Sayfalar

Yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2014 Pazartesi

20 (hadi tamam 19) yok 20 hadi iyi hisset

Ben ne zaman üzgün olsam ya yazarım ya spora giderim. Şimdi gym'de olamam (malum aynı zamanda bordrolu bir şahsiyetim) ama yazabilirim. Mesela bu akşam Galatasarayımın maçı var Dünya dursun Cimbom Oynasın, benim için hiç başka bir şey olamaz. Ama bugün gym'deyim bu kızın sertonin salgılaması gerek. Bu kızın kendine gelmesi gerek bu kızın göğsünü yere yapıştıra yapıştıra push uplarını yapıp yere neredeyse paralel TRX row larını yapması gerek. Bu kızın aslında leg day yapması gerekti ama olmuyo o uzun sürüyo bi bacak programı cardiosu esnemesi kendisi 2 saati geçiyor. Bu kız o yüzden chest day yapıyor. Çünkü uf oldu :/ ve maçımız var ey ahali! 20:15'te en geç evimdeyim. (Lig tv maç öncesi güzel oluyor da ATv kesin gene dizi haber vericek ben de tiksinicem)

Bu kız ayrıca gene dellendi hayatımda ne yapsam daha sağlıklı olurum dedi, bi de sabah beri ofistekileri de gözetliyorum (akvaryum gibi bizim ofis her tür balık var) ve bunları gördü;


  1. Porses edilmiş tatlandırıcı salla gitsin. İğrenç bi şey o kimyasal o neden sentetik bir şeye vücudumu maruz bırakayım ki neden yapayım bunu. Nedennnn!!!
  2. Uyku, evet alabilrisen al yeteri kadar fazla asla uyuyamam ama az uyuyorum. Bağışkılık, obezite, yenilenme sinir sistmei her şey buna bağlı telefonu şarjda az veya çok bırakma uyku da o hesap. Ama ben bu aralar uyuyamıyorummmm :((( (bu kezbanlığa kimseyi ortak etmiicem vallahi söz)
  3. Hijyen şart. kedi köpek sev eilini yıka bi şeye elledin metro falan elini yıka. Bir sürü arkadaşım ordan burdan virüs almışlar sapır sapır serum yiyolar evlerden ırak Yalnız çok yıkanma günde 5 falan ya da en azından her birinde jel sabun kullanma tendeki bakteri faunasını bozarsan gene acayip oluyo. 
  4. Aburcubur yeme, hatta proses edilmiş bi şey yeme. Ara öğün arıyosan kralı var, çiğ badem verelim, cherry domates verelim bi milyon şey var bak nar mevsimi geliyor mesela ceviz incir harika yeme o sentetik şeyleri
  5. Su iç, soda iç şekerli bi şey içme. Ice tea kola sayılmıyor aldığın sıvıdan.
  6. Fitness forever. Popoyu kaldır yoksa ömrünün sonuna kadar sarkık kalçalarınla yaşarsın
  7. Ben çok ilaç kullanmam, antibiyotik falan mümkün mertebe uzağım. Ağrı kesici bile almıyorum. evet o günlerde de almıyorum onun yerine hafif koşuyorum tırmanıyorum daha iyi geliyo. 
  8. Vücudun ihtiyacı olan vitamini inerali eksik etme aman diim 
  9. Alkolden ırak sigaradan ırak uyuşturucudan bi milyon ışık yılı ırak hadi görüyim seni (benim için şu aralar alkol büyük nimet olurdu ama yarış sezonu geliyor alamammmmmm)
  10. Lifini proteinini şekerini yağını karbını günlük dozda alıyo musun bak bu mühim. (benim haftalık planlar hep bu denge ile yapılıyor ben yapıyorum yapılıyor derken Sebastian diil yani benim o)
  11. Bazen biliyorum mutfakta tatlı var ayy dayanamam o zaman resmen Edgar Allan Poe'nun gammaz kalbi gibi atıyor e çok dayanamazsam yiyorum ama eve sokmayın şöyle şeyler kendimden biliyorum yiyorum ben haaaammmm
  12. hedefin ne bunu bi bil önce hedefsiz yola çıkılmaz. Kilo mu vericen kas mı alcıan yağ mı vricen amacın ne? mesela ben yağ verdim şimdi kas alıyorum (insanlar kilomu duyunca oha diyo olduğumdan 6 kilo az görünüyomuşum mersi canım evet seninle bi kahve içeriz bir ara hı hı)
  13. Saçma sapan soslara veda et, doğallara yönel, balzamik olsun, zeytinyağı limon olsun e çok exquisite ise hardal olsun ama o dandik yağlı sentetik katkılı diğer şeyler olmasın bi zahmet
  14. Şeker alınacak tabi de elma var incir var kabak tatlısı var sütlü tatlı var ekmek kadayıfı var. Sen bil bakalım şekeri nerden alıcan. yeme annem yeme gülüm
  15. Temiz hava iyidir candır
  16. Bana gelip ay o şeyleri yiyp 100 yıl yaşayacağıma iskenderle bopulum diyen sarkık balinalar; potansiyel kalp damar hastası, kanser hastası, kolestrol manyağısınız. Belanızı bulmuşsunuz ben daha okumam gerek yok. 
  17. Stresten uzak dur (:( ) üzülme ( :( ). peki bulucam bi yolunu....
  18. Güzel bir hobin olsun (yoga mesela bence hobi) içmek değil
  19. seyahat et o esnada da fitness planını aksatma
  20. bunları yap ben daha yazarım ama son olarak hayatını basitleştir. Çok şeye ihtiyacın yok yaşamak için SIMPLE IS GOOD. Hayatı biz karmaşıklaştırıyoruz ben mesela hayatla gemici düğümü atıp ortalığı arap saçına çevirme konusunda dnya markası oldum bu aralar. Ama en önemlsisi ilham al ve ilham ver....
Sevgiyle




15 Temmuz 2014 Salı

Düşünüyorum öyleyse tembelim

Cumartesi günü ölmüşüm, yazdım zaten ağır idman yaptım, bitmişim böğürerek planklerden inmişim dedim ki kendime bebişim normal esneme ile olmaz bu iş, benim bir güzel açılmam gerek. Ben bi kendi kafama göre yoga yapayım. Kendi kafama göre ben ne anlarım vinyasa serisi çıkartmaktan yoksa, olayı amamen kafama göre yapıyorum. Derslerde ne gördüysem o. Bir de vücuda baktım, kollar omuzlar pert, bacaklarımda durum bambaşka, kasların kemiklerle kucakaştığı yerler var ya onlar titriyo... Ben bitmişim uzatmalar da bitmiş, Almanya karşısında Brezilya ben resmen....

Başladım Tadasana, sonra tam yol aşağı yarı yol açıl güneşe selam, bacak kalça sırt kol neyi nasıl açabilirim diye düşünüyorum devamlı. Kızcağızın biri bana seslendi o anda...


Kız: Paardoooonnn bi şeay sorabilier miyeeam?
Ben: Tabi buyrun.... (bir dünya nefes sesi benden)
Kız: Siz profoesyonel Yogacı mısınız?
Ben: Yok burda giriyorum derslere (kafamdaki pis ben; yuh bu kadar mı alakası yok acaba kızcağızın)
Kız: Ben de düşünüyorum acaba başlasam mı...
Ben: Düşünüyosan başlama bence, istediğin zaman başlarsın
Kız: (!!!!)

E pardon da düşünerek yapılan bir eğlem diil spor, yoga, fitness... Düşünüyorsan daha orda değilsin ve bur durumda hazır da değilsin. Hazır olsan istesen düşünmezsin yaparsın. Durdurlamadan yaparsın hem de. Düşünüyorum ne be? Düşünme yap.


Bak motivasyon diyorsun, bir şey düşünerek olmaz, düşünerek 36 beden brasilina a giremezsin, düşünerek eklemlerinin üzerinden o tonlarca ağırlığı kaldıramazsın, düşünerek kanser kalp hastalığı diyabet obezite riskini azaltamazsın, düşünerek performansını arttıramaz, esneklik kazanamazsın. Düşünerek olmuyor, ha bazen ben de diyorum keşke olaydı, ben neden telef oluyorum böyle diyorum neden parçalanıyorum diyorum sonra bir bakıyorum kaslarım parçalanıyor (bacak karın ve sırt özellikle) ben böyle seviyorum :)

Klişe laflar vardır (bu aralar klişeşerin kızıyım) onlardan biri üşenme erteleme vaz geçme'dir. Doğru üşenme erteleme vaz geçme! Sen kararını verene kadar bedenin, o tanrısal o kutsal hediye eziyet çeker. Onun için en doğrusunu sen bilirsin. O yüzden "düşünüyorsan" daha hazır değilsin. Ama acele et. Bu dünyada zamanımız kısıtlı...
ben de bu işlence aletine bayılmıyorum ama düşünmüyprum yapıyorum, sonucu iyi olacak biliyorum


Sevgiyle

25 Haziran 2014 Çarşamba

Bademli günler merhabaa melabaaaaa

Bana bakan diyetimin nasıl gittiğini net görebiliyor. Dün akşam beni Perşembe'den beri görmeyen kızlar (PrensesBanu, Kikirk başta olmak üzere) sen geçen haftadan beri çektin mi, nasıl bu kadar kısa zamanda sıkılaştın, kilo mu verdin sen gene yok olacaksın ama vermiş gibi dedurmuyorsun dediler. Büyük sevinç. Herkese soruyorum nasıl nasıl diye. Çünkü takdir edildiğimi görmek istiyorum çünkü buna ihtiyacım var çünkü karbonhidratın kısıtlı olduğu ömür zor bebeğim. Yüzüme bakan da anlıyor diyetteyim.

