Sayfalar

Güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2014 Salı

Taçsız kraliçe - madalyamı kendim takarım! #FITQUEEN

Sabah at maması yiyorum, avakado denen zımbırtıdan neler yarattım ey Tanrım! Çikolata yok alkol desen öyle ayda yılda bir, bi yerde bi tatlı görsem, ayın atlı krizi günlerinde değilsem, ya da özel bir nedenim yoksa yemek için ya da özel birisi hayatta yemem, ölsem yemem gebersem yemem, birineyedirip tadını anlattırırım çok merak ediyorsam.
Kimse aşağılamasın çok zor bir şey bu denemyen bilmez, heryerin mosmor kalana tüm mikro kasların ağrıyana kadar dön dön tırman

Haftasonu sabahın köründe kalkar ormana koşmaya giderim, ya da akşam üzeri kendimi sahile atar koşar ordan gym'e gider sauna keyfimi yaparım. Bilmem nereye gel fitnessdelisi... Gelemem o gün bacak kol karın göğüs çalışıcam oryantalim var yoga var gelmem sorma.


Makarna 100 yılda bir yerim. Seviyorum napiim...

Ketçap nedir ne dedğilidir unuttum mayonez falan soslar yok bende. 

Topuklu yarış zamanı giymem ya sakatlanırsam zaten tendomlarım kopuktu bir de patellam sorunlu, olmaz. 

gece geç yatmam, uykumu almam gerek, olmaz. Uykusuz yorgun sakatsam spor yapmam sakatlık çıkmasın. 

Öğlen kampüs yemeğine talim canlı ben, menüye bakıp karb protein lif hesab yapıp öyle yerim. 

Alışveriş mi? Evet şu an yeni bir jel destekli şok emen koşu ayakkabısı arayışındayım Burda bulamazsam yurtdışından alıcam napiim beni de zevkim bu. 


Bazen bana bakıp bakıp ay valla kebap keyfimden bilmem neyimden vaz geçemem diyen kız var ya (salak kezban diyelim kısca evet canım sana dedim sen böyle söyleyince ben tak diye beynimden seni etiketliyorum, hatta telefonunu falan siliyorum, bilirsin tanımadığım numarayı açma huyum da yok, hayır yoğunluktan değil seni istemedeğim için dönmüyorum sana) ha o kız uyuz uyuz sağda solda kavitasyon 500 liralık selülit kremi kovalarken ben sırtımda barbel ile squat yapıyorum. 


Ay o kadarına ne gerek var diysoun ya, sonra ben shortlarımı giyip karşında serilirken sen tutup bana ne yiyosun ben de onu yiyim selülit bik bik diyince ayağımdaki dolgu topuklu ayakkabıyı çıkartıp kafana atmak geliyo içimden. 

Temiz yiyorum, yakamayacağım kaloriden uzak duruyorum, yerinde uyuyorum erken kalkıyorum, koşuyorum, gözlerimin içi terden yanana saçlarım dağılana kadar body çalışıyorum, tam da senin keyif saatlerinde yoga meditasyon yapıyorum. Vazgeçemem dediğin seni içten içe çürüten mısır şuruplu fabrikasyon tatlıları yerken sen ben regl döneminde bile tatlı krizimi bir kaşık fıstık ezmesiyle atlatıyorum da bunlar sana zor geliyo ya. Sana göre benim hayatım çekilmez ya! Peki sen senin hayatınla nereye vardın?


Hayır bana madalya takmıyorlar, bazen TRX'te asılı kalıyorum o son row'u da çıkartıcam diye nefes alıp verip tavana odaklanıyorum, bazen o squattan kalkamıyorum, box step yapamıyorum. Ama ben kendimi biliyorum, vücudumu tanıyorum, ruhumun sınırları olmadığını biliyorum. ben oraya da tırmanırım, kend, kavanoz kapağımı da açarım, iradem var ya bırak çeliği titanyum gibi. Bana kurşun işlemez. Ben 50. push uptan sonra nasıl nasıl biticek diye inerken bitireceğimi biliyorum. Sen ne biliyorsun? Egonun peşinde sağa sola sürüklenmekten başka? Egom yok evet yok, çünkü BEN neleri başardığımı biliyorum, ne kada daha ileri gidebileceğimi. İster sere serpe shavasana ister en kompakt en esnek minnak yoga pozları umrumda değil bugün olmazsa yarın ama oraya ulaşacağım. Dünya tersken de güzel sen? Peki ya sen? Düzün zevkini tadını alamayan sen ne seviyorsun? 


Hayır bana madalya takmıyorlar, benim madalyam sırtımdaki kaslar, benim madalyam otelde bile denize girip 1200 metre yüzüp çıktığımda quadircepslerim, benim madalyam tazı gibi koşarken rüzgardan hızlı olmak, benim madalyam karnımdaki yaratık kasım, benim madalyam radyallerim. Benim madalyam sınırsızlığım esnekliğim. Benim madalyam egosuzluğum. benim madalyam ilerleme. Benim madalyam bu ve parıl parıl parlıyor. Ben mutluyum. Ben dengeliyim. Ben işte bu yüzden güzelim. ben taçsız kraliçeyim, kendi krallığımda...


18 Nisan 2014 Cuma

hayattan bir şeyi siliyorsan aniden keseceksin bu biir bilim adamları benden daha deli yemin ediyorum bu da ikiiiiii

Şu son dönemeç bayağı zorluyor. Hem kastan kaybetmeyeceksin hem yağları yollayacaksın. Millet masalarda serilip bahar akşamlarının tadını çıkartırken sen önlerinden koşa koşa geçeceksin (ne içime oturmuş beeee) Hayatımdan karbonhidratı dün akşam ani bir karar ile çıkarttım. Zaten hayatımdan bir şey çıkartmam gerekiyorsa bunu aniden yaparım. Kimse anlamaz. Sadece sabahları Bro'mun dün akşam verdiği gizli tarifi yiyorum, onda da yulaf var. Ama onun dışında.... Sorry....

Sadece uzuuun yarışlardan önce karb alırım o kadar. Bitti. Bıngıldamak istemiyorum. Fine tuning is fine tuning.

Şu anda isyan ediyorum ben! Ben bu yola baş koymuşum, bir Chardonnay keyfim vardı vaz geçtim, somondan nefret ederim en yakın arkadaşım oldu. Sabahları yulaf yiyorum at gibi, o yulaftan neler geliştirdim. Sonra devamlı çiğ fındık fıstık falan insanım ben :( gün geliyor günde 6 yumurta beyazı yiyor insan... Hesap yaparken hal oldum. Yok yağıydı yok lifiydi yok bik bikiydi. Yakılabilecek kalori yapışacak kalori ayrımıydı. Yok bilmem ne.... Şimi bir de çıkartmışlar besinin dokusundan kalorisini algılayabilirsin diye. Verilen örnek havuç dilimi ile patates püresi. Sen sorsana bana ben en son ne zaman patates püresi yedim. Ki bayılırm çok severim. Patates püresi dolu bir havuzda yüzebilirim. O kadar severim. Sütlü tereyağlı yaparım ben patates püresini, böyle yumuşacık, pamuk gibi, krema gibi olur. Delirirsin. En son ne zaman yaptım bilmiyorum.


İlişkini seviyeli tutacaksın. Misal ben... Yemekle seviyeli bir ilişki yaşıyorum - hatta yemek değil besin! Acıkmadan yemek yemem ama ara öğün alırım, abartmam, minik porsiyonlarla yetinirim, saatlere bölerim ona göre yerim. Belli saatlerde yemem bunu hesaplarken günümü planlar metabolizma yoğunluğuma göre dilimlerim günü, tokken dururum yemem daha (bir iki kere olmadı o iş ama çok başkaydı mevzu), kahvaltıyı asla atlamam ne olursa olsun o kahvaltı yapılır, problemli yiyecekleri (besin değil bence onlar yiyecek) asla etrafıma yaklaştırmam, abur cubur yemem, aldatmam, yavaş yavaş yerim, bir öğünü heba edip dur telafi ediyim demem, besin alırken hem vücudun ihityacı olan bileşenleri hem kendi enerji ihtiyacımı (ki benimki bayağı yüksek) düşünürüm dengeli yerim. Falan bak yemek ve ben şövalye ile salon kadını muhteşem anlaşıyoruz.

Ama yaaa şimid bir makale okudum yok deneklerin bir grubuna yumuşak brownie vermişler yok öbürlerine sert brownie vermişler. Yumuşaklar yemiş bol bol leziz diye beleş bulup götürmüşler, sonra kaloriye dikkat edin demişler de kıtır kıtır olan brownie leri götürmüş cemaat de offf. Eh be adam ben en son ne zaman brownie gördüm haberin var mı? Bırak görmeyi yakınına gelmeyi cümle içinde bile kullanmadım! Gelmiş bana ne diyo. Ben onu ağzıma atmışım çiğniyorum. Mekanik olarak sindirim başlamış o yola girilmiş artık. Ben ne eyliyim dilimdeki pütürcük kalori dedektörlüğü yapıyomuş çok lazım. Bilim adamları hakikaten bazen çekilmez oluyorlar!
Brownie ve ben - Temsili

Sevgiyle (sinirliyim ben çiğ etle beslenicem ve karanlık odaya da kapatılırsam tam olacak)

25 Mart 2014 Salı

FitnessDelisi bir sabah uyandı ve kendini devcileyin bir çilek olarak buldu...

Hazır hepimiz toptan delirmişken ben de itiraf edeyim de aradan çıksın. Efendim ben devvv bir çileğim. Oh be!

