Sayfalar

Kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2014 Cuma

Heepi Böörtdeey tuu miiiiiii, al sana fit kıza hediye fikirleri :)

Efendim bir deli kolay yetişmiyor. Bugün benim HepiBörtdeyimmmm bir Deli'nin hem de hiiç kolay yetişmeyen bir delinin dünyaya teşrifi. Bu sene en çok şu Monolog'a şahit oldum hediye mevzuunda;

- Ne istersin ne aliim sana? Gerçi xxx almayı düşündüm, sende vardır da, ya yok ben sana sporla ilgili bi şey aliim ne aliim? Ne istersin ne kullanıyosun?

xxx yerine herşeyi koyabilirsiniz, şu anda kadar duyduklarımdan bazıları içimi yaktı (LV dedi, ay al canm LV bana ben LV çok severim, ama alma yaa kıyamam Türkiye'de iyice geçiriyolar alırım ben alırım Champs Elysees 101'den :) tax free mi yaparım misss) TOD's çanta önren patronuma AirMax FlyKnit cevabını yapıştırdım, umarım kovulmam. Ayıp bee ayıppp insan böyle dan diye söyler mi - gerçi ben dan diye de söylemedim maille link attım bi de dedim ki Nike'ın kalıpları dar 39 almayın 40 olsun, umarım kovulmam işimi seviyorum. Yuh bana. O xxx'n yerine mücevher, Beymen Vakko'dan hediye çeki falan da teklif edildi. Madem öyle alın size fit kıza hediye rehberi;



1 - Nike'dan hediye çeki: İster 50 Lira ister 5.0000 Lira. Hiç farketmez. Mutlu eder. Her zaman Nike'dan alacak bir şeyimiz var.

2- Underarmour, LuluLemon gibi Türkiye'de bulunmayan markaların ürünleri. Ayyy çok havalı kuşum yaaa vallahi , bir de emek var. (S benim bedenim S ya da sayıyla 36 :)  XS de olur ama S daha iyi bazı kalıplar dar olmadı benim Terzi Necla Abla var ben daralttırırım)

3 - Yüzücü seti, yoga seti, eldivenler, tozluklar :) Her türlü aksesuar :)

4- Koşuculara koşu kemeri çantası bak nasıl makbule geçer bi bilsen :))

5- D&R Hediye çeki: Çünkü okumak güzeldir. Okunacak bir dünya anatomi yoga diyet besin koşu ve bir sürü herşeyin kitabı var (şahsen benim favorim Kuzey Avrupa - İskandinav polisiyesi, çok alakalı değil bi diye söyleidm. Bir Indiradasson, Dahl, Mankell, Sygurdardottir, Laeckberg falan beni kopartıyo)



6- GNC Hediye çeki: Creatine olsun, powder olsun protein bar olsun :) Sen çeki ver ben alırım. Şimdi sen ne bilecen ben hangi supplementi kullanıyorum. Bi de yarışlar geliyo Power Geller falan yükliicem. Uğraşma inciğim cinciğim çok benim.

7- Spor kulübü üyeliği, hadi bakalım güveniyosan (bunu genelde aile ile hallediyorum ben aa yılbaşı hediyesi ne istersin, güveniyosan buyur Kanyon Mac'teyim :P)

8 - Spor yaparken müziği bize getirecek herşey. Cep telefonu kabından tut ipodlara kadar, iTunes hediye çeklerine kadar. Müzik candır. Şahsen mesela beni en kopartacak çey bir kaç GBLık bir USB içinde miss gibi taptaze playlistler hem bedava hem de beni ciddi kopartır etkiler alııır götürür yani.



9- Bağış topluyorum ya ben koşa koşa, bana hediye almasan da Türkiye Omuilik Felçlileri Derneği için koşuyorum. Bana haber bile vermesen olur ne önemi var, bağış yap olamz mı?