Dün akşam idman sonrası Kanyon'da bir İtalyan Cafe'ye gittik. benim sorum; pardon ben kahvemle gelen biscottimi arkadaşıma veriyorum da kendi kuru eriğim ve bademeimi yesem müesseseniz için sıkıntı olur mu? (Allahtan işletmecilerini tanıyorum yazık çocuk bana tabak verdi rahat yiyim diye...) seviyorum böyle mekanları. Bunlar kazanıyo beni. Ben de yiyorum elbet bazen :)

Bana bu zor günlerimde en çok o destek verdi, enn çok yanımda o oldu. O olmasa ne yapardım bilemiyorum. Onsuz yapamam onsuz yaşayamam. O benim bir tanem o BADEM :)

Benim vücudum bana tansrıal bi hediye (hakikaten fena tanrısala bağladı son diyetle maşakllah bana) Sen de ne yersen osun. Nasıl davranıcaksın kendine mesele bu....


  • Tok tutuar, vitamin mineral ve antioksidan dolular ondan çok seviyoruz. 
  • Kas oluşumunu destekler ve zayıflamaya yardımcı olur. İçindeki antioksidanlar sayesinde kalp damar hastalıkları, diyabet riskleri azalır, kolestrolü dengeler. Hatta içerdiği monosatüre yağlar ile kalp damar hastlaığı riskini bir daha azaltır. Mucizeviiiii. 
  • Badem yiyen enerjik olur bebişim ve kuvvetli kaslara adım adım gider.
  • Bir avuç bademde bir yumurtadan daha fazla protein olduğuna inanabiliyor musun? 
  • Ayrıca enerji bombası olmanı sağlayan mangan ve bakır da var içinde bunlar sayesinde mitokondriyanı engellemeye kalkabilecek serbest radikalleri dövüyorlar. Mitakondriya hğcrenin inamosu gibi düşün Mitakondriya yoksa yoksun...
  • Bademde deli gibi B2 vitamini var (riboflavin de alemlerde havan olsun), bu B2 (kısa olsun) oksijen kaynaklı enerjinin oluşumu için şart bi arkadaş. 
  • Badem yağ yakımına yardımcıdır bebiş, Ynai ayy badem çok yağlıııaaa çok kalorili diyen kezban seni bengay'layıp duş altına sokup çıkartıp ıslak havlu ile üstüne atlamadan uyarayım: neyi çok yersen ye o bıngllar olur. 
  • Günde bir avuç badem ye şeker. Müsline kat öyle ye, protein shae'in içine kırdır (offf manyak olur gerçi ben supplement kullanmıyorum ama kullansam yapardım)

Bir blogdan aldım üzerinde yazıyor ama çok hoş yapmış yapan eline sağlık

Bademin içeriği sadece yukarıda yazdıklarım değil tabi:faydalı yağ asitleri, E Vitamini, Mangan, lif, potasyum, demir, kalsiyum, fitosteroller ve flavonoidler (bunları daha önce yazdım ben size).

Bademi çiğ yiyeceksin tatlım. çünkü kavrulunca içine tuz, şeker, nişasta ve koruyuclar atılıyor ve katılıyor. Haa sade kavruluyorsa bilemem. ben gene de güvenip yemiyorum iğ badem tercihim. Çiğ badem forever.

Pembe çiçekli bi şeyden zarar gelemez di mi hemfikiriz
Sevigyle


26 Mart 2014 Çarşamba

Row row row your boat gently down the stream...

Durup durup bir icat çıkartmasam olmaz di mi? Yok olmaz. Devamlı bir haylazlık şebeklik ve action peşinde olduğum için sanırım zaten insanlar beni bu kadar çok seviyor (kocaman güllü kucaklar bebişlerim ben de sizi daha çok ama seviyorum KALP)

Devamlı bir enerji devamlı bir hınzırlık devamlı bir icat!

Buyrun yeni icadım KÜREK (ben icat etmemiş olabilirim, ama en son ne zaman kürek çektin? Ya da hiç çektin mi? ama eminim bu yazıdan sonra çekiceksin. Allaaahhhh çektirmeesiiinnnnnnn)

Bazı makalelerde spinning sınıfları gibi kürek sınıfları organize edildiğini okudum. Yaa keşke bizde de olsaa dedim. (dedim çünkü kesin benim kendime kastım var da farkında değilim). 20 dakikada 300 kalori yaktım dün akşam. Bu da düşük performanslı halim, çünkü teknik çalıştım. Hedefim stabil bir şekilde uzuuun uzun 02:25'in altında kalmak. O ne demek 02:25 ne? 500 metrede kat edilen mesafeymiş. Acayip yeniyim bu dalda bomba gibi geliyorum ama tabi ki!!! Neden gaza geldim, 5 kişi içinde Cumartesi güü 4. bitirince bu ben olamam dedim çünkü. Hırsa bak...

50 dakikalık bir idmanın sonunda 1500 kaloriye kadar yakabiliyorsun harekete gel! Bir çekişte çalışan kaslar; kalflar, quadlar, hamstringler, glutlar, karın, oblikler, pekler, bisepler, trisepler, deltoidler, üst sırt ve lateraller. Her çekiş leg press, dead lift ve row kombinasyonu. Oh ben daha ne isterim. Nabız ortalamam 160 civarıydı 20 dakikalık egzersizimde. Yani bunu bir 30 dakika daha devam ettirsem bugün hiç yürüyemeyecekttim. Ayrıca vücut koordinasyou sağlıyor, dayanıklılık arttırıyor. Hem kuvvet hem cardio! Ay inanılmaaazzz. Bir de insnaın sinirini stresini alıyor, şöyle derdin var iş yeri savaş alnına dönmüş mesela stresin ağbabası var üstünde. Geçtin kürek makinasına, yaw nasıl yapıcam nasıl edicem derken aklında ne dert kalıyor ne bir şey. Bir de üstüne başarınca hehe ben bunu yapmışım yemişim sorunu çözerim herşeyi diyorsun ve gene bir süper kahraman oluyorsun. (Evet ben kendimi süper kahraman sanıyorum). Olay neymiş ben dün akşam anladım. Çekmiyorsun. Kollarınla çekmiyorsun işte, bacaklarınla itiyorusn yaaa bak ne kadar zekiyim yıldızlı beş pekiyi bana. O bacaklar ve kalçalar ince ayara işte meğerse kürekle gelecekmiş. Resmen kısmet ayağıma geldi :) Gym'lerin köşlerinde çürüyen tozlanan kürek makinelerine gidin şekerler. Kurtuluş hakikaten o arkadaşlarda :) Yıllardır kıymetini bilemedik ama artık devir değişti :)

Bütün bunları başımıza  cross fit aşkından geldi. SquatDelisi'ne ayrı teşekkürlerimi iletirim :)) O zmaan ben de onu küreğe bulaştırırm heheheyytt :) Akşama koşu crossfit bacak ve 15 dakika da olsa kürek hadi akşam olsun hadi gym'e gidelimmmm.



Sevgiyle



25 Mart 2014 Salı

FitnessDelisi bir sabah uyandı ve kendini devcileyin bir çilek olarak buldu...

Hazır hepimiz toptan delirmişken ben de itiraf edeyim de aradan çıksın. Efendim ben devvv bir çileğim. Oh be!

Yazdan hiç hoşlanmam, ama geliyo ya ne yapacaksın benim için yazı çekilir kılan tek şey meyve bolluğu. Kışı Ananas, portakal, kivi, elma biraz o dev üzümler, mandalina armutla geçiştiriyoruz ya. Yazın ben cennete düşmüş gibi oluyorum. Bir kere karpuz peynir (civcivimle terasta güneşlenip, sonra akşam 7de dellenip kuşumun da gazıyla basıp mangala, heyyt ne güzel yazdı geçen yaz). Kiraz, kayısı, erikler, kavun, şeftali falan ve bunlardan yapılabilecek binlerce smoothie tarifi :)

Jean Babtiste Siméon Chardin -  Çilek Sepeti (sağlıkta fitnessta beslenmede ve sanatta bir numarayım)

Ama önce bahar var. Ve benim için bahar demek çilek demek! Öncelikle her duş sonrası çilekli body butterlara bulanıp çilekli body splashlerle serinlemek demek (yazın o sıcakta bayık kokmaya başlıyo kezo kezo o yüzden fresh fresh baharda yapıyorum). Yaz formülü ayrı. Spor salonunda Angel sıkmış kız olayı var mesela, ve o ağır parfüm türevleri. İğrençsiiiinn ağır ağır kokuyosun bi de terliyosun zaten sıcak yaa iiiyykkk.



