Sayfalar

Fitness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fitness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2015 Salı

Şu an Rocky Balboa olma yolundayım Rambo değil!

Yumruk patlatmak her şeydir. Ellerin morarması işin fıtratında var. Yalnız biraz daha eldivensiz yumruklamaya devam edersem el eklemlerim ezilecek. Yazık be! Son gözdem yumruk tekme dalışar. Çok seviyorum. Karşımdaki kum torbasına isim bile taktım. Dün emanet eldivenlerle gerçekleştirdiğim idmanın sonunda sol elde kan oturması, hafif morarma ve eklemlerde kızarıklık hafif ağrı sonrası İstiklal Marşı ve kapanış oldu. Ağrı ve kızarıklıklar devam tabi :) (ama bunlar mutlu yaralar)

Bugün idman kaçırma pahasına alışverişe gidiyorum. 
İlk kriterim PEMBE olacak. Napiim yaa seviyorum. Mümkünse Hello Kitty'li ama onu bulabileceğimi sanmıyorum. Türkiye kadınların yumruk atmasını sevmeyen bi ülke bizim için janjanlı dövüş malzemesi getirmiyorlar. Androjen ettiler bizi zorla. (Direniyorum)

Bi kere o zımbırtıyı bandaj olmadan kullanmamak gerekiyormuş Bu birmiş. Sıkı olması gerekiyor ama tabi parmaklara kan gidecek. Bir de arkadaş ayakkabı gibiymiş giydikçe yıvışabilirmiş. İki çeşit ağırlık merkezi var biri önce biri bilekte. Eğer o şıllık karşındaysa (benim durumumda böyle rival'ım yavşak onursuz bir müsvedde - hani o torbaya adını koyduğum) ağırlık önde olan iyi rakibe max zarar verebiliorsun. Ama idman esnasında bilekten ağırlıklı olanı kullanmak daha verimliymiş yoksa sakatlanabilrsin. Bir yumuk kaç kg basıyor haklı o eklemelere de yazık. 

Bu eldivenler çift sayılar halinde (tek yok) 8 - 16 oz arasında bedenleri varmış ama bu el ölçüsü ile alakalı ağırlığı tam olarak bu olmayabiliyormuş valla ben de okuduğumu diyorum şekerim sana. 

benim gariban seviyem ya her yola gelen idman eldiveni ya da bol korumalı olan çünkü indirdim mi hakikten indiriyorum ya ben bile bazen içimden çıkana şaşırıyorum. Meğerse benim büyük aşklarımdan biriymiş de haberim yokmuş ben kalp bi şeyler dövmek. (gerçeği çıkmasın karşıma valla jöle kıvamına getiririm kemikleri, sevmiyorum napiim).

Everlast, Grant, Winning, Cleto en iyi markalar olarak verilmiş bi yerde. Demek ki bunlara gidicez. Ucuz mal alacak kadar zengin diiliz nihayetinde. 

Şimdi renk mevzuna dönersek; eğer ringe çıkacaksan kırmızı çünkü insan gözü çok da o ortamda bunu algılayamıyormuş ama tabi benim pembişler parıl parıl yanacak o belli (ya Hello Kitty işte istiyorum yaaaa) Yarın öbür gün büyüyünce ringe çıkarsam kırmızı olsun 1000 dolar borcum olsun mottosu olur ama ben ringe çıkmam ya daha serseri ruhum var benim daha firiii sıtaylaaa daha sitriit faytaaa :) 

Ringe çıkana bağcıklı idmancıya (benim gibi kuşlara) cırt cırtlı tavsiye. Zaten ben velkro ile yeteri kadar boğuşuyorum. Elimde o ponponumsı şeyle bağcıkla uğraşamam ağzımla düğüm atmayı öğrenmek istemiyorum. Şu an Rocky Balboa olma yolundayım Rambo değil!

 Elindeki bandajla konforluysa, sımsıkı sıkı sıkı sarıyorsa, son el bükücü gibi elini yaratık eli gibi bükmüyorsa zorlamıyorsa, yasıklaması iyiyse yapıştır gitsin ana fikri ile okudum ben okuduklarımı. 

Hadi hayırlısı. Bi bu kalmıştı. Ona da bulaştım. Yalnız şu anda elim acıyo ya bir tatmin bir multuluk. Dün başka bir sarışın çıtı pıtı kızla konuştuk onun da eller pert tabi. Çok mutluyum çok tatmin ediyo dedi dedim evet It is sick ama ben bu yaralara bakıp bakıp seviniyorum :p 

Namaste mi desem ne desem 

30 Haziran 2015 Salı

It hurts but I kick ass

Ben var ya ben kesin bipolar falanım. Bir insan bir yandan bu kadar zen bu kadar meditatif bu kadar "serenity" düşkünü olurken diper tarafta en ufak bir yarışmada (tabi ki iyi olduğum konularda diğerlerini izlemem bile peeeh) nasıl içinden canavar çıkartır da bu kadar mücadeleci olur da nasıl bu kadar en iyisi benim uleeyyn biz kazanıcaaazzz başka yolu mu var dünyaları durdururum heeyyt bir insan olabilir.
ya elimde dövüş yarası var hala var bu çok güzel (yazar burda deliriyor)

Yemin ediyorum o salon kadını o tek eliyle bakanlara başkanlara 5 mail yazan iş kadıni o mülayim sevgili o dert dinleyen ağlayacak omuz o Finding Nemo'da ağlayan kız yok oluyor kim gelse tanımam bir yaratık çıkıyor.

Okuldaki gibi iki takıma ayırdı bizi, allah takım dedi ya benim antenler dikildi. Partner demedi takım dedi yarış var. (Sen çocuğu el kadarken basketbol sahalarına atarsan sevgili anacım, sen minicik kızanını kendin büyük raketle tenis kortlarında hoca eline verirsen, sen ben daha boyum 1 metre yokken kayak hocasının eline teslim edip dağlara salarsan bu kız da savaşçı yetişir, bu kız o zaman işte ben kazanıcam ya der hem takımda hem bireyselde kıralını tanımaz- tenis dışında hepsinde de iyiyim şükür rabiiiiiiiiiimmmm tenis sevmiyorum başıma bi şey gelmeyecekse. Freudien travma o sevmedim ya anlatırım) Ben oldum Türksell salyangozu gibi. İki erkek var önce bireysel onlar birbirleriyle biz kızlar. Yapacağımız da çok matah koş 10 push up yap geri koş. Hayır eğlen işte neden azıtıyorsun ki? Olmaz! Ben 10 push up ı bitirmiş geri koşarken zavallı rakibem daha 3. push upta falandı. Hayır neden ben dellendim. Sonra iki erkeğe karşı el arabası oynadık. bak oyandık diyorum fighter dersi ve ben oyandık diyorum. Bunlar bizi geçince ben kızdım tabi. Eksik kromozoma karşı nasıl kaybederim diye (bunların biri Y ya kromozomlarından kırık X işte eksik) e haliyle arıza büyümesin diye bizi erkeklerle karıştırdılar. Tut ayaklarından o ellerinde öbür köşeye koşsun 10 push up sonra değiş gel 10 push up da burda. Hayır aya adam yollamıyorsun Everest'e tırmanmıyorsun. Tabi ki ben kazandım. Enis'in bana söylediği geri dönerken ayaklarını bir attın ben korktum dedi çocuk ya. Ben teprtim tabi katır gibi çocuk da kibar çocuk bi şey demiyor bana head stand yapar gibi iki elimin üzerinde dikilip bacaklarımı attım ki hemen yakalasın. Olmamış meğerse. Bir de şu anı hatırlıyorum, ben örümcek gibi elimin üstnde bacaklar havada korku filmi şeysi gibi debelenirken bi ara geriye baktım rakipler daha ilk partnerin push up'ında Erol Taş gibi güldüm ya! Rezillik!

Sonra pair olduk bana çok minnoş bir Elip düştü. Kızcağızın sakat bacağına rağmen ona deli tekmeler attırdım, dövdüğümüz torbanın adını söyledim (tiksindiğim bi yaratık var da adını torbaya verdim deli gibi dövüyoruz) Elip de minnoş tabi vay yavşak kadın senin düşmanın benim düşmanım dedi. O çakma namasteci blender gurmesi karşıma çıkarsa kriminal olay olur netim. Hayır çetem de var artık :p Ama artık hem Elip hem ben yüksek motivasyonlu street fighter havalarındayız ki bence bu çok eğlenceli bi şey ya neden daha önce yapmadım bunu ben!!!


Velhasıl kelam ben sanırım dövüş sporlarına çok aşığım bu aralar. Bu flört bana bir sürü şey düşündürüyor. Var benim de aklımda bir iki şey bakalım kısmet tabi bu işler :) Keza yurdun dört bir yanında buluna kişilere bile aşağıdaki resmi paylaştım. Burada yazarın eli o "torba"yı (ya hakkikaten kadının gerçeği de torbaya benziyor ha bi de o göz altları eroinman gibi simsiyah iiyyhhh - iki torba da orda lwehflıwfjlwıjfw) döverken oldu. Çok mutluyum.

IT HURTS BUT I KICK ASS!!!


Namaste (diicem de olmayacak şimdi)


23 Haziran 2015 Salı

Fight Club'da bir Deli

18:30 Pazartesi akşamları Tuzla'dan Levent'e varmak ne kadar muhteşem bir şey! Berbat bir haftasonu geçirmiştim ben. Cenaze, kavga, drama, gözyaşı, sinir harbi falan iyyhhh hatırlamak bile istemiyorum. en sevdiğim bi şeftaliden oluyordum az daha (uzun hikaye). Hatta bana dendi ki, gel senle kick box yapalım beni döv de rahatla benim sana zaten elim kalkmaz (acayip şekilde haklı olan taraf benim valla öyleyim). İçimde böyle bir şeyleri yumtuklamak tekmelemek var. Ama yapamıyorum ben anca koşuyorum yoga yapıp ağırlık kaldırıyorum.

