Sayfalar

Yenilenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yenilenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2015 Pazartesi

Pazaretsi karb oranı az lifi proteini yüksek

Mucize olmak çok tanımlanmayan bir obje. Cümleyi anlayan bana bir milyon dolar versin. Ama içimden geçem tek cümle de buydu.

Sanırım bi şey koşarken karnımda sürtünmeden dolayı yara açmış. Deri aşınması diyelim. Minnak bir şey. Her gün ona bakıyorum. İyilşemesini seyretmek hoşuma gidiyor. Yavaş yavaş olduğu yerden siliniyor. O pembemsi kırmızımsı renk yok oluyor ve benim cildim yeniden yaratılıyor. Bu çok büyük çok muhteşem çok harika çok minnoş bir mucize değil mi?

Ne yersen o olman mesela. Vücuduna giren şeyin sonra seni oluşturması. Ya hiç mi dikkat etmediniz. Ben ne zaman bir sürü ceviz badem yesem cildim mesela temizlenir parıl parıl olur. Bu aralar ceviz tüketiminde gene global listede birinciliğe oturdum. Hazreti FitnessDelisi suratımda nurla dolaşıyorum ortalıkta.

Neden ağır idman sonrası protein alıyorsun (ya da en azından alman gerekiyor da sen almıyorsun) çünkü mekanizma o esnada diyor ki bittim ulan diyor. Perişanım diyor recovery yapıcam bu kas kitlesini perişan ettin sen ben buraya yoğunlaşıcam heyyyt diyor. Sen de proteini sisteme girinc hoop eski kaslar hemen onarılıyor yeni kaslar da üzerine yapılıyor, Aaaa bazal metabolizma hızın arttı :) hayılrlı olsun kisss

Neyi ne zaman yiyeceğim? Yok efendim bir dilim cheesecake'den ne olur falan diye saçma sapan sorular sormayın artık hakikaten cehaletin dibi. Bir daha bunu sorana alfabeyi saydırıcam. Yok efendim muffin olur muymuş? Olmaz ama ye sen beynine şeker gitsin sanırım çok çalışmıyor bu aralar. Ha bir de bana niye soruyorsunuz ki :) yani ben ne biliyim. Sertifikalı diyetisyen değilim yaşam koçu değilim. Sözlerimin bir bağlayıcılığı da yok. Ne öğrendiysem kendim öğrendim. Sen de işin kolayına bi kaçmasan :) Kendime kendime hayrım oldu da seni bilemem ki... Hissiyat bi yerde :p

Bu aralar çok övgü alıyorum ukalalık ordan geliyor. You insipire me diyen zat-ı muhteremlerin sayısı müthiş :) Kızlı erkekli süper bir grup bu süper iyi olanlar tabi inspired olup işe koyulanlar. Devamlı yakınan umutsız bir kitle var onları akvaryumda yüzdürmeyi düşünüyorum. Ya da belki hiç uğraşmam.

Cumartesi günü bir arkadaşımla buluştum. Eski hallerimi (akvaryumluk zamanlarımı) bilen tatlişkom yanımda bulunan hem ışık hem de idman buddy'me anlatıyor; bu var ya tombuldu lop loptu, bu var ya inanamıyorum ya nasıl bu hale geldi, poponu kaşı nazar değicek ısır dilini :) Ne yaptınız bu saate kadar dedi, dedik normal sabah bi 12 k koştuk üstüne de ironmac training yaptık o ne dedi 50 dk kuvvet üstüne 20 dk cardio (benim için koşu + kürek) üstüne karın ve esneme. Dedi manyak mısın? Deli misin bir günde mi yaptın bunları? (gece tabi kendini bilmez bir şekilde uyuduğumu söylemeye gerek yok bence fazla oksijenden oldu).  Kız dedi sus sus allah kahretmesin dinlerken yoruldum :)

Kaşındığım süreçler bunlar kendime yen icatlar da çıkartıyorum. Bu aralar favori kahvaltım muz ceviz fıstık ezmesi süt çek blenderda iç. Mesela bunu içip koştum, sindirmekle uğraşmadığı için mide gayet kendinde ağırlık falan yapmadan takıldı. Midem takılırken ben de ormanda çift turumu döndüm, beklenmiyor olsaydım bir tur daha atardım :) belki bu hafta atarım. Bilmiyorum atsam mı? Atiim mi?

