Sayfalar

Stretching etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stretching etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2014 Çarşamba

durduğumuz yerde nasıl enerji üretimi?

Melabaaaa melabaaa a şekerler. Şu anda bir konferanstayim ve aslında tek düze giden bu sunumları pür dikkat dinliyor olmam gerekiyordu.  Oysa gerçek öyle değil.  Çünkü gerçekler acımasız çünkü gerçekler hakikaten can yakıyor çünkü göz kapakları kapanmak üzere.  Peki halimiz yokken nasıl enerjik olacağız?  Knda fikirlerimi yazıcam varsa eğer ekleyerek düzelecek bir şey buyrun efendim :)

Şimdi ofisimde olsam kapardım kapımı ve biraz ısınıp güvenlik nedeni ile duvardan destek alıp bir 10 nefes heads yapardım.  Malum kan dolaşımına bir boost veriyorsun roket oluyorsun.

Kahve de opsiyon ama yağlı kendisi. O yüzden az az annem benim tercihim sade Türk Kahvesi.  (Yanına lokum no no vücuda giren şeker bizi yorar ağırlık verir)

O yüzden böyle eventlerde de verilen cookie bilmem ne uzak dursun bizden

Vitamin c canım senin en iyi dostun. Ufak bir sır vereyim. Çay yanına verilmek üzere bu gibi etkinliklerde ille de limon verilir bir iki dilimi at ağzına em çiğne ye. Bak nasıl. Güzel enerji veriyor.

Ufak ufak gerin yoga yapiyorsun avantajlı.  Bacak sırt kol boyun ve omuzlarına Stretching uygula kan dolaşımını hızlandır uyku dagilir.

Temiz hava gunes biraz hareket de her zaman yardım eder ama her zaman bulabilir misin bilemem. Keza şu anda hilton Convention Center da bildiğin cakili haldeyim dışarı cikamiyorum ama limonla yedim. Günü sağ salim uyuya rezil olmadan tamamlamak tek amacım.  

Ben konferansa geri dönüyorum haydi size sevgilerrrr

Sevgiyle 

3 Şubat 2014 Pazartesi

Sendromsavar Pazartesi Sabahı Post'u

Bugün tpini sevdiğimin Pazartesi'si. Normalde çok böyle sendromlu bi tip diilim. Allasen her hata gelicek şey için (Pazartesi sendromunu diyorum) neden hayatımı cehnneme çeviriim ki. Olacak o ben kendimi de yıtrsam o tipini yediğiminin Pazartesisi gelecek. Ben ne yapayım? Ne yapayım? Bi şey yapmıyorum. Hayır gerçekten Bugün benim off günüm. En sevmediğim şey ama zorundasın tabi. Dinlenmek mühüm dinlenmek önemli, dinlenmek zorunludur. Dinlenme ve rejenerasyon ayrılmaz ikili.

Hans Blauscheck'in Montagmorgen (Pazartesi Sabahı) Tablosu. Bakınız herkesler baymış aynı biz di mi evet...
Ağır dimandan sonra nasıl hemen zımba olucam ben kız FitnessDelisi diye soranlara:

1. Kaybettiğin sıvıyı yerine koy. Bol bol su iç (ben sporcu içecekleirni pek kullanamm tavsiye de etmem yaa kimyasal kimyasal bi dünya şey var içinde okurken bunalıyorum)

2. İnsan gibi ye! Mesela idmandan çıktın açsın haliyle ne yiicem ben? (daha ince de söyledim kuzuyu çevirmeye bile gerek yok ben onu öyle çiğ çiğ yerim o halde oluyorum, ama öncelikle protein yükleyeceksin. Protein shake falan da olur, ben ne yapıyorum ızgara tavuk (yağsız), hindi, haşlama dana eti, aşkım benim yağsıız köftem falan bunları yiyorum yanında da komplex karbonhidrat alıyorum (çoğunlukla bazen canım istemiyo ama genelde yiyorum) kim bu karmaşık karbonhidratlar? tam tahıllı ekmek, tahılların kendileri, yulaf, nişastalı sebzeler, fasulyegiller; bu arkaddaşlar lif ve besin depsu bir taşla kuş sürüsü indiriyosun yani. Bunlar duruken kekti pastaydı makarnady bilmem neydi denen o BASİT karbonhidratları neden aliim ki almam basit şeylerle iim olmaz benim - Al sana motto.Ha bir de idmandan sonra 1 saat içerisinde ye (bazı kaynaklar 30-45 dakika diyor riske atma gene)

3. Esne!!!! O vücut esnetilecek arkadaşım. Esneyeceksin kadını da erkeği de ES_NE_YEEE_CEEEEKKKKK bunu milyon kere yazdım ne faydalı ne güzel.... Bakınız okuyunuz.