Yazdan hiç hoşlanmam, ama geliyo ya ne yapacaksın benim için yazı çekilir kılan tek şey meyve bolluğu. Kışı Ananas, portakal, kivi, elma biraz o dev üzümler, mandalina armutla geçiştiriyoruz ya. Yazın ben cennete düşmüş gibi oluyorum. Bir kere karpuz peynir (civcivimle terasta güneşlenip, sonra akşam 7de dellenip kuşumun da gazıyla basıp mangala, heyyt ne güzel yazdı geçen yaz). Kiraz, kayısı, erikler, kavun, şeftali falan ve bunlardan yapılabilecek binlerce smoothie tarifi :)

Jean Babtiste Siméon Chardin -  Çilek Sepeti (sağlıkta fitnessta beslenmede ve sanatta bir numarayım)

Ama önce bahar var. Ve benim için bahar demek çilek demek! Öncelikle her duş sonrası çilekli body butterlara bulanıp çilekli body splashlerle serinlemek demek (yazın o sıcakta bayık kokmaya başlıyo kezo kezo o yüzden fresh fresh baharda yapıyorum). Yaz formülü ayrı. Spor salonunda Angel sıkmış kız olayı var mesela, ve o ağır parfüm türevleri. İğrençsiiiinn ağır ağır kokuyosun bi de terliyosun zaten sıcak yaa iiiyykkk.



Efendim çilek kokmak kadar çilek yemek de büyük güzellik.

  • Yarım kap çilekte 51.6 mg C vitamini mevcut, ne demek? C vitamini ihtiyacının yarısı günlük! Anti-oxidan kendisi tanıştırayım. Enerji de verir misssss (sabahları ayılmak için C vitamini zengini meyve tüketirsen zınk diye ayılırsın bu da benden sana tüyo) 8 çilekte toplam olarak, bir portakaldan çooook daha falza C vitamini var. şaşırdın değil mi? (günlük C vitamini ihtiyacının %140 'ını veriyor çilek sana)
  • Çilek dediğin şeyin kalorisi 43 (bazılarına ggöre 53 ama 10 kalori için kırmayalım birbirimizi) (bir bardak) veee  Lif deposu o minnak şiyin bir bardağının %13'ü lif auuuww beybiiii. Ayırca kendisi başımızın belası olan aşırı yeme isteğini yer bitirir, sindirimi düzenler bir de tansiyonu düşürür / düzenler
  • İçindeki anti-oxidanlar sayesinde katarakt riskini azaltır. Böylece en uzakta olan herşeyi kesebilir, yanındakinin mesajlarını okuyabilirsin. (Apaçi hanzolar gibi gizli gizli telefonlardan whatsapp mesajlarını mail atmana gerek kalmaz adsdfahdfhf)
  • Antioksisan ve anti inflamatory özellikleri ile Çilek kansere karşı kahraman gibi savaşır! Türkçelerini bilmediğim folate (fiolik asid de olur hani yumurtanın sarısında bulunan ve kadınların mutlaka alması gereken ama yumurtanın sarısı yağlı, yumurta tuhaf kokuyo, ama çilek bu be ÇİLEEEK) ve flavnoid olan Quercetin ve kaempferol  kanser hücrelerini dövermiş :) 
  • İçindeki manyak C vitamini sayesinde cilt kolajen yapar, cildin elsatikliği ve dayanıklılığı artar, sen de kırışmadan buruşmadan jilet gibi dolanırsın ortalıkta. Yaşlanmazsın genç kalırsın missss
  • Çilekteki antoksidanlar, ve fitokimyasallar sayesinde eklem sıkıntıları, artirit ve kalp hastalıkları riski düşeeerrr düşeeer süzüle süzüle düşeeer (biz koşucular ve ağır kuvvet idmanı yapanlar için hele acayip önemli)
  • C vitamini, Fitokimyasallar ve iodin sayesinde vücuttaki serbest radikaller etkilerini yitirirler ne serbestilkleri kalır ne radikallikleri böyle memur gibi bi şey olurlar. Bu sayede hücreler yenilenir gencecik kalır hele de beyin ah o beyin. Çoğunda olmayan o beyin :) Ayrıca o beyinsizlerin alt üst ettiği sinir sistemi de yenilenir. 
  • Bir servis çilekte 134 gr Potasyum mevcut. Bu potasyum da kan basıncını düzenler, yüksek tansiyonu düşürür, vücuttaki sodyumu döver (o hani tuz banıyosun ya banma titre!)
  • Kalorisi yok denecek kadar az. Şekeri az Sodyumu düşük. Toplam karbonhidratı yarım dilim ekmek kadar içindeki doğal şekerler de 4 gramcık, yakıleybıl miktar! Kilo verdirir bebişimmmmm, en azından destek olur bak :) 
  • Çilekte 0 gram (sıfır gram) yağ var daha ne istiyosunnnnn
  • Dişleri beyazlatır, ağız kokusunu engeller, içndeki asitler dişlerdeki lekeleri giderir
Nasıl yemeyeceksin? bak bu nasıl yiyeceğinden çok daha önemli! Üzerine yok efendim fondueye banayım, üstüne pudra şekeri, krema dondurma koyayım yok! Kaş yaparken göz çıkarma. Diyetisyenin verdiği listenin yanında dünyaları yiyip ama ben senin listendeki her şeyi yedim neden kilo veremiyorum diye diyetisyene çemkiren insan gördüm ben. Yemediği bi diyetisyen kalmış, kanepe tepesinde yiyo da yiyoo yuhh arkadaşım. O konua düşmüyoruz herşeyin bir edebi adabı var. Çilek içerken de aynı hikaye! Votka çilek? No no çilekli smoothie yes yes.

LimonluÇilekli Smoothie :)) offfff canım çektiiiii

Kırmızı biber veya karabiber ile lezzetli olduğunu söyleyen duydum (yemedim denemedim, yersen sevmezsen suçlu zinhar ben değilim), öyle ye, üstüne bal dök ye madem regl olacağın zaman, smoothie yap, at blender'a bas yoğurdu portakalı şeftaliyi mesela süy koy biraz, bi parça fıstık ezmesi, ağır dimandan sonra bir rejenere eder seni o aklın durur beden yenilenir o derece. Sabah yoğurt, biraz keçisütü çilek ve kırlmış cevizi yulafa kat ye hayyvan oluyor (ben buna bazen bir parça pekmez veya bal da koyuyorum ama sonra tavandan duvardan toplarlar bak baştan söyliim).

Çpk özledim, öğrenciyken Almanya'da 10 € verip çilek tarlalarına dalmayı, meydanlardaki satıcılardan 2 - 3 €'a kutu kutu çilek alıp yürüken yemeyi. Hem sadece çilek değil tüm orman meyveleri olurdu ne güzellll. Koşmaya ormana gittiğimizde arada dağ çileği olsun orman çileği olsun, şirin çileği olsun dalmayı :))) 



Efendim devvvvvv çilekler olalım. Doğanın iyiliklerini yiyelim biz de onlardan olalım, neden çünkü ne yersen osuun. Ben mi?

FitnessDelisi bir sabah uyandığında kendini devcileyin bir çilek olarak buldu....

Bu da ben oluyorum. Biz çocukken Çilek Kız vardı ya bu işte hatırladın mı? Strawberry Shortcake orijinal adı da ben işte :) 

Sevgiyle (Çilekle)

14 Mart 2014 Cuma

Karaya mı vuracaksın? Karar senin

Dün akşam gym'e gittim, giyinidm, yumurta beyazlarımı yedim hedef 1 saad cardio, üstü bacak üstü oryantal... Tam dolabımı kilitledim inicem artık bir kız. Aaa sen geçensenegörüştüğünamasonrakızlarınkıskanıpseninleküstüğükız değil misin? evet oyum tam da benim. Ayy ne kadar kilo vermişsin :) He verdim he. Ayy omuzların da ne geniiiiş. Ay kolların da çok kaslanmış. Tövbe bacım sayılırsın o zaman adonisimi hiç görme diicektim de hadi dedim demiiim.

Arkadaşım Mart bitti sayılır. haaaa 14'ünde ay mı bitermiş deme! Kredi kartı ekstrene bak, hesabında kalana bak. Bitmiş di mi oooyyy çok bimiş. Bitsin zaten Kutlu Doğum Ayı'm olmasına rağmen (bu arada hediye yağıyo hala arkadaşlar ne ettiniz çok mersilerden demetler, bu sene de iyi Chanel yaptı be esprimi tekrar ederim), çok güzek bir ay diil. Bu Mart'ı sevmedim seneye daha iyisini yapalım. Hah neyse Mart bitti, Nisan arada Tampon gelsin Mayıs, 19 dedin mi zaten deniz sezounu açılır, Alaçatı, Bodrum, Kemer, Kıbrıs ve muhtelif beach memleketlerinde giy bikiniyi uzan şezlonga yağla kendini (benim gibi yapma ben deep proffessional bronze falan takılıyorum kızartıyorum kendimi benim gibi yapma). 
Kızlara haste haset bahane bulma, çalış senin de olur

Evet canım BİKİNİİİİİİ bikini dedim eveeet BİİKİİİNİİİİİ. Nooldu bi sessizleştin. Esmanurla Latte keyfi bu da pastamız, Selinle şarap keyfi 2 kilo da peynir yedik, ben çok sosyalim spora gidicek vaktim yoooook, ay gym'e mi gidiyosunn ne sıkıcııı, onu ye bunu ye kıpırdama şimdi sen düşün canım. Ha bu arada ağustos böceği karınca olduk. Ben haftasonu sabbahın köründe kalkıp koşmaya giderken benimle dalga geçtin ya, ben de senin kurumak için astığın mayonu bikinini tekneye gerip Yunanistan'a doğru yol alırken seninle dalga geçicem. Bende posta pulu, sende tekne yelkeni. Hayat adil bebişim adil.... 