Delirdim ben iyice. hakkımda hayırlısı....

Sevgiyle

P.S: Bu pazartesi gününü hiç sevmedim ben ya ondan keyifsizim yarın iyi olsam da çok gülsek okuyup di mi


13 Aralık 2014 Cumartesi

Namaste canım!

Yoga hayattır derler ay ne doğru ne doğru evet çoooook doğru! Yoga denge gerektirir esneklik gerektirir sabır gerektirir düzen grrektirir. Bir sürü şey talep eder ama onlara sahip değilsen eğer sana tek tek tum gerektirdiklerini verir. Bir bir tek tek zamanla.

Bu kız ilk yoga dersine 29 Aralık 2012 gunu girdi. 2. Senemi tamamlamak üzereyim.  Hayatım 2 senede çok ama çok değişti güzelleşti. Bunun nedeni yürümeye üşenirken sırf onlara iyilik olsun diye TOFD için koşmaya başladı (21 k loading!!!), çanta taşırken omzu ağırırken şimdi kuvvetli güçlü bir kız oldu. Lop lop iken sağlıklı ve fit oldu. Ama en cok mutlu oldu çünkü dans ediyor gene (salsayı çok özlüyorum keşke Türkiye'de de Cubana dans edilse ama oryantal rocks!) Ve yoga yapıyor.

Şimdi ikinci savaşçı pozundan düşenler el kaldırsın (benim iki elim havada burnumla yazıyorum). Headstand yapamayanlar el kaldırsın (odaklanamadığım zamanlarin hatrına ben de el kaldırıyorum). O zaman let go and let God! Bırak aksın (vinyasa: akış) bazı günler olmaz mesela. Bazı günler oyle bir yumuşak akar ki sen bile şaşırırsın. Dun mesela bana öyle oldu. Bir half moon yapmışım offf dedim. Kendimi tebrik ettim. Blokajları kaldirabildiğim için. Cow face de oturma kemiklerim tamamen yere köklenmiş sanki birim tekim. Ki öyleydim. Şimdi de öyleyim. Nefes alıp veriyorum.  Akiyorum kizgin kediden ineğe pam pam pam paaammmm. Chaturangadan yukari bakana ordan aşağı bakana akarken hatırlamıyorum bile oyle bir kapılmışım ki. O anda anlıyorsun dengedesin.

Herkes o kadar kuvvetli olmayabilir (bedenen ve ruhen) ama her zaman daha iyiye gidilebilir.  Önce fark etmen sonra seçmen gerek. Bazen öylesine kendiliğinden olur bazen bir trauma yaşarsın bir anda olur bazen biraz efor biraz adanmışlık ve dileğin oldu Voila!!!!

Yüklerimize kapılıp yaşamak 2 porsiyon döner kebap 5 somun ekmek yiyip maraton koşmak gibi. Varamazsın ki! Aci çekersin. Çekme!  Vinyasa, ak yani. Go with the flow baby!

Ben dengedeyim oley! Sakin yumuşak.  Birazdan yoga matımı serip kendim 30 dakika kadar yoga yapıcam.  Denesene bi sen de

Yoga çok guzel gelsene....
Az mı düştüm beee az mı yapıştim yere ama oluyor işte ruhun dengelenince bedenin de dengeleniyor. Netim. Nedrn bazen olur bazen olmaz işte bu pozla anlarsın seni drngeden çıkartan bir şey mi var! 

Dün akşam bu pozu ilk defa denedim. Ilk drnrmede yaptım esnek miyim aslinda son 3 gündür o kadar değil çünkü sağ hamstringimde sancı var, ama nefesimi verdim ve dedim ki kendime bir dene belki o engeller yoktur icinde temizse kalbin yaparsin. Seni o deli manyak kkıza döndüren şeyler gittiyse yaparsın.  Veeee yaptimmmmmm :) eminim sen dr yaparsin dengedr kal yeter. 