Dinlenme safhasında ben (Temsili)
4. Aktif - Pasif Kısa veya uzun süreli dinleneceksin. Dinlenmezsen ne olur. Bir sendroma daha merhaba, Overtraining Syndrome denen depresyon, yorgunluk, performans düşüklüğü, başağrısı, uykusuzluk, eklem ve kas ağrıları, iştahsızlık, isteksizlik, yüksek sakatlanma riski, düşük bağışıklık ve sapık gibi spora gidcem beeeğğğnnnn diye böğürme. Sonuç mızmız çekilmez hastalıklı uykusuz biiiik biiik bir tip olup çıkıyosun. Amaç neydi? Fit olmak oldun mu? hayır? uğurlar olsun.... Dinlenirken hem psikolojik olarak hem de bedenen bi ayarları sıfıra getiriyosun. Böylece kuvvetlenmiş oluysun. Aktif veya pasif dinlenebilirsin. Aktif dinlenmede normalde yaptığın kadar ağır antenman yapmadan hafif hafif takılabilirsin. Mesela ben! gym'e gitmeden duramam o yüzden hafif de olsa esnerim ne biliim yavaş yavaş çıpırdanırım. Yoga diicem göz devirecek olanlar olacak. Sandığınz gibi değil. Ne herküller yoga sınıfına girdi de yuh ulan nası yapıosunuz bunları dedi. Yaaa sıkıyosa kendü vücut ağırlığın ile çalış bakalım. Üstüne sauna buhar yaparım masaja giderim. Masaj önemli meslea dinlenme safhasında.

Pasif dinlenme kolay bi cümle: Dana gibi camış gibi denizanası gibi yayıl. Bak ne kolay oldu.



5. Masaj Yaptır, Bir double hands, bir hot stones, bir aromaterapi olsun bir saat yat orda denizanası gibi, karaya vurmuş bir fok gibi ve bırak Balili ablalar takılsın. Üstüne de yayıl relax'de iç o tuhaf tatlı zencefilli şeyi. daha ne istiyosun hayattan. Bu arada kan dolaşımın da iyileşir her kasına her yerine bi ulaşır temiz kan, atıkları alıııır götürür. Ruhun tazelenir. Bi de tub falan varsa spa'da gir içine missssss...

6. Uyu! Uykusuzluk uyku ve bağlantılı konularda deliniz size bol bol yazdı. Gene yazar hep yazacak. Minik bir koala yavrusu okaliptusa yapışır gibi yastığna yorganına yapış ve uyu (lavanta yağı dene bi de valla güzel oluyo yaa atmıyourm denedim de yazıyorum)

7. İnsan gibi çalış. Ona buna hava atıcam falan diye yüklenme overtraining mevzuna girme. İnsan gibi yavaş yavaş çalış. Başarıya asansörle gidilmiyor kuzucuk, merdivenlerden alalım. Evet merdivenler Kill Bill'deki o merdivenlere benziyor ama alşıyosun. Hadi Uma Thurman'ım benim hadi güzelim. Çık bakalım.



8. Atletik başarılar çok büyük yüzde ile psikolojik aynı zamanda. Önce kafayı halledicen Ay ben yapamam Atletik Gülbağo'su gibi dolanmiican. Kararlılık, konsantrasyon falan filan bunlar da kafada ruhsal efor isteyen mevzular. Ne yapıcan kafayı da düzliicen meditasyon yap otur boş boş manzara seyret kafatı boşalt da nasıl olursa olsun. (Tanıdığım bazı insanlar için bu çok kolay oluyor yaa çok özeniyorum bazen...)

Var mı sorunuz? Ne yiyeceğimizi biliyoruz değil mi? Ya da ne yemeyeceğimizi????

İyi kuzular sevgiyle...


27 Ocak 2014 Pazartesi

Çıpırdanan küçük kurbağa

Derler ki insan sudan gelir. Evrim teorsine göre sudan çıkmışız, fetüs olarak suyun içindesin o kadar zaman ilk hücrenden itibaren. Ben hele ki ben; ben sudan çıkmam. En son kızlarla tatildeyken tanıştığımız birileri siz bunu (beni) gece küveti doldurup orda mı yatırıyosunuz diye sormuştu, denize giriyorum anca susarsam çıkıyorum falan bu haldeyim. İçebilsem deniz suyunu onda da çıkmiicam. Zaten gariban bir Balık burcuyum su olmayan yerde duramam. Allahın Almanyası'nda bile yaşadığım evler Ren Nehri'ne bakardı - iki ayrı şehirde iki aynı manzarayı arayıp bulabilecek bir Türk mühendislik öğrencisi ben. (Geyik espirisi yapmayalım ne olur). Su benim olmazsa olmazım. Evimden Boğaz'ı görmezsem olay çıkar falan sis olduğunda bile Mikail'le papaz olacak seviyeye geliyorum.

Bu aralar havadan mı neden bilmiyorum canım sıkkın. Tam kış gelemedi kayağa gidemedim seri katil modundayım. Ben de Cumartesi günü böyle tel tel sinirlerimle kirpi yavrusu gibi dururken, gym'e gidicem naapsam naapsam düşünüyorum. Dedim ben ne zamandır yüzmüyorum neden yüzmüyorum ben deli miyim? Biraz deliyim evet ama neden yüzmüyorum? Yüzeyim ben nasıl balığım ben dedim.


Giydim mor yüzücü mayomu taktım bonemi (bone mevzuu yemin ediyorum Çin işkencesi, saçım da uzun kafam da büyük tıkana kadar bir ayrı çekiyorum herşey oturunca da uzaylıya benziyorum) gözlüğümü de taktım attım kendimi havuza. Şimdi git-gel sayarken benim pratik bir sistemim yok dedim ki 2git2gel bir set olsun bir set serbest bir set kurbağa yüzeyim böylece sayarken karıştırmam yoksa bir daha havuza zikirmatik gibi bi şeyle girmem gerek. Su altında çalışan zikirmatik var mı? Neyse dağılmıyorum - böyle kolay geldi 10 set yüzdüm saya saya. Hoca da onayladı olabilirmiş ille de aynı stilde yüzmek zorunda diilsen falan filan şimdi kızla yüzme antrenmanlarına başliicaz. Bugün İstanbul'da hava nanemolla, her an kar yağabilir. Bugün off günüm normlade dinlenme Pazartesisi, ama kar yağarsa ben gider kar yağarken yüzerim. Neden çünkü ben ters bir insanım :)