Efendim çilek kokmak kadar çilek yemek de büyük güzellik.

  • Yarım kap çilekte 51.6 mg C vitamini mevcut, ne demek? C vitamini ihtiyacının yarısı günlük! Anti-oxidan kendisi tanıştırayım. Enerji de verir misssss (sabahları ayılmak için C vitamini zengini meyve tüketirsen zınk diye ayılırsın bu da benden sana tüyo) 8 çilekte toplam olarak, bir portakaldan çooook daha falza C vitamini var. şaşırdın değil mi? (günlük C vitamini ihtiyacının %140 'ını veriyor çilek sana)
  • Çilek dediğin şeyin kalorisi 43 (bazılarına ggöre 53 ama 10 kalori için kırmayalım birbirimizi) (bir bardak) veee  Lif deposu o minnak şiyin bir bardağının %13'ü lif auuuww beybiiii. Ayırca kendisi başımızın belası olan aşırı yeme isteğini yer bitirir, sindirimi düzenler bir de tansiyonu düşürür / düzenler
  • İçindeki anti-oxidanlar sayesinde katarakt riskini azaltır. Böylece en uzakta olan herşeyi kesebilir, yanındakinin mesajlarını okuyabilirsin. (Apaçi hanzolar gibi gizli gizli telefonlardan whatsapp mesajlarını mail atmana gerek kalmaz adsdfahdfhf)
  • Antioksisan ve anti inflamatory özellikleri ile Çilek kansere karşı kahraman gibi savaşır! Türkçelerini bilmediğim folate (fiolik asid de olur hani yumurtanın sarısında bulunan ve kadınların mutlaka alması gereken ama yumurtanın sarısı yağlı, yumurta tuhaf kokuyo, ama çilek bu be ÇİLEEEK) ve flavnoid olan Quercetin ve kaempferol  kanser hücrelerini dövermiş :) 
  • İçindeki manyak C vitamini sayesinde cilt kolajen yapar, cildin elsatikliği ve dayanıklılığı artar, sen de kırışmadan buruşmadan jilet gibi dolanırsın ortalıkta. Yaşlanmazsın genç kalırsın missss
  • Çilekteki antoksidanlar, ve fitokimyasallar sayesinde eklem sıkıntıları, artirit ve kalp hastalıkları riski düşeeerrr düşeeer süzüle süzüle düşeeer (biz koşucular ve ağır kuvvet idmanı yapanlar için hele acayip önemli)
  • C vitamini, Fitokimyasallar ve iodin sayesinde vücuttaki serbest radikaller etkilerini yitirirler ne serbestilkleri kalır ne radikallikleri böyle memur gibi bi şey olurlar. Bu sayede hücreler yenilenir gencecik kalır hele de beyin ah o beyin. Çoğunda olmayan o beyin :) Ayrıca o beyinsizlerin alt üst ettiği sinir sistemi de yenilenir. 
  • Bir servis çilekte 134 gr Potasyum mevcut. Bu potasyum da kan basıncını düzenler, yüksek tansiyonu düşürür, vücuttaki sodyumu döver (o hani tuz banıyosun ya banma titre!)
  • Kalorisi yok denecek kadar az. Şekeri az Sodyumu düşük. Toplam karbonhidratı yarım dilim ekmek kadar içindeki doğal şekerler de 4 gramcık, yakıleybıl miktar! Kilo verdirir bebişimmmmm, en azından destek olur bak :) 
  • Çilekte 0 gram (sıfır gram) yağ var daha ne istiyosunnnnn
  • Dişleri beyazlatır, ağız kokusunu engeller, içndeki asitler dişlerdeki lekeleri giderir
Nasıl yemeyeceksin? bak bu nasıl yiyeceğinden çok daha önemli! Üzerine yok efendim fondueye banayım, üstüne pudra şekeri, krema dondurma koyayım yok! Kaş yaparken göz çıkarma. Diyetisyenin verdiği listenin yanında dünyaları yiyip ama ben senin listendeki her şeyi yedim neden kilo veremiyorum diye diyetisyene çemkiren insan gördüm ben. Yemediği bi diyetisyen kalmış, kanepe tepesinde yiyo da yiyoo yuhh arkadaşım. O konua düşmüyoruz herşeyin bir edebi adabı var. Çilek içerken de aynı hikaye! Votka çilek? No no çilekli smoothie yes yes.

LimonluÇilekli Smoothie :)) offfff canım çektiiiii

Kırmızı biber veya karabiber ile lezzetli olduğunu söyleyen duydum (yemedim denemedim, yersen sevmezsen suçlu zinhar ben değilim), öyle ye, üstüne bal dök ye madem regl olacağın zaman, smoothie yap, at blender'a bas yoğurdu portakalı şeftaliyi mesela süy koy biraz, bi parça fıstık ezmesi, ağır dimandan sonra bir rejenere eder seni o aklın durur beden yenilenir o derece. Sabah yoğurt, biraz keçisütü çilek ve kırlmış cevizi yulafa kat ye hayyvan oluyor (ben buna bazen bir parça pekmez veya bal da koyuyorum ama sonra tavandan duvardan toplarlar bak baştan söyliim).

Çpk özledim, öğrenciyken Almanya'da 10 € verip çilek tarlalarına dalmayı, meydanlardaki satıcılardan 2 - 3 €'a kutu kutu çilek alıp yürüken yemeyi. Hem sadece çilek değil tüm orman meyveleri olurdu ne güzellll. Koşmaya ormana gittiğimizde arada dağ çileği olsun orman çileği olsun, şirin çileği olsun dalmayı :))) 



Efendim devvvvvv çilekler olalım. Doğanın iyiliklerini yiyelim biz de onlardan olalım, neden çünkü ne yersen osuun. Ben mi?

FitnessDelisi bir sabah uyandığında kendini devcileyin bir çilek olarak buldu....

Bu da ben oluyorum. Biz çocukken Çilek Kız vardı ya bu işte hatırladın mı? Strawberry Shortcake orijinal adı da ben işte :) 

Sevgiyle (Çilekle)

24 Mart 2014 Pazartesi

İnce ayar (beni sanayiye rot balansa)

Yavru kuşlar, pamuk şekerleri!

Öncelikle 7 Mart'ta olan doğumgünüm için beni hala hediye yağmuruna boğan süppppper arkadaşlarıma on yüz milyon kucak öpücük ve kalp yollarım :) (blog benim değil mi gülüm bunu da yazıyorum buraya)



Milletçe manyak manyak bir gündemin içinde kısılı kaldığımız için toplu olarak gergin anlar yaşıyoruz doğru. Ama stres hakikaten iyi bir şey değil. Ne vücuda ne ruha yararı var. Saçın matlaşır, cildin donuklaşır, 1001 hastalık çıkar mazallah ay çok rezil bi iş. Akli dengen mahvolur karamsar falan olursun. Oysa bak bahar burda (kar kış kayak sezonu göremeden kış geçirdik, yağmur bileyağmadı ama bak bahar, sevdin mi? o artık senin) Bülbüller cısstak cıssstak diye ötmeye başladılar, hava daha ılıman (tamam kışın da soğuk değildi, sadece ben ne zaman outdoor koşsam Nuh Tufanı koptu, bir de arabamı yıkatsam). Yani kısca baharın gelişi şu demek :) YAZA AZZ KALDIIIIII!!!!! Aramızdaki ucuzculara seleniyorum, erken rezervasyon yapmayı, kış sezounda bikiniyi kapmayı biliyosun, gene 40 bedense o bikini bence onu ofis panona as ve bakarak ben nerde yanlış yaptım diye düşün!!!

Bikini mi dedin????
Dünyanın acayip döndüğü şu hafta başında biraz da moral verme amaçlı olarak sözüm şudur; Kilo verilen bir şey kuzum. Valla kiloyu hiç dert etme. Kendini adamaya hazır olduğun anla o istediğin kiloya indiğin an arasında geçen süre inan bana kısacık geliyor.

Yazarlığını yaptığım (bunlar diil tembel diilim ben yenilerini yazıyorum) www.golkralicaesi.com web sitiesinde yazılarıma öfkeli tepkile rgeliyormuş Senin yazarın kim oluyo da böyle ukkelaa ukeelaaa konuşuyo falan. Ben ne spor hocasıyım ne beslenme uzmanı, sadece kendimi adadım ve hayatımı değiştirdim. Bu blog'un amacı da akıl değil ilham vermek. O ukalalara bı zevki vermem cahillerin sandığı kulvarda değilim. En sol kulvardayım ama sevdiğim ortada olmak. Çünkü dün yüzerken duvara çarptım da sol kulvara biraz kırgınım. Evet ben ki balık gibi yüzerim tekniğim de iyidir (ENKA yaz okulu hocası - ama 10000 sene öncenin hocasıydı - Yaman Hoca'dan öğrendim ben yüzmeyi, biz tabi 5-6-7 yaşında falanız böyle pis velet hallerimiz, Yaman Hoca da Tarık Tarcan'ın başka türlüsü, e o yıllarda Tarık Tarcan feci Jön falan. Hepimiz aşığız, böyle gözüne giricez ya allaaaah nasıl yüzüyoruz denizkızları. Kafalar sütlaçmış bayağı. Sağ olsun bana çok güzel yüzme öğretti senelerce öğrencisiydim yanız bi şu  balıklama atlamayı öğrenemedim hala semender gibi yapışıyorum suya - görneler unutamıyor, gülmekten de yarılıyorlar -, çok aşık değilmişim ben demek ki).