Köklen oturma kemiklerin yere köklenmiş olsun. Ellerin birbirini bulur hafif geri yaslan aç kalbini güzellik gelsin ferahlik duruluk

11 Aralık 2014 Perşembe

Santa Listesi :)

Barda restoranda pavyonda bilmem nerde kutlamalardan çok haz etmiyorum çok özel durumlar hariç. Ya kendi doğumgünüm ya da çok sevdiğim arkadaşlarımın doğumgünleri bir de o en özelin günleri falan :) (ayy utandımmm) OK ama mesela yılbaşı bööğğğkkk. Bir kere iğrenç ikincisi de içki sarhoş bilmem ne sevmiyorum.

Başıma bir şey gelmeyecekse ben yılbaşı kutlamayı sevmiyorum. O gece sevdiklerimle belki bilemedin iki kadeh şarap bol yemek sessiz sakin OK ama başka türlü bence bööğğkk.

Ama yılbaşı konseptini seviyorum. Yenilkler güzellikler, yeşil kırmızı parıltılı şeyler, ışıklar, iyi dilekler. Dünya güzel bir yer oluyor. Hayır elle tutulur güzel :)

Bir de en sevdiğim yanı bir tontiş amca var listeni veriyorsun sana deliery yapıyor beyazlı kırmızılı giynen o sakallı amca.

Bir de yeni yıl listeleri var. Ben çok yaparım. Hepsine de uyarım. Tüm yeniyıl kararlarımı uyguladım bu güne kadar. 3 yıl önce bir karar aldım hayatım değişti. 180 derece başka boyuta hem de. Tarzım, stilim, hobilerim tutukularım, hayata bakışım. İnsan değişen bir valık. Ben tam bir bukalemunum bu konuda :) Very much gurur duyuyorum kendimle.

Ama materyalist insanım yani sonuçta, şımarık kızın tekiyim :) haliyle hediye seviyorum. E doğumgünüme de az kaldı yani bir fitnessdelisine ne hediye alınır bunu merak eden varsa (ben olmak zorunda değilim ama olsam ne güzel olur, hediye paketleri açmayı kurdele çözmeyi sonra o kurdeleleri saçıma takmayı seviyorum ben bi de) al sana liste;


  • Yüzücü mayosu (tercihen speedo, 36 beden bone ve gözlük de eklersen tam set olur aman da tadından yenmez)
  • Yoga taytı (S olur 36 olur, olur da olur yani) resimdekinebayıldım mesela
  • Yoga seti (her kızın hayali, evde var ofiste de olsun, arabada da hep dursun bir sürü olsun ne zararı var ki)
  • Her türlü Nike (love markım) (adidası ezik buluyorum pişiriyor bi de sevmiyorum sevemiyorum)
  • Fitness eldiveni (eğer bir kız ağırlık kaldırıyorsa bununla net kalbini çelersin NET)
  • Nike patikler Pliatese dansa stretchinge birebir ben kurdele çok seviyorum ya hu! Gel vatandaş geeeellll
  • Avrupa'yı yıktım şundan bir tane bulamadım ya bana bunu getireni ne severim ne sevinirim
  • Suya girince çıkamayanlardanım evet amfibi olma yolunda emin adımlar ile ilerliyorum o yüzden bu bana şart mesela su altında çalışan mp3 player

Abarttım mı daha bir şey görmedin :) 
  • Her türlü Asics, Mizuno koşu ayakkabısı itina ile seve seve kabul edilir aman da canım ne masraf ettin falan dersem Allah bana bir aşağı bakan köpek yaptırmasın, deadlift yapmak nasip olmasın dinimiz amin
  • Koşu için bel çantası bak ne makbule geçer ben fırsat bulamıyorum
  • Efendim ben Alman terbiyesi aldım malum, e bu durumda hediye çeki de kabul ederim, Nike olur, Intersport olur, Dekatlon olur bir de D&R olur :) ama uzak yerden olmasın bi zahmet
  • Malum her gün bıcı bıcı her gün bir sauna buhar bir cilt saç bakımı :) her türlü spa seti güzel koku krem seve seve teşekkürler denilerek karşılanır :p Ayurvedik yağlar hele var ya oy oy oyyyy (Bath and Bodyworks favorim)
Amin der, Santa Baby hurry down the chimney tonight der işime gücüme geri dönerim :) 