Yüzmenin faydaları efendim saymakla bitmez. Bir kere hem kuvvet hem cardio hem de stretching 3'ü bir arada. Normalde böyle multi-fonkisyonlu şeyleri sevmem ama yüzme ayrı bir güzel yaaa. Sonra vücut ağırlığının %50'sini falan taşımak durumundasın havuzda bu da şu demek eklemler için paha biçilmez fırsat, hem eklem zedelenmesi kas sıkıntısı faan olanlara yüzme verirler. Vücudundaki kasların çoğu çalışır bebişim çıpırdanırken kuvvetin yanısıra iyi bir cardio da olur ve dayanıklığı arttırır. Mesela ben iyi bir koşucuyum ama ilk setimin ortasında Allahım sanırım boğulcam ve huzura ericem dedim. Ama ne yapmıyoruuuuz PEES ETMİYORUUUUZZZZ :)) Yüzme ayrıca kalbi de güçlendirir böylece o kalbin daha verimli kan pompalar çünü kalp kasları olmuştur sana Herkül. Amerikan Kalp Birliği de demişki bacım demiş sen günde 30 dakika yüz kalp krizi riskin %30-40 azalsın. Valla benim Peder kalpten rahmetli, demek ki ben daha sık yüzücem.

Yüzerken ben (temsili)

Yüzmek ayrıca Neron gibi kalori harcatır. Buradan kalori hesabı manyaklarına selam olsun, kurbağa 60, sırt 80, serbest 100, kelebek 150 (bunlar 10 dakikada) gibi veriler kaynaklarda dolaşıyo. Fakat neymiş ben 20 dakika kelebek yüzüüm sonra gidip pastaneyi yiyim yok. O işin öyle olmadığında anlaşmıştık. Bi de su soğuk ay ben zayıflayamam falan diyen Kezbanımız varsa havuza atlamadan ayağa irice bir taş bağlasın :) Soğu dediği su da 28 derece o kadar debelenicen içeride vücut ısın elbette ortama ayak uydurur, nazlanmıyoruz.

Ayrıca mayoyla yapılan bir spro olduğu için vucuduna takıntılı kızlarımıza daha iyi motivasyon sağlayanbir spor dalı oluyor. Şöyle seninki giyior mayoyu allaaahh göbek bir yerde selülitlerin okula başlama yaşı gelmiş kollar sarkmış falan euuuwww. Ama ne oluyor yüzdükçe onlar bir bir yok oluyoooor :)))

Ayrıca ne yüzücem ben düz düz yeaaa diyenlere paletler el paleti gibi şeyler (ördek ayağına benziyo ama eline takıyosun) tahtalar aırlıklar gibi olayı zorlaştırıp yap da görelim kıvamına getirecek milyon malzeme var. Dene bakalım havada bent over fly yapmak kolay yap bakalım su altında yeeaaa o resistansa karşı. Sürtünme kuvveti diye bi şey var bi kerem naaabeerr...

Nemli bir atmosferde yzüüorsun sonuçta bu yüzden astım semptomplarında da azalma oluyomuş. Ben gene Amerikan kaynaklarının yalancısıyım. Kolestrol seviyesini düzenlemek, şeker hastalığı riskini azaltmak gibi her egzersizin mutlu yan etkileri de varken. Yüzmek ayrı yaa suyun içindeyken insanın siniri stresi kalmıyor, bir böyle huşu efendim, bir konsantrasyon sonra 1200 metre yüzdüm diye bir tatmin. Off be yaaaa. Ne olur kar yağsın ben yüzmek istiyoyyuuuuaaaammm :)) 8yoksa yarın yüzücem neden çünkü dinlenme günlerimizi atlamıyoruz o da önemli).

Son bir şey, yaa biliyorum daha rahat yüzüyosunuz da biz de insanız be yazık yani Rus Olimpiyat yüzücüsüsü Speedoları neden yasak diil. Ortak tavrımız insanlık olarak, şu çirkin şeylere katlanamıyoruz gözünüzü seviim alternatif bi şey kullanın.



Ben bunu neden yazdım efendim Meyvemiz, minimalist kızımız yüzmeye nazlanıyor bu arada. Benden ona motivasyon hediyesi olsun, yarın akşam mesela bir yüzelim mi beraber?

Sevgiyle


22 Ocak 2014 Çarşamba

FitnessDelisi ve Kabile Büyücüsü aynı kişi mi?

Zaman dün akşam. Yer spor salonu tabi ki nerede olacaktım hıh! Şu gelip de gitmeyen gribi savuşturmaya çalışıyorum. Gidiyo geliyo böyle tam alien filmi gibi tam yaratık öldü diyosun hoop yandakinin karnından geminin bilmem neresinden diğerinin ağzından fırlıyo. Bu grip salgını da o hesap. Sadece bana değil, soruşturdum etraftakiler de aynı şekilde muzdarip herkesin dediği geçmiyo lan bu bumerang gibi gidiyo gidiyo geri geliyo. 

Mevzu bu değil! Ben gayet hayatımda bu yokmuş gibi yaşıyorum. Canım ne isterse yapmaya devam ediyorum falan. Dün de Salı ben de haliyle Dinamik Vinyasa Yoga üstüne Oryantal yapiim niyetiyle mutluyum. Hasta olmasam spinning ile devam edecem, ve fakat vücudumda grip virüsüne karşı OHAL var. 