Şimdi yaza kadar hazır olmak istiyosan ne yapacaksın? Hızlı gelişim programı - aslında böyle bi şey yok, zaman alan işler bunlar ama yelkenli lafımdan sonra kırıldın sen bana. 

1- Realistik hedefler koy 42 bedensen 2 ayda 36ya inmeyi bekleme 40 bilemedin 38!
2- Sarımsak çayı onun suyu bunun çöpü gibi saçma salak kocakarı ilaçlarına bi ton para dökme bu işin temeli beslenme ve egzersiz.
3- Selülitlerinle bu sene de berabersiniz, bunu kabul et
4- Acil beslenme programı yap kendine, ya da diyetisyene git yaptır. Aç kalmadan, 5 grup besini de alarak, otlamadan... Proses edilmiş gıdalardan ve alkolden uzak dur. O bacağındakiler amze diil çünkü o yediklerinin yerleşip sana pis pis sırıtması
5- beslenme planına sadık kal. Ay şimdi kaçtı akşam yemem yok. İstiyorsan o zaman fedakarlık yapacaksın. Bu işler popo ister sende de maşallah bayağı var
6- Cardioooo o cardio yapılcaka aerobic veya anaerobic kondisyonuna göre haftada 3-4 hadi popolar kalksın (ay bebişim ormanda sahilde koşmak beleş, o da olmadı aç mezdeke'yi bir saat kan ter içinde kalana kadar göbek at)
7- Kuvvet egzersizi yapılacak, korkma Hulk olmazsın. O kadar yağla zaten şu an olamazsın, sonra da olamazsın. Haftada 3 en az! Hadi Pilates de yapsan olur bak onu da kabul ettim. (yabancı madde almadan kas oaranı arttırmaya çalışıyorum neler çektiğimi bilsen bu saçma düşünce bi daha gelmez sana da)
8- Uyu
9-YEMEEEEEEEEEEEEEEE

Karaya mı vuracaksın balina gibi yoksa salınacak mısın ceylan gibi :) 
al bu 9 emiri, uygula. Mayıs 20'de bir beden düşeceksin. İRADEEEE :) 

Hadi bakalım
Sevgiyle


26 Şubat 2014 Çarşamba

O sinsi şeyi yersen o da senin kalçanda göbeğinde baldırında sonsuza dek yağ olarak kalır

TV izlemem, sadece Galatasaray maçları arada da Dizimax'ta falan ne varsa. Çok arada orda burda enk gelirsem reklamlara falan hayretle de seyrederim ama. Bazı ürünler özellikle yuuuhh dedirtiyor insana. Ve daha da Yuuuuuhhh olan durum; insanlar bunlara inanıyor kanıyor özellikle yiyecekse hele bir de diyetse (ya da öyle lanse ediliyorsa) koşup alıveriyo. Sonra efendim be neden zayıflayamadım? Ay çok şaşırdııımmm oysa ki o kadar mısır şurubuna senin VS mankeni olman gerekiyodu. Geçen gün birini uyardım, vücuduna o mısır şurubu bombasını vermek istediğinden emin misin diye, benim vücudum alışk dedi. Keyfiniz bilir de arkadaşım insan bakar bi elinde akıllı telfon yoksa bile bütün gün mecburen bilgisayar başındasın hiç mi merak etmiyosun ya hu!

Bugünkü kahramanımız şeker ve halleri


Şimdi önce şeker denen hain şeyi nasıl sindiriyosun?

Bu şeker monosakarid zincirinden oluşan polisakaridler ve bazı özel enzimler tarafından parçalanıyo. Ağızda tükürük ile parçalanmaya başlıyo ince bağırsakta devam ediyo sonra bağırsaklar bu şekerleri emiyor ve vücut kullanıyor. Kalan da karaciğerde depolanıyooor. Şimdi bu şekerler (gluckoz, fruktoz, laktoz) mamaları tatlı yapıyo dayanamıyosun ya (yazar burada eveeet diye sırıtan okuyucuya İRADESİZZZZ diyor) hah bunlardan bizim bildiğimiz normal şeker olanı pahalı yerini tutsun diye senin o aldığın çikolata, bisküvi, kek, o klasmandakı tüm ıvır zıvır veeee sürpriiiiz diyet kahvaltı gevreği diye aldığın o  şeylerin içinde bolll miktarda mısır şurubu var!!! Fruktozun tadı glukozdan daha kuvvetli,  e mısır şurubunda da %80 fruktoz, %20 glukoz var, ucuz da doldur gitsin!!! Şimdi bebişim bu şekerler eridi, ince bağırsakta emildi karaciğere gitti ya, bunun parçalanması için de insülin gerekmiyor, he işte insan vücudu çok az fruktoz kullanabiliyor, kalanı trigliserid, yani yağ, yani kilo yani selülit! Artık nasıl algılamak istersen. Çok fruktoz tüketirsem ne olurum diyorsan; diyabet (şeker hastası), hipertrigliseridemi, koroner kalp hastalıkları, karaciğer yağlanması, hipertansiyon, kanser, hızlı yaşlanma bunlardan biri sürpriz olarak sana gelebilir! Bak bak dev hizmete bak seçmiyorsun bile sürpriz geliyor waauuuww! Hala o cicili bicili kahvaltı gevreriğini yemek istiyor musun?
Mısır şuruplu tatlı tüketen Kezban'ın hazin sonu...

Bir de Türkiye'de yaşıyorsun ya Genetiği Değiştirilmiş Kanserojen Mısır kabusu var. Ne malum o mısır şurubunda bu Frankenstein mısırların kullanılmadığı! 

Nerede var bu mısır şurubu ay biliim de uzak duriim dersen; tüm proses edilmiş tatlı gıdalarda o marketlerden aldığın, sonracğıma meyve suları (100% saf ise onu bilemem, ben gene de içmiyorum evimde robotum var sıkıyorum anacım), bir de pastanelerdeki tüm o leziz şeyler. (Ben bizim mahallenin pastanesinden alıyorum arada zorunda kaldıkça misafir bilmem ne, küçük bir aile işletmesi o yüzden bizde yok diye yemin billahlar, dindar da insanlar, benim de ne psikopat olduğumu biliyolar, yani yalan söylemediklerini kuvvetle muhtemel umuyorum). 

Dünya Obezite Haritası (www.ibtimes.com adresinden)
Ama ben ne yerim o janajanlı gevreği yemezsem? Ama bunun reklamında eski sporcu oynuyo kötü olabilir rmi? Ama üstünde yazıyo 2 haftada 44 bedenden 34'e düşecekmişim ve saire ve saire aptal soruların yanıtını çIk kızım temiz havaya hem oksijen al açıl hem de 45 dakika yürü bunu haftada 4 kez yap, o şeker bombasının yerine de yulaf ye mis gibi, light yoğurt ve keçi sütüyle karıştır içine biraz yeşil elma, ceviz, tarçın offf bak bu mesela zayıflatır, bol lifli proteinli, iyi karbonhidratlı ve metabolizma hızlandırıcı ayrıca tarçın da tatlı yaptı onu, daha ne istiyosun. (ben yeşil elma kullanıyorum kırmızı da olur , o zaman tarçın koymadan bir düşün istersen).
Bak ne kadar leziz ve sağlıklı hem de tatlı o şeyler ehakikaten ihtiyacın yok bebişim 
Yememem gerekeni söyledim, ne yiyebilirsin onu da önerdim. Karar senin kocaman kız olmuşsun artık (hem yaş hem beden maşallah). Ha ama hala gidip o proses edilmiş şeyleri bedenine tıkıştıracaksan bir kez aynaya bak ve bedenine aynen şöyle de: Ben sana değer vermiyorum, iradem sıfır o yüzden sana iyi gıda vermek yerine düşük besin değerine sahip ucuz şekerle seni dolduruyorum de. Bunu da 3 kere tekrarla. (bak gene sana iyilik yaptım bırak şu huyları beybi bırak sağlıklı yaşa hadi bak ne güzel la la laaaa)

Ya şimdi hemen cardio'ya başla ya da bir kaç ay sonunda Sumo yapabileceğin tek spor dalı olacak

Sevgiyle

PS: Sindirim olayı çok karmaşık bir proses, onu eeenn basir haliyle yazmaya çalıştım kendi anladığım gibi, ben de doktor değil mühendisim sonuçta, motor desen anlarım da bunlar beni de arada zorlayabiliyor, sürç-ü lisan varsa affola.


3 Şubat 2014 Pazartesi

Gel vatanaş geeel yağ yakan mamalara geeel

Bak yağ yakan şey yedim oleyyy haydi o zaman 5 metre pide yiyelim yok! Burada bir anlaşalım. Kilo vermek istiyorsan arkadaşım popolar kalkacak, rahat bölgeden çıklacak, yediğine de dikkat edilecek. Olay bir bütün. Bunda da mutabıksak devamını oku. Yoksa şurda bi yerde sarımsak çay reklamı olacaktı seni oraya alalım.

Açık açık hedef gösteriyorum hedef bu şekerim olacak mısın sen de böyle hah oku o zaman :) 

1. Biiiiiir tam tahıllar. Yüksek lif içeriğinden dolayı vücut bunları parçalarken iki kat daha çok kalori yakar. En sevdiklerimiz kahverengi pirinç ve yulaf.