Ama yakaladım. Dövüş Kulubü'ne girdim. Galina beni de dövdüüüür diye 1 dakika geç de olsa daldım stüdyoya. Aha dedi oradaki insanlar. Concon kız geldi. (Pembe tank, gri benekli tayt ve biri diğerinden farklı airmaxlerim ve uzun açık saçlarımla tam bir tikicanım o esnada kimse içimdeki Tazmanya Canavarı'nı bilmiyor). Zıp zıp zıplayarak başladık ısınmaya. Ben hala yumruk derdindeyim. kafamda bi uyuz var onu dövücem (şeftali diil).

Isınma esnasında kim takla atar tabi ki ben! 4 üst üste takladan sonra kimin kafası bi milyar olur e pardon, benim! Kim sağ omzunun üzerine düşer de omzu hala ağrır e tabi benim! Zedeledim herhalde buzlayıp voltarenliicem napiim

Bizi ikişerliden koydu Galina "Torba"ların başına. Biri tekme ile deviriyor öbürü squat yapıp yerden fırlatacak. İyi. Ben bi tekmeleri göreyim diye squat teamdeyim. Squat bizim işimiz, üzerim etescilliycem hareketi. Karşımdaki kızcağız indiremiyor torbayı Bas bacım bas. Bu daha dinlenmeden kaldırıp dikiyorum hadi diyorum hadiiiii.

Sıra bende, ben torbaya isim koydum. Iyyhhh. Sen misin o? Yapıştırıyorum tekmeyi BAM, yerde. Almanya'da geçirdiğim öğrencilik yıllarımda aldığım Tai Bo derslerinin hayrını feci şekilde görüyorum. Karşımda resmen o var. Bam karnına karnına karnına indiriyorum. İçimden Bruce Lee çıktı Van Damme çıktı. Tekmeleri side kickleri push kickleri yumrukları gömdükçe gömüyorum.
Karşımda o yavşak afedersin. torba niyetinei, partnerim kızcağızı da alıştırdım. Ciyak ciyak bağırıyoruz. Arada bir kaltak çıkıyor ikimizden de. Olsun Deli gibi tekmeliyoruz. Kıza da dedim şekerim ben ilk defa giriyorum derse sen bana yardımcı oluver dedim. Yok artık dedi bana! Sen bayağı iddialısın.

Galina'dan bile aferim aldım bi  kere ben tamam mı? Bugün bayağı formundasın dedi.

formdayım, ayrıca abuk sunbuk bir iş yapmak yerine tekmeyi yumruğu legal bir şeylere gömdüğüm için hapse de girmedim kırokız dövmekten :)

Peki bugün nasılım? Soran eden yok. İç bacak ağrısı (yupppiii) ve ellerimin üzerinde hala kırmızılıklar. Ders bitiminde mutluluktan sinirlerin boşlamasından titiriyordum. Ben bundan sonra dövüşü bırakmam hatta ilerletirim. Yani karşıma çıkma kırokız. Feci benzetirim :D

Namaste

22 Mart 2015 Pazar

Haftasonu günah çıkartması

Eklipsti ki büyük dalavere oldu orda tam eklips olacak bi dunya bulut pofuduk pofuduk birikti Tuzlaskies'da ki o esnada tabi ki iştet Tuzla'daydım, ekinokstu ki onda da ekinoks yogasi yaptık anlatıcam şimdi güneşi selamlayalım dedik güneş efendi gene sırra kadem tabi, böyle astrolojik ezoterik bir zat oldum çıktım. Malum bir süredir sağ hamstringde çekme var ağrı var acı var acı. Benimki acıların hamstringi. Ben de verdi  kendimi yogaya. Oh mis. Kaslarım bir uzadı bir açıldi. Onun da faydasını bugün gördüm. Peki bir fitnessdelisi bu kadar astrolojik olayın olduğu bir haftasonu ne yapar?

Cuma akşamı çok değerli bi kadınla randevum vardı benim. Kanarya gibi o dişi kanrya. Tek sevdiğim Fenerbahçeli. O da idman yapar diye ben kalktım gittim  yogaya. Bir cuma yogası yaptık Allah kabul etsin. Pazartesi perşembe Hatha, cuma vinyasa bütün hafta zaten böyle açıldıkça açıldım. Bir rahatlık bir ferahlik. Iki kadın ikişer cift biseps triseps bir dunya bacak kası oturduk bir şişe antioksidan içtik leyla olduk. Şişede sevimli duruyordu oysa ki.... cumartesi sabah kalkıp yulaflı yumurta beyazlı omlet zeytin tamyağlı peynir yenmeyecek ne varsa yedim. Zevkle! Belgrad takımı idmandayken ben de koşu antrenmanımı pas geçip hayatımda ilk defa bir yoga stüdyosunda yoga yapmaya gittim. Şimdi benim  huyumdur ben bir güzel kaybolurum. Gideceğim yer Zekeriyaköy kesinlikle uzmanlık alanımın dışında. Elimde cep telefonu, tabi ki yol için kullanmayıp spotify listelerimle cebelleştim yağmurlu orman yolunda. Öbür elimde yol tarifi, yağmurlu orman yolunda. çok eğlenerek cart diye buldum villayı. Baktım bir dünya başka insanlar da bildiģin yogacı tipler ellerinde matlarla yürüyorlar dedim ahann da bura. Tüm uzaylılar burdayız. Girdim içeri ve dedim ki benim burada yaşamam gerek. Bir zen bahçesi çanlar falan huzur içinde. Zen akıyor oluk oluk. Insanlar gülümsüyor herkes mutlu. Iki saat biz paralamiicaz çünkü kendimizi.

Geçtik stüdyoya tam bir pep talk yapıldı. Beklediğim aydınlanmayı yaşamadım ama beklemediğim pozlara kolaylıkla girdim. 2 saat boyunca sessiz sakin ve intensive bir yoga pratiğine ihtiyacim varmiş. Bugüne kadar gym'de, otel odasında (Türkiye ve Avrupa'nınçeşitli yerlerinde), kumsalda, iskele üstünde ve güneşlenme otağinda bi de bahçede yoga yapmıştım. Ilk kez de yoga stüdyosunda yaptım. E çok da fark yokmuş benerede olyrsm olayı. Odağim kendi nefesim ve içinde bulunduğum hal ile odaklandığim için yer fark etmiyor ya. Vallahi etmiyor. Odağımı da tam anlayatamadım. Tamam kednimim de daha başka bir bir  en büyük akan bir şeyin parçası ben. Ama ben nasıl anlatılir ki bu. Bunu hissetmen gerek çok acayip bi şey. 3 saatin sonunda kalça açılmıs hamstring ağrısı büyük ölçüde azalmış detox iksirleri içmiş lokum gibi olmuş bir halde stüdyodan çıkıldı. Misler gibiyim zen bahçemin prensesi dünya benim zen bahçem. Böyle bir hafiflik bir guzellik. Sonra istanbul trafiği. Olsun be koymadı. Çevirdim direksiyonu sahile mis gibi. Life is hakikaten what you make of it. Aa ben o aydınlanmayı almışım haberim yokmuş. Bundan sonra Ray Rizzo nerde ben de orda. Adam super yoga hocası. Mügem de benim vinyasa prensesim. Ben mesut ben mutlu.

Akşamına total worn out. Yıpranmışım o 2.5 saatlik pratik beni yormuş ben olmuşum zen yastığı. Ben de dünyanın en sevimli yüzücusu yakışıklı ile bira içmeye gittim. Iki sporcu oturup sipariş verdik. Döndü bana dedi ki "yaşıtımız arkadaşlara bakıyorum yanımda dedem gibi duruyorlar sen ben hala yeni gibiyiz" vallahi doğru bi baktık resimlere açıp facebooktan karılar herifler dedem nenem olmuş. Biz hala orda zıp zıp burda cup cup. Eee ömrümüz aktif geçiyor bebişim. Onlar kanepe patatesleri junk food fıçıları tabi. Bize ne ayol. Vaktim olmaz öyle şeylere. En son ne zaman televizyon seyrettim acaba maç dısında bir şey. Vallahi bilmiyorum.

Erkenden 11 gibi kalktık zaten. En komik anlar benim binding yaparken  nasıl yanımdaki centilmenin ellerimi birleştirip bana yardım ettiğini anlattığım anlardı diyebilirim. Her gun birahane ortasında bi kız kalkıp yoga asanaları yapmiyor sanırim. Bizim gym zaten orda benden başka arkadaşlar tarafından  da temsil ediliyordu. Iki kadeh alkol alayım diuorum caiz değil ya hemen basılıyorum. Suratlarda aaa sen burda hayırdır bwkışı bakıstan ziyade soru zaten direkt de geliyor. Içiyorum aradainsanım ben.

Şu an hummellarımı giymiş elma maydonoz kivi zencefil salatalıktan yapmış olduğum smoothieyi içiyorum ve bloguma post yazıyorum bugün ilk outdoor koşu idmanımı yaptım sahil boyunda. Onu ama ayrı yazıcam. 16 k koşmuşum tabi ayrı bir postu hak ediyor. Hem neden Türkiye'den bir sürü atlet çıkmiyor onu irdeleyip hem de asics gel kayan 20 yi kritik edicem. Birazdan yazarim. Smoothi de hala zehirlemedi beni. Demek kiiyi bir şey yapmışım elime  sağlik benim.

İşte şekerler bir fitnessdelisi haftasonu bunları yapar hep spor her gün spor yarın da rest day mesela. Quadricepsler niraz beton gibi oldu beni malum. yarın ben bi dinleniim bu kaslar bir dinlensin. Ben onları çok seviyorum. Onlara iyi bakmam gerek benim. O nedenle dinlenme şart.

Sevgiyle

19 Mart 2015 Perşembe

Spora zaman bulamıyorum evet ben diyorum bunu!