Yanımda Kikirik, tamba tumba esme bomba bi arkadaş kendisi, aldık matımızı serdik, hoca söylüyor biz yapıyoruz ama ben daha meditasyonda tekledim, nefes alamıyorum burun tıkalı. Neyse bi ben diilim heryerden öksürme tıksırma sesleri geliyor o anda o ylanız olmamanın verdiği rahatlama, o sürü psikolojisi o kuyunluk beni çok mutlu etti, 19 kişiyiz hepimiz ayrı safhalarda gribiz. Artık sonlarına doğru Yay pozundayız, deli gibi bacak kalça açmışız vücutta muhteşem bir enerji dönüp duruyor normalde benim zıp zıp bir halde olmam lazım. Son 5. nefesimi verdim, yere indim elimi ayağımı çözdüm, Dedim Kikirik ben oryantale yalan oldum. Berbatım. Ateşim var. Ağliicam ama. Kikrik beni iki poz beş nefes arası ikna ediverdi. olaydan 15 dakika sorna belimde şıkırım titriyodum. Hastalıktan dieğil ama ritimden.
Yay pozu, faydaları saymakla bitmez; sırt ve karın kaslarını güçlendirir, üreme organlarını uyarır, göğüs, boyun ve omulzarı açar, bacak ve kol kaslarına iyi gelir, sırta esneklik kazandırır, stres ve yurgunluğa karşı birebirdir, regl dolayısı ile duyulan rahatsızlıklara iyi gelir, kabızlığa da, Böbrek sıkıntılarına iyi gelir. Gözetim altında yapınız bebişim Sakatlanmayın Her yer yoga stüdyosu kafaya göre yapmıyoruuuzz 

Bi tanecimmm Murat Hocacım da dün coştukça coştu zaten tırrrrr tırrrrr böyle darbukalarda hepimiz ayrı bir uçuştuk. Dersin ortalarına doğru yalnız olmadığımı anladım. İlk anlarda ölücem kesin ölcem cesedim şıkırlı olacak diyodum 10 dakika sorna oooooh yandan yandandım. Dans insana ayrı bir güç ayrı bir enerji veriyor yaaa yani o özgüven, o tatmin o mutluluk başka. 25. dakika civarı ben Kabile Büyücüsü olmuş hem kendimi hem de etrafımdaki kadınları iyileştirmek için dans ediyorum falan :) böyle de manyak bir hayal dünyam var benim. Anlatmıştım daha önce Mata Hari Sudanlı prenses falan oluyodum. Dün gece de şifa dağıtan Afrikalı bir Kabile Büyücüsüydüm :) Ama vallahi bak işe yaradı yaa. Hepimiz iyileştik. Hatta eminim onlar da benim gibi şu dalgalanma hareketini çalışıyolar, nice kariyerli kadın ofisinde oryantal çalışırken bir anda patronları ve iş arkadaşları tarafından basıldı... Onları bilmem ben zerre utanmadığım gibi bir de üste çıktım, ne yani siz de yapın! Yapamıyosunuz diye kıskanıyosunuz di mii diye çemkirerek tarihe de adımı şıkırtılı pembeli morlu harflerle yazdırdım. 
Dans etmediğimde ben Shaman (temsili, benim saçlarım daha güzel bunu ben sanmayın)

Neymiş;
Hasta mısın derdin mi var ne sıkıntın varsa vaaar, herkesin vaaar. Derdi sıkıntıyı sorunu çözmek sorun odaklı olmak iyidir. Ama bazen de kafayı düzlemek için basıp kaçmak gerekir. Dön arkanı git sorunlardan kaçmak çok insani bir şey. Ağlamak bağırmak tepinmek de öyle. Duygun var senin robot değilsin mazallah. Sonra seni ne mutlu ediyorsa onu yapıcaksın, engel yok. Öyle insanlar var ki ne engellere rağmen neler başarıyorlar. Utanırsın. O yüzden şekerim engelsiz yaşayacaksın. Canın ne istiyorsa limitin o. Dene bak bakalım nasıl oluyomuş. Ben valla hiç bir zararını görmedim :) 

Sevgiyle

21 Ocak 2014 Salı

Eklemlerim eklemlerim oy oy anam demeden önce.... (kas yaparken göz çıkartmayınız serisinden)

Ah belim, ay sırtım, kolum, omzum bacağım ve daha bir sürü bilmem neremmmmm inlemeleri. Aga ben gebersem de bırakmam bak gene burdayım diyip zorlayan bebeler, ve tüm bunların sonucunda zedelenmiş sakatlanmış acıyan eklemler. Vücut geliştirme muttteşem bir şey vücudunla beraber ruhun da sen de gelişiyorsunuz, fakat arkadaşım overload olmanın ne anlamı var. O eklemi ver iki haftadan altı aya kadar cezaı var. Ceza dediysem sakat yatıyosun sonra o kasların sünüyo e ne anladım bu işten ben.