Neden ben taktım bu aralar deli gibi cardio yapıyorum? Asıl mesele bu. Çünkü bebiş çok yağın varsa yakmak kolay. Vallahi billahi kolay. Yaktım kendimden biliyorum. Şimdi ince ayar (fine tuning) zamanı. O işte zor. Cardiona dikkat edecekesin, yediğine içtiğine uyuduğuna kuvvet idmanına. Şimdi bayağı zor.
Merhaba ben FitnessDelisi, karnımdaki bir kaç milimetrelik yağ tabakasıyla kavga etmek en büyük hobim

Peki al sana deneyim; Şimdi herkesin vücut metabolizma falan zaten farklı orda OK'iz de... bazı bölgeler hakikaten gitmiyo da gitmiyo be kardeşim (kahrolusn bağğğzı yağ kütleleri). Bir o iki bacağın iç tarafında en üste bıngıldayan kütleler (benimkiler 1 senede anca yok oldu pislikler), love handle da denen o yan yağlar, valla hiç şirin göstermeye çalışmasın kimse bence eteğin şortun pantolonun kenarından fırlaması hakikaten iğrenç, ve hepimizin başının belası karın böööğğğkk.

Ne yapmam gerekiyor? Bol uyumalı, daha çok cardio yapmalı daha düzenli çalışmalı, daha değişik şeyler denemeli, daha temiz yemeliyim. Bu kapsamda Cumartesi günü 3000 metre Kürek çektim. Değerli sayın bir tanecik kıymetli Hazreti Mehmet Ali Hoca'mız eşliğindeki kürek maceramız, son 400 metrede falan çığlıklarımızla son buldu. Şöyle, ben zaten pek beceremedim. Neden çünkü tekniğim oturmadı. Ama sırtım hala ağrıyor, kalçamdan bahsetmiyorum, çünkü bölgedeki hissiyatı kaybedince, bir süre kendisinden haber alınamadı. Sonra baktım kas ağrısı yoğun sağanak yağışlı, hah dedim kaçmamış burda popom. Çok sevindim. Ne yapıcam? daha çok kürek... Ben bunu haftalık programıma entegre ederim şimdi. Çünkü son bitirenlerden olmak hiç hoş değildi alışık diilim buna ben.

Yeni yaşımdan beklentim kürek mahkumu olmak değildi ama ne yapalım o da oldu...
Yağ oranı azaldıkça manyaklaşıyor bu da şahsi tespitim. Gitmiicem de gitmiicem ben inadıyla yapışıyor vücuda. Ama ben de FitnessDelisi isem o karındaki minik yağ şeysini darmaduman ederim. Kendimden biliyorum ciddi manyağım bu konuda.

Peki yağ oranın yüksekse ne yapacaksın? Bebişim olay kolay. Bir kere mental olarak işin içine girecek, hedefe kitleneceksin. Cardo kuvvet dengeni iyi kuracak, o programdan çıkmiicaksın. Hayır Berkecan'la Tektekçi'ye, Nazlısu ile Gaspar'a, Ela ile DJ bilmemne'ye gtimiiceksin. Alkol ve proses edilmiş gıdalardan özellikle uzak duracaksın. 4 ay evde oturunca dünyanın sonu gelmiyor. Ayrıca senin yeni hayat stiline uygun arkadaşlarınla takılacaksın, sol omzundaki şeytanın sana vırvırlanmasına izin vermiiceksin. Kimse vazgeçilmez değil ve herşeyin bir alternatifi var. Yani çikolata yemek zorunda değilsin. Vücusunu dinleyeceksin veeeee bunları acil yapmaya başlarsan sen de belki 2014 yaz bikini sezonunu yakalayabileceksin.

Bunu istemiiiyoooruuuuuzzzzz (bende bu kadar yok sen kendine bak ve karar ver mesel)

Soru var mı?

Bu haftaki programımı iletirim o zaman :)

Pazartesi: OFF
Salı: Yoga (Dynamic Vinyasa) - Oryantal (Canım arkadaşım bir tanecik Murat Hocam beni doğumgünü yemeğine çıkartıcak ayrıca)
Çarşamba: 10 k koşu (treadmill) + Bacak + 3000 m kürek
Perşembe: Oy ve Ötesi Sandık eğitimi
Cuma: Cardio (koşu) + Üst Vücut + Aerobic (kalçalar baldırlar parlasın) belki Vinyasa Yoga (ruhum gerildi ruhumu esnetmem gerek)
Cumartesi: Ironman Training + yüzme
Pazar: Sandık Görevlisi Beylikdüzü (Beşiktaş'tan Beylikdüzü'ne gitmek benim için ayrı bir onur oldu yaw)

Sevgiyle

26 Şubat 2014 Çarşamba

O sinsi şeyi yersen o da senin kalçanda göbeğinde baldırında sonsuza dek yağ olarak kalır

TV izlemem, sadece Galatasaray maçları arada da Dizimax'ta falan ne varsa. Çok arada orda burda enk gelirsem reklamlara falan hayretle de seyrederim ama. Bazı ürünler özellikle yuuuhh dedirtiyor insana. Ve daha da Yuuuuuhhh olan durum; insanlar bunlara inanıyor kanıyor özellikle yiyecekse hele bir de diyetse (ya da öyle lanse ediliyorsa) koşup alıveriyo. Sonra efendim be neden zayıflayamadım? Ay çok şaşırdııımmm oysa ki o kadar mısır şurubuna senin VS mankeni olman gerekiyodu. Geçen gün birini uyardım, vücuduna o mısır şurubu bombasını vermek istediğinden emin misin diye, benim vücudum alışk dedi. Keyfiniz bilir de arkadaşım insan bakar bi elinde akıllı telfon yoksa bile bütün gün mecburen bilgisayar başındasın hiç mi merak etmiyosun ya hu!

Bugünkü kahramanımız şeker ve halleri


Şimdi önce şeker denen hain şeyi nasıl sindiriyosun?

Bu şeker monosakarid zincirinden oluşan polisakaridler ve bazı özel enzimler tarafından parçalanıyo. Ağızda tükürük ile parçalanmaya başlıyo ince bağırsakta devam ediyo sonra bağırsaklar bu şekerleri emiyor ve vücut kullanıyor. Kalan da karaciğerde depolanıyooor. Şimdi bu şekerler (gluckoz, fruktoz, laktoz) mamaları tatlı yapıyo dayanamıyosun ya (yazar burada eveeet diye sırıtan okuyucuya İRADESİZZZZ diyor) hah bunlardan bizim bildiğimiz normal şeker olanı pahalı yerini tutsun diye senin o aldığın çikolata, bisküvi, kek, o klasmandakı tüm ıvır zıvır veeee sürpriiiiz diyet kahvaltı gevreği diye aldığın o  şeylerin içinde bolll miktarda mısır şurubu var!!! Fruktozun tadı glukozdan daha kuvvetli,  e mısır şurubunda da %80 fruktoz, %20 glukoz var, ucuz da doldur gitsin!!! Şimdi bebişim bu şekerler eridi, ince bağırsakta emildi karaciğere gitti ya, bunun parçalanması için de insülin gerekmiyor, he işte insan vücudu çok az fruktoz kullanabiliyor, kalanı trigliserid, yani yağ, yani kilo yani selülit! Artık nasıl algılamak istersen. Çok fruktoz tüketirsem ne olurum diyorsan; diyabet (şeker hastası), hipertrigliseridemi, koroner kalp hastalıkları, karaciğer yağlanması, hipertansiyon, kanser, hızlı yaşlanma bunlardan biri sürpriz olarak sana gelebilir! Bak bak dev hizmete bak seçmiyorsun bile sürpriz geliyor waauuuww! Hala o cicili bicili kahvaltı gevreriğini yemek istiyor musun?
Mısır şuruplu tatlı tüketen Kezban'ın hazin sonu...

Bir de Türkiye'de yaşıyorsun ya Genetiği Değiştirilmiş Kanserojen Mısır kabusu var. Ne malum o mısır şurubunda bu Frankenstein mısırların kullanılmadığı! 

Nerede var bu mısır şurubu ay biliim de uzak duriim dersen; tüm proses edilmiş tatlı gıdalarda o marketlerden aldığın, sonracğıma meyve suları (100% saf ise onu bilemem, ben gene de içmiyorum evimde robotum var sıkıyorum anacım), bir de pastanelerdeki tüm o leziz şeyler. (Ben bizim mahallenin pastanesinden alıyorum arada zorunda kaldıkça misafir bilmem ne, küçük bir aile işletmesi o yüzden bizde yok diye yemin billahlar, dindar da insanlar, benim de ne psikopat olduğumu biliyolar, yani yalan söylemediklerini kuvvetle muhtemel umuyorum). 