Zaman yönetimi sıkıntısı çekiyorum. O bir ara gelen motivasyon eksikliği gitti yerine minik mor bir fitness canavarı geldi. Rest daylerin önemini ve anlamını anlamış bir yavrucak olarak o rest dayleri dana gibi yatarak geçirmeyi sevmeyi öğreniyorum da. Her şeye yetişemiyorum.

Sanırım işi gücü bırakıp ful time kendimi gym'e kapatsam gene yetmiicek. Yetmiyor yetmiyor. Haftasonu planı yapıyorum. Bu hafta özel bir etkinliğe katılıyorum 12-2 arası Zekeriyaköy'de. Çok güel. Ekinoks yogası detoks falan. Beni en çok cezbeden de 2 saat bacak kalça açıp headstand ve handstandler çalışacak olmamız. Muhteşem. Ama o zaman sabah koşmaya gidersem ne ara kahvaltı duş falan yapıcam. Off hayat çok zor. E ben bi haftadır yüzmedim. E ama benim kuvvet çalışmam karın yapmam haftada daha çok koşmam falan da gerek. Lütfen bir günü 72 saat yapabilir miyiz?

Spora zaman bulamıyorum diyenleri anladığım noktadayım sanırım. Ben de bulamıyorum. Hayalimeki antrenman günlerini yaşayacak zaman bulamıyorum. Ne yapsam ne yapsam bilemedim ki... Mesela bugün akşama kadar çalışıp gym'e gidip kuvvet ve cardio yapıcam. Üstüne kesin bir şeyler konur bir kahve bir ıhlamur bir gene Gina'da kuru erik muz ve badem yeiyerek kahve içip işletmeyi komaya sokma seansı. Bir başka bir şey. Arada gel bi kadeh kırmızı şarap yapalım diyen meczup şeytanlara uyum (ben kalp o meczurp şeytanlar). Yaşanmayan şey değil. Yarın mesela Yoga sonrası Chianti mi yapsak sorusunun vücut bulmuş haliyim.

Cumratesi sabah tam bir muamma. Pazar yüzerim. Belki gene uzun yoga seansı sonrası. Belki de brunch yaparım hiç bir şey yapmam bilmiyorum ki.Peki ben ne zaman kalça çalışıcam. E benim bir milyon falan da arkadaşım ve packed bir sosyal hayatım da var. Ayrıca yazacağım yazılar ve okuyacağım kitaplar ve izleyeceğim filmler ve de göreceğim bir sürü insan.... Tam bir zaman jonglörüyüm ama tüm labutlarım havada asılı kaldı :p

1. dünya dertleri çok zor. Başka bir şey olsa çözüm mevcut ve bulunduğun duruma göre tatminkar. Tam bir şımarık olarak söyliim, işti aştı barınaktı. Buluyorsun mutlusun. (bu konudaki düşüncelerimi yargılamaya kalkarsan kafanı ısırırım - uzun uzun yazmıyorum bu ayrıca hicivli blog! ha dersen ki ulan sığ kafalı şımarık züppe gel sana ders veriim! O dersi kimin kime vereceği belli olmaz bebişim derim düellonu kabul eder seni kültürümle döverim aaayyhhh). Oysa bak bu sıkıntılar öyle mi? Tatmini zor insanı tatmin etmeye savaşmak zor bi şey (bu da tatmin konusunda değişiklik gösterir çok mevzuda bir lokma bir hırkayım tercihen lokma sushi bu aralar canım çekiyo / hırka da bahar sezonu tam bi açılsın akarız).

Ben gidip biraz para kazaniim malum tüm bunlar için temel taş o. Sonra da bakıcaz bakalım artık. Ne yapılacak ne zaman yapılacak... Nasıl yaıpılacağını şükür şükür çok iyi biliyorum zaten öğrenmeye de açık şekilde...

Sevgiyle

6 Mart 2015 Cuma

Insanitynin toplusu tüfeklisi

Hafiff kandırılmış hissediyorum ama bunu şu an sorun etmiyorum. Bir kaç saate inşallah. Delayed muscle sourness hayırlısı ile bi başlasın.
Bu aralar haftasonları buralarda durmadım, hafta içi çok çalıştım falan ondan  mı, yoksa havanın ne olduğu belirsiz bi acayip ondan mi? Istanbul'un havasıve kızına güven olmaz derler. Istanbul kızı olarak söyluyorum o havaya ben de guvenmiyorum. Dolunay varmış dün (Başak burcunda nerden mi biliyorum çok yakın arkadaşlarim var benim astroloji okuluna gidiyorlar bu yaştan sonra minnoşlar) şişkinlik yaparmış ondan mıbilmiyyorum. Arabic princess dün dedi ki doymuyorum içimde fareler var. Bende durum iyice vahim doymuyorum içimde tüm Serengeti var nerdeyse. Doymadığım için yiyorum. E ne bulursam hemen lüp haliyle o da bana kenar yağlanması olarak geri dönüyor. Sadece kenarım yağlaniyor. Yaklaşık 6 gündür nefes almadan yiyorum. Haliyle dün dedim ki hadi cardio.
Cardiom nazlı bu aralar.Koşmaya korkuyorum,bir hafta daha! Yüzmek istemiyorum Kanyon havuz hafif yalak sanki Gmall day yüzmeyi seviyorum ben. E kalabalıktı gene jumpingjackler burpeeler ip atlama falan çok yapıleybıl gelmedi. Bi baktim insanity var! Dedim Allah körün istediği bir göz verilen göz serisi. AL SANA. diilmiş o öyle. Elimizde bir mat bir swissball bir de foamroller ile matın üstünde duruyoruz. Ne yapıcaz ayol! insanity vücut ağırlığı ile yapılanbi şey şimdi bunlar ne alaka. Anamız ağladi. Gerçi beni annem o halde görse Allahseni hiçıslah etmeyecek di mi derdi?
Önce topa oturduk popoların altinda minik  inik yuvarladık. Bacaklarımızı tek tek kaldirdik. Üstüne yattık yuvarlandık falan o esnada ben arkamdaki çocuğun sağına düştüm. ARKAMDA OLAN INSANIN SAĞ YANINA DÜSMEK. Lütfen literatüre girer misiniz? Mersiiiiii. Top yuvarlaniyor bizim kafalar aşağıda bacaklar havada açık sonra geri. Aha canım benim ısınma imiş bu. Sen hiç swissballa ayak parmak uçlarını koyup 1 dakika boyunca push up yaptın mı? Sen hiç foamroller üzerine yatıp ayaklarını swissballa koyuo kalçani kaldırip 1 dakiak o topu kendine çekip geri ittin  mi? Ben en çok topun uzerine tüneyip elleri topa yakın koyupyere ters push up yapmayı sevdim. Eller yerde ayak uçlari top üstünde scorpion turn yapıyosun. Bak meselabunu yapamadımne zamanbi tarafa gitsem top yuvarlandı ve ben yere yapıştım. Ama inanilmaz eğlendim, tam zamanında yenibir idman bulduğum için acayip mutluyum yaw. Ama eminim harika görünüyoduk. Bir grup insan kocaman topların üzerinde fok gibi yuvarlanıyor. Zor ben boyle anlatıyorum ama bakma yani bayaģi zor. Sağlam core kası gerekli. Kalça bacak alev alev hatta kimyasal yandi. Tricepsim hakkında konuşmak bile istemiyorum. Haftaya ben orda olucam gene!!! Yapmam lazım çünkü ayrıca çok eğlendim!
Bi tek saçma bi şey vardı. Kadının biri dersten önce ayçok zor ay nekadar zor olacak bilmem ne falan diip duruyodu. Muhattap olmadım tabi de olsambi daha olduğum yerin 4 km yakınına gelemezdi sanırım. Zorsa sana çok gelme. Hadi geldi  şikayet etme. Zaten mevzu parıl parıl ortada seni  sporla falan çok alakan yok. Dikkat çekmen gerek kendi kafana göre.bunun da yolu bu değil. Geliyo hocam zor olmasin. Zor olsunya ben istiyorum. Sen git pilates falan yap.koşubandında 5 km/H ile yürü falan bana ne gelme o zaman ADV diyor advanced yani. Uyuz oluyorum bu nazlı atletik gülbağolara.
Efendim beni bir kaç saate kas ağrılarım başlar9allah o ağrıları başımızdan eksik etmesin). O ana kadar eşref saatindeyim.bikahve tamamdir pamuk pamuk...

Resim yok bugün o ağır idmana rafne sarışın isveçli swiss ball üzerinde oturuyor resmi koyamazdım...
Sevgiyle

17 Şubat 2015 Salı

Kim korkar yumurtanın sarısından

Ortalama bir yumurtanın içinde 190 - 215 miligram kolestrol ve 6 miligram yağ vardır. Bize deiler ki beslenmenden kolestrolü çıkart ve kolestrol seviyen düşsün. Biz de bunu senelerce yedik. ama aptalız çünkü farkında değiliz. Çünkü vücut çok çok çok daha kompleks bir şey. Sonra çıkıp birisi dedi ki o kadarcık kolestrol de bi şey yapmaz canım dedi (bunu diyen de bilim adamı bilmem ne üniversitesinden) bir de şu var koroner hastalık geçirenler arasında %35'ten fazla oranda olanı düşük kolestrol seviyesine sahip kişilerdi. Buyur burdan yak aman ye yakarak ye!

Zavallı yumurta senelerdir günah keçisi oldu. Keçi yumurtası günahlı bol. Ay yazık ona. Garson kilitledik hep yemeyeceğim ben sarısını o 4 yumurtanın toplamda 5 yumurta var 1 sarı 5 beyaz diyosun. Adam anlamıyor. Bir de bunu 20 kişi ayrı ayrı başka şekilde söyleyince kilitleniyor ortam kaç kere başıma geldi.

Ama bu yumurta acayip bir protein kaynağı. Hatta Almanca protein kelimesi yumrta beyazı olarak geçer o kadar. Pardon da Alman'dan daha mı iyi bileceksin (içimdeki Hildegard gene konuştu).