10- En sevdiğim çiçek Beyaz Orkide, sonra bana gül yollayıp da diğer kezbanların veridiği tepkiyi vermemi bekleme. Madem bi iş yapacan incelikli yap :) webden kredi kartı numarası girerek rahmetli babam da yollar (tövbeeeee, yollamaz inşallah vallahi ondan bi şey gelse iflah olmam bi daha, 20 küsur yıl oldu olmaz heralde bu saatten sonra tövbeeee)



Beni sevin çok sevin çok şımartın o zaman çünkü ben sizi seviyorum. Tüm güzel dostlarım arkadaşlarım benim. Bu sene daha fit daha sıkı daa diri daha hızlı daha muhteşem olucaz.



Sevgiyle

16 Ocak 2014 Perşembe

Modern zamanların Isaura'si

Canııımmm kaçta kalktın sen? Evden çıkmadan kahvaltı yapamıyorsun tabi? İş saatlerin nasıl? Bir de benim favorim var. Ne işyerin Tuzla'da mı? Nasıl gidip geliyorsun? Uçuyorum, canım uçmak istemediğinde de Scotty beni ışınlıyo. Kafan çalışmıyor mu şekerim yani nasıl gidicem? Tabi ki gondola biniyorum!!! Venedik burası çünkü beyinsiz sen hala İstanbul zannet.

Tüm sorulara toplu cevap veriyorum, bundan sonra soranlara kabalaşıcam çünkü. Sabah 6'da alarm çalmaya başlar ben en geç 06:30'da yataktan çıkarım. Kahvaltımı yapmadan ZİNHAR adımımı dışarı atmam vücudu o kadar saat aç bırakmam ben. Kahvaltıyı atlamak mı hele no no no. Hatta kabus, hatta dünyanın sonu. Sadece kahveyle geçiştirmek mi? Sanırım en masumu mide delinmesi olan hastalıklar dizini - ki ölümcül boyutlara varana kadar devam eden bir liste bu- senin bir numaralı hedefin. Hayırlı olsun. Öğün atlanmaz yalnız bebişim yani sırf salatayla yaşayamayacağın gibi günde tek öğünle de yaşayamazsın. Kezban diyetinin lüzumu yok şimdi. (Kezban diyetini anlatıcam)

Sabah 08:30 akşam 17:00 ben ofisteyim. Laptopun önünde, bir ofis sandalyesinde, artık çok da strese girmeden ama gene de zaman zaman ister istemez gerilerek mesai. Çünkü biz modern zamanların Isaura'ları, pahalı tatillerimizi karşılamak, cicili bicili elbiselerimizi almak, janjanlı yemekleri yemek, pırıl pırıl takılara sahip olmak, en iyi yerlere gidip en iyi şeyleri kullanmak için haftada en az beş gün günde en az sekiz saat bir laptopun karşısında oturup elektronik mektuplar yazıyoruz. Bi de kim yediyse bizi fena yemiş gerçek başarının kazandığın para olduğunu, senin sağlam karakterinin kariyerin olduğunu falan söylemiş. Biz de yemişiz. Tamam iş kişinin aynası falan güzel. Etik olmak ekmek teknene ihanet etmemek de güzel de tatlım sen bundan çok daha fazlasın be. Ruhun var bedenin var, kariyer senin sadece bir detayın. Detaya odaklanıp, bütünselliğimizi unutup, insan olduğumuzun farkındalığından ayrılıyoruz. Bu sayede hislerimizi geri itip egomuzun baloncuğu içinde, yanlış güç ölçütleri ile zıplayıp duruyouz hırsla, kırmızı suratlarımızla. Ay ben öyle diilim deme. Sen de çok yargılıyorsun, karşılaştırıyorsun, küçümsüyorsun. Hepimiz yapıyoruz. Çünkü bize söylenen ne kadar güçlü olduğun ne kadar çok insanın üzerinde tepindiğin ile doğru orantılı. Off ben bu değilim. Belki bu satırları yazana kadar veya okuyana kadar böyleydim. Ama artık değilim.