Dünya Obezite Haritası (www.ibtimes.com adresinden)
Ama ben ne yerim o janajanlı gevreği yemezsem? Ama bunun reklamında eski sporcu oynuyo kötü olabilir rmi? Ama üstünde yazıyo 2 haftada 44 bedenden 34'e düşecekmişim ve saire ve saire aptal soruların yanıtını çIk kızım temiz havaya hem oksijen al açıl hem de 45 dakika yürü bunu haftada 4 kez yap, o şeker bombasının yerine de yulaf ye mis gibi, light yoğurt ve keçi sütüyle karıştır içine biraz yeşil elma, ceviz, tarçın offf bak bu mesela zayıflatır, bol lifli proteinli, iyi karbonhidratlı ve metabolizma hızlandırıcı ayrıca tarçın da tatlı yaptı onu, daha ne istiyosun. (ben yeşil elma kullanıyorum kırmızı da olur , o zaman tarçın koymadan bir düşün istersen).
Bak ne kadar leziz ve sağlıklı hem de tatlı o şeyler ehakikaten ihtiyacın yok bebişim 
Yememem gerekeni söyledim, ne yiyebilirsin onu da önerdim. Karar senin kocaman kız olmuşsun artık (hem yaş hem beden maşallah). Ha ama hala gidip o proses edilmiş şeyleri bedenine tıkıştıracaksan bir kez aynaya bak ve bedenine aynen şöyle de: Ben sana değer vermiyorum, iradem sıfır o yüzden sana iyi gıda vermek yerine düşük besin değerine sahip ucuz şekerle seni dolduruyorum de. Bunu da 3 kere tekrarla. (bak gene sana iyilik yaptım bırak şu huyları beybi bırak sağlıklı yaşa hadi bak ne güzel la la laaaa)

Ya şimdi hemen cardio'ya başla ya da bir kaç ay sonunda Sumo yapabileceğin tek spor dalı olacak

Sevgiyle

PS: Sindirim olayı çok karmaşık bir proses, onu eeenn basir haliyle yazmaya çalıştım kendi anladığım gibi, ben de doktor değil mühendisim sonuçta, motor desen anlarım da bunlar beni de arada zorlayabiliyor, sürç-ü lisan varsa affola.


3 Şubat 2014 Pazartesi

Sendromsavar Pazartesi Sabahı Post'u

Bugün tpini sevdiğimin Pazartesi'si. Normalde çok böyle sendromlu bi tip diilim. Allasen her hata gelicek şey için (Pazartesi sendromunu diyorum) neden hayatımı cehnneme çeviriim ki. Olacak o ben kendimi de yıtrsam o tipini yediğiminin Pazartesisi gelecek. Ben ne yapayım? Ne yapayım? Bi şey yapmıyorum. Hayır gerçekten Bugün benim off günüm. En sevmediğim şey ama zorundasın tabi. Dinlenmek mühüm dinlenmek önemli, dinlenmek zorunludur. Dinlenme ve rejenerasyon ayrılmaz ikili.

Hans Blauscheck'in Montagmorgen (Pazartesi Sabahı) Tablosu. Bakınız herkesler baymış aynı biz di mi evet...
Ağır dimandan sonra nasıl hemen zımba olucam ben kız FitnessDelisi diye soranlara:

1. Kaybettiğin sıvıyı yerine koy. Bol bol su iç (ben sporcu içecekleirni pek kullanamm tavsiye de etmem yaa kimyasal kimyasal bi dünya şey var içinde okurken bunalıyorum)

2. İnsan gibi ye! Mesela idmandan çıktın açsın haliyle ne yiicem ben? (daha ince de söyledim kuzuyu çevirmeye bile gerek yok ben onu öyle çiğ çiğ yerim o halde oluyorum, ama öncelikle protein yükleyeceksin. Protein shake falan da olur, ben ne yapıyorum ızgara tavuk (yağsız), hindi, haşlama dana eti, aşkım benim yağsıız köftem falan bunları yiyorum yanında da komplex karbonhidrat alıyorum (çoğunlukla bazen canım istemiyo ama genelde yiyorum) kim bu karmaşık karbonhidratlar? tam tahıllı ekmek, tahılların kendileri, yulaf, nişastalı sebzeler, fasulyegiller; bu arkaddaşlar lif ve besin depsu bir taşla kuş sürüsü indiriyosun yani. Bunlar duruken kekti pastaydı makarnady bilmem neydi denen o BASİT karbonhidratları neden aliim ki almam basit şeylerle iim olmaz benim - Al sana motto.Ha bir de idmandan sonra 1 saat içerisinde ye (bazı kaynaklar 30-45 dakika diyor riske atma gene)

3. Esne!!!! O vücut esnetilecek arkadaşım. Esneyeceksin kadını da erkeği de ES_NE_YEEE_CEEEEKKKKK bunu milyon kere yazdım ne faydalı ne güzel.... Bakınız okuyunuz.



Dinlenme safhasında ben (Temsili)
4. Aktif - Pasif Kısa veya uzun süreli dinleneceksin. Dinlenmezsen ne olur. Bir sendroma daha merhaba, Overtraining Syndrome denen depresyon, yorgunluk, performans düşüklüğü, başağrısı, uykusuzluk, eklem ve kas ağrıları, iştahsızlık, isteksizlik, yüksek sakatlanma riski, düşük bağışıklık ve sapık gibi spora gidcem beeeğğğnnnn diye böğürme. Sonuç mızmız çekilmez hastalıklı uykusuz biiiik biiik bir tip olup çıkıyosun. Amaç neydi? Fit olmak oldun mu? hayır? uğurlar olsun.... Dinlenirken hem psikolojik olarak hem de bedenen bi ayarları sıfıra getiriyosun. Böylece kuvvetlenmiş oluysun. Aktif veya pasif dinlenebilirsin. Aktif dinlenmede normalde yaptığın kadar ağır antenman yapmadan hafif hafif takılabilirsin. Mesela ben! gym'e gitmeden duramam o yüzden hafif de olsa esnerim ne biliim yavaş yavaş çıpırdanırım. Yoga diicem göz devirecek olanlar olacak. Sandığınz gibi değil. Ne herküller yoga sınıfına girdi de yuh ulan nası yapıosunuz bunları dedi. Yaaa sıkıyosa kendü vücut ağırlığın ile çalış bakalım. Üstüne sauna buhar yaparım masaja giderim. Masaj önemli meslea dinlenme safhasında.

Pasif dinlenme kolay bi cümle: Dana gibi camış gibi denizanası gibi yayıl. Bak ne kolay oldu.



5. Masaj Yaptır, Bir double hands, bir hot stones, bir aromaterapi olsun bir saat yat orda denizanası gibi, karaya vurmuş bir fok gibi ve bırak Balili ablalar takılsın. Üstüne de yayıl relax'de iç o tuhaf tatlı zencefilli şeyi. daha ne istiyosun hayattan. Bu arada kan dolaşımın da iyileşir her kasına her yerine bi ulaşır temiz kan, atıkları alıııır götürür. Ruhun tazelenir. Bi de tub falan varsa spa'da gir içine missssss...

6. Uyu! Uykusuzluk uyku ve bağlantılı konularda deliniz size bol bol yazdı. Gene yazar hep yazacak. Minik bir koala yavrusu okaliptusa yapışır gibi yastığna yorganına yapış ve uyu (lavanta yağı dene bi de valla güzel oluyo yaa atmıyourm denedim de yazıyorum)

7. İnsan gibi çalış. Ona buna hava atıcam falan diye yüklenme overtraining mevzuna girme. İnsan gibi yavaş yavaş çalış. Başarıya asansörle gidilmiyor kuzucuk, merdivenlerden alalım. Evet merdivenler Kill Bill'deki o merdivenlere benziyor ama alşıyosun. Hadi Uma Thurman'ım benim hadi güzelim. Çık bakalım.



8. Atletik başarılar çok büyük yüzde ile psikolojik aynı zamanda. Önce kafayı halledicen Ay ben yapamam Atletik Gülbağo'su gibi dolanmiican. Kararlılık, konsantrasyon falan filan bunlar da kafada ruhsal efor isteyen mevzular. Ne yapıcan kafayı da düzliicen meditasyon yap otur boş boş manzara seyret kafatı boşalt da nasıl olursa olsun. (Tanıdığım bazı insanlar için bu çok kolay oluyor yaa çok özeniyorum bazen...)

Var mı sorunuz? Ne yiyeceğimizi biliyoruz değil mi? Ya da ne yemeyeceğimizi????

İyi kuzular sevgiyle...