Kolestrol damar tıkanıklığı yapar burda hepimiz anrtaktız di mi? (gene kurumsal bir sabaha merhaba). O da kötü niyetli diil aslında korumak için damarların iç çeperini orada birikiyor ama çok birikince Clock! tıkandın game over... Felç mi yoksa kalp hastalıkları mı? Şansına artık... Ama bazıları da diyor ki uzun vadede yumrta tüketirsen o zaman kötü kolestrolün düşer. Çünkü yeteri kadar kolestrol almazsan vücut kendisi yapar. Yani bu menem şey san aslında çok lazım. Bir şekilde alacakasın. Bari abartma diyor. Bdenindeki kolestolün 2/3'ünü de karaciğerin yapıyor. (karaciğeriiim vur kadehlere hadi içeliiim içelim her gece - ne içiyoruz - SU).

Asıl sıkıntı zaten doymuş yağlar ve trans yağlaran geliyor. Bunlardan asıl uzak dur. Bir insan evladı günde 300 miligram kolestrol ister. Bu da bir tane yumurta sarısı işte. İçinde yağ asitleri, Omega 3  ve vitaminler de var. Yumurta muhteşem bir şey o ayrı şimdi karıştırma. İnsan gibi yersen yumurta yemeni yönetebilrsen afiyet olsun. Günde 5 yumurta sarısı yiyorsan da ÇÜŞ afedersin (kaydırma beni salon kadını çizgimden zaten lady on the street, beast in the gym olmak bir tuhaf). Yumruta sarısında ayrıca Demir, Potasyum, Folat, A,B,D,E vitaminleri, Biotin ve Choline de var. Google a yaz bak güzel şeyler bunlar sen bilmiyorsun ama vücudun seviyor ve istiyor.

Uzun lafın kısası; yumurta sarısı senin düşmanın değil sadece neyi ne kadar yiyeceğin önemli. Kapiş? Fazlası zarar yani, insan gibi ye şunu.

Sevgiyle


12 Şubat 2015 Perşembe

Türbe değil tekke değil

Motivasyon haftası gün 3. Sağlıklı beslendik, etrafımızı temizledik. Bugün de düzenli disiplinli olmayı öğreneiyoruz. yani sen öğreniyorsun ben zaten Alman panzeri gibiyim konu disiplin falan olunca. Ama sen de bir günde öğrenemeyeceksin. Allah seni ıslah etsin.

En çok duyduklarım. Ay yorgunum. So what! kaldır o popoyu ve spor salonuna mı gidicen sahile ormana mı gidicen. Eve gidip dizi izleme, dandik muhabbetler eşliğinde lup lup yeme içme ne olacak. Hem insana enerji geliyor. Ayrı bir havaya giriyor.

Benim sosyal hayatım var her gün gidemem. Senin sosyal hayatını tebrik ederim. Göbeğinin, sarkan kollarının, tık nefesliğinin, pide gibi yayılmış yumuşak kalçanın (ki tuhaf tuhaf sallanıyor), kat kat selülitlerinin, cansız cildinin, parlamayan gözlerinin, yüksek kanser ve kalp hastalıkları riskinin ve diğerlerinin de ayrı arı mı sosyal hayatı var yoksa hep beraber mi takılyorsunuz? Sosyal hayat dediğin de orda dedikodu burda dedikodu. Sanki creme de la creme insanlarla entellektüel alışveriş yapıyor zilliye bak.

Ben üşeniyorum. Haaa orda dur. Hayatını böyle devam ettirmeye kararlı mısın? Yukarıdaki zilliye de söyledim (aynı zilli de olabilirsiniz çok emin olamıyorum) hayatını bu şekilde mi geçireceksin? Yüksek kalp damar hastalığı riski ile. Toksinlerini atmadan, bedeninin hakkını vermeden. Hayatını he aynı noktada bu kabuller ile geçireceksen, o zaman dünkü yazıya dön ve oradaki insanlardan biri eğer şimdi değilsen bile bür süre içinde olacağını gör. Böööööğğğğ kışt o zaman hayatımdan kış kış cinler kış kış yallah cinler yallah cin çık cin çık cin çık.

Ay spor salonuna üye oldum ama 3 kere gittim bir yılda haahhaah.... Salak mısın? Hayır hakikaten salak mısın? Burdan yazmamda sorun yok yüzlerine de söylüyorum zaten. Vallahi yaa salak mısın?

Orda tek başıma ne yapıcam? Pardon da kaç kişi gerekiyor leg press yapmak için. Spor salonları çiftleşme odası değildir. Esra Erol ile izdivaç da değildir. Hammer curl yapmak için 1 kişi gerek o da sen. Sen yoksan kimse yok. Sosyalleşme ihityacını da orada karşılayan insanar mevcut o da zamanla oluyor. Benim şu an çevremin büyük çoğunluğu gym tatlişkolarım. Dışarıdan da insanlarım var ama sporcu herkes. Bizim salonda diilse diğer şubede...

Bu bir hayat şekli. Bu zaman ayrıdığın bir şey değil. Rutinin, kalan şeylere zaman ayır. Arabanı tamire o first date'e yeni restoranı denemeye tatile bilmem neye vakit ayır. Sporundan arta kalan zamanda kapiş?

Demem o ki, şekerim kendini kaldırıp aksiyon almadığın ve bunu sürekli kılmadığın zaman senden bir cacık olmaz. Ancak üzerine döker light yoğurdu öyle sersem sepelek bakarsın. Ağır mı oldu? Tartıya çık da gör ağır ne hafif ne. Bana sinir oldun mu? Hadi o zaman göster bana günümü. O kendini ne sanıyor be ben tutarlı disiplinli bir insanım de bunu kendine kanıtla. beni boşver benim ruhum duymayacak :D

Sevgiyle

10 Şubat 2015 Salı

bebelere balon herkese motivasyon

Seni demotive etmeye kalkışacak bir sürü densiz çıkacaktır ortalıkta dolanacaktır. Ne yapmıyoruz? Paye vermiyoruz. Muhattap olmuyoruz! Motivasyon haftasının bu ikinci gününde devam ugün konumuz etrafında seni mental olarak kırmaya çalışan böcekler.


Eğer sen aa ilk yarı maratnumu koşucam süre önemli değil sadece bitirmeye oynayacağım dediğinde zaten dizin sakat (ulan mal afedersin, ondna zaten süreye oynamıyorum) kendine zarar vericeksin ben böyle şeyleri onaylamam o yüzden başarı da dilemiyorum ama bak saygılı bir insanım açık açık söyledim. Diyen bir gerizekalı odun varda karşında hemen eline bir adet Tipp-Ex al ve o bozayıyı hayatından sil. Senin hayatına giren insan kategorisinde olmaması gerekenlerde. Sen bir şeyi arzuluyorsan ve birisi gelip sana bunu diyorsa bir de saygılı olduğunu iddia edyorsa kaba aygısız terbiyesiz sil onu. Yakınlar dostlar arkadaşlar sevgililer eşler bebeler bebelere baloooaan ay kaptırdım... neyse seni seven insanlar kısaca ne kadar abuk olursa olsun sana inanır, destekler. Kendi ilkelerine aykırı olsa bile yapar bunu. Bu ruh hastalarını dinlemeyin.

Madalya aldın mesela, herkese veriliyor  OK ama sadece tamamlayanlara finish'i öyle böyle geçenlere! Resmini çekip yolladığında aferim mi bekliyorsun gibi bir tepki alıyorsan içinden okkalı bir küfür et, kesmezse bağıra bağıra et, telefonu aç o salağa ve o küfürü haykır. Bir daha da arama sorma at blıklama listesine çıpırdansın. Takdir etmeyi bilmeyn haset, kıskanç uyuz iğrenç tiptir. Sil gitsin.

Ben akşam spora gidiyorum, sabah 6da kalkıp ormana gidip koşucam, yiyemem yarışım var gibi kendi motivasyonun yönünde cümleler sarfettiğinde tutup sana olimpiyatlara mı katılıcaksın kendine zarar vericeksin falan diyorsa o kontrol manyağı manipülatif deliyi hayatındna çıkart ondan hayır gelmez. Bugüne kadarki tecrübelerim hep bu yönde oldu. İnat ettim çıkartmadım sonra başıma bela oldular. Deneyim tabi bak bu satırları yazmak kısmet oldu.

Sen övündüğün şeyleri paylaşmak isterkenkarşındaki bunları küçük hor görüyorsa çok afedersin fuck off ulan diiceksin. Net diyeceksin bunu. İnsan kendi için yaşar, O kim be. Yaptığımın yarısını yapmayı dile o zaman ben sana duymadığım saygıyı duyarım. Bak yap demiyorum dile yeter....
Kendini yoruyorsun boşuna, koştun ne oluyor, ha kafanın üstünde durdun poponu kıracaksın bilmem ne diyorsa birisi o hasettir o kötüdür.

Motivasyon her şeydir bunu unutma. Motivasyon kendine olan inancındır. Motivasyonun doğrultusunda hareket etmen kendine saygındır. Seni kontorl etmek isteyen, senin direncini kırıp sana işkence etmek isteyenlere paye verme. Önce sen sen olmazsan hiç bir şey yok. Sonra herkes....  Dinel sen beni motivasyon her şeydir. Bugün 10 kiloluk barla çalışıp 3 gün yürüyemezsin ama 6 ay sonra o 10 kilo 30 kilo olur eğer kendine inanmaktan asla ama asla vaz geçmezsen!!!! Sadece kendine inan başkalarını boş ver.

