Sayfalar

Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2015 Cuma

Yoğurt! Kahramanım benim!!!

Sonunda söyleye söyleye Muson ikilimini İstanbul semalarına çektim. Çok güzel. Orkide çok severim artık bahçemizde falan rahat rahat yetiştirebileceğiz. O kadar çok nem var ki yakında solungaçlarımız çıkacak amfibiye geri döneceğiz evrim basamaklarını inip. Yağmur yağsa da açılmayan bu sıcaklarda bende bir ödem bir şişkinlik anlatamam. Normalde yazları karpuz peynir ile beslenen ben bu yaz yoğurda düştüm. Bildiğin yoğur kasesinde balık oldum. Sabah öğlen akşam yoğurt yiyorum canım neredeyse başka hiç bir şey istemiyor. Allahtan protein içeriği falan olan, kendisi ile bir çok şey karıştırıp değişiklik yapabileceğimiz bir beslenme ürünü kendisi.

Şimdi canım senin belinin (benim belim de hepimizin belleri) etrafında yağlanma oluyor ya ha onun müsebbibi kortizol denen bir müsibet hormon. Bu kortizolu salgıladıkça belinin etrafı yağ kaplanıyor. Yoğurt tam bir süper kahraman. Yediğin zaman içindeki kalsiyum yağ hücrelerine diyor ki hey dostum beyaz poponu tekmelemeden o kortizolü yavaşlça yere bırak. Ayrıca kas yapımına da yardımcı olan yoğurt sayesinde baaak kilo verdiiin :) az yağlandın e daha ne istiyorsun paaaardoooon?

Bir çok yoğrdun içinde senin için iyi olan bakteriler var sindirimini düzenleyen ve sana eziyet veren kötü bakterileri yok eden. Ay kahramanım beniiiimmmm.

Kadınsan ihtiyacın olan vitaminin % 60'ını sana yoğurt sağlar, erkekleri bilemiciiim. (220 - 250 gram yoğurttan bahsediyorum dostum burda) potasyum, fosfor, riboflavin, iyot, zink, B5 ve sinir sistemini maşallahlayan B12. Kalsiyum var D vitamini var. Off daha ne istiyorsun bebeğiiimmm??? Dellli gibi protein var (çoğunda gene de bak markadan markaya değişir falan) Ayrca bizim başımızın belası kemik erimesine de deva kendisi unutmadan. Akitf kültürlü yoğurt yersen vajinal enfeksiyon kapma oranın bile düşüyor (Kanda'da bir Üniversite) yani ben sana bunu aha nasıl övsem bilemedim ki!

Hem spor sonrası yenilenme sürecinde de bir kase yoğurdun sana yapacağı iyiliği öz anandan babandan göremezsin o kadar diim sana. İçindeki protein kaslarına amino asit sağlar, içindeki karbonhidratlar da kasına enerji olur kan olur can olur yani. ben demiyorum milllyon zibilyon tane prof dr araştırmış bunu.
orman meyvesi delisiyim var mı?

Yoğurt vğğcudundaki fazla sodyumu atar yollar def eder. Yani meali; yüksek tansiyonu engeller, kalp ve böbrek rahatsızlıklarına karşı da insanı korur. neymiş? Sıcak havada yoğurt süper gelirmiş. Ayrıca bağışıklık sistemini de güçlendirdiğini Viyana Üniversitesi söylüyor :)

Dişlere ve içindeki laktik asit ile de diş etlerine diş perisi gibi geliyor bunu da Marmara Üniversitesi söylemiş :)
bazen ben de delirip evde yapıyorum ama şu aralar no no :) 

Ben spor öncesi yiyorum, öğlende yoğurt aşı gibi yiyorum (içinde nohutlu bulgurlu manyak protein deposu bir şey) sabah meyve ile yiyorum. Tamam biraz çok olabilir ama yemin ederim canım başka bir şey istemiyor. Yoğurt oldum ben :) balla yulafla meyve ile karıştır, çorba yap ayran cacık yap off muhteşem bir şey yaaa naneli ayran mesela :) Ama sapıtıp gidip proses edilmiş şekerli yoğurt yemeye kalkma sade yoğurda kendin ekle ne ekleyeceksen. Hele bir de üşenmez yoğurdu evde yaparsan hmmm nam nam

Namaste şekerim





25 Ocak 2015 Pazar

Çarşıda aldım bir tane eve geldim bin tane

Çoklu kişilik bozukluğu.  Evlerden ırak ne fena şey. Bir kişi içinde, seviyor değer veriyor mutlu  ama o kişi sahte. Bir kişi içinde, düzgün sadık iyi hoş alımlı ama o kişi de sahte. Ve üçüncü kişi içinde katı sevgisiz bomboş çöl gibi bir kişi işte o sensin. Ne kötü hasta olmayı seçmişsin, üzülmüyor bile insan sonuçta kendi seçimin. Aşırılıklardan uyanmaliymisim ama olmamış  işte  seni ben aklamışım.

Hayatına çoklu kişilik bozukluğu olan bir sosyopatı alır bir de merkezine koyarsan başına gelecekler; yeme ve uyku bozukluğu,  kendini suçlama, mutsuzluk, dengesizlik, onun seni suçlaması, kızgınlık,  öfke hayal kırıklığı  ve daha niceleri.

Ben ne yaptım?  Beni gene mabedim kucakladı.  Barlar plakalar malar dambıllar. (Bar derken Halter gibi olan öbürü degil ). İcildi tabi dün gece. Her gözyaşı şerefine bir kadeh. İnsanım ağlıyorum arada bu sefer çok az. Çünkü bazı kötü haberler başka kötü haberlerin ağırlığını alır üzerinden. Bu zaman da öyle oldu. Nefret? Ben onu taşımak yerine bugün kucağıma 25lik plakaları aldım sırtımı bench'e dayadım  kalça çalıştım.

Dünyanı  en voleybolcu yoginisi reiki yapti bana. Neden mi? Görünüyordu çünkü içimdeki açık alan üstünde kırmızı gökyüzü.  O da shavasanada gelip bana şifa verdi. Demiştim di mi şifa istiyorum mutlu ediyor. İdrak o anda açıldı.  Benim kalbim baki ben gene sever gene mutlu olurum. Onun kaybı daha büyük kalbi Yok,  gerçek kendisi çok derinlerde ben onu gördüm diye oldu tüm bunlar. Korku duyuldu vahşileşildi. Sonra saçma sapan bir aklamaya girişildi.  Kendi kendisi kandırıldı. Artık hazırdı.  Yalanlara devam etmeye. Kendini ve dünyayı kandırmaya.

Ben dün neden daha ağır aldım ağırlıkları? Vücudum kuvvetlensin diye. Ben bugün neden kalça bacak çalıştım çünkü en büyük kas grubu o ve üzerine yapacağım o uzun stretching seansini hak etmeliydim. 

Greyfrutlar ananaslar yeşil kırmızı elmalar aldım kendime. Saunada gözlerimi tavana dikip baktım göz yaşı var mı diye. Bulamadım. Şifalı meyvelerini yedim şimdi iyiyim. Ben iyi olacağım. Çünkü iyilik de içimde ruhumda bedenimde dengede.

Nefret taşınması zor yük.  Ben almayayim mersi. Benim kaslarım uzun benim etim sert benim kabuğum narin ruhum kırılgan.  Onu da idmanla sertleştirmeye  senin gibi katılaşmaya hiç niyetim yok.

At matı yere çık üstüne dünyaya kökleniyirum ters dur arada dünyaya bir de ordan bak. Aşka sevgiye köprüler kur bir yunus gibi ters dön köpek gibi aşağı bak koş daha hızlı daha ağır kaldır bir dakikada 30 kere yapıyorsan 40 olsun 50 olsun. Kendine yalan söyleme kimseye söyleme. Kaçma sana şifa olabilecek tek insandan (artık çok geç).