Neden olur eklem sakatlığı?
  • iyi ısınmamışsındır (allah cezanı böyle verir)
  • çok fazla, çok sık ve çok ağır idman yapıyorsundur (düşmez kalkmaz bir Allah yazık değil mi o ekleme, öbür dünyada hesap soracak senden kovalayacak seni)
  • Tekrar sayılarını olması gerekenin üzerinde tutuyor olabilir misin (ilkokulda makarna fasulye abaküs vardı saymak için lazımsa alalım sana)
  • Tendonların, kasların, eklemlerin dinlensin diye zaman ayırmıyorsun (sağ ayak tendonu kopuk bir FitnessDelisi olarak söylüyorum iki kere kopardım hiç marifet değil ayağım koptu sandım o nasıl acı, ayrıca baldırımdan daha kocaman olmuştu benim minicik bileğim şişince bir de kara off)
  • Konsantrasyonun azalmış olabilir mi? Bir an ters bir şey yaparsın hoop koptuuuuuu geçmiş olsun 3 ay sahalardan ırak...
  • Strething / esneme kadın işi değildir. Ben yazdım bunu daha önce bir zahmet okursan faydalarını da göreceksin. (yok sana link mink ara bul :) 
Artirit olma riskin yüksek mesela o kıkırdak bir katıya keser aklını alır senin, ne sprocuların kariyerleri bitti mesel abu artirit yüzünden. Bursit olursun mazallah off o da fena bak. Tendonit var bir de sporcu hastalığı. Korunmanın yolu hepsinde aynı. Dinleniceksin bebeğiiimmmm. Tedavileri de başta yakalanırsa benzer. Gene dinlenme. Tamam genel konuşmiim doktor diilim ve bunların da bir çok çeşidi var, ama genelde gördüğüm bu, ha birinden biri mazalllah (kulağını çek tahtaya vur) varsa sende git bir görün doktora. Baa gelme ben mesel makina mühendisiyim, motorlardan anlarım... (hayır o motorlardan diil onlardan anlamam)
Tanıştırayım Menisküs özellikle futbolcuların baş belası ama tüm sporcuların başına gelebilir. Aman diim sadece resimden tanışalım kendisiyle


Eklemlerini iyileştirmek için aşağıdaki listede bulunan besinleri beslenmene katabilirsin mesela...
1. Çiğ badem
2. Vahşi somon
3. Papaya
4. Elma (kabuğu ile beraber, vitamini kabuğunda çocuuum)
5. Siyah fasulye (meksikada değiliz tamam bizdekiler de olur, zaten bakliyat candır akisni iddia eden sunta kemirsin)
6. Papaya (valla ben severim hem yemesini hem kokusunu hem bundan krem yapıyolar onu bayılırım. Bana hediye alacaksanız ve çok tanışmıyorsak papayalı krem şampuan severim, tanışıyorsak bu kadarla kaçamazsın nıhahahahah)
7. Karalahana (bizde muhteşem laz yemekleri yapılır, karalahana candır, dolması yemeği falan göm gitsin)
8. Brokoli (brokolisiz bir hayat düşünemiyorum ki ben zaten, mesela haşla bunu üstüne zeytinyağı biraz deniz tuzu ve dövülmüş taze sarımsak mmmmmmm, bir parça da nar ekşisi ve balzamik offf ki ne offf)
9. Zencefil (kurusunu at çayına ya da sıcak suya ıhlamuruna, tazesini dilimle ya yukarıdaki salata tarifine kat ya et yemeğine, ya da su şişesine koy bütün gün beklet yatmadan iç, bebek gibi uyuyorsun - Almanya'da doktorum uyku bozukluğu için vermişti Master Tez Savunması çok stresli bir süreç olabiliyor bebişim)

Durum bu, 30 yaşını geçince o kıkırdaklarda mikroporlar oluşuyor yırtılması kolaylaşıyor, kıkırdakları spor salonunda, koşu pistinde, havuzda, sahada bırakmıyoruz. Tendomumuza, sıvı keseciklerimize, kıkırdaklarımıza iyi bakıyoruz. 


Anası Tanrı Akhilleus, bileğine yediği ok ile öldü, mesel o sebepten oradaki tendon da aşil tendonu. E bizim ana bana fani koskoca Akhilleus tendona gelen okla Thantanos'a selam çakıyorsa bize neler olur Olimpos'un tanrıları korusun.

Sevgiyle




9 Ocak 2014 Perşembe

I challenge thou!!!!

Domuz gribi dediler, ben domuz değilim yakalanmam dedim yakalanmadım, şimdi de tuhaf bir şey dolaşıyor ortalıkta. Domuz desen domuz değil kuş gribi desen o hiç değil. Dün patron adına Rota mı dedi bir şey dedi. Rotamız şaştı anasını satiim. Sen gel 20 nanometrelik çapınla beni kocaman FitnessDelisi'ni yatağa düşür!!! Düşmem ben öyle kolay kolay yok tatlım. Henüz değil hala direniyorum.

Şimdi doktorlar okuyacak ve bana deli gibi kızacak. O zaman ben önden yazayım bunlar benim kendi kendime yaptığım şeyler. Her koyun kendi bacağından! Ayrıca sanırım ben de bugün Doktor'a gidip hatta serum ver banaaaa diye ağliicam :) Öncelikle ben antiboyitik sevmeyen bir canlıyım. Sevmiyorum. İmmünitemi düşüren şeyleri sevmiyorum. Tamam, ilaç, kabul, biyomühendisler yapıyor, iyi bir şey ama senede iki kereden fazla alınca bir tuhaf oluyorum yazık benim karaciğerime. Ben onun için sevdiğim şaraplardan vazgeçmişim, sevmediğim antibiyotiği içirmeyin bana. Vücudumu düzeltirken psikolojimi bozuyor benim. Küçükken bir çizgi film vardı vücudun içinde geçiyordu haha işte o savaşlar falan böyle içimde oluyormuş gibi hissediyorum. Ay ne biliim.