Sevgiyle

9 Şubat 2015 Pazartesi

forgive me trainer for I have eaten

Bu hafta canım motivasyon ile başlamak  istiyor. Geçen haftasonu alkol ve pide batağına düşmüş, sabahın 4'ünde ezogein çorbaya pide banmış birisi olarak söylüyorum; diyet önemli. Bütün Cumartesi gecesi boyunca tam iki kadeh sert alkol aldım, ayrıca bir adet shot ve kıymalı pide ile olayı sonlandırdım. Bunu neden yazıyorum? Çünkü hepimiz bazen yoldan çıkarız. Hepimiz bazen böyle minik şeytan tuzaklarına düşeriz. Bir bar çikolata yedim veya bir kocaman pizzayı mideye indirdim diye kendimden nefret edemem. Ancak ha tamam aferim bana afiyet olsun, ama bunu alışkanık haline getirmek yok derim geçerim. Ben kendimi seviyorum,düzenli ve sağlıklı beslenme alışkanlığımı da seviyorum. Bedenimi de seviyorum. V o beden arada Trabzon pidesi istiyor, o ara gecenin 3'ü Asmalımescit civarı yaşanabiliyor. Ne olacak... Yedim gitti. Ama no alışkanlık! Cızzzz.

İnsan benzerini çeker diyorlar ya doğru. Gece boyu gerek halihazırda gym'den tanıdığımız gerekse yeni tanıştığımız herkes ile mevuzlar ortaktı :) Diz sakatlığı, kas ağrısı, snowboard mu kayak mı, haftada kaç gün leg day, kayak kasları için doğru idman nedir? Saçma sapan şeylerle uğraşmaktan en sevdiğim şeyleri ertelemeişim ay bir daha olmasın!

Sonr aben yeni bir şey daha öğrendim Calisthenics. Bununla ilgili detaylı bir post tabi k gelecek Bunu Pazartesi saçmalamasına kurban edemem. Ama vücut ağırlığın ile yaptığın kuvvet egzersizleri,bol esneme ve cardio karışımından oluşan bir idman sistemi. Burada amaç muhteşem; vücudun direncini arttırmak. Yani boş boş bench'te basmak değil, ama mikro ve makro kasları eğitimp bedeni terbiye etmek en zor koşullara hazırlamak, Deli gibi dayanıklılık sahibi olmasını sağlamak. Burada biraz bilgi var ama zaten Google diye bi şey var yazıyorsun çıkıyor. Hatta instagramdan falan bir iki hesabı takip etmeye başladım off deim yaa çok gaza geldim. Akşam maçı seyretmiyorum satıyorum ve gym'e gidiyorum düşün o derece!!! Ama genel olarak baktığımda ben zaten bu disipline yakın çalışıyormuşum. Sadece bir kaç bir şey ekleyip sistematik haline getirsem daha süper olacak gibi.


Sonra irade ne kadar önemli pnu da öğrendim. Paylaşırken nasıl da mutlu oluyor insan ya :) Küçük Bey, hikayeniz ve work our müzkleriniz harika (gecenin körüne kadar liste verdi allah razı olsun benimle uğraşmak zordur, tak tak tak sevdiğim ve beni koşturacak, çalıştıracak, ağırlıkları bana tek tek kaldırtacak listeler yaptı). Dünyada ne şeker insanlar var (kalkan balığı vaadetti bana pardon da kalkan balığı! ben ona değil şeker Strüdel bile derim, Karpat pastası da derim! karışmasın kimse)

Bu hafta motivasyonumuz idmandan çok beslenme olsun mu? Ben bu sabah; bir çay kaşığı bal ile güzöümü açtımi Sabah yogamı yapıp greyrut tekerimi yedim. Hazrılandıktan sonra sütlü yulafımı yiyip evden çıktım. Ara öğünüm sabah badem (çiğ) öğleden sonra yeşil elma. Akşma idman öncesi peynir ve tam tahıl alıcam. Öğlen yemeğini protein ağırlıklı yapıcam. Akşama Insanity üzerine leg day ve karın çlışıyorum. Her gün planlarımı paylaşacağım. Her gün yemek listemi de veriyorum ve dılına çıkmıyorum. Al sana motivasyon anahtarı yaz yediklerini gün boyu app bile var be bunu yapan. Üşenme erteleme vaz geçme!!!

Sevgiyle


6 Şubat 2015 Cuma

DOMS 101

Bir şeyi alışık olmadığı bir şeye tabi tutarsan o şey manyak manyak tepkiler verir. Mesela kansız itin tekine değer verirsen ne yapacağını bilemez gider seni aldatır hem de onlarca kez hem de lise arkadaşlarınla. Arap yağı bol bulunca neresine süreceğini şaşırır diyorlar yesss so correct.

Kaslarına böyle demek istemedim tabi de benim içimde hala minik öfke paketleri kalmış galiba. Onları bir bir atıyorum safra atar gibi. Aman uğraşamiicam başka bir şeyle şu an benim derdim bana yeter. (derdi anlatıcam birazdan sevinen düşmanlarımın yüzlerini görmek isterim nıhahahahah)

Dün dedim ben yeni bir bacak kalça planım programım var. Kendisi biraz ağır, hem program setleri ağır hem de hakikaten yüksek ağırlıkların altına girmem gerekiyor. Dün akşam ilk uygulamamı yaptım. Şöyle söylüyorum, daha soyunma odasına çıkarken bile kaslarımın kemikleirmi sıkıştırdığını hissettim. Amin Amin gördü beni ağılrık alanında naaptın kızım sen kalçana bacaklarına şişmişler dedi (ilk idmanın ortaları bu dediğim henüz sonuç görmeye uzak zamanalr düşün daha başının başında etkiye gel).

E tabi haliyle ben bugn penguenim. O kadar esnedim yaaa o kadar da esnedim (gene allah bu ağrıları başımızdan eksik etmesin). Bu kas ağrıları (DOMS - Delayed Onset Sore Muscle) kaslarının daha sağlıklı daha kuvvetli daha fit olmduğunun göstergesi. Okudum da bunun hala tam mekanizmasını çözebilmiş değiller. Ama genel açıklama olarak laktik asit ve toksik metabolik atıkların atılmasına bağlanıyor. Oluşmasında en etkili taraf esneme germe (açma germe) stretching be of tiki karı demeyesiniz diye ne kastım aay ne derseniz diin :) DOMS idmandan 6-8 saat sonra başlayıp 48 saat içinde doruk noktasına çıkar. (bugnbaşıma gelecekleri düşündükçe tuhaf bir zevk de duymuyor diilim). Yani ben dün gece kasları strese (bayağı strese) tabi tuttum onlar da bana bugün tepki veriyorlar. Al gülüm ver gülüm bi nevi.

Canının acıması ille de kas yaptım anlamına gelmiyor yalnız onu da bi kafaya not et bence babe.

DOMS'um var diye yatmiicam tabi bugn dana gibi. Acıyan kasşarınolabilri ama onları salamura yap demek diil. Daha verimli recovvery için onları hafif bir yürüyüşe veya temiz bir yoga pratiğine çıkartabilirim. Sen beni 1 ay sonra gör peeeh no pain no gain demiş atalarımız.

Sevgiyle 

2 Şubat 2015 Pazartesi

Geldik o malum meseleye

efendim Şubat ayının ilk Pazartesisisisisi ben çok severim şubatı kısa aydır daha kısa sürede maaş alınır, zamlar gelir ne seviyorum parayı hem de en süper kayak ayıdır. Okullar gene açılır ve dağ tepe bize kalır. Bir de hanım kızlarımızın ayyy yaza hazırlanmam gerek ayıdır onlar ne eğlendiriyorlar beniiiiii.

Sıkılaşması gerekiyormuş iki beden incelse yetermiş. Oldu bebeğim hemen sihirli değneğimi alıp geliyorum ben sen dur orda o kurbağaya ver bi french kiss.

Hanımlar size bir iyi bir sürü de kötü haberim var. İyi haber ben çok eğleniyorum. Kötü haberlere gelince; o güzellik salonlarında titreşimli tablalar, su altı basınçlı şeyler, sizi astronot gibi giydirip gaz vermeleri, yosun sürmeleri falan filan bunlar hikaye. Ver o paranın yarısını bana sen çakı gibi yaparım (sertifikam falan yok dost tavsiyesi benimki sneik de hayır ticari faaliyet yok). Bir kötü haber daha; bu yaz için sence de biraz geç kalmadın mı hani Aralık başı falan başlaman gerekiyordu. Sırf pilates yaparak kilo veremezsin. Dünya yüzeyinde hiç bir antrenman yok ki sadece göbeğin gitsin. Daha sayayım mı? O selülitler de öyle gitmeycek onu bil.

Ne yapsan ne yapsan? Bu FitnessDelisi de ne çok biliyo ne ukala ukala konuşuyor di mi? Uyuz şey! Hahah :) Şekerim kendini topla ve sağlıklı olmaya çalış ilk başta buradan başla. Tabi yap pilatesini (gülüyorum) yap ama yanında cardio da yap. Ay ben koşu bandında duramam. Durmuyorsun zaten yavrimu! Durmuyorusn yürüyorsun koşuyorsun.. Koşamammm diyene bir çakarım bir de Milano'da kırdığım kapı çakar. Koşarsın başla 3 -1 intervalle 3 dakika 9 km/h koş, 1 dakika 6 km/h yürü bunu da 35 dakika yap haftada 3 kez en az. Bak iki haftanın sonunda nasıl açılıyorsun. Tam bahar geldiğinde sen de ormanda sahilde ceylan gibi sekebilirsin. Aaa sürpriiiiz kilolar nerede bir de böyle bak.

Selülit, kesinlikle beslenme ve su içme üzerine (alkol almıyoruz). Bol spinning yapıyoruz haftada 2 mesela öneririm, kendi deneyimim.