Fitnessdelisi kendini mabedim kapatıyor bir süre.  Tek ihtiyacı ona doğru söyleyen aynalar ona destek dostlar şifa denge bir de haz çay ay ben beyaz çayı çok seviyorum.  Bir de elmalar Greyfrutlar.

5 Kilo verdim bir haftada yemeye çalışıyorum olacak yakında duracak içimde lokmalarim. Vücudumun döngüleri bile durdu onlar da gelicek.eski haline (doktordan korkarim ben iğneden de) her şey düzelir ruhum yerinde çünkü kalbim de içinde.  Bedenim toparlanmadı Bu sefer en çok o dagildi o telef oldu. 5 Kilo nedir ya bi haftada yazıklar olsun benim çok çok çok yemem gerek  bir sekilde (bilmeyenler için yutamiyorum yüzüncü da içimde tutamiyorum) gonulsuz aneroxy.

Geçicek çünkü her şeyin çözümü sevgi ve ben sevebiliyorum.

İnadına ve daima sevgiyle

24 Nisan 2014 Perşembe

Bugünkü yazının sonunda test var. Kendine güvenmeyen okumasın!

Şu hayatta istedim mi olmayacak şey yok. (tabi bir yerden sonra kader kısmet) bu konuda kendime güvenirim. Bana sen şeytanın içine girsen zavallıyı kurtarmak için papayı çağırmamız gerekir diyen arkadaşım var (pis yılan arkadaş falan değil yılan!). Ama genelde vallahi kuzu gibiyim.

Bu aralar daha çok sersem gibiyim. Pazar akşamından beri protein yüklemesi yapıyorum. Ödem falan kalmadı. Vücut temizlendi. Bu akşam olsun allahım ne olur bu akşam olsun, dün millete lokum verirken yiyemedim, minik bir pug gibi kokladım lokumları :( reva mı bu. Biliyorum ki yediğim her lokum her pirinç tanesi Pazar günü bana eksi performans olarak geri dönecek. Bu sefer Avrasya'daki gibi bitirmeye oynamıyorum. Avrsaya'daki derecemden iyi olmasına oynuyorum. En tehlikeli rakibimle, kendimle yarışıyorum. Allah akıl fikir versin.

Lokumları koklarken ben (temsili)
Bir haftadır protein yüklediğime göre, yağı da daha çok süt ve süt ürünlerinden aldığıma göre lifler hakkında konuşmak için harika bir gün! (Dün harikaydı tatildi dün çocuklar gibi şendim!, bugün ofisteyim şimdi yazık bana). Lif diyince akla yenebilen ve yenemeyen geliyor normalde. Gerçi biz yenemeyen life fiber (FAAYBBIIR) diyoruz sanki daha havalı gibi ama aynı şey. Gerçi lifler başka şekilde de kategori edilebilir, suda çözünen çözünmeyen diye de ama o klasifikasyon eskilerde kaldı hafif. Bir de odağımız suda çözünmesi değil, yenilebilmesi (yeminle açım - karnım değil gözüm aç perişanım ver iki metre kebabı sabahın bu saatinde gömerim acımam öyle, bir tabak feraye ile bırakmam Casita'yı yerim. Göz açlığı çok fena bi şey be iyi ki benim zaaf sırf gyemeğe karşı ve geçici bir süre, allah karekter gözü aç zavallılara acısın...)



Yenilebilen lifler hem bitkilerden hem de hayvanlardan elde edilebiliyor (çitin mesela böcek kabuğu, böcek dedim tiksindin bi hayrola, istakoz! al bu da böcek naaber önyargısını yediğimin). Bir de insan yapısı fonksiyonel olan lifler var, bunları da supplement lerimizde bol miktarda buluyoruz.


Lif neden?
Kolestrolünü düşürüyor. TYüksek kolestrol ve sebep olduğu ölümcüle giden belalardan konuşmayalım, bak taze kahve yaptım, yarın karb dayayabilicem, dün çok güzel bir gün geçirdim, haftasonu Bodrum'dayım Squat Delisi ile falan keyfim harika bozma şunu. Ama kilolu insan görünce gözüme kolestrol ve yağ tabaası geliyor. Verin annem şunu sağlıklı olmak için vallahi estetik kaygıdan değil. Fasulye bezelye ve mercimek başta olmak üzere alınan lifler kötü kolstrolü pis tokatlar mesela. Yiyiniz (hem de protein deposu arkadaşlar)

Kalp krizi ve kalp hastalıkları riskini azaltır. Kalbinizle ilgili tek derdiniz atacağınız tripler olur o kadar. (onu da atmayın be gerek yok kafalar rahat olsun)

Bazı lifler midede jelimsi böyle alien salyası gibi bir şey oluyorlar, bu da yiyeceklerin midede sindirilip bir anda kana karışmasını yavaşlatır. bu da proses içerisinde salgılanan insülin seviyesinin düşük (aslında aynı ama zamana yayılmış, yani birim zaman başına düşük) olmasına neden olur. Yani kısaca kan şekerini düzenler. Hem şeker hastaları için mühim hem de acıkma süresini uzatır. (bakınız aç kalınca tatlı yiyen insanın dramı)

Buğday, sebze ve meyveden kaynaklı lifler sindirimi böyle hafif tüy gibi mis gibi sorunsuz akıtır götürür (kabızlık yaşamazsın yazamadım)

O jel var ya alien salyası midedeki, ha o kilo verme konusnnda yardımcı bir arkadaş. Ayrıca lif karbonhidrat olmasına rağmen diğer karbonhidratlardan daha düşük kaloriye haiz.

Sağlıklı bir kilo, ve sağlıklı görüntü istiyorsan yavrukuş, o zaman bol lif tüketeceksin.

Dün gelen soru: Özel bir diyetin var mı? Vallahi billahi yok (tamam bu hafta var ama o yarıştan dolayı) proses edilmiş besini kestim. Lifin de proses edilmemişini (şekerin ve diğer karbonhidratların da) tercih ediyorum.

O yüzden otr bir diyetine bak beslenme planına bak. Ne yiyorsun ona bir bak! Ne yersen osun çünkü.


TEST:

Casita'nın Feraye'si (allaaaaahhhhhh)
Merhaba ben bir test'in şimdi canın hangisini daha çok çekti, yulaf, mercimek, avocado, brokoli mi yoksa feraye mi?

(Doğru yanıt: Feraye diyen kendini süresiz kapatsın)


Sevgiyle


17 Nisan 2014 Perşembe

Kanmam Ben!

Dün geceden beri düşünüyorum of yalan söylemek ne meşakkatli iş. Kimse heveslenmesin (bunu okuyanların yarısından çoğunun benden nefret ettiğini biliyorum, çünkü kendilerine yalanlar söyledikleri için yaşamadıkları hayatı yaşıyorum) kimse bana yalan söylemedi, üzgün falan hele hiç değilim hayat bana güzel be. Yalan söyleyene tepkim şu oluyor genelede yakaldığım andan itibaren: Kimdi bana son yalan söyleyen? Hatırlamıyorum (kişi hafızadan nasıl hızlı kazınıyorsa belli değil!!!!)

Yalan her şekil kötü be. Akşam spora giderim. Bir ara giderim. He ben de yapıyorum ben de koşuyorum. Ben bilmem kaç kilo kaldırıyorum. Yaa arkadaşım bana mı koşuyosun bana mı kaldırıyosun. Yoo kendine. Şimdi iki yaranıcam diye sıkma, görünen köye kılavuzla beraber bakıp gülüyoruz şu an, bir de tüyü de dikiyosun köyün tepesine missss. Sabahlar olmasın. Kız mesela yediklerini sayıyo, bana! Bana ne zaten de, arkadaşım iyi de arada kesin gitmiştir bi şey onu söylemiyosun ama? Ya da onu da söylüyorsan ben bu işe baş koydum deme. O da yalan. Ne gereği var. Kendine karşı dürüst değilsen eğer ben ha öyle bilmişm ha böyle bilmişim çok lazım değilim. Ha ben senin için ille de über ultra önemli bir insansam ve benim onayımı detstimi takdirimi istiyorsan, zaten görünce ben bunları duyuyorum sana karşı. Güldürme kendine boş yere. Hatta öbür türlü acayip de saygı duyuyorum.

