Sayfalar

Saygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2014 Salı

Hayatım koşu hayatım spor hayatım panik

Efendiiim, insomnia'nın vampir yarasa gibi tepemizde uçuştuğu günlerdeyiz. Neden? Çünkü havalar manyaklaştı, bir kış göremedik, okuduüum kitap acayip heyecanlı bırakamıyorum, çünkü bir milyon arkadaşım var ve baloncuk gibiler bayılıyorum etrafımda olmalarına. 53 gün 15 saat bilmem kaç dakika falan filan sonra da benim için sezonun ilk koşusu sabırsızım. Hiç bir zaman sabırlı olmadım, olamadım, kim bana sabırlı derse ya delidir ya da beni hiiç tanımıyodur. Avantajım, parçalı da olsa uykumu bir şekilde tamamlayabilmek. günde 1 saat sabah 1,5 saat civarı akşam trafikta kalınca o zaman sana çook değerli geliyor ve faydana çeviriyorsun. Şehirde çalışanlardan daha çok kitap okuyorum, ilgilendiğim konuları daha çok araştırıyorum, uyuyorum, candy crush oynuyorum (valla az hemen bitiyo canlarım).

Bu 54 gün çok önemli, 15k güzel mesafe peki nelere dikkat etmeyi planlıyorum. Acaba gözümden kaçanlar var mı?
  • Haftalık en az bir outdoor koşu idmanı yapılacak. Bu Pazar 2 tur Belgradla bir başlayalım diyoruz inşallah canım yaaa 12k'ya denk geliyor
  • Asıl hedef 15 değil aslında asıl hedef 21 de daha zamanı var. Ne zaman ne zaman. Bir önceki ve hayatımdaki ilk 15'imi 1:31:bilmemkaç ile koştum. Bu sefer iyileşme görmek ister gönül daha hızlı evet eveeeettt
  • Uyku aman iyi uyu iyi dinlen sakalık istemeyiz no sakatlık
  • BenGay manyağı olucam biliyorum o kokuan nefret ediyorum ama napiim en iyi o geliyo
  • Müzik: Tüm playlistler baştan sona değişsin daha gaz daha eğlenceli daha manyak daha hu huuu yuppiii olsun 
  • gece hayatı: Noooo alkol nooo alkolll iki ay noooooooo no nooo alkol. Alkol demek akşamdan kalmalık demek, idman kaçırmak demek bu da performanstan geri düşmek demek. Ayrıca o vücuda giren alkol metabolizmayı manyak ediyor iki ay manyak metabolzima istemeyiz cici metabolizma. İki ay görüp görebileceğim zemzem shot.
  • beslenme: Zaten dikkat ediyodum iyice çok dikkat edilecek. Bu işler pistte yürümüyor işte sırf ya da kaslar mutfakta yapılıyor gym'de değil. 
  • Mesela Kaju çok şeker bi şey çünkü eklemlere iyi geliyo 
  • Vücudu takip: Kalp atışından yağ oranına, belden baldır kalınlığına kadar herşey ama herşey kontorl altına alınacak. Bi şeyden değil ben kendim deli motive oluyorum ondan.  Hem kalp atışı önemli neden çünküüüüü zorlamiicaz yarışı patilerimin üzerinde bitirmek istiyorum ay dont layk sedyeeeee oh nooooo
  • Kuvvet antrenmanı: Devam devam devammm eklemleri gagalamadan devam. 
  • Yoga: Haftada 2'ye fixle uzun kas demek mutlu koşucu demek. Mutlu koşucu benim ben mutluysam dünyanın kalanı çok da umrumda diil sorry babes.
  • Usain Bolt'tan neyimiz eksim ayol iki solaryuma girsem ayır edemezsin, çünkü o da ben de havuzun içinde koşarak antrenman yapıyoruz. Valla SuAyşini söyledi bana bunu. Ama diim sana bebiş deli cardio, manyak bacak. Haftada en az bir yüzülecek. Havuzda koşulacak. En az iki kilometre yüzülecek bak net. SEANS BAŞ TOPLAM DİİL SEANS BAŞI
  • O zaman hemen bugün alışveriş yapılacak yeni ciciler alınacak motivasyon artacak. Şort istiyorum valla bak denk geldi aaa tesadüfe baaak. Evet bir önceki şortum M olduğu için Şarlo gibi üstümden düşüyo. İbo gibi pantolon askısı takamayacağım caanım Nike şorta ben de morlu siyahlı yeni şort istiyorum yuppii bahanem de hazır. 
  • Koşu tanedimim de var bne düşersem o kaldırır o düşerse ben. Gaz forever spor forever yuppiiiiii 

O zaman motivasyon top. Planlar hazırlanıyor. Akşam olsa da spora gitsek diye şimdien dua ediliyor.