15 Ocak 2014 Çarşamba

Diyetim için ufak benim için oha bir değişim

Malum iki hafta önce yılbaşısıydı :) alkol olsun pasta olsun cips olsun çikolata olsun gömdük bünyeye. Ben yapmadım diyen çıkmasın şimdi kimleri kimleri elinde bira şişesi ve sigara ile yakaladım. Türkiye sarsılır!!! Hepimiz yaptık şimdi başını öne eğ ve kabul et gerçeği. Haydi büyük çoğunluk geçen hafta rutin diyet ve workout çizelgesine döndü, anasını satiim bu H2N3 müdür nedir o da beni çivileyince hem diyeti acil durum beslenme programına çevirdim (yani ha babam yedim, fıstıkezmeli elmalar, çorbalar - ki normalde nefret ederim çorbadan ben ne o yani kişiliksiz bi şey yiyecek desen değil doyurmuyor, içecek desen değil ne idüğü belirsiz böyle karaktersiz bir şey benim gözümde çorba - nişastalar, boll meva falan uçtum da uçtum) e o pert halde gym'i de rüyamda gördüm sadece zaten (evet ben rüyamda görüyorum spor salonunu, ben rüyamda istersem uçabiliyorum da, kontrol edebiliyorum rüyamı böylece canım ne isterse onu görüyorum misss).



Pazar günü BOSU tepesinde yaptığım fusion dersinde yeteri kadar hayal kırıklığı yarattı durum zaten bana malum kondisyon nankör bir kedi (İbrahim tatlıses'in nankör kedi şarkısı - off çok fena takılır bu şimdi benim aklıma rezillll) iki gün arkanı dön hemen düşer sen de 4 gün toplamaya uğraşırsın. Tamam abarttım belki zaman aralığını ama işte öyle bırakmaya gelmez. Rejenerasyon arası bile versen düşüyo işte ha hızın azalır ya kuvvetin bi şey olur yani. O yüzden toparlanacağını da bilirsen dert etmene gerek kalmıyor ciciş.

Pazartesi akşamı Fitness Türkiye Şubat sayısında uffaacık minniiciiikk minnnak bir ben varım, onun fotoğraf çekimleri vardı, e gene idman yapamadım. Ben de dün akşam kuduz gibi çalıştım. Ama öncesinde minik bir değişiklik yaptım. Besin!!! Diyetim için minik benim için oha bir değişim oldu. Akşam öğünümü sırf proteine çevirdim. Veeeee sonuç mucizevii olduuuu. Hem açlık hissetmedim hem şekerim düşmedi hem de deli bir performansım vardı. Tabi bi de bu kollektif bir şey. Uykumu aldım, stresten uzağım sabah ve öğle öğünlerimde de iyi beslendim. Yani bir parça değil, bütünsel puzzle gibi :) Bence çok da eğlenceli. Parçaları bir araya getiriyorsun ve yepyeni bir sen çıkıyor güzellie bak! Bu arada yeni sabah kahvaltısı önerim, tam tahıllı ekmeği kızartıp üsütne light fıstık ezmesi sürüp bir kaç dilim muz koyuyorsun sonra tavanlarda örümcek kadın gibi geziyorsun muhteşem enerji veren bi şey yaaa çok seviyooruummmm...

Bu öğün beslenme ve saire konusunda biraz bazı şeyleri daha dikkatli yapmam gerek. çünkü şekerim karnımda kağıttan hallice bir yağ tabakası kaldı ben onu istemiyorum. Altında packler yatıyor ama yatıyor yani, yatmasın bence çıksın ortaya. Karın kasları gym'de yapılmaz mutfakta yapılır o yüzden besine dikkat harekete devam :)

Son bir şey, dün akşam konuştuk mesela kızlarla, sen nasıl hallediyorsun yemek işini dedi bir arkadaş ben de dedim ki çantamda kocaman bir açık büfe var. Mesela şu anda çantamda iki muz, protein bar (ki yakında bunun ev yapımı versiyonlarının tarifleriyle geleceğim), çiğ kuruyemiş ve kuru meyve (bunlar da abartmiim diye porsiyona bölünmüş halde) ve üç adet haşlanmış yumurta var (bunların bir tanesinin sarısı yenilecek kalan ikisi sokak hayvanlarına verilecek). Yumurtalarımı Kanyon'un ortasında soymaktan da utanmıyorum ayrıca, ne yapiim ne yağı kullanıyolar nereden bileyim. Devamlı salata yiyemem olmaz yani, bir de nerey kadar somon ızgara yiyebilir bir insan, ben de öğünlerimi atıyorum çantaya. Geçen gün yanımda oturan 42 beden kadın gibi bir kamyon tekerleği boyunda pizza mı yiyiim olmaz. Kendime baktığım için ben mi utanıcam hiç de bile!!!

Bu arada 58 kiloya düştüğümü görünce dün akşam biraz panik oldum ya kaslarımdan gittiyse, ya kaslarımdan verdiysem. Acil ölçüm yapılmalı. Kas kütlesi artıp yağ kütlesi azalacak şekerim. Kilo takibi çok da sağlıklı değil yağ oranın önemli, yağ verecek kas alacaksın. Yağ oranın 16 olsun istersen 73 kilo ol, 34 beden olabilirsin. Neymiş zayıf olmak değil sağlıklı ve atletik olmak.

Haydi o zaman bak bakalım ne yiyorsun...

Sevgiyle

3 Ocak 2014 Cuma

Bir fincan kahvenin hatrının periyodik süresi ve metabolizmaya etkisi

170 cm boyum var acayip acayip türlü türlü huyum var. Mesela sabahları kalktığımda öyle çok negatif olmasam da (sebebini birazdan öğreneceksin) neşeli şirine de değilim. Çok negatif değilim çünkü kahvemi içmeden kimseye tek kelime etmem, bu yüzden de modumu çok bilemezsin. E sabah kremlerimi sürüp evden çıkarım ofise geldiğimde ancak makyajımı yaparım, kremlerim nüfuz etsin iyice cildime diye, o arada da kocaman büyük ekran kaynakçı gözlüklerim yaz kış gözümde olur surartımın ifadesi de belli olmaz. Yani Phantom gibi dolanırım, kimseye elleşmem kimse de bana bulaşmasın diye.


Tek kelime edemem, edersem anlarsın ben olmadığımı zaten; ve en yakın kiliseye gidip Rahip'e sen biliyor musun amca şeytan çıkartmayı bizim bi arkadaşa derinlemesine nüfuz etmiş dersin. Benim içimdeki şeytanları, o kadim canavarları ne Peder Efendi, ne cinci ne de kabile büyücüsü çıkartabilir. Benim tek çarem güzel bir sabah kahvesi. Bir adet sade Türk kahvesi olabilir mesela, 40 yıl hatır var derler bende 4,5 saat kadar sürüyor bu süre. Keza öğle yemeğinden sonra mutlaka bir tane daha içmem gerekiyor.Yoksa uyurum. Uyursam olmaz, o zaman patron yakalarsa sıkıntı. Uyumamalıyım. Sabah kahvesini filtre kahve ile değiştirdim son zamanlarda. Kışın gelmesiyle ofisime yerleştirdiğim kahve makinası ile, ki bir de espresso makinem var arada americano da yapıyorum elime sağlık, ilişkim çok ateşli. Her sabah tutkuyla günaydın derim, o da kocaman ofisimin her santimetrekaresini misss gibi kahve kokusuyla doldurur.


Peki bu benim için ne kadar iyi? Sonuçta devamlı egzersiz yapan, bazen çok hard core bazen hem ruhsal hem fiziksel bütünlüğümü hedefleyecek şekilde haftada 5-6 gün idman yapan bir FitnessDelisi'yim. Bir çok yazı var internette, br çok makale, bir çok bilimsel yayın. Bazılarına göre idmandan önce kafein almak dayanıklılığı arttırır, acı eşiğini yükseltir, performansı iyileştirir. Ayrıca kafein, bir uyarıcı, sisteme girdiğinde yağ hücrelerinin yakılmasını sağlıyor, yani belli bir oranda kilo vermeye yardımcı. Dikkat edilmesi gereken şey ise, idrar yapıcı, yani vücuttan deli gibi su atılmasını sağlıyor. (Kendi deneyimlerimden de bilirim - doktorumla benim prostatım var; hayır olamaz mümkün değil; hayır doktor bey var benim vücudumu benden iyi mi bileceksiniz?; saçmalama kadınlarda prostat olmaz delirtme beni- diyaloğunu sık sık yaşıyorum ben). Spor esnasındada vücuttan terleme yoluyla bolll miktarda su atılır, (atılır demek istemezdim çıkar gider su - terliyorsun), nihayetinde su kaybederiz. E kafein de su kaybettiriyor. Bu durumda dengeli bir şekilde tüketmek gerek - malum anne lafıdır, herşeyin azı karar çoğu zarar / herşey dozunda, v.s. Kafein alımı ile su kaybını dengeleyecek şekilde su tüketmek farz yani.

Bunun yanısıra çok fazla kafeinin taşikardi, sinirlilik, kaslarda seyirme, uykusuzluk (bak buna gelicem gene), yorgunluk ve saire ve saireye neden olabilir. O yüzden hakikaten gerektiği kadar tüketmek gerek, bunun için de insan vücudunu bilmeli, dinlemeli, tanımalı :)

İdman sonrası kahve alımı hakkındaki yazıları okuduğumda rejenerasyon aşamasında destekleyici olduğunu gördüm, gene de insan kendisi araştırsa bir de vücudunu dinlese daha uygun olur. Fakat uykusuzluk yapacağı durumlarda tabi ki no no :) kasların gelişimi ve metabolizmanın sağlığı selamti açısından uyku gözümüzün nuru başımzın tacı.