Birini aldatıcaksın mesela; uzun iş. Nasıl üşenmiyorlar? İşte bunlar hep boş vakit! Yok ikinciyi bul, telefonları gizle, mesajlaş sil, mailleri telefon kayıtlarını silince herşeyi aklında tut. Görülmeyeceğin yerlerde buluş kendinden kaç, partnerinden kaç, ikinciden kaç. Ayy bunaldım yazarken. Basılma korkusu seni içten içe yiyip stresten tir tir titretirken bir de yorgunluk. Az kaldı acıma hissediicem hainlere.

Kendinle ilgili bazı şeyleri kabul edemiyorsun mesela, ne bileyim cinsel tercihini, etrafını aldatıyorsun önce kendine yalan söyleyerek. Olmadığın birisi gibi tanıtıyorsun kendini, istemediğin bir hayat yaşıyorsun. E ama o zaman sen benim gerçekten tanıdığım arkadaşım / kardeşim / kuzenim / ve saire akrabam değilsin ki sen bambaşka birisin. Ama yalandan....

Patrona yalan söylüyorsun. Yok herşey yolunda deadline ı tutturucaz evet hahaytt falan. Ortada daha proje adına konmuş bir çizik yok ama. E ne işine yaradı saçma sapan br teslimat yapıcan o daha mı iyi.

Bazen bazı durumlarda yalan söylemek gerekebiliyor evet. Karşındaki çok çaçaron bi şeydir, başındna savmak istersin, hakikaten açıklamayı kaldırmaz bazı şeyleri (öleceksin sende et yiyen bakteri varmış diyemem ben birine mesela), ya da hiç canının istemediği bir şey vardır seni sporundan alı koyacaktır gitmek istemiyosundur sıkarsın bi tane (en çok bunu yapıyorum aslında) ama bu durumlarda bile yalan söylememyi tercih etmeye çabalıyorum son ana kadar. Yalanı yapıştırıyosam geçmiş olsun haneye günah points. Ama direnip söylemiyosam gerçeği söylüyosam o zaman çok böyle saf su gibi hissediyorum kendimi. Zaten aklım beş karış havada yalan söylesem de karıştırıyrum daha büyük rezillik.

Kısaca bikini olayına dönecek olursak. Yok ben bunu yedim şöyel yürüdüm ama diyetle spro işe yaramıyo deme! Komik duruma düşme. Kendine bir dürüst ol, saygılı ol bunun için de, sonra otur düşün neye ihtiyacın var ondna sonra kabul et ve sonra başla. Aslında başlamak değil kabul etmek başarmanın yarısıdır.

Sevgiyle


25 Mart 2014 Salı

FitnessDelisi bir sabah uyandı ve kendini devcileyin bir çilek olarak buldu...

Hazır hepimiz toptan delirmişken ben de itiraf edeyim de aradan çıksın. Efendim ben devvv bir çileğim. Oh be!

Yazdan hiç hoşlanmam, ama geliyo ya ne yapacaksın benim için yazı çekilir kılan tek şey meyve bolluğu. Kışı Ananas, portakal, kivi, elma biraz o dev üzümler, mandalina armutla geçiştiriyoruz ya. Yazın ben cennete düşmüş gibi oluyorum. Bir kere karpuz peynir (civcivimle terasta güneşlenip, sonra akşam 7de dellenip kuşumun da gazıyla basıp mangala, heyyt ne güzel yazdı geçen yaz). Kiraz, kayısı, erikler, kavun, şeftali falan ve bunlardan yapılabilecek binlerce smoothie tarifi :)

Jean Babtiste Siméon Chardin -  Çilek Sepeti (sağlıkta fitnessta beslenmede ve sanatta bir numarayım)

Ama önce bahar var. Ve benim için bahar demek çilek demek! Öncelikle her duş sonrası çilekli body butterlara bulanıp çilekli body splashlerle serinlemek demek (yazın o sıcakta bayık kokmaya başlıyo kezo kezo o yüzden fresh fresh baharda yapıyorum). Yaz formülü ayrı. Spor salonunda Angel sıkmış kız olayı var mesela, ve o ağır parfüm türevleri. İğrençsiiiinn ağır ağır kokuyosun bi de terliyosun zaten sıcak yaa iiiyykkk.



Efendim çilek kokmak kadar çilek yemek de büyük güzellik.

  • Yarım kap çilekte 51.6 mg C vitamini mevcut, ne demek? C vitamini ihtiyacının yarısı günlük! Anti-oxidan kendisi tanıştırayım. Enerji de verir misssss (sabahları ayılmak için C vitamini zengini meyve tüketirsen zınk diye ayılırsın bu da benden sana tüyo) 8 çilekte toplam olarak, bir portakaldan çooook daha falza C vitamini var. şaşırdın değil mi? (günlük C vitamini ihtiyacının %140 'ını veriyor çilek sana)
  • Çilek dediğin şeyin kalorisi 43 (bazılarına ggöre 53 ama 10 kalori için kırmayalım birbirimizi) (bir bardak) veee  Lif deposu o minnak şiyin bir bardağının %13'ü lif auuuww beybiiii. Ayırca kendisi başımızın belası olan aşırı yeme isteğini yer bitirir, sindirimi düzenler bir de tansiyonu düşürür / düzenler
  • İçindeki anti-oxidanlar sayesinde katarakt riskini azaltır. Böylece en uzakta olan herşeyi kesebilir, yanındakinin mesajlarını okuyabilirsin. (Apaçi hanzolar gibi gizli gizli telefonlardan whatsapp mesajlarını mail atmana gerek kalmaz adsdfahdfhf)
  • Antioksisan ve anti inflamatory özellikleri ile Çilek kansere karşı kahraman gibi savaşır! Türkçelerini bilmediğim folate (fiolik asid de olur hani yumurtanın sarısında bulunan ve kadınların mutlaka alması gereken ama yumurtanın sarısı yağlı, yumurta tuhaf kokuyo, ama çilek bu be ÇİLEEEK) ve flavnoid olan Quercetin ve kaempferol  kanser hücrelerini dövermiş :) 
  • İçindeki manyak C vitamini sayesinde cilt kolajen yapar, cildin elsatikliği ve dayanıklılığı artar, sen de kırışmadan buruşmadan jilet gibi dolanırsın ortalıkta. Yaşlanmazsın genç kalırsın missss
  • Çilekteki antoksidanlar, ve fitokimyasallar sayesinde eklem sıkıntıları, artirit ve kalp hastalıkları riski düşeeerrr düşeeer süzüle süzüle düşeeer (biz koşucular ve ağır kuvvet idmanı yapanlar için hele acayip önemli)
  • C vitamini, Fitokimyasallar ve iodin sayesinde vücuttaki serbest radikaller etkilerini yitirirler ne serbestilkleri kalır ne radikallikleri böyle memur gibi bi şey olurlar. Bu sayede hücreler yenilenir gencecik kalır hele de beyin ah o beyin. Çoğunda olmayan o beyin :) Ayrıca o beyinsizlerin alt üst ettiği sinir sistemi de yenilenir. 
  • Bir servis çilekte 134 gr Potasyum mevcut. Bu potasyum da kan basıncını düzenler, yüksek tansiyonu düşürür, vücuttaki sodyumu döver (o hani tuz banıyosun ya banma titre!)
  • Kalorisi yok denecek kadar az. Şekeri az Sodyumu düşük. Toplam karbonhidratı yarım dilim ekmek kadar içindeki doğal şekerler de 4 gramcık, yakıleybıl miktar! Kilo verdirir bebişimmmmm, en azından destek olur bak :) 
  • Çilekte 0 gram (sıfır gram) yağ var daha ne istiyosunnnnn
  • Dişleri beyazlatır, ağız kokusunu engeller, içndeki asitler dişlerdeki lekeleri giderir
Nasıl yemeyeceksin? bak bu nasıl yiyeceğinden çok daha önemli! Üzerine yok efendim fondueye banayım, üstüne pudra şekeri, krema dondurma koyayım yok! Kaş yaparken göz çıkarma. Diyetisyenin verdiği listenin yanında dünyaları yiyip ama ben senin listendeki her şeyi yedim neden kilo veremiyorum diye diyetisyene çemkiren insan gördüm ben. Yemediği bi diyetisyen kalmış, kanepe tepesinde yiyo da yiyoo yuhh arkadaşım. O konua düşmüyoruz herşeyin bir edebi adabı var. Çilek içerken de aynı hikaye! Votka çilek? No no çilekli smoothie yes yes.