Sevgiyle

16 Ocak 2014 Perşembe

Modern zamanların Isaura'si

Canııımmm kaçta kalktın sen? Evden çıkmadan kahvaltı yapamıyorsun tabi? İş saatlerin nasıl? Bir de benim favorim var. Ne işyerin Tuzla'da mı? Nasıl gidip geliyorsun? Uçuyorum, canım uçmak istemediğinde de Scotty beni ışınlıyo. Kafan çalışmıyor mu şekerim yani nasıl gidicem? Tabi ki gondola biniyorum!!! Venedik burası çünkü beyinsiz sen hala İstanbul zannet.

Tüm sorulara toplu cevap veriyorum, bundan sonra soranlara kabalaşıcam çünkü. Sabah 6'da alarm çalmaya başlar ben en geç 06:30'da yataktan çıkarım. Kahvaltımı yapmadan ZİNHAR adımımı dışarı atmam vücudu o kadar saat aç bırakmam ben. Kahvaltıyı atlamak mı hele no no no. Hatta kabus, hatta dünyanın sonu. Sadece kahveyle geçiştirmek mi? Sanırım en masumu mide delinmesi olan hastalıklar dizini - ki ölümcül boyutlara varana kadar devam eden bir liste bu- senin bir numaralı hedefin. Hayırlı olsun. Öğün atlanmaz yalnız bebişim yani sırf salatayla yaşayamayacağın gibi günde tek öğünle de yaşayamazsın. Kezban diyetinin lüzumu yok şimdi. (Kezban diyetini anlatıcam)

Sabah 08:30 akşam 17:00 ben ofisteyim. Laptopun önünde, bir ofis sandalyesinde, artık çok da strese girmeden ama gene de zaman zaman ister istemez gerilerek mesai. Çünkü biz modern zamanların Isaura'ları, pahalı tatillerimizi karşılamak, cicili bicili elbiselerimizi almak, janjanlı yemekleri yemek, pırıl pırıl takılara sahip olmak, en iyi yerlere gidip en iyi şeyleri kullanmak için haftada en az beş gün günde en az sekiz saat bir laptopun karşısında oturup elektronik mektuplar yazıyoruz. Bi de kim yediyse bizi fena yemiş gerçek başarının kazandığın para olduğunu, senin sağlam karakterinin kariyerin olduğunu falan söylemiş. Biz de yemişiz. Tamam iş kişinin aynası falan güzel. Etik olmak ekmek teknene ihanet etmemek de güzel de tatlım sen bundan çok daha fazlasın be. Ruhun var bedenin var, kariyer senin sadece bir detayın. Detaya odaklanıp, bütünselliğimizi unutup, insan olduğumuzun farkındalığından ayrılıyoruz. Bu sayede hislerimizi geri itip egomuzun baloncuğu içinde, yanlış güç ölçütleri ile zıplayıp duruyouz hırsla, kırmızı suratlarımızla. Ay ben öyle diilim deme. Sen de çok yargılıyorsun, karşılaştırıyorsun, küçümsüyorsun. Hepimiz yapıyoruz. Çünkü bize söylenen ne kadar güçlü olduğun ne kadar çok insanın üzerinde tepindiğin ile doğru orantılı. Off ben bu değilim. Belki bu satırları yazana kadar veya okuyana kadar böyleydim. Ama artık değilim.


Ben canım ne isterse onu yaparım. Şimdi bunu dedim diye istifayı basıp ototstopla Ulan Batur'a gitmeye kalkacak değilim - hele de bu mevsimde- ama beni tanımlayan şeyleri düşünebilirim. Sırlayabilirim, sırlamayla oynayabilirim. (Mesela benim için Galatasaraylı olmak Mühendis olmaktan daha önemli, veya kuaföre gittiğimde hangi FitnessDelisi diye sorduklarında haa tanıdım Sporcu tamam denmesini seviyorum, ya da kendimi ilk tanımlama kelimem Kayakçı mesela Kar Leoparı da derler naçizane) Kendimi dışarıdan görebilirim, hayatımın odağını canımın istediği yaparsam zorundulalıklarım da - kimse bayıla bayıla sabahın köründe kalkıp 8 saat oturacağı bir yere gitmez şimdi kimse kimseyi kandırmasın para veriyolar diye geliyoruz - benim için eğlenceli hale gelebilir. Çünkü hayat bir var bir yok ve tokat attığı zaman öyle Türk filmi fake tokadı gibi olmuyor canım o, kendine gelemiyorsun.