15 Temmuz 2014 Salı

Düşünüyorum öyleyse tembelim

Cumartesi günü ölmüşüm, yazdım zaten ağır idman yaptım, bitmişim böğürerek planklerden inmişim dedim ki kendime bebişim normal esneme ile olmaz bu iş, benim bir güzel açılmam gerek. Ben bi kendi kafama göre yoga yapayım. Kendi kafama göre ben ne anlarım vinyasa serisi çıkartmaktan yoksa, olayı amamen kafama göre yapıyorum. Derslerde ne gördüysem o. Bir de vücuda baktım, kollar omuzlar pert, bacaklarımda durum bambaşka, kasların kemiklerle kucakaştığı yerler var ya onlar titriyo... Ben bitmişim uzatmalar da bitmiş, Almanya karşısında Brezilya ben resmen....

Başladım Tadasana, sonra tam yol aşağı yarı yol açıl güneşe selam, bacak kalça sırt kol neyi nasıl açabilirim diye düşünüyorum devamlı. Kızcağızın biri bana seslendi o anda...


Kız: Paardoooonnn bi şeay sorabilier miyeeam?
Ben: Tabi buyrun.... (bir dünya nefes sesi benden)
Kız: Siz profoesyonel Yogacı mısınız?
Ben: Yok burda giriyorum derslere (kafamdaki pis ben; yuh bu kadar mı alakası yok acaba kızcağızın)
Kız: Ben de düşünüyorum acaba başlasam mı...
Ben: Düşünüyosan başlama bence, istediğin zaman başlarsın
Kız: (!!!!)

E pardon da düşünerek yapılan bir eğlem diil spor, yoga, fitness... Düşünüyorsan daha orda değilsin ve bur durumda hazır da değilsin. Hazır olsan istesen düşünmezsin yaparsın. Durdurlamadan yaparsın hem de. Düşünüyorum ne be? Düşünme yap.


Bak motivasyon diyorsun, bir şey düşünerek olmaz, düşünerek 36 beden brasilina a giremezsin, düşünerek eklemlerinin üzerinden o tonlarca ağırlığı kaldıramazsın, düşünerek kanser kalp hastalığı diyabet obezite riskini azaltamazsın, düşünerek performansını arttıramaz, esneklik kazanamazsın. Düşünerek olmuyor, ha bazen ben de diyorum keşke olaydı, ben neden telef oluyorum böyle diyorum neden parçalanıyorum diyorum sonra bir bakıyorum kaslarım parçalanıyor (bacak karın ve sırt özellikle) ben böyle seviyorum :)

Klişe laflar vardır (bu aralar klişeşerin kızıyım) onlardan biri üşenme erteleme vaz geçme'dir. Doğru üşenme erteleme vaz geçme! Sen kararını verene kadar bedenin, o tanrısal o kutsal hediye eziyet çeker. Onun için en doğrusunu sen bilirsin. O yüzden "düşünüyorsan" daha hazır değilsin. Ama acele et. Bu dünyada zamanımız kısıtlı...
ben de bu işlence aletine bayılmıyorum ama düşünmüyprum yapıyorum, sonucu iyi olacak biliyorum


Sevgiyle

29 Ocak 2014 Çarşamba

4 element neydi? beden akıl nefes ve zaman! (iyi oldu bi de tahta! - 5 etti yalnız)

Sa-mi-miii-yeeet-siiiz-sii-niiiizzzz...