Yaptığın kuvvet egzersizini cardio ile taçlandırmazsan eğer bi halta yaramaz senin çabaların. Sırf ben demiyorum Harvard School of Public Health diyo. Yani bana inanmadın Harvard be onlara inan yani! Bir de burdan bak surf yap linklerde adamlar güzel güzel anlatmış. Sırf kuvvet olmaz sırf cardio olmaz ikisini birden yapacaksın. Sadece karnımı vermek için 100 mekik çeksem diye bir şey yok. Diyetisyenine git gene ama spor yapmadan hareket etmeden olmaz ki. Nasıl duruyorsunuz anlamıyorum. Yani o dizi çok mu daha önemli senin sağlığından. Atarlandırma beni çok eğlenceli iki yeni whatsapp grubum var her gelen mesaja gülüyorum bozma sinirimi.

Mesela örnek vereyim. Kayak tatili organize ettik ya biz şimdi ben hevesli hevesli yazıyorum devamlı. Bir sevgili erkek arkadaşımız dedi ki o otelde dışarıda jakuzi var yalnız! Allah dedim ben bu yazın favorisi mavi ve pembe bikinilerimi alırım o zaman! Senin gibi ay yaz gelmeden olmaz düstrurunu bırakalı seneler oldu. Çğnkü sağlıklı yaşıyorum vücudum da muhteşem ayyy ahahaha utanmadım. Şu özgüvene gel diye yapıyorum ablacım ben de her şeyi. Herkes kurtulsun herkes kendine güvensin.

Sevgiyle 

1 Şubat 2015 Pazar

Sersemlemiş pazar notları uğultulu tepelerden sevgiyle

Bu haftasonu sersem gibiyim. Ne öfke (kalmadı artık şerefsiz onursuz birinin alçaklığının çok etkisi bende ciğersiz zavallı) ne uyku (deli uyudum hatta sanırım tek yapabildiğim buydu) ne ağır idman (rest days yaptım ben hafif istekli hafif zorunlu). İnsan rüzgara isyan edecek hale gelir mi? Ben geldim.

Şekerim lodos ile ilgili yarı bilimsel yarı mitolojik ve neden bizi sersem ettigine dair bir yazı yazmıştım ben. Hatırlamayan geçen seneki arşive bakabilir :) ama uzun zamandır İstanbul'da böyle lodos görmedik duymadık bilmiyoruz. Ya hu uçabilirim ev çatırdıyor resmen. Hayatımız uğultu tepelere döndü.  Bir sersemlik bir yorgunluk bir acayiplik çünkü basınç mevzu falan aç bak o posta çok güzel yazı o be :)

Benim dev adamımın doğumgünüsü bugün. Deli gibi yedik (az orta pişmiş et yanında patates ve gran masala sos) içtik (2 kadeh kırmızı şarap ) bir sürü kahve. İnanılmaz dedikodu yaptık hızımızı alamadık whatsapp grupları çalışıyor. Hediye aldık, ki en eğlenceli kısımlardan biriydi. Adamı 25 yıldır tanıyorsun her halini biliyorsun hayatın boyunca zaman zaman beraber idman yapmışsın  é tabi basketbol şortu alırsın :) masanın bizim kısmı  sporcu olunca gym Fitness konuşurken bir baktık kayak tatili planları yapmışız olleeyyimmuuu.

Benim o şerefsiz onursuz yaratığa olan öfkeden konuştuk.  Bana dediler ki namaste bacım ya öfke sana yakışmıyor!  Sen bal köpüğü pamuk şekeri yeşil elma yoga asana si gibi insansın.  Sen dediler bana insansın o değil (tanıyanlar da var bunu bi kaç kişi ) iplikler pazarda boy boy renk renk tezgahlarinda yerini aldı bırak gitsin. Sen kelebek ol dediler OH mis. Ben de dedim ki bu hafta ben bir sürü yoga yapar bir sürü yüzer bir sürü dans ederim. Öfkeden çıkıyorum tırtıl gibi ve bir adet kelebek oluyorum morlu yeşilli pembeli kırmızılı mavili namaste namaste uçuyorum :)

Ama ne olur lodos bitsin artık çok sersem oldum. Huyum suyum değişti. 

Sen de güzel dinlen çünkü Şubat bol meyva Çaylı bol elmalı bol tarçınlı kayakçı kitaplık yogalı Fitness li bir ay olacak.

Sevgiyle

29 Ocak 2015 Perşembe

CO2 CO2 bakma bana

Boğuldummmmmm. Dün akşam 50 dakik High Intensive Training yaptım ve tek kelime ile boğuldum. İdman çok mu ağırdı? Hayır. Çok daha ağırlarından çıktım alnımın akı ile bazen de sürünerek. ama hayatımda ilk defa halterimi alıp stüdyonun dışına çıktım ve barla burpeeslerimi falan dışarıdan yaptım yolun ortasında veee yalnız da değildim. Çünkü başım döndü artık. Gözlerim karardı. Zaten anormal bi iş yapıyoruz, bari nefes alalım.

Şimdi neden nefes bu kadar önemli? Biiir nefes almazsam ölürüm çünkü. Detaylara gelince; Nabzın çıkıyor 160 ve üzerine en azından benim öyle. İç mekan hava kaliteisnin mükemmel olmasını beklemiyorum zaten hatta unu üye olarak değil mühendis olarak da beklemiyorum. Bu konuda mutabıkız. Ama spor yapıyoruz şekerim, ve ağır idman yapıyoruz. Bu durumda benim Oksijen almam sen gym yöneticisinin bir numaralı önceliği. Yeteri kadar Oksijen alamazsam eğer o zaman kanımda karbondioksit oranı artar, nefes alıp verişim düzensizleşir ve laktik asit üretimim çoğalır. Bu da benim kardiovasküler etkinlik esnasında enduransımı alaşağı eder.

Ağırlık çalışırken mesela 3:2 oranında nefes erek önemli. Extension anlarında nefes vereceksin. Yani o zor olan yer var ya orda. Press mi yapıyorsun kaldırırken gibi. Doğru nefes alıp vermemek fıtık olsun başka dertler olsun bir dümya sorun sakatlık çıkartır. Kim ister ki bunu?


Kanda CO2 konsantrasyonu arttıkça, yorgunluk görülür, başın döner kafan bir milyon olur böylece konsantrasyonun uçar gider, ne hoş di mi tepende (hadı kızım ben) 15 kilo barla squat press yaparken nefes alama sonra kolun dönsün sonra sahalara bir kaç ay veda. Ollldu canımmm. Bunların yanısıra bedene de acayip zarar veriyor. Zaten salonalarda yapılan araştırmalar havada ozon, karbonmonoksit, karbondioksit, formaldehite kadar bir milyon zararlı tespit etmişler. Antrenman esnasında daha derin ve daha sık nefes alıp veriyoruz malum bu kirleticiler bedenimizde çok çok çok daha derine nüfuz ediyor demek bu.


Sevgili spor salonum dünyanın parasını alsanız, şu üyelik ücretlerini arttırsanız ve bize bri havalandırma sistemi yapsanız.

Oksijen ve sevgiyle

25 Ocak 2015 Pazar

Çarşıda aldım bir tane eve geldim bin tane

Çoklu kişilik bozukluğu.  Evlerden ırak ne fena şey. Bir kişi içinde, seviyor değer veriyor mutlu  ama o kişi sahte. Bir kişi içinde, düzgün sadık iyi hoş alımlı ama o kişi de sahte. Ve üçüncü kişi içinde katı sevgisiz bomboş çöl gibi bir kişi işte o sensin. Ne kötü hasta olmayı seçmişsin, üzülmüyor bile insan sonuçta kendi seçimin. Aşırılıklardan uyanmaliymisim ama olmamış  işte  seni ben aklamışım.

Hayatına çoklu kişilik bozukluğu olan bir sosyopatı alır bir de merkezine koyarsan başına gelecekler; yeme ve uyku bozukluğu,  kendini suçlama, mutsuzluk, dengesizlik, onun seni suçlaması, kızgınlık,  öfke hayal kırıklığı  ve daha niceleri.

Ben ne yaptım?  Beni gene mabedim kucakladı.  Barlar plakalar malar dambıllar. (Bar derken Halter gibi olan öbürü degil ). İcildi tabi dün gece. Her gözyaşı şerefine bir kadeh. İnsanım ağlıyorum arada bu sefer çok az. Çünkü bazı kötü haberler başka kötü haberlerin ağırlığını alır üzerinden. Bu zaman da öyle oldu. Nefret? Ben onu taşımak yerine bugün kucağıma 25lik plakaları aldım sırtımı bench'e dayadım  kalça çalıştım.

Dünyanı  en voleybolcu yoginisi reiki yapti bana. Neden mi? Görünüyordu çünkü içimdeki açık alan üstünde kırmızı gökyüzü.  O da shavasanada gelip bana şifa verdi. Demiştim di mi şifa istiyorum mutlu ediyor. İdrak o anda açıldı.  Benim kalbim baki ben gene sever gene mutlu olurum. Onun kaybı daha büyük kalbi Yok,  gerçek kendisi çok derinlerde ben onu gördüm diye oldu tüm bunlar. Korku duyuldu vahşileşildi. Sonra saçma sapan bir aklamaya girişildi.  Kendi kendisi kandırıldı. Artık hazırdı.  Yalanlara devam etmeye. Kendini ve dünyayı kandırmaya.

Ben dün neden daha ağır aldım ağırlıkları? Vücudum kuvvetlensin diye. Ben bugün neden kalça bacak çalıştım çünkü en büyük kas grubu o ve üzerine yapacağım o uzun stretching seansini hak etmeliydim. 

Greyfrutlar ananaslar yeşil kırmızı elmalar aldım kendime. Saunada gözlerimi tavana dikip baktım göz yaşı var mı diye. Bulamadım. Şifalı meyvelerini yedim şimdi iyiyim. Ben iyi olacağım. Çünkü iyilik de içimde ruhumda bedenimde dengede.

Nefret taşınması zor yük.  Ben almayayim mersi. Benim kaslarım uzun benim etim sert benim kabuğum narin ruhum kırılgan.  Onu da idmanla sertleştirmeye  senin gibi katılaşmaya hiç niyetim yok.