Kendine bak bi, bir tanımla, çalışan, anne, eş, sevgili, mühendis, mimar, bankacı... Hayatın nasıl rutin, sıkıcı, cehennem azabı, çok eğlenceli (benimki böyle çünkü ben çok aktifimmmm yuppiii), sen nasılsın idare mi ediyosun, yuvarlanıp mı gidiyorsun alıştın mı? Yoksa gerçekten çok iyi misin (çok iyiyim çünkü benim parmağımdaki tektaş yanımdaki cubicle'da otran kızınkinden büyük diyorsan eğer sen hakikaten berbat bi haldesin güzelim mesela....)

Hırs ve sınırlarını keşfetmek başka şeyler, her kişi başka bir evrendir, bunu kabul et ve kıyaslama, her olay her kişiye başka başka etki eder, bunu bil ve yargılama...

Akşam ben Hatha Yoga üstü Oryantal yapıcam sen ne yapıcaksın? Dizi falan bilmem ne diyorsan çok sıkıcısın bebeğim... Git bebek'te bir yürü bak ne güzel gelicek (-ayy ama hava soğuuukk - yemezler North Face Olsun Jack Wolfskin olsun, Adidas Nike olsun bir dünya marka var böyle pofuduk pofuduk kış kıyafetleri alabiliyorsun terlemiyorsun da çok gseeell benceeeee :)) Git alışveriş yap hem kafan dağılır :)))

Kısaca RELAX MAN!


Sevgiyle

8 Ocak 2014 Çarşamba

Sıkıldın mı? At gitsin canım aaattt gitsiiinnnn

İyinin parçası olmak ne kadar öenmli ne kadar güzel ve ne kadar zor! Bazen kendi bütünlüğün için harcadığın zaman, verdiğin emekler, yaptığın yaşadığın onca şeyi bir kalemde silip, satırla anılarını hayatından kesip atıp devam etmen gerekiyor. Olumlu olmak çok zor, olumlu kalmak daha zor. İstanbul'un trafiği ayrı sıkınıtı, hava soğuk ya da çok sıcak, iş güç her zaman üstüne gelir insanın, kendi serdin sıkıntın illa vardır hep, ya evin duvarı nem alır, ya ekstren kabarık gelir, ya geç kalırsın, biriyle küser biriyle kavga edersin. Off yazarken darlandım.

Yalnız kimsecikler kusura bakmasın, ben ruh sağlığımı akli dengemi yolda bulmadım. Genelde yolda bulduğum şeyleri de almam zaten, ne üdüğü belirsiz şeyler hayatımda istemem. Bir yerden sonra kendini olaylara öyle kaptırırsın ki çizgiyi geçer her şeyi feda edersin, işin olur gücün olur, ite kaka götürdüğün ilişkin olur artık neyse mesele. Seni üzdü mü bırak ayrıl değiştir o şartlar her neyse altında kalma. Depresyon denen şey omzumuzdaki melekler gibi nerdeyse. Sana nefesinden daha yakın olabiliyor. E girmeyeceğiz dedik. Sen benim pozitif enerjimi Sünger Bob gibi emersen a canım benim ben de eninde sonunda seni Evren'in solucan deliklerinden birine yollarım her ne isen. Git de başka boyutu darla, yani benim günahım ne ben burada sevimli, ukala, şımarık, pozitif bir FitnessDelis'yim.

Kendimi iyi hissetmezsem, o zaman bedensel ve ruhsal bütünlüğümü kaybederim, hedeflerimi doğru belirleyemem, onlara doğru hazırlanamam, başarılı olamam ki.... Sen benim olumlu enerjimi benden alırsan bana dert verirsen karşılığında ne anladım bu işten. Profesyonel alışveriş canavarıyım, böyle zararına satış görmedim. Otur sıfır. Hatta çık sınıftan bir daha gelme. Oturduğun sırayı da yakıcaz.