LimonluÇilekli Smoothie :)) offfff canım çektiiiii

Kırmızı biber veya karabiber ile lezzetli olduğunu söyleyen duydum (yemedim denemedim, yersen sevmezsen suçlu zinhar ben değilim), öyle ye, üstüne bal dök ye madem regl olacağın zaman, smoothie yap, at blender'a bas yoğurdu portakalı şeftaliyi mesela süy koy biraz, bi parça fıstık ezmesi, ağır dimandan sonra bir rejenere eder seni o aklın durur beden yenilenir o derece. Sabah yoğurt, biraz keçisütü çilek ve kırlmış cevizi yulafa kat ye hayyvan oluyor (ben buna bazen bir parça pekmez veya bal da koyuyorum ama sonra tavandan duvardan toplarlar bak baştan söyliim).

Çpk özledim, öğrenciyken Almanya'da 10 € verip çilek tarlalarına dalmayı, meydanlardaki satıcılardan 2 - 3 €'a kutu kutu çilek alıp yürüken yemeyi. Hem sadece çilek değil tüm orman meyveleri olurdu ne güzellll. Koşmaya ormana gittiğimizde arada dağ çileği olsun orman çileği olsun, şirin çileği olsun dalmayı :))) 



Efendim devvvvvv çilekler olalım. Doğanın iyiliklerini yiyelim biz de onlardan olalım, neden çünkü ne yersen osuun. Ben mi?

FitnessDelisi bir sabah uyandığında kendini devcileyin bir çilek olarak buldu....

Bu da ben oluyorum. Biz çocukken Çilek Kız vardı ya bu işte hatırladın mı? Strawberry Shortcake orijinal adı da ben işte :) 

Sevgiyle (Çilekle)

12 Mart 2014 Çarşamba

Keyifsiz bir Virüs

Virüs dedi. Virüs pislik virüs kışşt giitt....
Bir doktora gittim soğuk lagınlığı başlangıcı teşhisi ile beni okyanus suyu (ki kullanamıyorum o şeyi ben, kocaman Dramalı burnumu yaptırsam nasıl kullanıcam o yüzden yaptırmıyorum, yoksa bi rhinoplasti ne giderdi şimdi beee) multivitamin ve aspirin ile yolladı. Yetmedi tabi olmadı o iş. Bu arada Doktor Hanım bana egzersiz ve beslenme planı sorunca be afallayıp ma siz doktor ben mühendis benim size sormam gerekmiyo mu diyiverdim. Patavatsızıım, kaçsana kibarca ortamdan. YOOOK

Wilhelm BUsch: Small but Stubborn aynı ben pek mini değilim ama inadım inat hele bi de hastaysam hiç çekilmiyorum o şeker gibi FitnessDelisi gidiyor yerine bir gözüdönmüş manyak geliyor mız mız mııızz kendimden nefret ediyorum bazen be iiiyyy
İnadım inat ben akşam spora gittim, kıpırdayamıyosun bee Deli Gym senin neyine! Sauna duş sonra bayılarak uyu. İşte bunlar hep hırs. Törpüleyemedim o hırsı. Hayatın her alanından nerdeyse sildim, burda kaldı. Salı sabah kötü haberlerle uyan, tam da günü karakola git pasaport süresi uzat (polis görmek istemiyorum yemin ederim) hazır dedim şehirdeyim kendid doktoruma gideyim. Attım kendimi Fulya'ya uzay mekiği kılıklı hastaneye. Adam 12 yaşımdan beri doktorum bi 5000 yıldır falan elindeyim. Gözeneğime kadar biliyo haliyle. Bana dedi ki;

Soğuk algınlığı başlangıcı diye bir şey yoktur, soğuk algınlığı ya vardır ya yoktur senin VAR!
Kış hastalıkları virütiktir, yaz hastalıkları bakteriyeldir. Sendeki durum virüs (iiyyy pislik şey)
Sağ bademciin olmuş karpuz kadar
Bol bol dinlen büttün gün denizanası taklidi yaptım ben de
Performansın düşmesin diye hafif spor yap ama sakın vücudu yorma (burada bazı sorunlarım oldu benim şimdi ben biraz az bi parça psikoat gibi çalışıyorum ya, normale insem nasıl olur dedim olmadı o iş, akşam hafif bir yoga seansı yaptım kendi kafama göre öncesinde de %6 eğimle 6km/h hızla bir 45 dk yürüdüm. o kadar sonrası gene sauna gene Dujjjj 700 Dolares)



Pazara kadar nasıl iyi olacağım sorusu manidar, Pazar Geyik koşacağım 4k, ama patika koşusu pistte 6k gibi düşün dediler. Düşünemiyorum şu an. Gözlerimin içi ağrıyo be ama yok benim bünyem kuvvetli benim bünyem bir dişi herkül benim bünyem Pallas Athene. Yenrim bu virüsü ben. Doktorum da dedi herşey bağışıklık. Benim vücuduma iyi bakılıyor (taking care anlamında bakılmak :) ) et süt balık tavuk kırmızı et faydalı yağlar svı lif gerektiği kadar şeker bile veriyorum daha ne yapiim. Egzersizse alasını yapıyo, stresse dünyayı takmam ki ben, hem benim ne derdim olacak be dünyada dert yapsam nankörün dik alasıyım peeeh. E bunun saunası buharı peelingi kremi yok parfümü bakımı devamlı yapılıyo. Ruhum da gayet sağlam. Bir milyon arkadaşım var bana bayılıyorlar ben de hepsini tek tek mıncıklayarak seviyorum öyele yakınız. Ne derim var uleyn benim. Ben ki domuz gribini sırf beslenmeyle atlattım bu 5. sınıf varoş virüse mi pabuç bırkaıcam! Hiç sanmıyorum. Yarın iyi oldum yazısı ile karşınızdayım inşallah şimdi kendimi besiye çekmek gerekiyor :)

Benimki de savaş, ben de ne çekiyorum be ama ben de zafere ulaşıcam!
Bu arada kooorrrkunç başağrım dün akşam mini yoga seansımın sonunda ufak bir headstand yapmanın sonucu olarak azaldı hatta geçti afferim bana. Yoganın şifası muhteeşem bi şey :)

Sevgiyle

5 Mart 2014 Çarşamba

Ağır kaldır psikopat desinler

Ağır olacaksın hayatta

Kadınlara ayar oluyorum bazen. Öyle bi taneye iki taneye de değil bir sürüsüne. Gelip ay senin packlerin var ay senin bacağıda selülit kalmamış ay öğlen salata yedim şimi kuş beyni kadar daha salata yesem olur di miiii falan. Yapma güzelim yaaa yapma yaaa.

Haftalardan geçen hafta, Kuşum geldi, sana rakip var burda dedi. Bende bir sevinç bir mutluluk aahaa bi baktım bizim BahreynliPrenses. Kızın vücut bomba şimdi, neden çünkü ağırlık kaldırıyo. Hem fit hem kuvvetli hem formunda hem iyi :)

KADIN DİNLE! Ağırlık kaldırınca Doğu Alman güllecisi olmuyorsun. Sakalın çıkmıyor göğüs sırt kılın çıkmıyo, tüyy bitti dilimde bak senin o kadar testesteronun yok ki.
İnsanın kendine güveni geliyo, saygısı artıyor, vayy anasıı vay vay vay ben enymişim diyor.