At matı yere çık üstüne dünyaya kökleniyirum ters dur arada dünyaya bir de ordan bak. Aşka sevgiye köprüler kur bir yunus gibi ters dön köpek gibi aşağı bak koş daha hızlı daha ağır kaldır bir dakikada 30 kere yapıyorsan 40 olsun 50 olsun. Kendine yalan söyleme kimseye söyleme. Kaçma sana şifa olabilecek tek insandan (artık çok geç).

Fitnessdelisi kendini mabedim kapatıyor bir süre.  Tek ihtiyacı ona doğru söyleyen aynalar ona destek dostlar şifa denge bir de haz çay ay ben beyaz çayı çok seviyorum.  Bir de elmalar Greyfrutlar.

5 Kilo verdim bir haftada yemeye çalışıyorum olacak yakında duracak içimde lokmalarim. Vücudumun döngüleri bile durdu onlar da gelicek.eski haline (doktordan korkarim ben iğneden de) her şey düzelir ruhum yerinde çünkü kalbim de içinde.  Bedenim toparlanmadı Bu sefer en çok o dagildi o telef oldu. 5 Kilo nedir ya bi haftada yazıklar olsun benim çok çok çok yemem gerek  bir sekilde (bilmeyenler için yutamiyorum yüzüncü da içimde tutamiyorum) gonulsuz aneroxy.

Geçicek çünkü her şeyin çözümü sevgi ve ben sevebiliyorum.

İnadına ve daima sevgiyle

21 Ocak 2015 Çarşamba

aynalar kırılıp kalbin cam parçası gibi ağzından çıkar ya öyle bir gün

Orada yalan yok orada dolan yok orada sen varsın aynalar var ve sen aynalar ile karşılıklısın. Yaptığını da yapamadığın da o aynalar sana gösteriyor. Limitlerini de çıkabileceğin aşabileceğin altında kalabileceğin yerleri de...

Bir haftadır ya da 10 gündür diyelim, hayatımın en berbat haftasını yaşıyorum diyebilirim. Zor zamanlar daha önce bu kadar zorlanmamıştım. Bir haftadır çok sağlıklı olmayan bir şeyler yapıyorum. Cahil cesareti değil ama çaresizlik olabillir mi acaba? Yüzleşme korkusu yok ya değil. Ama evren (yoga yapan insanız işte bir bütünlüğümüz oluşmuş zamanla) bir şekilde sabah bana ne yapıyorsun sen ağlama titre dedi.



ne yaptım? kendimden çıkarttım. uzun zamandır gezerken yerken içerken aldığım tüm kiloları muhteşem verdim. (burada muhteşem ironiktir) geçen hafta bir anda HIT içinde  bulunca kendimi üzerine bir cardio daha çalınca idamnda 1300 kaloriye çıktım. Ertesi gün bunu 1200 takip etti. Cuma akşamı Yoga yaparken hala glutelarımda titreme ve ağrı vardı, ama yogadan başka şansım yoktu. Cumaretsi günü IronMac benim kurtuluşum oldu çünkü bittiğinde kas ağrısından kendi derdimi hatırlamıyordum. Diğer tarafta işler daha da kötüye gidiyordu. Pazar... Kayboldum popo ve glute sancısı bambaşkaymış. Allah bizi o ağrılar olmadan bırakmasın. Sonra işler daha da beter olunca vücut strese karşı verdiği tepkiyi anında ve hızlıca koydu masaya dedi ki kilitliyorum kendimi. Yemekten kesilip sadece sıvılar ile ayakta durdum. Yediğimi çıkarttım yutmak kelimesi bile midemi bulandırdı. Hala devam ediyor. hala geçmiş değil. İdman başına 1200 minimum kalori yakımı (ben kalp polarım) benim istediğim değil. anlatamadıklarımı işte o ekstra ağırlıklar halterimdeyken deep squattan shoulder presse giden yolda bağırarak anlatmaya çalıştım. Kimse duymadı duyması gereken duymadı. 165 lik push up burpee setleri. Deadlift pressler. hepsi unutmak içindi. ne yapsaydım içse miydim? Dün akşam bir kadeh o da antioksidan. besinsiz kaldı beden 57 kilo oldu S'ler 36 lar üzerimde dönüyor çoraplarıma mukayyet olamıyorum ayaklarımdalar resmen rezillik. Tam da bulk olup büyüyeceğim an.

Bugün neşeli değil bu yazı. Bugün canım çok sıkkın. Bugün aynalara bakıp çıkartmak da istemiyorum. Yüzleşme porblemim yok bugün halim yok. Bugün yorgunum. Bazı şeyler Gym'de çözemeyeceğin kadar büyük ve acı verici. Bazı şeyler çünkü seni besinsiz ve uykusuz bırakıyor. Bazı şeyler çok içeride kalıyor. ben gene devam edeceğim dambılları alıp bağırmaya, bosulardan atlayıp push up varyasyonları yapmaya. ben kimseye vurmayacağım boks eldivenlerimi takıp kick box tekmelerimi atıp kimseyi hayal etmeden idmana devam edeceğim.

Öldürmeyen şey güçlendiriyor ya bazı şeyler de ruhunu öldürüyor. Sanırım bu öyle bir şey. Yediklerimi kusmaktan daha faydalı ruhumdakileri kusmak. Ağzımı açınca kırık cam parçaları gibi kalbim çıkıyor çünkü. Ben aşka sevgiye köprü yapmaya devam edeceğim, dünya beni üzerse bir de headstand shoulderstand yapıp tersten bakacağım. Ben bir şekilde koşmaya finishe varmaya devam edeceğim sanki su istasyonuna daha 5 k varken susadım, güneş çok parlak ve tabanıma kramp girdi. Sanki yanlışlıkla 5 yerine 10 kiloluk dambıl aldım. 140 kg ile leg press yaparken hissetmedim bu içimdeki basıncı.

Çıkarılacak dersler: Aç karnına spor yapma insanın tansiyonu düşünce o halterleri lüp lüp kaldırdığın gibi kaldıramıyorsun çakılıyorsun stüdyonun tabanına yatıyorsun öyle, beslenmene uykuna dikkat et, boynum tutuldu çözemiyorum kendimi kesicem

Bugün canım sıkkın...

Sevgiyle

19 Ocak 2015 Pazartesi

Nazar etme ne olur çalış senin de olur

Az önce bir yazı okudum yazı da bu. Soru şu fitness work out rutininden ne sıkılıkta nasıl bahsetmelisin ki inanlar darlanmasın. Derde bak! ahaha ne alaka be derde bak hakikaten derde bak :)

Canımın istediği kadar canımın istediği yerde konuşurum. Gelip bana ay ben de karnımı vermek istiyorum ne diyeti yapayım demeyi biliyorlar. Acı gerçekleri herkes öğrensin canım nerde ne kadar isterse o kadar konuşurum. Karnını veriyosun da bacım selülitlere pasaport alman lazım onu da söyliim kendi cumhuriyetlerini kurdular kuracaklar. Acı gerçekler evet, kolay değil hiç bir şey çalışmadan da olmıuyor, benim de yaptığım şey bu arkadaşım herkesin bi hayat düzeni var, kimi şarap şişesi koyar kimi, dağ taş tepe bende ağırlık plaka dambıl seviyorum naapçaaann :)



Sosyal medyada canımın istediği kadar kaslı, spor öncesi, esnası, sonrası resim koyarım kime ne! Yok efendim insanlar sıkılıyormuş Bakmasın o zaman silsin beni. Ben onların gereksiz işleri, stereotipik politik görüşleri, güdük futbol bilgileri hele ki hele ki bir kısımın çirkin bebekleri konusundaki postlarına sabır ve sebat ile yaklaştım. Sağlıklı yaşam hakkında bir şeyler görmek mi onları üzdü ay canım benim... Bunun nedeni acaba kısknaçlık olabilir mi?

Yani ne bileyim nihayteinde ben daha sağlıklıyım, makyaj yapmaya ihtiyacım yok cildim pırıl pırıl rutin olarak toksinleri terle sporla saunayla atıp üzenli besleniyorum, protein ve lif ağırlıklı diyet saçlarımı ve tırnaklarımı daha canlı parlak ve dayanıklı yapıyor, dayanıklılığım ve kondisyonum ondan iyi, E onun sağlık kriteri zayıflık (dar görüş) ben de zayıfım ki asıl önemli olan sağlıklı olmak şükür Varlık! E sinir stres yok bende dert tasa da yok gidiyor onlar, hayata pozitif yaklaşım neden? 165 push up üstü 165 burpee yapınca dünya işine halin dünya malında gözün kalmıyor. Ondan.... Dert edemiyorsun bir şeyi, halin kalmıyor bunu bir de 2 saatlik dimanın başında yapınca... Haturladıkça tuhaf oluyorum. ATP kalmadı be insaf! Neyse yaptık bi şekil....

Neymiş efendim aman sıkılmasınlarmış. Şöyle söyleyeyim eğer gym günuümse dünya yıkılsa davete bilmem neye icabet etmem. Eskiden yalan kıvırmak için kıvarnırdım artık direkt söylüyorum bacak günüm, cardio günümi sırt günüm diye. Tuhaf bakışlar varsa bana mı var? kendine baksın bana ne :)

Benim de en sevdiğim konu beslenme, lifting, yoga, koşu, gym kıyafetleri hatta gym gıybeti. Be sevmiyorum politika mesela, ya da kim kiminle nerde, ya da TV dizisi, ya bu memlekette T dizisi konuşan insan var arkadaşım uyan silkin ve kendine gel! Rabbin seni o mal şeyi izleyip sonra üzerinde konuşasın diye mi yarattı varlığının hakkını ver ya hu. Senin var oluş nedenin bu mu? Sana verilen o bedeni şiirip hastalık yükleyerek ve bunu yapmayan insanlara hasetlik ederek yaşayacaksan kapat dükkanı.