Hafif alternatif tıp uygulamaları ya da düz ismiyle kocakarı ilaçları ile ilk önce durumu kurtarmaya çalışıyorum. (Durum hakikaten berbatsa başka hikaye giderim paşa paşa doktoruma neyse ilacı alırım o başka). Mesela hafif nezle olacağım hemen ıhlamur karışımları, alınan sıvı miktarının arttırılması, biraz daha kalorili yiyeceklerle beslenmenin desteklenmesi (savaş var ya benim orduya enerji lazım) daha uzun uyku, daha çok dinlenme. Bu arada gayet güzel sporuma da devam ederim. Salona gitmezsem ölürüm ben. Ben de dün hala neden olduğunu bilmediğim bir şekilde direnirken hayııaar ben hasta değilimmm diye (gözlerimin içi yanıyor bu arada) akşam ben salondayım dedim. Biraz koşayım toksini atayım bir sauna mis gibi olur bu Deli dedim. Planım bir kaç km koşmak ne bilimm 7 falan. Tam o anda aklım çelindi ve en kendimi Challenge dersinde buldum bir baktım Bosu tepesindeyim önümde dumbell bar falan dedim iyi. Biraz açıldım. Psikolojik mi neden bilemiyorum ama hareket edip Oksijeni yedikçe iyileşiyormuşum gibi geliyor. Hareket ettikçe daha mutlu oldukça sanki iyileşiyorum. Dün de öyle oldu. Bu arada Bor ve Kuşum salona geldiğinde ben uzuuun uzun esnemekteydim. Onlar beni telefonda zor durdurmasaydı ben bi 30 dakika kürek çekeyim yaaa diye küreklere doğru gidiyordum. Burada Bro'mun ne işin var kanka git saunaya sonra git evine yat attırma kafamı demesinin payı büyük. Kimseden korkmam ben irili ufaklı farketmez. Ama kıyamam ben bunlara Gang'im benim. Always got my back!

Neymiş bana; BOSU her derdin devasıdır, idman candır, mentollü sauna iyidir. Dün akşam Challenge öncesi Samet Hoca, bu gün küçük kas gruplarını çalıştıracağız dediğinde ne kadar idman yaparsan yap büyük kas gruplarından bir parça daha az çalışan bu mini mini kasların kocaman ağrıları olabileceğini kabul etmiş bulunmaktayız. C.tesi bir challenge daha yapacağız. Çünkü derste verilen 3 challenge'ı da başarıyla tamamlayınca çoook koccaman bir zafer kazandığımı hissediyorum, bu da beni mutlu ediyor mutluşuk da kimse kusura bakmasın her derdin devasıdır.

Ben de saunada bir 15 dakika geçirdikten sonre ki o Mentol olmasa muhtemelen şu anda hava kanallarıma İSKİ'nin sondaj falan yapması lazımdı. Yok iyiyim şu anda gerçi ofisime giren dalga geçiyor o kadar malzeme aktarda yokmuş da yok orta çağ olsa beni yakmak zorunda kalırlarmış da bir dünya laf, ortada dolanan Ninja isimili sihay kedi bunların benim cadı olmam konusunda ikna olmasında da büyük destek saülıyor sağ olsun. O zaman ben özel bitki karışımlı bir ıhlamur yapayım kendime French Press'te. Siz de bakın bakalım şu genetiği değiştirilmiş toraman virüslerden nasıl muhaaza edeceğiz kendimizi....

Rota virüsünün resmi. Bu şeyden milyarlarcasının içimde dolaştığını düşünüyorum da tiksinç bööğğhhkk....

Sevgiyle

27 Aralık 2013 Cuma

Orijinalim yaaa beeeennnn

Spor salonuna yazıldın, öz disiplinini de sağladın gidiyorsun güzel bir düzen de tutturdun, yediğine içtiğine, uykuna düzenine dikkat ediyorsun stresten de arındın ama bir bakıyorsun etrafındaki adamlar senden çok şişmişler. Kaslı kaslı böyle off aklın gidiyor. Vücuttaki testestoron diyor ki yandın, bunlar etraftayken senin bu ekosistemde üreme olasılığın eksi 10!!! Beyin çeviriyor: Kızlar sana bakmaz (peh!) Sinsi sinsi yanaşıyorsun bir kaç tanesine bir iki denemeden sonra bir bakıyorsun içlerindesin sen de artık. Sende bir hava bir hava. Çalışma programını onlara göre ayarlıyorsun, yemene içmene onlar gibi dikkat ediyorsun, benziyorsun, onlardan oluyorsun. Sen de onlar gibi şişiyorsun. Çok hoş şimdi bunun doğru yolu var, bir kaç da yanlış yolu var. Yanlış yolu seçenlerin de çok komik hikayeleri var.