Önce yaktığın kaloriden fazla alman gerekiyo, sen zaten kuzu kuzu meee otluyosun. Sonra gidip 20 paket çikolata yiyosun. Protein içeriği yüksek bir diyet yapman gerekiyor seninki bunun yanından geçmiyor. Doğru yağları yemen gerek mesela bununla hele hiç alakan yok yağ görünce ya yumuluyo bu Türk kadınları ya da sarımsak görmüş vampir gibi kaçıyo. Doymamış yağ mesela boool bol gömüceksin. Enerjin olacak vitamin manyağı olacaksın. Supplement alacaksın. Dinleneceksin. Sen pilatese girince sanıyo musun ağrlık çalışmıyosun. Ah be güzel bacım tek elinin üzerinde tüm vücut ağırlığını taşıyosun. Aynı şey ayynı şeeyyyy.... Ha vücut ağırlığını kaldırmışsın ha barları dambılları. Tamam ben de vücut ağırlığımla çalışmayı çok seviyorum ama u da ayrı güzel. Çünkü ulaşamadığın kaslarına ulaşıyorsun. Her vücut ağırlığı her mini kası çalıştıramyabiliyor al işte burada bu yardımcı enstrümanlar devreye giriyor. Ben o cable da ruhumu teslim etmesem ordan çek burdan kaldır o bayıldığın sırtım sarkık pörsük olmasa da gene de böyle plüp plöp bi şey olabilirdi. Hatta olurdu. Ama bak şimdi missss. Geçen hatta üst çalıştıktan sonra kaslarım şişmiş mini mini aynada dalmışım kollarıma bakıyorum geldi hemen heves kaçırıcı yanıma, erkek olmuş bu trisepslerine bakıyo. Allah allah yaaa erkek tekelinde mi kas sahibi olmak. Sarkmiicak kollarım işte daha ne bik bikliyosun bebiş?


Ben o bikiniyi bi giyicem şimidi iki aya ağzını kapat diye yanıma koli bandıyla gezicem sonra.

Bir de o senin yarışmacı ablalar var ya hani olmak istemediğin. Onlar hergün kamyonla yemek yiyip 2312312 saat antrenman yapıp dünyanın steroidini basıyolar. Haaaa kadın senin bir haftada yediğini bir günde yiyecek, 1 ayda yaptığın sporu iki güne yapacak, bi de üstüne yanında gezdirdiğin o bıyıklı göbekli kıllı pigmenin vücudunda olandan daha çok testeseron yükleyecek, sen de iki tane 3 kiloluk dambıl kaldırınca onun gibi olacan. O kampanyamız bitti gülüm. Haa ama keşke olsa o ablanın yaptığının yarısını yapıp şu azıcık kalan extra yağ oranımı da hemen düşürsem ay evlere şenlik. masalara çıkar oynarım.

Bir de Rocky Balboa havalarında gelip 5 kiloluk barla 2 kiloluk pembiş minnoş dambıllarla çalışan modeller var ağızda sakız patlatır falan. Rabbim mahalel arası spor salonu da diil. Lüküs diye sosyetik diye geldik ne oldu da temiz patladık. Spinninge ağızda Lebron James pabucu kadar falım sakızla girilmez. O sakızı çıkarsan belki bir mucize olur pedal bile çevirirsin.

Kadın dediğin ağır olacak arkadaş. Ne öyle ot yiyen pembe ağırrlık kaldırıp 4 km/h ile koşu bandında salınan canlılar
Erkeklere de ayar oluyorum bazen. Tamam harika bir vücudun var, muhteşemsin sırtına 4er şertili git gel otoban yapılılr ama kondisyon 0 SIFIIIIRRR hiç yooook. Abicim çok mu zor bi koş bi bisiklete bin bi yüz yaaa. Bir bakıyosun manken maşallah diyosun kapılardan sığmaz. Kahve içelim mi diyor ay evet diyosun kirpikleri kelebek gibi sektirip. İki merdiven çıkıyosun anaa adam tık nefes. Geçiniz hiç olmadı bu.... FitnessDelisi bunu hiç beğenmedi.



Sevgiyle bebişim sevgiyle de bugün atarlandırdınız beni yani :) 

26 Şubat 2014 Çarşamba

O sinsi şeyi yersen o da senin kalçanda göbeğinde baldırında sonsuza dek yağ olarak kalır

TV izlemem, sadece Galatasaray maçları arada da Dizimax'ta falan ne varsa. Çok arada orda burda enk gelirsem reklamlara falan hayretle de seyrederim ama. Bazı ürünler özellikle yuuuhh dedirtiyor insana. Ve daha da Yuuuuuhhh olan durum; insanlar bunlara inanıyor kanıyor özellikle yiyecekse hele bir de diyetse (ya da öyle lanse ediliyorsa) koşup alıveriyo. Sonra efendim be neden zayıflayamadım? Ay çok şaşırdııımmm oysa ki o kadar mısır şurubuna senin VS mankeni olman gerekiyodu. Geçen gün birini uyardım, vücuduna o mısır şurubu bombasını vermek istediğinden emin misin diye, benim vücudum alışk dedi. Keyfiniz bilir de arkadaşım insan bakar bi elinde akıllı telfon yoksa bile bütün gün mecburen bilgisayar başındasın hiç mi merak etmiyosun ya hu!

Bugünkü kahramanımız şeker ve halleri


Şimdi önce şeker denen hain şeyi nasıl sindiriyosun?

Bu şeker monosakarid zincirinden oluşan polisakaridler ve bazı özel enzimler tarafından parçalanıyo. Ağızda tükürük ile parçalanmaya başlıyo ince bağırsakta devam ediyo sonra bağırsaklar bu şekerleri emiyor ve vücut kullanıyor. Kalan da karaciğerde depolanıyooor. Şimdi bu şekerler (gluckoz, fruktoz, laktoz) mamaları tatlı yapıyo dayanamıyosun ya (yazar burada eveeet diye sırıtan okuyucuya İRADESİZZZZ diyor) hah bunlardan bizim bildiğimiz normal şeker olanı pahalı yerini tutsun diye senin o aldığın çikolata, bisküvi, kek, o klasmandakı tüm ıvır zıvır veeee sürpriiiiz diyet kahvaltı gevreği diye aldığın o  şeylerin içinde bolll miktarda mısır şurubu var!!! Fruktozun tadı glukozdan daha kuvvetli,  e mısır şurubunda da %80 fruktoz, %20 glukoz var, ucuz da doldur gitsin!!! Şimdi bebişim bu şekerler eridi, ince bağırsakta emildi karaciğere gitti ya, bunun parçalanması için de insülin gerekmiyor, he işte insan vücudu çok az fruktoz kullanabiliyor, kalanı trigliserid, yani yağ, yani kilo yani selülit! Artık nasıl algılamak istersen. Çok fruktoz tüketirsem ne olurum diyorsan; diyabet (şeker hastası), hipertrigliseridemi, koroner kalp hastalıkları, karaciğer yağlanması, hipertansiyon, kanser, hızlı yaşlanma bunlardan biri sürpriz olarak sana gelebilir! Bak bak dev hizmete bak seçmiyorsun bile sürpriz geliyor waauuuww! Hala o cicili bicili kahvaltı gevreriğini yemek istiyor musun?
Mısır şuruplu tatlı tüketen Kezban'ın hazin sonu...

Bir de Türkiye'de yaşıyorsun ya Genetiği Değiştirilmiş Kanserojen Mısır kabusu var. Ne malum o mısır şurubunda bu Frankenstein mısırların kullanılmadığı! 