2. İkiiiii Et. Proteinin içerdiği kalorilerin %30'u daha sindirim esnasında yakılır.

3. Üüüüç Sağlam metabolizma yaratmak için kas kütlesini arttırıcı Kalsiyum ve D Vitamini manyağı düşük yağ oranlı süt ürünleri mmmmmm peynirdelisiyim aynı zamanda naaammmm

4. Dööööört Yeşil çay. Muhteviyatındaki bazı malzemelrden dolayı metabolizma hızlandırıcı etkiye sahip kendisi. Ayrıca antioksidan deposu. İçiniz gğnd eennnn az bir fincan. Faydaları saymakla bitmez (FitnessDelisi tavsiyesi güvendiğiniz bir aktardan alacağınız Yeşil Çayı French Press'te demleyip içiniz, Şirket çaycısı french press temizlerken çemkirebilir ama bu daha faydalı içine zencefildi karnfildi bir sürü güzel şey daha atarsın hp aynı şeyi içmemiş olursun hem) ŞEKERSİZ CANIM ŞEKERSİZ İÇİCEN



5. Beeeeş Mercimek. Çünkü bizi yemişler. Ispanak olmamalıydı Temel Reis'in yediği Mercimek olmalıydı. Manyak gibi demir var içnde. (Mercimek de ıspanak kadar havalı diil ama olsun naapıcan artık)

6. Altııııııı Acı biber acı sos. Hepimizin damak tadına hitap etmez OK ama vücuda ısı verir bu da ekstra kalori yakımı sağlar. Kısaca metabolizmayı hızlandırır F1 kıvamına getirir.


7. Yediiiii Bademler ve diğer ÇİĞ kuruyemişler. Açlığı dengeler, kas yapar

8. Sekiiiiz Yumurta. Candır canandır. Kas yapar ama beyazını yiyeceksin her gün 5 yumurta sarısı yenmez. Benim günlük tüketimim 3 yumurta ama sadece birinin sarısı. Benim metaboizmama bu uygun herkesinki kendine. Her koyunun kendi metabolizması.

9. Dokuuuuuz Böğürtlen ve türevleri muhteşem mucizvei şeyler.

10. OOooon Fıstık ezmesi Testesteron sagılatır (kadınlar için de faydalı olabilecek seviyede) kas yapar, yağ yakımını arttırır

11. Onbiiiiir Soğuk denizlerden gelen yağlı balıklar (bakınız somon) roket gibi yağ yaktırır, tokluk verir aç dolanma çok kötü bi şey

12. Onikiiiiii Greyfrut insülini düşürür, kan şekeri ve metabolizmayı dengeler, byaz yerlerini de ye lif onlar lif çok önemli



13. Onüüüüüç ıspanak ve yeşil sebzeler serbest radikallerle savaşır kas yapımını arttırır lezzziiizzzz

14 Ondööört Ananas :) çok severim çok çok severim



Tamam mı? Bak gene diyorum popoyu hareket ettirmez ben nasıl olsa acı biber yedim dur iki tepsi baklavaya beyaz ekmek banayım dersen olmaz bu iş. Bikiniyi düşün!!!!

Hedefi gene bi hatırlatiim dedim lazım olur. Baklava falan lafı geçti canın çektiyse resme gene bi bak. 


Sevgiyle

31 Ocak 2014 Cuma

Tescilli Deliniz Türk Basınında :)

Zafer Yolu'mu Fitness Magazin Türkiye'ye anlattım. Tez dergi alına okuna, ayrca derginin genel içeriği de harika, takip edile :) Her FİtnessDelisi'ne lazım bebeyimlerrrr. Kissssseeeesssss :)))

30 Ocak 2014 Perşembe

Kilo verdiren, cildi pırıl pırıl pürüzsüz yapan en muhteşem detox reçetesini veriyorum!!!!

Bugün su içicez. Beyninin %90'ı vücudunun %75'i su. Su içmeyi sevmeyen insanlar tanıyorum ben ve varlıklarının tuhaf olduğunu düşünüyorum. Çöl kertenkelesi gibi su içmeden yaşamaya çalışıyolar... Ben ki 2 litre normal su ve bir litre akminayı her gün bir içerim, buna bir de idman esnasında içtiklerimi ekleyin etti mi sana ufak çaplı bir göl! Ne güzel.

Ne kadar su içmeli günde? Çişin renksiz kokusuz olana kadar! Net. (Lafı dolandıramadım kusura bakmayın yıllardır UZMANLAR bi şunu net söyleyemedi)



Kemiklerin %22'si, Kasların %75'i, Kanın %83'ü su. Bu su besinleri namnamları oksijeni hücrelerine taşıyan kanının ana maddesi yani. Bu kadar gerekli su sana. Varlığını devam ettirebilmen için şart varlığın su çünkü. Burdan derin bir filozofik tartışmaya girelim mi fetüstü amfibilerdi yunuslardı falan :)

Bir kere enerjinizi konsantrasyonunuzu toplar su içmek. Ya da şöyle diyelim düşmesini engeller!

Vücust ısısını dengeler (nihayteinde milyar tane kimyasal reaksiyon neticesinde hayattayız basınç ve sıcaklık kimyasal reaksiyonlarda çok önemli bu ısı adaptasyonuna bir de burdan bak)

Kalp krizi ve kanser riskini azaltır bolll su içmek.

Baş ağrısı nedir bilmem (Lodos olmadıkça) çünkü deli gibi su içiyorum. Her kaynakta suyun baş ağrısına iyi geldiğini görürsün.

Yağ yakımında rolü var suyun şekerler o yüzden kilo vermek için de yardımcı olur (gözleirn parladı kulakların dikildi kilo vermek diyince).

Toksinleri İzmir marşı ile gönderirsin (işte çişine dikkat et, berrak ve kokusuzsa bravo toksininzi çook az).

Cildi pırrıl pırrıl yapar (hayatımda sürdüğüm en pahalı kremin fiyatı 300 €'ya yakındı THY gene bizi dikmiş havalimanına rötarın ağbabasını yaşıyoruz Brüksel'de sinirimden attım kendimi Freeshop'a bi baktım krem fiyata baktım OHA nihayetinde 20 gram da bi şey böyle minnak, Arap yağı bol bulunca düsturuyla aldım kremi boca ettim. Parıl parılım falan dedim oha bu cilt bir daha olmaz böyle - vermem o parayı ben- ve şimdi bakıyorum egzersiz uyku ve sıvı üçgenim tam cildim parıl parıl porlarım nerdeyse yok vallahi bak). Vücudu dehidrasyona uğratmamak saçını cildini pırıl pırıl yapar. (İçmenin yanısıra bakınız Evian'ın dünyanın parasına sattığı spreyleri hepimiz aldık onu hepimiz o kazığı yedik)

Kabızlığa çaredir şekerim su, vücudu ve sindirimi düzenler.

Bağışıklık sistemini toparlar (Almanya'da öğrenciyken paten yaparken düşüp kuyruk sokumumu çatlatmıştım doktor bana günde 3 litre su içmemi ağrının azalacağını, alçı veya başka bir önlem alamayacaklarını söyledi. Ama Almanya'da dokorlar neredeyse herşeye çok sıvı alın 3 litre su için diyorlar).

Dehidrasyona uğratmıyoruz kendimizi çünkü su eklemlerimizi kaygan kaslarımızı elastik tutuyor (bakınız juicy steak kıvamında olmak). Vücudun iyi olduğu için ruh halin de iyi olacak (bir kere ne por kalmış ne bir şey bir de cilt parlıyo deli gibi daha ne istersin).

İçinde yağ yok, şeker yok, alkol yok, gıda koruyucusu yok, boya maddesi yok, saf duru bir şey daha spirituel algılamak istersen doğa ile bağlantı kurarsın diye düşün. Ya da saflık mesela (hani günahlar suyla yıkanınca gidiyo ya ruhun gibi vücudunu da temizle düsturu bildiğim her dinde bir var bu)



Valla sağlık, ruhanilik, din, kilo verme ve cilt her yönden yakaladım seni kaçamazsın. Bugün bol miktarda su içeceksin belli oldu. Bazen sıkılıp bardağımın içine bir mevsim meyvesi tanesi (nar, üzüm, çilek kiraz favorilerim portakal ayva aynı etkiyi vermiyo), taze nane, çubuk tarçın falan attığım oluyor rahiya veriyor ya da lime(ay tamam ukala dendi bana gele misket limonu oldu mu) veya sarı limon dilimi.

Masanda su var mı? İç bakalım.

Angelo Bronzino: İç anam iç diyo bak ne güzel diyo

Sevgiyle

22 Ocak 2014 Çarşamba

FitnessDelisi ve Kabile Büyücüsü aynı kişi mi?

Zaman dün akşam. Yer spor salonu tabi ki nerede olacaktım hıh! Şu gelip de gitmeyen gribi savuşturmaya çalışıyorum. Gidiyo geliyo böyle tam alien filmi gibi tam yaratık öldü diyosun hoop yandakinin karnından geminin bilmem neresinden diğerinin ağzından fırlıyo. Bu grip salgını da o hesap. Sadece bana değil, soruşturdum etraftakiler de aynı şekilde muzdarip herkesin dediği geçmiyo lan bu bumerang gibi gidiyo gidiyo geri geliyo. 