1.İlaçlı - Çin Malı - Herküller
Bu türe bayılıyorum, çoğunlukla ofis, gym ve solaryum üçgeninde yaşarlar. en sevdikleri şey hangi protein shake hangi amino asit hangi proteini nasıl yapsak da nasıl etsek de en kimyasal en zaralı halde alıp vücutlarımıza sonradan ceremesini çekeceğimiz işkenceler etsektir. Doğa bunlara yeterli gelmez. Kendi sınırlarını aşmak muhteşem bir şey, hepimiz aynı şeyin peşindeyiz fakat bu tür şike yapar, aldatır. Arkadaşım protein mi istiyorsun git 6 yumurta ye, hindi ye. Kazein diye bir şey tutturmuşsun, nedir biliyor musun sevigli kazeinin senin? Büyükbaş hayvanlarda toynak ve boynuzların uzamasına yarayan protein!!! Şimdi sen bundan neredeyse kilo kilo vücuduna alıyorsun ya!!! Sen ne oluyorsun bu durumda? Bunların ileri safhası eroinman gibi kendilerine doping iğneleri vurmaktan çekinmezler. 7 ölümcül günahtan kibir ve açgözlülük manyağı olan bu tür ortalıkta ıslanmış Gremlin sırtı gibi kasları ile dolanıp kendilerini dünyanın efendisi görür. Efendii efendiii sen o ilaçlar olmayaydı ne halde olacaktın!!!Orjinalim lan beeeenn diye insanda nağra atma isteği uyandırırlar. Tamam beslenme çok mühim gerektiğinde takviye de alacaksın tabi yalnız şekerim sana son bir anatomi sorusu, senin vücudunda aldığın proteinleri parçalayacak enzimler olmayınca aldığın o kadar protein vücut sistemin içinde ne oluyor, nereye gidiyor, ne etki ediyor? Burada termodinamik kurallarını hatırlatır hiç bir şeyin yoktan var vardan yok olamayacağını arz ederim.

2. Sponge Bob Square Pants
Yavrum yazık bunlara. Bunların boyları kısa azimleri kendilerinin 3 katı kadardır. Bazıları ilaç kullanır ama çoğu boy kısalığının verdiği evrimsel hırs ile (7 ölümcül günahtan Sponge Bob'ların payına düşen) Hırs'ın kurbanıdırlar. İnsan olsun koçum şekil bir yere kadar desek de bu kategorideki abiler boyuna değil enine gelişir gelişir gelişir veeee sonunda diktörgene hatta çok elim durumlarda kare bir vücut foruma ulaşır. Yavrum neden yaratık gibi ettin kendini desek de faydasızdır.

3. Tavuk Adam - Bacak Gününü atlayan bir kurbanın dehşet dolu hikayesi
Açık ara favorim. Bunlara bayılıyorum. En orjinal tiptirler. Günahı yoktur sadece saftır. Hmm belki biraz da tembellik... Azimliderler, sıkı çalışırlar, Yalnız sadece üst vücut çalışırlar. Üst taraf gelişir, omuzlar, sırt, kanatlar, göğüs muhteşem, karın da iyi, daha aşağı bir inersin iki adet dal gibi bacak anaaa bildiğin tavuk. Aynaya da mı bakmadın! Hayır tahmin etmedin mi, O iki çırpıcık nasıl taşıyor o kocaman kas kütlesini? Sana kimse de mi söylemedi ki zaten bir kaçarlı gruplar hailnde çalışırsınız çoğunuz tavuk adamdır. Kimin kurbanı oldun? Seni kim bu hale getirdi. Yalnız bazı durumlarda sonuç çok dramatktir. Vücudun iki bölümünün kas ve güç oranını denkleşitrmekte zorlanırlar, hatta bazen çok geç kalmış olurlar. Bir de senin eklemin ne halde be kardeşim yaa bir batırsan yazık canına yazık. Adamın yüzüne de diyemezdin tavuğa benziyorsun abi diye yani kümes hayvanı da olsa kalbi var (ayrı severim tavuk kalbi ve ciğeri kuş üzümü ile birlikte miss gibi protein deposu).

Üç guruba da hatta işini iyi yapanlara da atladıkları bir hatırlatma: Stretching kız işi değildir, her idmandan sonra uzuun uzuuuun güzeeelce esnemek o kasları uzatır daha güzel geliştirir, sakatlığı önler.

Ben kadın olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum bu kaosun içerisinde. Kas oranımı arttırmak için doğal kaynaklardan beslenme, yağlanmayı engellemek için proses edilmiş yağ ve şekerden uzak durmak benim için kafi. Performans gerektiren atraksiyonlarda, mesela uzun koşular, bir kaç gün önceden beslenme düzenimi katılaştırır, müsabaka öncesi ekstra performans amaçlı ve sonrasında hızlı rejenerasyon için belki bir iki protein bar belki bir paket jel dışında no no no kullanmam. Dedim ya ORİJİNALİM LAN BEEENNNN!!!!



Sevgiyle

20 Aralık 2013 Cuma

Ben Hintli miyim günlük hayatımda Yoga bana ne yapsın?

Hayır canım sanırım önce cahilisin. Yoga'nın anlamı zaten hayat demek.

Her sene bir milyon söz verir insanlar kendilerine, bu sene bilmem nereye seyahate gidicem, her hafta bir kitap okuyacağım, yeni ev alıcam, kilo vericem, karın kasım olacak, Marslı besliicem falan falan falan. Genelde Şöyle olur, o bilmem nereye seyahat gene Bodrum, Çeşme, Antalya düzleminde kalır yeni bir yer görülmez, senede bir bilemedin iki aşk romanı zar zor bitirilir, kiralar aksar, Marslıyı bırak Beta balığını açlıktan telef eder... İçiniz karardı di mi kilo vericek olanla müstakbel karın kası sahibinin akıbetine girmiyorum o zaman :) Malum fitness blog'u...

Ben geçen sene dedim ki 2013'te spora geri dönüyorum. Dönüşüm muhteşem oldu. Yeni yıl kararlarımdan biri de Yoga yapıcam beeeeen idi. Hatta Yoga hocamız (31.12.2012 Pazartesi günü girdiğim ilk Vinyasa Yoga dersinde) kimin ilk dersi dedi benim dedim harika bir yeni yıl kararı verimiş birisi var kutlarım dedi. Ben utandım falan. Öyle başladı bu iş. Yeni yıl kararı vereceklere selam olsun.