Nerede var bu mısır şurubu ay biliim de uzak duriim dersen; tüm proses edilmiş tatlı gıdalarda o marketlerden aldığın, sonracğıma meyve suları (100% saf ise onu bilemem, ben gene de içmiyorum evimde robotum var sıkıyorum anacım), bir de pastanelerdeki tüm o leziz şeyler. (Ben bizim mahallenin pastanesinden alıyorum arada zorunda kaldıkça misafir bilmem ne, küçük bir aile işletmesi o yüzden bizde yok diye yemin billahlar, dindar da insanlar, benim de ne psikopat olduğumu biliyolar, yani yalan söylemediklerini kuvvetle muhtemel umuyorum). 

Dünya Obezite Haritası (www.ibtimes.com adresinden)
Ama ben ne yerim o janajanlı gevreği yemezsem? Ama bunun reklamında eski sporcu oynuyo kötü olabilir rmi? Ama üstünde yazıyo 2 haftada 44 bedenden 34'e düşecekmişim ve saire ve saire aptal soruların yanıtını çIk kızım temiz havaya hem oksijen al açıl hem de 45 dakika yürü bunu haftada 4 kez yap, o şeker bombasının yerine de yulaf ye mis gibi, light yoğurt ve keçi sütüyle karıştır içine biraz yeşil elma, ceviz, tarçın offf bak bu mesela zayıflatır, bol lifli proteinli, iyi karbonhidratlı ve metabolizma hızlandırıcı ayrıca tarçın da tatlı yaptı onu, daha ne istiyosun. (ben yeşil elma kullanıyorum kırmızı da olur , o zaman tarçın koymadan bir düşün istersen).
Bak ne kadar leziz ve sağlıklı hem de tatlı o şeyler ehakikaten ihtiyacın yok bebişim 
Yememem gerekeni söyledim, ne yiyebilirsin onu da önerdim. Karar senin kocaman kız olmuşsun artık (hem yaş hem beden maşallah). Ha ama hala gidip o proses edilmiş şeyleri bedenine tıkıştıracaksan bir kez aynaya bak ve bedenine aynen şöyle de: Ben sana değer vermiyorum, iradem sıfır o yüzden sana iyi gıda vermek yerine düşük besin değerine sahip ucuz şekerle seni dolduruyorum de. Bunu da 3 kere tekrarla. (bak gene sana iyilik yaptım bırak şu huyları beybi bırak sağlıklı yaşa hadi bak ne güzel la la laaaa)

Ya şimdi hemen cardio'ya başla ya da bir kaç ay sonunda Sumo yapabileceğin tek spor dalı olacak

Sevgiyle

PS: Sindirim olayı çok karmaşık bir proses, onu eeenn basir haliyle yazmaya çalıştım kendi anladığım gibi, ben de doktor değil mühendisim sonuçta, motor desen anlarım da bunlar beni de arada zorlayabiliyor, sürç-ü lisan varsa affola.


3 Şubat 2014 Pazartesi

Sendromsavar Pazartesi Sabahı Post'u

Bugün tpini sevdiğimin Pazartesi'si. Normalde çok böyle sendromlu bi tip diilim. Allasen her hata gelicek şey için (Pazartesi sendromunu diyorum) neden hayatımı cehnneme çeviriim ki. Olacak o ben kendimi de yıtrsam o tipini yediğiminin Pazartesisi gelecek. Ben ne yapayım? Ne yapayım? Bi şey yapmıyorum. Hayır gerçekten Bugün benim off günüm. En sevmediğim şey ama zorundasın tabi. Dinlenmek mühüm dinlenmek önemli, dinlenmek zorunludur. Dinlenme ve rejenerasyon ayrılmaz ikili.

Hans Blauscheck'in Montagmorgen (Pazartesi Sabahı) Tablosu. Bakınız herkesler baymış aynı biz di mi evet...
Ağır dimandan sonra nasıl hemen zımba olucam ben kız FitnessDelisi diye soranlara:

1. Kaybettiğin sıvıyı yerine koy. Bol bol su iç (ben sporcu içecekleirni pek kullanamm tavsiye de etmem yaa kimyasal kimyasal bi dünya şey var içinde okurken bunalıyorum)

2. İnsan gibi ye! Mesela idmandan çıktın açsın haliyle ne yiicem ben? (daha ince de söyledim kuzuyu çevirmeye bile gerek yok ben onu öyle çiğ çiğ yerim o halde oluyorum, ama öncelikle protein yükleyeceksin. Protein shake falan da olur, ben ne yapıyorum ızgara tavuk (yağsız), hindi, haşlama dana eti, aşkım benim yağsıız köftem falan bunları yiyorum yanında da komplex karbonhidrat alıyorum (çoğunlukla bazen canım istemiyo ama genelde yiyorum) kim bu karmaşık karbonhidratlar? tam tahıllı ekmek, tahılların kendileri, yulaf, nişastalı sebzeler, fasulyegiller; bu arkaddaşlar lif ve besin depsu bir taşla kuş sürüsü indiriyosun yani. Bunlar duruken kekti pastaydı makarnady bilmem neydi denen o BASİT karbonhidratları neden aliim ki almam basit şeylerle iim olmaz benim - Al sana motto.Ha bir de idmandan sonra 1 saat içerisinde ye (bazı kaynaklar 30-45 dakika diyor riske atma gene)

3. Esne!!!! O vücut esnetilecek arkadaşım. Esneyeceksin kadını da erkeği de ES_NE_YEEE_CEEEEKKKKK bunu milyon kere yazdım ne faydalı ne güzel.... Bakınız okuyunuz.



Dinlenme safhasında ben (Temsili)
4. Aktif - Pasif Kısa veya uzun süreli dinleneceksin. Dinlenmezsen ne olur. Bir sendroma daha merhaba, Overtraining Syndrome denen depresyon, yorgunluk, performans düşüklüğü, başağrısı, uykusuzluk, eklem ve kas ağrıları, iştahsızlık, isteksizlik, yüksek sakatlanma riski, düşük bağışıklık ve sapık gibi spora gidcem beeeğğğnnnn diye böğürme. Sonuç mızmız çekilmez hastalıklı uykusuz biiiik biiik bir tip olup çıkıyosun. Amaç neydi? Fit olmak oldun mu? hayır? uğurlar olsun.... Dinlenirken hem psikolojik olarak hem de bedenen bi ayarları sıfıra getiriyosun. Böylece kuvvetlenmiş oluysun. Aktif veya pasif dinlenebilirsin. Aktif dinlenmede normalde yaptığın kadar ağır antenman yapmadan hafif hafif takılabilirsin. Mesela ben! gym'e gitmeden duramam o yüzden hafif de olsa esnerim ne biliim yavaş yavaş çıpırdanırım. Yoga diicem göz devirecek olanlar olacak. Sandığınz gibi değil. Ne herküller yoga sınıfına girdi de yuh ulan nası yapıosunuz bunları dedi. Yaaa sıkıyosa kendü vücut ağırlığın ile çalış bakalım. Üstüne sauna buhar yaparım masaja giderim. Masaj önemli meslea dinlenme safhasında.

Pasif dinlenme kolay bi cümle: Dana gibi camış gibi denizanası gibi yayıl. Bak ne kolay oldu.



5. Masaj Yaptır, Bir double hands, bir hot stones, bir aromaterapi olsun bir saat yat orda denizanası gibi, karaya vurmuş bir fok gibi ve bırak Balili ablalar takılsın. Üstüne de yayıl relax'de iç o tuhaf tatlı zencefilli şeyi. daha ne istiyosun hayattan. Bu arada kan dolaşımın da iyileşir her kasına her yerine bi ulaşır temiz kan, atıkları alıııır götürür. Ruhun tazelenir. Bi de tub falan varsa spa'da gir içine missssss...