Mevzu bu değil! Ben gayet hayatımda bu yokmuş gibi yaşıyorum. Canım ne isterse yapmaya devam ediyorum falan. Dün de Salı ben de haliyle Dinamik Vinyasa Yoga üstüne Oryantal yapiim niyetiyle mutluyum. Hasta olmasam spinning ile devam edecem, ve fakat vücudumda grip virüsüne karşı OHAL var. 

Yanımda Kikirik, tamba tumba esme bomba bi arkadaş kendisi, aldık matımızı serdik, hoca söylüyor biz yapıyoruz ama ben daha meditasyonda tekledim, nefes alamıyorum burun tıkalı. Neyse bi ben diilim heryerden öksürme tıksırma sesleri geliyor o anda o ylanız olmamanın verdiği rahatlama, o sürü psikolojisi o kuyunluk beni çok mutlu etti, 19 kişiyiz hepimiz ayrı safhalarda gribiz. Artık sonlarına doğru Yay pozundayız, deli gibi bacak kalça açmışız vücutta muhteşem bir enerji dönüp duruyor normalde benim zıp zıp bir halde olmam lazım. Son 5. nefesimi verdim, yere indim elimi ayağımı çözdüm, Dedim Kikirik ben oryantale yalan oldum. Berbatım. Ateşim var. Ağliicam ama. Kikrik beni iki poz beş nefes arası ikna ediverdi. olaydan 15 dakika sorna belimde şıkırım titriyodum. Hastalıktan dieğil ama ritimden.
Yay pozu, faydaları saymakla bitmez; sırt ve karın kaslarını güçlendirir, üreme organlarını uyarır, göğüs, boyun ve omulzarı açar, bacak ve kol kaslarına iyi gelir, sırta esneklik kazandırır, stres ve yurgunluğa karşı birebirdir, regl dolayısı ile duyulan rahatsızlıklara iyi gelir, kabızlığa da, Böbrek sıkıntılarına iyi gelir. Gözetim altında yapınız bebişim Sakatlanmayın Her yer yoga stüdyosu kafaya göre yapmıyoruuuzz 

Bi tanecimmm Murat Hocacım da dün coştukça coştu zaten tırrrrr tırrrrr böyle darbukalarda hepimiz ayrı bir uçuştuk. Dersin ortalarına doğru yalnız olmadığımı anladım. İlk anlarda ölücem kesin ölcem cesedim şıkırlı olacak diyodum 10 dakika sorna oooooh yandan yandandım. Dans insana ayrı bir güç ayrı bir enerji veriyor yaaa yani o özgüven, o tatmin o mutluluk başka. 25. dakika civarı ben Kabile Büyücüsü olmuş hem kendimi hem de etrafımdaki kadınları iyileştirmek için dans ediyorum falan :) böyle de manyak bir hayal dünyam var benim. Anlatmıştım daha önce Mata Hari Sudanlı prenses falan oluyodum. Dün gece de şifa dağıtan Afrikalı bir Kabile Büyücüsüydüm :) Ama vallahi bak işe yaradı yaa. Hepimiz iyileştik. Hatta eminim onlar da benim gibi şu dalgalanma hareketini çalışıyolar, nice kariyerli kadın ofisinde oryantal çalışırken bir anda patronları ve iş arkadaşları tarafından basıldı... Onları bilmem ben zerre utanmadığım gibi bir de üste çıktım, ne yani siz de yapın! Yapamıyosunuz diye kıskanıyosunuz di mii diye çemkirerek tarihe de adımı şıkırtılı pembeli morlu harflerle yazdırdım. 
Dans etmediğimde ben Shaman (temsili, benim saçlarım daha güzel bunu ben sanmayın)

Neymiş;
Hasta mısın derdin mi var ne sıkıntın varsa vaaar, herkesin vaaar. Derdi sıkıntıyı sorunu çözmek sorun odaklı olmak iyidir. Ama bazen de kafayı düzlemek için basıp kaçmak gerekir. Dön arkanı git sorunlardan kaçmak çok insani bir şey. Ağlamak bağırmak tepinmek de öyle. Duygun var senin robot değilsin mazallah. Sonra seni ne mutlu ediyorsa onu yapıcaksın, engel yok. Öyle insanlar var ki ne engellere rağmen neler başarıyorlar. Utanırsın. O yüzden şekerim engelsiz yaşayacaksın. Canın ne istiyorsa limitin o. Dene bak bakalım nasıl oluyomuş. Ben valla hiç bir zararını görmedim :) 

Sevgiyle

10 Ocak 2014 Cuma

H1N3 1 - FitnessDelisi 5 Maç sona ermek üzere FitnessDelisi Şampiyonlar Lİgi'nde

H1N3 denen biyolojik silaha maruz kaldım! Bunun başka bir açıklaması olamaz. Yani ben düzenli egzersizini yapan, stresten uzak kalmak için hayatından insanları satırla kesip atabilecek ve bir daha asla arkasına bakmayacak kadar - tamam bencil demeyelim ama - kendine düşkün, yediğine içtiğine dikkat eden biriyim. Ben bu haldeysem vücut yağ oranı yüksek, proses edilmiş şeker tüketen, hiç hareket etmeyen, stres içinde debelenen insan ne hale gelmiştir acaba. Okuduğuma göre hastaneler adam almıyormuş sanırım onlar orada... Şifa dilerim...

Carl Larsson'un Yaz Sabahı tablosu hjyene dikkat çekmek amacı ile buradadır. Duş al, el yıka başkasını telef etmeyelim vari biz yanmışız madem :)

Az önce Osman Müftüoğlu'nun yazısını okudum. Gazete okuma alışkanlığım yok, 2007'den beri haber izlemem, TV ile de bağım kısıtlı,; Dizimax, film kanalları bir de tabi ki vazgeçemem asla senden LigTV, 2011'den beri de gazete okumuyorum. Arada bir iki köşe yazarı - komik yazarsa - kültür sanat (çok az) ve bol bol spor. Osman Müftüoğlu benim için ak sakallı dede gibi birisi, yani var öyle arada çıkıp erdemli şeyler söylüyor. Sen de bakıyorsun aklına mantığına yatıyor. Bazen saflığıma gelir körü körüne yaparım ama genelde bakarım okuduklarıma - Google is my Best Friend hatta BFF  falan.... (best friendlerim alınmayın siz insan olanları da çok seviyorum). Yani adam koskoca doktor hem de yarı yaşı görünüyor, ben seviyorum arada okumayı onu. İlham verici bakın arada.

Bugünkü yazı, ay ok linki de veriim ben; bu, şu muhteşem H1N3 hakkında. Ben dün ne yazdıysam adamcağız da yazmış. Tabi o Prof. Dr. ben diilim, e napiim eziklemeyin beni de :) Antibiyotik cızz diyor ben de hala almamaya savaşıyorum. Dün salona da gitmedim bugün de gitmem (gerçi zaten gitmeyecektim iki nedenden ötürü biiiir Benim biricik Murat Hocam'ın 80's Aerobic Let's Get Fit dersi bu akşam yooook, ikiiiii GALATASARAYIMIN MAÇI VAR).

Dün akşam aldım bir kutu Selpak mendilimi, bir litre Akmina, bir sürahi normal su (bu mevzu derin günde 1 lt Akmina 2 lt de normal su tüketiyorum ben normalde, şu anda acil durum miktarlar arttırıldı), nişasta yaptım sıcak sıcak bolllll tarçınlı, iki kırmızı elmayı bir güzel dilimledim üzerlerine fıstık ezmesi sürdüm. Herşeyi yedim içitm. Demiştim bir keresinde biz sporcular yemeyiz besleniriz diye, dün gece besiye çektim kendimi resmen! Yapmasaydım bugün perttim sanırım, ama şu anda bir şekilde ofisteyim. Muzum elmam masamın üzerinde ıhlamurlu adaçaylı karanfilli güllü tarçınlı zencefilli hibisküslü ve kiraz saplı bir çay karışımım var onu da yapacağım. Öğlen yemeğinde bolll karabiberli bir çorba. Ben iyi olacağım :)
Temsili bitki çayı :)

Antibiyotik vücudumu yoracak, biliyorum, bunu doktorlar da söylüyor zaten o yüzden istemiyorum hala. Bugün de direnişe devam! Yarın hafif antrenman - ay yarın fotoğraf çekimim de var bir dahaki ay FitnessDeliniz Fitness Magazin'de :) alıyoruz okuyoruz. Ben bir başarı hikayesiymişim ondan ben de varım yiihhuuu. Biraz cardio falan bir seans sauna. Ter toksin atıcam ben. Hem koşular yaklaşıyor kış rehavetinden çıkmak gerek, kondisyonu bozmamak gerek :)

Ayrıca grip olan şekerlere benden tavsiye; normalde kendine ne kadar bakıyorsan şimdi daha çok bak. Vücudun su kaybediyor içieriye boll su takviyesi, sıvı alımları artısn!!!! Cilt illa ki maymuna dönüyor hastalıkta ne yapıyoruz - valla ben el kremimi burnum kenarına da sürüyorum - bol  cilt temizliği, bol nemlendirici. Hastayım yapmiicam yok!!!! İyi olmaya iyi görünmeye devam ediyoruz, moraler yüksek tutulacak başka yolu yok Hastayım diye paçoz paçoz dolanamam koca gözeneklerle - şu anda gayet sıkı gözeneklerim benim aferim bana hadi sen de.... Seni sıkan üzen daraltan bir şey varsa hastayken at gitsin hayatından şekercim. Her sümkürdüğünde hatılarsın, tam zamanı :) İyi bir kitap oku, seni yatağa / kanepeye çakar uyuyakalırsın dinlenmeni sağlar yoksa benim gibi hareketsiz durmaya katalanamayan bir organizmaysan işin zor (elim dursa ayağım durmuyor durumundayım, hastayım ya bir de hayır hasta değilim ben diye inatlaşıp örümcek maymununa döndüm iyice).