Olumsuzu hayattan yolladıktan sonra neler yapmalı? Önce açacaksın mezdekeyi (benim tercihim Ya El Yelil) önce bir atacaksın göbecikleri, olmadı bas 9/8'lik geç. Sonra bi topla kendini bi silkin (sauna, masaj, dinlenme, yeni bir fitness programı mesela) sonra at kendini salona, at dertleri kapıya, ooohhh kasların çalışsın, beynin yorulacağına kötüye sen bir geliş bir arın :)  haydi kafan da açıldı artık, yeni hedeflere gel.

Biz Gym Gang'in iki tavşanı olarak Kuşum ve ben  Alanya'da harika bir organizasyonu gözümüze kestirdik. Koşu sezonu geliyor yavaş yavaş tabi hazırlanalım. Avrasya'dan beri basmadık, sevgili Kuşum orada da yoktu kayıtları kaçırmış. 4 Mayıs 2014 Wingsforlife Dünya'da ilk defa bu konseptte bir koşu organize ediliyor, hem de harika bir amaç için. Ne kadar şanslı olduğumuzu, şükretmek için vermemiz gerektiğini hatırlatan bir etkinlik. Koşamayanlar için koşup onların daha iyi yaşamalarında biz de ufaaccıııkkk miinniiiciiik katkı sağlayacağız. Derece değil istediğim, bu iyiliğin bir parçası olmak, hem de katkıda bulunmak bir de kendimi geliştirmek ayrıca Mayıs'ta Antalya kaçamağı da üzerine gelince fıstık ezmesi sürülmüş elma dilimi oldu bu hmmmm proteinli, faydalı yağlı lifli tatlıııııı :))))bak nasıl canım çekti. Kendime Not ofise fıstık ezemsi alınacak.

Biz Kuşumla bu sene Bozcaada senin, Belgrad Ormanı benim, RedBull, Nike, Avrasya, Salamon, Urbanathlon ve daha bilimum koşular benim elde bavul, popoda şort, ayakta koşu ayakkabısı bacakta bengay elde muz koşacaz da koşacaz. E seviyoruz ne yapalım :) Koşmak seni özgürleştirir :)))

Sen nasıl iyilikler yapacaksın? Sen neyin parçası olacaksın? Seni üzen, enerjini alan, mavi gökyüzünü gri bulutla kaplayan ne var hayatta? At gitsin, o kadar çok güneşi hakediyosun ki... Sırf sen olduğun için, ne kariyerinden, ne diplomaların, ne mal varlığın ne maaşından dolayı ama sadece sen olduğun için.

Haydi ben koşu antrenmanı yapıcam akşama, bugün hemen geçsin. 4 Mayıs'a hazırlık var :)

Sevgiyle

2 Ocak 2014 Perşembe

Yeni yıl kararım...

Ben yeni yıldan haz etmem. Sevmem öyle çok fanatiği değilim. Aşırı pahalı mekanlar, sahte coşku, tutulması imkansız yeni yıl kararları falan. Ne gerek var diye düşünürüm. İnsanların sanırım umuda ihtiyaçları var. Çok ama çok umuda... Bunu da yıllık beklentilerini bulk halde getirip tarihin değişmesiyle her şeye bir sihirli değneğin dokunuşunu temas ettirmeye çalışıyorlar. Ne değnek var aslında ne de sihir.

Benim için yılbaşı çok anlamlı değil, tamam Milli Piyango'dan en büyük ikramiye çıksa (ki gene çıkmadı) en sevdiğim tarih olabilirdi ama o kadarla kalırdı gene. Neden önem vermiyorum? Çünkü benim için er sabah yeni bir gün. Her sabah kalktığımda kendime yeni hedeflerle uyanıyorum. Her akşam yattığımda günümün muhasebesini yapıp attıım adımların geri mi ileri mi olduğunu düşünüyorum. Ben ne istiyorum ve oraya ulaşmak için ne yapıyorum? Bunu günlük olarak düşünüyorum ben, anlık değil, aylık değil, yıllık değil. İzini kaybetmeden, hedefime kilitlenerek. Tabi ki benim de yeni yıl için isteklerim var, yarı maraton koşayım, Avrasya'da 20 dakika erken bitireyim, split yapabileyim, ağırlıklarım artsın, karın packlerim artsın biraz daha belirgin olsun, yağ oranım 4 puan daha düşsün. Ama kendime bunun yolunu da çizdim ben. Oraya nasıl gideceğimi biliyorum, tek yapmam gereken elimde öz-disiplinimi tutmak sıkı sıkı yapışmak hedefime. Belki olmaz belki ulaşamam ama oraya gitmek için çaba sarfedebilirim.