Üzgünüm daannnn diye söyledim ama samimi değilsiniz. Bir insanın kendine vakit ayıramaması kadar samimiyetsiz bir şey olamaz. 1 saat 3 saat 10 saat 20 dakika 5 gün... Yediğin içitiğin gezdiğin yaptığın ettiğin gördüğün yaşadığın duyduğun hissettiğin unuttuğun hatrladığın. Sen iyi misin diye herkese günde 100 kere sorarken ben iyi miyim diye kaç kere soruyorsun?

Egon var senin süpersin sen, yenilmezsin, en yi sensin, senin etrafındaki herkes tökezler ama sen dimdik.... Geçiniz. Yanlış.

Bir bütün olduğunu unutmuşsun. Gel seninle ufak bir test yapalım. Şu anda eminim hafif kambur duruyorsun, boynun da öne eğilmiş. Ellerin bilgisayar klavyesinde büyük ihtimalle, biraz akıllıysan masana baktığında yüksek (yükseltilmiş) ekran ve destekli mouse pad göreceksin. Görmüyor musun? Alışveriş sitelerinde harcadığın zamanın 20de birini harca ve bu destekleri al. Evet simli pırıltılı marka veya moda değiller ama kol kaslarını ve boyun eğiriliğini koruyacaklar.
Hannibal Lecter gibi böyle dolaşmak istemiyorsan eğer dik duracaksın, eğer eğrildiysen düzeltecek önlemleri alacaksın, sonra böyle iki büklüm olunca aman demeyeceksin OK? (kendi eğikliğimi nasıl giderdiğimi anlatmıştım bakabilirisn bebeyyyim)

Nefesine dikkat et. Sanırım sık sık ve derin olmayan nefesler alıyorsun. Bu stress içerisinde olduğunu gösterir. Derin derin ve yavaş al, ve nefeslerini say mesela 4-4 hemen hissediceksin farkı. Bu arada omuzların da hafif içeri doğru eğik değil mi? Çünkü bugün gene savaşacağını düşünüyorsun, stres ve korku - ya da kısaca alarm durumu diyelim - halinde ilk önce pektoral (meme işte bildiğin) kaslarını kasarsın kapanırsın sırtın yuvarlaklaşır ama sağlıklı değil kambur halde.

Şekerim şu ana kadar iskeletin eğri, nefesin tık ve ruh halin stresli çıktı. Bence devam etmeyelim. Bence sen şimdi bir kalk 40-50 adım yürü bir dolan gene öyle gel ofis masasına. O şekerli çayı kahveyi de yolla, yerine şekersiz bir şey iç, vücudunun içini yormaya, cildini perişan etmeye gerek yok. Hah güzeeeelce bir gerin, kan gitsin kollarına bacaklarına, boynunu çevir. Hafif esne öyle otur masana geri ve nefesine dikkat et.

Bütün olduğunu hatırla gün içerisinde, vücudun aklın nefesin bir bütünsünüz. Ama bu bütünlüğü sağlayan bir boyut daha var o da ZAMAN. Ay şekerim nasıl vakit buluyorsun sipooraaa diyen kezo arkadaşım. Bulmuyorum yaratıyorum. Sen kenarından yağı damlayan kızarmış tavuk parçaları kemirip düşük kalite blushlarla onları mideye indirirken ben gym'de çalışıyorum. Kendime zaman ayırıyorum. Çünkü kendimi seviyorum. Çünkü ben 120 kilometre yol yapıp, 8 saat çalışıp, bir dünya günlükhayatsorunu ile boğuşup sonrasında iyi olmak için kendi ayinimi yapıyorum. Ağırlık kaldırıyorum, koşuyorum, yoga yapıyorum yüzüyorum canım nasıl isterse onu yapıyorum. Ama hareket ediyorum. Zamanı iyi yönetiyorum ki kendimi kendimden mahrum etmeyeyim.

Gilhousen'ın Geçlik Pınarı: İlle de nerde bu pınar diyorsan bak vallahi bu 4 faktörün güzel yönetilmesinde. Metabolizma yaşım 1 senede 10 yaş düştü, bi dene pişman olma olasılığın yok yani :) 

Zaman yönetimi çok zor değil be hepimize project management okuttular nerdeyse. Okumadıysan bile dersi, internette crash course'lar var vallhi bak 1 saat ayır gününü daha efektif planla zamanını yönet ve hayatını kaybetme. Zaman yönetimin para gibi olmasın, kağıdı bozdurunca sana geri verdikleri bozuk paralar çantada yitip gider, aynı şey hayatına olmakta bu devam etsin mi istiyorsun?