Ben (temsili)

Önce aklın temiz sağlıklı olsun, kalbin açık kinden nefretten uzak olsun. Vücuduna saygı göster sev, bak şimdi hasta o. Bu biyolojik silahı da atlatıcaz dostum.

Sevgiyle

8 Ocak 2014 Çarşamba

Sıkıldın mı? At gitsin canım aaattt gitsiiinnnn

İyinin parçası olmak ne kadar öenmli ne kadar güzel ve ne kadar zor! Bazen kendi bütünlüğün için harcadığın zaman, verdiğin emekler, yaptığın yaşadığın onca şeyi bir kalemde silip, satırla anılarını hayatından kesip atıp devam etmen gerekiyor. Olumlu olmak çok zor, olumlu kalmak daha zor. İstanbul'un trafiği ayrı sıkınıtı, hava soğuk ya da çok sıcak, iş güç her zaman üstüne gelir insanın, kendi serdin sıkıntın illa vardır hep, ya evin duvarı nem alır, ya ekstren kabarık gelir, ya geç kalırsın, biriyle küser biriyle kavga edersin. Off yazarken darlandım.

Yalnız kimsecikler kusura bakmasın, ben ruh sağlığımı akli dengemi yolda bulmadım. Genelde yolda bulduğum şeyleri de almam zaten, ne üdüğü belirsiz şeyler hayatımda istemem. Bir yerden sonra kendini olaylara öyle kaptırırsın ki çizgiyi geçer her şeyi feda edersin, işin olur gücün olur, ite kaka götürdüğün ilişkin olur artık neyse mesele. Seni üzdü mü bırak ayrıl değiştir o şartlar her neyse altında kalma. Depresyon denen şey omzumuzdaki melekler gibi nerdeyse. Sana nefesinden daha yakın olabiliyor. E girmeyeceğiz dedik. Sen benim pozitif enerjimi Sünger Bob gibi emersen a canım benim ben de eninde sonunda seni Evren'in solucan deliklerinden birine yollarım her ne isen. Git de başka boyutu darla, yani benim günahım ne ben burada sevimli, ukala, şımarık, pozitif bir FitnessDelis'yim.

Kendimi iyi hissetmezsem, o zaman bedensel ve ruhsal bütünlüğümü kaybederim, hedeflerimi doğru belirleyemem, onlara doğru hazırlanamam, başarılı olamam ki.... Sen benim olumlu enerjimi benden alırsan bana dert verirsen karşılığında ne anladım bu işten. Profesyonel alışveriş canavarıyım, böyle zararına satış görmedim. Otur sıfır. Hatta çık sınıftan bir daha gelme. Oturduğun sırayı da yakıcaz.

Olumsuzu hayattan yolladıktan sonra neler yapmalı? Önce açacaksın mezdekeyi (benim tercihim Ya El Yelil) önce bir atacaksın göbecikleri, olmadı bas 9/8'lik geç. Sonra bi topla kendini bi silkin (sauna, masaj, dinlenme, yeni bir fitness programı mesela) sonra at kendini salona, at dertleri kapıya, ooohhh kasların çalışsın, beynin yorulacağına kötüye sen bir geliş bir arın :)  haydi kafan da açıldı artık, yeni hedeflere gel.

Biz Gym Gang'in iki tavşanı olarak Kuşum ve ben  Alanya'da harika bir organizasyonu gözümüze kestirdik. Koşu sezonu geliyor yavaş yavaş tabi hazırlanalım. Avrasya'dan beri basmadık, sevgili Kuşum orada da yoktu kayıtları kaçırmış. 4 Mayıs 2014 Wingsforlife Dünya'da ilk defa bu konseptte bir koşu organize ediliyor, hem de harika bir amaç için. Ne kadar şanslı olduğumuzu, şükretmek için vermemiz gerektiğini hatırlatan bir etkinlik. Koşamayanlar için koşup onların daha iyi yaşamalarında biz de ufaaccıııkkk miinniiiciiik katkı sağlayacağız. Derece değil istediğim, bu iyiliğin bir parçası olmak, hem de katkıda bulunmak bir de kendimi geliştirmek ayrıca Mayıs'ta Antalya kaçamağı da üzerine gelince fıstık ezmesi sürülmüş elma dilimi oldu bu hmmmm proteinli, faydalı yağlı lifli tatlıııııı :))))bak nasıl canım çekti. Kendime Not ofise fıstık ezemsi alınacak.

Biz Kuşumla bu sene Bozcaada senin, Belgrad Ormanı benim, RedBull, Nike, Avrasya, Salamon, Urbanathlon ve daha bilimum koşular benim elde bavul, popoda şort, ayakta koşu ayakkabısı bacakta bengay elde muz koşacaz da koşacaz. E seviyoruz ne yapalım :) Koşmak seni özgürleştirir :)))

Sen nasıl iyilikler yapacaksın? Sen neyin parçası olacaksın? Seni üzen, enerjini alan, mavi gökyüzünü gri bulutla kaplayan ne var hayatta? At gitsin, o kadar çok güneşi hakediyosun ki... Sırf sen olduğun için, ne kariyerinden, ne diplomaların, ne mal varlığın ne maaşından dolayı ama sadece sen olduğun için.

Haydi ben koşu antrenmanı yapıcam akşama, bugün hemen geçsin. 4 Mayıs'a hazırlık var :)

Sevgiyle

7 Ocak 2014 Salı

Aylık depresyona en iyi ne gelir? (bugün kızlara özeliz)

Bugün çok kadınsı. Konu; regl döneminde fitness. Krampların, ağrıların, acının, seri katile bağlatan sinirin ortasında rahatlamak için yapabileceğin en güzel şey ne? Tabi ki yatağa yatıp paket paket cips, tabak tabak brownie, mud pie ve kutu kutu çikolata yemek değil!!! Gym'e gideceksin. Şu psikolojik engeli ortadan kaldırabilirsen al ağrı kesicini at kendini salona. Çünkü östrojen ve projestoren seviyelerin düşük, bu da vücudunun daha erkeğimsi bir havada olduğuna delalet. (Sanırım regl günlerinde kadınlar kendilerini bunda çirkin hissediyorlar iyy erkek gibiyiz aaauuuwww).

E erkek olmanın da vardır bir avantajı değil mi? Mesela egzersiz esnasında daha kuvvetli hissedilebilinir. Ayrıca bazı araştırmalara göre biz kadınlar bu dönemde daha hızlı rejenere olmakla beraber daha yüksek acı eşiğine sahipmişiz. Bir erkek mesela o krampları geçirse dünyayı yıkar ama sen işe gidiyorsun, araba kullanıyorsun, hayat normal normal devam yani :) Bak o psikolojik engel kalkıyor di mi yavaş yavaş. Hah bir dene aş şu engelleri. Hem vücudunu hareket ettirdikçe o ağrı o sancı da azalacak. Kendimden biliyorum. Bazı hocalarım o dönemde ağırlık kaldırmayı önermiyor, ama daha hızlı koşabilirsin, daha ileri bir yoga sınıfına girebilirsin, ne biliyim gerekli lojistiği sağlayıp yüzebilirsin. Canın ne isterse yapabilirsin. Kendini alışkanlıklarından mahrum etme. Kadın dediğinin metabolizması zaten devamlı ha bire değişiyor, e neden normalde ona davrandığın gibi davranmaya devam etmeyesin ki? Şoklama bedeni. Su iç bol bol, hatta hava uygunsa çık bolll oksijen alabileceğin bir yerde yap sporunu. Kendini kısıtlama.

Bu şunun kanıtı: Kendini kendin bile durdurmazsın eğer istemezsen!!! En iyi koşu performanslarımı "özel günlerde" çıkartıyorum mesela bu da mı gol değil! Dans etmeyi seviyorum hareket ettikçe açılıyor insan, hem o hormonal iniş çıkışın yarattığı manyak depresyon da yok oluyor gidiyor.

Bedenini sev canım, her şeyiyle. Başa gelen de çekilir, hepimize oluyor bu iş. Neymiş, hiç bir şey beni durduramaz ben eğer durdurulmak istemezsem. Çikolata yok fıstık ezmeli muz var, o da şeker bu da. Cips yok yeşil elma verelim. Abur cubura dayanmak yok, sağlıklı beslenmeye devam. Bol bol lif ye, proteinini somondan al biraz da. Sonra onlar yazın selülit saklarken sen sahillerde özgürce hoplayıp zıplayacaksın. Durma devam et :) kendini iyi hisset, iyi ol.



Sevgiyle

3 Ocak 2014 Cuma

Bir fincan kahvenin hatrının periyodik süresi ve metabolizmaya etkisi

170 cm boyum var acayip acayip türlü türlü huyum var. Mesela sabahları kalktığımda öyle çok negatif olmasam da (sebebini birazdan öğreneceksin) neşeli şirine de değilim. Çok negatif değilim çünkü kahvemi içmeden kimseye tek kelime etmem, bu yüzden de modumu çok bilemezsin. E sabah kremlerimi sürüp evden çıkarım ofise geldiğimde ancak makyajımı yaparım, kremlerim nüfuz etsin iyice cildime diye, o arada da kocaman büyük ekran kaynakçı gözlüklerim yaz kış gözümde olur surartımın ifadesi de belli olmaz. Yani Phantom gibi dolanırım, kimseye elleşmem kimse de bana bulaşmasın diye.