6. Uyu! Uykusuzluk uyku ve bağlantılı konularda deliniz size bol bol yazdı. Gene yazar hep yazacak. Minik bir koala yavrusu okaliptusa yapışır gibi yastığna yorganına yapış ve uyu (lavanta yağı dene bi de valla güzel oluyo yaa atmıyourm denedim de yazıyorum)

7. İnsan gibi çalış. Ona buna hava atıcam falan diye yüklenme overtraining mevzuna girme. İnsan gibi yavaş yavaş çalış. Başarıya asansörle gidilmiyor kuzucuk, merdivenlerden alalım. Evet merdivenler Kill Bill'deki o merdivenlere benziyor ama alşıyosun. Hadi Uma Thurman'ım benim hadi güzelim. Çık bakalım.



8. Atletik başarılar çok büyük yüzde ile psikolojik aynı zamanda. Önce kafayı halledicen Ay ben yapamam Atletik Gülbağo'su gibi dolanmiican. Kararlılık, konsantrasyon falan filan bunlar da kafada ruhsal efor isteyen mevzular. Ne yapıcan kafayı da düzliicen meditasyon yap otur boş boş manzara seyret kafatı boşalt da nasıl olursa olsun. (Tanıdığım bazı insanlar için bu çok kolay oluyor yaa çok özeniyorum bazen...)

Var mı sorunuz? Ne yiyeceğimizi biliyoruz değil mi? Ya da ne yemeyeceğimizi????

İyi kuzular sevgiyle...


7 Ocak 2014 Salı

Burası Alice Harikalar Diyarında değil Burası GYM!!!

Resimler videolar falan bi bakıyosun fitness modelleri kadınlar müthiş güzel vücutları ve boyalı uzun tırnakları ile ne bulgarianlar yapıyorlar, 40 kiloyla squat yapıyorlar, barfiksler, leg pressler falan. Kadının saçının teli bozulmuyor. Özeniyorsun haliyle. Bir bakıyorsun aynaya aman tanrıaaammm ayna çatlamasa bari burda hata orda yamukluk şurası sarkmış burada selülit var imdaaaat ki ne imdat. Özeniyorsun falan gidiyorsun salona. Canım beni işte oraya kadar toz pembe olan dünya bir çöküyor. Sen de çöküyorsun yere tarlası yanmış aşiret reisi gibi, arkada çalan müzik ben insaaan deeğil miyiim ben kulun değil miyiiim. Çünkü orada yaşayacaklarının o fitness modellerinin çektiği motivasyon videoları ile alakası yok. Onlar hani ellerinde su şişesi güle oynaya koşuyorlar ya hah canım benim koş bakayım 15k mutlu mesut İsviçre Alplerindeki Heidi gibi bir göreyim. Hiç bir şey olmasa kan dolaşımından surat oluyor pancar. Saç baş bir acayip ter içinde. Yalanlara pirim vermeyelim.

Şimdi fitness gerçekleri var:

1- Canın yanacak: Kasların ne kadar çalışırsa o kadar yanacak hem de. Acıyacak bazen bir iki gün kolun kalkmayacak, bacakların isyan edecek, gülemeyeceksin çünkü karnın acıyacak. Bu iyi bir şey buu bir kabul et bakalım. NO PAIN NO GAIN gülüm. Güle oynaya makyajın saçın dağılamdan çıkıyorsan boşuna gitmişsin o gün. Terden sırılsıklam değilsen gelme buraya git otur cezalısın.



2- Dinleneceksin. Evet dinelenceksin. Bazı günler off vereceksin. Her gün her gün sakatlarsın gülüm kendini, hırpalarsın o kasları olmaz olmaaazzz ya da ille de gideceksen gym'e (mesela ben bir gün ayrı kalsam karalar bağlıyorum) gym'de dinlen. Git bakım yap masaj yaptır saunaya gir. Hafif hafif yüz, sadece yoga yap çık, relax room'da suratında maskeyle yayıl güzel şeyler bunlar.

3- Karnın acıkacak. Hani Amerikan filmlerinde spordan çıkıp salata yiyolar ya yalan canım o kesmiyo bi tabak ot seni (ya da beni). Bıraksan kuzuya girerim danayı yerim godzillayı ızgara yaparım. Amaaaaa ne yapıyoruz bunu yapmıyoruz!!!! Sağlıklı yağlar, protein, lif, muz (bunu özellikle ayrı yazdım mucizevi bi şey kendisi) yiyoruz. Çıkıp burger yok makarna olmasa da olur. İçeride canın çıktı be anam yeme annem yeme gülüm.


4- Su içilecek: Terlemeyen modeller var ya külliyen yalan. Canım deli gibi terleyeceksin. Ha bak benden sana tavsiye yeteri kadar su içmezsen o ter de leş gibi kokar. Haaa ama bastın suyu bünyeye dehidrasyona uğramadın, toksinlerin de terlemeyle güzel bir düzenle atılmakta. O zaman kokmazsın o kadar - hamama giren terler, koşu bandına çıkan da, bosu ile çalışan da military training yapan da. Ter sporcunun dostu onunla yaşamayı öğren. Doğru malzeme kullan, deodorant kullan gözünü seviim, su iç bol bol sature et toksini ki leş olma.


5- Kimseyle karşılaştırma kendini - hele de o modellerle hiç herkesin metabolizması kendine, herkesin rutini sınırı hedefi kendine. Biri kuvvetli olmak ister diğeri hızlı, biri esnek. Süper kahraman değilsin. Bütün gün plazada ofiste oturan kahve içen topuklu giyen mahluklarız sınırını bil, zorladıktan sonra yeni hedef koy. Bir de gözünü seviim onn poposu bunun kolu diğerinin bacağı gibi oldurmaya çalışma. Herkesin kolu bacağı kalçası ayrı parmak izi gibi. Bak bu çok fena. Sen sensin bir önce bunu kabul et. Ettin mi güzel :)

6- Şurdaki çocuk herşeyi biliyor, şu morlu kız beslenme konusunda mı uzman? herkes herşeyi biliyor değil mi? Evet Türkiye'de yaşıyoruz hepimiz aynı anda mimar, mühendis, avukat finansçı, aşçı, şöför ve daha bi sürü şeyiz ve herşeyi en iyi yapıyoruz değil mi? DEĞİL yanlış!!!! bilmiyorsan so öğren elinde 2000 liralık telefon var hadi utandın sormaya git aç bak ordan oku Google diye bir şey var kadim dost kendisi. Hem her spro salonunda muhteşem hocalar var sor onlar sen sor diye orda. Diyetisyen değil herkes, sağlığını tehlikeye atma, yarım bilgiyle bir şeye kalkışma. Ay yapmaaaaa şunuuuu Sormaktan çekinme. Öğreniliyor zamanla merak etme.

7- Şekerli baloncuklu içeceklere çok da ihtiyacın yok. Steroidlere de.... Doping malzemelerine de... Sana zarar veren hiç bir şeye hiç kimseye ihtiyacın yok. Faydalı şeyleri ara.

8- Stres kaslarının düşmanı stresten uzak dur. Kızgınken idman yaparsan kendini paralarsın. Yapma kendine bunu, sorunlar kapıda kalır, çıkarken alamazsın yok olur giderler çünkü PUFFFF bak sihir ne güzel değil mi

9- Uyu!!! Uyu canım geliş, dinlen uyku çoook mühim.

10- Sihirli değneğimiz servis dışı olup mucizeleri kendiniz yaratmanız gerekmektedir. Bu da biraz zaman almaktadır. 1 ayda 4 beden düşersin neden yapamayasın ama o zaman da o kiloyu ayynen geri alırsın. Sakin sakin sessiz sessiz temeli sağlam kurarak. Sabırla. Ter yeri geldiğinde kan (kaç kere parmağımı sıkıştırdımben ah ahhh) bazen gözyaşıyla ama oluyor. 2014 yazında tanga bikini giycem beeyynn diyorsan dün çalışmaya başlamış olman gerekirdi mesela.