Önce kendimiz Venüs oluyoruz sonra Adonis zaten geliyor. O yüzden Venüs olmak için kendine iyi bakıyorsun Kapiş? Anlaştık o zamannn (Abraham Bloemaert - Adonis ve Venüs)


Sevgiyle

28 Ocak 2014 Salı

Baştan söyleyeyim bu yazı ters ve çoook şifalı

Meme kanseri kavramının benim hayatıma direkt girişinin birinci yılı yaklaşıyor, o esnalar aynı zamanda benim de doğumgünüm. Yıldönümleri ay dönümleri benim için önemlidir. Hayatımıza giren şeyin girişi için şükretmek, değerini yeniden düşünmek ve kutlamak için senede bir gün az bence 6 ayda hatta 3 ayda bir bunlar kutlanmalı. Meme kanserini de kutliicam evet, çünkü öğreten bir deneyimdi. Ama bugün canımı sıkmak istemiyorum. Ne kadar öğretici olursa olsun can sıkıcıydı. Bugün şifalı bir şey yazıcam; Headstand! Namı-ı Sanskritçe Salamba Sirsasana. Bu aralar en bayıldığım yoga asanası. (Asana seçmmek ayıptır günahtır hepsini sevicez ben yapıyorum diye siz de yapmayın) Neden? Çünkü ben ters bir yaratığım. Bazen yarasa olduğumdan şüpheleniyorum ters durmayı bir insan neden sever ki başka?
Yarasa (temsili olarak da olsa ben değil ben şirin bir varlığım çünkü bu pek şirin durmuyo)

Efendim Headstand nam-ı Sanskirtçe Salamba Sirsasana; "eheuheuhe uçtunuz mu yogada ooommmm yaptınız mı" diyen arkadaşlara kapak olması gereken bir poz. Bir kere vücudunun her bir zerresinin farkında olman gerekiyor. Her bir nefesinin dengeli olması şart ve tabi ki nefesini tutmayacaksın. Şimdi tutup burada nasıl yapılır yazmayacağım. Tehlikeli de bir poz çünkü, hatta ben yapışıp yapışıp duruyorum yere sırtımın üzerine inmeye o kadar alıştım ki acımıyo artık ama tuhaf bir ses çıkıyo.

Kadim Yoga yazılarında (yeni yeni okuyorum bu tekstleri ama kadim lafı çok hoş) TAPAS (hayır Barcelona'dakiler değil bak olsa onlar da çok önemli, yaa Barcelonam geldi benim yaz gelsin gidelim, tapas yiyelim Cava içelim aşığım Barcelona'ya) denen disiplinin kailtesi ve adanmışlık büyük önem taşır. Bir de hayatındaki herşey Yoga ile değişir. Yani yediğin içtiğin uyuduğun düşündüğün yaşadığın. İster benim gibi sporsalonu yoginisi ol (ben kendime çakma da diyorum, yoga eğitmeni bir arkadaşım da saçmalama diyor çakması olmaz bu işin diyor) ister hayatını ada, temel bu. Herşey değişiyor özgürleşiyorsun çünkü kendinin farkına varıyorsun.