Tek kelime edemem, edersem anlarsın ben olmadığımı zaten; ve en yakın kiliseye gidip Rahip'e sen biliyor musun amca şeytan çıkartmayı bizim bi arkadaşa derinlemesine nüfuz etmiş dersin. Benim içimdeki şeytanları, o kadim canavarları ne Peder Efendi, ne cinci ne de kabile büyücüsü çıkartabilir. Benim tek çarem güzel bir sabah kahvesi. Bir adet sade Türk kahvesi olabilir mesela, 40 yıl hatır var derler bende 4,5 saat kadar sürüyor bu süre. Keza öğle yemeğinden sonra mutlaka bir tane daha içmem gerekiyor.Yoksa uyurum. Uyursam olmaz, o zaman patron yakalarsa sıkıntı. Uyumamalıyım. Sabah kahvesini filtre kahve ile değiştirdim son zamanlarda. Kışın gelmesiyle ofisime yerleştirdiğim kahve makinası ile, ki bir de espresso makinem var arada americano da yapıyorum elime sağlık, ilişkim çok ateşli. Her sabah tutkuyla günaydın derim, o da kocaman ofisimin her santimetrekaresini misss gibi kahve kokusuyla doldurur.


Peki bu benim için ne kadar iyi? Sonuçta devamlı egzersiz yapan, bazen çok hard core bazen hem ruhsal hem fiziksel bütünlüğümü hedefleyecek şekilde haftada 5-6 gün idman yapan bir FitnessDelisi'yim. Bir çok yazı var internette, br çok makale, bir çok bilimsel yayın. Bazılarına göre idmandan önce kafein almak dayanıklılığı arttırır, acı eşiğini yükseltir, performansı iyileştirir. Ayrıca kafein, bir uyarıcı, sisteme girdiğinde yağ hücrelerinin yakılmasını sağlıyor, yani belli bir oranda kilo vermeye yardımcı. Dikkat edilmesi gereken şey ise, idrar yapıcı, yani vücuttan deli gibi su atılmasını sağlıyor. (Kendi deneyimlerimden de bilirim - doktorumla benim prostatım var; hayır olamaz mümkün değil; hayır doktor bey var benim vücudumu benden iyi mi bileceksiniz?; saçmalama kadınlarda prostat olmaz delirtme beni- diyaloğunu sık sık yaşıyorum ben). Spor esnasındada vücuttan terleme yoluyla bolll miktarda su atılır, (atılır demek istemezdim çıkar gider su - terliyorsun), nihayetinde su kaybederiz. E kafein de su kaybettiriyor. Bu durumda dengeli bir şekilde tüketmek gerek - malum anne lafıdır, herşeyin azı karar çoğu zarar / herşey dozunda, v.s. Kafein alımı ile su kaybını dengeleyecek şekilde su tüketmek farz yani.

Bunun yanısıra çok fazla kafeinin taşikardi, sinirlilik, kaslarda seyirme, uykusuzluk (bak buna gelicem gene), yorgunluk ve saire ve saireye neden olabilir. O yüzden hakikaten gerektiği kadar tüketmek gerek, bunun için de insan vücudunu bilmeli, dinlemeli, tanımalı :)

İdman sonrası kahve alımı hakkındaki yazıları okuduğumda rejenerasyon aşamasında destekleyici olduğunu gördüm, gene de insan kendisi araştırsa bir de vücudunu dinlese daha uygun olur. Fakat uykusuzluk yapacağı durumlarda tabi ki no no :) kasların gelişimi ve metabolizmanın sağlığı selamti açısından uyku gözümüzün nuru başımzın tacı.

Kafeini sporcu içeceklerinden de temin etmek mümkün, hepimiz biliyoruz, yalnız bunlar güzel tatlarının, serinletici ferahlatıcı etkilerinin yanısıra bir sürü de şeker yüklüyorlar bünyeye benim kararım no no. Ha 1000 yılda bir falan içerim ama o da olur o kadar, mesela koşu müsabakalarından sonra.

Hiperaktif bir işarkadaşım var, Danimarkalı kendisi. Kahve hiç içmez. Hiperaktif olduğu için kahve içince tazmanya canavarı gibi bir şey oluyor. Bir kere şahit oldum, benim sabahları kahve içmemiş halim yanında melek kalıyor o kadar yani. Bir Danimarkalı için kahve içmemek zor tabi ama insan kendini dinleyip bilince uzak kalabiliyor. Bak bu da işin püf noktası.

Bir de işin cılkını çıkartmamak gerek. Aaaa kahve iyiymiş kız kezocan, gel şurdan bir bol şuruplu bir sürü şekerli üstü de kremalı bir amerikan kahvesi alalım dersen olmaz o :) kahve var kahve var. Bir de sen mesela güzel bir latte içiyorsun di mi? İçine 32 şeker atarsan olmaz canısı, why şeker bir tanesi? Don't drink your calories yavrusu, yani meali, şu kaloriyi bari içerek almayın! Anlaştık mı?

Ben bu sabah da kahvemi içtim, bol ol su içeceğim bütün gün (kendi metabolizmanm için 2 litre su 1 litre akmina içiyorum - susuz kaldığımda vücut alarm veriyor zaten). Sen de bak bakiim vücudun ne istiyor?



Resim: İngilizce ama idare edersiniz diye düşündüm. Kafeinin ana yan etkileri. Tamam seviyoruz, içiyoruz ama bunları da bilelim di mi? Bilinçli sevelim meredi :) 

Sevgiyle





2 Ocak 2014 Perşembe

Yeni yıl kararım...

Ben yeni yıldan haz etmem. Sevmem öyle çok fanatiği değilim. Aşırı pahalı mekanlar, sahte coşku, tutulması imkansız yeni yıl kararları falan. Ne gerek var diye düşünürüm. İnsanların sanırım umuda ihtiyaçları var. Çok ama çok umuda... Bunu da yıllık beklentilerini bulk halde getirip tarihin değişmesiyle her şeye bir sihirli değneğin dokunuşunu temas ettirmeye çalışıyorlar. Ne değnek var aslında ne de sihir.

Benim için yılbaşı çok anlamlı değil, tamam Milli Piyango'dan en büyük ikramiye çıksa (ki gene çıkmadı) en sevdiğim tarih olabilirdi ama o kadarla kalırdı gene. Neden önem vermiyorum? Çünkü benim için er sabah yeni bir gün. Her sabah kalktığımda kendime yeni hedeflerle uyanıyorum. Her akşam yattığımda günümün muhasebesini yapıp attıım adımların geri mi ileri mi olduğunu düşünüyorum. Ben ne istiyorum ve oraya ulaşmak için ne yapıyorum? Bunu günlük olarak düşünüyorum ben, anlık değil, aylık değil, yıllık değil. İzini kaybetmeden, hedefime kilitlenerek. Tabi ki benim de yeni yıl için isteklerim var, yarı maraton koşayım, Avrasya'da 20 dakika erken bitireyim, split yapabileyim, ağırlıklarım artsın, karın packlerim artsın biraz daha belirgin olsun, yağ oranım 4 puan daha düşsün. Ama kendime bunun yolunu da çizdim ben. Oraya nasıl gideceğimi biliyorum, tek yapmam gereken elimde öz-disiplinimi tutmak sıkı sıkı yapışmak hedefime. Belki olmaz belki ulaşamam ama oraya gitmek için çaba sarfedebilirim.

Şimdi akşam mesela gidicem salona, bir sürü amandafönümbozulmasın hanımefendisi ile benimgöbeğimaslındakas beyefendisi debeleniyor olacak. Neden çünkü yeni yıl kararı aldı o. Onların %80'i Ocak sonuna kadar bir daha gelmemek üzere salonu terketmiş olacak. Ay şekerim ben deüyeyim o alışverişmerkezindekisporsalonuna ama gidecek vaktim yok diyecek, çünkü onun için karşıdaki cafe'de kahve içmek, blush yudumlamak daha cazip. O ocakbaşında kalkmayacak, o vücudu ve ruhu için değil etrafının isteklerine göre yaşayacak. Geri kalan %20'nin de %80'i ay ben koşamam ay ben onu yapamam ay ben ağrlık kaldıramam ay ben pilates yapıcam süper kilo verdiriyooooo diyerek bilinçli (cardio+kuvvet) bir program uygulamadan başarısız olacaklar, sonra da sporun bir işe yaramadığını söyleyip onlar da bir kaç aya yitip gidecekler. Aybubenimsonlokmamduryiyimyarınsproadiyetebaşlıyorum'cular daha birinci hafta dolmadan görünmezlik mertebesine erişecekler. Ama böyle olmak zorunda değilsin. Onlardan biri olmak zorunda değilsin. Kendin olabilirsin, sana en iyi gelen şeyi keşfetmek istiyorsan, sınırlarını kaldırıp, zihnini açık tutup, öğrenmeye hevesli olursan, en ufak bir adımın sende yaratacağı değişikliği kaldırabileceksen o zaman bu tembellerden olmak zorunda değilsin.