Şimdi akşam mesela gidicem salona, bir sürü amandafönümbozulmasın hanımefendisi ile benimgöbeğimaslındakas beyefendisi debeleniyor olacak. Neden çünkü yeni yıl kararı aldı o. Onların %80'i Ocak sonuna kadar bir daha gelmemek üzere salonu terketmiş olacak. Ay şekerim ben deüyeyim o alışverişmerkezindekisporsalonuna ama gidecek vaktim yok diyecek, çünkü onun için karşıdaki cafe'de kahve içmek, blush yudumlamak daha cazip. O ocakbaşında kalkmayacak, o vücudu ve ruhu için değil etrafının isteklerine göre yaşayacak. Geri kalan %20'nin de %80'i ay ben koşamam ay ben onu yapamam ay ben ağrlık kaldıramam ay ben pilates yapıcam süper kilo verdiriyooooo diyerek bilinçli (cardio+kuvvet) bir program uygulamadan başarısız olacaklar, sonra da sporun bir işe yaramadığını söyleyip onlar da bir kaç aya yitip gidecekler. Aybubenimsonlokmamduryiyimyarınsproadiyetebaşlıyorum'cular daha birinci hafta dolmadan görünmezlik mertebesine erişecekler. Ama böyle olmak zorunda değilsin. Onlardan biri olmak zorunda değilsin. Kendin olabilirsin, sana en iyi gelen şeyi keşfetmek istiyorsan, sınırlarını kaldırıp, zihnini açık tutup, öğrenmeye hevesli olursan, en ufak bir adımın sende yaratacağı değişikliği kaldırabileceksen o zaman bu tembellerden olmak zorunda değilsin.


2014 benim bikini yazım olsun diyorsan son bir kaç gün!!!! Fırsatı yakaladın yakaladın, yoksa kuzu gibi otlayarak ömrünü light yoğurt ve sebze yiyerek yoyo kiloları verip verip almaya mahkum edecek misin kendini? Oku, kesin karar verme, araştır, ruhunu dinle, bedenini zorla, aç, kalbini gökyüzüne aç hem omurgan rahatlasın hem de yenilikler yağsın damla damla. Yeni birisi ol, hem ruhunda hem bedeninde. Her yeni gün sana yeni bir fırsat olsun, umutlarını biriktirme sene sene, gün gün yaşa hayatını. Zaman o kadar kısa ve senin yapman gereken olman gereken o kadar çok şey var ki... Başlamak için geç kaldın, hayatının ilk gününden beri yapıyor olsan da geç kaldın. Hadi şimdi kendin ol, daha iyi ol. Dinlemeyi bil, dinlenmeyi de.
Sevgiyle

26 Aralık 2013 Perşembe

Axe erkeğin gücü falan değil yemişler seni

Alçak gönüllü olamıyorum. Her konuda olamıyorum en azından. Dramalı olmamdan kaynaklı zaten beş karış burnum var, bir de kendisi on arşın havada. En azından her zaman değil bazı konularda.

Şekerim senin bir evin var -  yani mutlaka bir yerde yaşıyorsundur herkesin var bir evi, sen bu evin pis, dağınık, kırık dökük, kokan, berbat bir harabe olmasını ister misin? İstemezsin diye tahmin ediyorum. Hani pis pasaklı iğrenç bir mahluk değilsen bakarsın etrafına evine düzenine değil mi? Hah ben de sana bugün bundan bahsedicem...

Doğru bildin bugün konu Gym'de erkek kozmetiği. Vermiş amcam kararı yazılmış janjanlı bir spor salonuna, siyah çoraplarını çekmiş sıkı sıkı beyaz ayakkabıları giymiş baştan bir eksi bir milyon puan yazmış haneye gelmiş bravooooo. O göbek zaten yeteri kadar itiyordu, beyaz ayakkabı siyah çorap ikilisi beni iyice benden aldıııı yıkıl karşımdan ne olur. Normalde beyaz çoraptan nefret ederiz evet, ama salonda, club'de gözünüzü seviim açık renk ayakkabı giyiyorsan ne olur beyaz çorap giy. Dolanma öyle ortalıkta inşaatçı Michael Jackson gibi (rahmet istedi zaar, güzel motivasyon şarkıları vardır).