Bitti mi bitmedi, yanında beynide kan dolaşımını arttırdığı için beyinsel faaliyetleri çoğlatması ve hafıza başta olmak üzere süper beyinli bir yaratık olmanı sağlaması da bedava! Bitti mi bitmeddiii, kanımızın çoğunu bütün gün bacaklarımızdayken bu poz o kanı bacaklardan ve lenflerden drene ediyor, yani bacaklar kalbin üzerine çıktığında orada depolanan sıvıların ortalığa çıkıp kalbe ulaşıp miss gibi temizlenip oksijenlenmesini, hücresel ve metabolik atıklardan arındırılmasını sağlıyor. Eyyy ahali duyduk duymadık demeyin!!! Ruhsal tatmin ve değişim de cabası!!! Saç beyazlamasına iyi geliyor diyorlar mesela, çünkü besinler kafaya da gidiyor böyle durunca. Adrenal bezleri temizleniyor böylece stres hormonu değil daha mutluluk verici hormoncuklar salgılıyor insanoğlu. Yerçekimi ile bağırsaklar başta olmak üzere iç organlar stresten arının çünkü bu sefer hep aşağı değil yukarı gidiyor (bakış açısı). Hipotalamusu da uyarıyomuş bunu ben de yeni öğrendim. Kök kasları için muhteşem bir poz veeeee son olarak bazı felç risklerini azaltıyoooor. Kesin daha şifası faydası vardır ama bu kadar bile yeter şimdilik. Hala yapmak için sebep bulamadım diyosan ben ne diim.


Öğrendiklerim; farkındalık, konsantrasyon, harmoni, sabır, denge. Bir de dünyaya tersten bakmaya bayyılıyorum ben yaaa. Ayırca bütün gün ayaklarımızın üzerindeyiz zaten çok mu matah şeyler yaşıyoruz Allah için, yok rapor deadline'ı öne çekilir, yok acil bik bik yaparsın, yok ödeme bi şey olur, sevgilinle didiş, patronla bağrış, aileye çizmenin etiketindeki fiyatın neden 4 haneli olduğunu ve neden onsuz yaşayamayacağını anlat, başımıza ne geliyosa iki ayağımızın üzerinde geliyo. Çık bakalım bir de başının tepesine, başka şeyler var yeni bir bakış açısı. Hem ters durmak korkutur insanı, olabilir, bir dene bir bak bir yen korkuyu. Korkuyla yaşanmaz. Şu yaşımda bir tek köpek korkum kaldı (off bir de uçak) onun dışında karanlık korkumu yenicem diye gece ışıkları açmayıp kapılara çarpmaktan heryeim morardı bi ara yendim ama hahaha.

Aman sakın!!! Boyunda baskı hissedersen sakın pozu zorlama! Omuzların pozisyonlanmasını bozma bi de!!! Yarca Cihan Hoca destekli bir yazıdır kendisi bu linkin altında :)

Salamba Sirsasana (böyle yazınca pek havalı oluyo beeehhh) Yoga'nın üzerinde yarattığı etkileri algılamak için güzel bir deneyim. Bacaklarını yukarı kaldırırken mesela karın kaslarını kullanıyorsun bacaklarını değil. Vücüdunun üst kısmı yerde kökleniyor resmen, karın kasın terazi olan bacaklarını kaldırıyor. Söylemesi tuhaf yapması zevkli. Sırf bu pozu denemek için Yoga'ya başlanır.  Densene...


EKLEME:
Cihan Hoca'dan gelen uyarı, regl günlerinde bunu yapmayın bacılar bunu yapın!

Sevgiyle

8 Ocak 2014 Çarşamba

Sıkıldın mı? At gitsin canım aaattt gitsiiinnnn

İyinin parçası olmak ne kadar öenmli ne kadar güzel ve ne kadar zor! Bazen kendi bütünlüğün için harcadığın zaman, verdiğin emekler, yaptığın yaşadığın onca şeyi bir kalemde silip, satırla anılarını hayatından kesip atıp devam etmen gerekiyor. Olumlu olmak çok zor, olumlu kalmak daha zor. İstanbul'un trafiği ayrı sıkınıtı, hava soğuk ya da çok sıcak, iş güç her zaman üstüne gelir insanın, kendi serdin sıkıntın illa vardır hep, ya evin duvarı nem alır, ya ekstren kabarık gelir, ya geç kalırsın, biriyle küser biriyle kavga edersin. Off yazarken darlandım.