Ben canım ne isterse onu yaparım. Şimdi bunu dedim diye istifayı basıp ototstopla Ulan Batur'a gitmeye kalkacak değilim - hele de bu mevsimde- ama beni tanımlayan şeyleri düşünebilirim. Sırlayabilirim, sırlamayla oynayabilirim. (Mesela benim için Galatasaraylı olmak Mühendis olmaktan daha önemli, veya kuaföre gittiğimde hangi FitnessDelisi diye sorduklarında haa tanıdım Sporcu tamam denmesini seviyorum, ya da kendimi ilk tanımlama kelimem Kayakçı mesela Kar Leoparı da derler naçizane) Kendimi dışarıdan görebilirim, hayatımın odağını canımın istediği yaparsam zorundulalıklarım da - kimse bayıla bayıla sabahın köründe kalkıp 8 saat oturacağı bir yere gitmez şimdi kimse kimseyi kandırmasın para veriyolar diye geliyoruz - benim için eğlenceli hale gelebilir. Çünkü hayat bir var bir yok ve tokat attığı zaman öyle Türk filmi fake tokadı gibi olmuyor canım o, kendine gelemiyorsun.

Kendine bak bi, bir tanımla, çalışan, anne, eş, sevgili, mühendis, mimar, bankacı... Hayatın nasıl rutin, sıkıcı, cehennem azabı, çok eğlenceli (benimki böyle çünkü ben çok aktifimmmm yuppiii), sen nasılsın idare mi ediyosun, yuvarlanıp mı gidiyorsun alıştın mı? Yoksa gerçekten çok iyi misin (çok iyiyim çünkü benim parmağımdaki tektaş yanımdaki cubicle'da otran kızınkinden büyük diyorsan eğer sen hakikaten berbat bi haldesin güzelim mesela....)

Hırs ve sınırlarını keşfetmek başka şeyler, her kişi başka bir evrendir, bunu kabul et ve kıyaslama, her olay her kişiye başka başka etki eder, bunu bil ve yargılama...

Akşam ben Hatha Yoga üstü Oryantal yapıcam sen ne yapıcaksın? Dizi falan bilmem ne diyorsan çok sıkıcısın bebeğim... Git bebek'te bir yürü bak ne güzel gelicek (-ayy ama hava soğuuukk - yemezler North Face Olsun Jack Wolfskin olsun, Adidas Nike olsun bir dünya marka var böyle pofuduk pofuduk kış kıyafetleri alabiliyorsun terlemiyorsun da çok gseeell benceeeee :)) Git alışveriş yap hem kafan dağılır :)))

Kısaca RELAX MAN!


Sevgiyle

26 Aralık 2013 Perşembe

Axe erkeğin gücü falan değil yemişler seni

Alçak gönüllü olamıyorum. Her konuda olamıyorum en azından. Dramalı olmamdan kaynaklı zaten beş karış burnum var, bir de kendisi on arşın havada. En azından her zaman değil bazı konularda.

Şekerim senin bir evin var -  yani mutlaka bir yerde yaşıyorsundur herkesin var bir evi, sen bu evin pis, dağınık, kırık dökük, kokan, berbat bir harabe olmasını ister misin? İstemezsin diye tahmin ediyorum. Hani pis pasaklı iğrenç bir mahluk değilsen bakarsın etrafına evine düzenine değil mi? Hah ben de sana bugün bundan bahsedicem...

Doğru bildin bugün konu Gym'de erkek kozmetiği. Vermiş amcam kararı yazılmış janjanlı bir spor salonuna, siyah çoraplarını çekmiş sıkı sıkı beyaz ayakkabıları giymiş baştan bir eksi bir milyon puan yazmış haneye gelmiş bravooooo. O göbek zaten yeteri kadar itiyordu, beyaz ayakkabı siyah çorap ikilisi beni iyice benden aldıııı yıkıl karşımdan ne olur. Normalde beyaz çoraptan nefret ederiz evet, ama salonda, club'de gözünüzü seviim açık renk ayakkabı giyiyorsan ne olur beyaz çorap giy. Dolanma öyle ortalıkta inşaatçı Michael Jackson gibi (rahmet istedi zaar, güzel motivasyon şarkıları vardır).

En başta salonda giydiğin ayakkabı salon ayakkabısı olsun, dışarının pisliğini getirme içeri bak o çok mühim.