Kafeini sporcu içeceklerinden de temin etmek mümkün, hepimiz biliyoruz, yalnız bunlar güzel tatlarının, serinletici ferahlatıcı etkilerinin yanısıra bir sürü de şeker yüklüyorlar bünyeye benim kararım no no. Ha 1000 yılda bir falan içerim ama o da olur o kadar, mesela koşu müsabakalarından sonra.

Hiperaktif bir işarkadaşım var, Danimarkalı kendisi. Kahve hiç içmez. Hiperaktif olduğu için kahve içince tazmanya canavarı gibi bir şey oluyor. Bir kere şahit oldum, benim sabahları kahve içmemiş halim yanında melek kalıyor o kadar yani. Bir Danimarkalı için kahve içmemek zor tabi ama insan kendini dinleyip bilince uzak kalabiliyor. Bak bu da işin püf noktası.

Bir de işin cılkını çıkartmamak gerek. Aaaa kahve iyiymiş kız kezocan, gel şurdan bir bol şuruplu bir sürü şekerli üstü de kremalı bir amerikan kahvesi alalım dersen olmaz o :) kahve var kahve var. Bir de sen mesela güzel bir latte içiyorsun di mi? İçine 32 şeker atarsan olmaz canısı, why şeker bir tanesi? Don't drink your calories yavrusu, yani meali, şu kaloriyi bari içerek almayın! Anlaştık mı?

Ben bu sabah da kahvemi içtim, bol ol su içeceğim bütün gün (kendi metabolizmanm için 2 litre su 1 litre akmina içiyorum - susuz kaldığımda vücut alarm veriyor zaten). Sen de bak bakiim vücudun ne istiyor?



Resim: İngilizce ama idare edersiniz diye düşündüm. Kafeinin ana yan etkileri. Tamam seviyoruz, içiyoruz ama bunları da bilelim di mi? Bilinçli sevelim meredi :) 

Sevgiyle





2 Ocak 2014 Perşembe

Ya habibi ya da when the sky falls

Her şeyin kaynağı ilham. İlham aldığınız tüm herşey özellikle insanlar süper ötesi önemli. Mesela bu post bol miktarda Murat Demirtaş içerir. Kendi web sitesini bulamadığım için bayyyıla bayıla okuduğum bir ropörtajını linkledim. Benim için 2013 Top Ropörtajlarda ilk 5'e oynar net bir kere inanılmaz ilham verici. Zaten olayı da açıklıyor, kendisi neden benim için büyük ilham kaynağı oldu.

Bir kere inanılmaz fit, civa gibi :) Bitmek bilmeyen bir enerjisi var ve mütemadiyen pozitif. Be adam nereden geliyor bu enerji, nereden buluyorsun bu kadar pozitif olabilcek şeyi, gizli gizli nutella mı yiyorsun sen. Günün ne kadar berbat geçerse geçsin. Murat Hoca lider biz peşinde belimizde şıkırlarımız 40 dakika sanki stüdyo uzay mekiği biz öööyle evrenin derinliklerinde süzülüyoruz. Bağır çağır çığlık at tepini salla kalçayı çevir çevir ama boş boş çevirme (bunu çok söyler kendisi bize), popoyu sık, karnı sık, daha büyük hareket, çalışan kasları hisset. Çevir Çevir Parçala kendini. Sonra yaratıcı, mesela bazen Yoga asanalarını Oryantal'e katıyor. Biz fanilerin aklına hayatta gelmez. Düşünsene Ağaç Pozu yaparken bir yandan da kalçanı sallıyorsun titretiyorsun. İstanbul Street Dance Carnival'da beraber Vouging Workshopuna gitmiştik, Vouging ve Oryantal çook da güzel birleşiyormuş :) gene kimin fiki söylemiicem :))))

Günün istediğin kadar berbat geçebilir, işler kabus olabilir, özel hayatın Amazon Ormanı bataklığına dönmüş olabilir, etrafındaki herkes seni deliler gibi bunaltıyor olabilir, Hoca'yı görüyoruz, şıkırları bağlıyoruz başlıyor ya habibiler başlıyor latinolar, biz 40 dakika göbek atıyoruz, Skyfall'da şakır şakır oynadık biz bebeğim Adele'in kendisi gelse şoka girer Bond Mond hikaye biz göbecikleri atalım diye var o şarkı. Zamanın hakikaten göreceli olduğunu ben Oryantal Power derslerinde anlıyorum. Bir 40 dakika bu kadar hızlı geçemez, sıkıyosa toplantılarda geçsene bu kadar hızlı olmaz di mi!!! Gerek havalarda uçuyoruz gerek yere yatıp dans etmeye devam ediyoruz, kalçalarımızı şıkırlarımızdan boncuklar parçalanıp kopana kadar sallıyoruz, nereden baksan bir derste 700-800 kalori bırakıyoruz :) (bu da ne demekse) Zıplayıp yere tekrar düştükçe daha kuvvetli oluyoruz, 40 kadın bir stüdyoda en coşturucu şarkı çaldığında bir ağızdan çığlık atıp karattik bir halde daha da gaza gelip daha da coşup daha da kuduruyourz. Durumu şöyle özetliim, Johnny Depp'le Bradd Pitt'le evlensen kendi düğününde bu kadar göbek atmazsın. Sonraaaa ne sinir kalıyor ne stres.

İlk başlarda lööömmmbür lömmmbür pamuk gibiydim, titremek kolaydı. Şimdi yağlar gidince tüm gerçekler ortaya çıktı. Hem vücut koordinasyonunu muhteşem sağlayacaksın, hem kareografiye (ki Hoca hiç aklında belli bir kareografiyle gelmez, o anda içinden ne gelirse, ne duraklıyoruz ne terimiz soğuyor kaptırıp gidiyoruz) uyacaksın, hem estetik olacaksın hem de tüm kaslarını çalıştıracaksın. Burun bükenlere ben de hodri meydan diyorum bebişim gel de sen yap bunları :) İlk derse girdiysen ve tamamlayabildiysen büyük başarı, değme spinning seansında böyle ter atmazsın bak söylüyorum. Diyelim iş seyahatindesin, ve cardio yapma fırsatın yok, hava soğuk, otelin gym'i yok, yanında spor eşyan yok. Amaaan be dert mi şekerim. Kesin bi tablet telefon bi laptop vardır yanında, bağlan wifi ile Youtube'a ya da tak kulaklığını iPod'undan aç oryantal müziklerini en az 20 dakika oyna bakiim bak bakiim ne oluyor. O oblikler o karın kasları nasıl çalışıyor, sen öyle zıplarken nasıl ter atıyorsuni nabzın çıkıyor, metabolziman hızlanıyor. Kim demiş spor zengin işi yok vaktim yok yok koşamam diye. Fit mi olacaksın kilo mu vereceksin bak oryantal de yapabilirsin :) Önemli olan ilham almak.

Perşembe geceleri savaş var, çalışıyoruz, ödevlerimizi yapıyorz ders sonrası kızlar birbirimize meydan okıyoruz, Daha yüksek özgüven, daha yüksek ATTITUDE, daha iyi dans daha esnek daha kıvrak, daha da geliştir kendini. Al sana full paket gelişim seti :))) Bir kere devamlı göbek atan insanda ne depresyon kalıyor ne bunalım, e kondisyonun artıyor daha ne istersin Allah'tan. Daha zarif daha kadınsı ama daha kuvvetli oluyorsun daha ne isteyeceksin Pardon??

Bugün 2 Ocak 2014 Perşembe, biz Pazartesi sanıyoruz. Benim tek dayanağım bu akşam Oryantel Power dersim var. Hayatta kaçırmam. Biz nelere hayır dedik Perşmebe ve Salı akşamları da yalın ayak ayna karşısında belde şıkır olabilmek için ne kıtırlar attık. Boşveeer bu akşam stüdyoya giricem, ben gene bir çingene, bir Çöl Melikesi, bir Arap Prensesi, Bir Hintli dansöz, bir Mata Hari, bir Osmanlı Gözdesi olacağım, tüüümmm sıkıntım derdim tasam ne varsa 40 dakikalığına umrumda olmayacak, sonrasında zaten artık üzerimdeki negatif etkiyi yitirmiş olacak. Hadi akşam olsun haddddiiiiii :)))



Sevgiyle

19 Aralık 2013 Perşembe

Önce kendini gazlayacaksın

Spor yaparken değişik "Gazlanma" metotları var, başlarken, çalışırken, ağırlık arttırırken, koşarken, hedef seçerken var oğlu var yani. Kısaca gaz işi bu gaza gelmezsen işin zor. Disiplin falan bir yere kadar. Ben ki Alman terbiyesi almışım disiplinin öz denetimin Allahına sahibim ben zorlandım.