Yalnız kimsecikler kusura bakmasın, ben ruh sağlığımı akli dengemi yolda bulmadım. Genelde yolda bulduğum şeyleri de almam zaten, ne üdüğü belirsiz şeyler hayatımda istemem. Bir yerden sonra kendini olaylara öyle kaptırırsın ki çizgiyi geçer her şeyi feda edersin, işin olur gücün olur, ite kaka götürdüğün ilişkin olur artık neyse mesele. Seni üzdü mü bırak ayrıl değiştir o şartlar her neyse altında kalma. Depresyon denen şey omzumuzdaki melekler gibi nerdeyse. Sana nefesinden daha yakın olabiliyor. E girmeyeceğiz dedik. Sen benim pozitif enerjimi Sünger Bob gibi emersen a canım benim ben de eninde sonunda seni Evren'in solucan deliklerinden birine yollarım her ne isen. Git de başka boyutu darla, yani benim günahım ne ben burada sevimli, ukala, şımarık, pozitif bir FitnessDelis'yim.

Kendimi iyi hissetmezsem, o zaman bedensel ve ruhsal bütünlüğümü kaybederim, hedeflerimi doğru belirleyemem, onlara doğru hazırlanamam, başarılı olamam ki.... Sen benim olumlu enerjimi benden alırsan bana dert verirsen karşılığında ne anladım bu işten. Profesyonel alışveriş canavarıyım, böyle zararına satış görmedim. Otur sıfır. Hatta çık sınıftan bir daha gelme. Oturduğun sırayı da yakıcaz.

Olumsuzu hayattan yolladıktan sonra neler yapmalı? Önce açacaksın mezdekeyi (benim tercihim Ya El Yelil) önce bir atacaksın göbecikleri, olmadı bas 9/8'lik geç. Sonra bi topla kendini bi silkin (sauna, masaj, dinlenme, yeni bir fitness programı mesela) sonra at kendini salona, at dertleri kapıya, ooohhh kasların çalışsın, beynin yorulacağına kötüye sen bir geliş bir arın :)  haydi kafan da açıldı artık, yeni hedeflere gel.

Biz Gym Gang'in iki tavşanı olarak Kuşum ve ben  Alanya'da harika bir organizasyonu gözümüze kestirdik. Koşu sezonu geliyor yavaş yavaş tabi hazırlanalım. Avrasya'dan beri basmadık, sevgili Kuşum orada da yoktu kayıtları kaçırmış. 4 Mayıs 2014 Wingsforlife Dünya'da ilk defa bu konseptte bir koşu organize ediliyor, hem de harika bir amaç için. Ne kadar şanslı olduğumuzu, şükretmek için vermemiz gerektiğini hatırlatan bir etkinlik. Koşamayanlar için koşup onların daha iyi yaşamalarında biz de ufaaccıııkkk miinniiiciiik katkı sağlayacağız. Derece değil istediğim, bu iyiliğin bir parçası olmak, hem de katkıda bulunmak bir de kendimi geliştirmek ayrıca Mayıs'ta Antalya kaçamağı da üzerine gelince fıstık ezmesi sürülmüş elma dilimi oldu bu hmmmm proteinli, faydalı yağlı lifli tatlıııııı :))))bak nasıl canım çekti. Kendime Not ofise fıstık ezemsi alınacak.

Biz Kuşumla bu sene Bozcaada senin, Belgrad Ormanı benim, RedBull, Nike, Avrasya, Salamon, Urbanathlon ve daha bilimum koşular benim elde bavul, popoda şort, ayakta koşu ayakkabısı bacakta bengay elde muz koşacaz da koşacaz. E seviyoruz ne yapalım :) Koşmak seni özgürleştirir :)))

Sen nasıl iyilikler yapacaksın? Sen neyin parçası olacaksın? Seni üzen, enerjini alan, mavi gökyüzünü gri bulutla kaplayan ne var hayatta? At gitsin, o kadar çok güneşi hakediyosun ki... Sırf sen olduğun için, ne kariyerinden, ne diplomaların, ne mal varlığın ne maaşından dolayı ama sadece sen olduğun için.

Haydi ben koşu antrenmanı yapıcam akşama, bugün hemen geçsin. 4 Mayıs'a hazırlık var :)

Sevgiyle