2014 benim bikini yazım olsun diyorsan son bir kaç gün!!!! Fırsatı yakaladın yakaladın, yoksa kuzu gibi otlayarak ömrünü light yoğurt ve sebze yiyerek yoyo kiloları verip verip almaya mahkum edecek misin kendini? Oku, kesin karar verme, araştır, ruhunu dinle, bedenini zorla, aç, kalbini gökyüzüne aç hem omurgan rahatlasın hem de yenilikler yağsın damla damla. Yeni birisi ol, hem ruhunda hem bedeninde. Her yeni gün sana yeni bir fırsat olsun, umutlarını biriktirme sene sene, gün gün yaşa hayatını. Zaman o kadar kısa ve senin yapman gereken olman gereken o kadar çok şey var ki... Başlamak için geç kaldın, hayatının ilk gününden beri yapıyor olsan da geç kaldın. Hadi şimdi kendin ol, daha iyi ol. Dinlemeyi bil, dinlenmeyi de.
Sevgiyle

29 Aralık 2013 Pazar

Fındık fıstık atabilirsiniz yalnız çiğ olsun

Rejenerasyon safhasi cok mühim.  Antreman sonrası ayrı,  müsabaka sonrasi ayrı.... iyi planlama yapmak gerek.

Diyelim ki cok ağır kuvvet antremanı yaptin çıktın acliktan geberiyosun haliyle.  Gozunun önünden tabak tabak makarnalar steakler ızgarada ne bulursanlar ne gelirse geçiyor.  Kuzu koysan postuyla çiğ çiğ yiyecek haldesin. Mesela şu anda ben öyleyim.  Cok agir full body workout dersinden çıkıp bacak çalışacak kadar cıldırdığım bir idman pazarını geride bırakıyorum.  Vücuttan su eksilmis protein lazim karbonhidrat şart.  Şu anda hissettiğin asla doymayacağın. Bu doğru değil doyacaksın once bunda bir ikna ol ve bedene sacma sapan madddeler sokma. Mesela ketçap şeker deposu iiiyyy mayonez sırf yağ bogghhhkkkk.


Bence ideali izgara tavuk yanina yağsız esmer pilav. Gecenin köründe antreman bittiyse o zaman yeşil elma ve süt :) yağsız sut bence sağlıklı değil o ayrıştırma prosesi esnasında sütün kimyasal yapısını bozan bir sürü seye maruz kaldığını bir çok makalede okudum. Soya sutunu özellikle kadınlara tavsiye etmem keza içinde bulunan bazi proteinler meme kanserini tetikleyebiliyormuş. Normal sütteki yağı kaldırır vücudun merak etme hem yağ da alman gerek hatirlatirim besin piramidi. Eger akşam üzeri bittiyse idman benim tercihim hemen idman sonrası bir avuc karışık çiğ kuruyemiş yem seker hem yag ihtiyacımı gayet güzel karşılıyor.  Saunaydı duştu o badireleri atlattiktan sonra bollllll protein. Kimse kasları da erisin istemez. Vücuttan yağı uzaklaştırmaya çalışıyoruz kaslari değil.  Neymiş? Kaslarımız gözümüzün nuru. Vucda bakilacak. Hem korkma o bodyci ablalar gibi olamazsın steroid iğneleri basmıyorsan eger vücuda.  Yapmiyoruz di mi :) aferim.

Sabah antremanı sonrasi da gene aynı prosedür benim icin geçerli.  Tabi herkesin kendi metabolizmasi kendine güzel. Benimki bu ritimde mutlu.

Sabah kahvaltısı dünyanın en önemli öğünü. Kendisini seviyoruz sayıyoruz atlamıyoruz. Ben bazi sabahlar yulafla harikalar yaratıyorum bazen de iki yumurta ile başlıyorum.  Muhteseeeemmmm



Ara öğünler kolay ama her türlü şeker düşmesi ihtimaline karşı çantada cepte fındık fıstık ÇİĞ OLACAK!!! emrime amade. Mesela şu anda cebimde. Ha bana çiğ findik fıstık atabilirsiniz afiyetle yer teşekkür ederim. Bu demektir ki birileri bütün bu yazdıklarımdan ilham almış.  Yanında bu guzel besini taşımakta :)


Kuru meyveler de muhteşem şeyler ama sadece doğal olduklarından eminsen ve de seker kotana dikkat edersen :)

Sevgiyle...

26 Aralık 2013 Perşembe

Axe erkeğin gücü falan değil yemişler seni

Alçak gönüllü olamıyorum. Her konuda olamıyorum en azından. Dramalı olmamdan kaynaklı zaten beş karış burnum var, bir de kendisi on arşın havada. En azından her zaman değil bazı konularda.

Şekerim senin bir evin var -  yani mutlaka bir yerde yaşıyorsundur herkesin var bir evi, sen bu evin pis, dağınık, kırık dökük, kokan, berbat bir harabe olmasını ister misin? İstemezsin diye tahmin ediyorum. Hani pis pasaklı iğrenç bir mahluk değilsen bakarsın etrafına evine düzenine değil mi? Hah ben de sana bugün bundan bahsedicem...

Doğru bildin bugün konu Gym'de erkek kozmetiği. Vermiş amcam kararı yazılmış janjanlı bir spor salonuna, siyah çoraplarını çekmiş sıkı sıkı beyaz ayakkabıları giymiş baştan bir eksi bir milyon puan yazmış haneye gelmiş bravooooo. O göbek zaten yeteri kadar itiyordu, beyaz ayakkabı siyah çorap ikilisi beni iyice benden aldıııı yıkıl karşımdan ne olur. Normalde beyaz çoraptan nefret ederiz evet, ama salonda, club'de gözünüzü seviim açık renk ayakkabı giyiyorsan ne olur beyaz çorap giy. Dolanma öyle ortalıkta inşaatçı Michael Jackson gibi (rahmet istedi zaar, güzel motivasyon şarkıları vardır).

En başta salonda giydiğin ayakkabı salon ayakkabısı olsun, dışarının pisliğini getirme içeri bak o çok mühim.

Saçlar; ah şekerim ya o jöle o yapaylık o Recep İvediklik genetik mi? Bırak kendi haline sen buraya spor yapmaya gelmediysen, o kadar belli oluyor ki sonra gelip aman efendim kızlar bana yüz vermiyo deme. Vermez tabi çakma player gibi parlıyosun.

Kılık kıyafet: Göbek varsa zaten şansın yok bir kere fit olmayı bekleyeceksin. Hafifi kaslanmaya başlayıp palazlananlar oluyor mesela garibim kanadım var diye dolaşıyo ortalıkta daracık şeyler veya açık açık atletler giymiş. Eh be şekerim göz var izan var, etrafına bir bak bir de senin tavuk kanatlarına bak, KFC'dekiler bile daha doyurucu... Palazlanmaya başlayınca kasları göze sokmuyormuşuz, ha gerçi olunca da sokmayın. Açık saçık kıyafetleriyle Antalya'da dolana Rus kadınlarına benziyorsunuz o tuhaf kas şeylerle.

Epilasyon! Yapın yaptırın neyse parası biz verelim ne olur yaaaa ne oluuurr. Bi etrafına bak be adam, sırım gibi insanlar var, orası dönmüş Elf kasabası'na, sen ne dolanıyorsun kıllı kıllı bak yazarken içim kalktı. Sırttı omuzdu ne biliim göğüstü (hele de teşhirci tadında geziniyorsan) git aldır. Ay iğrenç bi de havuza giriyorsun öyle. Seni toptan perforelemeden sokmamak lazın oraya, keza bone yeterli değil iiğğğkkk.Takdir ettiğim şey mesela, bacaklarını da alanlar var. Aferim onlara. Bakımlı olmak bunu gerektirir.

Sana kim dediyse Axe erkeğin özü sık babo sıkabildiğin kadar, ha git onunla kavga et sen bence, yemiş seni. Hacı yağı gibi bir şey tuhaf tuhaf kokuyor, zaten derin nefesler alman gereken bir yer gym ister cardio yap ister kuvvet iser yoga pilates ister dövüş... Boğma ne kendini ne etrafını bak bir dünya insanız burda yapma etme. Geçen gene sıkmış birisi Axe'ını gelmiş, burnum düştü! Benim heybetli burnum düşüverdi!!! Ben sana git ter bezine botox yaptır demiyorum yaptırma hatta ne sağlıksız şey ama himalaya tuzu olur bebek pudrası olur, olayı dramatikleştirmeyen bir dünya enstürman var git kullan birini yani beni neden varoş kokularla bayıyorsun? Kaldı ki o yoğunlukta çıkıp Tom Ford'un adamın kendisini sürsen kurtarmaz hafif sık şunu madem... Terlemekten korkanın uzak kalacağı bazı yerer vardır; zam zamanı patron odası, gym, hamam sauna, buhar. Buna göre ayarla kendini.

Basket şortu: Ay çok hoş bir nesne kendisi ben çok beğeniyorum.

Fosforlu ayakkabı giyen erkek: Direk tuhaf, uzaylı, ilgi manyağı aslan veya ikizler burcu olduğu tahimn edilmekte bu nedenle fellik fellik uzak durulmakta.

Kozmetikle alakası yok ama madem konu beylerden açıldı, anladım bench'de basarken acayip sesler çıkarmanı, hadi ağırlık altında OK bi yere kadar o kadar sinir bozucu değil, Yalnız karın çalışırken niye tıslarsın arkadaşım, nedir sana rahatsızlık veren de bana çözelim. Stretching yaparken arkamda tıslayan birisi olunca 5 kilo disk ağırlık olsun 10 kg kettleball olsun bir Xena edasıyla sana ilgili nesneleri fırlatmak isteği doğuyor içime.

Gym adamı bakımlıdır keza, mütemadiyen duşunu alır, ter kokmaz, saç baş düzgün de bazen hakikaten bir Atletik Gülbağo erkek gülle takımı sporcusu görüyorum. İşte o zaman dayanamıyorum bakıp bakıp gülüyorum...


Sevgiyle