Başlarken: Yeni yıl kararı verdin, spor salonuna yazıldın. Dobişin birisin çok da disiplinli değilsin, nasıl olacak bu iş? Yemeği seviyosun içkin sigaran var, kumarın var ki daha çok içiyorsun bu durumda... Okuduğum bir makaleye göre basit hedeflerle başlamak en garantisi. Kendine 3 tane ders seçeceksin, o derslere hep gideceksin. Psikoloji alanındaki araştırmalara göre insanın bir alışkanlık edinmesi 6 hafta. 6 hafta gittin mi o 3 derse aferim sana şimdi bir ders daha ekle. Önce amaç spor salonuna gidişin devamlılığını sağlamak. Zaten sonra yavaş yavaş diğer etkenlerin de gazına geliyorsun dersler değişiyor, ağırlaşıyor, program çalışlıyor, cardio arttırılıyor ay saunaya giriim dur masaj da yaptıriim. Bana olan oluyor Gym'de yaşamaya başlıyorsun.

Çalışırken: Burada bir çok şey seni gazlayabilir, mesela müzik. Kendine üzerinde taşıyabileceğin bir mp3 player edin. Telefon her zaman fizibıl olmayabiliyor benim gibi Note II sahibiysen hem lojistik olarak zor hem de aaa ağrılığın altına tablet girmiş esprileri arasında kankalarına olimpik barla saldırmamak için kendini yiyorsun içten içe. (Fagositoziz, olumsuz etken kastan gider istemeyiz) Benim pembe iPod shuffle'ım benim bi tanem ona bir şey olursa yaşayamam 50€'luk bir malzeme bu kadar değerli olamaz birisi için. İçinde gaz listem var benim dünyalara değişmem (paylaşıcammmm müzik listemi de vericem onu da vericem)
Müzik tamam sonra yanındaki kız / adam o daha ince o daha kaslı onun oranları daha iyi ASIIIILLLLL sen yenilmezsin şampiyon
Sınırlarını zorlamanın keyfi; bu kalemde biraz psikopat olmak gerekli yani benim ertesi sabah sağım solum ağrımıyorsa ben çalışmamışım diyorum kendime o zaman boş boş dolanmışım ne faydası olmuş. Olmaz!!!

Ağırlık arttırırken: Güçlüsün, kuvvetlisin ve durdurlamazsın. Arka fonda Liz Khalifa'lar TuPac'lar çalıyor Harlem'de hard core bi gym'desin çete kavgasına gidiceksin ona hazırlanıyorsun. Ya yaşayacaksın ya her şey bitecek. İşte pembe tank toplarım, siyak şortlarım mor ayakkabılarım ve pembeli siyahlı şirin eldivenlerim ile bench'te yatarken bunu düşünüyorum ben.... Hayal dünyası. Bu şarkı listemin adı Gym Freak

Koşarken: Koşma şarkılarım var benim Treadmill listesinde. Onlar genelde bana zamanı unutturan şeyler olacak, güçlü kadın şarkısı olacak bir de kafamda onlara karoegrafi uydurabileceğim. Katy Perry'ler Madonna'lar ne bileyim efendim böyle böyle Lady GaGa'lar tuhaf tuhaf bi sürü şey. Mart 2013'te 1 km koşamayan ben yaratık Avrasya 2013'te 15 k koştum bu seneki 4. yarışımdı. Müzik önemli.




Hedef seçerken: Önce 3 kilo verdim, sonra bi 3 daha sonra baktım kilo vermede i yok ben kas yapıcam dedim. E az çok bi şeyler çıktı onun da yolundayım millet gelip gidio oha senin packlerin var ne güzeeel falan diyo. Mesela şimdi tutturdum split yapıcam esnek olucam. Seneye Avrasyayı daha hızlı koşucam. IRON MAN OLUCAM uleeeyynn ki bunun için eklem hazırlamya çalışıyorum şimdi 2014 fırsatı gitti kısmet 2015'e inşallah olucam ama olacak o iş yani. Hedef seçmek tamamen insanın kendi manyaklığına bağlı. Ben bu konuda rahatım hayal gücüm geniş, kafa hafif kırık, deli gibi azimliyim. Bu arada bir iki haftaya split yaparım ben :) koyarım o resmi de buraya!!!



Özet olarak hedeflerin varsa, biraz disiplin biraz gaz biraz GymFreak'lik seni oraya mutlaka götürür. Benim en büyük motivasyonum GymGang'im :) Kikrikim, Brom, Kuşum, Merv'üm core ekip daha tonlarca gym kankam var ki hepsi ile ayrı pratik, hepsi ile ayrı freaklik yapıyoruz :) Ama special thanks to my core GymGang :) Luv ya ulan luv ya bu vesile ile kendilerine selam ederim. Başka postun konusu ama GymGang olarak hep birbirimizin arkasını kollayıp hep destek oluyoruz bu da bize spor manyaklığının hediyesi oldu :)

Sevgiyle

18 Aralık 2013 Çarşamba

Temiz yemek de ne (fındık yağlı ben yemem krizi)

Haliyle belli bir noktadan sonra muhabbet başlıklarının çoğunluğu kas oranı, yağ yakıcılar, egzersiz programları, cardio seansları, yoga - pilates - dans dersleri ve en sevdiğimiz başlık olan BESLENMEye geliyor. E biz sporcu kitle yemek yemiyoruz efendim, besleniyoruz fanilerden farklı olarak. Beslenme kavramının farkı benim için şu; belli saatlerde belli şeyler yenilecek yağ mı yakmak istiyorsun kas mı yapmak istiyorsun yoksaaaa performans mı arttırmak istiyorsun. Benzinli arabaya dizel yakıt koymayacağın gibi doğru beslenerek doğru amaca gitmek çok önemli. Ay ben salata yerimm kilo vericem diyetteyiiimmmm olmuyor şekerim olmuyor öyle veremiyorsun. Sonra bıngıl bıngıl selülitler aşağıda kendi cumhuriyetlerini ilan ediyorlar, pareoydu plaj elbisesiydi bilmem neli etekti uğraşıp duruyorsun sonra.

Günde en az standart 2 litre su içilecek, kahve çay şekersiz ve belli oranda olacak. Sen tutup 1 litre kahve içersen günde bıngıldarsın su tutuyo o!!! E ne yapacaksın? Vücudun bir makina tatlım senin, hal böyleyken sen de bakımı aksatmayacaksın. Metabolizma diyecek ki ha bana yemek geliyor devamlı o zaman yakayım bu yağları gitsin acil durum yok. Olmadı diyetteyim diye kendini aç bırakırsan ağız kokusu, bıngıldak yağların ve serseme dönmüş metabolizman ile zor olur hayat. Ne yapıyoruz 6 öğün bazen 7 veriyoruz metabolizmaya ki kendisi deveye bağlamasın. Deveye bağlamak? Sen yemek vermezsen der ki o bana mama gelmiyor dur ben bu besini yağ olarak tutayım ki acil durumda yerim. Sonra kasların erimesin bir de ay çok fena. Sabah kahvaltın lif ve protein oranı yüksek, ara öğünün meyve veya yoğurt, öğlen yemeği karbonhidrat lif, ikinci ara öğün meyve, yoğurt, çiğ kuruyemiş, akşam yemeği prtein ağırlıklı olacak, bol salata yenebilir ama süslü soslar her zaman düşmandır. Karbonhidrat ve proteini karıştırmıyoruz. Sen rakı ile tekilayı karıştırıyor musun? Bunu da karıştırmayacaksın. Basit.

Yağ meselesi biraz karışık. Yağ alacaksın tabi yoksa vücut enerjiyi nereden bulacak??? Karbonhidratını yağını alacaksın. Tereyağı ve zeytinyağı senin dostun. Proses edilmiş herşey düşmanın. Proses edilmiş şeker olmaz, bünyeyi yorar. O packler kolay çıkmıyor o selülitler hemen erimiyor tatlım. Salata ile beslenemezsin sadece kuzu musun sen? Meyveler... günde en fazla 5 porsiyon OK, meyvenin de şeker içeriği olduğu aklımızdan çıkmayacak. Çiğ kurueymiş muhteşem bir şey hayvansal yağları yakan iyi yağları var biz seviyoruz. Protein, kırmızı et yağlı bizim buralarda tavuklar tuhaf, balığı da abartmayacaksın. Alkolden uzak dıracaksın şeker oluyor o metabolizmaya diğer yaptıklarını saymıyorum bile. Hele gazlı şekerli cola fanta türevi yaverleri aman da aman - tadı unutulacak. Çikolata, ye tabi neden yemeyesin içinde mısır şurubu bulunmayan %75 ve üstü kakao oranına sahip olanından ye çok canın çekerse. Beyaz çikolata çikolata değil bu arada sırf yağ o.

 Bir de aman şu kadar koştum dur kendimi hemen burgerle ödüllendireyim yok. Yemekten ödül olmaz köpek değilim ki ben yuvarlanınca bisküvi vereyim kendime. İlk bir iki zaman zorlansa da insan sonra bir alışıyor bir güzel geliyor o. Her sabah yulafla yarattığım harikaları ben bilirim. Tabi bu mevzu burda bitmez devamı gelir ama bak ne de güzel başlangıç oldu işte... Kafada soru işareti oldu mu tamam o iş :) Sevgiyle...