşündü. Alnından geçen o ışıklı yazıda gördüm bunu.

Condromalezi Patella, bir İtalyan yemeği gibi gelse de kulağa öyle janjanlı İtalyan restoranlarında yiyebileceğimiz bir illet değil. Diz kapağı kemiğinin altı bir kıkırdak yüzey ile kaplanmıştır şekerler. Bu arkadaşa yani diz kapağına Latince Patella diyorlar pek havalı. Kondromalezzi (İtalyan restoranına dönecek olursak asıl parayı baıldığımız janjanlı kısım) en derindeki kıkırdak tabakasında oluşan değişim ve yüzey kıkırdakta meydana gelen kabarcıklar, saçklanma, ülserasyon falan falan böyle çok iç bayıltıcı bir şey. İlk başta ağrı vardı, sonra o toz bulutundan gelen ağrı sese dönüştü ve merdiven innip çıkarken tık tık tıkkk ey ruh geldiysen....



İçim kalkıyor her basamak inişte çıkışta, gerçi Komdromalazi Patella artirritten farklı olarak iyileşen bir şey(miş umarım Allahım ne olur ne oluuurr). Hem okuduğum makaleler (madem geldi başıma bari araştırayım illetimi) hem doktorum hem de Yeliz Hoca (İzmir'in süper trainer'ı) erken teşhis hayat kurtarır dedi, ima etti, belirtti. Olay ilk başta yakalanırsa düzeliyor fakat ilerlerse yandın canım. Kemik bile açığa çıkabilir.  Diz önü ağrısı ile farkedilen KP 20 yaş üstü insanlarda 50 % oranında görülür. Çok da öldürücü değil ama benim gibi deli gibi spor yapıyorsanız yandınız. Koşamıyorum, squat yapamıyorum halterlere barlara bakıp iç geçiriyorum. Dün gözümden yaş geldi yemin ediyorum. Şu an sadece yüzebiliyorum yüzüyorum yüzüyorum yüzüyorum. Bu konuya sonra gelicez.



KP'nın evreleri varmış;
Evre I: Yumuşama ve şişme
Evre II: Fragmantasyon ve fissürleşme (0.5 inç altında)
Evre III: 0.5 inç üzerinde fragmantasyon ve fissürleşme
Evre IV: Subkondral kemiğe kadar olan kıkırdak erozyonu olarak sınıflamıştır.

Sanrım ben başında yakaladım.

Olayda yaptığım cahillikler;

  1. Global Run Bodrum 15 k sonrsı bu ağrı oluştu arkadaşım sen ne hırs yapıyorsun sonrasındaki iki hafta daha yarışlara giriyorsun
  2. Doktor New Balance Bozcaada'da koşma diyecek diye gitmedim 
  3. İnadına squat inadına dize yüklenme
Olayda yaptığım tuhaflıklar:
  1. Doktora koşabilecek miyim doktor gene koşabilecek miyim diyee sordum. Türk filmi yaşadık
  2. Bana gelen tekerlekli sandalyeyi reddettim
  3. Röntgeni istedim duvarıma asmak için mail atarız dediler
  4. Doktora (ki adamda resmen peygamber sabrı varmış beni kapattırmadı bi yere) squat yapabilir miyim dedim dik dik baktı, ağırlıksız yapsam dedim (sabrın sonuna geldi) hanımefendi siz neden ağırlıkla squat yapıyosunuz ki zaten dedi kaç kilo diye sordu söyledim gözleri yuvalarından fırladı (söylemem herkesin vücudu kendine yarışmak yerine kendi sınırlarımızda kalalım) 
Şimdi dizim elimde buzlu kremli duruyor, yüzüyorum.... en iyi o gelirmiş. Adamcağız bana yüzebildiğin kadar yüz derken benim ne kadar yüzebileceğimi hesaba katmadı tabi. Normal hayatını yaşa dedi de benim normal hayatım günde 2.5 saat ağır idman diyince onu yaşama dedi. Ben nasıl yaşiicam söyleyen yok. 

Anneler günü hatırası :) ben ve diz desteğim 

Hazreti Mehmetali Hoca ben ve KP'lı dizim


KP olmamak için dize yük bindirmemek gerek, iyi bakıcaz dizlere. Beni bilen bilir kıkırdak için ne gerekiyorsa yaparım aslında, beslenmem, uzun uzun esnemem, iyi ısınmam, bol yoga. Bir tek dinlenmedim hırs gözümü kör etti. Ki bu çok doğru. Egomu kennarda bıraktım bu da doğru bak. Aile, arkadaşlar ve özel ilişkilerde ego kullanmıyorum, ama olay fitness olunca Allaaaahhh sanki Michelle Lewin ben. tamam o ablanın daha çok pack i var ama benim de Türk ortalaması üzerinde bu konuda netim. Hayatım fitness. hayatım spor hayatım beslenme, dinlenmedim. Egoma yenildim. O da geçecek bu bana işaret. Şimdi sabır (sabır mı o da ne, benimki 2.5 yaşındaki kız çocuğu seviyesinde) zamanı. Bir de şu çok güzel bir KP yazısı okuyun okutun ben çok beğendim. 

Koşucu dizim var artık oley. Bu da gazlik gibi bir şey. iyi tarafından bakayım, yüzme tekniğim bayağı ilerliyor. Hocam muhteşem SuAyşin'i beni harika idmanlıyor bu konuda :) Balık oldum ben.

Sevgiyle