Aman canım ben zayıflamak istiyorum Yoga yağ yakmaz, ya da ben kaslı kocaman bi adam olucam ne yapiim yogayı diyip küçük görürseniz ben de size derim ki; her şeyden önce yoga esneklik kazandırır böylece kaslar daha rahat gelişir, güç ve hız artışı deneyimlenir, kasların dinlenme süresi ve gerginliği kısalır, kasların daha az zorlanır ve incinme riski düşer, eklemlerin sağlamlaşır burkulmazsın kolay kolay, belin daha açık ve sağlam olur, acı ve ağrıya karşı hassaslıklar azalır. Kısaca performans ve sakatlıklara dirençte artış yaşarsın. Ayrıca vücudundaki kas koordinasyonu artacaktır. Bunu da dün akşam yaşadım. Head stand denemesi yaparken gözümüzün nuru Ray Rizzi hocamız yanıma geldi. Ben tabi maymun yavrusu gibi debeleniyorum orada omuzlarım sağlam (onu öğrendim sene içinde), ellerim açık avuçlarımla yeri varamıyorum sağ bacağımı kaldırırken doğru momentumu bulmaya çalışıyorum sol onu takip etsin istiyorum tüm bunları core kaslarım koordine etsin savaşıyorum falan ama heryerim ayrı oynamakta. Baksan bu parçalar aynı vücudun değil dersin. Ray Hoca geldi, cesaret etmemi söyledi sağ bacağımı attım, sol takip etti. Ray orada biliyorum ya düşmeme izin vermez derken baktım onun ufacık denge desteği ile ellerimin üzerinde duruyorum. Bir kaç nefes kaldım da. Sonra bir anda core kaslarımla ayaklarım arasındaki koordinasyonu yitirdim ve indim. İşte Yoga bu yüzden önemli. Vücut içerisinde kasların birbiri ile iletişiminin  önemini (tamam bi de dans ederken ama bu başka Post'un konusu) Yoga pratiği esnasında birebir anlıyorsun.



İşin bir de meditasyon boyutu var. Nedir? efendim Ommm diyip uçmuyoruz bak gene söylüyorum bu doğru değil kim uydurduysa halt etmiş. Gün içerisinde başına gelenleri düşünsene; patronla didiş, sevgilinle didiş, bir dünya dedikodu, iş, güç, dünya kadar aksaklık, trafik trafik.. Ayy yazarken daraldım. Delirmemek için ne yapıyorsun? Muhtemelen şalteri kapatım Muhteşem Süleyman seyrediyorsun... Ben nefesimi düzenliyorum ve kendimin tüm bu karmaşanın bir bir parçası olduğumu kabul ediyor ve fakat her şeyin içinde dinginliği arıyor içime dinginliği yerleştiriyorum. Bunu nefesimle yapıyorum. Bu nefes sonra bana performans antrenmanlarımda ne kadar yardımcı oluyor bir bilsen bir anlasan bebeğim. Haliyle vücudumla beraber ruhum da dinginleşiyor ve gene başa dönecek olursak psikolojik olarak rahatladığım için sakatlık riskimi azaltıp güç ve performansımı arttırıyorum.


Uzun oldu bugün post, biraz da sıktı sanırım seni, o zaman kıssadan hisse ile kapatayım. Tarih Nisan 2012, ben Hannover Messe'ye son dakikada gitmeye karar vermişim. Haliyle direk uçak yok İstanbul'dan Münih'e ordan Hannover'e falan böyle bir bedevi hali mevcut. Bir iş arkadaşım dedi ki sen kalacak yeri düşünme (zaten yok nesini düşüneyim fuar zamanı Hannover'de kalacak yer mümkün değil!!!) ben ayarlarım. Oley dedim bu bir de bürokrat bana mutteşem bir ev falan ayarlar. Şeytan dürttü aktarma esnasında son dakika artık Hannover uçağına gidicem, Münih'ten aradım ben bunu, dedim benim ev nerde ben geliyorum. Kem küm allaaahhh dedim (uçan Sabri gibi bilen bilir) kavga gürültü benim yerim yok neyse ben kadın olmanın gücüyle açtım muslukları bir ayağım uçakta bir ayağım yerde başladım ağlamaya. Bunlar geldiler beni aldılar sonunda Hannover'den bir yer bulmuşlar karanlığın içinde çıkmaz sokakların sonunda ben kurbanlık koyuna dönmüşüm saatlerdir yoldayım böbrek karaciğer umurmda diil uyusam yetecek haldeyim. Bıraktılar beni gittiler. E ben kaldım bi başıma. Yorgunluktan uyuyamazsın ya o kadar yorgunsundur stres yaşamışsındır... Onun dibindeyim ben. Durdum odanın ortasında oturdum yere kısa bir meditasyon yaptım, 8 kere güneşi semaladım ve bol strechingli bir asana serisine başladım. Yarım saat kadar gerindim yavru kedi gibi nefesimle, Savasana esnasında yatağa yatmamla hayatımda uyumadığım uykuyu uyudum. Sabah bir kalktım ben bir Hollywood aman hayır Bollywood yıldızıyım. Eklemler açılmış beden ruh tertemiz pırıl pırıl, nefes akıyo gidiyor. Ne güzel. Artık her strese girdiğimde önce nefesimi düzenlerim bir dönerim içime sonra eğer ortam müsaitse yaparım bir kaç asana ohhhh miss benden güzeli yok.


Sevgiyle