Saçlar; ah şekerim ya o jöle o yapaylık o Recep İvediklik genetik mi? Bırak kendi haline sen buraya spor yapmaya gelmediysen, o kadar belli oluyor ki sonra gelip aman efendim kızlar bana yüz vermiyo deme. Vermez tabi çakma player gibi parlıyosun.

Kılık kıyafet: Göbek varsa zaten şansın yok bir kere fit olmayı bekleyeceksin. Hafifi kaslanmaya başlayıp palazlananlar oluyor mesela garibim kanadım var diye dolaşıyo ortalıkta daracık şeyler veya açık açık atletler giymiş. Eh be şekerim göz var izan var, etrafına bir bak bir de senin tavuk kanatlarına bak, KFC'dekiler bile daha doyurucu... Palazlanmaya başlayınca kasları göze sokmuyormuşuz, ha gerçi olunca da sokmayın. Açık saçık kıyafetleriyle Antalya'da dolana Rus kadınlarına benziyorsunuz o tuhaf kas şeylerle.

Epilasyon! Yapın yaptırın neyse parası biz verelim ne olur yaaaa ne oluuurr. Bi etrafına bak be adam, sırım gibi insanlar var, orası dönmüş Elf kasabası'na, sen ne dolanıyorsun kıllı kıllı bak yazarken içim kalktı. Sırttı omuzdu ne biliim göğüstü (hele de teşhirci tadında geziniyorsan) git aldır. Ay iğrenç bi de havuza giriyorsun öyle. Seni toptan perforelemeden sokmamak lazın oraya, keza bone yeterli değil iiğğğkkk.Takdir ettiğim şey mesela, bacaklarını da alanlar var. Aferim onlara. Bakımlı olmak bunu gerektirir.

Sana kim dediyse Axe erkeğin özü sık babo sıkabildiğin kadar, ha git onunla kavga et sen bence, yemiş seni. Hacı yağı gibi bir şey tuhaf tuhaf kokuyor, zaten derin nefesler alman gereken bir yer gym ister cardio yap ister kuvvet iser yoga pilates ister dövüş... Boğma ne kendini ne etrafını bak bir dünya insanız burda yapma etme. Geçen gene sıkmış birisi Axe'ını gelmiş, burnum düştü! Benim heybetli burnum düşüverdi!!! Ben sana git ter bezine botox yaptır demiyorum yaptırma hatta ne sağlıksız şey ama himalaya tuzu olur bebek pudrası olur, olayı dramatikleştirmeyen bir dünya enstürman var git kullan birini yani beni neden varoş kokularla bayıyorsun? Kaldı ki o yoğunlukta çıkıp Tom Ford'un adamın kendisini sürsen kurtarmaz hafif sık şunu madem... Terlemekten korkanın uzak kalacağı bazı yerer vardır; zam zamanı patron odası, gym, hamam sauna, buhar. Buna göre ayarla kendini.

Basket şortu: Ay çok hoş bir nesne kendisi ben çok beğeniyorum.

Fosforlu ayakkabı giyen erkek: Direk tuhaf, uzaylı, ilgi manyağı aslan veya ikizler burcu olduğu tahimn edilmekte bu nedenle fellik fellik uzak durulmakta.

Kozmetikle alakası yok ama madem konu beylerden açıldı, anladım bench'de basarken acayip sesler çıkarmanı, hadi ağırlık altında OK bi yere kadar o kadar sinir bozucu değil, Yalnız karın çalışırken niye tıslarsın arkadaşım, nedir sana rahatsızlık veren de bana çözelim. Stretching yaparken arkamda tıslayan birisi olunca 5 kilo disk ağırlık olsun 10 kg kettleball olsun bir Xena edasıyla sana ilgili nesneleri fırlatmak isteği doğuyor içime.

Gym adamı bakımlıdır keza, mütemadiyen duşunu alır, ter kokmaz, saç baş düzgün de bazen hakikaten bir Atletik Gülbağo erkek gülle takımı sporcusu görüyorum. İşte o zaman dayanamıyorum bakıp bakıp gülüyorum...


Sevgiyle