En başta salonda giydiğin ayakkabı salon ayakkabısı olsun, dışarının pisliğini getirme içeri bak o çok mühim.

Saçlar; ah şekerim ya o jöle o yapaylık o Recep İvediklik genetik mi? Bırak kendi haline sen buraya spor yapmaya gelmediysen, o kadar belli oluyor ki sonra gelip aman efendim kızlar bana yüz vermiyo deme. Vermez tabi çakma player gibi parlıyosun.

Kılık kıyafet: Göbek varsa zaten şansın yok bir kere fit olmayı bekleyeceksin. Hafifi kaslanmaya başlayıp palazlananlar oluyor mesela garibim kanadım var diye dolaşıyo ortalıkta daracık şeyler veya açık açık atletler giymiş. Eh be şekerim göz var izan var, etrafına bir bak bir de senin tavuk kanatlarına bak, KFC'dekiler bile daha doyurucu... Palazlanmaya başlayınca kasları göze sokmuyormuşuz, ha gerçi olunca da sokmayın. Açık saçık kıyafetleriyle Antalya'da dolana Rus kadınlarına benziyorsunuz o tuhaf kas şeylerle.

Epilasyon! Yapın yaptırın neyse parası biz verelim ne olur yaaaa ne oluuurr. Bi etrafına bak be adam, sırım gibi insanlar var, orası dönmüş Elf kasabası'na, sen ne dolanıyorsun kıllı kıllı bak yazarken içim kalktı. Sırttı omuzdu ne biliim göğüstü (hele de teşhirci tadında geziniyorsan) git aldır. Ay iğrenç bi de havuza giriyorsun öyle. Seni toptan perforelemeden sokmamak lazın oraya, keza bone yeterli değil iiğğğkkk.Takdir ettiğim şey mesela, bacaklarını da alanlar var. Aferim onlara. Bakımlı olmak bunu gerektirir.

Sana kim dediyse Axe erkeğin özü sık babo sıkabildiğin kadar, ha git onunla kavga et sen bence, yemiş seni. Hacı yağı gibi bir şey tuhaf tuhaf kokuyor, zaten derin nefesler alman gereken bir yer gym ister cardio yap ister kuvvet iser yoga pilates ister dövüş... Boğma ne kendini ne etrafını bak bir dünya insanız burda yapma etme. Geçen gene sıkmış birisi Axe'ını gelmiş, burnum düştü! Benim heybetli burnum düşüverdi!!! Ben sana git ter bezine botox yaptır demiyorum yaptırma hatta ne sağlıksız şey ama himalaya tuzu olur bebek pudrası olur, olayı dramatikleştirmeyen bir dünya enstürman var git kullan birini yani beni neden varoş kokularla bayıyorsun? Kaldı ki o yoğunlukta çıkıp Tom Ford'un adamın kendisini sürsen kurtarmaz hafif sık şunu madem... Terlemekten korkanın uzak kalacağı bazı yerer vardır; zam zamanı patron odası, gym, hamam sauna, buhar. Buna göre ayarla kendini.

Basket şortu: Ay çok hoş bir nesne kendisi ben çok beğeniyorum.

Fosforlu ayakkabı giyen erkek: Direk tuhaf, uzaylı, ilgi manyağı aslan veya ikizler burcu olduğu tahimn edilmekte bu nedenle fellik fellik uzak durulmakta.

Kozmetikle alakası yok ama madem konu beylerden açıldı, anladım bench'de basarken acayip sesler çıkarmanı, hadi ağırlık altında OK bi yere kadar o kadar sinir bozucu değil, Yalnız karın çalışırken niye tıslarsın arkadaşım, nedir sana rahatsızlık veren de bana çözelim. Stretching yaparken arkamda tıslayan birisi olunca 5 kilo disk ağırlık olsun 10 kg kettleball olsun bir Xena edasıyla sana ilgili nesneleri fırlatmak isteği doğuyor içime.

Gym adamı bakımlıdır keza, mütemadiyen duşunu alır, ter kokmaz, saç baş düzgün de bazen hakikaten bir Atletik Gülbağo erkek gülle takımı sporcusu görüyorum. İşte o zaman dayanamıyorum bakıp bakıp gülüyorum...


Sevgiyle