Ha bir de bunların bu arala böye takılıp Martta bikini sporu yapmaya başlayan modelleri var çabaları ortalama 2,5-3 en dayanıklıları 4 hafta sürüyor sonra yoklar :) Toz bulutu fiiiiuuuufffffff :)

Mesele sosyal medya postu değil. Sen de bak fitness blogu okuyorsun. Mesele insnaların unları kıskanması, nazar etmesi, çalışmamaları ve onların olmması hali. Haset yani. Ay sorry damarına mı bastım gene, çok urumda değil. Belki bir oturuo düşünmen için vesile olur. Neden ızıyorum ben bunlara diye...
Zayıf mı yoksa sağlıklı mı?

Sevgiyle

15 Aralık 2014 Pazartesi

indim havuz başına bir tip çıktı karşıma

Bu bir flört blogu değil asla da olmayacak. Ama bak bazen dellendiriyorlar insanı yazdırtıyorlar zorla resmen. Ayol sanki biri beynime silah dayadı. Eh çok da uzak degil vesselâm.

Efendim malum senelerdir bir avm nin icinde bir markanın bir spor salonuna gidiyorum çok da memnunum.  Dum! Bir kaç aydir eziyet oldu inşaat efendim havuzun çatlaması falan kalabalık auuuwww falan uludum! Beni de kirmadilar sağ olsunlar şimdi aynı zincirin başka bir semtteki şubesine de gidiyorum özel bir offer falan. Mersi. Öbür taraf sessiz sakin ve muhteşem bir havuzu var havuza bayılıyorum havuz harika. O havuzdan çıkmak istemediğim icin kilometrelerce yüzüyorum. Omuzlarımdan alev çıkıyor ama değiyor. Bu başka postun konuus. Bugün mevzu benim orada newbea olmam ve her newbea gibi önce ilk çakal sürüsü saldırısına maruz kalmam. E normal bunun devamı da olacak evet. Bildigin nat geo anlari yaşıyorum.  Eğlenceli bi yandan da bi yere kadar. Uzun boylu değil.  Şimdi Seçme mizansenler...


Efendim case one: mekan havuz (ay cok tatlı orası yaaaa). Sorum şu arkadaşım kafamda bone var keloğlanvari bir taddayım. E gözlükleri saymıyorum bile böyle bi acayip. Siyah yüzücü mayosu da (mor olan olsa anlarım bak o güzel ama siyah olan bilemedim) tek derdim duvara elimi sürüp geri dönmek, derde bak.  Tek dikkat ettiğim sey nabzım e haliyle gözüm polarımda. Kulvarı paylaştığım amca Çıkmış çok mesudum kac kere toslaşicaktık az daha. Sen nerden çıkıp geldin off be ya hu. Hadi geldin o zaman adabinla edebinle yüz. Zaten havuzun yarısı kulağıma kaçmış duymuyorum. 45 dakikadır sudayım buruş buruş olmuşum.  Ne muhabbeti açmaya çalışıyorsun.... yüzümü bile göremedin arkadaşım sadece yeni olduğumu tahmin ettin geldin bak biz de bir gözlem yapabiliyoruz. Haydi çaaaavvvvv sanaaaa

Esneme alanı: buradaki hareketlerin hastasıyım.  Bak cardio kuvvet allah ne verdiyse çalışmışım. Son 4 atp kalmış vücutta onun 2siyle esneyip 2 siyle duş alıcam. Ben şu anda zaten senin dediğini algılamıyorum ki. Ha kazara ok dediysem onu da hatırlamıyorum.  Bir de Bacağım ozumun arkasında ya da ben splite gelmisim falan o halde nasıl bir sey anlamam bekleniyor benden. Isteyerek he demedim kayıtlara geçir. O yüzden saunada duşta 100 saat geçirip yan yan kaçarak çıkıyorum kapıdan yakalanmadan Allahtan hızlı koşarım.
Konuşşşma benlleeeee konuuuuşşşmmaaaaa

Koşu bandı: kirooooooo pardon ama kıroooooo. Yani ben orda intervaldeyim. 45 dakika sürecek o iş 3 dakika 11 1 dakika 9 mis gibi interval yapıyorum.  Ter akmıs nabiz 160 üstü sen bana ne diyor olabilirsin ki? Vallahi duymuyorum ya hu!!!

Ağırlık alanı: hastasıyım bu tiplerin. Kızım ya ben düzelticek beni öyle muhabbet etmeye başliicak aklı sıra.  Sen beni duzletaaaarrggggghhhhhh bak şimdi.  Bi de bunların centiilmeeen modeli var bana diyo ki yardim ediyim barı alirken agir gelir. E tamam yardım et de ben bunla 45 tane deadlift yapıcam o zaman da taşiyacak mısın?  Kıyamam gene kibar ablasi yazık.

Yaşamayan var mı bunu? 

Ders esnasında: hadi girdin kuvvet dersine yandaki dambıl ister bar ağırlığı ister pair up yapılınca sana gelmeye çalışır.  Bu tiplerin en sevdiğim özelliği arada sana su getirir bi de ders bitiminde eşyaları toplarken yaranmak icin seninkileri de toplar ay şekerler be ahaha stüdyodan hızlı hızlı hızzlı kaç sonra konuşmaya başlıyorlar çünkü ay çekemem....

Yogacılar: bunlara girmiycem. Ben rahatlamaya yogaya gidiyorum bunlar asabımı bozuyor. Blok vermeye çalışanından tut da nasıl yapıyorduk bu pozu'ya kadar uzun bis skala var seç seç beğen. Bana ne soruyorsun hemşerim! Bak orda hoca var sertifikalı deneyimli falan sus benle konuşma.

Bu ilk dalgayı newbea olarak sağ salim atlattın mı seni daha zorlu sınavlar bekliyor. Ilk başladığımda olmamıştı boyle bir sey 74 kiloydum be pilates topu gibi neden olsun zorlu sınav şimdi. Vücut tamam sinirleri kuvvetlendiriyoruz.


Sevgiyle

11 Aralık 2014 Perşembe

Santa Listesi :)

Barda restoranda pavyonda bilmem nerde kutlamalardan çok haz etmiyorum çok özel durumlar hariç. Ya kendi doğumgünüm ya da çok sevdiğim arkadaşlarımın doğumgünleri bir de o en özelin günleri falan :) (ayy utandımmm) OK ama mesela yılbaşı bööğğğkkk. Bir kere iğrenç ikincisi de içki sarhoş bilmem ne sevmiyorum.

Başıma bir şey gelmeyecekse ben yılbaşı kutlamayı sevmiyorum. O gece sevdiklerimle belki bilemedin iki kadeh şarap bol yemek sessiz sakin OK ama başka türlü bence bööğğkk.

Ama yılbaşı konseptini seviyorum. Yenilkler güzellikler, yeşil kırmızı parıltılı şeyler, ışıklar, iyi dilekler. Dünya güzel bir yer oluyor. Hayır elle tutulur güzel :)

Bir de en sevdiğim yanı bir tontiş amca var listeni veriyorsun sana deliery yapıyor beyazlı kırmızılı giynen o sakallı amca.

Bir de yeni yıl listeleri var. Ben çok yaparım. Hepsine de uyarım. Tüm yeniyıl kararlarımı uyguladım bu güne kadar. 3 yıl önce bir karar aldım hayatım değişti. 180 derece başka boyuta hem de. Tarzım, stilim, hobilerim tutukularım, hayata bakışım. İnsan değişen bir valık. Ben tam bir bukalemunum bu konuda :) Very much gurur duyuyorum kendimle.

Ama materyalist insanım yani sonuçta, şımarık kızın tekiyim :) haliyle hediye seviyorum. E doğumgünüme de az kaldı yani bir fitnessdelisine ne hediye alınır bunu merak eden varsa (ben olmak zorunda değilim ama olsam ne güzel olur, hediye paketleri açmayı kurdele çözmeyi sonra o kurdeleleri saçıma takmayı seviyorum ben bi de) al sana liste;


  • Yüzücü mayosu (tercihen speedo, 36 beden bone ve gözlük de eklersen tam set olur aman da tadından yenmez)
  • Yoga taytı (S olur 36 olur, olur da olur yani) resimdekinebayıldım mesela
  • Yoga seti (her kızın hayali, evde var ofiste de olsun, arabada da hep dursun bir sürü olsun ne zararı var ki)
  • Her türlü Nike (love markım) (adidası ezik buluyorum pişiriyor bi de sevmiyorum sevemiyorum)
  • Fitness eldiveni (eğer bir kız ağırlık kaldırıyorsa bununla net kalbini çelersin NET)
  • Nike patikler Pliatese dansa stretchinge birebir ben kurdele çok seviyorum ya hu! Gel vatandaş geeeellll
  • Avrupa'yı yıktım şundan bir tane bulamadım ya bana bunu getireni ne severim ne sevinirim
  • Suya girince çıkamayanlardanım evet amfibi olma yolunda emin adımlar ile ilerliyorum o yüzden bu bana şart mesela su altında çalışan mp3 player

Abarttım mı daha bir şey görmedin :) 
  • Her türlü Asics, Mizuno koşu ayakkabısı itina ile seve seve kabul edilir aman da canım ne masraf ettin falan dersem Allah bana bir aşağı bakan köpek yaptırmasın, deadlift yapmak nasip olmasın dinimiz amin
  • Koşu için bel çantası bak ne makbule geçer ben fırsat bulamıyorum
  • Efendim ben Alman terbiyesi aldım malum, e bu durumda hediye çeki de kabul ederim, Nike olur, Intersport olur, Dekatlon olur bir de D&R olur :) ama uzak yerden olmasın bi zahmet
  • Malum her gün bıcı bıcı her gün bir sauna buhar bir cilt saç bakımı :) her türlü spa seti güzel koku krem seve seve teşekkürler denilerek karşılanır :p Ayurvedik yağlar hele var ya oy oy oyyyy (Bath and Bodyworks favorim)
Amin der, Santa Baby hurry down the chimney tonight der işime gücüme geri dönerim :)