11- Duş almadan çıkarsan etrafında sinek ordusuyla gezersin. Parfüm sıkıp çıkarsan sadece daha iğrenç kokarsın, saçlarının dibini kurutup çıakrsan yıkamadan bitlenirsin. Ya da bunlar olmasa da arkandan biz konuşuruz. Ayy bak bööğğkkk ne ,ğrenç deriz. Pis misin sen? Değilsin olma temiz ol. Bir şeyi bir kere giydin mi at makinaya yıkansın sene olmuş 2014 dere kenarında taşa vura vura yıkamıyoruz artık. Kapiş?

Haydi şimdi git idman yap :) ama kendini bilerek gerçekleri görerek :)))




25 Aralık 2013 Çarşamba

Hava şartları nedeni ile sahalardan uzak

Aylardan Aralık, mevsimlerden Kış, hava durumu güneşliyim pırıl pırıl ama bak nasıl şaşırtıyorum feleğini nıhahaha...

Herkes hasta, herkes telef, herkes sümüklü böcek. Tabi ben de geri kalmadım. Pazartesi günü başlayan sümüklüböceklik akşama doğru halsizlik ve ciğer yanmasına dönünce kendimi son ütücülük günlerine dönen Ebru Gündeş gibi hissettim.

Neden ben!!! Ben neden hasta oldum? Ben ki yediğine içtiğine dünya kadar dikkat eden, saunasını buharını bünyeden eksik etmeyen, "egzersiz" ise alasını yapan ben neden hasta oldum. Çok büyük ihtimalle Gym çıkışı saçlar tam kurumadan eaauuuhh bıktım bu saç kurutma makinesinden dediğim, sesi kafamı şişirdi ay bırakıcam bunu diye söylendiğim ve / veya off bugün kollara çok basmışım tutamayacağım artık bu gürültülü şeyi elimde diyerek aleti fırlatıp attığım için. Açık olmak gerekirse en çok sonuncuyu yapıyorum.

İki gündür Gym'e gidemiyorum. Hayat tatsız, tuzsuz böyle sevimsiz, ben bir asabi. Ama kopmadım tabi. Kopar mıyım ben? Ben ki fitness delisi kopar mıyım hiç! Bir kere kaslarım dinleniyor, ki bu da kas gelişimi için çok önemli. Devamlı çalışan kas surteaine olur, gelişimi sağlıksız olur, hatta gelişmez, zedelenir, sakatlık riski artar. Sonra fitness dediğin sadece Gym'de yapılan bir iş değil. Bunun bir dünya yan etkeni var malzemesi var motivasyonu var tekniği var, bilimsel bir dünya yanı var, özellikle beslenme alanında okunması gereken milyonlarca makale var. Ben de yattığım yerden elimde sıcak içeceğim ve suyum, meyvem, tabletim bunları araştırdım. Bugün kavuşur muyum Gym'ime bilemiyorum. Bir gün daha dinlensem aslında iyi olur, full performans veremeyeceksem, tüm aklımı tüm bedenimi idmana adayamayacaksam o zaman hiç yapmamam daha iyi. Yarın hafif başlayıp skalayı haftasonuna yükseltebilirim.

Motivasyon dediğin ağaçta yetişmiyor, kötü performans sergilersem idmanda o zaman kendi hırsıma yenilir, kendi beden ve ruhumu hırpalarım ki bu da motivasyonuma zarar verir. Buna izin vermemem gerektiğini biliyorum. Bu durumda araştırmalara okumalara devam :) bir gün daha dinlen ve yarın sahalara dön FitnessDelisi üstüne de bir sauna :)


Sevgiyle
Özlediiiimmm Gym'imi özzlediiim  

18 Aralık 2013 Çarşamba

Temiz yemek de ne (fındık yağlı ben yemem krizi)

Haliyle belli bir noktadan sonra muhabbet başlıklarının çoğunluğu kas oranı, yağ yakıcılar, egzersiz programları, cardio seansları, yoga - pilates - dans dersleri ve en sevdiğimiz başlık olan BESLENMEye geliyor. E biz sporcu kitle yemek yemiyoruz efendim, besleniyoruz fanilerden farklı olarak. Beslenme kavramının farkı benim için şu; belli saatlerde belli şeyler yenilecek yağ mı yakmak istiyorsun kas mı yapmak istiyorsun yoksaaaa performans mı arttırmak istiyorsun. Benzinli arabaya dizel yakıt koymayacağın gibi doğru beslenerek doğru amaca gitmek çok önemli. Ay ben salata yerimm kilo vericem diyetteyiiimmmm olmuyor şekerim olmuyor öyle veremiyorsun. Sonra bıngıl bıngıl selülitler aşağıda kendi cumhuriyetlerini ilan ediyorlar, pareoydu plaj elbisesiydi bilmem neli etekti uğraşıp duruyorsun sonra.

Günde en az standart 2 litre su içilecek, kahve çay şekersiz ve belli oranda olacak. Sen tutup 1 litre kahve içersen günde bıngıldarsın su tutuyo o!!! E ne yapacaksın? Vücudun bir makina tatlım senin, hal böyleyken sen de bakımı aksatmayacaksın. Metabolizma diyecek ki ha bana yemek geliyor devamlı o zaman yakayım bu yağları gitsin acil durum yok. Olmadı diyetteyim diye kendini aç bırakırsan ağız kokusu, bıngıldak yağların ve serseme dönmüş metabolizman ile zor olur hayat. Ne yapıyoruz 6 öğün bazen 7 veriyoruz metabolizmaya ki kendisi deveye bağlamasın. Deveye bağlamak? Sen yemek vermezsen der ki o bana mama gelmiyor dur ben bu besini yağ olarak tutayım ki acil durumda yerim. Sonra kasların erimesin bir de ay çok fena. Sabah kahvaltın lif ve protein oranı yüksek, ara öğünün meyve veya yoğurt, öğlen yemeği karbonhidrat lif, ikinci ara öğün meyve, yoğurt, çiğ kuruyemiş, akşam yemeği prtein ağırlıklı olacak, bol salata yenebilir ama süslü soslar her zaman düşmandır. Karbonhidrat ve proteini karıştırmıyoruz. Sen rakı ile tekilayı karıştırıyor musun? Bunu da karıştırmayacaksın. Basit.

Yağ meselesi biraz karışık. Yağ alacaksın tabi yoksa vücut enerjiyi nereden bulacak??? Karbonhidratını yağını alacaksın. Tereyağı ve zeytinyağı senin dostun. Proses edilmiş herşey düşmanın. Proses edilmiş şeker olmaz, bünyeyi yorar. O packler kolay çıkmıyor o selülitler hemen erimiyor tatlım. Salata ile beslenemezsin sadece kuzu musun sen? Meyveler... günde en fazla 5 porsiyon OK, meyvenin de şeker içeriği olduğu aklımızdan çıkmayacak. Çiğ kurueymiş muhteşem bir şey hayvansal yağları yakan iyi yağları var biz seviyoruz. Protein, kırmızı et yağlı bizim buralarda tavuklar tuhaf, balığı da abartmayacaksın. Alkolden uzak dıracaksın şeker oluyor o metabolizmaya diğer yaptıklarını saymıyorum bile. Hele gazlı şekerli cola fanta türevi yaverleri aman da aman - tadı unutulacak. Çikolata, ye tabi neden yemeyesin içinde mısır şurubu bulunmayan %75 ve üstü kakao oranına sahip olanından ye çok canın çekerse. Beyaz çikolata çikolata değil bu arada sırf yağ o.

 Bir de aman şu kadar koştum dur kendimi hemen burgerle ödüllendireyim yok. Yemekten ödül olmaz köpek değilim ki ben yuvarlanınca bisküvi vereyim kendime. İlk bir iki zaman zorlansa da insan sonra bir alışıyor bir güzel geliyor o. Her sabah yulafla yarattığım harikaları ben bilirim. Tabi bu mevzu burda bitmez devamı gelir ama bak ne de güzel başlangıç oldu işte... Kafada soru işareti oldu mu tamam o iş :) Sevgiyle...